T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/710
KARAR NO : 2025/838
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/12/2020
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi özetle: Davacı Şirket, davalı şirketin muaccel hale gelmiş borcunu ödemesi için iyi niyetli bir şekilde birçok kez girişimde bulunmuş ve davalı şirket yetkilileriyle görüşmeler gerçekleştirildiği, Taraf vekilleri arabuluculuk sürecine katılım göstermişlerse de davalı şirketin tutumu dava öncesinde olduğu gibi bu aşamada da süreci uzatmaya yönelik olduğundan ve davalı borcunu ödemeyi kabul etmediğinden anlaşma söz konusu olmadığını, Arabuluculuk Son Tutanağının taraf vekillerince imzalanması akabinde arabuluculuk süreci anlaşamama ile sonuçlandığını, davacı Şirket ---- tesislerinde kullanılan yüksek kaliteli proses ekipmanların tasarımı, imalatı ve montajı konusunda ihtisaslaşmış, müşteri ihtiyaçlarına göre üretim yapan köklü ve saygın bir firma olduğu, davacı Şirket, müşterileri, davaya konu işin Ana İşvereni ---- Firmasına Ana İşveren belli bir takvime edilmek üzere tank üretimi işini üstlendiği, Sipariş konusu tankların bazı bölgelerinin belli bir kalite ve kalınlıkta lastik kaplama ile kaplanması gerektiğinden tankların imalatına başlayan davacı Şirket lastik kaplamaların yapılması için davalı şirket ----- ile anlaşmış ve taraflar arasında -----kapsamında 12 adet ---- ve bunlara ait ----gibi imatların lastik kaplama işlemlerini içeren 12.06.2018 tarihli Yüklenici Sözleşmesi akdedildiği, bu Sözleşme uyarınca, Davalı ------, projeye ait kaplama malzemelerini de kendisi imal ederek lastik kaplama işini Sözleşme ekindeki projede belirtilen detaylara uygun olarak gerçekleştirip yine Sözleşme ekinde yer alan takvimde belirtilen sürelere uygun bir şekilde İşveren davacı Şirket'e teslim etmeyi taahhüt ettiği, -----davacı Şirket tarafından kendilerine teslim edilen tankların kaplama işlemlerine başladığı, Nitekim----kaplama işlemlerinin nasıl yapılacağı ve kaplama kalınlığının nasıl olması gerektiği açıklayıcı bir şekilde aktarıldığı, ancak davacı Şirket, Davalı ----işe devam ettiği esnada gerek ---- fabrikasında gerekse de davacı Şirket sahasına gönderilmiş olan tank parçaları üzerinde yapmış olduğu kontrollerde birtakım kaplama hataları yapıldığını tespit ettiği, Hatalı kaplamaların tespit edilmesi üzerine durum gecikmeksizin ------ firmasına bildirilmiş ve gerekli düzeltmelerin yapılması istendiği, ana İşveren ----- Firması tarafından, işin ne durumda olduğuna dair yapılan denetimler ve incelemeler sırasında da tekrar hatalı kaplamalar tespit edildiği, İşin devam ettiği bir başka zamanda da Davalı ---- Firmasının "Üretim & Planlama Sorumlusu" -----, davacı Şirket'e göndermiş olduğu e-posta ile birlikte; fotoğrafını iletmiş olduğu ekipmanlara ait teknik resimlerin iletilmesini istemiş, lastiğin hangi yüzeylere yapılacağını ve uygulanacak lastik kalınlığını sorduğu, e-postaya davacı Şirket yetkilisi tarafından ayrıntılı bir e-posta ile cevap verildiği, hangi yüzeylere hangi kalınlıkta kaplama yapılması gerektiği bir kez daha izah edilmiş ve ayrıntılı teknik resimler de kendilerine iletildiği, Nitekim işin başından itibaren davacı Şirket tarafından yapılan tüm açıklamalara, bildirimlere, uyarılara ve tüm bu yaşanan gelişmelere rağmen, Davalı ----- işin ifası esnasında benzer hataları yapmaya devam ettiği, Ana İşveren ---- Firması yaptığı denetimler sonrasında ----- yaptığı işin anlaşmaya uygun olmadığını tespit ederek lastik kaplaması yapılan bazı ürünleri reddettiği, Nitekim bu konuda Ana İşveren ---, hangi tankta ne sorun olduğunun ayrıntılarını davacı Şirket'e iletmiş olduğu ---- belgesinde ve Raporda yer vermiş olup ----- lastiğin kalitesinin ve kalınlığının Davalı ----- tarafından taahhüt edilen nitelikte olmaması sebebiyle reddedilen tüm kaplamaların sökülmesi gerektiği belirtildiği, Bunun üzerine davacı Şirket, durumu gecikmeksizin Davalı ----- bildirdiği gibi, makul bir süre içerisinde bu hatalı işin onarımının yapılması gerektiğini, "yani taahhüt edilen kalitede ve kalınlıkta kaplamalar için öncelikle hatalı kaplamaların ve hatalı kaplamaların düzeltilmesi gerektiğini de belirtilerek, Ana İşveren ---- tarafından iletilen ---- belgesi ile Rapor Davalı ---- firmasına iletilmiştir Ancak Davalı ------, ayıplı kaplamaların düzeltilmesi için gerekli söküm işlemlerine, Ana İşveren ----- talimatlarının bildirilmesine ve davacı Şirket'in defaatle yapmış olduğu sözlü ve yazılı uyarılara rağmen başlamadığı, Zira Davalı ----- söküm işlemlerine başlamaması, ayıplı işlemin düzeltilmemesi anlamına geldiği gibi kaplamaları hatalı olan ürünlerin ücretinin Ana İşveren firmadan alınamaması tehlikesi de oluşturduğu, davacı Şirket'in tüm iyi niyetli yaklaşımına rağmen, Davalı ----- firması, hatalı kaplamaların düzeltilmesi işlemlerine başlamadığından davacı Şirket, söküm işlemlerinin üçüncü bir firmaya yaptırılabileceği ve oluşan masrafın kendilerine yansıtılabileceğini bildirilmiştir. Taraflar arasındaki görüşmeler esnasında bu durumun kendileri için