T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/15 Esas
KARAR NO: 2025/453
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 07/01/2025
KARAR TARİHİ: 27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili tarafından davalı borçlu aleyhine ---------İcra Dairesi ----------- esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ilgili dosyada ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini, borçlu tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, takibin durdurulduğunu, dava dışı ---------- ait ---------- plaka nolu aracın müvekkili şirket tarafından ----------- Genişletilmiş Kasko Katılım Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, 16/08/2023 tarihinde ----------- plakalı aracın müvekkili şirkete sigortalı olan --------- plakalı araç ile çarpışması sonucu müvekkili tarafından sigortalısına tazminat ödenmek zorunda kaldığını, kazanın oluş şekli ve kusur durumunun kaza tespit tutanağı ve görgü tanıklarının beyanları ile sabit olduğunu, sürücüsü tespit edilemeyen ------------ plakalı aracın kazaya sebebiyet verdiğini, kazadan sonra beyanları alınan ----------- ve ---------- plakalı araç sürücüleri ----------- ile ------------ vermiş oldukları şifahi beyanda kazadan sonra ------------ plakalı araçtan kalabalık bir grubun indiğini ve kendi aralarında sürücü değiştirdiklerini beyan ettiklerini, kazanın görgü tanığı olduğunu beyan eden ----------- isimli şahıs da aynı beyanda bulunduğunu, bunun üzerine yaralı şahısların kaldırıldığı hastane polisi ile yapılan telefon görüşmesinde bu kazada yaralı olarak hastaneye kaldırılan 3 şahıs araç sürücüsü kim olduğu sorulduğunda çelişkili cevap verdiklerini beyan etmesi üzerine bu kazada ---------- plakalı araç sürücüsü tespit edilemediğini, kazanın ardından ----------- plakalı aracın çarpmanın etkisiyle savrulduğunu, maddi hasar meydana geldiğini, yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda müvekkili tarafından 329.500,00 TL'nin dava dışı ----------- ödeme yapıldığını, müvekkilinin kazadan kaynaklı toplam zararının 329.500,00 TL olduğunu, davalının ----------- plakalı aracın zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında 12.000,00 TL tahsil edildiğini, bu durumda müvekkilinin 209.500,00 TL tutarında tahsil edilemeyen alacağının bulunduğunu, kazaya sebebiyet veren aracın tam kusurlu olmasına rağmen davalıca müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, sigortalıya ödemede bulunan sigortacının ödeme tarihinden itibaren faiz talebine de hak kazanacağını, zarar sorumlusunun faiz ödeme yükümlülüğünün rücu davası bakımından olay tarihinden itibaren değil, sigorta şirketinin sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren başlayacağını, ayrıca bir ihtara gerek olmadığını, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulünü, -----------İcra Dairesi ------------- esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, müvekkil şirket tarafından ödenen meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak, müvekkiline ödenmesini, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemenin ----------- Adliyesi olduğunu, davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddini talep ettiklerini, dava dışı ----------- sevk ve idaresinde kazaya karıştığı iddia edilen aracın müvekkili firma tarafından uzun dönem kira sözleşmesi ile -----------Ş'ye kiralandığını, -------------Ş. tarafından da 13/07/2023 tarihli bireysel paylaşımlı araç kiralama sözleşmesi ile dava dışı kiracı ----------- kiralandığını, davanın ------------ ihbar edilmesini talep ettiklerini, yargıtay kararları ile sabit olduğu üzere aracı uzun süreli kira sözleşmesi ile kiralayan kiracı, işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu sayıldığını, müvekkil şirketin taraf sıfatı bulunmadığını, husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kazaya karıştığı iddia edilen aracın ----------- tarafından da dava dışı ------------ kiralandığını, Karayolları Trafik Kanunu (KTK) ve sair ilgili mevzuat gereğince, 3. şahsa kiralanan aracın karıştığı kaza ve sebep olduğu hasarlardan dolayı müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı şirketin rücu talebinin dava dışı kiracı ------------ yönlendirmesi gerektiğini, kazadaki kusur oranlarının henüz belli olmadığını, kaza tespit tutanağı tamamı ile sürücü beyanlarına göre düzenlendiğini, kusur durumunun bu tutanağa göre belirlenmesinin kabul edilemeyeceğini, davacı yanca sunulan eksper raporunda yer alan parça fiyatları ve işçilik bedelleri piyasanın oldukça üzerinde olup fahiş olduğunu, sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminat miktarı oldukça fahiş olduğunu, davacının