T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/463 Esas
KARAR NO: 2025/842
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/07/2023
KARAR TARİHİ: 16/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi özetle: Müvekkil şirketin uzun yıllardır ----- yaptığı, davalı şirketle aralarında bayilik sözleşmesine dayanan ticari ilişkileri halen devam ettiği, müvekkilinin davalıya karşı daima edimlerinin ifasını gecikmeksizin tam ve eksiksiz bir şekilde yerine getirdiği, müvekkilinin edimlerini eksiksiz ve zamanında ifa ediyor olmasına rağmen, davalı şirket haksız ve mesnetsiz şekilde, mutabakat yapılan geçmiş yıllara ilişkin müvekkil şirketin borcu olduğundan bahisle müvekkil şirketin alacaklarını ödemediği, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı hareket ettiği, bu hususta davalı şirkete gönderilen ihtarnameler ve yapılan yazışmalardan herhangi bir sonuç alınamadığı, davalı şirket tarafından usul ve yasaya aykırı şekilde temerrüt faizi doğduğundan bahisle müvekkil şirketin alacaklarına kavuşmasının engellendiği, haksız şekilde yapılan mahsuplar nedeni ile müvekkil şirketin alacaklarının ödenmediği, Müvekkili tarafından vadesinde ödenmemiş borç bulunmadığı, davalı şirket ile yapılan sözleşmelerde açıklandığı üzere, ------ çalışıldığı, faturaların müvekkil tarafından ödenmemesi hâlinde bile bankanın müvekkili kredilendirerek davalıya kesmiş olduğu e- fatura karşılığı ödeme yapıldığı, aynı zamanda davalının bu sistemin dışında karşılıklı faturalaşmadan oluşan alacağını da vadesi gelen ya da gelecek borçlardan tahsil edebildiği, banka kayıtları kontrol edildiği takdirde davalıdaki teminatlar ve müvekkilin alacaklarının, davalı şirket sistemindeki ve banka------ sistemindeki borcu karşıladığı, yekün olarak vadesinde ödenmeyen bir borç olmadığı hususlarının ihtarnameler ile defaatle davalı şirkete bildirildiği. ---- yılına kadar her dönem davalı şirket ile müvekkil arasında mutabakatlar imzalandığı, tarafların ödeme konusunda herhangi bir borç alacak ilişkisi bulunmadığını onayladıkları, ------ yılı öncesinde ------ limiti yetersiz olduğunda, müvekkil şirket tarafından vadesinden sonra yapılan ödemelerin davalı şirket tarafından kabul edildiği ve temerrüt faizi uygulanmadığı, bu durumun davalı şirketin, bayilerine (borçlulara) karşı vadesinden sonra yapılan ödemeleri benimsediğinin kabulü gerektiği, daha önceki vadeli ödemelerin vadesinde denmemesi nedeniyle temerrüt faizinin ve vade farklarının talep edilmemiş olması sebebi ile, taraflar arasında vadesinde ödenmeyen borçlar için temerrüt faizi uygulanmaması yönünde teamül oluştuğu, özellikle bu durumun davalı şirket tarafından benimsendiği şeklinde yorumlanması gerektiği, yukarıda arz edilen nedenlerle mutabakatlara aykırı olarak davalı şirket tarafından vadesinde ödenmeyen borç çıkarılması ve temerrüt faizi ve vade farkı talep edilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu, TTK'ya göre yasal olarak temerrüt faizi işletilmesi için karşı tarafa bu durumun ihtar edilerek temerrüde düşürülmesi gerektiği, bu surette temerrüt faizinin de ihtar olan tarihten itibaren geçerli olacağının açık olacağı, ------ içtihatlaşmış kararlarında görüldüğü üzere, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında bulunan karşılıklı borç ilişkisi yükleyen ticari ilişkiye istinaden koşulları oluşmayan (süre verilmesi ya da ihtar edilmesi bakımından), mutabık kalınan geçmiş cari döneme ilişkin borçlu temerrüdünden bahisle, faiz ve vade farkı başlıkları altında müvekkil şirketin alacaklarının ödenmemesi durumunun hukuka aykırılık teşkil ettiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 117. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; muaccel bir borcun borçlusu, ancak alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Sözleşmeye aykırılık hükümlerine göre borçludan faiz talep edilebilmesi için bir ihtar ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerektiği, borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmiş ise bu sürenin bitiminden itibaren oluştuğu, alacaklının ihtarında işin niteliği ve bedelinin belirtilmesinin yeterli olduğu, alacaklı tarafından ödeme talep edilmekle temerrüt oluşmuş sayılmalıdır -------TBK'nın 123. maddesine göre; "Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan biri temerrüde düştüğü takdirde diğeri, borcun ifa edilmesi için uygun bir süre verebilir veya uygun bir süre verilmesini hâkimden isteyebilir -------, davalı şirket ile müvekkil şirket arasında uzun zamandır devam eden ticari bayilik ilişkisi içerisinde ---- tarihine kadar olan hesaplara istinaden karşılıklı olarak mutabakata varılarak ve ------- sistemi yöntemi ile bu tarihe kadar müvekkil şirketin borcunun bulunmadığı hususunda uzlaşıldığı, geriye dönük olarak, müvekkil şirketin vadesinden sonra ödeme yaptığından bahisle, herhangi ihtar ihbar olmaksızın ve yazılı