bir sorun oluşturmayacağı belirtilmiş ve taraf şirketlerin yetkilileri arasındaki toplantıda sözlü olarak onaylandığı gibi; bu konuda Davalı ---- gönderilen e-posta sonrasında da, Davalı ---- tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığı, davacı Şirket ise Davalı ----- hatalı kaplamaları düzeltmemesi üzerine hatalı kaplamalar sebebiyle yapılması gereken söküm işlemlerini dava dışı -----olarak anılacaktır) yaptıldığı Nitekim Müvekkil Şirke-----firmasına yaptırmış olduğu söküm işleri bedelinin tamamını Davalı ------ yansıtmaimkanı varken, iyi niyetiyle söküm bedelinin tamamını yansıtmamıştır. Bunun yanında Ana İşveren ----- firması, davalı şirketin niteliğin altında kalitede yaparak teslim ettiği hatalı kaplamalar ve yine Davalı -----, işin ancak yarısını teslim edebilmiş olması sebebiyle, Müvekkil Şirket'e 29.380,80 Euro tutarında ceza bedeli kestiği, Nitekim Davalı ----- şirketinin eksik ve hatalı ifası bahse konu ceza bedelinin kesilmesinin temel sebebini oluşturmakta ise de, hatalı kaplamaların sökülerek gereken nitelikte kaplama yapılması ve ----- tamamlamadığı eksik kaplamaların da yapılması için anlaşılan ---- firması her ne kadar ürünleri eksiksiz ve yeterli kalitede teslim etmişse de gecikmeye sebep olduğundan bu ceza bedelinin bir kısmı da dava dışı---- firmasına yansıtılmıştır.------ firması da basiretli bir tacir olmanın gereğini yerine getirerek kendi sorumlulukları sebebiyle ceza bedeli ödemesini yapmıştır. Ancak Davalı ------ firması soyut ve hukuki dayanaktan yoksun birçok iddiada bulunarak ödemeleri gereken 19.034,63 Euro tutarındaki ceza bedelini ödemekten imtina ettiği. Davacı Şirket ise tüm iyi niyetiyle Davalı ----- firması ile bedelin ödenmesi konusunda iletişime geçmişse de herhangi bir sonuç alınamadığı, Yine bu konuda hukuki bir süreç başlatmaktan önce güven ilişkisi çerçevesinde oluşan ticari ilişkiye istinaden Davalı ------ ihtarname göndererek sorumlulukları kapsamında olan ceza bedelinin ödenmesi gerektiği ihtar edilmişse de Davalı haksız birtakım bahaneler ileri sürerek ödeme yapmamakta ısrar ettiği, Açıklamış olduğumuz sebepler uyarınca; davacı Şirket, Davalı ------ ile arasındaki ticari ilişki çerçevesinde davalı şirketten alacaklı olup davalı şirketin bu alacağı hiçbir haklı gerekçe olmaksızın ödemekten imtina etmekte ısrar etmesi üzerine davacı Şirket alacağını tahsil edebilmek için son çare olarak ---- İcra M ü nezdinde ----- Esas numarasıyla icra takibi başlatıldığı, ancak karşı taraf Müvekkil Şirket'e olan borcunu ödemekten imtina etmeye devam ettiği gibi borçlu olduğu sabit olan ve ödeme emri ile kendisine bir kez daha bildirilen meblağa haksız, gerekçesiz ve kötü niyetli bir biçimde itiraz ettiği, Davalı şirketin haksız ve mesnetsiz itirazının yanı sıra takibe dayanak alacak likit ve muaccel olduğundan, itirazının iptali ve takibin devamına karar verilmesinin yanı sıra davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama masraf ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline,karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi özetle: Davacı taraf ayıplı ve geç ifadan dolayı bir zarar olduğunu ve bu zarardan davacı şirketin sorumlu olduğunu iddia ettiğini, Kesinlikle bu iddiaları kabul etmiyoruz. Şöyle ki; İlişikte sunulan mail yazışmaları tetkik edildiğinde her ne kadar taraflar arasındaki sözleşme 12.06.2018 tarihinde imzalanmış ise de, taraflar Ocak 2018 tarihi ve daha öncesinden yazışmalara başladığı,. Ocak 2018 davalı şirketten teklif alınmıştır. Ayrıca İlişikte sunulan 01.01.2017-31.12.2017 ve 01.01.2018-31.12.2018 yıllarına ait Cari Hareket Föyleri ve Faturalar incelendiğinde, tarafların daha önceden çok iş yaptıkları ve faturalardan anlaşılacağı üzere davacı şirket o dönemlerden bazı bahaneler uydurarak (fazla mesai ücretleri, bazıları hiç açıklanmadan kesintiye uğramıştır) davalı şirketin hakkedişlerinden kesintiler yapıldığı, 27 Mart 2018 tarihli ---- Temsilcisi) tarafından yazılan mail tetkik edildiğinde “ ------ şirketi ile ana işveren arasında tankların imalatı ve kaplama işlemleri ile ilgili bir anlaşma olduğu, ------ şirketi imalat işlemini tamamlayıp Nisan sonu veya Mayıs ayı başında kaplamaya vermeye başlayacaklarını, 4-5 hafta içinde de kaplama işlemlerini tamamlamayı planladığını, Bu mail yazışmaları ve yüz yüze görüşmeler devam ettiğini, 01.06.2018 tarihli teklifin son hali davalı şirket tarafından davacı şirkete gönderildiği, Bu teklifte Teslim süresi olarak 60 gün belirtildiği, Ayrıca hafta sonları ve resmi tatiller hariç olarak belirtildiği, Bu hususları belirtmemizdeki amaç Ana işveren ile davacı arasındaki sözleşmede, tankların hangi sürede, hangi işlemler yapılarak teslim edileceği hususunun bilinemediği, Davacı şirket davalı şirket ile sözleşme imzalamadan imalatı tamamlanan tankların kaplanması için davalı şirkete göndermeye başladığı, Kaplama süresi boyunca davalı şirketi sıkıştırdığı,. Belli ki, Ana işveren ile yapmış oldukları süresini geciktirdikleri için bu süreyi kaplama sırasında kapatmak istediği, Bu nedenle davacı şirkete müzekkere yazılarak Ana işveren (-----) ile aralarında imzalanan sözleşmenin Mahkemenize - sunulmasını talep etmişlerdir. Davacı vekili, 12.06.2018 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşmede ilk teslimat tarihi en geç 16.06.2018 tarihi olarak belirttiği ve bu tarihte teslimat gerçekleşmediği, ancak davacı şirket yetkilisi ----- tarafından 13.06.2018 (Çarşamba) tarihinde gönderilen mailde" ...göndermiş olduğumuz 2 adet tankın bazı parçalarında kaynak yapmaları gerektiğini, Pazartesi günü bir ekip göndereceklerini, kaynak işlerinin bir gün süreceğini, ....” bildirmiştir. 