T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/739 Esas
KARAR NO : 2025/823
DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat)
DAVA TARİHİ : 19/04/2024
KARAR TARİHİ : 15/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat), Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :ASIL DAVA İDDİA: Davacı vekili 10/11/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket yöneticileri, bir dolandırıcılık sonucunda yanıltılarak, 182.110,86 İngiliz Sterlini tutarındaki ödemeyi, grup şirketlerinden -------- kurulu dava dışı ---------- şirketi yerine, davalılardan --------Ş. vasıtasıyla, dava dışı -------- muhabir banka olarak kullanılarak, davalılardan---------- kurulu --------- açılmış başka bir hesaba göndermiştir. ----------, swift mesajında alıcı hesap adı olarak açıkça --------- Ltd yazmasına rağmen, havale edilen tutarı ---------- ait olmayan hesaba ödemiştir. ---------, swift mesajında yazan hesap adı ile kendi nezdinde bulunan IBAN numarası örtüşmemesine rağmen gerekli kontrolleri yapmamış olup, bu nedenle sorumludur. ---------; Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 116. maddesi uyarınca --------- ve --------- ifa yardımcısıdır. Bu nedenle, ---------, --------- ile kusuruna bakılmaksızın müteselsilen sorumludur.--------- ayrıca, verilen talimatta müvekkili şirketin imza sirkülerine aykırı olarak eksik imza olmasını dikkate almamış olması itibarıyla sorumludur. Konu ile ilgili taraflarınca zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş olsa da arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamamıştır. Konunun detayları ve davalarının hukuki temeli aşağıda sunulmaktadır: Müvekkili şirket yetkilileri dolandırıcılık mağduru olmuş; e-posta sistemlerinin izinsiz kişilerce ele geçirilmesi sonucunda grup şirketi--------- gönderecekleri tutarı, aynı isme ve fakat farklı bir IBAN numarasına göndermek üzere --------- talimat vermişlerdir. Müvekkili şirket --------Ş. menşei ---------- olan bir diğer dava dışı müvekkili --------- şirketler grubunun bir kuruluşudur. --------, ---------- piyasaya sürmek üzere -------- --------- düzenli olarak takviye edici gıdalar satın almaktadır. Yine bu iki şirket arasında rutin olarak yazışmalar, görüşmeler, rapor sunumları ve para transferleri gerçekleşmektedir. Müvekkili şirketlerin tüm dünyadaki yetkilileri, "-----------" uzantılı e-posta adreslerini kullanmaktadır. 11.05.2021 tarihinde ------- --------- muhasebe çalışanlarından ----------, kendi e-posta adresi olan ---------- üzerinden, aylık cari hesap özetini --------- yetkilileri --------- ve --------- göndermiştir. -------- yetkilisi ---------, bu maile cevaben, 11.05.2021 tarihinde --------- yeni Muhasebe Müdürü --------- takdim ederek muhasebesel konularda bundan böyle konunun --------- ile irtibatta olunmasını talep etmiştir. ------- yetkililerine 21.05.2021 tarihinde, ilgili e-posta silsilesine --------- adresinden bir e-posta gelmiştir. Bu e-posta adresi uzantısı, müvekkili şirketin adresine nazaran iki harfin yeri değiştirilerek oluşturulmuş bir hesaptır. Bu e-postayı gönderen kişi, ---------- kullandığı e-posta imzasını ve yazı karakterini de kullanarak kendisinin --------olduğu izlenimini yaratmıştır. İlgili sahte e-postada, ------- -------- banka bilgilerini değiştirdiği belirtilerek, bakiyenin e-posta ekinde yer alan sözde yeni banka hesabına ödenmesi talep edilmiştir. E-postada belirtildiğine göre yeni banka hesabı -------- bulunmakta ve hesap sahibi adı --------- olarak görülmektedir. E-posta silsilesindeki olağan gibi devam eden yazışmalar neticesinde -------- yeni Muhasebe Müdürü --------, -------- --------- banka hesap bilgilerini şirket sisteminde sahte e-posta adresinden gelen iletide belirtilen sahte banka hesabı bilgileri ile değiştirerek güncellemiştir. Ardından 27.05.2021 tarihinde tedarik edilen emtiaların bedeli olarak -------- ----------- ödenmesi gereken 182.110,86 İngiliz Sterlini, --------- ---------- hesabından yukarıda bahsi geçen sahte hesaba gönderilmek üzere --------- talimat verilmiştir. Talimattan yaklaşık iki hafta sonra, --------- gerçek yetkililerinin, tutarın kendilerine ulaşmadığı bilgisini vermesi üzerine müvekkili şirket yetkilileri konuyu araştırmış ve banka hesabının değiştiğine dair e-postaların müvekkilini dolandırmaya yönelik sahte e-postalar olduğu, tedarikçi firma --------- -------- hesabı dahi olmadığı anlaşılmıştır. Bunun ardından derhal ---------- ile iletişime geçilerek fraud (dolandırıcılık) başvurusu yapılmış ve havale işleminin iptal edilerek tutarın müvekkili şirket hesaplarına iadesi istenmiştir. Ancak tutarın muhabir banka --------- vasıtasıyla ---------- ulaşmış olduğu, hesabın gerçek sahibi olan dolandırıcıların bu tutarı çektiği ve hesapta sadece 3,49 İngiliz Sterlini kaldığı bilgisi taraflarına iletilmiştir. Dolayısıyla para transferini iptal çabaları olumsuz sonuçlanmıştır. Ayrıca, müvekkili şirket ile havale alıcısı ---------- arasındaki e-posta yazışmalarına üçüncü kişilerce hukuka aykırı olarak erişilmesine (hack’lenmesi) ilişkin olarak taraflarınca ---------- Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş olup --------- nolu soruşturma halen derdesttir. -------- mesajında açıkça ---------- yazmasına rağmen ----------, hesap sahibi adı ile IBAN numarasının eşleşip eşlemediğini kontrol etmemiştir. Müvekkili şirketin döviz transferi talep formu doğrultusunda ---------- hazırladığı havale (swift) belgelerinde, alıcı banka hesap sahibinin adı olarak --------- belirtilmiştir. Bu husus swift mesajında açıkça görülmektedir. Ancak alıcı banka hesap numarasının ---------- olmadığı sonradan anlaşılmıştır. Alıcının bankası olan ---------, alıcı hesap sahibi adı ile IBAN numarasının örtüşmemesi nedeniyle ilgili tutarı bu hesaba ödemeksizin, --------- ve müvekkili şirketten konuyu teyidini istemesi gerekirdi. Zira, ---------- tarafından yayınlanan -------- sayılı Uluslararası Banka Hesap Numarası Hakkında Tebliğ’in 7. ve 8. maddelerine göre, Avrupa Ekonomik Alanında yer alan ülkelerdeki hesaba yapılan para transferlerinde alıcıya ait IBAN’ın doğrulanması ve kullanılması zorunlu olup bankalarca IBAN kontrol edilmelidir. Yine --------- kendi internet sitesinde yayınlanan ilana göre, ---------, benzeri dolandırıcılık işlemlerinin önüne geçmek için 2020 yılının Mart ayından beri “Alıcı Teyidi” isimli bir sistem hayata geçirmiştir. ----------, bu yöntemle alıcının ismi ile hesap numarasını karşılaştırarak, bu bilgilerin birbiriyle örtüşmemesi halinde para transferi işlemlerinin yanlış hesaplara ulaşmasını engellemeyi taahhüt etmektedir. ----------, resmi internet sitesindeki söz konusu ilana rağmen alıcı hesap adı ve IBAN numarasındaki çelişkiyi kontrol ve tespit etmeyerek, ilgili tutarı sözde alıcı hesaba ödemesi, --------- kusurunu açıkça ortaya koymaktadır. --------- ve --------, --------- ifa yardımcısıdır. -------- ve -------- TBK md. 116 uyarınca, --------- fiilinden kusursuz sorumlulukları mevcuttur. --------- ve muhabir banka olan ---------, TBK 116. maddesi anlamında -------- ifa yardımcısıdır. --------, söz konusu hüküm uyarınca ifa yardımcılarının fiillerinden sorumlu olup söz konusu sorumluluk objektif (kusursuz) sorumluluk halidir. Bu itibarla, --------- ve ---------, söz konusu tutarın müvekkiline iadesinden --------- ile müteselsilen sorumludur. ---------- kararında şu ifadelere yer vermiştir: "Davacı müşteri hesabına 27.03.2018 tarihinde 37.532,11 TL karşılığı satın alınan 9.240 USD dövizin aynı tarihte İthalatçı/Alıcı...'e ödenmek üzere hesabına BORÇ kaydı yapılarak davacı hesabından yine davacının talimatında belirtilen ... nolu IBAN hesabına ödendiği, ancak söz konusu IBAN hesabının dava dışı alıcı firma olan ...'e ait olmadığı anlaşılmaktadır. (...) Müşterinin hesabından yapılan işlemin karşılığında hesaba yapılan ödemenin yapıldığı kişinin de