T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/207 Esas
KARAR NO : 2025/788
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/03/2022
KARAR TARİHİ : 08/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili 14/03/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Her ne kadar müvekkili hakkında --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E sayılı icra dosyası ile takip başlatılmış ise de; müvekkilinin icra dosyasına yapılan tebligatların usulsüzlüğü ve geçersizliği nedeni ile zamanında icra takibinden haberdar olamamıştır. Ancak icra takibinden haricen 21/02/2022 tarihinde haberdar olması üzerine eş zamanlı olarak ---------- Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet ve suç duyurusu başvurusu ile İcra Hukuk Mahkemesinde icra takibine karşı itiraz ve şikayet davası açmıştır. ---------- Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan şikayet üzerine davalı şüpheliler hakkında ----------- soruşturma numarası ile soruşturma başlatılmış olup henüz soruşturma devam etmektedir. Ayrıca İcra Hukuk Mahkemesi'nde açılan dava ise ---------- Esasında devam etmekte olup henüz takip durdurulmadığından işbu davanın ikamesi de gerekmiştir. Ancak takip dayanağı senet sahtecilik mahsulü senedin bedel kısmının sahtecilik kısmı ile 970.000,00 TL gibi fahiş bir rakama dönüştürülmüş olması, menfi tespit davalarının, maktu harca tabi olmayıp nispi harca tabi olması, dava açılabilmesi için yaklaşık 20.000,00 TL gibi bir nakit paranın gerekiyor olması, müvekkilinin ise halihazırda işsiz olup yukarıda yazılı meblağı karşılayamayacak derecede fakr u zaruret içerisinde olması nedeni ile bugüne kadar menfi tespit davası açılamamış ancak takibinin ısrarlı bir şekilde yürütülmeye devam edilmesi karşısında, daha fazla gecikmeden işbu davanın adli yardım talepli olarak açılması gerekmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki müvekkilinin davalılara herhangi bir borcu bulunmadığından bu durumun mahkeme marifeti ile tespiti amacı ile işbu davanın ikamesi gerekmiştir. Gerçekten de takip dayanağı senet, sahtecilik ve tahrifat yoluyla üretilmiş suç mahsulü bir senettir. Takip dayanağı senet incelendiğinde, daha ilk bakışta dahi çıplak gözle bile bakıldığında senedin sahtecilik ve tahrifat yoluyla üretilmiş olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Nitekim takip dayanağı senedin vade tarihinin 30/04/2009 olduğu ancak 2009 rakamındaki son rakam olan (9) rakamından önceki (0) ın üzerine sonradan (1) rakamı yazılarak zamanaşımına uğramış bir senedin bu şekilde sahtecilik ve tahrifat suretiyle vadesinin 10 yıl sonraki bir tarihe çekilerek zamanaşımına uğramamış gibi bir işlem yapıldığı açıkça anlaşılmaktadır. Aynı şekilde senette metin içerisinde yazı ile yazılan (Otuz nisan ikibindokuz) ibaresine sonradan farklı kalem ve yazı ile araya sıkıştırıldığı açıkça anlaşılacak şekilde (İkibin) ile (dokuz) ibarelerinin arasına (on) ibaresi sıkıştırılarak senedin vade tarihinde, sahtecilik ve tahrifat yoluyla değişiklik yapıldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla takip dayanağı senet sahtecilik ve tahrifat yoluyla düzenlenerek takibe konulmuş suç mahsulü bir senettir. Takip dayanağı senedin tahrifat ve sahtecilikten önceki hali ise zamanaşımına uğramıştır. Dolayısıyla müvekkilinin davalılara herhangi bir borcu bulunmadığı bir yana, takip dayanağı senedin hem zamanaşımına uğramış olması, hem de tahrifat ve sahtecilik mahsulü olması nedeniyle davalarının kabulüne ancak öncelikle tedbiren takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, aynı şekilde senedin üzerinde gözüken düzenleme tarihi de dikkatle incelendiğinde: 15/02/2008 olan düzenleme tarihinin son rakamı olan (8) den önceki (0) ın üzerine (1) rakamı yazılmak sureti ile senedin düzenleme tarihi de, vade tarihi ile paralellik arz edecek şekilde sanki 10 yıl sonrasına çekilmiş gibi 15/02/2018 e dönüştürülerek sahtecilik ve tahrifat yapılmak sureti ile, senedin düzenleme ve vade tarihi arasında 11 yıllık bir aralık bulunmasının doğuracağı sakıncalar sözüm ona engellenmeye