15 Haziran 2018 tarihi Ramazan Bayramı'na denk geldiği gözetilirse 16.06.2018 tarihinde ilk teslimatın yapılmasının mümkün olmadığı aşikardır. Keza sunulan sevk İrsaliyelerinden 05.06.2018 tarihli olanı dava konusu işler ile ilgili olmayıp ---- kodlu ----- Bey diye birisinin gönderdiği acil olan tank diye not düşülmüş ve bu tankın kaplamasının acil olduğu ve araya alınması talep ettiğini, Ayrıca irsaliyeler tetkik edildiğinde davacı şirket her ne kadar 20 Temmuz 2018 tarihinde son tankların kaplanmış haliyle kendilerine teslim edileceğini savunsalar da, tankların ve bazı parçaların müvekkil şirket sahasına son sevkiyatı 28 Temmuz 2018 tarihidir. Tanklar daha müvekkil şirkete gelmeden kaplanmış haliyle geri istenmektedir. Müvekkil şirket yetkilisinin davacı şirket yetkilisi ----- Bey'e göndermiş olduğu 23.07.2018 tarihli mail tetkik edildiğinde, “....üretim planlaması ve teslim sürelerinde tüm talep ve zorlamalarınıza rağmen Ağustos ayından daha önce olamayacağını vurguladıklarını, toplantıda teslim süreleri, kaplama prosedürleri, test usulleri vb. konuların tamamı gör onaylanmış olmasına rağmen, sonradan pazarlık üstüne pazarlık yaparmış gibi yeni tarihler konuşulduğunu, toplantıda konuşulan teslim süreleri 60 iş günü olarak belirtildiğini, üretim sürelerini daha fazla zorlamaları durumunda kaliteden ödün verilebileceğini” belirtmiştir. Bu mail yazışmasından da anlaşılacağı üzere davacı şirket, teslim süreleri ile ilgili müvekkil şirketi sürekli sıkıştırmaktadır. Davacı Şirketin talepleri hem sözleşme maddelerine hem de Hukuk kurallarına aykırıdır. Taraflar arasında imzalanan 12.06.2018 tarihli sözleşmenin 9. Maddesinde, “Sözleşmenin Devri Ve Alacağın Temliki” yasağı düzenlenmiştir. Bu yasağa rağmen davacı taraf söküm işlerini müvekkilimin rızası olmadan ve bu konuda tam mutabık kalınmadan bir başka şirkete vermesi sözleşmeye ve Hukuk kurallarına aykırıdır. Müvekkilimin söküm işlerini başka şirkete yaptırarak müvekkilimin yapacağı sürenin çok çok üzerinde bir süreye yaptırmışlardır. Sözleşmenin devri TBK 205. Maddesinde düzenlenmiştir. Davacı tarafın müvekkil şirketin onayını almadan müvekkil şirketin sözleşme gereği yapması gereken işleri bir başka şirkete devretmesi Hukuk kurallarına aykırıdır. Kaldı ki, ekte sunulan mail yazışmasında davacı Şirket temsilcisi ----- tarafından ödemeler ile ilgili müvekkil şirkete gönderilen mail yazışmasında “...sözleşmede bir değişiklik yapıyorsanız tarafta antat (mutabık) kaldıktan sonra ancak imzalanır...” şeklindedir. Görüldüğü gibi davacı tarafın lehine olan değişiklikte tarafların mutabık kalınmasına gerek olmadığını, aleyhine olan durumlarda mutabık kalınmasını savunmaktadırlar. Ayrıca taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5. Maddesinde, “...İş programında değişikliğe gidilmesi durumunda revize edilmiş değişiklik 5 işgünü içerisinde işveren tarafından hazırlanıp yükleniciye teslim edilmesi gerekmektedir”. Ancak işveren tarafından bu süre içerisinde müvekkil şirkete yazılı bildirim yapılmamıştır. Sunulan faturalar hesaplandığında müvekkil şirketin KDV dahil toplam 86.622,00 TL alacağı bulunmaktadır. Bu alacağından 63.498,00 TL kesinti yapılmıştır. Ancak geriye kalan ücret de halen ödenmemiştir. 2018-2019 yılları Cari Hareket Fi Kabul anlamına gelmemek kaydıyla taraflarca imzalanan 12.06.2018 tarihli sözleşmenin 11. Maddesinde gecikme ve cezai şartlar belirtilmiştir. Kaplamalar müvekkil şirketçe tamamlandığında davacı şirket yetkilileri müvekkil şirkete gelerek kontrollerini sağladıktan sonra davacı şirketin sahasına gönderilmiştir. Teslim alırlarken herhangi bir sorun olmamasına rağmen sonradan ne olduysa sorunlar çıkmaya başlamıştır. Müvekkilim lastik kaplamalarının hammaddelerini ----- temin etmektedir. Sipariş üzerine 6 ile 8 hafta süre içerisinde teslim edilmektedir. Açıklanan nedenlerle, Hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, müvekkilim aleyhine başlatılan haksız takip nedeniyle davacı aleyhine 9620 den aşağı olmamak kaydıyla İcra İnkar Tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talepli cevap dilekçesi sunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ---.İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyasından yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar ile kötü niyet tazminat talebine ilişkindir.İcra takibinde takip dayanağı 12.06.2018 tarihli Yüklenici Sözleşmesi'nden kaynaklanan alacak 19.034,63 EUR olarak gösterilmiştir.
