T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/310 Esas
KARAR NO: 2025/949
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/04/2025
KARAR TARİHİ: 18/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin --------- önde gelen tekstil perakendecilerinden biri olduğu, müvekkili şirketin satışını yaptığı markalara ilişkin mağaza içinde yer alan mobilya teslimlerine dair davalı tarafından gerçekleştirilen işlerde, teslim edilen mal cinsi kırılımlı bir şekilde ya da tek satırda "%18'li satışlar - %20'li satışlar" şeklinde yer aldığı, faturalarda tek satırda bu şekilde açıklama olduğunda fatura ekinde teslim edilen mal/hizmet cinsinin listelendiği, ya daaçıklamalar kısmının yanında mobilya çeşitlerinin listelendiği, gerek mağazalarda teslim edilen ürünler, gerekse fatura ekinde belirtilen kalemler incelendiğinde, ahşap ve metalden üretilen ve mobilya niteliğinde olan bütün ürünlerin (raf-masa-askı-stant-dolap) 418 07.07.2023 tarihinden sonra da %20 KDV oranı ile faturalandırıldığının tespit edildiği, güncel KDV oranlarının yer aldığı 24/12/2007 tarihli, --------- sayılı Güncel KDV Oranları Mal Ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin Karar (11) sayılı listede %8- %10 KDV oranı hesaplanması gereken mal hizmetlerin listelendiği, bu listenin 33. Sırasında 30.12.2019 tarihli ve --------- sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetvelinin Tarife istatistik pozisyonunda olanların %8 - %10 oranında KDV'ye tabi olduklarının belirtildiği, dolayısıyla mağazalarda kurulumu/teslimi gerçekleştirilen fatura konusu ürünlerin %8-%10 KDV oranı üzerinden KDV'ye tabi olması gerektiği, KDV oranının davalı tarafından hatalı uygulanması nedeniyle %8-%10 doğru oranı üzerinden hesaplandığında, müvekkili şirketin davalıya 5.559.357,00 TL fazladan ödeme yapmak zorunda kaldığının anlaşıldığı, bu hususta davalıya------- Noterliğinin 10.02.2025 tarih ---------yevmiye numarası ile ihtarname keşide edildiği ve fazla fatura ve ancak davalının cevabı ihtanmamesinde muhatabın tahsil edilen KDV'nin iadesinin talep edildi; kendileri olmadığı yolunda mesnetsiz cevaplarla yetindiği, müvekkile herhangi bir ödeme yapmadığı, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği başlıklı Tebliğ'in 1.1.2. Fazla veya Yersiz Hesaplanan ve Hazineye Ödenen Verginin İadesi başlıklı kısmında; “Kural olarak, fazla veya yersiz hesaplanan vergi bulunması durumunda, gerek satıcı gerekse alıcı nezdinde işlemin KDV uygulanmadan önceki hale döndürülmesi esastır. Fazla veya yersiz olarak hesaplanan vergi, öncelikle satıcı tarafından alıcıya iade edilecektir." düzenlemesinde bu hususun açıkça ifade edildiği, davalının müvekkilden hatalı olarak tahsil ettiği KDV tutarlarının müvekkile iade etmesi gerektiğinin açık olduğu, davalının KDV oranını hatalı uyguladığından davalı şirketin müvekkilinden 5.559.357,00 TL. tutarında fazla ödeme tahsil ettiği ilgili tutarın davalıdan tahsili için icra takibi başlatıldığı, ancak davalı borçlunun 24.02.2025 tarihli dilekçesi ile borca itiraz ettiği, takibin durdurulması üzerine, arabulucu başvurusu yapıldığı, arabulucu sürecinde deödeme yapılmaması üzerine huzurdaki davayı ikame etme zorunluluğu doğduğu, yukarıda arz ve izahına çalışılan nedenlerle, takibe vaki itirazın iptali ile davalının haksız ve ki niyetli itirazı nedeni ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalıya tahmil edilmesine fazlaya dair her türlü hakkı saklı kalmak kaydı ile karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı şirkete 14 yılı aşkın bir süredir anahtar teslim usulü mimari proje, danışmanlık, inşaat işleri, alçıpan, cephe, duvar, tavan, hareketli ve sabit mobilya ile sanayi tipi malzemelerin üretimi, nakliyesi, anahtarteslim montajı şeklindeki genel taahhüt işlerini