T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/375 Esas
KARAR NO: 2025/1111
DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/05/2024
KARAR TARİHİ: 24/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili 28/05/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle: Müvekkili Bankanın Harç Muafiyetine İlişkin Açıklama Müvekkili ------ Sayılı Kanun’la eklenen hüküm sonrası --------C) ------ nedeniyle kredi, sigorta ve garanti işlemlerinden doğabilecek zararları Hazinece karşılanır. ---- Bu kapsamda,-------bir önceki yıla ait kâr paylarından ---- isabet eden tutarı, ----olan politik risk alacaklarına mahsup etmeye -------- bağlı olduğu Bakan; bu işlemleri anılan Müsteşarlığın teklifi üzerine gelir ve gider hesapları ile ilişkilendirilmeksizin mahiyetlerine göre ilgili Devlet hesaplarına kaydettirmeye ---- yetkilidir. D) ---------Bankanın her türlü ihtiyatî tedbir, ihtiyatî haciz ve icranın geri bırakılması taleplerinde teminat şartı aranmaz. Bankanın kredilerinin teminatını teşkil eden taşınır ve taşınmaz malların icrada, iflasta veya haricen satışında Banka üzerinde kalması hâlinde satış, devir ve intikal ile ilgili her türlü işlemler, mahkemeler ve icra daireleri nezdinde açacağı dava, takip ve talepler teminattan ve tüm harçlardan; Bankanın ihracatın finansmanına ilişkin açtığı alıcı veya ihracatçı kredileri, ihracatın finansmanı amacıyla ihracatçıların yurt içi ve yurt dışı banka ve finans kurumlarından sağlayacakları krediler için verdiği garantiler, ihracatçıların mal ve hizmet satışını teşvik etmek üzere yaptığı ihracat kredi sigortaları ile yurt dışına yapılacak finansal kiralama işlemlerinin finansmanı ve bu kapsamda verdiği garantiler dolayısıyla lehe aldığı paralar banka ve sigorta muameleleri vergisinden istisnadır." halini almıştır. İlgili kanun hükmü doğrultusunda, müvekkil ------------ türlü yargı harcından muaftır. Açıklamalar: 1-) Davacı sigortacı müvekkili Banka ile davalı arasında ----------- tarihli ----- imzalanmıştır. 2-) Davalı----- yerleşik-------- gerçekleştirdiği ve ihraç edilen ürünleri söz konusu firmanın ---- şubesine teslim ettiği sevkiyatlardan doğan -------- tutarındaki zararı, söz konusu alıcı şirketin vade tarihinde ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle, davalı sigortalı firmanın davacı müvekkili --- kullanmış olduğu riski açık/vadesi geçmiş ---- Kredisi’nden kaynaklı borcuna mahsup edilmek suretiyle ---- tarihinde davacı müvekkili Banka tarafından sigorta poliçesi kapsamında alıcısı tarafından bedeli ödenmeyen sevkiyatlardan kaynaklanan 300.000 EUR tutarındaki alacak tutarı davalı sigortalı firma tarafından davacı müvekkil Banka'ya temlik edilmiştir. Davalıya ödenen/kredi borcuna mahsup edilen tazminat tutarı -----------%90 karşılığıdır) 3-) Davalıya sigorta tazmin ödemesi yapıldıktan ve alıcısı tarafından bedeli ödenmeyen sevkiyatlardan kaynaklanan alacaklar davacı müvekkil Banka'ya temlik edildikten sonra, bahse konu alacakların tahsilinin sağlanması amacıyla dava dışı alıcı şirket nezdinde alacak takibi işlemlerine başlanmıştır. Bu kapsamda, ----- alacak takip firması tarafından, temlik ------davacı müvekkil Banka alacağının tahsilini teminen dava dışı alıcı ---------iletişim kurulmuştur. Söz konusu şirketle yapılan görüşmede, alıcı şirketin yetkilisi tarafından, şirketlerinin polimer ticareti ile iştigal eden yerel bir işletme olduğu, şirketlerinin faaliyet alanı göz önüne alındığında greyder motoru siparişi vermedikleri, sevkiyatlara ilişkin olarak temin edilen-------- ------imza ve kaşenin sahte olduğu, söz konusu malların kendilerine teslim edilmediği, zira---- dışında herhangi bir ticari faaliyetlerinin olmadığı ve ------------ dahil başkaca bir ülkede şubeleri bulunmadığı belirtilmiştir. 4-) Tazminata konu sevkiyatlara ilişkin belgelerin incelenmesi neticesinde, alıcı şirket ile temas kurulan e-posta adresinin (söz konusu e-posta adresi enformasyon şirketleri tarafından teyit edilmiştir) şirketin resmi e-posta adresi olduğu teyit edilememiş, sipariş belgelerinde yer -------alıcı şirkete ait telefon numarasının cep telefonu numarası olduğu tespit edilmiş,------ yapılan araştırmada şirketin, profesyonel, bilimsel ve teknik diğer faaliyetler olarak adlandırılan işlerle uğraştığı ve greyder motoru alımının şirketin sektörü ile ilgili olmadığı anlaşılmış ve şirketin ---------- temsilciliğinin bulunduğuna dair resmi bir bilgi tespit edilememiştir. Bu çerçevede, söz konusu bulguların incelenmesi neticesinde davacı müvekkili Banka tarafından düzenlenen -------------limit düzenlendiği ve bu şirkete gerçekleştirilecek sevkiyatların sigorta kapsamı altına alındığı, bununla beraber sigortalı firma tarafından sevkiyatın bu şirkete yapılmadığı hususu ortaya çıkmıştır. Bu husus, yurtdışında bulunan avukatlar aracılığıyla yapılan tahkikat doğrultusunda da aşikar olmuştur. 5-) Davacı sigortacı müvekkil Banka ile davalı arasında imzalanan ----tarihli poliçenin ------ başlığı altında düzenlenen maddeleri: ------- tarihli poliçenin ----- tazminat ödemesi sonrası tazminattan doğan alacağa ilişkin, a.Sigortalı ve/veya Satıcı’nın, temsilcilerinin, vekilinin, yardımcılarının veya hangi sıfatla olursa olsun sigortalı ve/vey satıcı adına hareket eden herhangi bir gerçek veya tüzel kişinin işbu ----- ihlal ettiğinin ve/veya ----- etkileyen herhangi bir konuda dikkat, özen ve basiret yükümlülüğüne aykırı davrandığının tespit edilmesi, b.Tazminat ödemesinin, işbu Poliçe hüküm ve şartları doğrultusunda yapılmaması gerektiğinin sonradan ortaya çıkması, c.Alıcı tarafından Sigortalı/Satıcı'nın halefi sıfatıyla ---------aleyhine ileri sürülen herhangi bir iddianın mahkeme veya hakem kararıyla kesinleşmiş olması, d.Alıcı'nın iflas, tasfiye, konkordato veya yeniden yapılandırma sürecine girmesi halinde, ------ kaynaklanan nedenlerle yetkili makamın alacak iddiasının tamamını veya bir kısmını reddetmesi nedenleriyle ---- hak kaybına uğraması halinde, ---- tazminat ödemesine ilişkin geri alma hakkını saklı tutar. ---- ödenen tazminatı geri aldığı hallerde,-----tarafından yapılan tazminat ödemesi ile ---- tarafından söz konusu ödemenin tahsili için yapılan masraf tutarlarının, geri ödemenin yapıldığı tarihte geçerli olan ---- alınmak suretiyle hesaplanacak--- karşılığı, tazmin tarihinden itibaren işleyecek -----esas alınarak hesaplanacak azami bir yıllık faizi ile birlikte, Sigortalı tarafından nakden ve defaten derhal iade edilecektir. Bu durumda ------ kendisine ödenmiş olan primleri iade etmeyecektir." hükmünü ihtiva etmektedir. ---- tarihli poliçenin -------olarak sahte veya hileli olduğunu bildiği halde Tazminat Talebi’nde bulunması, sahte veya hileli belge ve araç kullanması halinde------ sorumluluğu doğmamış olacaktır. Bu durumda Sigortalı'nın hiçbir talep hakkı kalmayacağı gibi -------- tarafından yapılan tüm tazminat ödemeleri de, başka bir ihtar veya ihbara gerek kalmaksızın, ödemelerin yapıldığı tarihten geri ödemenin gerçekleştiği tarihe kadar, -------- katı dikkate alınarak hesaplanacak faizi (ceza faizi) ile birlikte Sigortalı tarafından talep tarihinden itibaren en geç 15 Gün içerisinde iade edilecektir. ----- kendisine ödenmiş olan primleri iade etmeyecektir. Bu durumda ----- imzalanmış olan bu Sigorta Sözleşmesi dahil diğer sözleşmeleri de feshedebilir. ------------- Sigortalı'ya yapılan tazminat ödemesi sonrası tazminattan doğan alacağa ilişkin, a.Sigortalı ve/veya Satıcı’nın, temsilcilerinin, vekilinin, yardımcılarının veya hangi sıfatla olursa olsun sigortalı ve/vey satıcı adına hareket eden herhangi bir gerçek veya tüzel