mutabakatların olduğu yıllara ilişkin Müvekkil şirketten haksız ve mesnetsiz temerrüt faizi ve vade farkı başlığı altında kesinti yapılması izahtan vareste olup fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını saklı tutarak; müvekkil şirketin alacağından mahsup edilen, temerrüt faizi ve vade farkı kesinti bedelleri ile sair başlıklı carideki tüm alacakların tazmini için huzurdaki iş bu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğu, yukarıda açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle; davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500.000,00TL'nin reeskont faizi ile birlikte, temerrüt tarihten itibaren davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili dava dilekçesi özetle: Davalı (kısaca ------- otomotiv sektöründe motorlu araçların ve yedek parçalarının tasarımı, geliştirilmesi, imalatı, satışı, ithalatı ve ihracatıyla iştigal eden, ---- (en son açıklanan ---- yılı) verilerine göre ---- en büyük ikinci sanayi kuruluşu olan ve payları ----- işlem gören halka açık bir şirketti olduğu, müvekkilinin davacı ---- ile de---- yevmiye no. ile tasdik edilen ----tarihli ------ imzaladığı, davacının müvekkilinin bayii ve yetkili servisi sıfatıyla faaliyet gösterdiği, müvekkilinin faaliyetinin finansal yönü itibariyle sağlıklı şekilde yürütülebilmesi bayilere satılan ürünlerin bedelinin süresinde tahsil edilebilmesine bağlı olduğundan tahsilatta güçlük yaşanmaması için çeşitli güvence ve ödeme sistemleri ile çalışıldığı, bu amaçla, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler gereği bayi, müvekkil ---- potansiyel işlem hacmi ve risk durumu dikkate alınarak belirlenecek nitelik ve tutardaki teminatı ---- sağlamayı üstlendiği gibi, ------ ve benzeri ödeme/teminat sistemlerine dâhil olmayı ve bu sistemlerin gerektirdiği işlemleri süresi içinde gerçekleştirmeyi de yükümlendiği, müvekkili şirketin -----pozisyonunda çalışan dava dışı ------görevini kötüye kullanarak kendisine hukuka aykırı bazı menfaatler temin ettiği konusunda bir ihbar alınca meseleyi derinlemesine inceleme ihtiyacı duyduğu, yapılan inceleme neticesinde ------bazı bayiler ile işbirliği yaparak görev ve yetkilerini kötüye kullandığı, alacak hesaplarında usulsü: değişiklikler yaptığı ve cari hesapları manipüle ettiği; bayilere ait cari hesap kayıtlarında, müvekkil ------- bayilerden olan gerçek alacak bakiyesinin görülmesini engellediği, bayilerin banka limit-risk bilgilerinin müvekkile kasıtlı biçimde hatalı raporlanmasını, böylelikle banka limiti yetersiz bayilere satış yapılmasına sebebiyet verdiği, bu işlemlerle kendisine ve bir kısım bayiye usulsüz menfaatler temin ettiğinin tespit edildiği, yapılan bu tespitler üzerine ------- ile müvekkil şirkette onunla aynı bölümde kendisine bağlı olarak çalışıp söz konusu hukuka aykırı işlemlerin gerçekleştirilmesinde---- yardımından faydalandığı tespit edilen ---- iş sözleşmelerinin haklı nedenle derhal feshedildiği, haklarında suç duyurusunda bulunulduğu,------ hakkında yurt dışına çıkış yasağı getirildiği, ----- aleyhine, şirketi uğrattığı zararın giderilmesi amacıyla bir tazminat davası açıldığı, --------tarihinde anılan kişinin malvarlığına dava konusu tutar kadar ihtiyati haciz uygulanmasına karar verildiği, şüphelinin vekilleri tarafından ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına yönelik yapılan tüm itirazlar da mahkemelerce reddedildiği, yapılan incelemeler sonucunda söz konusu hukuka aykırı işlemlerin ------ müvekkil şirket arasındaki cari hesapta da mevcut olduğunun tespit edildiği, davacı ------- iyi niyet çerçevesinde, müvekkil şirketin zararının yargıya taşınmasına ihtiyaç duyulmaksızın, sulh yoluyla giderilmesini sağlamak amacıyla adımlar atıldığı, Müvekkili şirketçe davacıya gönderilen ----tarafından -----tarihlerinde yapılan ------ ödemeler ile müteakip ödemelerin muacceliyet tarihi itibariyle en eski borçlarına ve öncelikle borcun işlemiş faizlerine mahsup edileceğinin bildirildiği, müvekkilinin davacıda olan alacağını tahsil amacıyla, ----- aynı grup içerisinde yer alan (dava dışı) ------üzerinde kayıtlı araçların ----tarafından satın alındığı, bu satın alma nedeniyle ---- ----- olan alacağının ----- tarafından----- temlik edildiği, temlik edilen alacak kadar ----karşılıklı alacaklı hâle gelen -----, temlik edilen alacak ile kendi alacağını takas ettiği, böylelikle bu miktar------- olan alacağından düşüldüğü, bahsedilen temliklerin gerçekleşmesini takiben, ----- nezdinde bulunan toplamda 33.539.992,59-TL değerindeki 2. el araçlar müvekkil tarafından satın alındığı ve yine davacının kabulü ile takas ve mahsup edildiği, bu hususa dek ----- tarafından bir itirazda bulunulmadığı gibi borç kabul edildiği ve iraden ödemeler yapıldığı, müvekkili tarafından davacıya -------mesajı ve ekindeki excel dosyasında, vadesinde ödenmemiş borçlar nedeniyle---- tarihi itibariyle bakiye 11.4 milyon TL * KDV olarak hesaplanan temerrüt faizi borcu olduğunun bildirildiği, ancak davacının kendi bağımsız incelemelerini yaptırdıklarını dönem dönem müvekkile bildirdiği fakat somut bir itiraz ile geri dönüş yapmadığı, ---- girdiği hukuki ilişkilerin şirketi uğrattığı zararın ayrıntısıyla ortaya konulması için ----- önde gelen bağımsız denetim kuruluşlarından ------- başvurarak finansal ilişkilerin kapsamlı bir denetlemesinin yapılmasını talep ettiği, ---- müvekkilin talebine istinaden inceleme yapıp tespit ve değerlendirmelerini raporunu müvekkile sunduğu, ----davacı ---- ilgili yaptığı inceleme neticesinde düzenlediği ----- tarihli raporunda (kısaca “Rapor”) özetle şu tespitlerde bulunduğu, ----- nezdindeki cari hesapların manipüle edilmesi, ------ banka limit-risk bilgilerinin kasıtlı biçimde hatalı raporlanması yöntemlerini izleyerek ---- ait cari hesapların ------ olan gerçek alacak bakiyesini yansıtmamasını sağladığı, ---- ilişkin oluşturulan cari hesap ile ---- muhasebesinde kayıt altına alınmış cari hesapların karşılaştırılması sonucunda, ----- olan alacağının 37.324.800 (otuzyedimilyonüçyüzyirmidörtbinsekizyüz) TL daha düşük gösterildiğinin anlaşıldığı, yapılan hukuka aykırı işlemler neticesinde müvekkilin ayrıca “11.412.466 TL (KDV hariç” finansman zararına uğradığı belirlendiği, tespitleri takiben ve ------tarafından ------- tarihinde kendilerine iletilen temerrüt faizine ilişkin aradan geçen sürede bir dönüş gelmemesi sebebiyle ------- üzerinde önceden usulsüz şekilde silindiği tespit edilen 2.603.502,25 TL tutarlı 19 adet fatura da sisteme yüklendiği, davacının uzlaşmaz tutumu, diğer taraftan raporla birlikte müvekkilin finansman zararının kesin şekilde belirli hâle gelmesi üzerine bu kez davacıya ----- tarihli (vade farkı-temerrüt faizi açıklamalı), -------- meblağlı bir fatura gönderildiği, ancak davacının bu faturayı iade ettiği, bunun üzerine müvekkil,----- sisteminde kendisine sağlanan teminatlara başvurarak söz konusu ödemeyi tahsil ettiği, ----- numaralı iade faturası kesildiği, ------yevmiye numaralı ihtarname ile bu riskin kaldırılmasının talep edildiği, müvekkil şirketçe kesilen faturaya itiraz edilmiş ve ----- üzerinden gönderilerek; ödemelerin vadesi gelmiş diğer borçlara istinaden mahsup edilmesinin taraflar arasındaki ------- uyarınca hukuka uygun olduğu, ödemelerin muacceliyet tarihi en eski borçlara ve öncelikle bu borcu işlemiş faizine mahsup edildiği, faiz hesabının bağımsız bir kuruluşça yapıldığı ve faiz oranının iyi niyet çerçevesinde ------- lehine olacak şekilde seçildiği, faiz hesabının kendilerine iletildiği ------ tarihinden itibaren 50 günlük sürede incelenmesinin pekâlâ mümkün olduğu, faiz hesabında bir hata olduğu düşünülüyor ise şirketin düzeltici işlem yapmaya hazır olduğu ve iade faturasının kabul edilmediğinin belirtildiği, ardından davacı tarafından ----- yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek 2.603.502,25 TL tutarın tahsil edilmesinin haksız olduğu ifade edilerek tutarın ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiği, ----- numaralı e-faturanın düzenlenmesini takiben müvekkil şirketçe -----üzerinden gönderilen ---- tarihli yazı ile; ---- tarafından kesilen faturaya itiraz edildiği, ------ tarafından müvekkile borçlu bulunan ----gizlenmiş olduğu, ----- tarafından borcun ödenmesi amacıyla dava dışı ------grubu içinde bulunan ------ araçlarının müvekkilce satın alınmasından doğan alacaklar için ----- tarihli temlik sözleşmeleri ile----- taraflara arasındaki borca mahsup edildiği, yine ---- elinde bulunan muhtelif marka ve modelde 2. El araçların müvekkilce satın alındığı ve 33.539.992,59 TL'nin de bu şekilde mahsup edildiği,---- usulsüz şekilde gizlenen 19 faturanın ----yüklenmek suretiyle 2.603.502,25 TL'nin de bu şekilde tahsil edildiği, neticeten 01.01.2021 tarihinden ana para borcunun ödenmesinin tamamlandığı tarihe dek işleyecek gecikme faizinin ---- ayrıca fatura edileceğinin bildirildiği, takip eden süreçte davacı ile müvekkil arasında ihtarnameler ve faturalaşma süreçlerinin devam ettiği, yukarıda sıralanan vaktalar neticesinde huzurdaki dava ile davacı tarafından özetle şu hususlar ileri sürüldüğü, 2021 yılına kadar her dönem için taraflar arasında hesap mutabakatları yapıldığı, böylelikle taraflar arasında vadesinde ödenmeyen herhangi bir borç-alacak ilişkisinin bulunmadığının onaylandığı, ------- limitleri yetersiz olduğunda müvekkilinin vadesinden sonra yapılan ödemeler için temerrüt faizi uygulanmadığı, bunun sonucunda taraflar arasında vadesinde ödenmeyen borçlar için temerrüt faizi uygulanmayacağı yönünde bir teamül oluştuğu sonucuna varılması gerektiği, dolayısıyla davacıya yöneltilen temerrüt faizi talebinin yersiz olduğu, esasen salt davacının ileri sürdüğü bu argümanlar, davacı talebinin hukuki bir temelinin bulunmadığını tek başına göstermeye yeterli olduğu gibi, bir hususun -ceza hukuku terminolojisiyle- tevil yoluyla ikrarı mahiyetinde olduğu, gerçekten davacı, yukarıda etraflıca izah olunduğu üzere, cari hesaplardaki manipülasyonlarla müvekkilin davacıdan olan gerçek alacağının yansıtılmadığı vakıasını kabul etmekte, yalnızca temerrüt faizini sorgulamakta ve bunu da temel olarak, geçmiş yıllar mutabakatlarına dayandırmaktadır. Şu hâlde, zaten delillerimizle sabit olan, müvekkilin davacıdan olan alacağının cari hesapların manipüle edildiği, böylelikle gerçek alacak miktarının bilerek dikkatlerden kaçırıldığı konusunda herhangi bir tartışma olmadığı, bu durumda ilkin üzerinde durulması gereken husus, manipüle edilmiş bu cari hesaplara yönelik mutabakat beyanının herhangi bir hukuki sonuç doğurma imkânına sahip olup olmadığıdır ki buna kuşkusuz olumsuz yanıt vermek gerekir. Her şeyden evvel buradaki mutabakat beyanı, yukarıda ayrıntısıyla izah olunduğu üzere, bizatihi davacının dâhil olduğu “hileli” bir işleme dayanmaktadır. Buise söz konusu mutabakata yönelik müvekkilin irade beyanının hile/aldatma nedeniyle sakatlığı sonucunu doğurur (BK m. 36). Nitekim bu durumun varlığının öğrenildiği andan itibaren şirket derhal davacıya karşı gerçek alacak miktarının ödenmesi talebinde bulunmuş, böylelikle mutabakatla bağlı olmadığı beyanını dile getirmiştir.---- tarafından da bu hususun kabul edildiği, müvekkil tarafından belirtilen borç tutarının ödenmesi için ------ araçlarının müvekkile satılması sonucu ortaya çıkan alacak tutarının müvekkile ------ tarihli sözleşmeler ile temlik edilmesi ve yine ------tarafından muhtelif marka ve modelde 2. el aracın borcun ödenmesi amacıyla müvekkile satılmasından açıkça anlaşılmaktadır. Hatırlatmak adına, müvekkil şirketçe ---- gönderilen ve borcunun bildirildiği yazı ----tarihindedir. Başka deyişle, ----- borcun varlığı ve tutarını kabul etmektedir ve hatta bu nedenle ki yazının gönderilmesini takiben | ay içinde ödeme amacıyla temlik sözleşmesini ve hemen ardından da 2. El araç satışlarını yapmıştır. Fakat huzurdaki davada temerrüt faizine karşı hayali bir iddia oluşturabilmek adına mutabakatların geçerli olduğunu iddia ederek esasen önceki davranışları ile de çeliştiği, ilaveten basiretli bir tacir olarak davranma yükümlülüğü altında bulunan davacının hangi faturaya istinaden ne kadar ödeme yaptığı ve yapacağını takip etmesinin mümkündür ve bu takibi yapmaktan da sorumlu olduğu, faturaların tebliğ alınması ve bu faturalara itiraz edilmemesi ek bir ihtarı gerektirmeksizin, faturaların vadesinde muaccel olduğunu gösterdiği, ödenmeyen ve vadesi geçmiş bir alacağa temerrüt faizi işletileceği da sayın mahkemenin malumu olduğu, kaldı ki davacının ----- birlikte hareket etmesi ve müvekkilin hileye/aldatmaya maruz kalması anlamını taşıdığında hileye/ aldatmaya uğrayan kişi, BK m. 39/2 uyarınca, ister sözleşmeyle bağlı olsun, isterse olmasın, hile/ aldatma nedeniyle uğradığı zararın taziminin talep edebileceği, bir para alacağı bakımından uğranılan zarar da, kural olarak, temerrüt faizi miktarınca olacağı, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, Cari hesaptan kaynaklı alacağın faizi ile tahsil talebine ilişkindir.
Davada taraf teşkili sağlanmış taraflar tacir olduğundan mali inceleme yapılmıştır.Mali inceleme;Davacının ----- dönemi ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde 2014-2023 dönemi Envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin Vergi Usul Kanunu’nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221 maddesine göre; süresinde yaptırıldığı, davacının 2014-2023 döneminde E-Defter Kullanan mükellef olduğu; 2014-2022 yılı Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerinin GİB onaylı Ocak ayı (açılış) ve Aralık ayı (Kapanış) beratları ile 2023 yılı Ocak ayı (açılış) ile dava tarihi itibariyle Temmuz ayı Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alınmış olduğu, davacı Şirketin ticari defterlerinin V.U.K’nu ve TTK’nuna uygun tutulduğu, davacı Şirketin ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür.
Davalının 2014-2023 dönemi ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde 2014-2023 dönemi Envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin Vergi Usul Kanunu’nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221 maddesine göre; süresinde yaptırıldığı, davacının 2014-2023 döneminde E-Defter Kullanan mükellef olduğu; 2014-2022 yılı Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerinin GİB onaylı Ocak ayı (açılış) ve Aralık ayı (Kapanış) beratları ile 2023 yılı Ocak ayı (açılış) ile dava tarihi itibariyle Temmuz ayı Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alınmış olduğu, davacı Şirketin ticari defterlerinin V.U.K’nu ve TTK’nuna uygun tutulduğu, davacı Şirketin ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür. Hesap İncelemesi: Davacı Hesap İncelemesi; Davacı -----ticari defter kayıtlarında davalı ---- hesap hareketleri incelenmiştir. Davalının kendi ticari defter kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davacıdan 69.079.722,38 TL ALACAKLI gözüktüğü görülmüştür. Davalı vekilinin 04.10.2023 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunmuş ----- tarafından hazırlanan 25.08.2021 tarihli “Özel Kapsamlı İnceleme Raporu” ekleri içinde yer alan davacı tarafından imzalı -----tarihli mutabakat mektubu incelenmiş; Mutabakat mektubuna göre davacının---- tarihi itibariyle davalı şirkete --- borcunun bulunduğu görülmüştür. Tarafların ----dönemi ticari defter kayıtları karşılaştırılmıştir. Davacı tarafın 31.12.2020 tarihi itibariyle incelenen ticari defter kayıtlarında da davalıya 82.732.958,75 TL borçlu gözüktüğü, davalının ise kendi ticari defter kayıtlarına göre davacıdan 45.282.238,57 TL alacaklı gözüktüğü, davalı kayıtlarında eksik alacak olarak gözüken 37.450.720,18 TL’nin davalı vekilinin cevap dilekçesinde belirttiği üzere davalı şirkette “Alacaklar Ekip Lideri” pozisyonunda çalışan ------hukuka aykırı işlemlerinin davacı şirket ile davalı şirket arasındaki cari hesapta da mevcut olduğunun tespit edildiği bu yönüyle davalı şirket tarafından ---- şirketi uğrattığı zararın ayrıntısıyla ortaya konulması için bağımsız denetim kuruluşu------ finansal ilişkilerin kapsamlı bir denetlemesinin yapılmasını talep ettiği, ------ tarafından hazırlanan --- tarihli raporda özetle şu tespitlerde bulunulduğu,----- davacı ----- davalı şirket nezdindeki cari hesapların manipüle edilmesi, davacı şirketin banka limit-risk bilgilerinin kasıtlı biçimde hatalı raporlanması yöntemlerini izleyerek davacı ------- ait cari hesapların davalı şirkete olan gerçek alacak bakiyesini yansıtmamasını sağladığı, bu bağlamda davacı şirkete ilişkin oluşturulan cari hesap ile davalı şirket muhasebesinde kayıt altına alınmış cari hesapların karşılaştırıldığı bu işlemler sonucunda, 31 Aralık 2020 tarihi itibarıyla davalı şirketin davacı şirketten olan alacağının 37.324.800 TL daha düşük gösterildiğinin tespit edildiği,---- konu edilen faturaların incelenmesi neticesinde ise davalı --- tarafından davacı ----- düzenlenmiş toplam 2.142.123 TL tutarındaki 274 adet faturanın faktöring işlemlerine konu edilmiş olduğu, fakat faktöring hesaplarından davacı---- hesabına toplam 39.693.923 TL tutarında (2015-2020 arasında) kaydi aktarım yapıldığının tespit edildiği görülmüştür.----tarafından incelemesi yapılan 2014-2020 dönemine ilişkin yıllara göre yapılan tespitler raporda gösterilmiştir. Yapılan tespitler sonucunda davalı ---- kendi ticari defter kayıtlarında ----- tarihinde davacı aleyhine --- sonu açılış düzeltmesi açıklamasıyla ---- borç kaydettiği görülmüştür. Davalı Şirket talebiyle ------ tarafından hazırlanan ---- tarihli raporunda; Davalı Şirketin davacı Şirketten olan gerçek alacağının cari hesap kayıtlarında ---- daha düşük gösterildiği, yapılan hukuka aykırı işlemler neticesinde davalı Şirketin alacaklarını vadesinde tahsil edememesi sebebiyle finansman zararına katlandığı bu gerekçeyle ----- tarihi itibariyle ------- olduğu,Bu tespit ve hesaplamalar sonucunda finansman zararının tazmini için davacı Şirket adına --- tarihinde ---- fatura düzenlediği, yine -----seri numaralı fatura ile --- fatura düzenlediği tespit edilmiştir. Davalı yanca düzenlenen faturalara ilişkin kayıtlar raporda gösterilmiştir. Yukarıda detayları verilen faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının ilgili faturaların iadesi için düzenlediği iade faturaları ile peşin alınan araçlar ve yedek parçaların vade farkı için düzenlediği --------- tutarlı faturaları müteakip faturalarla davalıya aleyhine borç yazdığı, ancak davalı tarafından kabul edilmemesi neticesinde tekraren davalı lehine hesaba alacak yazdığı tespit edilmiş olup buna ilişkin davacı tarafın ----tarihleri arasındaki kayıtları raporda gösterilmiştir. Taraflar arasındaki temlik sözleşmeleri kapsamında; davalı ---- davacıdan olan alacağını tahsil amacıyla, (dava dışı)-----Davalı --- arasında akdedilen--- tarihli -----dava dışı ----- tarafından davacı ----temlik edildiği tespit edilmiştir. Yukarıdaki -----kapsamındaki işlemlerin tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiş olup tarafların ticari defterlerindeki kayıtlar raporda gösterilmiştir.Her iki hesap arasındaki farka ilişkin açıklama: ------ tarihli raporunda; davalı şirketin davacı şirketten olan gerçek alacağının cari hesap kayıtlarında 37.324.800 TL daha düşük gösterildiği tespitleri sonucunda davalı ---- kendi ticari defter kayıtlarında 30.09.2021 tarihinde davacı aleyhine 2020 sonu açılış düzeltmesi açıklamasıyla 37.324.800,00 TL borç kaydettiğinin görüldüğü böylelikle davalı kayıtlarında taraflar arasındaki 31.12.2020 cari hesap bakiyesinin -----olarak düzeltildiği, davacı kayıtlarında gözüken alacak bakiyesinin ---- olduğu, her iki hesap arasındaki bakiye