talep edilen tazminatlara avans faizi işletilmesini talep ettiğini, yerleşik Yargıtay içtihatlarınca tazminat alacağına yasal faiz uygulandığını savunarak; davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER:----------Ş.,------------Ş'ye müzekkere yazıldığı görüldü. UYAP WEB kayıtları üzerinde yapılan incelemede davalının ----------- plakalı aracın 20.07.2022 ilâ 10.01.2024 tarihleri arasında maliki olduğu görülmüştür. Davacı (kiralayan) ile dava dışı (kiracı) -------------Ş arasındaki 02/06/2021 tarihli kira sözleşmesinin ilgili kısımları ve eki aşağıdaki gibidir¸Davacı vekili tarafından 08/05/2025 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulan BS formları incelenmiş, ekin 20 ilâ 60 sayfalarında yer alan dava dışı (kiracı) ------------Ş'ne ilişkin hizmetlerin Vergi Dairesi'ne bildirildiği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, davacının ------------- poliçe numaralı 27/06/2023 ilâ 27/06/2024 tarihleri arasında geçerli poliçe uyarınca kasko sigortacısı olduğu ------------ plakalı araç ile davalının maliki olduğu olduğu --------------- plakalı aracın karıştığı 16/08/2023 tarihli trafik kazası nedeniyle sigortalısına tazminat ödeyen davacının TTK 1472 uyarınca rücu alacağına dair başlattığı ------------ İcra Dairesi'nin -------------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Davanın haksız fiilden kaynaklanan tazminat davası olduğu, eldeki davada 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 5 ve 16. maddeleri uyarınca davalının yerleşim yeri, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemelerinin yetkili olduğu, dava konusu kazanın gerçekleştiği yerin ---------- olduğu, davacının adresinin ------------ olduğu, bunların mahkememiz yetki çevresi içerisinde bulunduğu kanaatine varıldığından, davalının mahkememizin ve icra dairesinin yetkisine itirazlarının reddine karar verilmiştir.Dava konusu alacağın 16/08/2023 tarihli trafik kazası nedeniyle kaynaklandığı, alacağın rücu alacağı olduğu ve KTK 109/son maddesi uyarınca "motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu haklarının, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına" uğrayacağı, davacının sigortalısına ödemeyi 15/09/2023, 02/10/2023 ve 28/09/2023 tarihlerinde yaptığı ve 12/09/2023 tarihli ibraname düzenlendiği, zamanaşımının bu tarihlerde işlemeye başladığı, zamanaşımının TBK 154/1-b.2 uyarınca 18/11/2024 tarihinde ----------- İcra Dairesi'nin ------------ Esas sayılı takibinin yapılması ile kesildiği ve yeniden işlemeye başladığı, 07/01/2025 tarihinde davanın açılmasıyla TBK 154/1-b.2 uyarınca zamanaşımının yeniden kesildiği, bu sebeplerle dava tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleşmediği kanaatine varıldığından davalının zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir.Tazminat talebi davalıya araç maliki olması nedeniyle KTK 85 uyarınca işleten sıfatıyla yöneltilmiştir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. Maddesi uyarınca "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davalıya karşı araç maliki olması nedeniyle KTK 85 uyarınca işleten sıfatıyla yöneltildiği, yukarıda atıf yapılan yasa hükmü uyarınca aracın uzun süreli kiralanması durumunda kiracının işleten sıfatına sahip olacağı, malikin işleten sıfatının ortadan kalkacağı, deliller kısmında ilgili kısımları ortaya konulan davacı (kiralayan) ile dava dışı (kiracı) ----------Ş arasındaki 02/06/2021 tarihli kira sözleşmesinin (dava konusu araca ilişkin sözleşmenin süresi -3 yıl-, işleten sıfatının kiraya ait olacağının kararlaştırılması, kaza durumunda sorumluluğun kiracıya ait olacağının kararlaştırılması hususları dikkate alındığında) uzun süreli kira sözleşmesi niteliğinde olduğu, sözleşmenin ise hakiki/geçerli olduğu, zira hizmetin takip ve dava tarihinden önce Vergi Dairesi'ne de bildirildiği, bu sebeple işleten sıfatının dava dışı -----------Ş'ne ait olduğu, aracı fiilen kimin kullandığının bu hususta önem arz etmediği, tüm bu sebeplerle davalının takipte pasif husumetinin bulunmadığı, bu nedeniyle davanın reddinin gerektiği kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davalının takipte pasif husumeti bulunmaması nedeniyle davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin olarak alınan 3.718,12 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.102,72 TL’nin hükmün kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 87,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
6-Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (307.854,25 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7/2 uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/05/2025