T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(Asıl Dava-Esastan Ret)
(Birleşen Dava-Kısmen Kabul/Kısmen Ret)
ESAS NO: 2023/776 Esas
KARAR NO: 2025/1058
---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin --- Esas sayılı asıl davası
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/09/2023
---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı birleşen davası
DAVA: İtirazın İptali (Şirket Yöneticisinin Sorumluluğu)
DAVA TARİHİ: 22/05/2024
KARAR TARİHİ: 16/12/2025
-------- sayılı görevsizlik kararıyla mahkememize gönderilen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ------ tutarında vergi ve ----borçları müvekkili tarafından ödendiğini, bu şirketlerin %50 ortağı ve/veya yönetim kurulu üyesi olan davalı borçlu ---- rücuen tahsili için ------- Esas sayılı dosyasıyla takip yapıldığını, borçlunun haksız itirazı üzerine takip durduğunu ve işbu itirazın iptali davasını açtığını, ---- şirket ortakları ve ---- ise yönetim kurulu üyelerinin şirketin vergi ve----- borçlarından müteselsilen sorumlu olduklarını, davalı ------ belirtilen şirketlerin %50 ortağı ve/veya yönetim kurulu üyesi olduğunu, yine bu şirketlerin %50 ortağı ve/veya yönetim kurulu üyesi olan davacı ile birlikte bu şirketlerin ödenen vergi ve ------ borçlarından yarı yarıya sorumlu olduğunu beyanla; haklı davanın kabulünü, ---- Esas sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, itirazın kötüniyetli ve takibi sürümcemede bırakmaya yönelik olduğunu, takip rakamının %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı----- cevap dilekçesinde, özetle, davacının kamu borçlarını ödediğinden bahisle kendisine %50 ortağı ve/veya yetkilisi olduğu iddiası ile ödediği rakamın %50'si oranında rücu etmesinin gerek hukuken gerekse somut durum karşısında geçerli olmadığını, davacının hangi şirket için hangi tarihte tahakkuk etmiş kamu borcu için hangi oranda ve hangi hukuki gerekçe ile müvekkiline rücu ettiğini açıklamak zorunda olduğunu, ---- ortaklı bir şirket olduğunu,----- günlü ---------- de açıkça yer aldığı üzere diğer hissedar------- hisselerini devir ve temlik almak sureti ile bu tarih itibarı ile şirkete hissedar olduğunu, davacının ise bu tarih itibarı ile 30 yıllığına şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili müdür olarak atandığını, ----- ortaklı bir şirket olduğunu, davacının diğer ortak ------ şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili müdür olarak atandığını, ---- ortaklı bir şirket olduğunu,-----günlü ticaret sicil gazetesinde de açıkça yer aldığı üzere diğer hissedar ---- hisselerini devir ve temlik almak sureti ile bu tarih itibarı ile şirkete hissedar olduğunu, davacının ise şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili müdür olarak atandığını, ---- ortaklı bir şirket olduğunu, ---- günlü ----de açıkça yer aldığı üzere diğer hissedar ----- hisselerini devir ve temlik almak sureti ile bu tarih itibarı ile şirkete hissedar olduğunu, davacının ise bu tarih itibarı ile 30 yıllığına şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili müdür olarak atandığını, ---- ortaklı bir şirket olduğunu,------ günlü ticaret sicil gazetesinde de açıkça yer aldığı üzere davacının bu tarih itibarı ile 20 yıllığına şirketi diğer ortak ----- birlikte münferiden temsil ve ilzama yetkili müdür olarak atandığını, Tasfiye ----- ortaklı bir şirket olduğunu, şirketin davacı tarafından münferiden temsil ve ilzam edildiğini, kendisinin ----------- herhangi bir hissesi, ortaklığı yahut temsil durumumun bulunmadığını, münferiden temsil ettiği şirketlerin kamu borçlarını hangi şirket için hangi ödemeleri kapsadığını, yetkili olduğu