kişinin işbu ------ hükümlerini ihlal ettiğinin ve/veya ------- hakkını etkileyen herhangi bir konuda dikkat, özen ve basiret yükümlülüğüne aykırı davrandığının tespit edilmesi, b.Tazminat ödemesinin, işbu Poliçe hüküm ve şartları doğrultusunda yapılmaması gerektiğinin sonradan ortaya çıkması, c.Alıcı tarafından Sigortalı/Satıcı'nın halefi sıfatıyla -------- aleyhine ileri sürülen herhangi bir iddianın mahkeme veya hakem kararıyla kesinleşmiş olması veya söz konusu iddiaların ------------tarafından yargı yoluna gidilmesini gerektirmeyecek şekilde gerçek olduğu hakkında kuvvetli deliller bulunması, d.Alıcı'nın iflas, tasfiye, konkordato veya yeniden yapılandırma sürecine girmesi halinde, Sigortalı ve/veya Satıcı'dan kaynaklanan nedenlerle yetkili makamın alacak iddiasının tamamını veya bir kısmını reddetmesi nedenleriyle ----- hak kaybına uğraması halinde, ----- tazminat ödemesine ilişkin geri alma hakkını saklı tutar. ----- ödenen tazminatı geri aldığı hallerde, ------ yapılan tazminat ödemesi ile -------- tarafından söz konusu ödemenin tahsili için yapılan masraf tutarlarının, geri ödemenin yapıldığı tarihte geçerli olan---- döviz kuru esas alınmak suretiyle hesaplanacak TL karşılığı, tazmin tarihinden itibaren işleyecek --------alınarak hesaplanacak azami bir yıllık faizi ile birlikte, Sigortalı tarafından nakden ve defaten derhal iade edilecektir. Bu durumda ------- kendisine ödenmiş olan primleri iade etmeyecektir." hükmünü ihtiva etmektedir. Ayrıca; ----------başlıklı 2.17 maddesi: --------- ihracata aracılık eden gerçek ve tüzel kişilerin hileli işlem ve eylemlerinden (dolandırıcılık, evrakta sahtecilik, bilişim suçları vb. suçlardan) kaynaklanan zararlardan -------- değildir." hükmünü ihtiva etmektedir. Yine; ------alıcı limit kararlarını Sigortalı’nın alıcı limit başvurusunda sunmuş olduğu Alıcı bilgilerine dayanarak verir. Düzenlenen alıcı limit kararlarının, başvuruda beyan edilen Alıcı’ya ait olduğunun kontrolü, Sigortalı’nın sorumluluğundadır. Bu Poliçe’deki alıcı tanımına uygun olmayan bir alıcı için ------------- düzenlenmiş olması halinde, ilgili sevkiyatlar bu Poliçe kapsamına girmez. " hükmünü, aynı poliçenin 7.3 maddesi ise: "Sigortalı/Satıcı'nın her bir Alıcı'ya yaptığı bir veya birden fazla sevkiyat bedellerinin Poliçe Madde 1'de belirtilen riskler nedeniyle ödenmemesinden doğan zararlarla ilgili olarak --------sorumluluğunun doğabilmesi, sevkiyatların Alıcı Limit Onayı'nda belirlenen şartlara uygun yapılmış olmasına bağlıdır." hükmünü ihtiva etmektedir. ------------- anlamı bakımından “Alıcı”; Sigortalı/Satıcı’nın sevkiyat bedeli alacağını ödemekle yükümlü, merkezi yurtdışında kayıtlı ve yabancı hukuka uygun olarak kurulmuş tüzel kişiliktir. Sigortalı’nın Alıcı Limiti talebi, bu tanıma uygun Alıcı için yapılmalıdır. Kapsama alınacak sevkiyatlara ilişkin ödeme yükümlülüğü olan firmayı tespit ederek sevkiyattan önce---------- belirlediği usuller çerçevesinde Alıcı Limiti başvurusunda bulunmak Sigortalı’nın yükümlülüğü olup, Sigortalı’nın talebi doğrultusunda, bu Poliçe’de tanımlanan Alıcı’dan farklı bir Alıcı’ya Alıcı Limiti Onayı düzenlenmesi halinde, ilgili sevkiyatlar bu poliçe kapsamına girmemektedir. b. Sigortalı/Satıcı ’nın her bir Alıcı’ya yaptığı bir veya birden fazla sevkiyat bedellerinin Poliçe Madde 1’de belirtilen riskler nedeniyle ödenmemesinden doğan zararlarla ilgili olarak ------ sorumluluğunun doğabilmesi, daha önce Sigortalı’nın her bir Alıcı için -------Limiti tespiti talebinde bulunmasına, bu limitin verilmiş olmasına ve söz konusu sevkiyatların da bu Alıcı Limiti’nde belirlenen şartlara uygun yapılmış olmasına bağlıdır." hükmünü ihtiva etmektedir. Yine ---------tarihli sigorta poliçesinin "Sigorta Kapsamı Dışında Kalan Durumlar" başlıklı 2.a maddesi: "Sigortalı ve/veya Satıcı ’nın, temsilcilerinin, vekilinin, yardımcılarının veya hangi sıfatla olursa olsun Sigortalı ve/veya Satıcı adına hareket eden herhangi bir gerçek veya tüzel kişinin ya da ihracat bedelini tahsil eden herhangi bir bankanın iflasından (akreditifli işlemlerde amir banka hariç) veya bunların herhangi bir fiilinden, yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmemesinden veya kusurundan ileri gelen zararlardan, -------- sorumlu değildir." hükmünü ihtiva etmektedir. Söz konusu bulguların incelenmesi neticesinde davacı müvekkil Banka tarafından düzenlenen ---------- düzenlendiği ve bu şirkete gerçekleştirilecek sevkiyatların sigorta kapsamı altına alındığı, bununla beraber davalı sigortalı firma tarafından sevkiyatın bu şirkete yapılmadığı hususu ortaya çıkmıştır. Bu husus, yurtdışında bulunan avukatlar aracılığıyla yapılan tahkikat doğrultusunda da aşikar olmuştur. Sevkiyatları kapsayan Poliçelerin yukarıda detayları yazılı ilgili maddeleri kapsamında, ----------tutarındaki tazminat bedelinin Poliçelerde belirtilen faiz oranları üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte Bankamıza nakden ve defaten derhal iade edilmesi gerektiği hususu davalı sigortalıya ihtaren bildirilmiş ancak davalı sigortalı firmadan herhangi bir yanıt alınamamıştır. Bu sebeple, huzurdaki işbu davanın açılması zaruri olmuştur. Haklı davamızın kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz. 6-) Ayrıca, işbu dava ikame edilmeden önce zorunlu arabuluculuk başvurusu da anlaşmazlık tutanağı düzenlenerek olumsuz sonuçlanmıştır. 7-) Huzurdaki davanın kabulü ile; davacı sigortacı müvekkil Bankanın karşı taraftan olan ------ tutarındaki "sigorta tazminat tutarı iadesi" alacağı ve işlemiş --- tutarında faiz alacağı olmak üzere toplam ----- tutarındaki alacaklarının ve asıl alacaklar olan ----- tutarındaki alacaklara sigorta tazmin tarihi olan ------ cinsinden olan asıl alacak için ------- cinsi dövize uygulanan en yüksek yıllık mevduat faizi oranında işlemiş ve işleyecek faizinin, ----- cinsinden olan asıl alacak için ise ----- cinsi dövize uygulanan en yüksek yıllık mevduat faizi oranında işlemiş ve işleyecek faizinin; fiili ödeme tarihindeki ----- efektif satış kuru üzerinden ------- karşılıklarının, davalıdan tahsil edilerek davacı müvekkili bankaya ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerinden bahisle davanın kabulü ile; davacı sigortacı müvekkili Bankanın karşı taraftan olan ----- tutarındaki "sigorta tazminat tutarı iadesi" alacağı ve işlemiş ------ tutarında faiz alacağı olmak üzere toplam -----tutarındaki alacaklarının ve asıl alacaklar olan ----- tutarındaki alacaklara sigorta tazmin tarihi olan 20.09.2021 tarihinden itibaren; EURO cinsinden olan asıl alacak için -----dövize uygulanan en yüksek yıllık mevduat faizi oranında işlemiş ve işleyecek faizinin,----- cinsinden olan asıl alacak için ise ----- cinsi dövize uygulanan en yüksek yıllık mevduat faizi oranında işlemiş ve işleyecek faizinin; fiili ödeme tarihindeki ----- karşılıklarının, davalıdan tahsil edilerek davacı müvekkili bankaya ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile dava vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini, fazlaya ilişkin asıl ve feri her türlü alacak talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla talep ve dava etmiştir. Davalı vekili ------------- tarihli cevap dilekçesinde özetle: Cevaplar I. Usule İlişkin Yetki İtirazları Hakkında Açıklamalar Mahkeme huzurundaki dosyaya bakmaya yetkili değildir. Zira, Müvekkili şirketin adresi, --------- bulunmadığından işbu davaya bakmaya ------ Mahkemeleri yetkilidir. Bilindiği üzere, HMK'nın 'Genel Kural' başlıklı 5inci maddesi: 'Mahkemelerin yetkisi, diğer kanunlarda yer ------yetkiye ilişkin hükümler saklı