çalışılmıştır. Bu durumu da özellikle sayın mahkemenin dikkatine arz ediyoruz. Ekte sundukları ve icra dosyasında aslı bulunan senet fotokopisinden dahi sahtecilik ve tahrifat çok net bir şekilde anlaşılmaktadır. Ancak mahkemece, icra kasasındaki senet aslı celp edip incelediğinde sahtecilik ve tahrifat, bütün boyutları ile çok net ve açık şekilde görülecektir. Ayrıca takip dayanağı senedin tahrifat ve sahtecilikten önceki halindeki vade tarihi 30/04/2009 iken, sahtecilik ve tahrifat yoluyla 30/04/2019 a çevrilmesinin yanında birde takip dayanağı senedin meblağ kısmının başına (9) getirilerek senedin meblağının 70.000,00 TL den 970.000,00 TL ye çıkarıldığı açıkça anlaşılmaktadır. Nitekim senet üzerinde yazı ile yazılan meblağ kısmının başındaki boşluğa farklı kalem ve yazıyla (Dokuz Yüz) yazılmak suretiyle sahtecilik ve tahrifat yapıldığı açıkça anlaşılmaktadır. Gerçekten de: yazı ve kalem farklılıklarından bu durum anlaşılacağı gibi sahtecilik ve tahrifattan önceki halinde gerçek meblağ tamamı büyük harflerle (YETMİŞBİN) olarak yazılmasına rağmen sonradan eklenen (Dokuz Yüz) ibaresinin farklı kalemle ve küçük harflerle yazıldığı akçıkça anlaşılmaktadır. Aynı şekilde senedin üst kısmında rakamla yazılan meblağ kısmına farklı kalem ve rakamla (9) rakamının eklenmek suretiyle meblağın 970.000,00 TL ye sahtecilik ve tahrifat yoluyla değiştirildiği anlaşılmaktadır. Nitekim senedin rakamla yazılı meblağ kısmı dikkatle incelendiğinde 70.000,00 ibaresinin alttaki çizginin hemen başından başlayarak yazıldığı sonradan farklı yazı ve kalemle eklenen (9) rakamının ise çizginin dışında kaldığı ve araya sonradan sıkıştırıldığı açıkça anlaşılmaktadır. (9) rakamının sıkıştırıldığı aralıkta yalnızca bir rakam sıkıştırılacak kadar boşluk bulunduğundan, senedin meblağını mümkün olduğu kadar azami miktarda yükseltilebilmesi için bir basamaklı sayıların en büyüğü olan (9) un bilinçli olarak seçilmiş olması da manidardır. Bu durumu ve sahteciliğin sinsi boyutunu özellikle mahkemenin dikkatine arz ediyoruz. Bu itibarla ortada büyük bir kumpas, daha doğru bir söyleyişle icra daireleri ve icra prosedürü araç olarak kullanılmak sureti ile resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçu işlenerek adeta servet avcılığı yapılarak haksız kazanç elde edilmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır. Müvekkili bu durumu öğrenir öğrenmez eş zamanlı olarak ---------- Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet ve suç duyurusunda bulunduğu gibi ----------- Esas sayılı itiraz ve şikayet davasını da açmıştır. Şikayet ve suç duyurusunun bir örneği ile İcra Hukuk Mahkemesindeki davanın dilekçe örneği de işbu dilekçe ekinde mahkemeye sunulmuştur. Dolayısıyla sahtecilik ve tahrifat yapılarak suç mahsulü bir senet haline getirilmiş senede dayanılarak yapılan takibin iptali ile müvekkilinin davalılara borçlu bulunmadığının menfi tespitine karar verilmesini talep ediyoruz. Ayrıca takip dayanağı senet üzerindeki lehtar ve cirantalar ile takip alacaklısı arasında danışıklı bir iş ve çıkar birliği bulunduğu açıktır. Zira takip dosyası incelendiğinde, takipte dört adet borçlu gözükmesine rağmen, yalnızca müvekkili hakkında işlem yapıldığı, diğer borçlular hakkında herhangi bir işlem yapılmadığı daha da önemlisi müvekkili ile sözleşme yapıp takip dayanağı senedin sahtecilik ve tahrifattan önceki halini 10 gün içerisinde iade edeceğini taahüt eden ---------- senet arkasında ciranta olarak yer almasına rağmen her ne hikmetse ---------- takipte borçlu olarak dahi gösterilmemiştir. Bu durum açıkça göstermektedir ki takip alacaklısı ile bedelsiz senedi suistimal edip tedavüle sahtecilik ve tahrifat yolu ile tarihini değiştirip bedelini yükselterek tedavüle sokan ---------- arasında açık bir danışıklı iş ve çıkar birliği bulunmaktadır. Bu husus söz konusu iş ve çıkar birliğinin açık kanıtıdır. Zira ''al gülüm ver gülüm'' misali ---------- bedelsiz senedi suistimal edip sahtecilik ve tahrifat yolu ile bedelini yükseltip tarihini de zamanaşımından sözüm ona kurtararak takip alacaklısının