dönemde güncel ödemelerin neden yapılmadığı ve bu bedellerin öncelikle borç yükümlüsü şirketlerden talep edilip edilmediği gibi tüm hususların davacı tarafından açıklanmasının yasal zorunluluk olduğunu, davacının talebinde açıkça kötü niyetli olduğunu, münferiden temsil ve ilzam ettiği şirketleri tamamen kötü yönetimi neticesi tabela şirketine çevirdiğini, kamu borçlarını tahsil edebileceği mal varlığı bulunan şirketlerden talep etmediğini, bir kısım şirketin gelir kaynaklarını da eşine ait şirketlere aktarmak sureti ile gelir elde etmeyen tabela şirketlere çevirdiğini, davacının temsil ve ilzama yetkili olduğu ve şirket gelirleri ile ödemediği kamu borçları nedeni ile ortak sıfatı ile ödemek zorunda kaldığı kamu borçları nedeni ile davacıdan alacağının bulunduğunu, bu alacaklarıyla ilgili olarak takas- mahsup talebi bulunduğunu, muhtelif icra dosyalarında faiz ve masraflar hariç yaklaşık ----- alacağının bulunduğunu, davacının yetkilisi olduğu ve eşinin şirketlerine devretmek suretiyle tabela şirketine çevirdiği ----------- isimli firmanın kamu borçları dışında kalan kişi/firmalara olan borçlarını da ödememesi nedeni ile mal varlığı üzerine konulan ipotekler nedeni ile ciddi bir mağduriyetinin söz konusu olduğunu savunarak; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ---- ESAS ---- KARAR SAYILI DOSYASI
İDDİA:Davacı dava dilekçesi ile; kendisini ve davalı ------- %50'şer pay sahibi ve ayrıca yönetim kurulu üyeleri olduklarını; sözü edilen şirketin ---- yapılandırarak ---- tarihinde ---- ödediğini, şirketin --- nezdindeki borçlarını ----- gereğince yapılandırarak ----tarihinde----- ödediğini; bu ödemelerden davalının 1/2 payına düşen kısmın ödenmesi için----- yevmiyeli ihtarnamesi gönderilip tebliğ edilmesine rağmen ödenmediğini, bunun üzerine ----- Esas ve ----sayılı dosyası ile takiplerinin yapıldığını, yasal süreler içerisinde itiraz üzerine takiplerinin durdurulmasına karar verildiğini, bildirerek, sözü edilen icra takiplerine (3 adet) vaki haksız itirazların iptali ile takiplerin devamına, her bir takip için %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin de çeşitli yapılandırmalar neticesinde ödemiş olduğu ------ sayılı dosyasıyla rücu takibi yaptığını ve ödenmediğinden----- Esas sayılı dosyasıyla itirazın iptali davası açtığını davanın derdest olduğunu, takas ve mahsup definde ve talebinde bulunduklarını, Müvekkilinin banka hesaplarında sorunlar olduğundan zorunlu olarak ------ yıllarında bir çok vergi ödemesi için müvekkilin eşi ------ kredi kartı kullanılarak ödendiğini, ----yılı içinde 39.310,62 TL vergi ödemesi,
---- yılı içinde 40.956,25 TL vergi ödemesi, -----yılı içinde 16.681,95 TL vergi ödemesi yapıldığını, Yine ---- tarihleri arasında --- vergi borçları için 42.882,11 TL ödediğini, alacakların likit olmadığını tazminat koşullarının oluşmadığını ileri sürerek eldeki dava ile ---- esas sayılı dosyası ile birlieştirilmesine dava konusu ödemeler için sözü edilen dosyada takas ve mahsup istemesi gerekirken ayrı bir dava açmakta davacının hukuki yararının bulunmadığı için davanın reddine, yargılama neticesinde dilekçe ve eklerinde belirtili ödemeler nedeniyle takas ve mahsup yapılması gerektiğini
savunmuştur.
DELİLLER:----- Müdürlüğü, ----Müdürlüğü, ---- Müdürlüğü, ----Müdürlüğü, ---- Müdürlüğü, ---- Müdürlüğü,----Mahkemesi, ------ --- Mahkemesi, ---- Başkanlığı, -----l Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı görüldü. Dosyaya -----tarihli bilirkişi raporunun sunulduğu görüldü. Nitelikli Hesaplama Uzmanı Bilirkişi ------- tarafından hazırlanan ----- tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür.
