T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/296 Esas
KARAR NO : 2025/780
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/04/2024
KARAR TARİHİ : 07/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı şirket arasında bulunan ticari ilişkiye istinaden müvekkil şirketin icra takibine konu faturalar karşılığında davalı şirkete mal sattığını ve teslim ettiğini, davalının davaya konu faturalar nedeniyle müvekkili şirkete ödemesi gereken bakiye 36.290,59 TL borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine ---------İcra Müdürlüğü -------- esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, müvekkilinin ticari kayıtları incelendiğinde davalının borçlu olduğunun açıkça anlaşılacağını, davalının icra takibine konu faturalara ilişkin müvekkiline ödeme yaptığına dair icra dosyasında herhangi bir belge sunmadığını, davalının icra takibinde talep edilen faize itiraz ettiğini, icra takibinde talep edilen faizin hukuka uygun olduğunu, davalının itirazının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; davanın kabulünü, --------İcra Müdürlüğü --------- esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili ile davacı şirket arasındaki ticari ilişkinin davacının basiretli bir tacir gibi davranmaması sebebiyle müvekkilinin mağdur edilmesi neticesinde sona erdiğini, taraflar arasında 2019 yılında ticari ilişkinin başladığını, taraflar ticari ilişkilerine başladıklarında davacı firma -------- ŞTİ. şeklinde ticari ünvana sahip olduğunu, 2021 yılında yapılan isim değişikliği ile halen daha kullanılan ticari ünvana geçildiğini ve tüm kayıtlar bu şekilde tutulmaya başlandığını, davacının müvekkili şirket müşterilerine müvekkiline sattığı fiyattan ürün temin ettiğini, müvekkilinin kendi müşteri çevresini bilen davacının bu tutumu devam ettirdiğini, müvekkilinin davacı şirket yetkilileri ile bu hususta defalarca görüştüğünü, davacının tutumunun yanlış olduğunu kabul ettiğini ve tekrarlanmayacağını bildirdiğini, ancak bu sözüne rağmen müvekkilin adetli olarak temin edip ürün sattığı firmaya doğrudan kendileri de satış yapmaya başladığını, müvekkilinin müşteri çevresine zarar getirdiğini, müvekkilinin yaptığı ticari işin zedelendiği gibi müşteri çevresine de zarar getirdiğini, maddi olarak zarara uğradığını, müvekkilinin davacıdan aldığı malları satamamaya başladığını, davacının müvekkilinin sattığı firmalara ticari ahlaya aykırı olarak satış yaptığını, müvekkilinin ürünlerin kalan stokları ve borç bakiyesini ödemek suretiyle taraflar arasında alacak/verecek hesaplarını sıfırladıklarını, ancak davacının bu sefer müvekkiline kur farkı adı altında borç çıkarmaya başladığını, müvekkilinin son faturası kesilen ---------- bankası kurundan iade gerçekleştirdiğini, herhangi bir borcunun olmadığını, faturalara itiraz edildiğini, davacının usule aykırı olarak müvekkilini borçlu göstermeye çalışmaya devam ettiğini, cari hesap ilişkisi olduğu müvekkilin kur farkı ödemesi gerektiği ve müvekkilin borçlu olduğunun gerçeğe aykırı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, taraflar arasında hukuken geçerli bir cari hesap ilişkisinin bulunmadığını, davacının cari hesap sebebiyle alacak talep edemeyeceğini, müvekkiline fatura içeriğinde belirtilen malların teslim edilmediğini, ispat yükünün davacıya ait olduğunu, müvekkiline kur farkı faturasının kesilmesinin hukuki sonucunun bulunmadığını, icra inkar tazminatı talebinin kabulünün mümkün olmadığını savunarak; davanın reddini, icra inkar tazminatı taleplerinin reddini, %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER:--------- Ticaret Odası Başkanlığı, ---------- Ticaret Sicili Müdürlüğü, ---------- Vergi Dairesi Müdürlüğü, --------- Vergi Dairesi Müdürlüğü, --------- Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı görüldü.