farkının ------ olduğu tespit edilmiştir. Her iki hesap arasındaki farka ilişkin açıklama: Tarafların 31.12.2022 cari hesap bakiyesinin birbirine eşit olduğu taraflar arasındaki 31.12.2022 kapanış bakiyesinin her iki tarafın ticari defter kayıtlarında da--- davalı alacağı olarak gözüktüğü tespit edilmiştir. Her iki hesap arasındaki farka ilişkin açıklama: dava tarihi itibariyle (05.07.2023) davacı kayıtlarına göre davalı alacağının 69.420.304,81 TL olarak gözüktüğü, davalı kayıtlarına göre ise davacı borcunun 69.079.722,38 TL olarak gözüktüğü görülmüştür. Taraflar Arasındaki İhtarnamelerin Ve Sözleşmenin İncelenmesi: İhtarname ve Yazışmalar:----- yevmiye no.lu ihtarnamesi: İş bu ihtarnamenin keşidecisinin davacı ----muhatabının davalı ---- olduğu, ihtarname konusunun doğrudan borçlandırma sistemine haksız ve mesnetsiz olarak --- vade tarihli toplam --- olarak kayıt edilen riskin kaldırılması talebine ilişkin olduğu görülmüştür. --- tarihli yazı: -----önderilen işbu yazının konusunun, --- tarihli iade faturasının kabul edilmediği ve muhtevasına itiraz edildiği, ---- no.lu fatura uyarınca faiz alacağının tahsil edildiği hususunun ihtar edildiği görülmüştür.----- yevmiye no.lu ihtarnamesi: İş bu ihtarnamenin keşidecisinin davacı ----muhatabının davalı ----olduğu, ihtarname konusunun doğrudan borçlandırma sistemine---- haksız olarak ----vade tarihli toplam 2.603.502,25-TL olarak kayıt edilen ve müvekkili Şirketçe ihtirazi kayıtlı olarak ödenmek durumunda kalan ilgili bedelin, müvekkiline iadesi talebine ilişkin olduğu görülmüştür. ----tarihli yazı:----tarafından davacı ----gönderilen işbu yazının konusunun, ----- yevmiye no.lu ihtarnamesine cevap ve düzenlenen -----tarihli e-faturanın kabul edilmediği ve muhtevasına itiraz edildiği, yazı içeriğinde, ---- yıllarına ilişkin hesap mutabakatlarının gerçek durumu yansıtmadığı,---- borcun gizlenmiş olduğu,----- tarihinden ana para borcunun ödenmesinin tamamlandığı tarihe kadar işleyen gecikme faizinin taraflarına fatura edilerek mevcut bakiyeden takas mahsup yolu ile tahsil edildiğinin ve her türlü hakların saklı tutulduğunun ihtar edildiği görülmektedir. -----yevmiye no.lu ihtarnamesi: İş bu ihtarnamenin keşidecisinin davacı -----muhatabının davalı ----olduğu, ihtarname konusunun muhatapça keşide edilen ---- tarihli faturaya külliyen itiraza ilişkin olduğu, faturanın sistem üzerinden ve ihtarname ekinde iade edildiği hususlarına ilişkin olduğu görülmüştür. İhtarname içeriğinde, ---- tarihinde keşideci tarafça muhatabın çalışanlarına bahse konu faiz hususunda mutabık olunmadığının bildirildiği, 2020 senesi öncesine ilişkin muhatap ile imzalanan sene sonu mutabakatlarının bulunduğunu, mutabakat yapılan geçmiş dönemler için keşidecisinin borçlu gösterilmesinin ve ilgili bedellere temerrüt faizi işletilmesinin uygun olmadığı, vadesi gelen ve gelecek ödemeler ile ilgili muhatabın talebi üzerine müvekkili şirket bünyesinde bulunan araçların alımının kabul edildiği, hem müvekkili şirket hem de ----üzerinde bulunan araçların muhataba devirlerinin gerçekleştirildiği beyan edilmiş ve ihtarname ekinde ---- tutarlı faturanın bulunduğu görülmüştür. ---- tarihli yazı: ----tarafından davacı----gönderilen işbu yazının konusunun, ----- yevmiye no.lu ihtarnameye cevaplar ile ---- düzenlenmiş olan ----- edilmediği ve fatura muhteviyatlarına itiraz edildiğine ilişkin olduğu, yazı içeriğinde, sözleşme kapsamında ürün alımına ilişkin---- öncesine ait borçların vadesinde ödenmemiş olduğu, sözleşme uyarınca gecikme faizi ödemekle yükümlü olunduğu, ---- tarihinden ana para borcunun ödenmesinin tamamlandığı tarihe kadar işleyen gecikme faizinin taraflarına fatura edilerek mevcut bakiyeden takas mahsup yolu ile tahsil edildiğinin ve her türlü hakların saklı tutulduğunun ihtar edildiği görülmektedir.
---- yevmiye no.lu ihtarnamesi: İş bu ihtarnamenin keşidecisinin davacı ---- muhatabının davalı --- olduğu, ihtarname konusunun muhatapça keşide edilen -----tarihli yazıya cevap olduğu; ihtarname içeriğinde, muhataba borcun bulunmadığı ve mutabakatların bulunduğu, geçmişe dayalı temerrüt faizi tahakkuk ettirilmesinin kabul edilemez olduğu, müvekkili Şirketin muhataptan alacaklı olduğu ----tarihinde müvekkilinin borcu bulunmayan faturaları tekrardan ---- sistemine kayıt ederek tahsili yoluna gidildiği ve haksız zenginleşmenin söz konusu olduğu, temerrüt faizi faturalarının yasal dayanağı olmadığından kabul edilemeyeceği, bir daha iade olarak faturaların kesilmemesi gerektiğinin ihtarına ilişkin olduğu görülmüştür. ---- tarihli yazı: ----tarafından davacı ---- gönderilen işbu yazının konusunun, ---- adet faturanın kabul edilmediği ve muhtevasına itiraz edildiği, -----yevmiye no.lu ihtarnameye cevaplara ilişkin olduğu, yazı içeriğinde, faturaya itiraz edilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek --- tarihli yazıdaki hususlar tekrarlanmıştır.