Davada taraf teşkili sağlanmış dava yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içeresinde açılmıştır. Taraflar tacir olduğundan ticari kayıtlar incelenmiştir.Davalı şirketin ticari kayıtları talimat yoluyla inceletilmiş, Mali Bilirkişi Raporunda neticeten ; Davalı Taraf 'ın sözleşme hükümlerince birim fiyatları esasa alınarak kesilen 2 adet faturanın yasal defterler kayıtlarında yer almadığı bu nedenle 31/12/2019 tarihi itibariyle Davacı -----Davalı kayıtlarında Borç /Alacak Bakiyesi sıfır olarak yer aldığı belirtilmiştir.
Tanık beyanları -----:Ben davacı şirketten 7 ay önce ayrıldım, davacı şirkette 2014 mayıs ayından itibaren proje müdürü olarak görev yaptım, davaya konu uyuşmazlık benim takip ettiğim bir projeydi, davalı taraf şirket yetkilileri ----- bey ve diğer firma yetkilisi firma sahibi kişi ile birlikte mail üzerinden anlaşma sağlandı, mailler karşı tarafa ulaştırıldı, kendilerine mail üzerinden gönderilen sözleşme metininde mutabık kalınarak imzalı halinin tarama evrakını bize mail yoluyla ulaştırdılar, kendileri sözleşme ekinde bizim tarafımızdan sunulan iş takvimini görerek sözleşmeyi imzaladılar ayrıca kendileri ile bu konuda telefon ile görüşüldü, ancak karşı taraf bu takvime uymadı, davalı taraf hem süre olarak bizim verdiğimiz takvime uymadı, hemde bir kısım ürünlerde kendi taahhüt ettikleri bizimde istediğimiz vasıfta ürünü teslim etmediler, bizde bu üretilen malzemeyi başka bir yere sattığımızdan alacak firma bir kısım ürünü kabul etmedi, devamında benim müşterim olan firma ile davalının sahasında ürün incelemesi ekspertiz vasıtası ile yapıldı kabul edilmeyen ürünler için rapor hazırlandı bu rapor firmaya verildi ve bu ürünleri şartnameye uygun hale getirilmesi istendi, firma bunu yapamayacağını sözlü olarak benim bilgim ve görüşmem dahilinde bildirdi, kabul edilebilir ürünler alınarak faturası kesilip karşı tarafa ödendi ancak sorunlu ürünler ---- bulunan --- firmasına gönderildi bu husus davalı firma ile görüşüldü dolayısı ile çalıştığım firmaya artı bir maliyet çıktı gönderileceği de davalı firmaya bildirilmişti, davacı firma söküm işi de dahil aynı işi yeniden başka bir firmaya yaptırmak zorunda kaldı bunun içinde ekstra bir maliyet çıktı, bizde bunun bir kısmını kendimiz üstlendik kalan kısmını da davalı firmanın bizden hak edişinden kestik, gecikmeden kaynaklı bizim müşterimiz olan ------ firması bize hatırladığım kadarıyla 29.000.00 Euro civarında cezai kesinti yaptı, davacı firma uğradığı zararları hem davalı firmaya hem --- firmasına yansıttı ---- firması zararı karşıladı ancak davalı firma zararı kabul etmedi, Davalı vekilinin beyan dilekçesinde belirttiği sorular huzurdaki tanığa soruldu:Tanık cevaben: Davalı firma bize gönderdiği teklifte 60 gün belirtmiş olabilir ama şuan hatırlamıyorum ancak karşılıklı mutabık kılınan takvime göre iş yaptırılmak istendi. Davacı şirket malzemeleri peyderpey davalı şirkete gönderiliyordu ancak davalı şirket teslim alacakları uygun yer olmadığı için bize malzemeleri göndermeyin dediler. Bizzat ben davalı şirket ile görüşerek söküm ve maliyeti olacağından bu maliyeti hak edişten düşüleceğini söyledim, daha sonrada---- firmasıyla çalıştığımızdan firmaya ödenen miktarın hak edişlerinden düşüleceğini mail ile bildirdim. Davalı tarafın beyan dilekçesinin 4 nolu bendinde belirtilen husus doğru değildir, kabul edilen ürünler kendilerinden alındı bununla ilgili faturalar kesildi kabul edilmeyen ürünlerde direk kendi fabrikalarından---- firmasına gönderildi ve bu durumdan da davalı şirket haberdardı. Şeklinde beyanlarda bulunmuştur.• Bu minvalde: tanık ----. 