T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/850 Esas
KARAR NO: 2025/775
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/09/2025
KARAR TARİHİ: 06/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin -------- Mah. -------- Cad. -------- Sitesi -------- Blok No:-------- K:------- D:------ -------- adresinde bulunan hukuk bürosu için davalı tarafla imzaladığı abonelik sözleşmesi kapsamında ---------- müşteri numarasıyla fiber internet hizmeti aldığını, müvekkilinin Nisan 2025 dönemi sonunda bürosunu -------- Mah. -------- Sok. -------- Merkezi No:------- K:------- D:------- --------- adresine taşıdığını, taşınma esnasında davalı tarafla görüşerek internet aboneliğini bu adrese taşımak istediğini beyan ettiğini, davalı taraf yeni büro adresinde altyapıları olmadığı gerekçesiyle orada müvekkile fiber internet hizmeti veremeyeceklerini bildirdiğini, davalının müvekkilinin bu sebeple abonelik hizmetini sonlandırma talebinde bulunduğunda ise müvekkilinden ikametgah belgesi istediğini, aksi takdirde taahhütten caydığı gerekçesiyle cezai şart bedelini faturaya ekleyeceğini beyan ettiğini, müvekkilinin davalı tarafa söz konusu yerin iş yeri olması nedeniyle ikametgahını oraya taşıyamayacağını, kendilerine kira sözleşmesi ve yeni vergi levhasını ibraz edebileceğini bildirdiğini, davalının ısrarla ikametgah talebinde bulunduğunu, müvekkilinin aboneliği sonlandırmak yönünde talimat vermek zorunda kaldığını, davalının davaya konu abonelik sonlandırdıktan sonra düzenlediği 30.04.2025 tarihli ve ---------- numaralı faturada müvekkiline 3.074,00 TL “Kampanya İptal Bedeli” yansıtmış ve bu tutarı tahsil ettiğini, ancak davalı tarafından fiber internet hizmetini yeni adreste sağlayamaması nedeniyle sona erdiğini, buna rağmen karşı tarafın müvekkilden "taahhütten cayma bedeli (cezai şart) veya kendi adlandırdıkları şekilde “Kampanya İptal Bedeli” talep etmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu hususta tüketici hakem heyetine başvurulduğunu, -------- İlçe Tüketici Hakem Heyeti, --------- sayılı ve 20.05.2025 tarihli kararında "söz konusu başvuru bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucu, ilgili hizmet / ürünün ticari işletme adına faturalandırıldığı, 6502 sayılı TKH Kanun Madde 3 (k) (l) bendi "k) Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi," "l) Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi," hükmü yer aldığı, bu nedenle 6502 sayılı Kanunun kapsamı dışında kaldığı, ilgili müracaatın Ticaret Mahkemelerine yapılması gerektiği anlaşılmaktadır." gerekçesiyle "tüketici talebinin görev yönünden reddine" karar verildiğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkilinden haksız ve hukuka aykırı bir şekilde tahsil edilen 3.074,00 TL taahhütten cayma bedeli (cezai şart) veya “Kampanya İptal Bedeli”nin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müvekkiline iadesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. Maddesi uyarınca "(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, (...) öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. (...)"6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1-3. maddesi uyarınca "(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. (...) (3) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. (...)"Mahkememizce yapılan değerlendirmede, yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca bir davanın ticari dava olarak nitelendirilebilmesi ve asliye ticaret mahkemelerinde görülebilmesi için her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) veya TTK'da (veya maddede sıralanan) hususlardan doğması (mutlak ticari dava) gerektiği, eldeki davanın internet abonelik sözleşmesinden kaynaklanan istirdat davası olduğu, bu sebeple mutlak ticari dava olmadığı, bu sebeple davanın ticari dava olarak nitelendirilebilmesi için her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması gerektiği, bu sebeple ancak davacının tacir ve işletmesinin ticari işletme olarak kabul edilmesi halinde davanın ticari dava olacağı, davacının internet aboneliğini hukuk bürosu için yaptırmış olması, hukuk bürosunun ticari işletme olarak nitelendirilemeyecek olması ve yine davacının avukat olması nedeniyle tacir olarak kabul edilemeyeceği, tüm bu sebeplerle davanın ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve abonelik sözleşmesinden mesleki amaçla yapılması nedeniyle tüketici mahkemelerinin de görevli olmayacağı, bu durumda genel görevli mahkemeler olarak asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu kanaatine varılmış, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, ----------- Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunun TESPİTİNE,
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca; görevsizlik kararının süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın ---------- Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yukarıda hüküm fıkrasında belirtilen süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair resen karar verilmesine,
4-Esasın bu şekilde kapatılmasına,
5-Harç ve yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile---------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/10/2025