bir hesaptan ibaret olmadığı, asıl olanın talimatın üzerindeki numara ve tutar değil parasal bir alışverişe aracılık edildiği göz ardı edilmeden paranın doğru kişiye ödenip ödenmemesi olduğu, hesap numarasının ise ayırıcı ve ilgili kişiye kolayca ulaşmasının sağlayan bir araçtır. (...) Davacı müşterinin dava dışı ... Firmasından ithal etmek istediği ürünlerin ithalatı için Peşin İthalat şeklinde ödeme yapmak üzere davalı bankaya gönderdiği talimatta açıkça dava dışı firmanın unvanı da belirtilmiş İken paranın IBAN numarası esas alınarak 3. Kişiye ödenmesinden dava dışı ...Firmasının bankası, muhabir banka ve davalı bankanın müştereken sorumlu olduğu, davalı bankanın ---------- bir fırmanm adı ile söz konusu firmanın hesap numarasını eşleştirme olanağı olmadığının doğru, ancak ...'deki lehtar firmanın bankasının muhabirden gelen paranın detayında alıcı ile hesap numarası arasındaki uyumsuzluğu fark edip bu gerekçe ile aynı silsile ile davalı bankaya paranın iade edilmesi gerekir." ---------, müvekkilinin talimatında müvekkili şirketin imza sirkülerine aykırı olarak eksik imza olmasını dikkate almamış olması itibarıyla da sorumludur. Müvekkili şirketin imza sirkülerine göre, 25.000 İngiliz Sterlini’nin üzerindeki bankacılık işlemlerinde, imza yetkililerinden -------- ile-------- birlikte (çift) imzası gerekmektedir. Söz konusu imza sirküleri, müvekkili şirket çalışanlarından ---------- tarafından, --------- Şubesi Müdürü --------- ve çalışanı ---------- 10.06.2020 tarihinde e-posta ile gönderilmiştir. Bunun da ötesinde, bir önceki (2020 tarihli imza sirkülerinin neredeyse aynısı olan) ve 2019 yılında çıkarılan imza sirküleri de -------- ile paylaşılmış; söz konusu imza sirküleri doğrultusunda çift imza ile yetkilendirilen -------- da ---------- sistemlerine kullanıcı olarak tanımlanması ve bankacılık işlemlerinde onayının alınması için süreç yürütülmüş ve 17.09.2019 ile 06.10.2019 tarihleri arasında gerekli kullanıcı tanımlama evraklarına --------- imzası temin edilerek bu bilgi ve belgeler yine -------- Şubesi Müdürü -------- ve çalışanı --------- gönderilmiştir. Bunun üzerine, -------- tarafından ---------, 22.07.2019 tarihinde, kendisinin ---------- mobil uygulaması ve internet sitesi kullanıcısı olarak tanımlandığına ilişkin SMS dahi gönderilmiştir. -------- yetkilileri çift imza kuralını detaylı olarak bilmektedir. Çift imzayla temsile ilişkin onay mekanizmalarının kurulması için gerekli bilgilendirmeler --------- yetkililerine yapılmış olmasına rağmen, işbu davaya konu para transferi işlemi sadece tek bir yetkilinin imzası ile gerçekleştirmiş, sirkülere göre birlikte imzası gereken --------- imza aramamıştır. Müvekkili şirketin belli tutarları aşan işlemlerde çift imza ile temsili zorunluluğu, çok sayıda ulusal ve uluslararası para transferi yapan müvekkili şirketin, bu işlemlerde (özellikle yurt dışı operasyonları bilen yabancı imza yetkilisi olan) --------- da kontrol ve onayının aranmasını, bu şekilde benzeri dolandırıcılık ve hataların önüne geçilmesini amaçlamaktadır. --------, çift imza gerektiren bu işlemi tek imza ile kabul etmesi itibarıyla kusurludur. Bankaların güven kurumu olması ve ancak yetkili makamlarca verilen izinle yürütülebilen bankacılık faaliyetini yürütüyor olması sebebiyle, her türlü kusurundan sorumlu olduğu izahtan varestedir. Bankalar, güven kurumu olup hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlar olup sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir. Bu sebeple bankalar ile müşterileri arasındaki ilişki güven esasına dayanmaktadır. Bu husus bankalara bir çok sorumluluk yüklemektedir. Bankaların söz konusu yapılanması bankalara objektif özen yükümlülüğü de getirmektedir. Tacirler basiretli bir iş insanı gibi davranmakla yükümlüdür. Bankadan beklenen basiretin ölçüsü ve objektif özen yükümlülüğü bankanın müşterisi kurduğu güven ilişkisinden dolayı herhangi bir tacirinkinden daha ağırdır. Günümüz bankacılığında değil hesap sahibine ait bilgilerin ve hesap numarasının doğru olup olmadığına ilişkin bilgilerin kontrolü, müşterinin hesabından yapılan işlemlerde işlemin veya işlem girişimlerinin yapılış şeklinden, yerinden, büyüklüğünden, yapılış zamanı ve ritminden hesap sahibi müşteri tarafından yapılıp yapılmadığına kadar kontrol ve denetime tabi tutulması gerektiğinden bahisle 1.000 İngiliz Sterlini’nin 25.06.2021 tarihli ihtarname tarihinden itibaren işletilecek, Devlet Bankalarının İngiliz Sterlini ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiziyle davalılardan müteselsilen alınarak davacı müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ASIL DAVA SAVUNMA: Davalı -------- Şirketi vekili 25/11/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından Müvekkili Banka’ya karşı Mahkeme huzurunda açılan davada, 27.05.2021 tarihli döviz transferi talimatında yer alan IBAN'a talimatı ile uyumlu olarak hesabından yapılan yapılan 182.110,86 GBP bedelli işlemin şimdilik 1.000 GBP'sinin iadesi talep ve dava olunmuşsa da, hukuki dayanağı bulunmayan, kötü niyetli taleplerin reddi gerekmektedir. Öncelikle Yetkiye İlişkin İtirazları Kapsamında Dosyanın Yetkili --------- Mahkemelerine Gönderilmesine Karar Verilmesi Gerekmektedir Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun “Yetki Sözleşmesi” başlıklı 17. maddesi ve taraflar arasında imzalanan Temel Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi uyarınca yetkili mahkeme ------- Mahkemeleridir. Bu durumda davacı ve müvekkili Banka arasında imzalanan sözleşmeler ile yetki sözleşmesi yapıldığından HMK 17. maddesi gereğince ---------- Mahkemeleri kesin yetkili mahkemedir. Bu nedenle davanın kesin yetki kuralı kapsamında yetkili ve görevli -------- Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesi gerekmekte ve talep edilmektedir. Mahkemece yetki sözleşmesinin geçerli olmadığına karar verilse dahi, Müvekkili Banka’nın kayıtlı adresinin--------’de yer alması nedeniyle HMK 6. Madde hükmü gereğince de davanın yetkili mahkeme olan ---------- Asliye Ticaret Mahkemesin gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. Davanın Müvekkili Banka Yönünden Tefriki İle Pasif Husumet Yokluğundan Reddi Gerekmektedir Davacı yan, Müvekkili Banka'ya verdiği döviz transferi talimatının dolandırıcıların hileli davranışları sonucu verildiğini beyan etmekte, bankamıza verdiği IBAN ile alıcı hesap sahibi bilgilerinin uyuşmadığını ve -------- menşeili diğer Davalı banka tarafından bu hususun göz ardı edilerek paranın hesaba kabul edildiğini iddia etmektedir. Söz konusu işlemlerle ilgili Müvekkili Banka'ya husumet yöneltilmesi mümkün olmayıp, davanın Müvekkili Banka yönünden tefriki ile pasif husumet yokluğundan reddi gerekmektedir. Davacının Hukuki Dayanağı Bulunmayan, Kötü Nyetli Taleplerinin Reddi Gerekmektedir. Davaya konu işlemin Davacı yanın 27.05.2021 tarihli döviz transferi talep formu ile 182.110,86 GBP bedelin hesabından alınarak ------- --------- --------- numaralı IBAN'ına gönderilmesi talimatı gereğince ve talebiyle uyumlu olarak gerçekleştirilmiş olması, IBAN uyuşmazlığının kontrolünün bankamızca yapılmasının mümkün olmaması, 28.10.2019 tarihinden bugüne -------- ---------- hesabına gerçekleştirdiği tüm para gönderme işlemlerini (toplam değeri 4.702.153,98 GBP olan 17 ayrı işlem) tek imza ile gerçekleştirmesi, ------- -------- hesabına ve diğer alıcılar adına gerçekleştirdiği tek imzalı talimatlı işlemlerine itiraz etmemiş olmasına rağmen uyuşmazlığa konu işleme dürüstlük kuralına aykırı olarak ve kötü niyetle itiraz etmesi, işlemlerin kendi kusurundan, dikkatsiz, özensiz davranışından kaynaklanıyor olması ve aşağıda detayları yer alan tüm beyan ve savunmalarımız gereğince davanın reddi gerekmektedir. Davacının Müvekkili Banka'ya Sunduğu Döviz Transferi Talep Formunda Yer Alan Iban Ve Banka Hesabına Talimattaki Bilgilerle Uyumlu Olarak