¸¸(...)
¸¸¸(...)
¸¸(...)
¸¸(...)
¸¸(...)
¸¸¸(...)
¸¸¸(...)
¸¸(...)
¸(...)Tarafların itirazlarının giderilmesi amacıyla ek rapor sunulması için dosya tekrar bilirkişiye verilmiştir. Nitelikli Hesaplama Uzmanı Bilirkişi ----- tarafından hazırlanan 19/03/2025 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür. ¸(...)¸¸¸¸Tarafların itirazlarının giderilmesi amacıyla ek rapor sunulması için dosya tekrar bilirkişiye verilmiştir.
Nitelikli Hesaplama Uzmanı Bilirkişi----- tarafından hazırlanan 11/09/2025 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür. ¸¸ (...)¸¸¸¸¸¸¸¸¸¸¸
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Mahkememizin ---- Esas sayılı asıl davası, davacının dava dışı ---------- borçlarını ödemiş olması nedeniyle davalıya %50 oranında rücuuna dair alacağın tahsili için başlatılan ---- sayılı icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. ---- sayılı icra takibi incelendiğinden asıl dava davacısı tarafından davalı aleyhine ---- aşağıdaki şirketlerin % 50 ortağı ve/veya yönetim kurulu üyesi olduğundan; -----------yönetim kurulu üyesi olduğu döneme ilişkin olduğundan, 6183 sayılı Kanunun 35 ve mükerrer 35 nci maddeleri, 213 sayılı Kanunun 10 ncu maddesi, 5510 sayılı Kanunun 88/20 nci maddesi gereğince müvekkilim------ müteselsilen sorumlu olduğundan;Müvekkilim ---- ekli listede dokümü yapılan ------ ödenmiş olan ve makbuzları ilişikte sunulan 577.934,54 TLnin yarısı olan 288.967,27 TLnin takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, takip giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte, kısmi ödemelerin ise öncelikle faiz ve masraflardan mahsubu şekilde hesaplanarak, 6098 sayılı Kanunun 167 ve 168 nci maddeleri, gereğince Şirketlerin % 50 ortağı olan ----- rücuen tahsili talebimizdir. Müvekkilin daha önceki ---- ödemelerine ve her türlü fazlaya ilişkin hakları saklıdır. (TBK 100. Md., ) Uygulanacaktır.Ekli LİSTEDE dokümü yapılan ve------ ödenen borçların YARISI. 288.967,27 TL" alacak sebebine dayalı olarak 288.967,27 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, takibin itiraz üzerine durduğu görülmüştür. Asıl davaya karşı davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmuş, özetle "borçların asıl muhatabının şirket olduğu, önce şirkete başvurulması gerektiği, hangi şirket için hangi tarihte tahakkuk etmiş borcun ödendiğinin açıklanması gerektiği, bu şirketlerdeki hisse oranlı olarak sorumlu tutulması gerektiği, ödenmiş borçların tarafına ihtar edilmediği o yüzden sadece anaparadan sorumlu olduğu, faiz ve cezalardan sorumlu olmadığı, davacının temsil ve ilzama yetkili olduğu ve şirket gelirleri ile ödemediği kamu borçları nedeni ile ortak sıfatı ile ödemek zorunda kaldığı kamu borçları nedeni ile davacıdan alacağı bulunduğu ve bu alacaklarla ilgili olarak takas-mahsup talebinin bulunduğu, bunlara ilişkin takiplerin----- sayılı takipleri olduğu savunulmuştur. ----- Esas sayılı birleşen davası, davacının dava dışı Tasfiye Halinde ------- borçlarını ödemiş olması nedeniyle davalıya %50 oranında rücuuna dair alacağın tahsili için başlatılan ----- sayılı takiplerine vaki itirazın iptali davasıdır. -----Esas sayılı takibi incelendiğinde birleşen davacının davalı aleyhine ---- borcunun ödenmesine dair ------- tutarlı banka dekontları ile 27/07/2023 günlü 26721,95 TL tutarlı banka dekontu." alacak sebebine dayalı olarak ---- asıl alacak -------- tarihinde hissedar olarak tarafımdan ödenmesi neticesi alacağımın semersiz kalması nedeni ile borçlu şirket ortağının hissesi (%50) oranında sorumlu olduğu tutar), 43.012,43 TL asıl alacak -------- borcunun tamamının 29/03/2021 tarihinde hissedar olarak tarafımdan