SMMM Bilirkişi ---------- tarafından hazırlanan 29/12/2024 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:
Davalı asilin 06/05/2025 tarihli celsede yemin edası yapılmış, davalı asil “ben iade faturalarına konu bütün ürünleri eksiksiz teslim ettim, davacı taraf da teslim aldı, daha sonra neden bu şekilde bir iddiada bulundular bilmiyorum, yine davacının satmış olduğu her bir ürün grubuna ilişkin iade faturalarını davacının satış faturası tarihindeki birim fiyat üzerinden düzenlerim, davacının kesmiş olduğu faturalardaki birim fiyattan daha yüksek miktarda birim fiyat üzerinden iade faturası kesildiği iddiası doğru değildir, ürün gruplarını o firmayla çalışmayacağımız için iadelerini sağladık, kalan tutarları da fast yoluyla ödemesini yaptık, dekontları da mevcuttur, davacı taraf eksik teslim aldığını iddia ettiği mallara ilişkin bedelleri tarafımıza yansıtmaya çalışmaktadır, ancak belirttiğim gibi malları eksiksiz olarak geri teslim ettik” şeklinde beyanda bulunmuştur.
SMMM Bilirkişi --------- tarafından hazırlanan 06/07/2025 tarihli ek raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki ticari alım satım ilişkisinden kaynaklı açık hesap ve fatura alacağının tahsili için başlatılan --------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı takibine vaki davalı itirazının iptali davasıdır. Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın taraflar arasındaki ticari satımdan kaynaklanan alacağa dair başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede sonucunda taraflar arasında ticari satım ilişkisi bulunduğu hususunda tereddüt bulunmadığı, tarafların ticari defterlerindeki uyumsuzluğun bilirkişi kök raporunda da tespit edildiği üzere davalının 11.10.2023 tarihli --------- seri no.lu 61.361,47 TL tutarlı iade faturasına karşılık davacının yasal 8 günlük itiraz süresinden sonra düzenlemiş olduğu; 27.11.2023 tarihli ---------- seri no.lu ‘’fiyat farkı’’ açıklamalı 15.166,80 TL tutarlı fatura ve 27.11.2023 tarihli ---------- seri no.lu 2.963,82 TL tutarlı iade faturası olmak üzere 18.130,62 TL tutarlı faturalardan kaynaklandığı, bilirkişi ek raporunda da tespit edildiği üzere, davalının iade faturasını iadeye konu malların birim fiyatlarına %20 KDV uygulayarak iade etmiş olmasından kaynaklandığı, davalının iadeyi malları teslim aldığı birim fiyat üzerinden iade etmesi gerektiği, yine davalı tarafça iade faturasına konu malların davacıya teslim edildiğini ispatlamakla mükellef olduğu, ancak davalının bunu ispatlayamadığı, bu sebeple davacının bilirkişi ek raporunda tespit edildiği üzere davalıdan 18.274,96 TL alacaklı olduğu, alacağın likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve borçlunun itirazında kısmen haksız çıkması nedeniyle davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği, her ne kadar alacak likit olsa da davacının takip yapmakta kötüniyetli olduğunu gösterir bir delil bulunmaması nedeniyle talep edilen alacağın reddedilen kısmı yönünden davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddinin gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/4 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan ek madde 1/2 maddeleri uyarınca alacağın kabul edilmeyen ve reddedilmeyen kısmının davanın açıldığı tarihteki kesinlik sınırı altında olması nedeniyle kesin olmak üzere karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı borçlunun --------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı takibine yaptığı itirazın 18.274,96 TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, takibin takip tarihi itibariyle bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Kabul edilen alacağın (18.274,96 TL) yüzde 20'sine karşılık gelen 3.654,99 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (18.274,96 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 1.248,36 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 619,76 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 628,60 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yapılan 1.108,16 TL dava açma masrafı, 87,50 TL vekalet harcı ve 7.957,50 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 9.153,16 TL yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına (18.274,96/36.290,59) göre 4.609,28 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça yapılan vekalet harcına ilişkin 60,80 TL yargılama giderlerinin ret/dava değeri oranına (18.015,63/36.290,59) göre 30,18 TL’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
8-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (18.274,96 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 18.274,96 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (18.015,63 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 18.015,63 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/dava değeri oranına (18.274,96/36.290,59) göre 1.812,86 TL’sinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.787,14 TL’sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 07/10/2025