T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/541
KARAR NO: 2025/940
DAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/10/2020
KARAR TARİHİ: 13/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi özetle: Davacı şirket ile davalı------arasında 31.12.1994 tarihinde imzalanan Yetkili Servis Sözleşmesi sürekli yenilenerek son olarak 02.01.2017 tarihinde imzalandığı, En son tarihli imzalanan bu sözleşmeye göre Yetkili servis Sözleşmesinin sona erme tarihi ise 31.12.2021 olduğu, İş bu sözleşmenin temel amacı ise ------ yerine getirilmesi olduğu, davacı yetkili servis sözleşmesi çerçevesinde üzerine düşen tüm görev ve sorumlulukları başından itibaren özenle yerine getirdiği, ancak davalı şirket hiçbir gerekçe göstermeden 07.05.2019 tarihli ihtarname ile yetkili servis sözleşmesinin 20,1. maddesine istinaden 3 aylık süre sonunda sözleşmenin feshedileceğinin davacıya bildirdiği, ancak bildirilen bu üç aylık süre bitmesine rağmen davalı şirket tarafından davacıya yeni servis montaj işleri yönlendirmeye devam edilmiş, sözleşmenin feshedildiğine dair yeni bir ihtarname gönderilmediği, davacının da bu durumda gönderilen ihtarnamedeki bildirimlerinden vazgeçtiğini düşünülerek çalışmaya devam ettiği, ancak daha sonra davalı şirketin görevlendirdiği personeller 10.09.2019 tarihinde davacının iş yerine gitmiş ve yetkili servis olarak faaliyetlerinin sona erdiğini bildirilerek tabelayı indirdiği, İhtarnameye göre geri alınacağı bildirilen malzemelerin bir kısmı ise geri alınmadığı, Davalı şirketin hukuka ve sözleşmeye aykırı olarak sebep göstermeksizin sözleşmeyi tek taraflı fesih etmesi nedeniyle davacının zararı ve hakları karşılanması gerektiği, izah olunan tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, Denkleştirme (portföy)tazminatı için 10.000,00 TL, İhbar tazminatı için 1.000,00 TL, Malzeme bedeli için 1.000,00 TL ve toplamda 12.000,00 TL nin sözleşmenin haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesi talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin davacı ile olan sözleşmeyi feshetmeden önce aynı bölgede yeni bir servi açtığı, dolayısıyla davacının sözleşmenin feshedilmesinin asıl sebebinin bu yeni servisin açılması olduğu illeri sürüldüğü, Hâlbuki davacının sözleşmesi 6 yıldır devam eden performans düşüklüğü sebebiyle feshedilmiştir davacı şirketin müşterilerinin mağduriyet yaşamaması için davacının faaliyet gösterdiği bölgede ya da buraya yakın bir bölgede yeni bir yetkili servis açması hileli bir davranış değil aksine müşterilerin ihraçları sebebiyle bir zaruri yettir. Davacının yetkili servis sözleşmesinin sözleşmeye ve hukuka uygun şekilde feshedilmesi sebebiyle davacının tüm tazminat taleplerinin reddine, davacı şirket ile davacı arasındaki sözleşmenin acentelik sözleşmesi niteliğinde olmaması sebebiyle denkleştirme tazminatı talebinin reddine, sözleşmenin fesih sonrasında davacıdan kullanılabilir durumda olan yedek parça ve malzemeler iade alındığından buna ilişkin talebin reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talepli cevap dilekçesi sunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki sözleşme feshinden kaynaklı denkleştirme tazminatı, ihbar tazminatı ve malzeme bedelinin tahsili talebine ilişkindir.
Davada taraf teşkili sağlanmıştır.
Taraf tanıkları dava konusuna ilişkin dinlenilmiştir.