2014Mayıs ayından itibaren proje müdürü olarak görev yapmakta iken 7 ay önce işten ayrıldığı, Davaya konu projeyi kendisinin takip ettiği, • Davalı ------ve diğer firma yetkilisi firma sahibi kişi ile birlikte mail üzerinden anlaşma sağlandığı, maillerin karşı tarafa ulaştırıldığını, kendilerine mail üzerinden gönderilen sözleşme metininde mutabık kalınarak imzalı halinin taratılarak davacı şirkete mail yoluyla ulaştırıldığı, • Davalı tarafın sözleşme ekinde davacı tarafından sunulan iş takvimini görerek sözleşmeyi imzaladıkları,• Ayrıca davalı tarafla bu konuda telefon ile görüşüldüğü, ancak davalı tarafın bu takvime uymadığı, davalı taraf hem süre olarak davacı tarafın verdiği takvime uymadığı, hemde bir kısım ürünlerde kendi taahhüt ettikleri ve davalının da istediği vasıfta ürünü teslim etmedikleri,• Davacının da üretilen malzemeyi başka bir yere sattığımızdan alacak firma bir kısım ürünü kabul etmediği, devamında kendisinin müşterisi olan firma ile davalının sahasında ürün incelemesi ekspertiz vasıtası ile yapıldı kabul edilmeyen ürünler için rapor hazırlandığı bu rapor firmaya verildiği ve bu ürünleri şartnameye uygun hale getirilmesi istendiği, firma bunu yapamayacağını sözlü olarak kendisinin bilgisi ve görüşmesi dahilinde bildirdiği,• Kabul edilebilir ürünler alınarak faturası kesilip karşı tarafa ödendiği, ancak sorunlu ürünler ---- da bulunan ----- firmasına gönderildi bu husus davalı firma ile görüşüldüğü, dolayısı ile çalıştığım firmaya artı bir maliyet çıktığı gönderileceği de davalı firmaya bildirildiği,• Davacı firma söküm işi de dahil aynı işi yeniden başka bir firmaya yaptırmak zorunda kaldığı bunun içinde ekstra bir maliyet çıktığı, Davacı firma olarak bunun bir kısmını üstlendikleri, kalan kısmını da davalı firmanın hak edişinden kestikleri,• Gecikmeden kaynaklı bizim müşterimiz olan ----- firması bize hatırladığım kadarıyla 29.000.00 Euro civarında cezai kesinti yaptı, davacı firma uğradığı zararları hem davalı firmaya hem---- firmasına yansıttı ----- firması zararı karşıladı ancak davalı firma zararı kabul etmedi, Davalı vekilinin beyan dilekçesinde belirttiği sorular huzurdaki tanığa soruldu: Tanık cevaben: Davalı firma bize gönderdiği teklifte 60 gün belirtmiş olabilir ama şuan hatırlamıyorum ancak karşılıklı mutabık kılınan takvime göre iş yaptırılmak istendi. Davacı şirket malzemeleri peyderpey davalı şirkete gönderiliyordu ancak davalı şirket teslim alacakları uygun yer olmadığı için bize malzemeleri göndermeyin dediler. Bizzat ben davalı şirket ile görüşerek söküm ve maliyeti olacağından bu maliyeti hak edişten düşüleceğini söyledim, daha sonrada----firmasıyla çalıştığımızdan firmaya ödenen miktarın hak edişlerinden düşüleceğini mail ile bildirdim. Davalı tarafın beyan dilekçesinin 4 nolu bendinde belirtile nhusus doğru değildir, kabul edilen ürünler kendilerinden alındı bununla ilgili faturalar kesildi kabul edilmeyen ürünlerde direk kendi fabrikalarından ----- firmasına gönderildi ve bu durumdan da davalı şirket haberdardı. Şeklinde beyanlarda bulunmuştur.
Kök Raporda Neticeten ;
Davacı ----- Firmasına belli bir takvime göre teslim edilmek üzere tank üretimi işini üstlendiği, Sipariş konusu tankların bazı bölgelerinin belli bir kalite ve kalınlıkta lastik kaplama ile kaplanması gerektiğinden tankların imalatına başlayan davacı ----- lastik kaplamaların yapılması için davalı ---. ile anlaşmış ve taraflar arasında ---- kapsamında 12 adet---- gibi inceleme konusu tank ve ekipmanlarının lastik kaplama işlemlerini içeren ---- sözleşme nolu 12.06.2018 tarihli Yüklenici Sözleşmesi taraflar arasında imzalanmıştır.
1) Davaya konu olan hatalı ürünlerin yapımı ile ilgili 12.06.2018 tarihinde imzalanan sözleşme ve eklerinde yapılan incelemede ----- Lastik Kaplama Takvimi başlıklı tabloda yapılacak olan işin başlama ve bitiş tarihlerini belirten bir ibare görülmediği, tarafların kendi aralarında e-posta olarak yapılan yazışmalardan yukarıda detayları ile arz edilen e-postanın atıldığı tarih olan 01.06.2018 tarihinin işin başlangıç tarihi olduğu, işin bitiş tarihinin de 20.07.2018 olduğu işbu inceleme konusu imalat ve kaplama hatalı ürünlerde ki ayıp kusur durumunun görünür ayıplı olduğu,
2) Üretimle ilgili yaşanan ve yaşanacak olan gecikmeler ile ilgili Davacı şirketin 21.06.2018 tarihinden başlamak üzere davalı ---- muhtelif tarihlerde uyarı ve endişelerini ilettikleri e-posta yazışmaları görülmüştür.