kalmak üzere, bu Kanundaki hükümlere tabidir.' Hükmünü haizdir. -------- yetkiye ilişkin özel hüküm bulunmamakta olup, HMK'nın yetkiye ilişkin kuralları uygulanacaktır. O halde, 'Genel Yetkili Mahkeme' başlıklı 6ncı maddesi: 'Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.' Hükmünü ihtiva eder. Açıktır ki huzurdaki davaya bakmakla yetkili Mahkeme, Müvekkili şirketin yerleşim yeri mahkemesi olan ------------- Mahkemeleridir. Nitekim her ne kadar yerleşim yeri -----olsa da süre uzatım dilekçemiz ekinde sunulu ---------- açılacak davalarda --------- yetkilidir: Yine, bilindiği üzere, genel yetki kuralı gereğince hakkını yargı kuvveti aracılığıyla arayan kimsenin karşı tarafa dava açabilmesi için onun ayağına gitmesi, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yerde davasını açması gerekmektedir. Davacı olacak taraf bir dava açmadan önce böyle bir yükü göze alıp almama konusunda düşünme ve karar verme yetkisine sahipken davalı taraf aleyhine açılmış davaya katılmak mecburiyetindedir. Ayrıca davacının talebi henüz bir iddiadan ibaret olup, haklı olduğu henüz kesin değildir. Bu sebeple davalı taraftan kendi oturduğu yerden başka yere gitme külfetine katlanması kural olarak beklenemez. Dolayısıyla, davacının yerleşim yeri Mahkemesinin huzurdaki davada yetkili Mahkeme olduğunu savunmaya olanak bulunmamakta olup; öncelikle Mahkemenizden usule ilişkin bir karar verilerek, Mahkemenin yetkisizliğine ve --------- yetkili olduğuna karar verilmesini talep ederiz. Davacının İşbu Davayı Açmakta Hukuki Yararı Bulunmamaktadır Bilindiği üzere, HMK'nın dava şartları başlıklı 114üncü maddesine göre: 'Dava şartları şunlardır: a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. ... h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.' Ancak davacının huzurdaki davayı ikame etmekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Zira, esasa ilişkin açıklamalarımızda da ayrıntılarına yer vereceğimiz üzere, sözleşmeler hükümleri çerçevesinde tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getiren Müvekkili şirket karşısında, zararın salt dava dışı ----- tahsil edilemediği gerekçesi ile bu şirketle ilgili hukuki girişimde bulunmadan doğrudan Müvekkili şirkete yöneltilmesinde davacının hukuki yararı bulunmamaktadır. Zamanaşımı Defimiz Hakkında Açıklamalar Aynı zamanda usuli bir defi aracı olan zamanaşımı hakkında açıklama yapılması gerekmektedir. Şöyle ki, Davacı taraf dava sebebini, tarafımızın kendilerine temlik ettiği ve tarafımızın davacı ---- kullanmış olduğu riski açık/vadesi geçmiş Sevk Sonrası Reeskont Kredisi’nden kaynaklı borcuna mahsup edilmek suretiyle ödenen alacağın, poliçe hükümlerine aykırı davranıldığı iddiasıyla tarafımızdan tazminine dayandırmaktadır. Diğer bir söylemle, alacağımız Bankaya temlik edildiğinden, Bankanın mal alacaklısı --------- Şirketinden tahsil etmesi gereken meblağı, tarafımızdan talep ederek tahsil etmeye çalışmaktadır. Bu bağlamda, davacının her türlü aleyhe iddialarına itiraz etmek ve bunları kabul etmemek ve herhangi bir ödeme borcu altında olmadığımıza dair açıklamalarımız saklı kalmak kaydıyla, bir an için aksi düşünülse dahi dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığı aşikardır. Zira, bilindiği üzere, Sigorta sözleşmelerinin hiçbir ayrım yapılmadan iki yıllık zamanaşımına tabi olduğu Türk Ticaret Kanunu’nda hükme bağlanmıştır. Türk Ticaret Kanunun 1420nci maddesinin 1nci fıkrasına göre: “Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482’inci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler herhâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar” Bu hüküm emredici nitelikte olduğundan, ihracat kredi sigortası dahil hiçbir poliçe hükmü ile aksi kararlaştırılamayacağı yine Türk Ticaret Kanunu’nun 6ncı maddesinde yer almaktadır: 'Ticari hükümler koyan kanunlarda öngörülen zamanaşımı süreleri, Kanunda aksine düzenleme yoksa, sözleşme ile değiştirilemez.' Nitekim Kredi Sigortası Genel Şartları’nda da aynı hüküm yer almaktadır. Buna göre, 28nci madde: “Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak 2 yıl ve sigorta tazminatına ilişkin istemler herhalde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren 6 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar” Doktrine göre de sigortacının fazla ödediği tazminatın ve sigorta ettirenin fazla prim ödemesinin iadesinde zamanaşımı, ödemede bulunulan tarihten itibaren işlemeye başlamalıdır. Nitekim Türk Borçlar Kanunun 149uncu maddesine göre de, 'Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar.' hükmü gereği, zamanaşımının ödemede bulunulan tarihten itibaren başlayacağına şüphe bulunmamaktadır. somut olayda da, davacı bankanın ödeme tarihi göz önüne alındığında, zamanaşımı gerçekleşmiş bulunmaktadır. Bu bağlamda davanın salt bu nedenle dahi reddi gerekmektedir. II. Esasa İlişkin Açıklamalar: Maddi Sürece Dair Açıklamalar Davacı ------ sayılı yazıyla, müvekkil şirket tarafından İngiltere’de yerleşik -------şirketine gerçekleştirilen ve söz konusu şirketin ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle vade tarihlerinde tahsil edilemeyen zararın ------- hükümleri gereğince ---- tarihinde davacı Bankaca tazmin edildiği ve ---------- alacak tutarının Bankaya temlik edildiği belirtilmiş; alacağın tahsilini teminen ilgili firma ile iletişime geçildiği, ancak ilgili firmanın malların kendileri tarafından sipariş edilmediği, sipariş belgelerinde yer ------imzaların şirket yetkililerine ait olmadığının Bankaya bildirildiği, şirketin------ bulunduğunun tespit edilemediği, --------- adına bir şirket tespit edilmiş ise de bu şirketin ----- bulunan şirket ile bir bağının tespit edilemediği belirtilerek müvekkili ile imzalanan --------gereği sevkiyatların Banka tarafından ----------- olan firmaya gerçekleştirilmemiş olması nedeniyle ------ tarihinde sevkiyat bedellerinin %90’ı olarak tazmin edilen 125.979,02 EUR ve 141.927,97 USD tutarın geri ödemenin yapılacağı tarihte geçerli olan -----döviz satış kuru esas alınmak suretiyle hesaplanacak TL karşılığının, hesaplanacak faizi ile birlikte ---------- nakden ve defaten iade edilmesi gerektiği iddia edilmiştir. Bu iddia tekrarlanarak 05.01.2024 tarihli yazıda da benzer ifadelere yer verilmiş, Bankaya herhangi bir ödeme yapılmadığı belirtilerek ödeme yapılmaması durumunda müvekkiline karşı yasal takip işlemlerine başlanacağı ifade edilmiş, dava şartı arabuluculuk süreci yürütülmüş ve süreç anlaşamama olarak sona ermiştir. Müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığı, tüm istihbari araştırmanın Banka uzmanlarınca yapıldığı ve kredi limitinin buna göre belirlendiği açık şekilde ve yazışmalarla davacıya ifade edilmiş ise de işbu huzurdaki dava müvekkiline yöneltilmiştir. Müvekkili şirket ile davacı ------müvekkilinden satın almak istediği ürünler ilgili firmanın ----- tarafından onaylanması ve gerekli araştırmalar sonucunda bu firmaya kredi limiti tahsis edilmesi için ‘Alıcı Limiti’ oluşturulmuş, Banka tarafından --------- araştırmalar ve analizler yapılarak, firmanın güvenilirliği de dikkate alınarak firma hakkında kredi limiti belirlenmiş; müvekkili şirketin -------- fatura alacağı teminat altına alınmıştır. Söz konusu faturaların --------vade tarihlerinde ödenmediği ifade edilerek müvekkili şirketin zararının Tazminat Beyan Formu düzenlenerek tazmin edilebileceği müvekkiline bildirilmiş, işlemlerin müvekkilince tamamlanmasını müteakip------- yer alan kapsam ve oran ile belirlenen koşullar çerçevesinde Bankaca tazmin edilmiş, müvekkiline de bu alacakların Bankaya temliğine dair standart