haksız kazanç elde etmesine yardımcı olmuş bunun karşılığında ise takip alacaklısı tarafından senet cirantası sıfatı ile takibe konulmayarak ödüllendirilmiştir. Bu şekilde karşılıklı gözetip kollamalar davalıların kötü niyetli olduğunun da çok net ve açık bir kanıtıdır. Ortada büyük bir kumpas olduğu her halinden anlaşılmaktadır. Bu durumda takip alacaklısı ile diğer borçluların aralarında danışıklı ve muvazaalı bir çıkar ilişkisi olduğu sırf göstermelik ''iyi niyetli üçüncü kişi'' yaratılması amacıyla takip dayanağı senedin aralarında iş ve çıkar birliği bulunan borçlular arasında el değiştirmiş gibi yapılarak neticede takip alacaklısı şirket tarafından icraya konulduğu ve icra takibinde de müvekkili dışındaki diğer borçluların takip alacaklısı tarafından özel olarak korunup kollandığı açıkça anlaşılmaktadır. Ayrıca sahtecilik, tahrifat ve geçersizlik mutlak def’i olup herkese karşı ileri sürülebileceği gibi takip dayanağı senedin her halinden ve ilk bakışta dahi sahtecilik ve tahrifat yolu ile elde edilmiş suç mahsulü bir senet olduğu anlaşılabildiğinden takip alacaklısının iyi niyetli olduğundan da söz edilemez. Dolayısı ile davalıların kötü niyetle yukarıda izah ettiğimiz haksız kazanç elde etme kumpasının öncülüğünü üstlendiği müvekkil dışındaki diğer borçlularla müvekkil aleyhine danışıklı bir iş ve çıkar ilişkisine girdiği icra dosyasından da açıkça anlaşılmaktadır. Nitekim icra dosyası incelendiğinde takip alacaklısının diğer borçlulara karşı herhangi bir icra takip işlemi yapmadığı buna mukabil yalnızca müvekkiline karşı ısrarlı bir şekilde gazete ilanı yolu ile tebligat yaptırmak sureti ile icra işlemlerini sürdürdüğü ve asıl maksadının gizlice müvekkilinin taşınmazını sattırarak haksız kazanç elde etmek olduğu anlaşılmaktadır. Hadise bu kadar açık ve net olup pervasız bir cüretkarlıkla sahtecilik ve tahrifat suçunu işleyip icra dairelerini dahi resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına alet edecek şekilde icra takibi başlatan takip alacaklısının başlatmış olduğu icra takibinin iptali ile müvekkilinin davalılara borçlu bulunmadığının menfi tespitine, müvekkil lehine, davalılar aleyhine %20 oranından az olmamak üzere haksız takip tazminatına hükmedilmesini talep ediyoruz. Nitekim davalılardan ----------- gayri resmi olarak takip alacaklısı ---------- Şirketi'nin sahibi olduğu ancak kendisinin icralık bir takım problemleri bulunması nedeni ile kendi adına değil başka şahıslar üzerinden şirket kurup iş yaptığı haricen yapmış oldukları araştırmada tespit edildiği gibi, nitekim resmi kayıtlar ve ---------- kayıtları dahi incelendiğinde davalılardan ---------- ile takip alacaklısı gözüken ---------- Şirketi arasında organik bağ bulunduğu ve davalılardan --------- resmi kayıtlarda davalılardan ----------- Şirketi nin sigortalı çalışanı gözüktüğü anlaşılmaktadır. Bu husus ----------- kayıtları celp edilerek tespit edilecektir. Dolayısı ile ---------- bedelsiz kalmış senedi suistimal edip sahtecilik ve tahrifat yolu ile zaman aşımına uğramış tarihini 10 yıl daha güncelleştirip 70.000,00 TL lik meblağını ise 970.000,00 TL e çevirerek gayri resmi ve gizli ortağı bulunduğu resmi olarak da sigortalı çalışanı gözüktüğü ----------- Şirketi üzerinden icraya koydurmak sureti ile açıkça suç işlediği anlaşıldığından davamızın kabulü ile kötü niyetli davalıların %20 oranından az olmamak üzere tazminata mahkum edilmelerini talep ediyoruz. Nitekim davalılardan takip dayanağı senette lehtar gözüken ---------- Şti, ticari bir şirket olup aynı zamanda ticaret kanununa göre tacir vasfına haizdir. Dolayısı ile bütün iş ve işlemlerini tutmak zorunda olduğu ticari defter ve kayıtlarına işlemek yükümlülüğü altındadır. Davalılardan ----------- Şti nin ticari defter ve kayıtları ihtarlı davetiye ile celp edilerek üzerinde uzman bilirkişiler maarifetiyle inceleme yaptırıldığında, takip dayanağı senedin davalılardan ----------Şti. nin defter ve kayıtlarında gözükmediği ve müvekkilininde davalılardan ---------- Şti ne herhangi bir borcu bulunmadığı tespit edilecektir. Aynı