T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/618 Esas
KARAR NO: 2025/759
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 16/07/2025
KARAR TARİHİ: 01/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili 16/07/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ...'ın, işçilik alacaklarının tahsili amacıyla -------- Esas sayılı dosyası üzerinden açılan davada verilen karar istinaf mahkemesince bozularak yerel mahkemeye tekrar gönderilmiş, yerel mahkeme de --------- Esas sayılı dosya ile yeniden dosya açarak 19/06/2025 tarihli duruşma zaptı ile "Kaldırma ilamı doğrultusunda davacı vekiline terkin olunan davalı olarak gösterilen ... hakkında ihya davası açmak üzere dört haftalık süre verilmesine," şeklinde ara karar kurarak taraflarına süre verilmiş olup işbu ara kararı yerine getirdiklerini, dolayısıyla, ...'ne yönelik olarak, şirketin ihyasını sağlamak amacıyla işbu davanın açılması zarureti doğmuştur. İşbu dava ile ihyasını istedikleri ... adlı şirketi, ticaret sicilinden 26/04/2022 tarihinde ticaret sicilinden terkin edilmiş olup ticaret sicil adresinden terkin edilmeden önceki adresi "-------- Mah. -------- Sk. No:--------- İç Kapı No:------- ----------. Huzurdaki dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK 547 maddesi’nin 1.fıkrasında “Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.” denilmek suretiyle alacaklıların şirketin ihyasını talep edebileceğini düzenlemiştir. Ek tasfiye sadece tasfiyenin kapanmış olmasına rağmen halen alınması zorunlu ek tedbirlere gereksinim duyulması halinde söz konusu olabilir. Zorunluluk yoksa ek tasfiyeye gidilemez. Bu hüküm bağlamında şirketin yeniden sicile kaydedilmesini ve ek tasfiye yapılmasını zorunlu kılabilecek durumlar TTK 547.maddenin gerekçesinde açıkça belirtilmiştir. Buna göre; “Şirketin yararına sonuç doğuracak bir davanın açılması, şirketin bir davada davalı olarak bulunması veya aleyhine icra takibi yapılması söz konusu” ise ek tasfiye yoluna gidilebilecektir.--------- kararında; “X ihtilaflı alacakların depo edilmemiş olduğu gerekçesiyle, alacaklıların alacaklarını alabilmesi için TTK 547. maddesi gereği davalı şirketin yeniden ticaret siciline tescili talebi yerinde görülerek, davanın kabulü ile--------- İcra Müdürlüğü’nün ---------, ---------, --------, ---------İcra Müdürlüğü’nün -------- ve --------- Esas sayılı icra takip dosyalarının yürütülüp sonuçlandırılması ve infazı işlemleri ile ilgili ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere, İ.. M.’nün---------- sicil numarasında kayıtlı davalı -------- Şirketi’nin TTK. 547. maddesi uyarınca yeniden ticaret siciline tesciline, ek tasfiye işlemlerinin önceki tasfiye memuru X tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı tasfiye memurunun bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ……….. oybirliğiyle karar verildi.” Dolayısıyla gerek kanunun lafzında gerekse Yargıtay kararlarından görüldüğü üzere tasfiye işlemlerinin eksik olması halinde şirketin ihyasının mahkemeden talep edileceği açık olup somut olayda da sicilden terkin edilen şirketin üye işyeri borçlarının tamamının ödenebilmesi için şirketin ihyası gerekmektedir. İhyasını istediğimiz şirket, genel kurul kararına binaen ticaret sicilinden terkin edilmiştir. Bu genel kurul toplantısında tasfiye kurulu teşkil edilmiş ve tasfiye kurulu üyeleri olarak münferiden temsile yetkili ... başkan olarak seçilmiştir. Başkan olan şahsa birlikte husumet yönetilmiştir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğinin sona ermesinden söz edilecektir. Dosya arasına celbedilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği, şirketin --------- Esas ve --------- Esas sayılı dosyasında davalı olarak ekleneceği, dava terkinden sonra açılmış olsa da alacağın terkinden evvel doğduğu ortadadır. Davanın sonlandırılabilmesi için tarafımıza ihya talebinde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece tarafımıza kesin süre verilmiş olup işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olmuştur. Bu kapsamda, müvekkilinin alacağına kavuşabilmesi adına ve mahkemece kurulan ara kararın yerine getirilmesi ve davanın yürütülebilmesi adına, ticaret sicilinden terkin edilen ---------- Şirketi'nin ihyasını mahkemeden talep etme zarureti doğmuştur. Başka iki müvekkilin aynı konuyla ilgili olarak