T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/996 Esas
KARAR NO: 2025/102
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 28/12/2024
KARAR TARİHİ: 05/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili 28/12/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili işçinin ----------- Şti.'nde çalışır iken gerçekleşen iş kazası sonucu açılan tazminat talepleri hakkında ---------- şirketininde taraf olduğu şirketlere ve kişilere ----------- sayılı dosyasında dava açıldığını, ilgili mahkemenin 20/12/2024 tarihli 13. Celsesinde "Ticaret sicil kayıtlarından davalı ----------şti'nin ticaret sicilinden terkinine karar verildiği görülmekle davacı vekiline bu davalı açısından ihya davası açmak üzere bir aylık kesin süre verilmesine, aksi halde bu davalı açısından davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtaratına ve bu dosyanın bekletici mesele yapılmasına" taraflarına, ---------- Şti. hakkında ihya davası açmak için kesin süre verildiğini, -----------Şti.'nin dava açıldıktan sonra tasfiye kararı aldığını ve şirketin ticaret sicilinden de terkin edildiğini, alınan tasfiye kararının, müvekkilinin alacağına kavuşmasını engeller mahiyette olduğunu, iş kazasından kaynaklanan davalarda ihya davası açılmasının mümkün olduğunu,----------- sayılı dosyasında taraf teşkilini sağlamak için mahkemeden şirketin ihyasını talep etme zorunluluğu doğduğunu, davalı ...'ın şirketin tasfiye aşamasında tasfiye memuru olduğunu, işbu sebeple davalı olarak ihya davasında davalı olarak gösterildiğinden bahisle ---------- Şti.'nin ihyasına karar verilmesini, müvekkilinin henüz sigortalı bir işe girip çalışmaması ve herhangi bir geliri bulunmadığı için öncelikle adli yardım talebinin kabul edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili 08/01/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, TTK M. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin M. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, ticaret siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirir ve sonuca bağladığını, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı vereceğini, aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek reddedeceğini, tasfiye sürecindeki yetki ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu (6762 Sayılı TTK m. 224 ve 6102 sayılı TTK m. 285), mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, TTK m. 547/2'ye göre, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi durumunda şirketin ek tasfiye amacıyla ticaret siciline yeniden tescili ile birlikte bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurlarında olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin, “yargılama masrafları”ndan sorumlu tutulamayacağından bahisle müvekkili müdürlük yönünden davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesi ile tasfiye öncesi ortağı bulunduğu ve tasfiye sürecinde tasfiye memuru olduğu ---------- Şirketinin 6102 sayılı Türk Ticaret Yasasının Geçici 7. Maddesinin 15. Bendi ve 547. Maddesi gereğince ihyası ile ek tasfiye talebinde bulunduğunu, tasfiye memuru olarak ta yer aldığı şirketin tasfiyesine Türk Ticaret Yasasının 421 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarına uygun olarak alınan genel kurul kararıyla karar verildiğini, tüm işlemleri Türk Ticaret Yasasına uygun bir şekilde Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde yapıldığını, şirketi kapatmaya yönelik şahsi gerekçesinin de artık yaşlanmış olması ve çalışma hayatına katlanamaz olması nedeniyle böyle bir karar aldıklarını, dava konusu şirketin tasfiye işlemlerine Şirket Genel Kurulunun 20.01.2021 tarihli 2 sayılı genel kurul kararıyla karar verildiğini ve kararın ----------- Noterliğinin 20.01.2021 tarihli ----------- sayısı ile tasdik edilerek ----------- Ticaret Sicil Müdürlüğünün ---------- sicil Nolu dosyasından ilki 11 Mart 2021 tarihli ----------- sayılı -------------, ikincisi 19 Mart 2021 tarihli ---------- sayılı ---------, üçüncüsü 29 Mart 2021 tarihli -------- sayılı ------------ ilan edilerek yasal süreler beklenip Ticaret Sicil Müdürlüğünün Terkin kararının 13.12.2021 tarihinde ----------- sayılı ----------- ----------- ilan sıra numarası ile 13.12.2021 tarihinde terkin işlemi gerçekleştiğini, tüm süreç Türk Ticaret Yasının Tasfiye hükümlerine göre titizlikle yürütüldüğünü, davacının Türk Ticaret Yasası kapsamında şirketin ihyasına yönelik talebinin TTK 547 maddesi kapsamında ek tasfiye işlemi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, davacının açmış olduğu ----------- İş Mahkemesinde görülen dosyadaki talebinin 12.11.2015 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına dayalı tazminat talebi olduğunu, davacının kaza tarihi itibariyle ihyası talep edilen dava konusu şirketin çalışanı olmadığını, dava konusu şirkette çalışma döneminin 14.07.2016 ile 26.07.2017 tarihleri arasında olduğunu, davacının isteğinin ek tasfiye işlemini gerektiren bir talep yada işlem olmadığını, davacının talebinin kabulü halinde Türk Ticaret Yasasına göre yapılan tasfiye işlemlerinin ilgili ilgisiz herkes tarafından ortadan kaldırılması sonucunu doğuracağını, dava dilekçesinde belirtilen 6102 sayılı yasaya eklenen Geçici 7. Madde kapsamında ihya davası açmasının mümkün olmadığını, çünkü şirketin bu madde hükümleri çerçevesinde tasfiye edilmediğini, davalının usulüne uygun yapılan ilanlara rağmen alacağı olduğundan bahisle hiç bir başvuru yapmadığını ve bildirimde bulunmadığını, bu nedenle şirketin ihyası yoluyla bir alacak iddiasında bulunmasının mümkün olmadığını, öncelikle ihyayı gerektiren bir alacağın/talebin varlığının ispat edilmesi gerektiğini, yukarıda belirttiği gibi davacının kaza geçirdiği tarihte firmalarında çalışmadığını, firmalarında çalıştığı 14.07.2016 ile 26.07.2017 tarihleri arasında ise firmada her hangi bir alacağı kalmadığı gibi başka bir firmada çalışmak istediğinden işten kendi isteğiyle ayrıldığını ve ayrıldığı gün ---------- isimli bir firmada çalışmaya başladığını, iş mahkemesindeki davada ileri sürdüğü talep içerisinde firmada çalıştığı döneme ilişkin bir alacak talebi de bulunmadığını, bu nedenle tasfiye sürecinde alacaklı olarak kaydının yapılması mümkün olmadığını çünkü her hangi bir kayıtlı alacağı yada ileriye sürdüğü alacağı bulunmadığını, iddia ettiği iş kazasının üzerinden yaklaşık 9 yıl geçtikten sonra şirketin ihyasını istemesinin kötü niyetten başka bir şey olmadığını, Türk Medeni Yasasının 2. Maddesi gereğince davacının kötü niyetinin korunması mümkün olmadığından bahisle davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava konusu ---------- Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacısının ..., davalılarının ------------ Şti., ----------- Şti. ve ----------- olduğu, davanın konusunun iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası olduğu, dava tarihinin 02/01/2019 olduğu görülmüştür. ...'nden gelen kayıtlar incelendiğinde, dava konusu şirketin tasfiyesinin sona erdiği 10/12/2021 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, tasfiye memurunun ... olduğu görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nun 547. maddesinde; Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Dosyaya celp edilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği 10.12.2021 tarihinde tescil edildiğinden ticaret sicili kaydının terkin edildiği, tasfiyenin sona erdiği tarihten önce 02.01.2019 tarihinde şirket aleyhine dava açıldığı, davanın derdest olduğu ve şirket aleyhine açılan davanın sonuçlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yararın bulunduğu anlaşılmaktadır. HMK'nın 326 (1) maddesi uyarınca; Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiye sürecinde tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumludur. Dava konusu şirketin tasfiyesinden önce dava açıldığından tasfiye memurunun yargılama giderlerinden sorumlu olduğu ancak yasal hasım olan davalı ... yargılama giderlerinden sorumlu olmadığı anlaşılmıştır. TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve son tasfiye memurunun ek tasfiye için atanmasına karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile,
1-...'nün ----------- sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye olan ---------- Şirketi'nin ----------- İş Mahkemesi'nin ----------- Esas sayılı dosyasına münhasıran, yargılama ile icra ve infaz işlemleri tamamlanana kadar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547 nci maddesi uyarınca ŞİRKETİN EK TASFİYE İÇİN YENİDEN TESCİLİNE,
2-Son tasfiye memuru ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına,
3-Kararın ...'nde tescil ve ilanına, ilan işlemlerinin davacı tarafından yapılmasına,
4-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafça yatırıldığından bakiye harç alınmasına yer olmadığına,
5-Davacı tarafça yapılan 615,40 TL başvurma harcı ve 615,40 TL peşin harç ile 392,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.623,30 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ve davalı ...'ın yüzlerine karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 05/02/2025