Müvekkili Banka Tarafından Gerçekleştirilen İşlemde, Iban'ın Kime Ait Olduğunu Bilme Veya Denetleme İmkanı Olmadığından, Konuyla İlgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Emsal Kararı Da Göz Önüne Alınarak, Davacının Hukuki Dayanağı Bulunmayan Davasının Reddi Gerekmektedir. Davacı yan, 27.05.2021 tarihli döviz transferi talep formu ile 182.110,86 GBP bedelin hesabından alınarak---------- --------- ---------- numaralı IBAN'ına gönderilmesi talep edilmiş, taleple uyumlu olarak Müvekkili Banka tarafından söz konusu işlem gerçekleştirilmiştir. Talimatla uyumlu olarak taraflarınca işlem yapılması nedeniyle Müvekkili Banka'ya herhangi bir kusur atfedilmesi mümkün değildir. Aynı uyuşmazlık konusu olayda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılan inceleme neticesinde de, dolandırıcılık eyleminin mağduru olduğu belirtilen döviz gönderici firmanın bildirdiği IBAN ve alıcı hesap bilgileri ile uyumlu olarak işlem yapan bankanın olayda kusurlu atfedilmesinin mümkün olmadığı açıkça hüküm altına alınmıştır. ------- tarihli ilamında "• İTİRAZIN İPTALİ İSTEMİ ( Banka Tarafından Davacının Yazılı Talimat ve Proforma Faturada Bulunan Banka Bilgilerine İstinaden Davacının Talep Ettiği Iban'a Para Transferi Gerçekleştirildiği - Bilirkişi Raporunda Davalı Bankanın Davacı Şirketin Kendisine İlettiği Iban'ı Doğru Girerek Yaptığı Havale İşlemi Sırasında Iban'ın Ait Olduğu Kimse ile Havale Amirinin Belirttiği Kimsenin Aynı Kişi Olup Olmadığını Görme ve Denetleme İmkânının Olmadığı Belirtildiği/Direnme Kararının Bozulması Gerektiği ) • BANKANIN KUSURU ( Davalı Banka Tarafından Davacının Yazılı Talimatında Belirtilen İban Numarası Gözetilerek Havale Yapılması Olayında Davalıya Atfedilebilecek Bir Kusur Bulunmadığı - Hukuk Genel Kurulunca da Benimsenen Özel Daire Bozma Kararına Uyulmak Gerekirken Önceki Kararda Direnilmesinin Usul ve Yasaya Aykırı Olduğu ) • BASİRETLİ TACİR ( Davacı Şirket Tarafından Davalı Banka Aracılığıyla Yapılan İlk Havale İşleminden Sonra Davacı Şirketin Basiretli Tacir Olarak Paranın Gönderilmek İstendiği Alıcı Şirket ile İrtibata Geçerek Paranın Alıcının Hesabına Geçip Geçmediğini Teyit Etmeden Aradan 20 Günden Fazla Süre Geçtikten Sonra Aynı Iban'a Havale İşlemi Yapılmasını Talep Etmesinde Kusurlu Olduğunun Kabulü Gerektiği ) 2004/m.67 ÖZET : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından, 30.000 Dolarlık ithalat bedelinin ihracatçı dava dışı şirkete transfer edilmesi için satışa ait üzerinde satıcının IBAN'ı bulunan proforma fatura ile birlikte 28.03.2011 ve 19.04.2011 tarihlerinde 15.000'er Dolarlık iki adet ithalat bedeli transfer formu davalı bankaya verilmiştir. Banka tarafından davacının yazılı talimat ve proforma faturada bulunan banka bilgilerine istinaden davacının talep ettiği IBAN'a para transferi gerçekleştirilmiştir. Bilirkişi raporunda davalı bankanın, davacı şirketin kendisine ilettiği IBAN'ı doğru girerek yaptığı havale işlemi sırasında IBAN'ın ait olduğu kimse ile havale amirinin belirttiği kimsenin aynı kişi olup olmadığını görme ve denetleme imkânının olmadığı, bu iki bilginin birbiriyle uyumlu olup olmadığını ancak lehdar bankanın görebileceği, paranın gönderildiği İngiltere'deki banka hesabının gerçekten ithalatçı şirkete ait olup olmadığının belirlenmesinin mümkün olmadığı, İngiliz hukukunda para transferi gerçekleştirilirken IBAN ile alıcının isminin uyuşup uyuşmadığını araştırma yükümlülüğünü öngören bir kanun hükmüne rastlanılmadığı belirtilmiştir. Ayrıca davacı şirket tarafından davalı banka aracılığıyla yapılan havale işlemlerinin ilki 28.03.2011 tarihinde, ikinci havale ise 19.04.2011 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Yapılan ilk havale işleminden sonra, davacı şirketin basiretli tacir olarak paranın gönderilmek istendiği alıcı şirket ile irtibata geçerek paranın alıcının hesabına geçip geçmediğini teyit etmeden aradan 20 günden fazla süre geçtikten sonra aynı IBAN'a havale işlemi yapılmasını talep etmesinde kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hâl böyle olunca; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmuştur. DAVA : 1. Taraflar arasındaki “itirazın iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ---------- Asliye Ticaret Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine -------- Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan mülga 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 Sayılı Kanunla değişikliği öncesi hâliyle 438. maddesinin ikinci fıkrası gereğince direnme kararlarının temyiz incelemesinde duruşma yapılamayacağından davalı vekilinin duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra gereği görüşüldü: KARAR : I.YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı banka şubesine müracaat eden müvekkili şirketin, ticari ilişkisi olduğu ve --------- faaliyet gösteren şirket ile yaptığı işle ilgili olarak bu şirkete 29.03.2011 tarihinde 15.000 Dolar ve 19.04.2011 tarihinden 15.000 Dolar olmak üzere toplamda 30.000 Doların gönderilmesini talep ettiğini, parayı davalı banka yetkilisine veren müvekkili şirket yetkilisinin aynı zamanda gönderilmesini istediği şirketin adı ve --------verdiğini ancak paranın müşterinin eline geçmediği gibi iade de edilmediğini, davalının ücret karşılığı yaptığı işlemler sırasında ihmâl ya da kastı sonucu müvekkilini zarara soktuğunu, aynı zamanda müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini, zararın tahsili için icra takibi yapıldığını ancak takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra takibinin devamına, alacağın %40 oranından az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankaya husumetin yöneltilemeyeceğini, davacının zarardan bizzat sorumlu olan --------- Şti.'den talepte bulunması gerektiğini, davacının 30.000 Dolar ithalat bedelinin ihracatçı dava dışı şirkete transfer edilmesi için satışa ait proforma fatura ile birlikte 28.03.2011 ve 19.04.2011 tarihlerinde 15.000'er Dolarlık iki adet ithalat bedeli transfer formunu şubeye ilettiğini, müvekkili bankanın yazılı talimat ve proforma faturada bulunan banka bilgilerine göre davacının talep ettiği IBAN'a transferi gerçekleştirdiğini, bankanın davacının talimatı doğrultusunda hareket ettiğini, dava dışı şirketin mail adresini ele geçiren hackerlerin sahte proforma fatura ve IBAN oluşturduklarının öğrenildiğini, IBAN'ın dava dışı şirkete ait olmadığını, davacının uluslararası dolandırıcılık sonucu uğradığı zararını kusuru bulunmayan müvekkili bankadan talep etmeye çalıştığını, müvekkili bankanın lehtar banka ile yazışma yaptığını ancak lehdar bankanın kendi kanunlarına göre transfer işleminin lehdar ismine göre değil IBAN üzerinden yapılmış olması nedeniyle iade talebinin yapılamayacağını bildirdiğini, müvekkili bankanın olayda herhangi bir kusurunun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme Kararı: ------. sayılı kararı ile; somut olayda; havalenin IBAN kullanılarak yapıldığı, dava konusu havalenin yapılmasında muhabir ve lehtar bankanın davalı bankanın alt vekili ve ifa yardımcısı olarak görev aldığı, bankanın teknolojinin sağladığı imkânı kullandığı, müşteri banka ilişkisinde bankanın sözleşmenin ekonomik anlamda güçlü tarafı olduğu, finans sektöründe faaliyet gösteriyor olması ve uzmanlık alanı nedeniyle daha fazla özen yükümlülüğü altında bulunduğu, davacı IBAN'ı yanlış bildirmiş olsa da sistemin sağladığı kolaylıktan faydalanan bankanın ifa yardımcısı konumundaki havale alıcısının bulunduğu banka vasıtası ile en azından müşteri ismi ve hesap numarası eşleştirmesini yapması ve havale işlemini bu doğrultuda gerçekleştirmesinin mevduat sahiplerinin korunabilmesi açısından hukuk düzeninin beklediği bir özen yükümlülüğü olduğu, IBAN ile yapılan işlemde, işlemin rutin yapılmasının dışında başka alınabilecek tedbir bulunmadığını savunmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bankacılık