temlikname, taahhütname ve takas mahsup beyan formu düzenletilmiştir. Bankaca, ------- limit düzenlendiği ve bu şirkete gerçekleştirilecek sevkiyatların sigorta kapsamına alındığı, bununla beraber sevkiyatın bu şirkete yapılmadığı, ----- düzenlenmiş olan alıcı firmanın söz konusu ticari ilişkiyi reddederek borcuna itiraz ettiği ve sevkiyatların, kendisini alıcı firmaymış gibi tanıtarak, şeklen alıcı firma tarafından düzenlenmiş/imzalanmış gibi görünen belgelerle siparişi veren farklı bir tarafa yapıldığının tespit edildiği ifade edilerek---------- başlığı altında düzenlenen 31. Maddesi uyarınca tutarın iade edilmesi istenilmiştir. Süreç içerisinde Bankanın müvekkilinden istediği tüm bilgiler Bankaya iletilmiş, teslimata konu taşınırların ------ sevkiyatı ile ilgili gümrük beyannameleri ve sevkiyatın muhatabına ----tarihinde teslim edildiği bilgisi Banka ile paylaşılmış, firmanın ------- hitaben yazdıkları antetli, imza ve kaşeli yazılarında -------- ödeme vade uzatması talebinde bulundukları, bu antetli evraklarında ---- adreslerine de yer verildiği, ------konunun iletilmesi sonucunda -------faal olduğu, bir diğer ifade ile bu ünvanda bir şirketin ----- da sicil ve vergi kaydı altında faaliyette bulunduğu bilgisi öğrenilmiş, bu bilgiler de her aşamada Banka ile paylaşılmıştır. Tüm bu süreç içerisinde aktif ve doğrudan iletişim kuran Bankanın yetkili ve uzmanlarının eksik incelemesi sonucu alacağın tahsil edilememesi kusurunun müvekkiline yüklenilmeye çalışılmasının anlaşılmazlığı bir yana, müvekkili firmanın yanıltıcı ve gerçek dışı ihracat yaptığı iddiaları samimi olmadığı kadar müvekkili firma açısından aynı zamanda incitici olduğu da tereddütsüzdür. Davacının Taleplerinin Reddine Karar Verilmelidir İhracat kredi sigortası, “İhraç edilen veya bu amaçla üretilen malın satımından veya konusu döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyet olan sözleşmeden doğan alacağın, borçlusu tarafından ticari ve/veya politik riskler sebebiyle ödenememesi veyahut sigorta sözleşmesinde belirlenmiş olmak kaydıyla vade tarihinden itibaren belirli bir süre içerisinde ödenmemesi riskine karşı teminat sağlayan sigorta”dır--------Sigortalı, poliçe tanzimi sonrası vadeli mal satışı yaptığı alıcılarının ticaret unvanlarını, vergi numaralarını, adreslerini, ticaret sicil numaralarını, kaç gün vadeli satış yaptığını, hangi ülkeye satış gerçekleştirileceğini, bir yıl içerisinde ne kadar mal sevkiyatı yapacağını, ödeme şekli ve teminat koşullarına ilişkin bilgilerin yer aldığı başvuru formunu sigorta şirketine bildirir. Sigorta şirketi de kendisine bildirilen formda yer alan bilgiler doğrultusunda sigortalının alıcıları hakkında analiz yapabilmek için bilgi toplamaya başlar. Alıcılara ilişkin elde edilen bilgilere istinaden underwriterlar (limit tahsis yetkilileri) tarafından sigortalının alıcılarına limit tahsisi gerçekleştirilir. Değerlendirme aşamasında limit tahsis edilmeyen alıcılar ile karşılaşılabilir. Moraliter olumsuzluk olması (karşılıksız çek, protestolu senet, icra ve haciz kayıtları v.b.), özkaynakların yetersiz olması, şirketin fesholması, şirketin faaliyetlerini durdurması, şirketin iflas etmesi, şirketin konkordato sürecine girmesi, alıcı hakkında detaylı bilgi sağlanamaması v.b. haller limit tahsis edilmeme sebeplerinden bazılarıdır. Sigorta şirketi, alıcıya neden limit tahsis edilmediğine ilişkin bilgiyi sigortalı ile paylaşır. Sigortalının alıcısına limit tahsis edilmese de sigortalıya alıcısı hakkında verilen önemli bilgiler sayesinde sigortalının ileride karşılaşması muhtemel risklerden (alacağın vadesinde tahsil edilememe riski) korunmasına yardımcı olunur ------ Somut olayda taraflarınca alıcı şirkete dair tüm bilgiler sigortacı ile paylaşılmıştır. Dolayısıyla zaten sigortacı da limit tahsis yetkilileri incelemeleri sonucunda alıcı limiti belirlemiştir. Kaldı ki söz konusu şirketin faal ve aktif bir şirket olduğudavacı banka tarafından dosyaya ek olarak sunulan yazışmalarda da geçmektedir. Borçlu şirket ile yazışmalar, ------- tarihinde başlamıştır. Şirket yetkilisi olduğunu beyan eden ----- sicil numarasına ve ------ olduğunu, genel mal satışı yapan şirket olduklarını, --------- yönelik hafriyat ekipmanı tedarikine yönelik bir ihaleleri olduklarını, bu nedenle aşağıdaki gibi saygın bir hafriyat ekipmanı tedarikçisi arıyor olduklarını, halihazırda buldozer ve ekskavatör gibi birkaç makine aldıklarını, aşağıda olduğu gibi makine setlerini (yeni) tedarik edebilecek saygın bir tedarikçi aradıklarını, ---------temsilci şubelerini bunun için yerleştirdiklerini ve geri kalan yeni malları da tam olarak göndereceklerini, en iyi tekliflerimizi beklediklerini, ifade etmesiyle başlamıştır. -------olan, işbu davanın açıldığı tarihte yayında olmadığı anlaşılması üzerine ---------- davacının dava dilekçesinin ekinde sunduğu -------- ile yapılan yazışmalarda da yer aldığı şekliyle söz konusu elektronik posta adresinin ve şirketin ----------merkez ile -------- bu ------ sayfasında yer aldığı görülebilmektedir Dolayısıyla yazışmalar, kurumsal bir ----------sayfasında yayınlandığı anlaşılan ve bu adreste iletişim için belirtilen elektronik posta adresi üzerinden yapılmıştır. Nitekim borçlu firmanın ilettiği ve davacının da dava dilekçesi ekinde yer verdiği ----------isimli bu kişilerin yetkili kişi oldukları görülmektedir Dolayısıyla sürece dahil olan iletişim araçları, muhatap olunan kişilerin verileri, resmi kayıtlarda ve kurumsal adreslerde yer -veriler ile örtüşmektedir. Ne var ki gelinen aşamada davacı tarafça söz konusu şirkete ihracat yapılmadığından ve hileli ihracat yapıldığından hareketle tarafımıza ödenen tazminatın iadesi talep edilmektedir. Oysa daha öncesinde de dile getirildiği üzere, alıcı firmanın bilgileri ---------- paylaşılmış ve adı geçen tarafından alıcı limit tahsisinde bulunulmuştur. Bu süreçte de söz konusu davacı banka, alıcı firma ile ilgili araştırmaları yapmıştır. İhracat kredi sigortasına dair bu lehe özellik, bu kredinin kullanılmasında önemli rol oynamaktadır. Nitekim doktrinde de ifade edildiği üzere, İhracat kredi sigortasının teşviklerinden birisi olarak gösterilen Ticari istihbarat kaynağı olma: Alacak sigortası ürününü kullanan satıcı firmalar satış yapmayı planladıkları müşterileri için sigorta şirketinin veri tabanında yer alan alıcı firma bilgilerinden faydalanabilmektedir------------ İhracat kredi sigortasının en önemli yararlarından ilki, alacağın sigorta edilmesidir. Bu bağlamda mal kredisi sigortasında, yurt dışına satılan mal ve/veya hizmet bedelinin belirli bir kısmı teminat altına alınmaktadır. İkinci yarar, uygulamada “poliçe” olarak ifade edilen ihracat kredi sigortası sözleşmesinin teminat gösterilmesi yoluyla kredi temin edilebilmesidir. Ayrıca bu yolla, sigorta ettiren, satışını yapacağı malın veya sunacağı hizmetin alıcısı ve bu alıcının ülkesi hakkında sigortacıdan (ihracat kredi kuruluşu) bilgi temin ederek, alıcının ödeme gücüne ve ülkenin politik risk durumuna göre ihracat miktarını belirleyebilir. Böylelikle sigorta ettiren, düşük limit verilmiş alıcılar nezdinde satış hacmini azaltıp riskli olmayan veya daha az riskli olan ülkelerdeki alıcılara satış yapmayı tercih ederek, riskini azaltmış olacaktır--------- İhracat kredi sigortasında alıcının ödeme gücü çeşitli kıstaslara göre belirlenmekte ve sigortacı, alıcının öde(ye)meme riskini üstlendiğinden o alıcıyla ilgili azami ne kadar risk alacağını ------ adı verilen belge ile sigorta ettirene bildirmektedir ---------- ALICI LİMİT KARARI VERİLMİŞTİR. DOLAYISIYLA ŞAYET ALICI FİRMANIN