ödenmesi neticesi alacağımın semersiz kalması nedeni ile borçlu şirket ortağının hissesi (%50) oranında sorumlu olduğu tutar), 80.417,11 TL asıl alacak (---- tarihinde hissedar olarak tarafımdan ödenmesi neticesi alacağımın semersiz kalması nedeni ile borçlu şirket ortağının hissesi (%50) oranında sorumlu olduğu tutar) ve 36,24 TL işlemiş faiz (-------- tarihleri arasında işlemiş yasal faiz), 9.131,60 TL işlemiş faiz (----- tarihleri arasında işlemiş yasal faiz) ve 17.072,66 TL işlemiş faiz (----- tarihleri arasında işlemiş yasal faiz) olmak üzere toplam 163.031,01 TL'nin tahsili için takip başlatıldığı, takibin itiraz üzerine durduğu görülmüştür. ------ sayılı takibi incelendiğinde birleşen davacının davalı aleyhine --------- vergi borcunun tamamının hissedar olarak tarafımdan ödenmesi neticesinde alacağımın semersiz kalması nedeni ile borçlu şirket ortağının hissesi %50 oranında sorumlu olduğu tutar" alacak sebebine dayalı olarak 204.249,35 TL asıl alacak ve 38.376,49 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 242.625,84 TL'nin tahsili için takip başlatıldığı, takibin itiraz üzerine durduğu görülmüştür. --------- sayılı takibi incelendiğinde birleşen davacının davalı aleyhine -----vergi borcunun ödenmesine dair 23/02/2021 günlü 41.798,47 TL tutarlı banka dekontu,------ borcunun tamamının hissedar olarak tarafımdan ödenmesi neticesinde alacağımın semersiz kalması nedeni ile borçlu şirket ortağının hissesi %50 oranında sorumlu olduğu tutar" alacak sebebine dayalı olarak 20.899,23 TL asıl alacak ve 3.931,92 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.831,15 TL'nin tahsili için takip başlatıldığı, takibin itiraz üzerine durduğu görülmüştür. Birleşen davada davacı davacı ile davalı ----- üyeleri olduğu, davalının ------ nezdindeki borçlarını 7256 sayılı Yasa gereğince yapılandırarak ----- tarihinde 408.498,71 TL ödediğini, ---- nezdindeki borçlarını 7 256 sayılı Yasa gereğince yapılandırarak----- tarihinde ---- ödediğini,-------- nezdindeki borçlarını 7256 ve 7440 sayılı Yasalar gereğince yapılandırarak -----tarihinde ---- ödediğini, belirtilen iş bu ödemelerden davalı yapına düşen 1/2 payının ödenmesi için ------ yevmiyeli ihtarnamesinin keşide edildiğini, ---------- tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen ödeme yapılmadığını, dilekçenin 2a maddesinde belirtilen ödeme için davalı aleyhine ----- sayılı dosyası ile takinin, 2b maddesinde belirtilen ödeme için davalı aleyhine ------- sayılı dosyası ile takibinin ve 2c maddesinde belirtilen ödeme için davalı aleyhine ---- sayılı dosyası ile takibinin yapıldığını ileri sürmüştür. Davalı tarafça birleşen davaya cevap dilekçesinde asıl davadaki taleplerle birlikte takas mahsup talebinde bulunulduğu görülmüştür. ----- Karar sayılı ilamı uyarınca ----- maddesinin yirminci fıkrası gereğince ------- borcundan dolayı yöneticilerin şirketle birlikte kuruma karşı sorumlu oldukları, vergi borcu bakımından ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un (6183 sayılı Kanun) 35 inci maddesine göre, vergi borcundan asıl sorumlunun şirket olduğu, davacının 6183 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince ancak vergi borcunun kendisinden talep edilmesi ve bu talep sonucunda ödeme yapmak zorunda kalması nedeni ile diğer müteselsil borçlu davalıya rücu edebileceği" içtihat edildiği görülmüştür. Yani ----- borcu bakımından yöneticilerin ve ortakların şirketle birlikte müteselsil sorumlu olduğu, vergi borcunun asıl borçlusunun şirket olduğu ama şirkete takip yapılıp sonuçsuz kalması halinde ortağın/yöneticinin borcu ödemiş olması halinde diğer ortağa hissesi oranında rücu edebileceği, yine