tekniği ve mevzuatından kaynaklı sistemsel eksikliğin banka mudileri aleyhine yorumlanamayacağı, sistem kullanıcısı banka ve finans kuruluşlarının tüm riskleri ortadan kaldıracak şekilde gerekli tedbirleri almaları gerektiği, uygulamada IBAN ve hesap sahibi isminin eşleşmemesi hâlinde havale konusu paranın havuza alındığı ve birkaç gün sonra da iade edildiğinin de bilinen bir gerçek olduğu, her ne kadar davacı tarafça dava dışı havale alıcısına ait olduğu kanaati ile davalı bankaya bildirilen IBAN'a havale işlemi yapılmış ise de paranın müşteri hesabına aktarma sırasında IBAN'ın alıcıya ait olmadığının basit bir kontrolle anlaşılabileceği ve bu tedbirin de ilgili işlemi gerçekleştiren banka tarafından alınmasının gerektiği, bu anlamda davacının havale yapmak istediği şirkete ait IBAN'ı müşteriye teyit ettirmeden bankaya vermek suretiyle kusurlu davrandığı, yine davalı bankanın ise ifa yardımcısı olan bankanın IBAN ile hesap sahibi ismini eşleştirmeden işlemi yapmış olması nedeniyle olayda kusurlu olduğu, her iki tarafın eşit kusurlarıyla zarara sebebiyet verdikleri gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle davalı bankanın %50 kusuruna tekabül eden 15.000 Dolar esas alınarak itirazın bu miktar üzerinden iptaline, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. Özel Daire Bozma Kararı: 7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur. ---------- sayılı kararı ile; “…Davacı vekili, müvekkili tarafından, davalı bankadan toplam 30.000 USD'nin verilen iban numarası doğrultusunda dava dışı firmaya gönderilmesinin talep edildiğini, ancak paranın firmanın eline geçmediği gibi iade de edilmemesi üzerine zararın tahsili için davalı banka hakkında başlatılan takibe vaki itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin yazılı talimatı ve davacı tarafından verilen proforma faturada bulunan banka bilgilerine istinaden davacının talep ettiği iban numarasına transferi gerçekleştirdiğini, müvekkiline atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını bildirerek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davacı yanın havale yapmak istediği firmaya ait iban numarasını müşteriye teyit ettirmeden bankaya vermek suretiyle kusurlu davrandığı, davalı bankanın iban numarası ile hesap sahibi ismini eşleştirmeden işlemi yapmış olması nedeniyle her iki tarafın eşit kusurlarıyla zarara sebebiyet verdikleri gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüyle takibin 15.000 USD üzerinden devamına, alacak likit olmayıp yargılama ile belirlendiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Davalı banka tarafından davacının yazılı talimatında belirtilen iban numarası gözetilerek havale yapılması olayında davalıya atfedilebilecek bir kusur bulunmamasına rağmen mahkemece somut olayın değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir,…” gerekçesiyle kararın davalı yararına bozulmasına, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Direnme Kararı: --------- sayılı kararı ile; önceki gerekçelerle direnme kararı verilmiştir. Direnme Kararının Temyizi: 10. Direnme kararı süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir. II. UYUŞMAZLIK 11. Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, davacı tarafından verilen bilgilerle yapılan havale işlemi nedeniyle alıcısına ulaşmayan havale bedeline yönelik olarak davalı bankanın kusurunun bulunup bulunmadığı, buradan varılacak sonuca göre davalı bankanın sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. III. GEREKÇE 12. Davacı tarafından, 30.000 Dolarlık ithalat bedelinin ihracatçı dava dışı şirkete transfer edilmesi için satışa ait üzerinde satıcının IBAN'ı bulunan proforma fatura ile birlikte 28.03.2011 ve 19.04.2011 tarihlerinde 15.000'er Dolarlık iki adet ithalat bedeli transfer formu davalı bankaya verilmiştir. 13. Banka tarafından davacının yazılı talimat ve proforma faturada bulunan banka bilgilerine istinaden davacının talep ettiği IBAN'a para transferi gerçekleştirilmiştir. 14. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının bildirdiği IBAN ile gerçekleştirilen ve alıcısı hesabına ulaşmayan havale işleminde, işlemi gerçekleştiren davalı bankanın kusurunun bulunup bulunmadığı ve davalı bankadan zarar talebinde bulunup bulunulmayacağı hususlarında toplanmaktadır. 15. Mahkemece alınan 21.05.2012 tarihli bilirkişi raporunda, IBAN sistemi ile ilgili açıklamalara yer verilmiş olup, uluslararası banka hesap numarasının ingilizce karşılığı olan kelimelere ait ilk harflerden oluşan IBAN ile yapılan havale işleminde, bu numaranın verilmesinden sonra banka ismi, ülke ismi, hesap numarası ve bunun gibi ek bilgilere ihtiyaç olmadığı, yirmi iki adet harf ve rakamdan oluşan bu sistemde havale işlemi sırasında bir rakamın yanlış girilmesi hâlinde sistemin yanlış IBAN uyarısı vereceği, sistemin tam güvenli olup, rakamların değerinde veya sırasında yapılacak bir yanlışlığı kabul etmediği belirtilmiştir. 16. Bilirkişi raporunda davalı bankanın, davacı şirketin kendisine ilettiği IBAN'ı doğru girerek yaptığı havale işlemi sırasında IBAN'ın ait olduğu kimse ile havale amirinin belirttiği kimsenin aynı kişi olup olmadığını görme ve denetleme imkânının olmadığı, bu iki bilginin birbiriyle uyumlu olup olmadığını ancak lehdar bankanın görebileceği, paranın gönderildiği --------banka hesabının gerçekten ithalatçı şirkete ait olup olmadığının belirlenmesinin mümkün olmadığı, --------- hukukunda para transferi gerçekleştirilirken IBAN ile alıcının isminin uyuşup uyuşmadığını araştırma yükümlülüğünü öngören bir kanun hükmüne rastlanılmadığı belirtilmiştir. 17. Dosya içerisindeki bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişilerin nitelikleri de dikkate alındığında rapor düzenlenmeye ehil oldukları, davalı bankanın davacı şirket tarafından verilen IBAN bilgilerine göre havale işlemlerini gerçekleştirdiği, paranın gönderildiği IBAN ile havale alıcısının isminin aynı olup olmadığını kontrol etme yükümlülüğünün bulunmadığı anlaşılmaktadır. 18. Ayrıca davacı şirket tarafından davalı banka aracılığıyla yapılan havale işlemlerinin ilki 28.03.2011 tarihinde, ikinci havale ise 19.04.2011 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Yapılan ilk havale işleminden sonra, davacı şirketin basiretli tacir olarak paranın gönderilmek istendiği alıcı şirket ile irtibata geçerek paranın alıcının hesabına geçip geçmediğini teyit etmeden aradan 20 günden fazla süre geçtikten sonra aynı IBAN'a havale işlemi yapılmasını talep etmesinde kusurlu olduğunun kabulü gerekir. 19. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, davacı ile davalı banka arasında vekâlet ilişkisinin bulunduğu, davalı bankanın vekâlet ilişkisi gereğince üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmesi gerektiği, bankanın en hafif kusurundan bile sorumlu olduğu, direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerektiği görüşü ileri sürülmüş; yine bankanın sorumlu olmaması için kusursuz olması gerektiği, davalı banka tarafından davacıya yurt dışına EFT işlemi yapılırken, hesap sahibi ile IBAN'ı eşleştirmenin mümkün olmadığını bildirmesi gerektiği, direnme kararının bu değişik gerekçe ile onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüşler yukarıda açıklanan nedenlerde Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir. 20. Hâl böyle olunca; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. 21. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır. SONUÇ : Açıklanan nedenlerle; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 Sayılı Kanun'un 30. maddesiyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, Bozma neden ve kapsamına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, İstek hâlinde temyiz peşin harcının davalıya geri verilmesine, Aynı Kanun'un 440. