T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/4 Esas
KARAR NO: 2024/561
DAVA: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ: 03/01/2024
KARAR TARİHİ: 10/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ, DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA: Davacı vekili 03.01.2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; ---------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ------------ sicil numarasında kayıtlı bulunan ve ---------- Mah. ---------- Sk. No:--------- İç Kapı No: --------- --------- adresinde faaliyet gösteren, feshi talep olunan ----------- Şirketi çok ortaklı olarak 600.000,00 TL sermaye ile kurulduğunu, 14.09.2011 tarihinde --------- tescil ve ilan olunduğunu, şirketin amaç ve konusunun, her marka bilgisayar ve bilgisayar donanımının ithalatı, ihracatı ve dahili ticaretini, tüm bilgisayar ve yan donanımları birimleri mikrofilm faksim ile bunlar gibi tüm bilişim sistemleri, endüstriyel büro otomasyon, tüm yazılım ve donanım faaliyetleri servis büro hizmetleri vermek, internet üzerinden her türlü bilgi, ses ve görüntü hizmeti vermek, web sitesi hazırlamak, hazırlatmak ve internet servis sağlayıcılığı yapmak, bu sektörler arasındaki ürün ve hizmet alışverişinin geliştirilmesine yönelik teknolojik alt yapıların oluşturulması ve anasözleşmesinde yazılı olan diğer işler şeklinde tanımlamak mümkün olduğunu, şirketin kuruluşundan sonra pay sahiplerinden ----------, ----------- %15 hisse vererek, müvekkilini, feshi istenen ortaklığa toplamda %15 ortak yaptığını, 6102 sayılı TTK m. 531 uyarınca anonim ortaklığın haklı sebeple fesih nedenleri oluştuğunu, dolayısıyla ortaklığın feshine ve tasfiye işlemlerinin tamamlanması adına tasfiye memurunun atanmasına karar verilmesini talep etmek zarureti hasıl olduğunu, anonim ortaklıkta ki pay dağılımı da yapıldıktan sonra ortaklar arasında bir süre düzensiz bir şekilde iletişim devam ettiğini, gelinen noktada ortaklar arasında herhangi bir diyalog kalmadığını, yönetim kurulu başkanı seçilen ----------- ve kendisine ait olan -----------, feshi istenen şirketin hakim ortağı pozisyonunda olduğunu, ancak ----------- hususunda kısa bir internet araştırmasıyla dahi tespit edilebilen, dolandırıcılık iddiaları söz konusu olduğunu,----------- ---------- parasını alıp ortadan kaybolan, ------------ müvekkili tarafından da ulaşılamadığını, ------------, her ne kadar yönetim kurulu başkanı seçilmiş olsa da bu göreve şeklen getirilmiş olup, fiilen görevini üstlenmediğini, şirketin, atıl kaldığını, ticaret yapılmadığı gibi müvekkili ortağa maddi külfet bindirdiğini, kaldı ki bu durumun dahi müvekkili bakımından şüpheli olduğunu, müvekkiline ----------- başkan olduğunun şifahen söylendiğini, tutanağın imzalatılması için kendilerine mail atıldığını, ancak ---------- ilan edilen bilgiye göre yönetim kurulu başkanının ------------ olduğunu, müvekkilinin, pay sahibi olduğu ortaklıkta yönetim kurulu başkanı dahi tespit edilemediğini, ortaklar arasındaki diyalogun bu denli koptuğunu, müvekkilinin bu iş için emek ve mesai sarf ederek ---------, ----------, ----------- ve ---------- bağlantılarıyla farklı vesileler ile diğer ortaklar--------- tanıştırdığını, yine müvekkili tarafından ------------ feshi talep edilen ortaklığın işi için ilgili temaslarda bulunulduğunu, akabinde ----------- önemli bir organizasyona davetiye çıkartılmasını sağlayarak yurtdışına götürüldüğünü, ancak diğer ortağın, feshi talep edilen anonim ortaklık için emek ve mesai sarf etmediği gibi kendilerine ulaşılması dahi imkansız bir duruma dönüştüğünü, bu sebeple şirketin diğer ortaklarına ulaşım sağlanamadığından, tabiri caizse ortak ortada olmadığından, müvekkilinin şirketten çıkışını da sağlayamayıp, mağdur olduğunu, 6102 sayılı TTK m. 531: "Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir." şeklinde amir olduğunu, ---------- doktrininde, anonim