şekilde takip alacaklısı olarak gözüken ve müvekkilini icra takibine maruz bırakan ----------- Şirketi de ticari bir şirket olup aynı zamanda ticaret kanununa göre tacir vasfına haizdir. Dolayısı ile bütün iş ve işlemlerini tutmak zorunda olduğu ticari defter ve kayıtlarına işlemek yükümlülüğü altındadır. Davalılardan --------- Şirketi nin de ticari defter ve kayıtları ihtarlı davetiye ile celp edilerek üzerinde uzman bilirkişiler maarifetiyle inceleme yaptırıldığında, takip dayanağı senedin davalılardan --------- Şirketi nin defter ve kayıtlarında gözükmediği ve müvekkilininde davalılardan ------------ Şirketi ne herhangi bir borcu bulunmadığı tespit edilecektir. Aynı şekilde takip dayanağı senet arkasındaki ciro silsilesine göre takip alacaklısı ---------- Şirketi nin cirosundan bir önceki ciro olarak gözüken ----------- ile takip alacaklısı -----------Şirketi arasında da herhangi bir ticari ilişki gözükmediği açıkça tespit edilecektir. Dolayısı ile kötü niyetli bir şekilde iş ve çıkar birliği içerisinde hareket ederek hileli ve danışıklı yollarla müvekkilini mağdur etmeye çalışan davalılara müvekkilinin borçlu bulunmadığının menfi tespitine karar verilmesini talep ettiklerini, her ne kadar takip dayanağı sahtecilik ve tahrifat yolu ile zamanaşımına uğradığı halde vade ve tanzim tarihinde oynanmak ve 70.000,00 TL olan meblağın 970.000,00 TL'ye dönüştürülmek sureti ile icra takibine konulmuş senetteki imza müvekkiline ait ise de söz konusu senedin önceki hali ekte sundukları sözleşme ve karşılığında alınmış yine 70.000,00 TL lik diğer teminat senedinden de anlaşılacağı üzere yıllar önce yani yaklaşık 13-14 yıl önce müvekkili ile senette imzası bulunan dava dışı --------- arasında yapılan tapu işlemlerinde teminat olsun diye her iki taraf birbirine 70.000,00 TL meblağlı senet vermiştir. Söz konusu senedin müvekkilinde olanı ile sözleşme örneği de dilekçe ekinde sunulmuştur. Ancak dava dışı ---------- söz konusu senedi suistimal ederek müvekkiline iade edip kendi senedini almak yerine müvekkiline yırtıp attığını beyan etmesine rağmen anlaşılan o ki organik bağı bulunan --------- ve diğer senet cirantaları üzerinden tedavüle koydurarak yukarıda izah edilen haksız kazanç elde etmek amacı ile kurulan tezgaha ortak olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple işbu davanın davalıları arasında ----------- da yer almış bulunmaktadır. Dolayısı ile sinsi bir kötü niyet ancak gayet üstü açık bir suç işlemek kastı ile hareket eden takip alacaklısının başlatmış olduğu takibin iptali ile müvekkilinin davalılara borçlu bulunmadığının tespitine ve müvekkili lehine, davalılar aleyhine %20 oranından az olmamak üzere haksız ve kötü niyet takip tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, gerçekten de takriben 2008 yılında müvekkili ile davalılardan --------- ---------- tapusuna kayıtlı bir daireyi ortak olarak satın almışlar ancak tapusunun müvekkilinin eski eşi ---------- T.C. kimlik numaralı ---------- adına yapılmış olması nedeni ile davalılardan ----------- 15/02/2008 düzenleme tarihli ve 70.000,00 TL meblağlı bir teminat senedi davacı müvekkili tarafından verilmiştir. Hatta söz konusu daire satın alınırken müvekkilinin o dönemde evli olduğu eşi --------- adına -------- Bankası---------- şubesinden kredi çekilerek alınmış olduğundan tapusu müvekkilinin o dönemde evli olduğu eşi ----------- adına yapılmıştır. Buna karşılık diğer ortak ---------- dairedeki yarı hissesine teminat olsun diye 15/02/2008 düzenleme tarihli 70.000,00 TL meblağlı senet davacı müvekkili tarafından verilmiştir. Aradan yaklaşık 1 yıl 2 ay gibi bir süre geçtikten sonra müvekkilinin o dönemde evli olduğu eski eşi --------- adına çekilen kredinin kredi taksitlerinin yarısı davalı ----------- tarafından ödenmediğinden müvekkili ve o dönemde evli olduğu eşi kredi borcunu kapatarak daireyi 28/04/2009 tarihinde ---------- üzerinden ----------- devretmişlerdir. Davalı ---------- da bu devri kabul ederek ortaklığı bitirmiş müvekkilinden almış olduğu senet ile müvekkilinin ortaklık payına düşen