T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/904
KARAR NO: 2025/1065
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/12/2024
KARAR TARİHİ: 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ihtiyati tedbir talebinde bulunduklarını, müvekkilinin davalıdan olan alacağı nedeniyle davalı aleyhine -----. İcra Dairesi ----- esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu, davalı ile müvekkili arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen 23.05.2024 tarihli ---- Fatura Nolu fatura ve 10.06.2024 tarihli ----- Fatura Nolu faturalara konu borcun davalı şirket tarafından ödenmediğini, bunun üzerine davalı şirket hakkında iş bu faturalara dayalı olarak 143.923,79 TL'nin tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalının 02/10/2024 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının itiraz dilekçesinde sadece takibe konu borcu kabul etmiyoruz dediğini, ticari işleme itiraz etmediğini, davalının kötü niyetli olduğunu, ticari kayıtların incelenmesiyle durumun ortaya çıkacağını, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını, alacağın likit olduğunu iddia ederek; davalı şirketin mal varlığı üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının -----İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptalini, takibin devamını, %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, itirazın iptali davasının borçlu tarafından icra takibine yapılan itirazın alacaklıya veya alacaklının vekiline tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılması gerektiğini, usul yönünden hak düşürücü süreye ve zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının alacağına dayanak gösterdiği faturalar hakkında reklamasyon iade faturalarının mevcut olduğunu, davacının müvekkili şirket nezdinde herhangi bir alacağının olmadığını, davacının başlattığı icra takibine müvekkilinin borcunun bulunmaması nedeniyle itiraz ettiklerini, davacı ile müvekkili arasında bulunan ticari ilişkinin karşılığının tam olarak yerine getirilmediğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının bahsettiği hizmeti eksiksiz yerine getirdiğini ispat etmesi gerektiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin döviz üzerinden olduğunu, müvekkilinin ticari defterleri ve cari hesap kaydı ve davacı tarafından üretilen malların yeterli özellik, nitelik, kalite ve belirlenen standarda uygun olmaması sebepleriyle düzenlenen reklamasyon faturaları, ayrıca davacının geç teslimi dolayısıyla teslim edilen malların ancak uçak yoluyla sevk edilebileceğinden ayrıca yapılan navlun masraflarının incelenmesinde müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunun görüleceğini, cari hesap kaydının dosyaya sunulduğunu, davacının teslim ettiği ürünlerde çok sayıda dikim ve işçilik hatasının bulunduğunu, ticari ilişkiden doğan edimini yerine getirildiğinin kabul edilmediğini buna karşılık 3 adet;14/06/2024 tarihli ---- numaralı 34.113,60 TL bedelli, 25/07/2024 tarihli ---- numaralı 25.894,00 TL bedelli; 25/07/2024 tarihli ----- numaralı 208.821,95 TL bedelli; reklamasyon faturası düzenlendiğini, reklamasyon faturasının satışı gerçekleştirilen malın yeterli özellik, nitelik, kalite ve belirlenen standarda uygun olmaması nedeniyle alıcı ve satıcının belirlediği yeni duruma uygun olarak, alıcı tarafından düzenlenen bir belge olduğunu, davacının da bilgisi olduğu üzere reklamasyon faturaları üretilen malın çok sayıda dikim ve işçilik hatası barındırması nedeniyle kabul edilemeyecek nitelikte olması dolayısıyla malların iade edilmesi kaydıyla düzenlenmiş faturalar olduğunu, davacının yasal süre içerisinde bu faturalara itirazda bulunmadığını, faturaları kabul ettiğini, davacının geç teslim ve kusurlu üretiminden kaynaklı müvekkili şirkete yarattığı başka zararların da mevcut olduğunu, müvekkilinin davacı ile süregelen ticari ilişkisinden doğan 127.225,55 TL alacağı için---.İcra Müdürlüğü ----- esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, takibin kesinleştiğini, banka haczi uygulandığını, itiraz üzerine takibin durduğunu ve haczin kaldırıldığını, haczin kaldırılması nedeniyle bloke edilen paranın borçlu tarafından çekildiğini, alacaklı vekili olarak 24/12/2024 tarihinde haczin tekrar konulmasının talep edildiğini, talebin reddedildiğini,---İcra hukuk mahkemesi ----- esas sayılı dosyası ile memur muamelesini şikayete ilişkin dava açıldığını, davacının taraflar arasında imzalanan sözleşme şartlarını usulüne uygun şekilde süresinde tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini savunarak; davanın reddini, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER:
---- Asliye Ticaret Mahkemesi,----icra Hukuk Mahkemesi, ----- Vergi Dairesi Müdürlüğü, ---- Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkereler yazıldığı görüldü.
SMMM Bilirkişi ------ tarafından hazırlanan 12/06/2024 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür.
¸¸¸¸¸¸¸¸¸¸
Davacı tarafından dava konusu yapılan ve sonu ---- ve --- ile biten faturalara ve davalı tarafından savunmaya dayanak yapılan sonu ------ ile biten reklamasyon faturasına konu ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıbın türü hususlarının tespiti amacıyla mahkememizce 12/09/2025 tarihinde keşif yapılmış, keşif sonucunda bilirkişi raporu hazırlanmıştır.
Tekstil Mühendisi Bilirkişi ------ tarafından hazırlanan 30/10/2025 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür.
¸(...)
¸(...)
¸(...)
¸¸(...)
¸(...)
¸(...)