DAVACI TANIK BEYANLARI :
Tanık ----- : Davacı benim iş yeri komşum olur, ben tütün işiyle uğraşıyorum 7 yıldır davacı ile iş yeri komşuluğum vardır,2019 yılı Eylül ayına kadar davacı, davalı ------ firmasının yetkili servisi olarak çalışıyordu 2019 yılı Eylül ayında ----- tarafından sanırım sözleşme feshedildiğinden tabelalar söküldü tabelaların sökümü esnasında davacının yanında çalışan personellerinde ----- yetkililerine yardım etti, davacı işini düzgün yapan birisidir. Gelen müşterileri ile de olumlu şekilde kuran biridir. Ben komşuluk yaptığım dönem içerisinde gelen müşterileri ile bir olumsuzluğuna şahit olmadım. İşini yapan biri olduğunu belirmiştir, Beyanında
Tanık ----- : Ben 2007 ocak ayından 2019 yılının Eylül ayına kadar davacının ----- yetkili servisinde başta şoför olarak işe başladım daha sonra elektronik teknisyeni olarak çalıştım. Davacı kişilik olarak çok yardım sever ve müşteri memnuniyetine önem veren birisidir. Kendisi çoğu zaman maddi durumu olmayan müşterilerin bozulan elektronik eşyalarını her hangi bir karşılık almadan bazen yedek parça desteğinde sağlayarak ücretsiz teknik hizmet vermiştir. Genel olarak sahada yaptığımız servis çalışmalarında müşterilerden her hangi bir olumsuz durumla da karşılamıyorduk hatta benim kişisel performansım Türkiye ortalamanın üzerinde % 84 leride buluyordu çalıştığımız iş yerinde 22 yıl çalışan personel arkadaşlarda vardı, bir aile ortamı vardır. Bizde aile ortamını profesyonel bir şekilde servis çalışmamızda sahaya yansıtıyorduk, müşteri memnuniyeti ve anketeler yapılmaya başlandıktan sonra bu performansların düşük geldiğine bahisle ara ara bölge teknisyenleri bizle toplandı bşizlen beraber sahada servis çalışmalarına katılıyorlardı, orada müşterilerle girmiş olduğumuz ilişkiler ve yapmış olduğumuz servis çalışmaları karşısında olumlu sonuçlar alıyorduk. bunun bölge teknisyenlerde bizzat görüyorlardı ancak saha dönüşü anket ve sesli yanıt çalışmalarında servis hizmetinin tam karşılığı alınmadığı görüyorduk. Bunun nedeni de kendilerinde anlamıyordu, çalıştığımız dönem içerisinde servis görevimimizi tam ve eksiksiz olarak yapıyorduk.2019 yılın 5. Ayında sözleşmenin feshedileceğine ilişkin ihtarname gönderildi.2019 yılında 10 eylülde davalı ----- şirketinin yetkilileri gelip, iş yerinden tabelaları ve tanıtıcı materyalleri söktüler normal şartlarda sözleşme 31.12.2021 tarihine kadar devam ediyordu.10 eylül 2019 da tabelayı söktükten sonra bile iş yeri müşterilerin gelen talepleri karşısında servis hizmeti vermeye devam etti sözleşme fesih edildikten sonra davalı şirket bir kısım yedek parçaları geri alsa da çok fazla elektronik malzeme de davalı şirket tarafından geri alınmadığından dolayı hurdaya vermek zorunda kalındı, yine işte kullanılmak üzere davacı firmaya fatura karşılığında satılan tabletlerde ve buna benzeyen yine işyerinde kullanılan elektronik malzemelerde davalı firma tarafından alınmadı, fesih nedeniyle davacı bizler maddi ve manevi bir zarar uğradık yukarda da belirtiğim gibi gerek biz çalışanlar gerekse de davacı sözleşme süresi boyunca görev ve yükümlülüklerimizi sonuna kadar yerine getirdi. Sesli anket sistemi getirildikten sonra bölgenin sosyal durumu dikkate alındığında telefon üzerinde puanlamanın müşterinin yanlış tuşu tuşlamasından kaynaklandığını tahmin ediyorum. Çünkü puanlamada 9 ve 10 tuşuna bastığında olumlu 8 ve diğer tuşlara basıldığında ise iş yerine eksi puanlama veriliyordu. Sahada vermiş olduğumuz servis hizmeti sonucunda almış olduğumuz memnuniyet ile sesli yanıt sistemindeki geri dönüş memnuniyet sonuçları bir biriyle uyuşmuyordu sahadaki hizmet ile memnuniyet anketleri bir biriyle örtüşüyor çelişkili bir durum ortaya çıkmıştır. Dedi beyanında
DAVALI TANIK BEYANLARI .