üstlendiği, müvekkilin davacının bağlı olduğu ---------- grubuna ait --------- gibi mağazaların yurt içindeki onlarca, belki yüzden fazla işyerini kaba inşaat halinden alıp açılışına kadar olan bütün mimari, çizim, duvar, tavan, alçıpan, mobilya, askı, raf, metal işlerinin üretimi, montajı ve anahtar teslimi şeklindeki genel taahhüt işlerini çok uzun bir süre boyunca layıkıyla yerine getirdiği, davacı, 2024 yılından beri --------- grubu bünyesindeki -------- ve -------- ülkelerindeki mağazalarından kalan 834.000-USD'lik faturalı borcunu müvekkiline ödemek istemediği için kötü niyetle işbu davayı ikame ettiği, müvekkil şirket uhdesinde tutulan bir KDV meblağı olmadığı, tüm tutarların vergi dairesine ödendiği ve hazineye intikal ettiği, KDV iadesi talebinin müvekkil şirkete karşı ileri sürülemeyeceği, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, müvekkil şirketin davacı şirkete sunduğu hizmetin anahtar teslim - genel taahhüt usulü mimari çizim, projelendirme, ölçülere göre özel mobilya, duvar, cephe, alçıpan, asma tavan gibi inşaat işleri ile raf, resepsiyon, kasa gibi ticari mağazalarda kullanılan hareketli ve sabit mobilya üretimi, nakliyesi ve yerinde montajı olmak üzere bir genel taahhüt işi olduğu, anlaşılacağı üzere, müvekkil tarafından davacıya verilen hizmetlerin bir bütün olarak anahtar teslim şeklinde verildiği, davacı şirketin ileri sürdüğü üzere bazı faturalarda malzeme ve hizmetler kalem kalem şeklinde girilmişse de hepsinde yasal olarak uygulanması gereken KDV oranının uygulandığı, Gelir İdaresi Başkanlığı'nın yerleşik uygulamalarına istinaden, paket halinde bir bütün olarak verilen hizmetlerde yahut anahtar teslim hizmetlerde uygulanacak olan KDV oranı değişiklik öncesi %18, güncel olarak da %20 şeklinde olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı'nın özelgeleri ve uygulamaları çerçevesinde karma nitelikteki teslim ve hizmetlerde en yüksek KDV oranı uygulanmakta olduğu, nitekim, ----------) - E.-------- sayılı bir özelgede: "Muhtelif KDV oranları içeren imalatların toplu olarak montajının yapıldığı işlerde (hakediş ödemelerinde) uygulanması gereken KDV oranı hakkında hakediş ödemelerinin genel oranda %18 KDV'ye tabi tutulması" gerektiğinin bildirildiği, yine, -------- sayılı bir diğer özelgesinde, farklı KDV oranlarına tabi olan çok sayıdaki ürünün bir paket halinde satışında da ilgili paket içerisindeki en yüksek KDV oranına sahip ürünün matrahının esas alınacağı, diğer tüm ürünlere aynı KDV oranının tatbik edilmesi gerekeceğinin defaatle belirtildiği, müvekkilinin davacıya ait tüm mağazalarda anahtar teslim çalışmış olduğundan, faturalarda uygulanan KDV oranının doğru olduğu, davacı taraf dava konusu edilen faturalara basiretli bir tacir olarak yasal süresi içinde itiraz edebilecekken herhangi bir itiraz ileri sürmediği, ödeme yaparken de hiçbir ihtirazı kayıt düşmediği, yukarıda izah edilen nedenler ve Mahkemece resen gözetilecek nedenlerle, davanın öncelikle Gelir İdaresi Başkanlığı ile --------- Vergi Dairesine ihbar edilmesine, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, davacı aleyhinde kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle; --------- Vergi Dairesi Müdürlüğünün --------- vergi kimlik numaralı mükellefi ---------Ş. tarafından ---------- Vergi Dairesi Müdürlüğünün ---------- vergi kimlik numaralı mükellefi --------- Şti.'ye karşı açılan itirazın iptali davasında; Davaya konu anlaşmazlıkta davalı şirketin, anahtar teslim usulü mimari proje, danışmanlık, inşaat işleri, alçıpan, cephe, duvar, tavan, hareketli ve sabit mobilya ile sanayi tipi malzemelerin üretimi, nakliyesi, anahtar teslim montajı şeklindeki genel taahhüt işlerini üstlenmiş olduğu, davacı şirkete %18 ve %20 KDV oranlarından faturakestiği; davacı