¸¸¸¸¸¸¸
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki ticari satım ilişkisinden kaynaklı fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan -----. İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
-----. İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı takibi incelendiğinde, davacı tarafından davalı aleyhine "------ NUMARALI FATURA ALACAĞI 44.521,75 TL ve ----- NUMARALI FATURA BAKİYE ALACAĞI 79.610,30 TL" alacak sebebine dayalı olarak 44.521,75 TL asıl alacak, 79.610,30 TL asıl alacak, 7.827,29 TL faiz ve 11.964,45 TL faiz olmak üzere toplam 143.923,79 TL'nin tahsilini talep ettiği, davalının süresinde borca itirazı ile takibin durduğu görülmüştür.
Davalı tarafça fatura konusu ürünlerin ayıplı olduğu, bu nedenle fatura alacağının bulunmadığı savunulmuştur.-----. İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı takibi incelendiğinde, davalı tarafından davacı aleyhine "cari hesap alacağı 127.225,55 TL" alacak sebebine dayalı olarak 127.225,55 TL asıl alacağın tahsilini talep ettiği, takibin kesinleştiği, takibe ilişkin taraflar arasında ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı menfi tespit davasının görüldüğü anlaşılmıştır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207. maddesi uyarınca "Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir."
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 223. maddesi uyarınca "(1)Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. (2)Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır."
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 225. maddesi uyarınca "(1)Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. (2) Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir."
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23/1-c maddesi uyarınca "(...) c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır."
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227. maddesi uyarınca "(1)Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. (2)Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. (3) Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. (4)Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. (5)Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın taraflar arasındaki ticari satım ilişkisinden kaynaklı fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan ----- İcra Dairesi'nin----- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, dava konusu alacağın ----- numaralı ve ------ numaralı faturanın bakiye alacağına dayandığı, davalı tarafça da faturaya konu satılanın ayıplı olmasından dolayı borcun bulunmadığı hususuna dayanıldığı, SMMM bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere alacağın, ------ numaralı faturanın kalan 30.353,70 TL bakiyesinden ve ------ numaralı faturanın kalan 77.136,70 TL bakiyesinden oluştuğu, davalının ----- numaralı iade faturasının dava ve takip konusu faturaya ilişkin olmadığı, dava konusu satıma ilişkin ayıba dair iade faturasının 25/07/2024 tarihli ----- numaralı fatura olduğu, bu faturanın da 8 gümlük itiraz süresinden sonra kesildiği, bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde taraflar arasında satım sözleşmesi bulunduğu hususunda çekişme bulunmadığı, çekişmenin dava ve takip konusu faturalara ilişkin bakiye alacağa dair teslim edilen ürünlerin ayıplı olması nedeniyle bakiye bedel alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı, bu hususta yapılan keşif incelemesi sonucu düzenlenen tekstil bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere numune üzerinde yapılan inceleme sonucunda ürünün açık ayıplı olarak tespit edildiği, numune üzerinde yapılan incelemenin fatura konusu diğer ürünlere de teşmil edilebileceği, bu kapsamda fatura konusu ürünlerin açık ayıplı olduğu, bu durumda davalının tacir olması nedeniyle ayıbı iki gün içerisinde davacıya ihbar etmekle yükümlü olduğu, bu noktada davacı satıcının ağır kusurlu olarak nitelendirilmesini gerektirecek bir vakıa ve delil bulunmadığı, davalının ayıbı iş gün içerisinde davacıya bildirdiğine dair bir delil bulunmadığı, davalının ayıbı yurt dışında bulunan dava dışı müşterisinin bilgilendirmesi ile öğrendiği düşünülse dahi bu bildirimin davalıya 21/06/2024 tarihinde yapıldığı, bu tarihten sonra davalı tarafından davacıya ihbarın 26/07/2024 tarihinde e-mail yoluyla süresinden sonra yapıldığı, yine davalının iade faturasını da 25/07/2024 tarihinde kestiği, iade faturasının sözleşmeden dönme beyanı olarak kabul edilmesi mümkün olmadığı gibi, davalının ve dava dışı müşterisinin ürünlerin tekrar davalıya gönderilmemesi yönündeki iradesi dikkate alındığında davalının ürünleri olduğu gibi kabul ettiğinin varsayılması gerektiği, bu nedenle davalının ayıptan kaynaklanan yasal haklarını kullanamayacağı, yine davalının cevap dilekçesi ile süresi içerisinde takas mahsup def'inde bulunmaması ve takasa konu alacağın ----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyasında çekişmeli bulunması nedeniyle takas mahsup def'inin değerlendirilmesine yer olmadığı kanaatine varılmış, SMM bilirkişi raporunda tespit edilen alacak ve faiz miktarı üzerinden davanın kısmen kabulüne ve alacağın likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve borçlunun itirazında kısmen haksız çıkması nedeniyle davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı borçlunun ----. İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı takibine yaptığı itirazın 107.490,40 TL asıl alacak ve 12.509,50 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 119.999,90 yönünden İPTALİNE, takibin takip tarihi itibariyle bu miktarlar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Kabul edilen alacağın (119.999,90 TL) yüzde 20'sine karşılık gelen 23.999,98 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (119.999,90 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 8.197,19 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 1.738,24 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6.458,95 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 2.226,64 TL dava açma masrafı ve 6.770,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 8.996,64 TL yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına (119.999,90/143.923,79) göre 7.501,16 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan 60,80 TL vekalet harcı, 4.361,50 TL keşif harcı ve 10.160,00 TL bilirkişi masrafından ibaret 14.582,30 TL yargılama giderinin ret/dava değeri oranına (23.923,89/143.923,79) göre 2.423,95 TL’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (119.999,90 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (23.923,89 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 23.923,89 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/dava değeri oranına (119.999,90/143.923,79) göre 3.001,58 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiye 598,42 TL’sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.