T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/136 Esas
KARAR NO: 2025/847
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/02/2025
KARAR TARİHİ: 21/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının -------- ilinde otel ekipmanları sektöründe faaliyet gösterdiğini. Davacı ile iletişime geçmiş olan -------- Şti. isimli şirket, davacı şirketten temizlik malzemeleri aldığını. Davacı tarafından borçlu şirkete ait --------- temizlik malzemeleri teslim edildiğini. Davalı bu kapsamda dava dilekçesi ekinde bulunan imzalı faturalardan kolaylıkla anlaşılacağı üzere davacıya ait işletmeden birçok ürün almış ancak almış olduğu bu ürünlerin karşılığını ödemediğini. Davacı şirketin davalıdan 24.927,93 TL bakiye borç alacağı bulunduğunu. Ayrıca davalı şirketin davacı şirketten satın aldığı ürünleri içeren imzalı faturalar da dava dilekçemizin ekinde bulunduğunu beyan ederek; borçlunun haksız, kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun olarak icra takibine yaptığı itirazının
iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın 96 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine. ihtiyati haciz talebimizin kabulüne ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı taraf, kendisi ile davacı şirketin ticari ilişki içerisinde olduğunu, bu ilişki çerçevesinde davacı tarafın davalı şirkete temizlik malzemeleri satışı yaptığın belirtildiğini. İcra takibi ve dava konusu alacak ile ilgili davalının herhangi bir borcu bulunmadığını. Kabul anlamında olmamak kaydıyla davacı taraf davalı şirkete daha önce bir takım temizlik malzemeleri satmış ise de yaptığı hizmete karşılık ödemelerini eksiksiz alındığını. Davacı taraf her ne kadar davalı olan şirketin temizlik malzemesi satış bedeli olan 24.927,93-TL tutarındaki cari hesap borç bakiyesinin ödenmediğini, faturaların e-fatura olduğunu elektronik ortamdan tebliğ edildiğini, kesinleştiğini, fatura içeriğindeki Malların da malzeme teslim belgesi ile teslim edildiğini belirtmiş ise de söz konusu iddialar gerçek dışı olup davanın reddi gerektiğini. Söz konusu fatura içeriğiyle ile ilgili davalıya teslim edilen bir malzeme bulunmadığını. Davacı taraf daha önce davalıya bir malzeme teslimatı yapmış ise de bedelini eksiksiz aldığını. Ayrıca malzeme teslim belgesi ile fatura içeriği birbiriyle uyuşmadığını. Davalı şirket her ne kadar faturaya itiraz için belirlenen 8 günlük süreyi geçirmiş ise de itiraz edilmemiş olması tek başına fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediği gibi faturanın kesinleşmesini de sağlamadığını. Asla kabul manasına gelmemekle birlikte davacının, davalı şirkete fatura edebileceği bir malzemenin söz konusu olması halinde mevcut fatura bedeli kadar iş yapılıp yapılmadığı, malzemenin teslim edilip edilmediği, malzemenin süresinde ve ayıptan ari olarak teslim edilip edilmediğinin tespiti ile taraflar arasındaki alacak-borç miktarının bu hususa göre belirlenmesi gerektiğini beyan ederek; davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine, davalı aleyhine açılmış davanın esastan reddine, davalı aleyhine kötü niyetli hareket ederek icra takibi başlatan takip alacaklısı davacı aleyhine takibe konu alacağın *9020'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:-------- Vergi Dairesi ve --------- Vergi Dairesi Müdürlüklerine yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür.
-------- yazılan müzekkereye cevap verildiği görülmüş, dava sebebi yapılan 16/07/2024 ve 18/07/2024 tarihli irsaliye faturalarında imzaları bulunan ------- 24/03/2024 ilâ 30/06/2024 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığı, 26/08/2024 tarihli irsaliye faturasında imzası bulunan -------- 29/07/2024 ilâ 22/10/2024 tarihleri arasında davalı şirket bünyesinde çalıştığı tespit edilmiştir.Davanın değeri itibariyle senetle ispat zorunluluğu sınırının altında bulunduğu görülmüş, bu sebeple taraflara tanık listesi sunmaları için süre verilmiştir.Tanık ... ------- Talimat sayılı dosyasındaki 25/06/2025 tarihli duruşmada aşağıdaki şekilde beyanda bulunmuştur.
"Ben davacı şirkette 2024 yılının temmuz ayının sonunda ayrılış yaptım, ayrılmadan önce davacı şirkette muhasebeci olarak çalışmaktaydım, dava konusu faturaya ilişkin anlaşma ben ayrılmadan bir iki ay önce yapılmıştı, teslimat yapılacağı zaman teslim edecek arkadaşımız hasta olduğu için teslimatı ben yaptım, fatura benim tarafımdan imzalanarak karşı tarafa verildi, karşı tarafın imzaladığı faturayı da ben aldım, ben iki sefer ürün teslim ettim, ilk gittiğimde ürünleri benden davalı şirketin satın alma bölümünde çalışan -------- isminde bir kişi teslim aldı, diğer teslimata gittiğimde ise ismini hatırlamadığım, --------- da çalışan bir bayan teslim aldı, bana göstermiş olduğunuz e faturalardaki imzalar ve söylediğim kişilere aittir, -------- çalışan bayanın ismi faturada görünce hatırladım -------- idi,"SMMM Bilirkişi --------- tarafından hazırlanan 20/08/2025 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki satım sözleşmesinden kaynaklanan bakiye fatura alacağının tahsili için başlatılan -------- İcra Dairesi'nin ------- Esas sayılı takibine vaki davalı itirazının iptali davasıdır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. (2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (6102 sayılı TTK 21/1). Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 sayılı TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen ve ticari defterlere de işlenen faturadaki alacak miktarı kadar iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. Aradan uzun zaman geçtikten sonra iade faturası düzenlenmiş olması alacağın varlığını ortan kaldıran bir hukuki sonuç doğurmayacaktır .
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi fatura alacağına dayalı itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın ticari defterlerini ibraz ettiği, davalının ise verilen kesin süre ve usulüne uygun ihtara rağmen ibrazdan kaçındığı, bu sebeple davacının usule ve kanuna uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtlarının kendisi lehine kesin delil teşkil ettiği, yine davanın değeri itibariyle tanıkla ispatın mümkün olduğu, her ne kadar davalı tarafça faturaya konu malların teslim edilmediği savunulmuş ise de, dava konusu faturalarda davalı çalışanlarının imzasının bulunduğu, 16/07/2024 ve 18/07/2024 tarihli irsaliye faturalarında imzaları bulunan -------- 24/03/2024 ilâ 30/06/2024 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığı tespit edilmiş ise, dinlenen tanık beyanları, davalının faturaya süresi içerisinde itiraz etmemiş olması ve faturada imzası bulunan kişinin fatura tarihleri itibariyle --------- kayıtlarında çıkışı verilmiş olsa da davalı çalışanı olduğunun somut olması karşısında fatura konusu malların davalıya teslim edildiğinin kabulünün gerektiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda açıklandığı üzere kesin delil niteliğindeki davacı defterlerinde 24.927,93 TL asıl alacağın varlığının görüldüğü, dava konusu alacağın faturaya dayanması ve likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun --------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı takibine yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA,
2-Takip konusu alacağın (24.927,93 TL) yüzde 20'sine karşılık gelen 4.985,58 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (24.927,93 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 1.702,82 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.087,42 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 1.318,30 TL dava açma masrafı ve 8.100,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 9.418,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (24.927,93 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 24.927,93 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 21/10/2025