ortaklığın haklı nedenle feshi ekseninde ortaklığın amacına ulaşmasının imkansızlaşması, çoğunluğun hukuka aykırı davranışları, ortaklık amacının tehlikeye düşmesi veya önemli ölçüde zorlaşması ve ortaklığın çekilmez duruma gelmesi halleri, haklı nedenleri belirlemede kullanılabilecek temel ölçütler olarak değerlendirildiğini, Yargıtay'a göre aranan esas şartın, haklı neden dolayısıyla ortaklığın faaliyetini sürdüremeyecek duruma gelmesi olduğunu, ortaklığın sürekli şekilde zarar etmesi, kuruluş amacının gerçekleşmesinin olanaksızlaşması, pay sahipleri arasındaki ciddi uyuşmazlıklar gibi durumlar sayılabileceğini, yine ortaklık yetkilerinin davacıya ortaklığın yönetimi hakkında, bilgi vermemesi veya tarafların bu ortaklığı yürütmelerinin mümkün olmaması haklı neden olarak kabul edileceğini, nitekim ---------- sayılı ilamı da bu doğrultuda olduğunu, "Mahkemece, iddia, savunma benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında süre gelen husumet nedeniyle davalı şirket yetkililerinin davacıya şirketin yönetimi hakkında bilgi vermediği, bu aşamadan sonra artık tarafların birlikte bu şirketi yürütmelerinin mümkün olmadığı, TTK'nun 531. maddesinin uygulanması ihtimali karşısında davalı tarafa davacının hissesini ödeyip üyelikten çıkarılması hususunda beyanda bulunması için süre verildiği, davalı vekilinin ise yazılı beyanında şirketin mali olanaklarının yetersiz olması nedeniyle davacının hissesinin karşılığının ödenemeyeceğine yönelik beyanı nedeniyle şirketin feshi kararının verilmesi çözümünün benimsenmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ----------Ş'nin feshine, karar verilmiştir.", yine Yargıtay'a göre ortaklık yöneticilerinin kanuna aykırı davranışları, pay sahipleri ile uzlaşma olanağının bulunmaması, ortaklığın genel kurul toplantılarının yapılmaması, davacının bilgi alma hakkının engellenmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde haklı neden teşkil eder. ---------- sayılı ilamı da bu doğrultudadır. "Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalı şirket yöneticilerinin görev ve yükümlülüklerini kanuna uygun biçimde yerine getirmedikleri, davalı şirketin ortakları arasında uzlaşma imkanının bulunmadığı, taraflar arasında pek çok dava ve çekişmenin bulunduğu, davacının diğer pay sahiplerinden farklı muameleye tabi tutulduğu,şirket imkanlarının davacı dışındaki ortaklara tahsis edildiği, şirketin genel kurul toplantılarının yapılmadığı, davacının bilgi alma hakkının engellendiği, tüm bu hususların şirketin feshine haklı sebep teşkil ettiği, şirketin feshine karar verilmesi yerine davacıya şirketteki paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin ödenip davacının şirketten çıkartılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verilebilecek ise de davalı şirket vekilince sunulan dilekçede davalı şirketin mali sıkıntı içinde bulunduğu davacının şirketteki paylarının devir alınmasının mümkün olmadığının belirtildiği, somut olaya uygun düşebilecek başkaca bir çözümün bulunmadığı gerekçesiyle davalı-----------Ş.'nin TTK'nın 531. maddesi uyarınca fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak mali müşavir M.Ö.'in atanmasına karar verilmiştir.", ortaklık henüz fiili anlamda dağılmamışken, diğer yk üyeleri ---------- ve ----------- tarafından müvekkiline kendilerinden devredilen pay hisselerinin geri talep edildiğini, olaylar öncesinde baskın bir genel kurul yapıp şirket ile ilgili kararlar almak istenildiğini ancak toplantının bir türlü gerçekleşmediğini, ekte mahkemeye sunulan bilgi ve belgelerden de görüldüğü üzere ---------- üst üste iki ilan yayımlanmış olup, içeriklerinin aynı olduğunu, şirketin amacından sapmış, faaliyetini sona erdirmiş, ticaret yapamaz, atıl vaziyette olduğunu, bu itibarla, TTK m.531'de bahsedilen haklı nedenlerin varlığı oluşmuş olduğundan, davalı ----------- Şirketi