bedeli 10 gün içerisinde ödeyeceğini taahüt etmiş ancak daha sonra müvekkilini türlü bahaneler ile oyalayarak söz konusu senedi iade etmediği gibi müvekkilinin daireye ödemiş olduğu paraları da ödememiştir. Bu şekilde müvekkilini oyalayıp savsaklayan davalı ---------- daha sonra ise iade etmesi gereken senedi imha ettiğini belirterek müvekkilini yatıştırıp rahatlatmıştır. Ancak aradan 13 yıl geçtikten sonra bu şekilde bedelsiz kalmış senedi suistimal edip sahtecilik yolu ile tarihlerini değiştirip bedelini de yükseltmek ve boş bırakılan lehtar kısmına ise ----------- Şti ni yazmak sureti ile sanki senet kendisine 3. Kişilerden geçmiş gibi göstermek sureti ile hileli, desiseli ve dolambaçlı yollara başvurarak müvekkilini icra takibine maruz bıraktırılmıştır. Hadise bundan ibaret olup ekte sundukları 28/04/2009 tarihli sözleşme ve 70.000,00 TL lik karşılık senetten de bu durum açıkça anlaşılmaktadır. Dolayısı ile müvekkilinin ---------- olan alacak hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin davalılara borçlu bulunmadığının tespitine ve davalıların %20 oranından az olmamak üzere tazminata hükmedilmelerine karar verilmesini talep ettiklerini, nitekim yukarıda da izah ettikleri üzere; davalılardan ----------- gayri resmi olarak takip alacaklısı ---------- Şirketi'nin sahibi olduğu ancak kendisinin icralık bir takım problemleri bulunması nedeni ile kendi adına değil başka şahıslar üzerinden şirket kurup iş yaptığı haricen yapmış olduğumuz araştırmada tespit edildiği gibi, nitekim resmi kayıtlar ve --------- kayıtları dahi incelendiğinde davalılardan ---------- ile takip alacaklısı gözüken--------- Şirketi arasında organik bağ bulunduğu ve davalılardan ---------- resmi kayıtlarda davalılardan ---------- Şirketi nin sigortalı çalışanı gözüktüğü anlaşılmaktadır. Bu husus --------- kayıtları celp edilerek tespit edilecektir. Dolayısı ile --------- bedelsiz kalmış senedi suistimal edip sahtecilik ve tahrifat yolu ile zaman aşımına uğramış tarihini 10 yıl daha güncelleştirip 70.000,00 TL lik meblağını ise 970.000,00 TL e çevirerek gayri resmi ve gizli ortağı bulunduğu resmi olarak da sigortalı çalışanı gözüktüğü ----------- Şirketi üzerinden icraya koydurmak sureti ile açıkça suç işlediği anlaşıldığından davamızın kabulü ile kötü niyetli davalıların %20 oranından az olmamak üzere tazminata mahkum edilmelerini talep ettiklerini, kaldı ki kabul anlamına gelmemek ve terditli bir iddia kabilinden olmak üzere yukarıdaki itirazlarının şu veya bu şekilde yok sayıldığı veya reddedildiği varsayımında dahi sonuç yine değişmez. Çünkü takip dayanağı sahtecilik ve tahrifat mahsulü senedin önceki 70.000,00 TL lik hali dahi borç doğurabilecek nitelikte bir senet değildir. Zira ekte sundukları 28/04/2009 tarihli ----------- ve müvekkilinin imzasını taşıyan sözleşmeden de anlaşılacağı üzere takip dayanağı sahtecilik ve tahrifat mahsulü senedin önceki hali bedelsiz kalmış bir teminat senedi olup müvekkiline 10 gün içerisinde iade edilmesi gerektiği halde iade edilmeyip suistimal edilip 10 yıl sonra bu şekilde sahtecilik ve tahrifat yolu ile kullanılmış olduğundan esasen sözleşmeye bağlanmış teminat senedi olduğundan ve bedelsiz olduğundan herhangi bir borç doğurması mümkün değildir. Aradan yıllar geçtikten sonra sözleşme ve karşılığında verilen diğer senet nasıl olsa bulunamaz düşüncesi ile danışıklı iş ve çıkar birliği içerisinde bulunulan başka kişiler üzerinden üstelik sahtecilik ve tahrifat yapılmak sureti ile icraya konulmuştur. Dolayısı ile takip dayanağı sahtecilik ve tahrifat mahsulü senedin önceki hali dahi herhangi bir borç doğurmamaktadır. Haklı davalarının kabulü ile takibin iptaline, müvekkilinin davalılara borçlu bulunmadığının menfi tespitine ve kötü niyetli davalıların %20 oranından az olmamak üzere haksız takip tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, kaldı ki kabul anlamına gelmemek ve terditli bir iddia kabilinden olmak üzere yukarıdaki iddialarının şu veya bu şekilde yok sayıldığı veya reddedildiği varsayımında dahi sonuç yine değişmez. Çünkü takip