GÜVENSİZ BİR FİRMA OLDUĞU ORTADA İSE BUNUN TESPİTİNİN EVVELA--------- TARAFINDAN YAPILMASI GEREKTİĞİ ÇOK AÇIKTIR. Kaldı ki elimizdeki mevcut bilgi ve belgeler doğrultusunda sözleşmenin tazminat işlemleri başlıklı 8nci maddesi uyarınca tazminat talep başvurusunda bulunmuş ve Davacı Banka tarafından yapılan değerlendirme neticesinde talebimiz kabul edilmiştir. Bu aşamada dahi bankanın herhangi bir defi ileri sürmemesi, Müvekkili şirketin herhangi bir şekilde hukuka aykırı ya da hileli bir işlem yapmadığının en açık göstergesidir. Nihayetinde davacının ''sevkiyatın bu şirkete yapılmadığı''na yönelik iddiasını da ne yönde somutlaştırdığı da tarafımızca anlaşılamamıştır. Zira, davacının tarafımıza yönelik talebini, Elastomer yetkilisinin formlardaki imza ve kaşelerin sahte olduğuna yönelik beyanları üzerine temellendirmekte olup; bu beyanları doğrular nitelikte başkaca araştırma yapmaksızın tarafımıza dava ikame etmiştir. Öte yandan, taraflar arasında akdedilen poliçede, ''Sigorta Kapsamı Dışında Kalan Haller'' başlıklı 2nci madde: 'a.Sigortalı ve/veya Satıcı'nın temsilcilerinin, vekilinin, yardımcılarının veya hangi sıfatla olursa olsun Sigortalı ve/veya Satıcı adına hareket eden herhangi bir gerçek veya tüzel kişinin ya da ihracat bedelini tahsil eden herhangi bir bankanın iflasından (akreditifli işlemlerde amir banka hariç) veya bunların herhangi bir fiilinden, yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmemesinden veya kusurundan ileri gelen zararlardan, b.Malların sevk edildiği tarihte Alıcı'nın ülkesinde, yürürlükte bulunan mevzuat uyarınca malların ithal edilmesi ve/veya bunların bedellerinin satış sözleşmesi ve faturada öngörüldüğü üzre ödenmesi ve/veya Alıcı ülke parasının sözleşmede belirtilen döviz cinsine resmi kur üzerinden çevrilmesi için gerekli müsaadelerin alınmasının zorunlu olduğu hallerde, Alıcı'nın bu müsaadeleri almaması veya alamamasından doğan zararlardan, c. Alıcı'nın ülkesinde, yürürlüğe konan herhangi bir kanun, kanun hükmünde kararname veya bunlarla aynı güce sahip karar ve/veya idari düzenlemelerle yasaklanmadıkça; Alıcı, satış sözleşmesi gereğince ödemesi gereken meblağın ülkesinde geçerli para cinsi üzerinden muadilini, Sigortalı/Satıcı'ya transfer edilmek üzere ------------ kabul edilen bir kuruluşa gerekli koşullara uygun ve gayrikabili rücu olarak ödeyinceye kadar, Alıcı'nın ülkesinde yapılacak ödeme ve transferlerdeki engellemelerden, kısıtlamalardan, kontrol veya gecikmelerden doğacak herhangi bir zarardan, d. Sigortalı ve/veya Satıcı'nın mal sevkiyatı için bir izin veya lisans alması gerekirken almamış olmasına bağlı olarak doğan zararlar ile Sigortalı ve/veya Satıcı'nın temsilcilerinin, vekilinin, yardımcılarının ya da hangi sıfatla olursa olsun Sigortalı ve/veya Satıcı adına hareket eden herhangi bir gerçek veya tüzel kişinin, satış sözleşmesi hüküm ve koşullarını yerine getirmemesinden veya satış sözleşmesinin işlerliğini etkilediği ölçüde herhangi bir kanun, kanun hükmünde kararname veya bunların aynı güce sahip karar ve/veya idari düzenlemelere uymamasından dolayı doğacak herhangi bir zarardan, e. Satış sözleşmesindeki herhangi bir boşluktan ya da Sigortalı ve/veya Satıcı'ya atfı kabil olaylardan veya Sigortalı ve /veya Satıcı'nın kusurundan kaynaklanan ihtilaflar nedeniyle ortaya çıkan zararlardan, f. Malların ithal edilmesi ve/veya bedelinin ödenmesi ile ilgili gerekli müsaadenin alınmasının veya satış sözlemesi uygulamasının başka bazı malların herhangi bir ülkeden diğer bir ülkeye ihracı veya bu şekilde ihraç edilen malların bedelinin ödenmesi koşuluna bağlı tutulduğu satış sözleşmeleriyle ilgili olarak Sigortalı/Satıcı'nın uğradığı zararlardan, g. Aksi kararlaştırılmadıkça, sevk edilmiş ya da sevk edilecek malların her ne sebeple olursa olsun --------------satılması halinde, ihraç fiyatı ile yurtiçi satış fiyatı arasındaki farktan kaynaklanan zararlardan, h. Faiz, geç ödeme ücreti veya cezai şart taleplerine ilişkin oluşacak zararlardan, i. Sevk edilen malların, Alıcı tarafından kabul edilsin veya edilmesin bozulması, hasara uğraması veya ziyaı gibi nedenlere bağlı zararlardan, j. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu kapsamında faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin kredi sigortası haricinde sigortalayabilecekleri risklerden doğan zararlardan, k. Sevkiyata konu malların Alıcı tarafından teslim alınmaması nedeniyle, -----yazılı öz izninin alınması suretiyle Sigortalı tarafından --------- geri getirilmeksizin yeniden satışı veya Satıcı tarafından yeniden satışı durumunda, her ne gerekçeyle olursa olsun mal bedelinin ikinci Alıcı tarafından ödenmemesinden doğan zararlardan, l. Dolaylı olarak veya doğrudan doğruya aşağıda tanımlanan hallerden herhangi bir sebep ile oluşan zararlardan, i)Kaynağı ne olursa olsun bir nükleer patlama veya nükleer kirlilik sebebi ile oluşan zararlardan, 1)Nükleer yakıtların yanması veya nükleer yakıt ya da atıklar sebebi ile oluşan rasyoaktif kirlilik ya da iyonlaştırıcı radyasyon ışımalarının neden olduğu zararlar, 2)Herhangi radyoaktif, toksik, patlayıcı veya diğer tehlikeli maddeler kaynaklı ya da nükleer tesis, reaktör veya diğer nükleer aksamlar sebebi ile ortaya çıkan zararlar, 3)Nükleer silah veya cihazlardan kaynaklanan zararlar, 4)Herhangi bir nükleer yakıttan veya nükleer yakıtın yanması sonucu nükleer atıkların veya bunlara atfedilen sebeplerden meydana gelen iyonlayıcı radyasyonlar veya radiio-aktivite bulaşmaları ve bunların gerektirdiği inzibati ve askeri tedbirler (bu bentte geçen yanma deyimi kendi kendine idame ettiren herhangi bir nükleer ayrışım ''füzyon'' olayını da kapsar.) ii)İlan edilmiş olsun veya olmasın ----------olan ülkelerden en az ikisi arasındaki savaş hali sebebiyle oluşan zararlardan, iii) Sigorta kapsamında olup, -----------düzenlenen ticari sınırlama, yasak ve yaptırımlar ile kapsam dışında kalan veya söz konusu kararlar ile bağdaşmayan risklerden kaynaklanan zararlardan, kararların alındığı tarihten itibaren, iv)Deprem, yanardağ püskürmesi, sel ve su baskını, yer kayması gibi doğal afetlerden kaynaklanan zararlardan, ----- sorumlu değildir. m. --------- tarafından aksi yazılı olarak belirtilmedikçe, Alıcı'nın; Sigortalı ve/veya Satıcı'nın kusurundan veya ihmalinden kaynaklandığını iddia ettiği gerekçelerle sevk edilen malları kabul etmemesi veya edememesi ve/Veya teslim aldığı malların brüt fatura tutarını veya sözleşme bedelini ödememesi ve/veya yaptığı ödemelerin, mahsupların ve karşı tazmin taleplerinin bulunduğunu ve/veya başkaca bir nedenle satış sözleşmesindeki yükümlülüklerinin ortadan kalktığını iddia etmesi hallerinde ortaya çıkan zararlardan ------- sorumlu değildir. Alıcı'nın, teslim alınan malların kalitesi ve miktarı ile ilgili şikayetleri nedeniyle malların bedelini ödememesi halinde de ------- sorumlu değildir. Ancak Sigortalı'nın bu bent kapsamında uğradığını iddia ettiği zararla ilgili olarak Alıcı'nın ülkesinde kesinleşmiş ve tenfiz kararı verilmiş bir mahkeme veya hakem kararını -------- ibraz etmesi halinde mahkeme veya hakem kararı ile belirlenen zarar, sigorta kapsamında kabul edilecektir. Sigortalı'nın uğradığı zararın Alıcı'nın ülkesinde kesinleşmiş ve tenfiz kararı verilmiş bir mahkeme veya hakem kararıyla belgelenmesi halinde, söz konusu mahkeme veya hakem kararının alınması için yapılmış olan avukatlık giderleri ile mahkeme ve benzeri diğer masrafların tazminata konu zarar tutarının azamı %20'sine kadar olan kısmı, -------- tarafından yazılı ön onay verilmesi kaydıyla Zarar Tazmin Oranı esas alınmak suretiyle -----tarafından karşılanır. Ancak, sevkiyat bedelinin ------ tutarının üzerinde kaldığı hallerde avukatlık giderleri ile mahkeme ve benzeri diğer masraflardan doğan zararı tutarı hesaplanırken, tazminata konu zarar tutarının azami %20'si ile sınırlı olmak kaydıyla,---- ile sevkiyat bedeli arasındaki oran dikkate alınır. n. Aksi kararlaştırılmadıkça, Sigortalı ve/Veya Satıcı ile Alıcı arasında, Sigortalı ve/veya Satıcı'nın hak ve alacaklarını devretmesini engelleyici hüküm içeren bir sözleşme kapsamında gerçekleştirilen sevkiyatlardan ya da sözleşme gereğince devir işlemlerinde Alıcı'nın yazılı ön onayının şart koşulduğu ancak-------görüldüğü halde Alıcı'nın devre ilişkin yazılı ön onayının Sigortalı ve/veya Satıcı tarafından sağlanamadığı sevkiyatlardan doğan zararlardan ------- sorumlu değildir. Hükmünü haizdir. Görülebileceği üzere, poliçede yer alan Sigorta kapsamı dışında olan haller tek tek sayılmıştır. --------- tarihli zeyilnamede ise yukarıda sayılanlara benzer şekilde teminat dışı hususlar sayılmış; bununla birlikte 2.17'de: 'Sigortalı ve/Veya Satıcı, Alıcı ve/veya ihracata aracılık eden gerçek ya da tüzel kişilerin hileli işlem ve eylemlerinden (dolandırıcılık, evrakta sahtecilik, bilişim suçları vb. Suçlardan) kaynaklanan zararlardan---------- sorumlu değildir.' İfadesine yer verilmiştir. TTK’nın 1409 uncu maddesinin ikinci fıkrasında: “Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.” hükmü bulunmaktadır. Sigortacılık Kanunu’nun 11 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ise “Sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış riskler açıkça belirtilir. Belirtilmemiş olan riskler teminat kapsamında sayılır.” düzenlemesi bulunmaktadır. Bu bağlamda istisnaların dar yorumlanması gerektiği ilkesinin de somut olayda uygulanması gerekmektedir. Dava dilekçesinde ise, sevkiyatın söz konusu firmaya yapılmadığı iddia edilmekte; alıcı limitinin ise sigortalının verdiği bilgiler doğrultusunda düzenlendiği iddia edilmektedir. Oysa; -----tarihli zeyilnamenin Tanımlar kısmında; Alıcı limit onayı: Sigortalı'nın alıcı limiti başvurusuna istinaden-------gerçekleştirdiği inceleme neticesinde onay vermiş olduğu limit tutarını, ödeme şeklini, Azami Ödeme Vadesi'ni, başlangıç ve bitiş tarihlerini ve varsa özel şartları içeren belgeyi ifade eder Demektedir. Gerçekten de enformasyon süreci aşağıdaki gibidir: ------- Sigortası işlemleri kapsamında alıcı riskini değerlendirme ve limit tesbiti aşamasında ihracat yapmak istenilen firmanın kredibilitesini belirlerken güvenilir ve hızlı rapor sağlayan uluslararası enformasyon kuruluşları ile işbirliği içinde bulunmaktadır. Bu hizmet kapsamında alıcı firmanın; • profil (tanıtıcı) bilgileri • ortaklık yapısı • faaliyetleri • sektördeki yeri • mali yapısı • bankalarla ilişkileri • borç/alacak ilişkileri • ticari moralitesi • kredibilitesi bilgilerini içeren enformasyon raporları güvenilir uluslararası enformasyon kuruluşlarından satın alınmaktadır. --------- durumdur ki, bu durumun içinde umulan veya beklenen bir sonuçtan istenmeyen yönde sapma olasılığı vardır” şeklinde tanımlanmıştır. Ticarî riskler, genellikle borçlunun ödeme isteğinde bulunmaması gibi klasik türden riskler olarak nitelendirilebilir. Bunlar arasında; alıcının iflası, ödemelerin ertelenmesinin istenmesi, ödemeden kasıtlı olarak kaçınılması veya istenilmeyen tasfiye gibi riskler sayılabilir. Gerçekten de ticarî hayatta borçların zamanında ödenmesi çoğu zaman mümkün olmayabilir. Bu durum borçlunun iradesi sonucunda olabileceği gibi, iradesi dışındaki nedenlerden kaynaklanmış da olabilir. Burada, az önce de değinildiği üzere, borçlunun kusurlu veya kusursuz olarak ifayı geciktirmesi önem arz etmemektedir. Keza Kredi Sigortası Genel Şartları’nda temerrüt hali tanımlanırken, alıcının kusurunun olup olmaması konusunda herhangi bir ayırıma yer verilmemiş olup, borcun alıcı tarafından kararlaştırılan vadede ödenmemesinin yeterli olacağı belirtilmiştir ---------- Kaldı ki, davacı tarafın iddiası olan hileli satışın söz konusu olabileceği ile ilgili olarak da dosya kapsamında herhangi bir resmi belge olmadığı gibi, sadece iddia üzerine sigortacının tarafımıza yönelik tazminat talebinde bulunması da iyi niyetin yokluğunu göstermektedir. 'Ödenen Tazminatın Geri Alınması Başlıklı 11.1'de ise: 'Sigortalı'nın ve/veya İfa Yardımcısı'nın bu Poliçe ile ilgili olarak sahte veya hileli olduğunu bildiği halde Tazminat Talebi'nde bulunması, sahte veya hileli belge ve araç kullanması halinde----- sorumluluğu doğmamış olacaktır. Bu durumda Sigortalı'nın hiçbir talep hakkı kalmayacağı gibi ------tarafından yapılan tüm tazminat ödemeleri de, başka ihtar veya ihbara gerek kalmaksızın, ödemelerin yapıldığı tarihten geri ödemenin gerçekleştiği tarihe kadar, -------dikkate alınarak hesaplanacak faizi (ceza faizi) ile birlikte Sigortalı tarafından talep tarihinden itibaren en geç 15 Gün içerisinde iade edilecektir...' şeklindedir. Görülebileceği üzere söz konusu madde, Sigortalı'nın ve/veya İfa Yardımcısı'nın bu Poliçe ile ilgili olarak sahte veya hileli olduğunu bildiği halde Tazminat Talebi'nde bulunmasını ifade etmektedir. Müvekkili şirket süreç boyunca bankanın talep ettiği her türlü bilgi ve belgeyi kendilerine iletmiş; üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirmiştir. Alıcı firma ile ilgili olarak iddia edildiği üzere sahte imza vs gibi hususlar söz konusu olduğunu Müvekkili şirketin bilebilmesi mümkün değildir. Zira imza inkarı yalnızca imza sahibi tarafından ileri sürülebilecek bir husustur. Bu bağlamda davacı bankanın tarafımızdan tazminat talep etmesi hukuken olanaklı değildir. Müvekkili Şirket Temerrüde Düşmemiştir Öte yandan davacı banka ayrıca işlemiş faiz de talep etmektedir. Bilindiği üzere, TBK'nın 117nci maddesine göre: 'Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.' Eş deyişle, satış bedelinin ifa edileceği gün belirlenmemişse muaccel olan satış bedeline temerrüt faizi istenebilmesi için alıcının temerrüt ihtarı ile temerrüde düşürülmesi gerekmektedir --------- bağlamda asıl alacağın haksız bir talep olduğuna dair tüm açıklamalarımız saklı kalmak kaydıyla; işlemiş faiz alacağının da hukuki bir dayanağı olmadığından reddi gerekir. Davacının Davranışı TMK m.2 ve Basiretli Tacir Yükümlülüğüne Aykırıdır Bu noktada davacı yanın basiretli tacir yükümlülüğüne uygun hareket etmediği de, TMK'nın 2nci maddesi ile birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre tacir, faaliyet gösterdiği ticari alan içerisinde bilgi sahibi olmalı, öngörülü davranmalı ve tedbirli hareket etmelidir. Basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğü, objektif bir özen ölçüsü getirmekte ve tacirin ticari işletmesiyle ilgili faaliyetlerinde, kendi yetenek ve imkanlarına göre ondan beklenebilecek özeni değil, aynı ticaret dalında faaliyet gösteren tedbirli, öngörülü bir tacirden beklenen özenin göstermesinin gerekli olduğu anlamına gelir ----------- Nitekim: 'Davacı limited şirket olup ek sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18/I. maddesi (6102 Sayılı TTK'nın 16. maddesi) uyarınca tacirdir. Aynı kanunun 20/II. maddesi (6102 Sayılı TTK'nın 18/II) maddesi uyarınca her tacirin ticaretine ait faaliyetlerinde basiretli bir işadamı gibi hareket etmesi gerekir. Basiretli bir işadamı gibi davranma yükümü aslında objektif bir özen ölçüsü getirmekte ve tacirin ticari işletmesiyle ilgili faaliyetlerinde, kendi yetenek ve imkânlarına göre ondan beklenebilecek özeni değil aynı ticaret dalında faaliyet gösteren tedbirli ve öngörülü bir tacirden beklenen özeni