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 23.02.2021 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi." Görüldüğü üzere YHGK tarafından verilen ilamda, davalı bankanın, davacı şirketin kendisine ilettiği IBAN'ı doğru girerek yaptığı havale işlemi sırasında IBAN'ın ait olduğu kimse ile havale amirinin belirttiği kimsenin aynı kişi olup olmadığını görme ve denetleme imkânının olmadığı, bu iki bilginin birbiriyle uyumlu olup olmadığını ancak lehdar bankanın görebileceği, paranın gönderildiği --------- banka hesabının gerçekten ithalatçı şirkete ait olup olmadığının belirlenmesinin mümkün olmadığı, -------- hukukunda para transferi gerçekleştirilirken IBAN ile alıcının isminin uyuşup uyuşmadığını araştırma yükümlülüğünü öngören bir kanun hükmüne rastlanılmadığı, davalı bankanın davacı şirket tarafından verilen IBAN bilgilerine göre havale işlemlerini gerçekleştirdiği, paranın gönderildiği IBAN ile havale alıcısının isminin aynı olup olmadığını kontrol etme yükümlülüğünün bulunmadığı açıkça tespit edilerek davanın reddi yönündeki bozma kararına karşı yerel mahkemenin direnme kararı bozulmuştur. ---------- Hukuk Dairesi benzer bir uyuşmazlıkta ise şu şekilde karar vermiştir: ----------- tarihli ilamı: "DAVA : Taraflar arasında görülen davada ... ---------- sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ... ---------- Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: KARAR : Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı banka nezdindeki hesabından 27.08.2014 tarihinde “... Firmasının -----------, ...(Hesap Numarası) : ..., IBAN NO: ------- ... numaralı hesabına 21.000 USD” tutarında bir adet fatura bedeline karşılık olarak para transferinin gerçekleştirilmesi için talimat verildiğini, davalı banka tarafından 28.08.2014 tarihinde müvekkilinin döviz hesabından havale işleminin gerçekleştirildiğini, ancak muhatap şirket tarafından ödemenin firma hesabına geçmediği bilgisinin verildiğini, müvekkilinin talimatta firma isminin belirtilmesine rağmen havalenin neden başka bir firmaya gönderildiğini davalı bankadan sorduğunu, davalının ise ödemenin IBAN ile gerçekleştirildiğinden havalenin doğrudan bu hesaba yapıldığını, bu noktada firma unvanının talimattaki firma ile uyuşup uyuşmadığının kontrol edilmediğini belirttiğini, halbuki davalı bankanın sorumluluğunun yalnızca havale ödeyicisi olarak değil aynı zamanda müvekkili ile aralarındaki sözleşmesel ilişkiyi de kapsadığını, talimattaki hesap numarası ile havale alıcısı olarak gösterilen kişiye ait bilgiler tutmadığı takdirde işlemin yapılmadan önce müvekkilinin uyarılması gerektiğini, bunu yapmayan davalının ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek 21.000 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili bankanın davacı firmanın gönderdiği talimatta yeralan bilgiler doğrultusunda havale işlemini yasaya, bankacılık mevzuatına ve teamüllerine uygun olarak yerine getirdiğini, transfer bedelinin alıcı firma hesabına geçilmesi işleminin muhabir banka tarafından gerçekleştirildiğini, dolayısıyla bu aşamada müvekkili bankanın herhangi bir tasarrufunun söz konusu olmadığını, bir zarar söz konusu ise muhatabının parayı çeken firma ile muhabir banka olduğunu, ayrıca IBAN ve hesap sahibi bilgisinin aynı anda uyuşması aksi halde paranın hesaba geçmemesi konusunda herhangi bir düzenlemenin bulunmadığını, davacının iddialarının IBAN'ın getiriliş amacına aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu sonucunda, davacı tarafça dava dışı ... dışında mukim alacaklısına davalı ve davalının çalıştığı muhabir bankayı kullanmak suretiyle havale talimatı verildiği, talimatta IBAN numarasının bildirildiği ve bu talimat doğrultusunda havalenin yapılmış olduğu, havale alıcısı şirketin bilgisayarlarının hacklenmesi sonucunda IBAN'ının ele geçirildiği, bu nedenle havalenin havale alıcısı şirkete ulaşmaması nedeniyle davalıya atfedilecek bir kusurun bulunmadığı, başka bir ifadeyle IBAN numarasının alıcının kimlik numarası gibi bir özelliğe sahip olup uluslararası işlemlerde kolaylık sağladığı, özellikle ... dışı firmalar yönünden IBAN numarası ile alıcının unvanının karşılaştırılmasının mevcut alt yapı itibariyle mümkün olmadığı, muhabir bankanın biran için davalının yardımcısı sıfatı olduğu kabul edilse bile davacı tarafça bildirilen IBAN numarasına paranın gönderilmiş olması nedeniyle yardımcının kusurundan kaynaklı bir sorumluluğunundan da söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, alınmadığı anlaşılan 35,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 19/12/2018 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. Görüldüğü üzere, --------- Hukuk Dairesi, huzurdaki davamızla benzer uyuşmazlıkta yerel mahkemece yapılan yargılama neticesinde, dava dışı ve muhtemelen yurt dışı mukim alacaklısına davalı ve davalının çalıştığı muhabir bankayı kullanmak suretiyle havale talimatı verildiği, talimatta IBAN numarasının bildirildiği ve bu talimat doğrultusunda havalenin yapılmış olduğu, havale alıcısı şirketin bilgisayarlarının hacklenmesi sonucunda IBAN'ının ele geçirildiği, bu nedenle havalenin havale alıcısı şirkete ulaşmaması nedeniyle davalıya atfedilecek bir kusurun bulunmadığı, başka bir ifadeyle IBAN numarasının alıcının kimlik numarası gibi bir özelliğe sahip olup uluslararası işlemlerde kolaylık sağladığı, özellikle yurt dışı firmalar yönünden IBAN numarası ile alıcının unvanının karşılaştırılmasının mevcut alt yapı itibariyle mümkün olmadığı, muhabir bankanın biran için davalının yardımcısı sıfatı olduğu kabul edilse bile davacı tarafça bildirilen IBAN numarasına paranın gönderilmiş olması nedeniyle yardımcının kusurundan kaynaklı bir sorumluluğunundan da söz edilemeyeceği gerekçesiyle verilen ret kararı usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır. Huzurdaki davamızda da Davacı yan, dolandırıcılar tarafından kendisine yanlış IBAN verildiğini ve dolandırıcılar tarafından verilen IBAN'a para gönderilmesi yönünde talimat verdiğini kabul etmekte olup, Müvekkili Banka mudisi olan Davacı yanın verdiği talimatla uyumlu olarak Müvekkili Banka tarafından işlem yapılması nedeniyle Müvekkili Banka'ya kusur atfedilemez. Davacı Yan 28.10.2019 Tarihinden Bugüne Kadar Müvekkili Banka'da Bulunan GBP Hesabından Uyşmazlığa Konu İşlem De Dahil Olmak Üzere ------- --------- Hesabına Toplam Değeri 4.702.153,98 Gbp Olan 17 Ayrı Para Gönderme Talimatı Vermiş Olup, Söz Konusu Talimatların Tamamı Tek İmzalıdır. Daha Önce İtiraz Etmediği Tek İmzalı İşlemlerine Huzurdaki Davaya Konu İşlem Yönünden Kötü Niyetle İtiraz Etmektedir. Davacı Yanın Bu Beyan Ve İddiası Dürüstlük Kuralına Ve Hakkaniyete Aykırı Olup, Davacı Yan En Hafif Tabirle Kötü Niyetlidir. Davacı Yan, Müvekkili Banka'da bulunan GBP hesabını ithalat ödemeleri için kullanmakta olup, söz konusu hesabından yurt dışında mukim olan ve organik/ticari bağı bulunduğunu belirttiği --------- firmasının----------- bulunan hesabına gönderilmek üzere 28.10.2019 tarihinden bugüne bankamıza verdiği tüm talimatları tek imza ile ibraz etmiş olup, 28.10.2019 tarihinden bugüne kadar toplam 17 ayrı işlemde 4.702.153,98 GBP para gönderme talimatı vermiştir. Söz konusu işlemlerin listesi ekteki PDF'de yer almaktadır. Dilekçe ekinde yer alan, Davacı yanın 28.10.2019 tarihinden bugüne kadar verdiği döviz transferi talimatlarını listeleyen PDF incelendiğinde görülecektir ki, Davacı Yan Müvekkili Banka'ya verdiği tüm talimatlarını tek imza ile ibraz etmiş olup, yurt dışına döviz cinsinden para gönderim işlemlerinin tamamını tek imza ile gerçekleştirmektedir. Davacı yan gerçekleştirdiği 17 ayrı işlemden sadece sonuncusu olan 182.110.86 GBP bedelli işleme itiraz etmekte olup, yine tek imza ile gerçekleştirilen geri kalan 16 ayrı işlemi ise kabul etmektedir. Bu 16 ayrı işlemde Davacı yan hesabından ----------- hesabına toplam 4.520.043,12 GBP döviz gönderilmiştir. Davacı yan, 16 ayrı işleme