3) Davacı ----- firmasının yüklenici firma olan Davalı ----- davaya konu olan tanklara yaptığı kaplamaların hatalı olmasına yönelik dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı üzere ilk bildirimin 25.10.2018tarihli e-posta ile yapıldığı; 06.09.2018 tarihli e-posta ile işin kabul/red durumlarını gösterir tablonun iletildiği görülmüştür.
4) Dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde Kaplama yapılan tankların belirtilen tarihler arasında teslim edilmesinde yaşanan gecikme yönünden şüphe bulunmamaktadır. Dosya kapsamındaki hatalı tanklara yönelik fotoğraflar incelendiğinde davacı ve ana iş veren ----- firmasının istedikleri kritere uymadığı görülmekle birlikte, inceleme konusu ayıplı ürünün kaplamada kullanılan lastiğin (sertlik, kaplama mikron kalınlığı, yüzey teması ve tutunması) vb. emtianın dosya üzerinden ne derecede kullanıma uygun olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığı,
5) Davacı ----- Yönünden; Söz konusu dava kapsamında imzalanan sözleşme ile ilgili tüm süreç e-posta yazışmaları üzerinden yürütüldüğü dosya kapsamındaki bilgi, belge ve tanık beyanı ile sübuttur. İş bu sözleşme kapsamında her ne kadar yüklenici firma sözleşmeyi imzalamış olsa da işin nevi, teknik kısmı, süresi vb arz talepilişkisi çerçevesinde eksik bilgilendirme yapıldığı, yapılacak işle ilgili yüklenici firmanın yeterli olup olmadığına ve belirtilen tarihe kadar teslim edebilecek teknik bilgi ve donanıma sahip olup olmadıklarına yönelik eksik araştırma yapıldığı, yukarıda arz edilen e-posta yazışmasında da davalı firmanın teknik olarak yetersizliğinden dolayı projenin aylardır uzadığı davacı şirket tarafından da kabul edilmiştir. Uyuşmazlık konusu olayda Davacı ----- kontrol, denetim ve gözetim yönüyle ilk numune ürün kontrol ve denetimi yapılmadan inceleme konusu ürün teslimi ve sevkinin yapılarak zararın artmasına yönelik müteselsil kusurunun bulunduğu,
6) Yüklenici firma olan Davalı---- Yönünden; Söz konusu dava kapsamında imzalanan sözleşme ile ilgili tüm süreç e-posta yazışmaları üzerinden yürütüldüğü dosya kapsamındaki bilgi, belge ve tanık beyanı ile sübuttur. İş bu sözleşme kapsamında sipariş konusu tankların imalatını yapan Davacı -----davaya konu teknik detayı ile belirtilen tankların bazı bölgelerinin belli bir kalite ve kalınlıkta lastik kaplama ile kaplamak üzere 12.06.2018 tarihinde sözleşme imzaladığı, bu sözleşme uyarınca, Davalı ----- kaplama işini Sözleşme ekindeki projede belirtilen detaylara uygun olarak gerçekleştirip yine Sözleşme ekinde yer alan takvimde belirtilen sürelere uygun bir şekilde İşverene teslim etmeyi taahhüt etmiştir.Davalının karşılıklı mutabakatla sunulan iş takvimini gören ek sözleşmeyi imzaladığı bilinmekle birlikte davacı tarafından yapılan bütün uyarı ve bilgilendirmelere rağmen belirtilen takvime uymadığı, ana işveren ve davacı firmanın talep ettiği kriterlere uygun vasıfta ürünü teslim etmemekle birlikte gecikmeye sebep verdiği dosya kapsamındaki bilgi, belge ve tanık beyanından anlaşılmaktadır. Yukarda arz ve izah edildiği üzere davaya konu olan süreçte yüklenici firma olan Davalı ------ Uyuşmazlık konusu kaplama işini sözleşme kapsamında yeterli derecede ve belirlenen zaman diliminde ifa edemeyen davalı firmanın olayda üretim aşamasında özellikle kaplama ve buna yönelik ara kontrol, son kontrol yönüyle kalite eksiklikleri bakımından ihmal ve müteselsil kusurunun bulunduğu,
7) Tüm dosya kapsamına göre ve takdir sayın mahkemenizde olmak üzere taraflar arasındaki sözleşmenin 11/2.maddesi uyarınca davacının, söz konusu ceza bedeline dayanarak davalıya rücu imkanının bulunduğu; fakat 19.034,63 Euro'nun neye göre yansıtıldığının dosya içeriğinden tespit edilemediği; mahkemenizce davalının iş yaptığı döneme ilişkin olarak 19.034,63 Euro’luk kısmın davalıya rücu edildiğinin kabul edilecek olması halinde 19.034,63 Euro asıl alacak talebinin kabul edilebileceği, Davacı tarafça her ne kadar 3.426,23 Euro tutarında KDV alacağı talep edilmiş ise de asıl alacağın dayanağı, sözleşme hükümlerine uyulmaması nedeniyle kesilen ceza bedeline ilişkin olduğundan, herhangi bir teslim veya hizmet söz konusu olmadığından KDV’nin söz konusu olmayacağı, bu haliyle davacının icra takibine konu edilen 3.426,23 Euro’luk talebinin yerinde olmadığı, Yukarıda detayları gösterildiği üzere davacının 16,17 Euro’lu işlemiş faiz alacağı talebinin yerinde olduğu,Bu haliyle davacının icra takibi kapsamında toplam alacağının 19.050,80 Euro olarak hesaplandığı; dava dilekçesinde 29.12.2020 tarihli ---- efektif satış kurunun esas alınarak dava değerinin belirlendiğinin açıklandığı; buna göre:
19.050,80 Euro x 9,0997 = 173.356,56-TL olarak hesaplanmış olup, takdir sayın mahkemenizdedir. Tespit ve kanaatimizin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere işbu rapor saygı ile sunulur.
