T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/80
KARAR NO: 2025/386
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/01/2025
KARAR TARİHİ: 08/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05.04.2022 tarihinde davacı müvekkiline ait ---------- plakalı araç ile davalıların sigorta poliçesi kestiği, sahibi ve sürücüsü olduğu---------- plakalı araç arasında gerçekleşen kaza neticesinde müvekkiline ait araçta hasar meydana gelmiş olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, mahkememizin ----------- E. Sayılı dosyası ile işbu dava gibi hasar bedeli ve değer kaybı bedeli talepli davanın açılmış olduğunu ancak dosyanın sehven takip edilmeyerek açılmamış sayılmasına karar verildiğini, arabuluculuk sürecinde zamanaşımının durmuş ve açılmış olan dava ile 27/07/2023 tarihinde zamanaşımının kesilmiş olduğunu, ayrıca 15/08/2023 tarihinde davalı ----------Ş ye başvuru yapılmış olup zamanaşımı süresinin kesilmiş olduğunu beyan ederek HMK 107/1. madde gereğince belirsiz alacak davasının kabulü ile; şimdilik 100,00-TL hasar onarım bedeli ve 100,00-TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplamda 200,00-TL tazminatın 05/04/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı -----------Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın 2 yıllık zamanaşımına tabi olup, müvekkili şirket açısından dava zamanaşımı geçmiş olduğunu, bu sebeple zamanaşımı nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, davacı tarafa araç hasarı ve değer kaybı sebebiyle poliçe teminatının tamamı olan 50.000,00-TL ödenmiş, bakiye poliçe limiti kalmamış olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.Davalılar ---------- ve ----------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu trafik kazasının 05/04/2022 tarihinde meydana gelmiş olup davacı tarafından mahkememizin ----------- Esas sayılı dosyasında görülen ve davacı tarafından takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, davalı sigorta kuruluşunca 25/05/2022 tarihinde davacıya 22.327,93 TL ve aracın onarımını yapan servise 27.672,07 olmak üzere toplamda 50.000,00 TL ödeme yapılmış olduğundan anılan poliçenin güvencelediği tazminat limitinin dolmuş olduğunu, bu açıdan davacıya en son yapılan ödemenin tarihi 25/05/2022 olup davacının 15/08/2023 tarihinde yaptığı başvuruda sigortadan ödeme almadığı gözetildiğinde davacının iddialarının aksine zamanaşımının kesilmemiş olduğunu, dava şartı arabuluculuk sürecinin usulüne uygun yürütülmediğini beyan ederek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı ve hasara bağlı değer kaybı bedeli zararlarının tazmini istemine ilişkindir.
Davanın; zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı hususunda yanlar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.HMK'nın 319.maddesine göre savunmanın değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin verilmesiyle başlayacağından, zamanaşımı defi cevap dilekçesi ile ileri sürülmelidir. Davalı vekilleri ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde; davacı taraf taleplerinin zaman aşımına uğradığını belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.2918 sayılı KTK'nın 109.maddesinde haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde geçerli olacağı belirtilmiştir. Bununla birlikte, KTK'nın 109/3.maddesinde, sigortacıya karşı kesilen zamanaşımının tazminat sorumlusu hakkında da kesileceği belirtilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 153. maddesinde zamanaşımının durması, 154. maddesinde ise zamanaşımının kesilmesi düzenlenmiştir. Zamanaşımının durması demek, o ana kadar işlemiş olan zamanaşımı süresinin işlediği noktada durması, buna yol açan sebebin ortadan kalktığı andan itibaren kaldığı yerden işlemeye devam etmesi demektir. Zamanaşımının kesilmesi ise, borçlunun veya alacaklının ya da hakimin belli fiillerinin sonucu olarak işlemiş bulunan zamanaşımı süresinin yanması ve kesilmeye neden olan olaydan itibaren yeni bir zamanaşımı süresinin işlemeye başlamasıdır. Zamanaşımının kesilmesi için, zamanaşımının işlemekte olması gerekir. Zamanaşımı süresi dolmuşsa, zamanaşımının kesilmesi söz konusu olmaz. Zamanaşımını kesen sebepler TBK'nın 154.maddesinde gösterilmiştir. TBK'nın 154.maddesinde “Zamanaşımının Kesilmesi” başlığında; “Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir; 1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse. 2. Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa” şeklinde düzenleme mevcuttur. İlgili maddeye göre zamanaşımı: borçlunun bir fiili ile, alacaklının bir fiili ile, yargılama ve takibe ilişkin bir işlemle veya yargıcın emir ve hükmüyle kesilebilir. Alacaklının fiilleri ise dava açması, defî dava zımnında mahkemeye müracaat etmesi, hakeme başvurması, icra takibine başvurması veya iflas masasına başvurması şeklinde gerçekleşmektedir. Alacaklının bir mahkemede alacağıyla ilgili dava açması zamanaşımının kesilmesi için yeterli olup, davanın niteliği önem arzetmemektedir. Ayrıca dava açıldıktan sonra hakimin duruşma esnasında veya dosyada yaptığı her işlem ve hüküm ile tarafların her işlem ve eylemi sonunda zamanaşımı yeniden kesilir, süre tekrar işlemeye başlar. Dosyadaki belgelere göre; trafik kazasının 05/04/2022 tarihinde meydana geldiği, 20/07/2022 tarihinde taraflar arasında başlayan zorunlu arabuluculuk görüşmesinin 05/09/2022 son oturum tarihi ile sonlandığı, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 16/2 maddesi uyarınca zamanaşımının 20/07/2022 ilâ 05/09/2022 tarihleri arasındaki arabuluculuk sürecinde durduğu, davacının 02/08/2023 tarihinde mahkememiz ---------- esas sayılı dosya ile davalılar aleyhine hasar ve değer kaybı istemiyle dava açtığı, davada 27/02/2024 tarihli kararla davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden zamanaşımı süresinin dava ile hiç kesilmemiş sayılacağı, dosya içeriğine göre zamanaşımını kesen ve durduran başkaca nedenlerin bulunmadığı anlaşılmakla KTK 109 maddesi uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresinin 22/06/2024 tarihinde dolduğu, iş bu davanın bu tarihte açılması gerekli iken 28/01/2025 tarihinde açıldığı davalıların süresi içerisinde zaman aşımı itirazının bulunduğu, dava konusu olayda dava tarihi itibari ile zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40 TL harç dava açılırken peşin olarak yatırılmış olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar vekili lehine AAÜT tarifesine göre hesaplanan 200,00-TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalılara ödenmesine,
5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ---------- bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.08/05/2025