T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/556
KARAR NO: 2025/876
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/06/2025
KARAR TARİHİ: 03/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ile davalı murisi ...'ın babası -------- hayattayken aralarındaki uzun süreli dostluğa istinaden yaklaşık olarak 10 yıl önce müvekkilinin ekonomik olarak zorlandığı bir zamanda davalılar murisi tarafından müvekkiline 3000 USD (üç bin dolar) borç verilmiş ve bunun karşılığında müvekkili tarafından da davalılar murisi -------- lehine senet düzenlenmiş olduğunu, müvekkilinin imzaladığı senette yer alan ve müvekkilin davalılar murisine ödemesi gereken bedel 3.000 usd olup bu bedelin tamamının senedin düzenlenmesinden sonra davalılar murisine ödendiğini, davalılar murisinin alzheimer hastalığı hasebiyle borcun müvekkili tarafından ödendiği dönemlerde senedi bulamamış ve ödemesi karşılığında müvekkile teslim edememiş olduğunu, davalı tarafından, davalının babası ile birlikte düzenlenen ve bedeli yıllar önce ödenmiş senedin; davalının babasının vefatının akabinde, davalı tarafından yetkisiz bir şekilde doldurularak icraya konu edilmesinin son derece kötü niyetli ve hukuka aykırı olup davalının haksız kazanç çabasından ibaret olduğunu, gerek yerleşik yargı kararların gerekse de türk medeni kanunu 2. maddesi gereğince senedin yetkisiz kimselerce sonradan doldurulmuş olmasının senedi hukuken geçersiz kılmakta olduğunu, müvekkili açısından telafisi güç ve imkânsız zararların doğmaması amacıyla davaya konu senet nedeniyle başlatılan icra takibinin yargılama sonuna kadar durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkilinin, takibe konu senede dayalı olarak borçlu olmadığının tespitine, müvekkili tarafından herhangi bir ödeme yapılması zaruriyeti doğması halinde ödenen bedelin müvekkile iadesine, yargılama sonunda davalılar aleyhine senet bedelinin %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının aynı iddialar ile --------- Esas Sayılı dosyasını açtığını, yapılan yargılamada imza inkarı nedeni ile imza incelemesi yapılmış ve senetteki imzanın davacıya ait olduğunun ATK raporu ile tespit edilmiş olduğunu,-------- Esas Sayılı dosyasındaki iddialar gibi eldeki dosyadaki iddiaların da asılsız ve mesnetsiz olduğunu, davacının borcu olmadığı, açık bono olduğu, açık bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddialarını yazılı delille ispatlamak zorunda olduğunu, ancak delil listesi incelendiğinde bu nitelikte bir delil sunulmadığının görüldüğünü, senet belgesinin bir bölümünde bono bölümü bulunmakta birde bu bononun muhasebedeki tasnifi için ayrılan bölümü bulunmakta olduğunu, senet üzerinde yer alan bononun muhasebedeki tasnifi için ayrılan bölümü bonoya dahil alan olmayıp; cırtlı ayrılan bölüm olduğunu, senet muhasebeye teslim edildiğinde muhasebenin bu alana not aldığını, bu notun bono bölümüne dahil alan olmadığını, senedin nasıl ödeneceğine dair kayıt düşülmüş olduğunu beyan ederek iş bu açılan davanın reddine, icra inkâr tazminatı taleplerinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 313. maddesi uyarınca "(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir."
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 314. maddesi uyarınca "(1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (...)"
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 315. maddesi uyarınca "(1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. (...)"
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davacı vekilinin dava konusu borcun haricen tahsil edildiğinden bahisle taraflar arasındaki sulh sözleşmesi yapıldığını mahkememize bildirdiği, sulh sözleşmesinin tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlığa ilişkin olduğu, sulhun davanın devam ettiği süreç içerisinde yapıldığı, bu sebeple eldeki davada sulhun davayı sona erdirdiği ve kesin hüküm gibi sonuç doğuracağı, sulhun alacakların tahsil edildiğinden bahisle yapıldığının bildirilmesi ve tarafların bu şekilde talep etmesi nedeniyle atıf yapılan yasa hükmü uyarınca eldeki davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, sulhun ilk celseden önce yapılması nedeniyle karar ve ilam harcının üçte birinin alınması gerektiği, sulh sözleşmesi gereği tarafların birbirinden yargılama gideri talebi bulunmadığı, yine davanın menfi tespit davası olduğu ve uyuşmazlığın borcun haricen tahsili nedeniyle sulh ile sona erdiği dikkate alındığında zorunlu arabuluculuk ücretine davacının katlanacağı kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle taraflar arasındaki sulh sözleşmesine uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Tarafların sulh olduğu anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 315/1 maddesi uyarınca KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 205,13 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin olarak alınan 28.715,47 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 28.510,33 TL’nin davacıya iadesine,
3-Taraflar arasındaki sulh anlaşması gereği davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
5-Taraflar arasındaki sulh anlaşması gereği taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilmesi gereken 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/11/2025