itiraz etmezken, kendi kusuru ile hatalı olarak gönderdiğini açıkça kabul ettiği, dolandırıcılık işleminden doğduğunu iddia ettiği zararını Müvekkili Banka'dan tazmin etmeye çalışmakta ve talep etmektedir. Davacı Yan, --------- adına yaptığı USD cinsi ödemelerinin ödeme talimatlarını da aynı şekilde tek imza ile sunmuş bu işlemler yönünden de tek imzalı talimatları ile işlemlerin gerçekleşmesi nedeniyle hiçbir itirazda bulunmamıştır. Tek imzalı talimatla gerek --------- --------- hesabına gerekse --------- hesabına para gönderilmesi işlemleri Davacı Yan'ın kabulünde iken dolandırıcılar tarafından kendisine bildirilen IBAN'a kendi talimatı ile uyumlu olarak gerçekleştirilen işlemdeki tek imzaya ise itiraz etmektedir. Davacının huzurdaki davaya konu talep ve iddiaları TMK 2 maddesine açıkça aykırıdır. Davacı yan dürüst davranma yükümlülüğüne aykırı olarak işbu davayı ikame etmiş olup, hakkın kötüye kullanılması taleplerini hukuk düzeni korumaz. Davanın bu nedenle de reddi gerekmektedir. Benzer uyuşmazlıklarda Yargıtay'ın verdiği bazı emsal kararlar ise şu şekildedir: -------- tarihli ilamı: "DAVA : Taraflar arasındaki davanın -------Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 17.05.2000 tarih ve --------- – ----------- sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi --------- tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: KARAR : Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin hesabından, para çekme yetkisi olmayan diğer davalı -------- ödeme yaptığını ileri sürerek, 5.718.000.000.- lira'nın reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı banka vekili, davacı şirketin davalı ------- yapılan ödemeleri benimsendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, yanıt vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının talimatı olmadan davalı -------- tarafından para çekildiği, bunlardan bir kısmını davacının şirket kayıtlarına geçirdiği, dava konusu edilenlerin şirket kayıtlarında bulunmadığı ve davalı -------- uhdesinde kaldığı, davalı bankanın talimatsız ödediği paraların riskini taşımak zorunda olduğu, davacının zımni muvafakatının bu kesim için bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reeskont faiziyle kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir. 1-Davalı banka vekili, müvekkilinin davacının yazılı talimatı ile diğer davalıya çek karnesi verdiğini, davacı şirket kaşesini bu kişinin kullanageldiğini, bu kişinin kişisel hesabından virman yoluyla davacı borçlarının müvekkili banka aracılığı ile ödendiğini, davacının talimatı olmaksızın bu kişiye yapılan ödemelerin şirket kayıtlarına geçirilerek benimsendiğini savunarak yazılı kanıtlarını ibraz etmiştir. BK.nun 38 nci maddesi uyarınca temsil edilenin icazeti (benimsemesi) halinde işlem temsil edileni bağlar Somut olayda, davalı vekilinin savunmasının kanıtlandığının kabulü halinde, davacının benimsemesi ile oluşan önceki uygulamalara duyduğu güven dolayısıyla diğer davalıya yaptığı ödemelerden davalı banka (dava edilen bölüm şirket kayıtlarında gözükmese de) sorumlu tutulamayacağından ve açılan davanın davalı banka yönüyle MK.nun 2 nci maddesine aykırı olduğunun değerlendirilmesi gerekir. Dolayısıyla, davacı şirket kayıtlarına geçirilenler için benimsemenin varlığının, geçirilmeyenler için yokluğunun kabulü gerektiğini,dava edilen bölümün ise şirket kayıtlarında bulunmadığını bildiren bilirkişinin bu görüşü isabetli değildir. Bu durumda mahkemece, savunmanın araştırılması,yapılan açıklamalar ışığında davalı kanıtlarının değerlendirilmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporundaki görüş benimsenerek, eksik inceleme ile yazılı gerekçelerle davanın davalı banka bakımından da kabulü, bozmayı gerektirmiştir. 2-Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre,davalı banka vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı banka yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle esasa ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.11.2000 tarihinde oybirliğiyle karar verildi." Denilerek hesap sahibinin benimsemesi ile oluşan güven dolayısıyla yapılan ödemeler nedeniyle, söz konusu ödemeler şirket aktifine geçmese bile MK 2 madde düzenlemesi gereğince bankanın sorumlu tutulamayacağı ve bu kapsamda değerlendirme yapılması gerektiği belirtilerek yerel mahkeme ilamı bozulmuştur. Söz konusu ilama konu uyuşmazlıkta, hesap üzerinde işlem yapmak yetkisi bulunmayan kişi tarafından gerçekleştirilen işlemlerle ilgili yargılama yapılmış, huzurdaki davamıza konu uyuşmazlıkta ise Davacının tek imza yetkilisinin talimatıyla ve daha önce gerçekleştirilen işlemlerde oluşan güven ile işlem gerçekleştirilmiştir. Davanın bu itibarla da reddi gerekir. --------- tarihli ilamında: "ÖZET : Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. İlke olarak davalı banka özel yasa ile kurulmuş ve kendisine ayrıcalıklar tanınmış bir güven kurumu olması dolayısıyla en küçük kusurlarından bile sorumlu ise de, mahkemece davacının hesaplarından işlem yaptığı iddia edilen dava dışı kişiye verilmiş bir vekaletname, yetki ya da davalı bankaya verilmiş talimat bulunup bulunmadığı, hesabın hareketli hesap olup olmadığı, hesap ekstrelerinin davacıya gönderilip gönderilmediği, davacının hesap hareketlerinden haberdar olup olmadığı, davacının hesaplarında davaya konu edilen dönemde bizzat davacı tarafından yapılan ya da itiraza uğramayan işlem bulunup bulunmadığı, bunun yapılan işlemlere davacının icazet verdiği ya da işlemleri benimsediği anlamına gelip gelmediği, DAVACI İLE DAVALI BANKA ARASINDA OLUŞMUŞ BİR TEAMÜLÜN BULUNUP BULUNMADIĞI HUSUSLARI ile davacı tarafça benzer iddialarla başka bankalar aleyhine de davalar açıldığının ileri sürülmesi ve anlaşılması karşısında MK'nin .... maddesi de nazara alınarak değerlendirme yapılıp hasıl olacak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken sadece imza incelemesi sonrası alınan bilirkişi raporuna dayalı olarak davacının imzasını taşımayan para çekme dekontları sebebiyle alacağı bulunduğundan bahisle eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir." Denilerek hesap üzerinde işlem yapmak yetkisi bulunmayan kişinin gerçekleştirdiği işlemlerde dahi, davacı ile davalı arasında oluşmuş bir teamülün bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması gerektiği MK 2 kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği belirtilerek yerel mahkeme ilamı bozulmuştur. Huzurdaki davamıza konu uyuşmazlıkta, Davacı yan tek imza ile gerçekleştirdiği hiçbir işleme itiraz etmezken, tek imza ile işlemler gerçekleştirerek sonrasında da farklılıkları tamamlayarak Müvekkili Banka'da güven oluşturmuş, kendi kusurundan kaynaklanan huzurdaki uyuşmazlığa konu işlemde ise TMK 2 madde düzenlemesine aykırı olarak itiraz etmektedir. Davanın bu nedenle reddi gerekir. DAVACI YAN DAVA DİLEKÇESİNDE ŞİRKETLERİNİN "------- şirketler grubunun bir kuruluşu" OLDUĞUNU BELİRTMİŞ OLUP, ALICI FİRMA İLE ORGANİK BAĞI BULUNAN DAVACININ, UYUŞMAZLIĞA KONU İŞLEMDE BİLDİRDİĞİ IBAN'IN -------- --------- AİT OLMADIĞINI TİCARİ HAYATIN OLAĞAN AKIŞI GEREĞİNCE BİLMESİ GEREKMEKTEDİR. ALDATMA NİTELİĞİ BULUNMAYAN EYLEM NETİCESİNDE UĞRANILDIĞI İDDİA OLUNAN ZARARIN TAZMİNİ TALEPLERİNİN REDDİ GEREKMEKTEDİR. Davacı yan, basiretli tacir olarak iş yapmak yükümlülüğündedir. Uyuşmazlığa konu talimattaki bilgileri kendi dikkatsiz ve/veya özensiz davranışı ile Müvekkili Banka'ya bildirdiğini dava dilekçesi ile de kabul etmektedir. Davacı yan dava dilekçesinde şirketlerinin "------- şirketler grubunun bir kuruluşu" olduğunu açıkça ifade etmiştir. Uyuşmazlığa konu para gönderme işlemindeki alıcı, herhangi bir üçüncü kişi olmayıp, Davacının grup firması olduğunu bildirdiği alıcının IBAN bilgilerine haiz olması gerekmektedir. Grup şirketi olduğunu beyan ettiği bu firmanın hesap bilgilerini bilmemesi, hesap bilgileri değişti ise