----; beyanında 22 yıldır ----- çalışıyorum. Şu anda ----- bölge yöneticisi olarak çalışıyorum. Davacı diğer ----- yetkili servisimiz olarak çalışırsı 25 yılın üzerinde davacı bizle servis olarak çalıştı. Biz servisleri üçer aylık bir karne ile değerlendiriyoruz. Değerlendirme kriterlerimizi de tüm servislere yazılı bülten olarak bildiriyoruz biz servisi kalite standartlarına ve müşteri memnuniyetine göre değerlendiriyoruz. Ağırlıklı kriterlerimiz müşteri memnuniyetidir. Davacı servis son 6 yıldır düşük performans sergilediği için sözleşmesi feshedilmiştir. ---- bölge yöneticiliğine bağlı olduğu için bulunduğum yönetim ile sözleşmesi feshedilmiştir. Biz sorumlu olarak ön rapor hazırlayıp merkez birimine gönderiyoruz. Davacı vekili söz alarak ----’da pilot bölge olarak ---için ayrı bir kuruluş oluşturuldu mu,------ tüm servisler ortak mıydı eğer ortak iseler bu ortaklıktaki şirketlerin puanlamasına dezavantajları oluyor muydu dedi, tanık cevaben ----- diye bir şirket oluşturuldu ancak karne değerlendirmedi bağımsız yapılıyordu , ---- ayrı ---- lojistiğe bağlı olan şirketler ayrı olarak değerlendiriliyordu. ------ lojistik şirketi de hizmet anlamında değerlendiriliyordu. Fesih olan davalı şirketin değerlendirilmesi ayrı yapılmıştır. Dedi. Davalı vekili söz alarak --- kurduğu ayrı bir şirket olmayıp servislerin kendi aralarında kurdukları bir şirkettir.
------ Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi Mali Müşavir Bilirkişi Raporu;
Mahkeme tarafından yerinde incelme yetkisi tarafıma verilmiştir. Ancak mahkeme tarafından istenmiş olan ticari defter ve kayıtları davacı tarafından tarafıma ibraz edilmediğinden dolayı ticari defter kayıtları incelenememiştir.
Mali Bilirkişi Raporu
Mali Müşavir Bilirkişi----- tarafından hazırlanmış olan 26.04.2023 tarihli ek raporun SONUÇ VE KANAAT bölümünde ; Mahkeme tarafından yerinde incelme yetkisi tarafıma verilmiştir. Ancak mahkeme tarafından istenmiş olan ticari defter ve kayıtları davacı tarafından tarafıma ibraz edilmediğinden dolayı ticari defter kayıtları incelenememiştir.
Davacı ile ilgili ----- Vergi Dairesi Müdürlüğünden gönderilen belgeler aşağıdaki şekilde incelenmiştir.
Davacı ------ 02.12.1994 tarihinde işe başladığı, 30.06.2020 tarihi itibariyle işi bıraktığı görülmüştür.
Davacı Gelir Vergisi Beyannameleri; Sayın Mahkemece dava dosyasına celb edilmiş ----- Vergi Dairesi Müdürlüğü müzekkere cevabı ekinde 2015-2020 dönemi Gelir vergisi beyannamelerinin gönderildiği görülmüş olup hem vergi dairesi müdürlüğü hem de davacı vekilinin dava dosyasına sunmuş olduğu gelir vergisi beyannameleri özet tablo halinde aşağıda gösterilmiştir.
Mali Veriler Üzerinden Genel Analiz A. Bilanço Verileri (2014–2020) 1.Aktif/Pasif Büyüklüğü ve Azalma Eğilimi • Aktif büyüklüğün 2017 yılında en yüksek seviyeye ulaştığı (1.143.003,77 TL), ancak 2020 yılında 50.000,00 TL seviyesine kadar düştüğü, 2019 yılındaki aktif/pasif toplamı da oldukça düşük bir seviyeye indiği (397.928,28 TL), bu durumun işletmenin faaliyetten çekilme, küçülme ya da tasfiye süreci içerisine girdiğinin göstergesi olduğu,
Dönen Varlıklar ve Stoklar • Stoklar 2014–2016 arasında artış gösterdiği ancak 2019 itibariyle sıfırlandığı, Bu durum ya tüm stokların elden çıkarıldığını ya da stok tutulmadan faaliyet yürütüldüğünü gösterdiği, 3. Özkaynakların Seyri Özkaynakların düzenli bir artış sergilemediği, genelde yatay seyir izlediği ve 2020’de 50.000 TL olarak göründüğü,
Gelir Tablosu Verileri (2014–2020) 1. Net Satışlar Eğilimi o Net satışların 2014-2018 arasında ortalama 900.000 TL civarında olduğu, 2019’da 662.532,82 TL’ye düştüğü ve 2020’de sıfırlandığı, bu durumun faaliyetlerin durduğunu veya gelir elde edilmediğini gösterdiği, 2. Dönem Net Kârı / Net Satış Oranı o Kârlılık oranı genel olarak %6–9 bandında stabil seyrettiği görülmüştür.