ortaklığının feshine ve tasfiye sürecinin başlatılıp, tasfiye memuru atanmasına, fesih koşulları oluşmadığı kanaati hasıl olursa davacı pay sahibi müvekkiline, payının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin ödenip şirketten çıkarılmasına karar verilmesini talep etmek zarureti hasıl olduğunu, dava devam ederken, payların üçüncü kişilere deverini engellemek adına ihtiyati tedbir talepleri olduğunu, aksi takdirde tazmini zor yahut imkansız zararların meydana çıkmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, anonim ortaklığın haklı nedenle feshi davasında, ortaklığın karar mekanizmalarının kilitlenmesi, organların işlevini yitirmesi gibi hallerde çoğunluğun ortaklığın içinin boşaltılmasına yol açacak zarar verici, hileli işlere karşı davacı azınlığın korunmasını ve ortaklık malvarlığının muhafazasını sağlamaya yönelik nitelikteki ihtiyati tedbirlere karar verilebileceğini, HMK m. 389: "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklinde amir olduğunu, hal böyle iken, HMK m. 389 uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle müvekkilin hakkının elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı yahut tamamen imkansız hale geleceğinden, dava süresince payların üçüncü kişilere devrini engellemek adına ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmek zarureti hasıl olduğundan bahisle haklı davalarının kabulüne, TTK m. 531'de belirtilen haklı nedenlerin varlığı oluştuğundan davalı ortaklığın feshine, fesih koşulları oluşmadığı kanaati hasıl olursa davacı pay sahibi müvekkiline, payının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin ödenip şirketten çıkarılmasına, fesih kararından sonra tasfiye işlemlerinin tamamlanması için tasfiye memurunun atanmasına, payların kötü niyetli bir şekilde üçüncü kişilere devredilmesini engellemek adına ihtiyati tedbire, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı ------------- davalı şirketin Müştereken Yönetim Kurulu Başkanı olduğundan, feshi istenen davalı şirket ile arasında menfaat çatışması bulunduğundan işbu davada davalı ---------- Şirketi'ni temsil etmek üzere ---------- TC kimlik numaralı ---------- temsil kayyımı olarak atanmasına karar verilmiştir.
SAVUNMA: Davalı şirket temsil kayyımı ----------- beyanında; takdiri mahkemeye bırakmıştır. Ayrıca davalı şirketin feshi istenildiğinden Müştereken Genel Müdür Yardımcısı--------- dava dilekçesi - tensip zabtı ile duruşma günü tebliğ edilmiş, vekili mahkememize verdiği dilekçe ile müvekkili ------------ davalı şirkette görev süresi dolduğundan bahisle tebligatı iade ettiğini bildirmiştir. Davalı şirketin ticaret sicil, vergi ve ---------- kayıtları getirtilmiştir. Bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ------------, S.M.Mali Müşavir --------- ve Bilgisayar Mühendisi ----------- tarafından hazırlanan 31/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Huzurdaki davanın konusunun, davacının ortağı olduğu davalı şirketle ilgili davalı ortaklığın feshine, fesih koşulları oluşmadığı kanaati hasıl olursa davacı pay sahibi müvekkile, payının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin ödenip şirketten çıkarılmasına, fesih kararından sonra tasfiye işlemlerinin tamamlanması için tasfiye memurunun atanmasına, karar verilmesi talebine ilişkin olduğu, Sayın Mahkemece tarafımıza verilen görev ve yetki ile davalı şirketin ticari defter kayıtları ve dosya kapsamında yapılan inceleme ile sınırlı olmak ve takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere; Davalı şirketin rapor tarihine en ın 31.03.2024 tarihi iti yle kaydi aktif (varlık) toplamının 1.372.412.80 TL tutarında olduğu, kaydi borç toplamının ise 1.679.476,18 TL olduğu, Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar Gurubunda bulunan borçların Satıcılar, Ortaklara Borçlar ve Diğer Çeşitli Borçlar hesap kalemlerinde gözüken tutarlardan