T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/215 Esas
KARAR NO: 2025/458
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/03/2025
KARAR TARİHİ: 29/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 01/03/2024 tarihinde ------------ plaka nolu araç sürücüsü ------------ sürücü sürücü ------------ sevk ve idaresindeki ----------- plakalı araç ile çarpışması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, ------------ plakalı araç sürücüsü ----------- trafik kurallarını ihlal ettiğini, bu ihlal nedeniyle müvekkilinin aracında ağır hasar oluşmasına sebebiyet verdiğini, araçta pert işleminin yapılarak trafik sicilinden düşmesi gerektiğini, davalı ----------- ZMMS sigortacısı ---------- müvekkiline göndermiş olduğu ibraname ve mutabakatnamede yüksek kusurlu taraf müvekkil gibi hesaplama yaparak aracın piyasa değerinin çok altında bir tutarla şirketlerinin ibra edilmesini istediğini, davalı ---------- tarafından hazırlanan ibranamede kusur oranıyla orantısız bir hesaplamaya gidilerek 30.375,00 TL hasar tazmini teklif edilmişse de ödemeyi kabul etmeleri mümkün olmadığını, müvekkilinin gerçek zararını tazmin etmekten çok uzak olduğunu, ibranamede piyasa bedelinin 135.000,00 TL ve sovtaj bedelinin 13.500,00 TL olarak belirtildiğini ancak aracın pert işlemine tabi tutulursa kalan tutarın müvekkilinin yüksek kusurluymuş gibi hesaplandığını, kaza tespit tutanağına göre müvekkilinin %25, karşı tarafın ise %75 oranında kusurlu olduğunu, sigorta şirketine kusur oranında yeniden hesaplama yapılması için başvuru yapıldığını ancak başvurunun cevapsız kaldığını, bilirkişi marifetiyle aracın pert olduğunun tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin aracının kaza nedeniyle yediemin otoparkında kaldığını, çekici ve yediemin otopark ücretinin davalı sürücü ----------- ve ruhsat sahibi -------- tarafından müşterek ve müteselsilen tahsili gerektiğini iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları ve gerçek zararın kesin olarak tespitinin mümkün olduğu tarihte taleplerini artırma hakkı saklı kalmak kaydıyla tüm davalılardan 100,00 TL pert total bedeli, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davalı ----------- ve ----------- şimdilik 50,00 TL çekici ve yediemin ücretinin kaza tarihi olan 01/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalılar --------- ve ----------- vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, yetki ve görev itirazında bulunduklarını, kazanın meydana geldiği yer --------- ili ---------- ilçesinde gerçekleştiğini, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacının dava şartı olan arabulucuya başvurma şartını yerine getirmediğini, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, ancak dava konusu edilen alacak kalemlerinin her birinin somut hesaplanabilir ve belgelenebilir nitelikte olduğunu, belirsiz alacak davası şartlarını taşımadığını, aleyhe hususları kabul etmediklerini, davacının kötü niyetli olduğunu, davacının kusur tespitine ilişki olarak dayanak gösterdiği yalnızca polis memurları tarafından tanzim edilen kaza tensip tutanağı olduğunu, kusur ve hasar tespitinin bilirkişi marifetiyle hesaplanması gerektiğini, söz konusu kaza neticesinde müvekkilinin aracının da maddi değer kaybına uğradığını, dava açma hakkının şimdilik saklı tuttuklarını, kazanın gerçekleşmesinde müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, kusurun tamamen davacıya ait aracın sürücüsü olan ---------- ait olduğunu savunarak; öncelikle arabuluculuk şartı, yetki, görev ve belirsiz alacak davası olarak açılamayacak davanın açılması sebebiyle usulden reddini, davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
Davalı ---------- vekilinin cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ------------ plakalı aracın müvekkili tarafından trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında poliçe limitleri dahilinde olduğunu, araç mahrumiyet taleplerinin poliçe kapsamında olmaması sebebiyle reddi gerektiğini, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, aracın tamirinin ekonomik olmadığının tespiti durumunda çekme belgesi ibraz edilmeden tazminatın ödenmesine hükmedilmemesi gerektiğini, değer kaybının genel şartlarda yer alan formüle göre hesaplanması gerektiğini, kusur oranının tespit edilmesi gerektiğini, temerrüt tarihinin tespit edilmesi gerektiğini, yasal faiz dışındaki faiz taleplerinin reddi gerektiğini savunarak; davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER: ---------- Müdürlüğü, -----------Ş'ye müzekkere yazıldığı görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, davacının mülkiyetindeki ---------- plakalı araç ile davalı ----------- sevk ve idaresindeki, davalı ---------- mülkiyetindeki, davalı ----------Ş'nin zorunlu trafik sigortacısı olduğu ----------- plakalı aracın karıştığı 01/03/2024 tarihli trafik kazası nedeniyle davacının aracının pert olması nedeniyle maddi hasar kaynaklı maddi zarara ve çekici ücreti ve yediemin ücretine ilişkin tazminat davasıdır. Davalılar -------- ve ----------- cevap dilekçesinde yetki ilk itirazında bulunmuş, --------- mahkemelerinin yetkili olduğunu savunmuşlardır. Dava konusu trafik kazası ------------ gerçekleşmiştir.Davacının (zarar görenin) adresi -----------
Davalılar ---------- ve --------- adresi --------- Davalı -----------Ş'nin adresi --------.HSK tarafından yayımlanan adli rehber uyarınca -------- ---------ilçesi ---------- Adliyesi'nin yargı çevresi içerisinde kalmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7/1. maddesi uyarınca "Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır."
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın haksız fiilden (trafik kazasından) kaynaklanan tazminat davası olduğu, eldeki davada 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6 ve 16. maddeleri uyarınca davalıların yerleşim yeri, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemelerinin yetkili olduğu, yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği, ancak dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılacağı, haksız fiilin işlendiği ve zararın meydana geldiği ve davalı ---------- ve ---------- adresinin ----------mahkemeleri yargı çevresi içerisinde kalması, yine zarar gören davacının adresinin ----------- mahkemeleri yargı çevresi içerisinde kalması ve HMK 16 uyarınca bu yerin davalı -----------Ş yönünden de yetkili olması ve bu sebeple tüm davalılar yönünden ortak yetkiyi taşıyan mahkemenin ------------ mahkemeleri olması nedeniyle HMK 7/1 (ikinci cümle) uyarınca ------------- Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) yetkili olduğu kanaatine varılmış, yetki ilk itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, ------------- Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) yetkili olduğunun TESPİTİNE,
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca; yetkisizlik kararının süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın ------------- Asliye Hukuk Mahkemeleri'ne (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) gönderilmesine,
3-Yukarıda hüküm fıkrasında belirtilen süre içerisinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair resen karar verilmesine,
4-Harç ve yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, davalılar vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin ve diğer davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/05/2025