T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/765 Esas
KARAR NO: 2025/395
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/10/2024
KARAR TARİHİ: 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalıya ticari malların satıldığını ve servis hizmeti verildiğini, düzenlenen e-faturaların davalı borçluya gönderildiğini, davalının fatura tesliminden sonra herhangi bir itiraz/iadesinin bulunmadığını, içeriğine itiraz edilmeyen bu fatura bedellerinin müvekkiline ödenmediğini, ----------İcra Müdrülüğü----------- esas sayılı dosyası üzerinden 137.488,47 TL tutarında icra takibi başlatıldığını, takibe borçlu davalı tarafından itiraz edildiğini, davacının icra takibine karşı ileri sürdüğü yetki itirazının haksız olduğunu, icra takibi konusunun para borcuna ilişkin olduğunu, ifa yerinin alacaklı müvekkilin yerleşim yeri olan -------- adresi olduğunu, icra takibinin yetkili makamda başlatıldığını, icra dosyasına yapılan itiraz üzerine arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını, müvekkilinin verdiği servis hizmetinde noksanlık veya ayıp bulunmadığını, davalının kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini iddia ederek; davanın kabulünü, itirazın iptalini, takibin devamını, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Dava dilekçesi ve tensip zaptının davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
DELİLLER:----------- Vergi Dairesi, Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı'na müzekkereler yazıldığı görüldü. Dosyaya 17/04/2025 tarihli bilirkişi raporu sunulduğu görüldü.
Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddeleri uyarınca davacı vekiline ve davalıya uyuşmazlık konusunu kapsar 2021 yılına ilişkin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yapılmış ticari defterlerini ibraz etmesi ya da yerinde inceleme için gerekli bilgileri bildirmeleri için sonucu (riayet edilmemesi durumunda, kesin süreye riayet etmeyen tarafın ticari defterlerini sunmaktan kaçınmış sayılacağı ve karşı tarafın kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yapılmış ticari defterlerinin kendisi lehine kesin delil olarak kabul edileceği) ihtar edilerek kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde davalı tarafça defter ibraz edilmediği gibi yerinde inceleme amacıyla beyanda bulunulmadığı görülmüştür. SMMM Bilirkişi --------- tarafından hazırlanan 17/04/2025 tarihli raporda Davacı şirketin ibraz ettiği, 2023- 2024 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226 ve ---------- Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu,Davalı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmamış olduğu,
Davacının defterlerinde davalı tarafa ait olan ----------- no.lu cari hesap koduna göre, davacı tarafından 22.03.2023 tarihinden 31.12.2023 tarihine kadar davalı tarafa 24 fatura ile 182.269,76 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalı taraftan ayrı tarihlerde 123.387,15 TL ödeme aldığı ve buna göre 31.12.2023 tarihi itibariyle davalı taraftan 58.882,61 TL alacaklı olduğu ve bu tutarın 2024 yılına devir ettiği,Davacı tarafından 10.01.2024 tarihinden 11.03.2024 tarihine kadar davalı tarafa 5 fatura ile 78.606,01 TL tutarlı satış yaptığı ve buna göre 11.03.2024 tarihi itibariyle davalı taraftan 137.488,47 TL alacaklı olduğu, iş alacak tutarının 10 adet 137.488,47 TL tutarlı faturalardan kaynaklandığı,tespitlerinin yapıldığı görülmüştür
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki ticari satım ve servis hizmeti ilişkisinden kaynaklı olarak fatura alacağının tahsili için başlatılan --------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı takibine vaki davalı itirazının iptali davasıdır.Dava konusu alacağın taraflar arasındaki ticari satım ve servis hizmeti sözleşmesine dayalı satım bedeli/hizmet bedeline ilişkin para alacağı olduğu ve mevcut delil durumuna göre satım bedelinin/hizmet bedelinin ödeneceği yere ilişkin sözleşmede herhangi bir ifa yeri kararlaştırılmadığı görülmekle, para alacaklarında ifa yerinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89/1-b.1 maddesi uyarınca alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olduğu, davacı alacaklının yerleşim yerinin ---------- olduğu ve bu sebeple----------- İcra Daireleri'nin yetkili olduğu kanaatine varıldığından, davalının icra dairesinin yetkisine itirazının reddine karar verilmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. (2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın ticari defterlerini ibraz ettiği, davalının ise verilen kesin süre ve usulüne uygun ihtara rağmen ibrazdan kaçındığı, bu sebeple davacının usule ve kanuna uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtlarının kendisi lehine kesin delil teşkil ettiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda açıklandığı üzere kesin delil niteliğindeki davacı defterlerinde dava ve takip konusu faturalardan kaynaklanan 137.488,47 TL alacağın varlığının görüldüğü, bu sebeple davacının alacağını ispatladığı, borcun ödendiğine veya sair sebeple istenemeyeceğine dair davalı tarafından herhangi bir savunmada bulunulmadığı gibi bir delil de ileri sürülmediği, dava konusu alacağın faturaya dayanması ve likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun ---------- İcra Dairesi'nin ------------ Esas sayılı takibine yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA,
2-Takip konusu alacağın (137.488,47 TL) yüzde 20'sine karşılık gelen 27.497,69 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (137.488,47 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 9.391,83 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 1.660,52 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 7.731,31 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 2.148,92 TL dava açma masrafı ve 6.580,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 8.728,92 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (137.488,47 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/05/2025