kaynaklandığı, davalı şirketin geçmiş yıllarda meydana gelen zararlardan kaynaklı olarak KAYDİ ÖZKAYNAĞININ — 307.063.388 TL (NEGATİF) olarak hesaplandığı, eş deyişle davalı şirketin kaydi olarak borca batık olduğu, bu durumda ayrılma akçesi hesap edilemeyeceği, Dava dosyası kapsamında Takdir Yüce Mahkemeye ait olmak üzere; davalı şirketin uzun zamandır (2017-2024) Genel Kurul Toplantısı yapmadığı, görev süresi dolan Yönetim Kurulu için yeni bir seçim yapılmadığı, şirketin 2020 yılından itibaren satışının olmadığı hususları topluca değerlendirildiğinde; davalı şirketin TTK m. 531'de belirtilen haklı nedenlerin varlığı oluştuğundan tasfiye koşullarının oluştuğu, sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup; davacı ve davalının diğer sair taleplerinin takdirinin sayın Mahkeme'ye ait olduğunu bildirir, Hukuki nitelendirme ve değerlendirme ile Nihai Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; görüş ve kanaatimizi belirten işbu rapor takdir ve tensiplerinize saygı ile arz edilmektedir. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz." şeklinde sunulduğu görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :Dava, 6102 sayılı TTK'nun 531 nci maddesi hükmü uyarınca davalı şirketin haklı sebeplerle feshi ve tasfiye sürecinin başlatılması ile tasfiye memuru atanması, fesih koşulları oluşmadığı kanaati hasıl olursa davacı pay sahibine, payının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin ödenip şirketten çıkarılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir. Davacı vekili fesih sebepleri olarak; şirket ortakları arasında diyalog ve irtibat kalmadığını, şirketin yönetici seçemediğini ve fiilen aktif olmadığını iddia ve beyan etmek suretiyle TTK m.531 bağlamında şirketin feshini, bu talepleri kabul görmez ise şirket payına karşılık gelen gerçek pay değerinin ödenmesi suretiyle ortaklıktan çıkarılmasını talep etmiş bulunmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun A) Sona erme I - Sona erme sebepleri 2. Özel hâller b) Haklı sebeplerle fesih başlıklı 531 nci maddesi "(1) Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir." hükmünü düzenlemiştir. Tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin 08/09/2011 tarihinde kurulduğu, davacının şirkette %15 oranında pay sahibi olup haklı sebeplerle fesih davası açabileceği, şirketin hali hazırda borca batık ve gayri faal durumda olduğu, 2017 yılından beri genel kurul toplantısı yapmadığı, yöneticilerin görev sürelerinin dolduğu ancak yeni yönetici seçimi yapılmadığı, ortaklar arasında menfaat birlikteliği kalmadığı gibi davalı şirketin devamında gerek ortaklar gerekse kamu açısından bir fayda bulunmadığı, gayri faal olan davalı şirketin kuruluş amacını yitirdiği anlaşıldığından haklı sebeplerle davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile,
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 531 nci maddesi uyarınca ---------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ------------ sicil numarasında kayıtlı davalı ---------- Şirketi'nin FESİH VE TASFİYESİNE,
-Tasfiye memuru olarak ---------- TC kimlik numaralı ----------- atanmasına,
-20.000,00 TL tasfiye memuru ücretinin davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılmasına,
-20.000,00 TL tasfiye avansının davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılmasına,
-Tasfiye memuru ücreti ile tasfiye avansı yatırıldığında ve karar kesinleştiğinde tasfiye memuruna görevinin tebliğine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı tarafça peşin yatırıldığından bakiye harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından sarf edilen 855,20 TL harç ve 30.352,50 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 31.207,70 TL'nin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ve davalı şirket kayyumunun yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 10/07/2024