dayanağı sahtecilik ve tahrifat mahsulü senedin önceki 70.000,00 TL lik halinde vade tarihi 30.04.2009 olduğundan bu tarihe göre zamanaşımı süresi geçmiş olup takibin iptali gerekmektedir. Gerçekten de HMK nın 207. Maddesi gereğince senet üzerindeki tahrifat ve değişikliklerin borçlusu tarafından yapılmış olması durumunda dahi, ayrıca paraf ve imza edilmedikçe geçerli olarak kabul edilip dikkate alınmayacakları dikkate alındığında senet üzerindeki imza müvekkiline ait olsa da senetteki vade tarihi ile meblağda ki tahrifatlar ayrıca müvekkili tarafından imza ve paraf edilmediğinden geçerli olarak kabul edilemez. Senedin sahtecilik ve tahrifattan önceki hali ise o tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı ETK nın 669. Maddesi gereğince zamanaşımına uğradığından, sahtecilik ve tahrifattan önceki halinde müvekkilinin imzası bulunsa da hatta takip dayanağı senedin önceki halinin borç doğurmayan bir teminat senedi olmadığı buna mukabil borç doğuran bir senet olduğu varsayımsal olarak kabul edilse dahi yine de zamanaşımı nedeni ile müvekkilinin davalılara borçlu bulunmadığının tespitine ve takibin iptaline karar verilmesi gerekmektedir. Dolayısı ile her halükarda haklı davalarının kabulü ile müvekkilinin davalılara borçlu bulunmadığının tespitine, kötü niyetli davalıların %20 oranından az olmamak üzere haksız takip tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, Senette çıkıntı, kazıntı ve silinti Madde 207- (1) Senetteki çıkıntı, kazıntı veya silinti ayrıca onanmamışsa, inkâr hâlinde göz önünde tutulmaz. Bu tür çıkıntı, kazıntı veya silinti mahkemece senedin geçerliliğine ve anlamına etkili olacak nitelikte görülürse, senet kısmen veya tamamen hükümsüz sayılabileceğinden bahisle haklı davalarının kabulü ile; öncelikle adli yardım taleplerinin kabulü ile, müvekkilinin yargılama harç ve giderlerinden muaf tutulmasına veya bu giderlerin suçüstü ödeneğinden karşılanmasına, öncelikle tedbiren dava sonuna kadar takibin durdurulmasına, bu talepleri kabul edilmez ise aynı zamanda icra takibine karşı İİK 168/5 gereğince ---------- Esas sayılı davası ile itiraz edilmiş olduğu dikkate alınarak İİK 169 gereğince tedbiren yalnızca satışın kanun gereği yapılamayacağının tespitine, bu talepleri kabul edilmez ise takdiren teminatsız olarak icra veznesine girebilecek paraların alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyadi tedbir kararı verilmesine, haklı davalarının kabulü ile müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine, ---------- İcra Müdürlüğünün----------- E sayılı icra takibinin ve dayanağını teşkil eden senedin müvekkili yönünden iptaline, müvekkili lehine, davalılar aleyhine takip tutarının %20 si oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve ücret i vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ---------- Şirketi vekili 05/05/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı, senet tahrifatı iddiasına dayanarak dava açmış ve iddialarına mesnet olarak diğer davalı taraf olan ---------- ile müvekkili arasında muvazaa olduğu iddiasında bulunmuştur. Her ne kadar iddialar taraflarınca kabul edilmezse de, bu durumun senedin mücerretliği ilkesine aykırılık teşkil etmediğini de dermeyan edip, iddianın taraflarınca mesnetsiz olduğunu; 3. Kişinin iyi niyeti korunur ilkesine tekabül eden kısmı çok uzatmadan maddi olgular açısından delillendirip diğer isnatların tarafı olmadıklarını da belirterek beyanlarını arz ettiklerini, müvekkilinin, şirket bünyesinde dijital epilasyon makinesi üretmekte olup, bu makinelerin yazılım, üretim ve servis hizmetini yapmaktadır. --------- ise bilgisayar yazılım uzmanı olması ve piyasayı bilmesi hasebiyle şirkette sigortalı olarak aylık 21.000 TL ile çalışmaktadır. Müvekkili, 2019 Tarihinden itibaren hem birikmiş --------- maaş alacaklarına karşılık hem de yapılan satışların tahsilatı için 800.000 TL civarında senedi ---------- teslim ve devretmiştir. Bu senetlerin büyük bir kısmını tahsil eden ---------, kendisinin piyasaya borçlanmasından dolayı tahsil ettiği tutarı ---------- ödemediğinden, dosyada