Ek Rapor Neticeten;
Ana İşveren ------ tarafından ceza bedeline ilişkin hesaplama yapıldıktan sonra (yapılan bu hesaplama içeriğinin ne olduğu), davacı tarafın yoğun görüşmeler ve pazarlıklar neticesinde ceza bedelinden yarı oranında indirim yaptırmayı başardığı (bedelin içerik ve kapsamının ne olduğu, ne kadarının davalı tarafa ait olduğu, ne kadarının davadışı ----- sorumluluğunda olduğu, ceza miktarının hangi ölçü/veriye göre belirlendiği) içeriklerinin tam/net/açık belge/tutanak olmaması nedeni ile dava konusu 19.034,63 Euro bedelinin değerlendirmesi yapılamamıştır.
Dava konusu (Genel Satın Alma Şartlarının "Sözleşme" 9. Maddesi) Gecikmeye istinaden oluşabilecek mücbir sebebiyet unsurunun dosya içeriğindeki beyanlar üzerinde yapılan incelemede, ürün teslimatına ilişkin teslimatlar ve belirtilen teknik verilerin mücbir sebep oluşmasına etken olabilecek bir unsur bulunmadığı, Davacının icra takibindeki talebinin fiili ödeme günündeki kur üzerinden olduğu, bu hususun kök raporda da belirtildiği, icra takibinin dayanağının cezai şart olması nedeniyle mal- hizmet teslimi söz onusu olmadığından KDV taleplerinin yerinde olmadığı, davacının aynı zamanda işlemiş faiz talebi de bulunduğundan, kök raporda bu nedenle ve mahkemenizce verilen görev nedeniyle hesaplama yapıldığı sonuçlarına varılmış olup; Kök raporumuzda herhangi bir değişikliğe gidilmemiştir.
2. EK rapor neticeten;
Bu sözleşme kapsamında, davalı tarafından yapılan eksik ve ayıplı işlere istinaden davacı tarafın ANAİŞVEREN ve davadışı ------ firmasınca davacı tarafa kesilmiş 29.380,80 EURO bedelin 15.11.2018 tarihinden önceki dönemden doğan ceza bedelinin 19.034,63 EURO olarak belirlendiği, ek raporda da belirtildiği üzere bu bedelin açılımına dair ayrıntılı belge/doküman /tutanak mevcut olmadığı,
Dava konusu sözleşmede işin tutarının ne kadar olduğunun anlaşılamadığı, taraflar arasında yapılmış mail görüşmelerinde ve teklif formuna göre 65.135,00 EURO olabileceği anlaşılmaktadır. Ancak ANA İŞVEREN davadışı ------ firmasınca davacı tarafa, 391.744,00 EURO üzerinden cezai işlem tutarı belirlendiği, bu tutarın %7,5 kısmına denk gelen 29.380,80 EURO bedelin 15.11.2018 tarihinden önceki dönemden doğan ceza bedelinin 19.034,63 EURO olarak belirlendiği, bu bedelinde davalı taraftan talep edildiği anlaşılmaktadır. Fakat, belirtildiği üzere cezai işlem tutarına esas alınan 391.744,00-Euro; davacı ile dava dışı firma arasındaki ana sözleşmeye konu işin bedelidir. Davalının yaptığı işin bedelinin ise 63.135,00-Euro olup; davalının, 391.744,00-Euro üzerinden cezai işlemden sorumluluğu yönünden takdir sayın mahkemenizdedir.KÖK RAPORUMUZDA belirttiğimiz üzere, Davacı -----kontrol, denetim ve gözetim yönüyle ilk numune ürün kontrol ve denetimi yapılmadan inceleme konusu ürün teslimi ve sevkinin yapılarak zararın artmasına yönelik müteselsil kusurunun bulunduğu Davalı firmanın olayda üretim aşamasında özellikle kaplama ve buna yönelik ara kontrol, son kontrol yönüyle kalite eksiklikleri bakımından ihmal ve müteselsil kusurunun bulunduğu, Dolayısı ile davacı tarafın hak ediş bedelinden %50 oranında vazgeçmesi, bu durumun kök raporumuzda belirtildiği, bu bedelin kesinti nedeninin davalı tarafından yapılmış işin yine kök raporda da belirtildiği üzere ---- Tankları imalat ve kaplama hatalı ürünlerde ki ayıp kusur durumunun görünür ayıplı olması üzerine kesinti yapıldığı, Ancak gecikme cezası (EKRAPORUMUZ da belirtildiği üzere; ceza miktarının hangi ölçü/veriye göre, içeriklerinin tam/net/açık belge/tutanak olmaması nedeni ile) dava konusu 19.034,63 Euro bedelinin değerlendirmesi, dosya içeriğine sunulmuş yeni bir beyan olmadığı, açıklanan gerekçelerle yapılacak incelemelerde değerlendirilememiştir.