teyit etmemesi Davacı Yan'ın basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı davrandığının kanıtıdır. Grup firması olduğunu beyan ettiği alıcı firma hesap bilgilerine haiz olması/ hesap bilgileri değişti ise teyit etmesi gereken Davacı yana karşı dolandırıcı olduğunu beyan ettiği kişilerce gerçekleştirilen eylem aldatıcı niteliği haiz dahi değildir. Davanın bu itibarla da reddi gerekir. DAVACININ ------- ------- HESABINA DAVA ÖNCE GÖNDERDİĞİ TÜM PARALAR, --------- --------- --------- KAYITLI --------- IBAN NUMARALI HESABINA GÖNDERİLMİŞKEN SON İŞLEMDE FARKLI BANKANIN FARKLI IBAN NUMARASINA PARA GÖNDERİLMESİNİN İSTENMESİ HUSUSUNU DAVACININ TEYİT DAHİ ETMEMESİ DAVACI YANIN İŞLEMİ GERÇEKLEŞTİRİRKEN GEREKLİ DİKKAT VE ÖZENİ GÖSTERMEDİĞİNİN İSPATIDIR. Davacı yan, uyuşmazlığa konu işlemde alıcı olarak görülen ------- --------- firmasına daha önce sair kereler ithalat bedeli ödemesi yapmış olup, söz konusu işlemlerin tamamında ------- -------- -------- KAYITLI --------- IBAN numaralı hesabına ödeme yapmıştır. IBAN ve banka bilgilerinin değişikliğinden şüphe etmemiş olması, yeni banka ve IBAN bilgilerine vakıf olmaması, bu değişikliğe ilişkin grup firması olduğunu beyan ettiği --------- hiçbir teyit almamış olması, Davacının dikkatsiz ve özensiz olarak işlem gerçekleştirdiğinin ispatı niteliğindedir. Daha önce döviz gönderdiği ve grup firması olduğunu beyan ettiği ilgili alıcı firmanın farklı bir IBAN numarası bildirmiş olmasını haricen kontrol etmemiş, IBAN numarasının organik bağı/sürekli ticari ilişkisi bulunduğunu bildirdiği alıcı firmaya ait olmadığı basit bir inceleme ile ortaya çıkarabilecekken hiçbir araştırma yapmamış, özensiz ve dikkatsiz davranışı neticesinde zarara uğramış, kendi kusurundan doğan zararını Müvekkili Banka'dan tazmin etmeye çalışmaktadır. Davanın bu nedenle de reddi gerekmektedir. DAVACININ ZARARINI İSPAT ETMESİ GEREKMEKTDİR Haksız fiilden doğan zararın tazmini taleplerinde zarara uğradığını iddia eden taraf öncelikle zararı ispatla yükümlüdür. Bu kapsamda, uyuşmazlığa konu Davacı yan, uyuşmazlığa konu işlem neticesinde talimatta yer alan hesap sahibi hesabına paranın geçmediğini ispatla öncelikle yükümlüdür. Talimatta bilgileri yer alan yurt dışında mukim alıcı firma hesaplarında inceleme yapılarak davacı yanın zarara uğrayıp uğramadığının tetkiki gerekmektedir. MÜVEKKİLİ BANKA'YA ATFEDİLEBİLECEK KUSUR BULUNMAMAKTADIR Yukarıda detaylı olarak izah edildiği üzere, Müvekkili Banka'ya atfedilebilecek kusur bulunmamaktadır. Müvekkili Banka, Davacının verdiği talimatla uygun olarak işlemi gerçekleştirmiş, söz konu talimat bugüne kadar Davacının gerçekleştirdiği tüm yurt dışı ödeme talimatları ile oluşan güven kapsamında kabul edilmiştir. Müvekkili Banka'ya atfedilebilecek kusur bulunmadığından davanın reddi gerekir. MAHKEME AKSİ KANAATTE OLSA DAHİ, MÜVEKKİLİ BANKA'NIN EYLEMİ İLE UĞRANILDIĞI İDDİA OLUNAN ZARAR ARASINDA UYGUN İLLİYET BAĞI BULUNMADIĞINDAN; İLLİYET BAĞI BULUNDUĞU DÜŞÜNÜLSE DAHİ DAVACININ AĞIR KUSURUNUN İLLİYET BAĞINI KESMESİ NEDENİYLE DAVANIN REDDİ GEREKİR Müvekkili Banka'ya kusur atfedilebilecek olsa dahi, Müvekkili Banka'nın eylemi ile uğranıldığı iddia olunan zararın oluşumu arasında uygun illiyet bağı bulunmadığından davanın reddi gerekmektedir. Müvekkili Banka'nın eylemi, Davacı yanın talimatı ile uyumlu olarak gerçekleştirdiği işlem neticesinde uğranıldığı iddia olunan zararın doğumuna sebebiyet vermemiştir. Müvekkili Banka tarafından işlem gerçekleştirilmeseydi dahi Davacının söz konusu IBAN'a ödeme yapmak iradesi devam edeceğinden zararın yine de oluşacağı sabittir. Bu itibarla da davanın reddi gerekmektedir. Mahkeme aksi kanaatte olsa dahi, yukarıda detaylı olarak izah ettikleri üzere, gerekli dikkat ve özeni göstermeksizin gurp firması IBAN'ını ve banka bilgisini farklı olarak kabul eden, grup firması IBAN ve banka bilgilerini bilmeyen ve/veya teyit etmeyen, daha önce gerçekleştirdiği tüm para gönderme işlemlerinde tek bir alıcı IBAN ve banka bilgisi kullanmışken daha önce gerçekleşen ödemelerinden farklı IBAN ve banka adına ödeme yapan Davacının ağır kusurlu davranışı nedeniyle illiyet bağı kesildiğinden de davamızın reddi gerekmektedir. HUZURDAKİ DAVANIN ZAMANAŞIMI NEDENİYLE DE REDDİ GEREKMEKTEDİR Yukarıdaki hususlara ek olarak, huzurdaki davanın zamanaşımı nedeniyle de reddi gerekmektedir. DAVACININ FAİZ TALEPLERİNİN DE REDDİ GEREKMEKTEDİR Davacının faiz talebinin de hukuki dayanağı bulunmamaktadır. UYUŞMAZLIĞA KONU İŞLEME İLİŞKİN TALİMATTA İMZASI BULUNAN -------- DAVANIN İHBARINI TALEP EDERİZ Huzurdaki davada, tüm savunma ve beyanlarımızın aksine Müvekkili Banka'nın sorumluluğu olduğu kanaati hasıl olması halinde, Müvekkili banka'nın uğrayacağı zararın tazmini, uyuşmazlığa konu işlemde imzası bulunan Davacının imza yetkilisi --------- talep ve dava edilecektir. Bu itibarla söz konusu kişiye davanın ihbarını talep ederiz. Yukarıda izah edilen nedenlerle, dava dilekçesine karşı cevaplarını sunmak gereği hasıl olduğundan bahisle yetki itirazlarının kabulü ile davanın yetkili -------- Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, davanın ihbarı taleplerinin kabulüne, davanın husumet yokluğundan reddine, Davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama giderleri, vekalet ücretinin ve arabuluculuk ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ----------- vekili 23/01/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; I. DAVA KONUSU OLAYLARIN ÖZETİ: 1. Müvekkili --------, ----------yasaları tahtında kurulmuş, merkezi -------, --------, --------, --------, --------- adresinde bulunan, sadece --------- değil dünyanın da en saygın bankalarından biridir. Müvekkili Bankanın tüm faaliyetleri, --------- düzenleyici otoritelerden biri olan --------- sıkı kontrol ve denetimine tâbi olarak yürütülmektedir. 2. Dava dilekçesinin incelenmesinden; davacının--------- bulunan dava dışı --------- iştiraki olduğu ve -------- piyasaya sürmek üzere -------- düzenli olarak takviye edici gıdalar satın aldığı, bu kapsamda iki şirket arasında rutin olarak yazışmaların ve para transferlerinin gerçekleştirildiği, -------- ait e-posta adresine benzeyen bir e-posta adresinden davacı şirket yetkililerine gönderilen 21 Mayıs 2021 tarihli e-posta ile --------- banka bilgilerinin değiştiğinin bildirildiği ve davacının yapması gereken ödemenin (müvekkili Banka nezdinde bulunan) farklı bir hesaba yapılmasının istendiği, davacı şirket yetkilerinin bu sahte e-posta mesajına itibar ederek, davacının -------- ödemesi gereken 182.110,86 İngiliz Sterlininin söz konusu e-posta mesajında belirtilen hesaba gönderilmesi için, davacının müşterisi olduğu diğer davalı ---------Ş.ye 27 Mayıs 2021 tarihinde talimat verdiği, davacının söz konusu talimat tarihinden yaklaşık iki hafta sonra ---------- yetkililerince ödemenin kendilerine ulaşmadığı ve müvekkili Bankada hesaplarının olmadığı bilgisi verildikten sonra davacının müşterisi olduğu --------- ile iletişime geçerek para transferi işleminin iptal edilmesini istediği, ancak paranın muhabir banka --------- vasıtasıyla müvekkili Banka nezdindeki (davacının bildirdiği IBAN numarasına ait) hesaba ulaşmış ve hesaptan çekilmiş olduğunun davacıya bildirildiği, bu nedenle davacının para iadesi talebinin --------- tarafından yerine getirilmediği, anlaşılmaktadır. 3. Davacı şirket tarafından gönderilen 182.110,86 İngiliz Sterlini, müvekkili Banka nezdinde bulunan, ---------- IBAN numaralı, "---------" ismiyle faaliyet gösteren ---------- isimli şahsa ait olan banka hesabına, 27 Mayıs 2021 tarihinde saat 09:22de ulaşmıştır. Paranın söz konusu hesaba ulaşmasından sonra, aynı gün saat 11:55ten başlayarak 1 Haziran 2021 tarihine kadar tüm para, her biri 10.000 Sterlinden düşük tutarlardaki işlemlerle hesaptan çekilmiştir. 4. 