Davacının 30.06.2020 tarihi itibariyle faaliyetine son verdiği, 2020 yılında satış, maliyet ve faaliyet gideri olmadığı, davacının 2014–2018 döneminde aktif şekilde ticari faaliyet yürüttüğü, ortalama 900.000 TL düzeyinde satış yaptığı, kârlılık oranının genel olarak %6–9 bandında stabil seyrettiği, 2019 yılındaki ciddi küçülme, 2020 yılında ise tamamen faaliyetin durdurulduğu ve işletmenin kapatıldığı tespit edilmiştir.
Dosyada bulunan 2014–2020 dönemine ait bilanço ve gelir tablosu verileri tarafımca incelenmiş olup, davacıya ait 2014-2020 dönemi bilanço ve gelir tablosu verilerinin, davacının faaliyetlerine ilişkin genel bir görünüm sunsa da, tazminat hesaplamasına temel teşkil edecek nitelikte, ayrıntıda ve kapsamda olmadığı, 2014–2018 döneminde yıllık ortalama 900.000 TL civarında net satış beyan edilmiş olmakla birlikte, bu satışların kime yapıldığı, hangi müşteri portföyüne dayandığı, bu müşterilerin sözleşme sonrası da davalı ile ilişkisini sürdürüp sürdürmediği konusunda bir veri yer almadığı, ticari defter kayıtlarının ibraz edilmemesi, stok ve faaliyet verilerinin sıfırlanmış olması, müşteri devamlılığına ilişkin bilgi sunulmaması ve personel maliyetlerine ilişkin herhangi bir veri yer almaması nedeniyle; davacının talep etmiş olduğu tazminat ve bedellerin, mali belgelerle desteklenmediği, hesaplamaya esas teşkil edecek nitelikte açık ve somut veri bulunmadığı, ayrıca defter, fatura, stok envanteri gibi belge ve dayanakların ibraz edilmediği dikkate alındığında; mevcut verilerle söz konusu taleplerin mali yönden hesaplanabilir ve doğrulanabilir nitelikte olmadığı görüşüne varılmıştır.
Genel Değerlendirme;
Dava, yetkili servis sözleşmesinin haksız feshedildiği gerekçesiyle denkleştirme tazminatı, ihbar tazminatı ve geri alınmayan malzeme bedelinin istemine ilişkindir.
Taraflar arasında imzalanan 02.01.2017 tarihli Yetkili Servis Sözleşmesinin 20.1 maddesi “İşbu sözleşme 31.12.2021 tarihine kadar geçerlidir. Şirket, tek taraflı olarak sözleşme yenilememe kararı almakta serbesttir. Sözleşme bitim tarihine kadar yenilenmez ise kendiliğinden sona ermiş olur. Şirket ve Yetkili Servis’ten her biri, gerekçe göstermeksizin, 3 ay öncesinden fesih ihbarında bulunmak koşuluyla, sözleşme süresi içerisinde herhangi bir tarihte sözleşmeyi tek taraflı fesih edebilir.” şeklindedir. Davalı/----- Şirketi ---- Noterliğinin 07.05.2019 tarih ve ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasında akdedilen 02.01.2017 tarihli sözleşmenin ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren üç ay sonra feshedileceğini bildirmiştir.
Davacı taraf, davalı şirket tarafından bildirilen 3 aylık sürenin bitmesine rağmen yeni servis işlerinin yönlendirilmeye devam edildiğini iddia ederek, sözleşmenin bildirilen tarihten sonra da geçerliliğini koruduğunu ileri sürmüşse de; dosyaya fesih tarihten sonra davalı tarafından aralarındaki sözleşme kapsamında herhangi bir iş yönlendirdiğini ya da yapılacak herhangi bir iş için emir veya talimat verdiğine ilişkin bir delil sunmamıştır.
Bununla birlikte davacı, dava dilekçesinde anılan ihtarnameyi tebliğ almadığından bahsetmemiş, aksine fesih tarihinden sonra da davalı şirketin kendisine iş yönlendirdiğini ve 10.09.2019 tarihinde davalı şirketin görevlendirdiği personellerin davacının iş yerine giderek tabelayı indirdiğini ileri sürmüştür. Dosyada -----. Noterliğinin 07.05.2019 tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ şerhi bulunmamakta olup; dosyadaki diğer deliller ve davacının beyanları ile taraflar arasındaki sözleşmenin 07.08.2019- 10.09.2019 tarihleri arasında davalı tarafından sözleşmenin 20.1 maddesine dayanılarak feshedildiği görülmüştür.