şirketin ise %8 ve %10 KDV oranları üzerinden fatura kesilmesi gerektiğinden bahisle fazladan kesilen tutarlar için icra takibi başlattığı ve davalı şirket tarafından yapılan itiraz üzerine işbu itirazın iptali davasını açtığının anlaşıldığı, ayrıca, mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dâhilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, --------- sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (1) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (1) sayılı listenin 33'üncü sırasında, Gümrük Tarife istatistik Pozisyon (GTİP) numaraları itibariyle sayılan çeşitli mobilya teslimleri için KDV oranı %8 olarak belirlenmiş olup, mezkûr sıra kapsamındaki ürünlerin teslimi niteliğinde bir işlem olmayan mobilya ve ahşap işlerinin yapımına yönelik taahhüt işlerinde genel oranda (%18) KDV uygulanması gerekmektedir. Buna göre, mobilya teslimi niteliğinde olmayan mobilya ve ahşap işlerinin yapımına yönelik taahhüt işlerinde KDV değişikliği öncesi %18, sonrası %20 oranında KDV uygulanması ve bu işlerin KDV Genel Uygulama Tebliğinin (V/C-2.1.3.2.1.) bölümü kapsamındaki yapım işleriyle ilgili olması halinde (4/10) oranında tevkifata tabi tutulması gerektiği, yukarıda açıklanan nedenlerle, anlaşmazlığa konu hizmet teslimine ilişkin faturalarda uygulanan KDV oranları doğru olup davanın reddi gerektiği, yukarıda arz edilen ve Mahkemece resen nazara alınacak nedenlerle, haksız ve mesnetsiz açılmış olan davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
Davacı vekilinin 18/11/2025 tarihli sulh dilekçesi sunduğu, dilekçede karşı tarafla sulh olunmakla karşılıklı olarak bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını, bu kapsamda dosyanın sulh ile kaydının kapatılarak artan masraf ve harcın vekil olarak UYAP'ta kayıtlı ibanlarına iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin 14/11/2025 tarihli sulh dilekçesi sunduğu, dilekçede karşı tarafla sulh olunmakla karşılıklı olarak bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını, bu kapsamda dosyanın sulh ile kaydının kapatılarak artan masraf ve harcın vekil olarak UYAP'ta kayıtlı ibanlarına iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Yargılama devam ederken taraflar sulh olduklarını ve dosyanın kaydının kapatılmasını talep etmişlerdir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Sulh başlıklı 313 ncü maddesi "(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir.", Sulhun zamanı başlıklı 314 üncü maddesi "(1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (2) (Ek:22/7/2020-7251/30 md.) Sulh, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar verilir. (3) (Ek:22/7/2020-7251/30 md.) Sulh, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı sulh hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir.", ve Sulhun etkisi başlıklı 315 inci maddesi "(1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. (2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir." hükmünü düzenlemiştir.Dava konusu ihtilafın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıklardan olduğu ve sulh oldukları anlaşıldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek sulh çerçevesinde davanın sona erdirilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 67.143,14 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 66.527,74 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,
4-Taraf vekillerinin talebi olmadığından vekalet ücreti konusunda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddesi ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenecek 3.066,00 TL arabuluculuk ücretinin 1.533,00 TL'sinin davacıdan, 1.533,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yokluğunda oy birliğiyle verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 18/11/2025