dava konusu olan 970.000 TL senedi alacağına karşılık almıştır. İşin tam olarak mahiyeti budur. Mahkemeye arz ettikleri ve aslının --------- Bankası --------- Şubesinde bulunan bu senetlerin --------- Tarafından tahsil için Bankaya teslim edildiği, devir ve teslim edilmiş senetlerin, dava konusu senedin borcunu doğuran maddi olgu olduğunu ve bu borçtan dolayı da ---------- tarafından müvekkiline teslim edilen senet olduğunu altını tekrar çizerek belirttiklerini, yani, iddia edildiği gibi danışıklı işlem olmadığı inceleme sonucunda anlaşılacaktır. Diğer borçlara da tebligat gönderildiği ancak somut olarak Keşideci de Kıymetli bir taşınmaz tespit edilince buraya yoğunlaştıklarını da ayrıca beyan ettiklerini, senet alacağından dolayı müvekkili 3. kişi olup, ---------- alacaklıdır. Alacağın 2019 yılından itibaren başladığı -------- Bankası ---------- Şubesinden celp edilecek senetlerden anlaşılacağından, davanın tarafları yönünden reddini talep ettiklerinden bahisle davanın reddine; işbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacının İ.İ.K. md 72/4 uyarınca alacağın %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına; muhakeme masrafları ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İcra Dosyası: -------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, alacaklısının ---------- Şirketi, borçlularının --------, --------, -------- Şirketi ve --------- Şirketi olduğu, 970.000,00 TL asıl alacak, 310.632,54 TL işlemiş faiz ve 2.910,00 TL komisyon olmak üzere toplam 1.283.542,54 TL toplam alacak üzerinden 970.000,00 TL Miktarlı 15/02/2018 Tanzim Tarihli, 30/04/2019 Vade Tarihli Senete dayalı olarak 25/04/2021 tarihinde Kambiyo senetlerine (çek, poliçe ve emre muharrer senet) özgü haciz yolu ile yapılacak takipte ödeme emri düzenlendiği görülmüştür.
Dava konusu bono aslının getirtilerek sahtecilik konusunda uzman bilirkişi incelemesine tabi tutulmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi Adli ve Kriminalistik İncelemeler Adli Belge İnceleme / Grafoloji Uzmanı ---------- tarafından sunulan 18.06.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "SONUÇ 1-İnceleme konusu senet ön yüzde bulunan senet bedeli bölümü üzerinde --------- ve ---------- cihazları kullanılarak -------- ışınları marifetiyle alınan görsellerde 70.000 sayısının önüne gelecek şekilde 9 sayısının eklendiği, kalem mürekkeplerinin aynı olması amacıyla 70.000 sayısının üzerinden geçerek sürsaj yöntemi ile kapatıldığı, senet ön yüzde bulunan senet bedeli bölümünde bulunan 970.000 sayısının evvelce 70.000 TL olarak düzenlendiği daha sonradan farklı muhteviyata sahip kalem ile sürsaj yöntemi sonucunda değiştirildiği TAHRİFAT YAPILDIĞI tespit edilmiştir. 2-İnceleme konusu senet ön yüzde bulunan düzenleme tarihi bölümü üzerinde --------- ve ---------- cihazları kullanılarak --------- ışınları marifetiyle alınan görsellerde 15.02.2018 tarihinin altında kalacak şekilde 15.02.2009 tarihinin üzerinden geçerek sürsaj yöntemi ile kapatıldığı, senet ön yüzde bulunan düzenleme tarihi bölümünde bulunan düzenleme tarihi bölümünün yıllar hanesinde bulunan 2009 olarak düzenlendiği, farklı muhteviyata sahip kalem ile sürsaj yöntemi sonucunda “8” sayısının üzerinden geçerek ve karalayarak 9 haline getirildiği, 2018 olarak değiştirildiği TAHRİFAT YAPILDIĞI, 3- İnceleme konusu senet ön yüzde bulunan vade tarihi bölümü üzerinde -------- ve --------- cihazları kullanılarak -------- ışınları marifetiyle alınan görsellerde 30.04.2019 tarihinin altında kalacak şekilde 30.04.2009 tarihinin üzerinden geçerek sürsaj yöntemi ile kapatıldığı, senet ön yüzde bulunan vade tarihi bölümünde bulunan vade tarihi bölümünün yıllar hanesinde bulunan 2009 olarak düzenlendiği, farklı muhteviyata sahip kalem ile sürsaj yöntemi sonucunda 2019 değiştirildiği TAHRİFAT YAPILDIĞI, tespit edilmiştir. Sonucuna varıldığını ve tetkiki biten dosyanın iade edildiği kanaatini bildirir raporu saygılarımla arz ederim." şeklinde görüş bildirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, tahrifat yapıldığı iddia