Taraflar arasındaki akdedilen Yetkili Servis Sözleşmesinin 20.1. maddesinde taraflardan her birinin herhangi bir gerekçe göstermeden 3 ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi feshedebileceği kararlaştırılmıştır. Sözleşme, davalı tarafından davacıya gönderilen 07/05/2019 tarihli noter ihtarnamesi ile sözleşmenin 20.1 maddesinde yer alan süre tanınmak suretiyle feshedilmiştir. Her ne kadar davacı, sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedildiğini ileri sürmekte ise de taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından sözleşmede tanınan fesih hakkı kullanılmak suretiyle sözleşmeye son verildiğinden, sözleşmede belirtilen fesih sürelerine uyularak gerçekleştirilen feshin sözleşmeye uygun olduğu anlaşılmaktadır. Aynı hususa ilişkin olarak ---- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesinin ---- Esas, ---- Karar ve 01.02.2024 tarihli kararı;
“Taraflar arasında 01/03/2017 tarihinde imzalanan servis sözleşmesi ile davacının, davalı tarafından satışı yapılan ürünlerin bakım ve tamir hizmetlerini görmeyi taahhüt ettiği, sözleşme ile bağımlılık ilişkisi bulunmadığı, bu kapsamda davalının sözleşme süresi içinde takdir yetkisi ile başka bir kişiyi ürünlere ilişkin yetkili servis olarak atayabileceği, ürünlerin bakım ve onarımını kendisinin yapabileceği, yetkili servis dışında herhangi bir şahıs veya kuruma söz konusu ürünlere ilişkin bakım ve onarım yapma yetkisi verebileceği düzenlenmiştir. Sözleşmenin 9.2 maddesinde taraflardan her birinin doksan gün önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi feshedebileceği, bunun ardından doksan günlük bir tasfiye süresi tanınacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşme, davalı tarafından davacıya gönderilen 11/05/2018 tarihli noter ihtarnamesi ile sözleşmenin 9.2. maddesinde yer alan süre tanınmak suretiyle feshedilmiştir. Her ne kadar davacı, sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedildiğini ileri sürmekte ise de taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından sözleşmede tanınan fesih hakkı kullanılmak suretiyle sözleşmeye son verildiğinden, sözleşmede belirtilen fesih sürelerine uyularak gerçekleştirilen feshin sözleşmeye uygun olduğu anlaşılmaktadır.” şeklindedir.
Davacı tarafın talep ettiği denkleştirme tazminatı (portföy tazminatı), 6102 sayılı TTK 122 maddesinde acentelik sözleşmelerinden kaynaklan portföy oluşturma karşılığı olarak düzenlenmiş, yasanın 5 fıkrasında "(5) Bu hüküm, hakkaniyete aykırı düşmedikçe, tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanır." düzenlemesini içermektedir. Taraflar arasındaki sözleşmelerin münhasır satış ve dağıtım yetkisi vermediği belirlenmekle sürekli ilişki doğuran tek satıcılık sözleşmesi niteliğinde bayilik sözleşmesi olmadığı görülmektedir. Portföy tazminatı istenebilmesi için maddede aranan tüm koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Sözleşmenin sona ermesi yeterli olup, hangi sebeple sona erdiğinin bir önemi yoktur. Sözleşme; sürenin son bulması, iflas, ölüm, kısıtlama veya feshi ihbarla sona ermiş olabilir. Bu noktada önemli olan, sözleşmenin sona ermesinde acentenin (tek satıcının) kusurlu bir davranışının olmamasıdır. Başka bir anlatımla, acentenin (tek satıcının) kusuru olmaksızın sözleşmenin herhangi bir şekilde sona ermesi durumunda talep edilebilecektir.Davacı yanın kusurlu davranışının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinden önce davacı ile davalı arasında acentelik sözleşmesinin bulunup bulunmadığı değerlendirildiğinde; dava konusu olayda taraflar arasında acentelik sözleşmesi bulunmadığı gibi, TTK 122/5 anlamında tek satıcılık veya benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme niteliği de bulunmadığı taraflar arasındaki yetkili servis sözleşmesi hükümlerinden anlaşılmaktadır. Nitekim ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesinin ---- Esas, ----- Karar ve 06.02.2024 tarihli kararında da yetkili servis konumunda bulunan tarafın portföy tazminatına hak kazanamayacağına hükmedilmiştir.