göstermesinin gerekli olduğunu vurgulamaktadır----------- Tacir özellikle ticari işletmesiyle ilgili sözleşmeleri yaparken ve bu sözleşmelerden doğan borçlarını yerine getirirken basiretli bir işadamı gibi davranmak zorundadır. Tacir, ister icapta bulunan, isterse kabul eden durumunda olsun akdin kurulmasından önce ve kurulması sırasında ticaretinin özelliğini gözönünde tutan tedbirli ve ileriyi makul ve mutad bir oranda gören bir tacir gibi davranmak zorundadır. Araştırma yapmaksızın ve tedbirsiz bir şekilde hareket ederek icapta ve kabul beyanında bulunan tacir basiretli bir işadamı gibi davranma mükellefiyetini yerine getirmemiş sayılır.' ----------TMK'nın 2nci maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına göre: 'Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.' İlgili bağlantıyı Mahkemeniz takdirine sunma amacımızı şu şekilde açıklamak mümkündür: Davacı taraf, basiretli tacir yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği gerçeği bir yana dürüstlük kuralına aykırı olarak da Müvekkil şirket nezdinde haksız alacak gayesi gütmektedir. Açıktır ki, davacı yan, dürüst davranmadığı gibi, hakkı olmayan bir alacağın varlığını iddia etmektedir. Nitekim: 'Hakkın kötüye kullanılmasını; hukuken var olan bir hakkın sınırlarını aşarak ya da o hakkı gerekçe göstererek hukuka aykırı eylemler yapma durumu olarak veya bir hakkın, yasaların tanıdığı yetkilerin sınırları içinde olmakla birlikle, amacından saptırarak kullanılması olarak da açıklayabiliriz. Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine göre herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Yani bir hak sahibi hakkını kullanırken ve borçlu borcunu öderken objektif iyi niyet kurallarına uymak, dürüst davranmak, başkalarını zarara uğratmamak zorundadır. Hak sahibi başkasına zarar vermek amacını taşımasa bile hareketi açıkça iyi niyet kurallarına aykırı ise ve başkasını zarara uğratıyorsa veya hak sahibine sağladığı yarar ile başkasına verdiği zarar arasında aşırı dengesizlik varsa bu durumu hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirebiliriz. Anayasa başta olmak üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, ----- hak sahibinin hakkını kullanırken objektif iyi niyet kuralları içinde hareket etmesini emretmiş aksi davranışın hukuk düzeni tarafından korunamayacağım belirtmiştir.----------'Bir hakkın dürüstlük kuralına aykırı olarak kullanılması suretiyle başkasına bir zarar verilmesi hakkın kötüye kullanımını oluşturur. TMKnun 2/I hükmü herkesin haklarını, toplumda geçerli doğruluk dürüstlük ve iş ilişkilerinin gerektirdiği karşılıklı güven anlayışına uygun olarak kullanmasını emreder. Hakkın kullanımı ölçütünü Medeni Kanununa göre dürüstlük kuralları verir. Bunun yanında ayrıca hak sahibinin başkasını ızrar kastıyla hareket etmiş olup olmadığını araştırmaya gerek yoktur. Önemli olan başkasına zarar vermek kastı değil; hakkın dürüstlük kurallarına aykırı olarak kullanılması sonucunda başkasının zarar görmüş olmasıdır. Hakkın kötüye kullanılıp kullanılmadığı, dürüstlük kurallarına aykırı davranılıp davranılmadığı ile ilgili olduğuna göre dürüstlük kuralının da burada kısaca açıklanması uygun olacaktır: Medeni Kanunun 3. maddesinde düzenlenen iyiniyet hakların kazanılması ile ilgili olduğu halde, Medeni Kanunun 2. maddesinde yer alan dürüst davranma hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesinde söz konusu olur. Dürüst davranma bir hak sahibinin hakkını kullanırken veya bir borçlunun borcunu yerine getirirken iyi ve doğru hareket etmesi yani dürüst, namuskar, makul, fiilinin neticesini bilen, orta zekalı her insanın benzer hadiselerde takip edecek olduğu yolda hareket etmesi anlamındadır. O halde bir hak sahibi hakkını kullanırken veya bir borçlu borcunu yerine getirirken yukarıda belirtilen ilkelere uygun hareket etmek durumundadır; aksi halde, haklarını kötüye kullandıkları sonucuna varılabilecektir. ---------Dolayısıyla gerek TMK m.2'de düzenlenen dürüstlük kuralı gerekse de basiretli tacir yükümlülüğü birlikte değerlendirildiğinde, davacı taraf, TMK m.2'de düzenlenen dürüstlük seviyesinden de öte, basiretli tacir yükümlülüğü gereğince neleri öngörmesi gerektiğini, neleri talep edebileceğini herhangi bir objektif özenin de ötesinde bilebilmelidir. Gerçekten da davacı firma, anonim şirket olup; bir banka kuruluşudur. Bu bağlamda önemli bir alanda sigorta ve kredi hizmeti veren bankanın amaçları arasında belirtilen: -- dünya ve ------ ekonomisindeki gelişmeler doğrultusunda, ihracat sektörünün finansman gereksinimlerini karşılamaktadır. Bunu gerçekleştirirken, imalatçılar ve yurt dışında faaliyet gösteren müteahhitlerden turizmcilere, uluslararası nakliyecilerden, yazılım, projelendirme, danışmanlık gibi döviz kazandırıcı hizmetleri sağlayanlara kadar uzanan geniş bir yelpazeye hizmet sunmaktadır. ------- ihracat sektörüne uygun maliyetlerle finansman imkanı sağlayan “İhracat Kredisi” programlarının yanı sıra, ------- ile muhatap ülkeler arasındaki ekonomik ve siyasi ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla yürürlüğe konulan ----- programları ve ihracat sektörüne politik ve ticari risklere karşı güvence sağlayan “Kredi Sigortası” programlarını uygulamaktadır.'' Hususları ile birlikte önemli işlevleri olan bankanın basiretli davranması gerektiği de izahtan varestedir. Açıklanan nedenler ile huzurdaki davanın reddi gerektiğinden bahisle HMK gereği husumet, dava şartları ve zamanaşımı itirazları yönünden ileri sürdükleri usulü itirazlarının kabulü ile davanın usul yönünden reddine, şayet mahkeme aksi kanaatte olup davanın esasına girecek ise HMK gereği usuli itirazları yönünden hak kaybına sebebiyet vermemek için (tahkikat aşamasına kadar ileri sürülebilecek itirazları açısından) ön inceleme duruşması ile birlikte eksik delillerin toplanmasına, dilekçede yer verilen müzekkerelerin yazılmasına ve cevapların dosyaya kazandırılmasına, tahkikat duruşmasına ön inceleme ile birlikte değil, bir sonraki duruşmada geçilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, davacının alacağının bulunmaması, dava ikame etmek suretiyle müvekkili nezdinde haksız bir alacak peşine düşerek davasını kötüniyetli olarak müvekkiline yönelttiğinden HMK 329uncu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 23üncü maddesi gereği müvekkili ile vekili arasında akdedilen avukatlık sözleşmesindeki ücretin tamamına ya da mahkemece AAÜT hükümlerinden az olmamak kaydı ile takdir edilecek miktarının davacıya yükletilmesine; mahkeme aksi kanaatte ise AAÜT uyarınca hükmolunacak vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine, taraflarınca yapılan masrafların ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir------- kurulundan mali müşavir bilirkişi görevlendirilmek suretiyle davalı şirket ticari defterleri üzerinde dava konusu ile ilgili yerinde inceleme yapmak suretiyle bilirkişi raporu hazırlamasının istenmesine karar verilmiştir.
