T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/768 Esas
KARAR NO: 2025/72
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 23/10/2024
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili 23/10/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, ----------- Şti. isimli şirketi hasım göstererek----------- Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde ----------- Esas sayılı dosya ile kira bedeli, gecikme zammı, tahliye masrafı, eksik demirbaş bedeli, cezai şart bedeli ve işgaliye bedellerinin tahsili için dava açtığını, yapılan yargılama sürecinde ---------- şirketinin iflas ettiğini ve bu iflasın kesinleştiğini, ---------- İcra Dairesi'nin ----------- İflas sayılı 31.10.2022 tarihli yazısına ve davalı ---------Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ibraz edilen ilgili belgelere istinaden ----------Şti.'nin 7/11/2022 tarihinde, merkezinin kaydının silinmesi nedeniyle resen terkin edildiğini, ----------- Sulh Hukuk Mahkemesi’nde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından işbu davayı açmak için taraflarına mehil verildiğini, ihyasını istedikleri---------Şti.'nin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki adresinin --------- Mahallesi, ---------- Sokak, --------- ---------- Blok No:--------- D:--------- ---------- olduğunu, işbu şirketin ticaret sicilinden 7/11/2022 tarihinde re’sen silindiğini, ihyasını istedikleri şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğinden ötürü bu davalarında husumeti, sadece ticaret sicil müdürlüğüne yöneltmiş bulunduklarını, mahkemenin işbu davalarında kabul kararı vermesi halinde şirketin tasfiye/ek tasfiyesi için karar vererek şirketle ilgili işlemlerin yapılabilmesi için yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan edilmesini mahkemeden talep etme zorunluluğu doğduğunu, 6335 sayılı kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa eklenen geçici 7. madde gereğince: "Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmü olduğundan bahisle --------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün sicilinde kayıtlı ----------- Şti. tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini
talep ve dava etmiştir. Davalı ---------- Ticaret Sicili Müdürlüğü vekili 31/10/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki Davada, Tasfiye Memurlarına (İflas İdaresi) Da Husumet Yöneltilmesi Gerektiğini, --------- ticaret sicil numarasında kayıtlı bulunan --------- Şti.'nin ----------- Esas sayılı dosyasıyla iflasına karar verildiği, iflas tasfiye işlemlerinin -------- İcra Dairesince yürütüldüğünden husumetin aynı zamanda iflas idare memurlarına da yöneltilmesi gerektiğini, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, 6102 Sayılı TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, ticaret siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirir ve sonuca bağlar; yargı merci gibi hareket edemez. “..Sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. Tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir. Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.” (TTK m. 32). Yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verir. Aksi hâlde, gerekçe göstererek tescil talebini reddeder. İflas eden şirketlerde iflas açıldıktan sonra, tasfiye işlemlerini iflas idaresi yürütmekte olup; sicil kayıtlarımızda yapılan inceleme neticesinde de, davaya konu----------- ticaret sicil numaralı ----------- Şti.'nin,---------- E. dosyasıyla iflasına karar verildiği ve dava konusu şirketin tasfiyesinin tamamlanması üzerine yine, ---------- E. Sayılı dosyasıyla iflasının kapandığına karar verildiği ve anılan hususun --------- İcra Müdürlüğünce ilan ettirildiği anlaşılmıştır. Buna göre, bahsedilen durum kapsamında İflas Müdürlüğünden gelen yazı gereğince keyfiyetin tescil ve ilan edildiğini, bu noktada; iflasa ilişkin işlemlerin yürütülmesinden ve iflasın sonuçlandırılmasından “iflas masası”nın yetkili ve sorumlu olduğu belirtilmelidir (6102 Sayılı TTK m. 534, 6762 Sayılı TTK m. 437). Buna göre, müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğünün, iflasa ilişkin tasfiye ile ilgili olarak hiçbir sorumluluğu bulunmadığı ve yine, İflas Müdürlüğünden kendisine yapılan bildirimi mevzuat gereğince ve hukuka uygun olarak tescil etme yükümlülüğünü yerine getirdiği açıktır. Müvekkili davanın açılmasına sebep olmamıştır, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamaz. Bu nedenle de, müvekkili Müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemez. Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmamıştır. Bu nedenle; “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkil, “yargılama masrafları'ndan sorumlu tutulamayacağından bahisle müvekkili müdürlük yönünden davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, ticaret sicilinden terkin edilerek tüzel kişiliği ortadan kalkmış bulunan şirketin ihyası istemine ilişkin olup şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasının, ihyası istenilen şirketin tasfiyesini yürütmüş olan tasfiye kurulu üyeleri veya tasfiye memuru ile yasal hasım durumundaki terkin işlemini yapan Ticaret Sicil Memurluğuna husumet yöneltilerek açılması gerekmekte ve bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması icap ettiği, işbu davada, iflas idaresine husumet yöneltilmediği, bu itibarla; davacı vekiline şirketin tasfiyesini yürütmüş olan --------- İcra Dairesi ---------- İflas İdaresine karşı da dava açması için süre verilmiş, davacı vekili ---------- İcra Dairesi ---------- İflas İdaresi aleyhine de dava açtığı,---------- sayılı ilamıyla dosyanın mahkememiz dosyasıyla birleştirildiği görülmüştür.Dava konusu --------- Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacısının -----------, davalısının ----------- Şti. olduğu, davanın konusunun Alacak (Kurum Zararı Nedeniyle) olduğu, dava tarihinin 07/03/2017 olup mahkemece 25/04/2024 tarih ve 14 nolu celsede, "Davalı şirketin iflasın kesinleştiği anlaşılmakla davalı şirketi ihya etmek üzere davacı vekiline gelecek celseye kadar süre verilmesine," karar verildiği görülmüştür. ----------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen kayıtlar incelendiğinde, dava konusu şirketin iflas kapatılması nedeni ile sicil kaydı terkin edilmiş olup, şirketin son tescilini 07/11/2022 tarihinde yaptığının bildirildiği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :Dava; iflas kapatılması nedeni ile sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nun 547. maddesinde; Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Dosyaya celp edilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin iflas kapatılması nedeni ile sicil kaydının 07/11/2022 tarihinde terkin işlemi tescil edildiğinden ticaret sicili kaydının terkin edildiği, tasfiyenin sona erdiği tarihten önce 07/03/2017 tarihinde şirket aleyhine dava açıldığı, şirket aleyhine açılan davanın sonuçlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yararın bulunduğu anlaşılmaktadır. HMK'nın 326 (1) maddesi uyarınca; Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiye sürecinde tasfiyenin eksiksiz yapılmasından iflas idaresi sorumludur. Dava konusu şirketin tasfiyesinden önce aleyhinde dava açıldığından iflas idaresinin yargılama giderinden sorumlu olduğu, yasal hasım olan davalı ----------- Ticaret Sicili Müdürlüğü yargılama giderlerinden sorumlu olmadığı anlaşılmıştır. TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve iflas idaresinin ek tasfiye için tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Asıl ve birleşen davanın KABULÜ ile,
1---------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ---------- sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye olan ----------- Şti.'nin ----------- Esas sayılı dosyasına münhasıran, yargılama ile icra ve infaz işlemleri tamamlanana kadar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547 nci maddesi uyarınca ŞİRKETİN EK TASFİYE İÇİN YENİDEN TESCİLİNE,
2---------- İcra Dairesi ------------ İflas İdaresinin tasfiye memuru olarak atanmasına,
3-Kararın ---------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde tescil ve ilanına, ilan işlemlerinin davacı tarafından yapılmasına,
4-Asıl dava için Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının davalı ----------- İcra Dairesi ------------ İflas İdaresinden alınarak Hazineye irat kaydına,
5-Birleşen dava için Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının davalı ----------- İcra Dairesi ---------- İflas İdaresinden alınarak Hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan 422,00 TL posta masrafının masrafının davalı ---------- İcra Dairesi ----------İflas İdaresinden alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı -------- İcra Dairesi --------- İflas İdaresinden alınarak davacı tarafa verilmesine,
8-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde -----------Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/01/2025