davalı ...'ne yönelik ------- Esas sayılı dosyası ile ikame etmiş olduğu ihya davası bulunmaktadır. İşbu dosya ile görülen yargılama halen devam etmektedir. Usul ekonomisi açısından işbu dosyaların birleştirilmesini talep ettiğinden bahisle ...nün sicilinde kayıtlı ... unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, ihyasına karar verilen tüzel kişiliğin temsili adına uygun görülecek şeklinde yeni veya eski tasfiye kurulu veya tasfiye memuru atanmasına, bu kararın ---------- ilan edilmesine, işbu dosya ile ----------- Esas sayılı dosyanın birleştirilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili 25/07/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; ---------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, ticaret siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirir ve sonuca bağlar; yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, "..Sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. Tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir.Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır." (TTK.m. 32). Yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verir. Aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek reddeder. 2. Tasfiye Sürecinde Yetki Ve Sorumluluk Şirket “Tasfiye Memuru”ndadır. Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu gerektirir. Tasfiye memurları alacaklıların haklarını korumakla görevlidir (6762 Sayılı TTK m. 224 ve 6102 sayılı TTK m. 285). Henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerekmektedir (6762 Sayılı TTK m. 445 ve 6102 sayılı TTK m. 541). Bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebilir. Tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesi mümkün değildir. TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğü tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapmış olup, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesi kanuna aykırı olacaktır. Nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğu düzenlenmiştir (TTK m. 553). Buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmamaktadır. 3. Mahkemece, Dava Konusu Şirketin Ek Tasfiyesine Karar Verilmesi Durumunda TTK M. 547/2 Gereğince Tasfiye Memuru Atanması Zorunludur. TTK m. 547/2'ye göre, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi durumunda şirketin ek tasfiye amacıyla ticaret siciline yeniden tescili ile birlikte bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerekir. Zira Kanun'un gerekçesinde de ifade edildiği üzere, önceki tasfiye memurlarının görevi terkin işlemiyle birlikte son ermektedir. "...dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 547/2. maddesi 'Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.' hükmünü haiz olup, mahkemece, şirket ihyasına karar verilmesinin yanısıra 6102 sayılı TTK'nın 547/2. maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması ile tescil ve ilanı gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir." --------- sayılı ilâmı. Bir başka husus olarak da, ek tasfiye kapsamındaki işlemlerin gerçekleştirilmesi maksadıyla atanacak tasfiye memurunun/memurlarının TTK m. 536'da düzenlenen şartları haiz olması gerekmektedir. Buna Göre; Mahkemece Atanacak Temsile Yetkili Tasfiye Memurlarından En Az Birinin Türk Vatandaşı Olması Ve Yerleşim Yerinin -------- Bulunması Şarttır (TTK M. 536/4). "...mahkemece, tasfiye memuru olarak re'sen seçilen K1'in atanmasına karar verilmişse de dosya kapsamından adı geçenin tasfiye memuru olarak atanmak için yasada belirtilen şartlara haiz olup olmadığı belli olmadığı gibi, kimlik bilgileri de dosya içeriğinden anlaşılamamıştır. Mahkemece, bu açıklanan hususlar açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir." ----------- sayılı ilâmı. "6102 sayılı Kanun'un 536 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına göre, tasfiye işlerinin sağlıklı yürütülebilmesi için tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması, bu kişinin --------- yerleşim yerinin bulunması ve şirketi temsile yetkili olması önemli bir gereklilik olup, aranan bu kanuni şartların tümünün aynı kişide gerçekleşmesinde zorunluluk bulunduğu, eldeki davada ise ek tasfiye işlemlerini gerçekleştirmek üzere tasfiye memuru olarak atanan ---------- dosyada yer alan belgelerden ------- uyruklu olduğu görülmekle; öncelikle adı geçenin --------- vatandaşlığının bulunup bulunmadığı ile bulunuyorsa diğer şartları da taşıyıp taşımadığı araştırılarak, gerekli tüm koşulları sağlamadığının anlaşılması durumunda, adı geçenin yerine anılan kanun maddesindeki şartların tümünü birlikte taşıyan başka bir kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir." --------- sayılı ilâmı. 