olunan bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı taraf, imzası müvekkiline ait olup teminat amaçlı verilen bononun miktarı ve tarihlerinde tahrifat yapıldığından bahisle borçlu olunmadığının tespitini talep etmektedir. Davalı -------- Şirketi, senedin mücerretliği ilkesinden dolayı davanın reddini talep etmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Senette çıkıntı, kazıntı ve silinti başlıklı 207 nci maddesi "(1) Senetteki çıkıntı, kazıntı veya silinti ayrıca onanmamışsa, inkâr hâlinde göz önünde tutulmaz. Bu tür çıkıntı, kazıntı veya silinti mahkemece senedin geçerliliğine ve anlamına etkili olacak nitelikte görülürse, senet kısmen veya tamamen hükümsüz sayılabilir." hükmünü düzenlemiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun B) Zamanaşımı I - Süreler başlıklı 749 uncu maddesi "(1) Poliçeyi kabul edene karşı ileri sürülecek poliçeden doğan istemler, vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. (2) Hamilin, cirantalarla düzenleyene karşı ileri süreceği istemler, süresinde çekilen protesto tarihinden veya senette “gidersiz iade olunacaktır” kaydı varsa vadenin dolduğu tarihten itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. (3) Bir cirantanın başka cirantalarla düzenleyen aleyhine ileri süreceği istemler, cirantanın poliçeyi ödediği veya poliçenin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar." ve C) Uygulanacak hükümler başlıklı 778 inci maddesinin "(1) Bononun niteliğine aykırı düşmedikçe; ... h) Zamanaşımına dair 749 ilâ 751, ..." hükmünü düzenlemiştir.Somut olayda; bilirkişi incelemesi sonucu, dava konusu edilen bono üzerinde tahrifat yapılmak suretiyle 70.000,00 TL olan bedelinin 970.000,00 TL'ye, 15/02/2009 olan düzenleme tarihinin 15/02/2018 tarihine ve 30/04/2009 olan vade tarihinin ise 30/04/2019 tarihi yapıldığı, bu düzeltmelerin bono düzenleyeni tarafından onaylanmadığından geçersiz olduğu anlaşıldığından davacının bedeldeki oynama sebebiyle 900.000,00 TL davalılara borçlu olmadığının tespitine, yine hamilin düzenleyene (asıl borçlu) karşı ileri süreceği talepler yönünden zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğu, düzenleyen için zamanaşımı süresinin vadeden itibaren işlemeye başlayacağı, dava konusu bononun vade tarihi 30/04/2009 olup 25/04/2021 takip tarihi itibariyle bono zamanaşımına uğradığından davacının bono bedeli olan 70.000,00 TL'den dolayı da davalılara borçlu olmadığının tespitine olmak üzere davanın tümden kabulüne, davalıların üzerinde tahrifat yapılmış bonoyu ciro etmeleri ve takibe koymaları sebebiyle takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından İcra ve İflas Kanunu'nun 72/5 maddesi uyarınca borçlunun dava sebebi ile uğradığı zarara karşılık takip konusu alacağın yüzde yirmisi oranında tazminatın davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile,
1-a) Davacı --------,------- İcra Dairesi'nin -----------Esas sayılı dosyasının dayanağı olan 15/02/2018 Tanzim Tarihli, 30/04/2019 Vade Tarihli ve 970.000,00 TL miktarlı bonodan kaynaklı davalılar --------- Şirketi, --------- ve ----------- Şirketi'ne BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
b)Takip konusu 970.000,00 TL alacağın %20'si olan 194.000,00 TL'nin davalılar ---------- Şirketi, --------- ve --------- Şirketi'nden alınarak davacı ---------- VERİLMESİNE,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 66.260,70 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 16.565,18 TL harçtan mahsubuyla bakiye 49.695,52 TL harcın davalılar ---------Şirketi, --------- ve ----------- Şirketi'nden tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 16.565,18 TL peşin harç, 39.820,25 TL ilan ve posta masrafı ile 7.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 64.065,33 TL yargılama giderinin davalılar --------- Şirketi, -------- ve ------------ Şirketi'nden tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 147.800,00 TL vekalet ücretinin davalılar ------- Şirketi, --------- ve ---------- Şirketi'nden tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/10/2025