şirketi yönetme yetkisi olmayan anonim şirket ortaklarının --- vergi borçlarından şahsi sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı-birleşen davacı------takas mahsup talebine konu edilen (ancak birleşen dava konusu olmayan) ----- sayılı takiplerine konu borç ödendiği ve takiplerin kapatıldığını, bunun dışındaki alacakların (birleşen dava konusu takiplere konu alacakların devam ettiğini beyan ettiği görülmüştür.Tarafların alacak ve borç durumu hesaplanırken eski borç/yeni borç ayrımı yapılmasının hukuka uygun olmayacağı, zira tarafların şirket ortağı olduğunda borçlarıyla şirketin bu hisseleri devir aldığını biliyor olması gerektiği, bu sebeple ortaklık öncesi eski borçlardan da mevcut ortakların sorumlu olacağı kanaatine varılmış,Bu durumda esas dava davalısının Tasfiye Halinde ----- borçlarından şahsi sorumluluğu bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Vergi borcu yönünden idarece taraflara takip yapılıp yapılmadığı ve takip baskısı altında borcun ödenip ödenmediğini hususlarında beyanda bulunmaları için taraflara süre verilmiş, beyanlar dosya arasına alınmıştır.Bu kapsamda yukarıda atıf yapılan ve tespitleri ortaya konulan bilirkişi raporları alınmıştır. Mahkememizce yapılan değerlendirmede, asıl ve birleşen davanın konularının yukarıda ortaya konulduğu şekilde olduğu, tarafların birbirinde takas/mahsup talepleri bulunduğu, bu sebeple alacağı daha düşük olan tarafın alacağının diğer tarafa olan borcu miktarınca sona ereceği, yukarıda ortaya konulan bilirkişi ikinci ek raporunda tespit edildiği üzere, yukarıda ortaya konulan ilkeler ve içtihatlar uyarınca tarafların birbirinden olan alacak borç durumunun
¸şeklinde tespit edildiği, yani davalı-birleşen davacının 405.168,34 TL alacaklı olduğu, davacı-birleşen davalının ise 35.639,29 TL alacaklı olduğu, tarafların takas mahsup talebi bulunduğu, takasın tarafların, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde,
her iki borç muaccel ise mümkün olduğu (TBK 139/1) ve ancak borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesiyle gerçekleşeceği, bu durumda her iki borç, takas edilebilecekleri anda daha az olan borç tutarınca sona ereceği (TBK 143/1), bu kapsamda tarafların birbirinden alacak hakkına sahip olması nedeniyle takas beyanının geçerli olduğu ve sonuç doğurduğu, yukarıdaki tespit de dikkate alınarak davalı-birleşen davacının alacağının, davacı-birleşen davalının alacağı miktarınca sona ereceği, yine takas beyanının daha sonra ileri sürülse bile geriye etkili olarak borcun takas edebileceği anda hüküm ve sonuç doğurması nedeniyle davalı-birleşen davacının alacaklarının asıl dava takip tarihinden önce muaccel olması nedeniyle davacının ------- sayılı icra takibine konu alacağının takip tarihinden önce sona erdiği, bu ----- sayılı icra takibine ilişkin asıl davanın ve gerekçesi aşağıda da açıklanacağı üzere -------- Esas sayılı takibine ilişkin birleşen davanın bu kısmının reddinin gerektiği, tarafların takas mahsup talebi doğrultusunda birleşen davacının alacağının TBK 100, 102/1 ve 143/1 uyarınca ilk muacceliyet tarihine göre ve öncelikle işlemiş faizler yönünden asıl davacının alacağı miktarınca ereceği, bu kapsamda somut olay değerlendirildiği, birleşen davacının ----- tarihinde yapıldığı ve bu tarihte muaccel olduğu, ----- Esas sayılı takibine konu ---- ödemenin ---- tarihinde yapıldığı ve bu tarihte muaccel olduğu,------- Esas sayılı dosyasına konu (bilirkişi daha fazla hesaplamış olması nedeniyle taleple bağlılık ilkesi gereğince) ----- ödemenin----- ödemenin ------ tarihinde yapıldığı ve bu tarihlerde muaccel olduğu, o halde mahsup yapılırken (davacı-birleşen