4. Müvekkili Davanın Açılmasına Sebep Olmamıştır, Bu Nedenle “Yargılama Giderleri” Ve “Vekâlet Ücreti”nden Sorumlu Tutulamaz. Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmamıştır. Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurlarıdır. Bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkil, “yargılama masrafları”ndan sorumlu tutulamaz. Davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal hasım" konumunda bulunan müvekkil aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemez. "...her ne kadar husumet Ticaret Sicili Müdürlüğüne yöneltilmeli ise de, ortaya çıkacak yargılama giderleri Ticaret Sicili Müdürlüğüne yüklenemez. Çünkü Ticaret Sicili Müdürlüğü sadece yasal hasım konumundadır ve davanın açılmasına da sebep olmamıştır." ----------, Anonim Ortaklıkta Ek Tasfiye (İhya), ----------, 2015, s. 95. "...ihya [ek tasfiye] davasında husumet, ilgili ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmiş ise de, yargılama giderlerinin yasal hasım niteliğindeki ticaret sicil müdürlüğüne yükletilmesi doğru değildir." -------- sayılı ilâmı .--------- ve --------- "Davalı ... sicil memurluğunun yasal hasım olduğu, tasfiye işlemlerinde her hangi bir yetki ve sorumluluğunun bulunmadığı, davanın açılmasına ticaret sicil müdürlüğünün sebep olmadığı anlaşılmakla, mahkemece verilen karar yerinde olup DAVACI VEKİLİNİN HER İKİ DAVALIYA KARŞI DAVANIN KABULÜNE KARAR VERİLMİŞ OLUNMASINA RAĞMEN, DAVALI ... SİCİL MÜDÜRLÜĞÜ ALEYHİNE VEKALET ÜCRETİ VE YARGILAMA GİDERİNE HÜKÜM EDİLMEDİĞİNE YÖNELİK İSTİNAF SEBEBİ YERİNDE GÖRÜLMEMİŞTİR. ------- ilâmı ve "DAVALI ... SİCİL MÜDÜRLÜĞÜ İSE OLAĞAN TASFİYE SONUCU TERKİNİN GERÇEKLEŞTİĞİ HALLERDE TASFİYENİN TAM OLARAK YAPILDIĞINI DENETLEME İMKANI VE TASFİYE SÜRECİNE DAHİL OLMASI MÜMKÜN OLMADIĞINDAN YASAL HASIM OLDUĞUNUN KABULÜ YERLEŞİK YARGI UYGULAMASIDIR. DAVALI ... SİCİLİ MÜDÜRLÜĞÜ ALEYHİNDE YARGI GİDERİ VE VEKALET ÜCRETİ TAKDİRİNE YER OLMADIĞINA KARAR VERİLMESİNDE İSABETSİZLİK YOKTUR." --------- sayılı ilâmı. "Davacı vekili yargılama giderinin davalı ... Sicili Müdürlüğü'nden tahsilini talep etmekte ise de; terkin sebebinin TTK nın geçici 7.maddesine dayalı olarak yapılmadığı, olağan tasfiye süreci sonunda sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmaktadır. Olağan tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurlarıdır. Bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan davalı ... Sicil Müdürlüğü “yargılama masrafları”ndan ve davacının vekalet ücreti talebinden sorumlu tutulamaz. Davanın açılmasına sebebiyet vermeyip davanın niteliği gereği “yasal hasım” konumunda bulunan sicil müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinden davacı vekilinin yargı giderinin davalı ...'nden tahsiline karar verilmesi gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir. DAVALI ... SİCİL MÜDÜRLÜĞÜ İSE OLAĞAN TASFİYE SONUCU TERKİNİN GERÇEKLEŞTİĞİ HALLERDE TASFİYENİN TAM OLARAK YAPILDIĞINI DENETLEME İMKANI VE TASFİYE SÜRECİNE DAHİL OLMASI MÜMKÜN OLMADIĞINDAN YASAL HASIM OLDUĞUNUN KABULÜ YERLEŞİK YARGI UYGULAMASIDIR. DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN SUNULAN EMSAL KARARLAR İSE, OLAĞAN TASFİYE SÜRECİ SÖZ KONUSU OLMADIĞINDAN ELDEKİ DAVA EMSAL NİTELİKDE DEĞİLDİR." -------- sayılı ilâmı olduğundan bahisle yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; müvekkili müdürlük yönünden davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı / Tasfiye Memuru ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 1- Dava Hakkındaki Genel Değerlendirmeler Dava konusu olan ihya talebi, --------- Şti. hakkında açılmıştır. İhya davası, iflası veya tasfiyesi gerçekleşmiş olan bir şirketin yeniden faaliyete geçirilmesi amacıyla açılmaktadır. Ancak, bahse konu şirketin tasfiye süreci tamamlanmış, --------Noterliğinin 03.05.2023 tarih, --------- sayı ile tasdikli, 02.05.2023 tarihli 2 Sayılı Genel Kurul Kararıyla tescil edilmiş ve ...nce 08.05.2023 tarihinde Türk Ticaret Kanununa uygun olarak terkin edilmiştir. Bu nedenle şirketin mevcut durumu ve finansal yapısı dikkate alındığında, ihya talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğu izahtan varestedir. 