Dosya muhteviyatında bulunan bilgi ve belgeler birlikte nazara alındığında, yukarıdakihususlar muvacehesinde ----Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.03.2023 tarihli ----. Celse ara kararında verilen görev çerçevesinde, dosya içeriğinde bulunan tüm belge ve bilgilerin değerlendirilmesinde, yukarıda arz ve izah edildiği üzere:
Davacı ile dava dışı ana işveren arasında yapılan ana sözleşme bedelinin 391.744,00-Euro olduğu; cezai işlem uygulanırken bu tutarın esas alındığı; dosyadaki e-posta yazışmaları ve fiyat teklifine göre davalının bu işin 65.135,00-Euro’luk kısmını üstlendiği, bu haliyle ana sözleşme bedeli üzerinden davalıya cezai işlem uygulanması hususunda nihai takdirin sayın mahkemenizde olduğu,
Kök raporda belirtildiği üzere söz konusu gecikme ve ayıplı imalatlar nedeniyle tarafların müteselsil kusurlu olduğu, davalının hakkedişinden bu kapsamda kesintinin yapıldığı; 19.034,63-Euro cezai işlem bedeline ilişkin olarak dosya içeriğine sunulmuş yeni bir beyanın olmadığı, bu tutarın sunulan belgelere göre 15.11.2018’den öncesi ve sonrası olarak paylaştırıldığı; fakat bunun da dayanağının net olarak tespit edilemediği kanaati bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Takip dayanağı gösterilen 12.06.2018 tarihli Yüklenici Sözleşmesi'nden kaynaklanan alacak 19.034,63 EUR olarak icra takibine konu edilmiş, itiraz üzeri iş bu dava açılmıştır.Davacı ---- Firmasına belli bir takvime göre teslim edilmek üzere tank üretimi işini üstlendiği, Sipariş konusu tankların bazı bölgelerinin belli bir kalite ve kalınlıkta lastik kaplama ile kaplanması gerektiğinden tankların imalatına başlayan davacı ----- lastik kaplamaların yapılması için davalı ---ile anlaşmış ve taraflar arasında----- kapsamında 12 adet ----- gibi inceleme konusu tank ve ekipmanlarının lastik kaplama işlemlerini içeren ------ sözleşme nolu 12.06.2018 tarihli Yüklenici Sözleşmesi taraflar arasında imzalanmıştır.Davaya konu olan hatalı ürünlerin yapımı ile ilgili 12.06.2018 tarihinde imzalanan sözleşme ve eklerinde yapılan incelemede -----Lastik Kaplama Takvimi başlıklı tabloda yapılacak olan işin başlama ve bitiş tarihlerini belirten bir ibare görülmediği, tarafların kendi aralarında e-posta olarak yapılan yazışmalardan yukarıda detayları ile arz edilen e-postanın atıldığı tarih olan 01.06.2018 tarihinin işin başlangıç tarihi olduğu, işin bitiş tarihinin de 20.07.2018 olduğu işbu inceleme konusu imalat ve kaplama hatalı ürünlerde ki ayıp kusur durumunun görünür ayıplı olduğu,
Üretimle ilgili yaşanan ve yaşanacak olan gecikmeler ile ilgili Davacı şirketin 21.06.2018 tarihinden başlamak üzere davalı ----- muhtelif tarihlerde uyarı ve endişelerini ilettikleri e-posta yazışmaları görülmüştür.
Davacı ------ firmasının yüklenici firma olan Davalı ---- davaya konu olan tanklara yaptığı kaplamaların hatalı olmasına yönelik dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı üzere ilk bildirimin 25.10.2018 tarihli e-posta ile yapıldığı; 06.09.2018 tarihli e-posta ile işin kabul/red durumlarını gösterir tablonun iletildiği görülmüştür.Yüklenici firma olan Davalı ---- Yönünden; Söz konusu dava kapsamında imzalanan sözleşme ile ilgili tüm süreç e-posta yazışmaları üzerinden yürütüldüğü dosya kapsamındaki bilgi, belge ve tanık beyanı ile sübuttur. İş bu sözleşme kapsamında sipariş konusu tankların imalatını yapan Davacı----- ileDavalı----davaya konu teknik detayı ile belirtilen tankların bazı bölgelerinin belli bir kalite ve kalınlıkta lastik kaplama ile kaplamak üzere 12.06.2018 tarihinde sözleşme imzaladığı, bu sözleşme uyarınca, Davalı ----- lastik kaplama işini Sözleşme ekindeki projede belirtilen detaylara uygun olarak gerçekleştirip yine Sözleşme ekinde yer alan takvimde belirtilen sürelere uygun bir şekilde İşverene teslim etmeyi taahhüt etmiştir.
Davalının karşılıklı mutabakatla sunulan iş takvimini gören ek sözleşmeyi imzaladığı bilinmekle birlikte davacı tarafından yapılan bütün uyarı ve bilgilendirmelere rağmen belirtilen takvime uymadığı, ana işveren ve davacı firmanın talep ettiği kriterlere uygun vasıfta ürünü teslim etmemekle birlikte gecikmeye sebep verdiği dosya kapsamındaki bilgi, belge ve tanık beyanından anlaşılmaktadır. Yukarda arz ve izah edildiği üzere davaya konu olan süreçte yüklenici firma olan Davalı------ Uyuşmazlık konusu kaplama işini sözleşme kapsamında yeterli derecede ve belirlenen zaman diliminde ifa edemeyen davalı firmanın olayda üretim aşamasında özellikle kaplama ve buna yönelik ara kontrol, son kontrol yönüyle kalite eksiklikleri bakımından ihmal ve müteselsil kusurunun bulunduğu,
Taraflar arasındaki sözleşmenin 11/2.maddesi uyarınca davacının, söz konusu ceza bedeline dayanarak davalıya rücu imkanının bulunduğu; fakat 19.034,63 Euro'nun neye göre yansıtıldığının dosya içeriğinden tespit edilemediği; gecikme ve ayıplı imalatlar nedeniyle tarafların müteselsil kusurlu olduğu, davalının hakkedişinden bu kapsamda kesintinin yapıldığı; 19.034,63-Euro cezai işlem bedeline ilişkin davacı taraftan bu konuda bilgi ve belge talebinde bulunulduğu dosya içeriğine sunulmuş beyan ve belgelerle cezai şartın bedelinin tespit edilemediği değerlendirilmekle ispat edilemeyen davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin olarak alınan 2.755,12 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.139,72 TL’nin hükmün kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 8,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
6--Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (204.534,34 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 32.725,49 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.