davalının alacağı olan ---- sırasıyla --------Esas sayılı takibine konu (ve bilirkişi ikinci ek raporu ile mahkememizce tespit edilen) 16.471,46 TL alacaktan mahsubunun gerektiği, mahsup ile birleşen davacının bu takipte bakiye alacağının kalmadığı, kalan--------- Esas sayılı takibine konu (ve bilirkişi ikinci ek raporu ile mahkememizce tespit edilen) (ve yukarıda da kanuni gerekçesiyle açıklandığı gibi) 38.376,49 TL faiz alacağından mahsubunun gerektiği, bu durumda anılan takipte birleşen davacının (bilirkişi ikinci ek raporu ile mahkememizce tespit edilen) asıl alacağın yanında bakiye 19.208,66 TL faiz alacağının bulunduğu, bunun neticesinde asıl davacının mahsup edilebilir alacağının bulunmadığı, birleşen davacının ----- Esas sayılı takibi yönünden bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere (taleple bağlılık ilkesi gereğince) tamamen alacaklı olduğu, alacağın likit olması borçlunun itirazında haksız çıkması ve talep bulunması nedeniyle kabul edilen miktarlar üzerinden icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğu kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1a-Mahkememizin --------Esas sayılı asıl davasının REDDİNE,
1b-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
2----Esas sayılı birleşen davasının KISMEN KABULÜ ile,
a)Birleşen dava davalısı borçlu -------- sayılı takibine yaptığı itirazın 113.988,24 TL asıl alacak ve 19.208,66 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 133.196,90 TL yönünden İPTALİNE, takibin takip tarihi itibariyle bu miktarlar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
b)------ Esas sayılı takibi yönünden; kabul edilen alacağın (133.196,90 TL) yüzde 20'sine karşılık gelen 26.639,38 TL icra ve inkar tazminatının davalı ---- alınarak davacı---- verilmesine,
c)Birleşen dava davalısı borçlu ----- sayılı takibine yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA,
d)----- Esas sayılı takibi yönünden; takip konusu alacağın (163.031,01 TL) yüzde 20'sine karşılık gelen 32.606,20 TL icra ve inkar tazminatının davalı ----- alınarak davacı---- verilmesine,
e)------- Esas sayılı takibine ilişkin davanın REDDİNE,
Mahkememizin ------ Esas sayılı asıl davasının yönünden;
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin olarak alınan 3.490,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.874,60 TL’nin hükmün kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
6-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
------ Esas sayılı birleşen davası yönünden;
7-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (296.227,91 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 20.235,32 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 6.138,53 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 14.096,79 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-Davacı tarafça yapılan 6.566,13 TL dava açma masrafı ve 8.619,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 15.185,13 TL yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına (296.227,91/430.488,00) göre 10.449,20 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
10-Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (134.260,09 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilmesi gereken 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/dava değeri oranına (296.227,91/430.488,00) göre 2.477,23 TL’sinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.122,77 TL’sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı birleşen davalı vekilinin ve davalı birleşen davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile---------- Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/12/2025