2- Şirketin Mevcut Durumu Ve Tasfiye Süreci Davalı -------- Şti.'nin tasfiye süreci tamamlanmıştır. Tasfiye işlemleri tüm yasal düzenlemelere uygun olarak yapılmıştır. Şirketin malvarlığı, borçları ve alacakları göz önünde bulundurularak yapılan tasfiye işlemlerinde herhangi bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Şirketin Ticaret Sicil Kaydı, ...ne ibraz edilen belgelere istinaden ve Türk Ticaret Kanununa uygun olarak terkin edilmiştir. 3- İhya Talebinin Hukuki Dayanağı Ve Geçerliliği Davacı yanın ihya talebinin yasal bir dayanağı bulunmamaktadır. Davalı -------- Şti.'nin malvarlığı tüketilmiş, aktif faaliyet gösterebilecek ekonomik potansiyelden yoksundur. Bu nedenle davacının ihya talebinin reddi gerekir. 4- Tasfiye Sürecine İlişkin Beyanlar Müvekkili, davalı ------- Şti.'nin tasfiye memuru olarak süreçte yer almıştır. Davalı şirketin mevcut durumda yeniden faaliyete geçirilmesi için gerekli koşullar mevcut olmadığı için şirketin ihyasının mümkün olmadığı su götürmez bir gerçektir. Davalı şirketin finansal durumu, tasfiye sürecinin tamamlanmış oluşu, Ticaret Sicil Kaydı'ndan terkin işleminin yapılmış olması şirketin yeniden faaliyete geçmesine engeldir. Öte yandan müvekkilinin tasfiye sürecindeki sorumluluğu, şirketin yönetim ve temsil organı olarak tasfiye işlemleriyle sınırlıdır. Müvekkilinin tasfiye işlemlerinde kusuru yoktur. Mahkemedeki işbu davanın açılmasında da müvekkilinin kusuru yoktur. Bu nedenle davacı yanın ihya talebi hukuki dayanaktan yoksundur. Talebin ve neticeten davanın reddi gerektiğinden bahisle davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava konusu ---------- Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacısının ..., davalılarının ... ve ----------Ş. olduğu, davanın konusunun Alacak (İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan) ve dava tarihinin 18/06/2018 olduğu, mahkemenin 19/06/2025 tarih ve 1 numaralı celsesi iki numaralı ara kararında "2-Kaldırma ilamı doğrultusunda davacı vekiline terkin olunan davalı olarak gösterilen ... hakkında ihya davası açmak üzere dört haftalık süre verilmesine," kararı verildiği görülmüştür.
Ticaret sicil kayıtları incelendiğinde; ... isimli şirketin ---------- 08/05/2023 tarih -------- sayı ----------- sayfasında yayınlanan ilan ile ticaret sicilinden 02/05/2023 tarihinde terkin olduğu anlaşılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nun 547. maddesinde; Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği 08/05/2023 tarihinde tescil edildiğinden ticaret sicili kaydının terkin edildiği, tasfiyenin sona erdiği tarihten önce dava konusu şirket aleyhinde açılan derdest dava bulunduğu, davanın sonuçlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yararın bulunduğu anlaşılmaktadır.
HMK'nın 326 (1) maddesi uyarınca; Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiye sürecinde tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumludur. Dava konusu şirket hakkında derdest dava varken tasfiyenin sonuçlandırıldığı anlaşıldığından tasfiye memuru yargılama giderlerinden sorumludur. Yasal hasım olan davalı ...'nün yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı anlaşılmıştır. TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve son tasfiye memurunun ek tasfiye için atanmasına karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile,
1-...'nün -------- sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye olan --------- Şirketi'nin ---------- Esas sayılı dava dosyasına münhasıran, yargılama ile icra ve infaz işlemleri tamamlanana kadar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547 nci maddesi uyarınca ŞİRKETİN EK TASFİYE İÇİN YENİDEN TESCİLİNE,
2-Son tasfiye memuru ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına,
3-Kararın ...'nde tescil ve ilanına, ilan işlemlerinin davacı tarafından yapılmasına,
4-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından bakiye harç alınmasına yer olmadığına,
5-Davacı tarafça yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç ve 305,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.536,30 TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2025