---- yevmiye no.lu ihtarnamesi: İş bu ihtarnamenin keĢidecisinin davacı ------olduğu, ihtarname konusunun muhatapça keşide edilen ------ tarihli beyanlara karşı beyanların sunulması, iade faturasının iadesi ve ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde cari hesap bakiyesinin ödenmesinin ihtarına ilişkin olduğu; ihtarname içeriğinde, önceki ihtarlardaki beyanların tekrar edildiği, 2021 yılında muhataptan alınan yedek parça ve araç bedellerinin vadeli olarak ödenmesi gerekirken peşin ödeme olarak alındığı, bu durumun sözleşmeye aykırı olduğu, bu ödemeler nedeniyle müvekkili şirketin ----- zararının doğduğu, keşide edilen iade faturasının iadesiyle, 15.589.782,20-TL’lik cari hesap borcu ile peşin ödemeden kaynaklı 417.561,20-TL + KDV’nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde ödenmesinin ihtarına ilişkin olduğu görülmüştür. ---- tarihli yazı: ----tarafından davacı ------gönderilen iş bu yazının konusunun, 31.12.2021 tarihli 3 adet faturanın kabul edilmediği ve muhtevasına itiraz edildiğine ilişkin olduğu, yazı içeriğinde, bağımsız denetim firmasına yaptırılan özel inceleme neticesinde muhatap Şirket ile olan cari hesap ilişkisinde ----- tarafından muhatap-----hukuki bir işleme dayanmayan hesap hareketlerinin yapıldığı, -----yılları arası yapılan ürün alımları nedeni ile borçların vadesinde ödenmediği yada hiç ödenmediği, yıl sonu hesap mutabakatlarında Şirkete olan borçların gerçek durumdan daha düşük gösterildiği, ---- tarihi itibariyle cari hesapta mevcut olan borca ilave ---- borcun gizlenmiş olduğu ve bu tutarın Şirketlerine ödenmediği, ---- tarihli yazı ile vadesinde ödenmemiş borçlar nedeniyle tahakkuk etmiş olan temerrüt faizi tutarının ---- tarihinde muhatap şirkete vade farkı faturasının düzenlendiği, 01.01.2021 tarihinden ana para borcunun ödenmesinin tamamlandığı tarihe kadar işleyen gecikme faizinin taraflarına fatura edilerek mevcut bakiyeden takas mahsup yolu ile tahsil edildiğinin ve her türlü hakların saklı tutulduğunun ihtar edildiği görülmektedir. ---- tarihli yazı: ----tarafından davacı ----- gönderilen iş bu yazının konusunun, ---- tarihli 3 adet faturanın kabul edilmediği ve muhtevasına itiraz edildiğine ilişkin olduğu, yazı içeriğinin 13.01.2022 tarihli yazı içeriği ile aynı doğrultuda olduğu görülmüştür.--- tarihli yazı: -----tarafından davacı ----- gönderilen iş bu yazının konusunun, ---- tarihli 3 adet faturanın kabul edilmediği ve muhtevasına itiraz edildiğine ilişkin olduğu, yazı içeriğinin 13.01.2022 tarihli yazı içeriği ile aynı doğrultuda olduğu görülmüştür.----- tarihli yazı: ----tarafından davacı ----gönderilen iş bu yazının konusunun, ---- cevap niteliğinde olduğu, yazı içeriğinde, ---- tarihli ------ tarihli yetkili servislik sözleşmelerinin olağan Fesih başlıklı madde uyarınca 2 yıl sonra etkili olmak üzere ----- tarihli fesih ihbarı ile feshedildiği, 2021 yılı İŞ Geliştirme Planı’nda yer alan adetlerde araç tedarik edilememesinin nedeninin, muhatap şirketin satış yeterli teminat ibraz etmemesi, tespit edilen borçları ödememesi ve sözleşme kapsamındaki yükümlülükleri yerine getirmemesinden kaynaklı olduğu hususları bildirilmiştir. ----- yevmiye no.lu ihtarnamesi: İş bu ihtarnamenin keşidecisinin davacı ----- muhatabının davalı ----- olduğu, ihtarname konusunun muhatabın gönderdiği 15.03.2022 tarihli yazıya karşı beyanlara ilişkin olduğu, ihtarname içeriğinde, muhatapça yapılan sözleşme feshinin olağan fesih olduğu ve 2 yıl önceden bildirilmesi gerektiği, olağanüstü feshin koşullarının mevcut olmadığı, peşin araç alımı ile ilgili işlemlerin iyi niyetli olmadığı, müvekkiline yeterli sayıda araç verilmediği, yasal temerrüt faizinin işletilebilmesi için bu durumun ihtar edilmesi karşı tarafın temerrüde düĢürülmesi gerektiği, muhatapça yapılan işlemlerin yasal olmadığı, müvekkili şirketin 2021 Mart ayından beri 14.000.000,00-TL’ye yakın alacağının muhatapça gasp edildiğini ve sözde vade farkı ile bu alacağın yok edilmeye çalışıldığını, müvekkili şirkete diğer bayilerden farklı muamele yapıldığını ve rekabete aykırı hareketlerin söz konusu olduğu hususlarının ihtar edildiği görülmüştür. ---- tarihli yazı: ----tarafından davacı --- gönderilen iş bu yazının konusunun, -----tarihli 3 adet faturanın kabul edilmediği ve muhtevasına itiraz edildiğine ilişkin olduğu, yazı içeriğinin ----tarihli yazı içeriği ile aynı doğrultuda olduğu görülmüştür. --- tarihli yazı: ----tarafından davacı ----gönderilen iş bu yazının konusunun, ---- yevmiye no.lu ihtarnamedeki iddia ve taleplere cevaba ilişkin olduğu, yazının içeriğinin ---- tarihli yazı içeriği ile aynı doğrultuda olduğu görülmüştür. Sözleşmeler: Dosya içerisinde davalı vekilince cevap dilekçesi ekinde------ tarihli Satış ve Temlik Sözleşmeleri dosyaya ibraz edilmiştir. İşbu sözleşmelerin incelenmesinde, sözleşmenin taraflarının sayın mahkemeniz dosyası davacı ve davalısı ile dava dışı ---olduğu; Sözleşmenin Konusu başlıklı 2.madde; ---- listesi yer alan araçları ---- satması, ----- araçların satışını ve teslimini gerçekleştirerek araç bedellerine ilişkin --olan alacağını --- temlik etmesi, --- temlik aldığı bu bedeli ----olan doğmuş veya doğacak borçlarından mahsup etmesi ile bu hususta tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesidir.” şeklindedir. Sözleşmenin 3.maddesine göre toplam satış bedeli ----- tarihli sözleşmede ---- olarak gösterilmiştir. Davacı vekilince, 10.06.2024 tarihli dilekçe ekinde bayilik sözleşmesi dosyaya ibraz edilmiş; davalı vekilince 24.06.2024 tarihli dilekçe ile gelinen aşamada yeni delil sunulmasına muvafakat edilmediği beyan edilmiş olup; takdir sayın mahkemenizdedir.