Bilirkişi Mali Müşavir----- tarafından sunulan --------tarihli bilirkişi raporunda özetle; "III- SONUÇ Yapılan incelemeler sonucunda; - Resmi Defterlerin Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre uygun tutunduğu ve delil niteliği taşıdığı tespit edilmiştir. - Muhasebe kayıtlarının Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tutulduğu tespit edilmiştir. - Söz konusu ------yapılan ihracatlara ait FATURALARIN ve bu faturalara karşılık ----- yapılan ödemelerin RESMİ DEFTER kayıtlarında yer aldığı tespit edilmiştir. - Fatura bedelleri olarak ----- olmak üzere toplam 1.986.901,60 TL (241.693,99 €) ödeme yapıldığı, - Tahsil edilemeyen 601.339,03 TL nın Şüpheli Alacak Karşılığı Hesabına aktarıldığı tespit edilmiştir. Görüş ve kanaatlerimi içeren bu Rapor, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, saygılarımla arz olunur." şeklinde görüş bildirmiştir. Dosyanın sigortacı, nitelikli hesaplamalar uzmanı, mali müşavir ve ihracat uzmanı bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda rapor hazırlamalarının istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişiler Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ----- Akademisyen ------ Gümrük Müdürü------ Akademisyen Doç. Dr. ------- tarafından sunulan 21.04.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "7-SONUÇ ve KANAAT: Sayın Mahkeme'nin kararı doğrultusunda tarafımıza verilen görev çerçevesinde dosya kapsamında yer alan tüm belgelerin üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Yukarıda arz ve izah olunan açıklamalar çerçevesinde, Yukarıda ayrıntılı olarak yapılan bilimsel değerlendirmeler doğrultusunda, sevkiyatları kapsayan Poliçelerle ilgili olarak --------- sayılı yazı keşide edilerek davacı Banka tarafından ödenmiş olan ------ tutardaki tazminat bedelinin, Poliçelerde belirten---- oranları üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte TBK m. 77 uyarınca iade edilmesinin uygun olacağı, Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatlerimizi arz ederiz." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Davalı vekilinin itirazları doğrultusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ----- Akademisyen-----, Gümrük Müdürü ---- Akademisyen Doç. ----tarafından sunulan -------- tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "7-EK SONUÇ ve KANAAT: Sayın Mahkeme'nin kararı doğrultusunda tarafımıza verilen görev çerçevesinde dosya kapsamında yer alan tüm belgelerin üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Yukarıda arz ve izah olunan açıklamalar çerçevesinde, * Arzedilen tespitler ve değerlendirmeler ışığında, taraflar esasında kök rapora karşı itirazlarında evvelce sundukları ve heyetimizce kök raporda detaylı ve de ihtimalli şekilde değerlendirilen hususları yinelediklerinden detaylıca incelemelerimiz ve itirazlara yönelik açıklamalarımız kapsamında kök raporda yer alan ve gerek çeşitli ihtimallere dayanan gerekse de takdirin tamamen Mahkemeye ait olduğuna dair görüşümüzü aynen muhafaza etmekteyiz. Ancak, Muhterem Mahkemeyi bilirkişi görüşü takyit etmediğinden, sayın yargı makamının tamamen davacı savları veya tamamen davalı savunmaları yönünde hüküm kurmakta bütünüyle muhtar olduğu, meselenin asli ve nihai hukuki tavsifinin sadece Sayın Mahkemeye ait bulunduğu tartışma dışıdır. Değerlendirmelerimiz, asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi HMK m. 266/c.2 ve m. 279/f.4 hükmü ile 6754 sayılı Kanun m. 3/f.3 hükmü icabı tamamen ve münhasıran Mahkemeye ait olmak üzere Sayın Mahkemenin takdirine saygıyla arz olunur. * Davalının zamanaşımı iddiasının yerinde olmadığı, * Yukarıda ayrıntılı olarak yapılan bilimsel değerlendirmeler doğrultusunda, sevkiyatları kapsayan Poliçelerle ilgili olarak ---------- sayılı yazı keşide edilerek davacı Banka tarafından ödenmiş olan 125.979,02 EUR ve 141.927,97 USD tutardaki tazminat bedelinin, Poliçelerde belirtilen LİBOR faiz oranları üzerinden hesaplanacak faizi ile TBK m.77 uyarınca iade edilmesinin uygun olacağı, Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatlerimizi arz ederiz" şeklinde görüş bildirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, davacı sigortacı Banka ile davalı ihracatçı şirket arasında düzenlenen-----kapsamında yapılan ödemenin poliçe şartlarına aykırı olması sebebiyle iadesi istemine ilişkindir.Davacı taraf, taraflar arasında----- imzalandığını, banka tarafından ------- yerleşik şirket için---- düzenlendiği ancak işbu şirketin ticaretin tarafı olmadığın anlaşılması sebebiyle yapılan ödemenin iadesini talep ettiği anlaşılmaktadır.Davalı taraf, banka tarafından kendilerinden talep edilen tüm bilgi ve belgelerin verilmesi üzerine poliçe kapsamında ödeme yapıldığını, şimdi geri istenmesinin sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmektedir.3095 sayılı Kanuni Faiz Ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un Yabancı para borcunda faiz başlıklı 4/a – -------- maddesi "Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır." hükmünü düzenlemiştir.
--------- amacı; ihracatın geliştirilmesi, ihraç edilen mal ve hizmetlerin çeşitlendirilmesi, ihraç mallarına yeni pazarlar kazandırılması, ihracatçıların uluslararası ticarette paylarının artırılması, girişimlerinde gerekli desteğin sağlanması, ihracatçılar ve yurtdışında faaliyet gösteren müteahhitler ve yatırımcılara uluslararası piyasalarda rekabet gücü ve güvence sağlanması, yurtdışında yapılacak yatırımlar ile ihracat amacına yönelik yatırım malları üretim ve satışının desteklenerek teşvik edilmesidir.Davalı şirket tarafından ----- yerleşik -------- satış sözleşmesi imzalandığı, satış konusu malların tesliminin ------- yapılacağı, davacı banka tarafından ---- yerleşik-------- düzenlendiği, malların tesliminden sonra davalı tarafın satış bedeli tahsil edilemeyince davacı banka tarafından davalı şirkete bir kısım ödeme yapıldığı, davacı banka tarafından sonrasında yapılan araştırma sonucu ----- imzanın İngiltere'de yerleşik --- firmasına ait olmadığının anlaşıldığı, ---------- tarihli poliçenin 31 inci maddesinin b. maddesi uyarınca tazminat ödemesinin, işbu Poliçe hüküm ve şartları doğrultusunda yapılmaması gerektiğinin sonradan ortaya çıkması halinde davacı bankanın ödemeyi geri alma hakkı bulunduğu, hakkında ----düzenlenen ------- firmasının satış sözleşmesinin tarafı olmaması sebebiyle yapılan tazminat ödemesinin poliçeye aykırı olduğu, kambiyo ve dış ticaret mevzuatı bakımından davalı ihracatçı firmanın, ihracat bedellerinin tahsil edilmesi ve yurda getirilmesinden doğrudan ve nihai olarak sorumlu olduğu anlaşıldığından davacı bankanın yapılan tazminat ödemesini geri alma hakkı bulunduğu, davacı tarafın işlemiş faiz talebi yönünden; davacı taraf davalı tarafı------sayılı ihtarnamesiyle temerrüte düşürdüğünden vadenin geçmesiyle borçlu temerrüdü gerçekleşmiş olup bu tarihten itibaren temerrüt faizi yürütülebileceği, ihtarın----- tarihinde tebliğ edildiği, ödeme için ayrıca bir süre verilmediği, bu suretle temerrüt tarihinin ---- olduğu, davacı tarafça ---- tarihinde dava açıldığı anlaşılmakla davacı tarafça ------ tarihleri arasında işlemiş faiz talep edilebileceği, mahkememizce yapılan hesaplama -----sonucu işlemiş faiz miktarının 153,01 USD olarak bulunduğu anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
a) ------- tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesine göre ------- ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b) 141.927,97 USD'nin 20.09.2021 tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesine göre ---- ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c) 124,31 USD'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL başvurma harcı ve 613.991,29 TL karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 614.606,69 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 50.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.358,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 51.358,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 959.415,38 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ----- bütçesinden ödenecek 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde -----------Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2025