Davacı, yetkili servis sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kar mahrumiyeti ve portföy tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davacı portföy tazminatı talebinin reddinin yerinde olmadığını ileri sürmüş ise de davacının, davalının yetkili servisi konumunda olduğu, taraflar arasındaki 3 yıllık sözleşme süreci, bilirkişi raporları ve mevcut delil durumuna göre TTK 122.md yer alan portföy tazminatı koşulları oluştuğundan bahsedilemeyeceğinden mahkemece bu yöndeki talebin reddi de yerinde görülmüştür.
Davacı taraf; davalı şirket tarafından kendilerine verilen yedek parça ve diğer servis malzemesinin sözleşmesinin feshi sonrasında davalı şirket tarafından geri alınmadığını ve ellerinde kalan malzemeler nedeniyle de zarara uğradığını ileri sürerek elinde kalan malzeme bedelini davalı şirketten talep etmişse de Sayın Mahkemeniz dosyasına bu hususa ilişkin herhangi bir delil sunmamıştır. Davalı tarafından dosyaya sunulan delillerde ise; davacının uhdesinde bulunan malzemelerin iade alınması koşullarını davacıya bildirildiği bir e-posta ve davacıdan toplamda 101.624,69-TL bedelinde yedek parça iade alındığına ilişkin bir belge bulunmaktadır. Dolayısıyla davacı tarafından talep edilen malzeme bedeline ilişkin olarak iddiasını ispatlayamaması nedeniyle davacının malzeme bedeline ilişkin talebinin kabul görmeyeceği kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dava, yetkili servis sözleşmesinin haksız feshedildiği gerekçesiyle denkleştirme tazminatı, ihbar tazminatı ve geri alınmayan malzeme bedelinin istemine ilişkindir. Mali değerlendirme sonucunda; dosyada bulunan 2014–2020 dönemine ait bilanço ve gelir tablosu verileri tarafımızca incelenmiş olup, davacıya ait 2014-2020 dönemi bilanço ve gelir tablosu verilerinin, davacının faaliyetlerine ilişkin genel bir görünüm sunsa da, tazminat hesaplamasına temel teşkil edecek nitelikte, ayrıntıda ve kapsamda olmadığı, 2014–2018 döneminde yıllık ortalama 900.000 TL civarında net satış beyan edilmiş olmakla birlikte, bu satışların kime yapıldığı, hangi müşteri portföyüne dayandığı, bu müşterilerin sözleşme sonrası da davalı ile ilişkisini sürdürüp sürdürmediği konusunda bir veri yer almadığı, ticari defter kayıtlarının ibraz edilmemesi, stok ve faaliyet verilerinin sıfırlanmış olması, müşteri devamlılığına ilişkin bilgi sunulmaması ve personel maliyetlerine ilişkin herhangi bir veri yer almaması nedeniyle; davacının talep etmiş olduğu tazminat ve bedellerin, mali belgelerle desteklenmediği, hesaplamaya esas teşkil edecek nitelikte açık ve somut veri bulunmadığı, ayrıca defter, fatura, stok envanteri gibi belge ve dayanakların ibraz edilmediği dikkate alındığında; mevcut verilerle söz konusu taleplerin mali yönden hesaplanabilir ve doğrulanabilir nitelikte olmadığı,Taraflar arasındaki sözleşmeye; davalı tarafından sözleşmede tanınan fesih hakkı kullanılmak suretiyle son verildiği, sözleşmede belirtilen fesih sürelerine uyularak gerçekleştirilen feshin sözleşmeye uygun olduğu, dolayısıyla davacının ihbar tazminatına hak kazanamayacağı,
Taraflar arasında acentelik sözleşmesi bulunmadığı gibi, TTK 122/5 anlamında tek satıcılık veya benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme niteliği de bulunmaması nedeniyle davacının denkleştirme (portföy) tazminatına hak kazanamayacağı ve davacı tarafından talep edilen malzeme bedeline ilişkin olarak, dosyadaki belge ve deliller değerlendirildiğinde bu iddianın da ispatlanamadığı kanaatimizle davacının malzeme bedeline ilişkin talebinin de yerinde olmadığı anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın REDDİNE,
1-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin olarak alınan 267,13 TL harçtan mahsubu ile bakiye 348,27 TL'nin hükmün kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
5-Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (12.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 12.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.