Dosyaya ibraz edilen ----- Sözleşmesi’nin incelenmesinde; sözleşmenin taraflarının mahkemeniz dosyası davacısı ve davalısı olduğu görülmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmenin ilgili maddelerinden de görüleceği üzere davalının, sözleşmenin 18.maddesi uyarınca davacı kayıtlarında denetim yapabileceği düzenlenmiştir. Yine sözleşmenin 18.6.maddesinde; yapılacak tespit ve yazılacak raporların, taraflar arasında çıkabilecek uyuşmazlıklarda gerek mahkeme gerekse bağımsız uzman veya bilirkişi önünde münhasır ve kesin delil olacağı düzenlenmiştir. Sözleşmede (m.13.3.c.) vadesi gelmiş ödemelerin gecikmesi durumunda gecikme faizi talep edilebileceği düzenlenmiş; m.20.8. ve m.23’te ise sözleşmede yer alan hakların kullanılmamış olmasının; bu haklardan feragat anlamına gelmeyeceği düzenlenmiştir. Davalının bağımsız denetim firmasına yaptırmış olduğu denetim sonucu, cari hesaplarda usulsüzlüklerin bulunduğu, sonrasında da ödenmemiş borçlara ilişkin olarak ana para borcu ile birlikte vade farkı faturalarının düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davacı taraf daha önce gecikmelerde vade farkının uygulanmadığını ileri sürerek alacak talebinde bulunmaktadır. sözleşme maddelerine göre davalının, ödenmeyen borçlara vade farkı/ gecikme faizi uygulama hakkının bulunduğu görülmekte olup; nihai takdir sayın mahkemenizdedir. Taraflar arasındaki ticari defter kayıtları incelenmiş olup; dosyada ayrıca bağımsız denetim firmasında düzenlenen rapor da mevcuttur. İşbu raporun sözleşmenin 18.6.maddesi uyarınca delil sözleşmesi olarak kabul edilip edilmeyeceği taktire bırakılmıştır.Teknik Bilirkişi Sektörel İnceleme Ve Değerlendirme Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden, davacı ----- tarihinde Bayilik Sözleşmesi ile ------ Sözleşmelerinin imzalanmış ve yürürlüğe alınmış olduğu görülmektedir. Yine, dosya kapsamında yer alan beyanlardan da, -----pozisyonunda çalışan ----- ve diğer çalışanı ---- için şirket içerisinde yapılan incelemeler sonucunda, bazı bayiler ile işbirliği yaparak görev ve yetkilerini kötüye kullandığı, alacak hesaplarında değişiklikler yaptığı; bayilere ait cari hesap kayıtlarında------ bayilerden olan gerçek alacak bakiyesinin görülmesini engellediği, bayilerin banka limit-risk bilgilerinin hatalı raporlandığı, banka limiti yetersiz bayilere satış yapılmasına sebebiyet verdiği, gerekçeleri ile ----- soruşturma açılmış olduğu, bağımsız denetim kurumu olan, ----- tarafından finansal ilişkilerin kapsamlı bir denetlemesinin davalı ---- firmasında yapıldığı, ----ile ilgili yaptığı inceleme neticesinde düzenlediği --- tarihli raporunda, davacı ---- nezdindeki cari hesapların ve banka limit-risk bilgilerinin hatalı raporlanmış olduğunun belirlenmiş olduğu anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık hususunun ----- yılındaki, banka limit ve risk bilgileri ile ilgili---- sistemindeki borç-alacak ilişkisine dair olduğu anlaşılmakta olup, taraflar arasında düzenlenmiş olan alım-satım faturaları ile ilgili olmadığı, araçların alım-satım fiyatları vb. hususlar ile ilgili olmadığı, borç alacak kapsamı içerisindeki ve davacı şirket bünyesinde bulunan muhtelif marka ve modeldeki 2.El araçların davalı şirket tarafından satın alınmasındaki fiyat uyuşmazlıkları ile ilgili olmadığı, hatta davacı şirket grup şirketlerinden olduğu dosya kapsamından anlaşılan ------ adına bulunan araçların da davalı ------firmasına devrindeki fiyat uyuşmazlığı ile ilgili olmadığı anlaşılmaktadır. Her iki tarafında da ticari defterlerinin ve verilerinin incelenmiş olduğu, taraflarca tanzim edilmiş ----- kapsamında da Sözleşme şartları kapsamında değerlendirme yapılmış olduğu görülmekte olup,---- olarak da yapılan değerlendirme ve görüşe iştirak edilmiştir. Kök rapora yapılan itirazlar mali yönden de incelenmiş ve değerlendirilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, Cari hesaptan kaynaklı alacağın faizi ile tahsil talebine ilişkindir. Raporun mali inceleme kısmında ayrıntılı olarak gösterildiği üzere; Davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davalıya 69.420.304,91 TL BORÇLU gözüktüğü görülmüştür. Davalının kendi ticari defter kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davacıdan 69.079.722,38 TL Alacaklı gözüktüğü anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde, ihtarname ve yazışmalarda, davacının, araç ve yedek parçaları vadeli alması gerekirken peşin almak durumunda kaldığı; bundan dolayı 417.561,20-TL + KDV zararının bulunduğu iddiasına ilişkin olarak dosyada bayilik sözleşmesi ve başkaca bir delil bulunmadığından bu yöndeki iddia ve talebinin tespitinin yapılamadığı, Taraflar arasındaki sözleşme uyarınca (m.13.3.c.) vadesi gelmiş ödemelerin gecikmesi durumunda gecikme faizi talep edilebileceği; yine sözleşmede (m.20.8. ve m.23) sözleşmede yer alan hakların kullanılmamış olmasının; bu haklardan feragat anlamına gelmeyeceğinin düzenlendiği, bu kapsamda davalı tarafça vade farkı faturası düzenlenmesinin sözleşmeye uygun olduğu, Taraflar arasındaki tüm ticari kayıtların incelenmesi sonucu bağımsız denetim firması tarafından hazırlanan rapor doğrultusunda davalının finansman zararının tazmini için davacı şirket adına fatura düzenlendiği, kök raporda detaylıca incelendiği üzere ilgili faturaların davalı kayıtlarında yer aldığı, ilgili tutarın davalı yanca tahsil edildiği, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davalıya borçlu gözüktüğü, Sözleşmenin 18.maddesinde davalının denetim hakkının düzenlendiği, 18.6.maddede ise denetim sonucu düzenlenecek raporların delil olacağının düzenlendiği anlaşılmakla davacının davasını ispat edemediği değerlendirilmekle davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın REDDİNE,
1-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin olarak alınan 8.538,75 TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.923,35 TL’nin hükmün kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
2-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 38,40 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
5-Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (500.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 79.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde -----------Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16.10.2025