09 Haziran 2021 tarihinde ---------- müvekkili Bankaya davacının gönderdiği paranın iade edilmesini talep ettiğini bildirmesi üzerine, müvekkili Banka hesaptaki tüm paranın çekilmiş olduğunu ---------- bildirmiştir. --------- gelen bu bilgi üzerine söz konusu hesap daha sonra müvekkili Banka tarafından kapatılmıştır. Belirtmek isteriz ki, davacı tarafından paranın gönderildiği müvekkili Banka nezdindeki söz konusu hesap, --------- bildiriminden öncesinde de aktif olup hesapta herhangi bir şüpheli işlem gerçekleştiğine dair bir bulgu söz konusu olmamıştır. 5. Özetle; davacı şirket düzenli olarak yazışmalar ve yüksek tutarda ödemeler yaptığı, kendi grup şirketi olan ---------- adına gönderilen, banka hesabı değişikliği gibi önemli bir konuya ilişkin e-posta mesajını hiçbir şekilde titiz bir şekilde konrol edip doğrulamadan mesajda yer alan (müvekkili Banka nezdinde bulunan) banka hesabına 182.110,86 İngiliz Sterlini göndermiş, ödemeyi yaptıktan sonra iki hafta boyunca ödemenin --------- ulaşıp ulaşmadığını teyit etmemiştir. 6. Özellikle banka hesap bilgisi değişikliği, ödeme talebi gibi mesajların içeriğinin ve mesajı gönderen kişinin para transferi yapmadan önce mutlaka teyit edilmesi gerektiği, e-posta adresleri taklit edilerek yapılan dolandırıcılığın günümüzde internet üzerinden gerçekleştirilen en yaygın dolandırıcılık yöntemi olduğu sadece basiretli tacirler değil tacir olmayan banka kullanıcıları tarafından dahi bilinmektedir. Aşağıda ortaya koyacağımız üzere, davacının yanlış hesaba para göndermesine neden olan e-posta mesajının sahte olduğu , sadece mesajı gönderen e-posta adresinin incelenmesi ile dahi tespit edilebilecek bir husustur. 7. Hal böyle iken, uluslararası ticaret yapan ve düzenli olarak yurtdışına para gönderen davacı şirket yetkilileri, ne parayı göndermeden önce kendilerine gönderilen e-posta mesajının doğruluğunu teyit etmiş, ne de parayı gönderdikten sonra --------- ile irtibata geçerek paranın ulaşıp ulaşmadığını kontrol etmiştir. 8. Dolayısıyla, davacının uğradığını iddia ettiği zarara, kendisine sahte e-posta mesajını gönderen kişi veya kişilerin hukuka aykırı fiillerinin ve aynı zamanda davacı şirket yetkililerinin ağır ihmallerinin (davacının çalışanlarının birlikte kusurlarının) yol açtığı ortadadır. 9. Davacının gönderdiği para, davacının kendi talimatında IBAN numarasını belirttiği hesaba girmiş olup, müvekkili Bankanın parayı yanlış bir hesaba işlemesi/aktarması gibi bir durum söz konusu değildir. Paranın ---------- ulaşmamasının nedeni müvekkili Bankanın kusuru veya ihmali değil, davacının kendisine sahte bir e-posta adresinden gönderilen mesaja itibar ederek, bu mesajda yer alan IBAN numarasına para göndermiş olmasıdır. 10. Davacı, müvekkili Bankanın SWIFT mesajında yazan alıcı hesap sahibi adı ile IBAN numarasını eşleştirmediğini, bu nedenle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek müvekkili Bankayı huzurdaki davaya dahil etmiş ise de, davacının bu iddiası hukuki temelden yoksundur. 11. Aşağıda hukuki dayanakları ile birlikte kapsamlı bir şekilde ortaya koyacağımız üzere; Davacının müvekkilinin sözüm ona sorumluluğunu isnat ettirmeye çalıştığı, --------- yayımladığı 2008/6 sayılı Uluslararası Banka Hesap Numarası Hakkında Tebliğin ("Tebliğ") ---------- kurulu olmayan ve ---------- şubesi de bulunmayan müvekkili Bankaya uygulanması mümkün olmadığı gibi, Tebliğde IBAN numarası ile alıcı hesap sahibinin adının eşleştirilmesine ilişkin bir yükümlülük de yer almamaktadır. Davacının atıfta bulunduğu "---------" sisteminin, müvekkili Bankanın müşterisi olmayan davacının ------- --------- gönderdiği para transferine uygulanması mümkün değildir. Son olarak, müvekkili Bankanın tabi olduğu İngiliz yasalarında da, müvekkili Bankanın kendi nezdindeki bir hesaba --------- gönderilen para transferine ilişkin olarak alıcının IBAN numarası ile hesap sahibi adını eşleştirmesine yönelik hiçbir düzenleme yer almamaktadır. 12. Dolayısıyla, davaya konu para transferi işleminde paranın gönderildiği hesabın bulunduğu banka olmak dışında hiçbir rolü bulunmayan, davacının ve ---------- müşterisi olmadığı, davacı ile arasında sözleşmesel, hukuki, ticari hiçbir ilişki bulunmayan, davacıya karşı hiçbir taahhüdü, yükümlülüğü bulunmadığı gibi, davacının zarara uğramasına neden olacak hukuka aykırı bir fiili, ihmali, kusuru bulunmayan müvekkili Bankanın davacının zararından sorumlu tutulmasını mümkün kılacak hiçbir hukuki temel bulunmadığından, müvekkili Banka hakkındaki mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. II. HAKSIZ DAVAYA CEVAP VE İTİRAZLARIMIZ 1. UYGULAMA ALANI --------- KURULU BANKALAR VE YURT DIŞINDAKİ BANKALARIN --------- ŞUBELERİ İLE SINIRLI OLAN TEBLİĞ, --------- YASALARI UYARINCA KURULMUŞ, MERKEZİ ---------- BULUNAN, ----------- ŞUBESİ DAHİ BULUNMAYAN MÜVEKKİLİ BANKAYA UYGULANAMAZ. 1.1. Davacının IBAN numarası ile hesap adını eşleştirme yükümlülüğü bulunduğu iddiasını dayandırmaya çalıştığı Tebliğin kapsamı ve uygulama alanı, -------- kurulu bankalar ile yurt dışındaki bankaların ----------- bulunan şubeleri ile sınırlıdır. 1.2. Gerçekten de, Tebliğin "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesi: "Bu Tebliğin amacı uluslararası banka hesap numarasının ödeme hizmeti sağlayıcıları tarafından uygulanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir." şeklindedir. "Ödeme hizmeti sağlayıcılar", Tebliğin 3/1-e bendinde, "6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanunun ("6493 sayılı Kanun") 13. maddesinin birinci fıkrasında sayılan kuruluşlar" olarak tanımlanmıştır. 6493 sayılı Kanunun 13/1. maddesinde ise, ödeme hizmeti sağlayıcı kuruluşlar arasında yer alan bankaların, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ("Bankacılık Kanunu") kapsamındaki bankalar olduğu belirtilmiştir. 1.3. Bankacılık Kanununun "Kapsam" başlıklı 2. maddesi; "Türkiye'de kurulu mevduat bankaları, katılım bankaları, kalkınma ve yatırım bankaları, yurt dışında kurulu bu nitelikteki kuruluşların ---------- şubeleri, finansal holding şirketleri, --------- Birliği, --------- Birliği, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve bunların faaliyetleri bu Kanun hükümlerine tâbidir." hükmünü amirdir. Dolayısıyla, Bankacılık Kanununun ve Tebliğin uygulama alanına giren bankaların, --------- kurulu bankalar ile yurtdışındaki bankaların -------- şubeleri ile sınırlı olduğu; yurtdışında kurulu olan ve ---------- şubesi bulunmayan bankaların Tebliğ hükümlerine tabi olmadıkları izahtan varestedir. 1.4. Nitekim yabancı bir ülkede kurulu olan, kendi ülkesindeki mevzuata ve düzenleyici ve denetleyici kuruluşlara tabi olarak faaliyette bulunan, -------- bankacılık faaliyeti yürütmeyen bir bankanın -------- veya başka bir --------- otoritesi tarafından ihdas edilen yükümlülüklere uymadığı gerekçesiyle sorumlu tutulmasının, ilgili bankanın kurulu olduğu ve faaliyet gösterdiği ülkenin egemenlik haklarını da ihlal edeceği son derece açıktır. 1.5. Yukarıda belirttiğimiz üzere, müvekkili Banka, --------- yasaları uyarınca kurulmuş, merkezi --------- bulunan bir banka olduğundan ve müvekkilinin ---------- şubesi de bulunmadığından, Tebliğ hükümlerinin müvekkili Bankaya uygulanması, Tebliğ hükümlerine istinaden müvekkili Bankaya yükümlülük atfedilmesi ve bu sözde yükümlülüğün yerine getirilmediği gerekçesiyle müvekkili Bankadan tazminat talebinde bulunulması hukuken mümkün değildir. 1.6. Müvekkili Bankanın davaya konu işlemdeki rolü, davacı tarafından bildirilen IBAN numarasına ait olan, davacının ---------- para gönderdiği alıcı hesabın müvekkili Banka nezdinde bulunan bir hesap olmasından ibarettir. Bunun dışında dava konusu uyuşmazlıkta müvekkili Bankanın hiçbir rolü, ülkemizi ilgilendiren hiçbir bankacılık faaliyeti bulunmamaktadır. 1.7. Dolayısıyla, müvekkili Bankanın Tebliğ kapsamındaki bankalardan olmadığını, bu nedenle Tebliğ hükümlerine uymadığı gerekçesiyle müvekkili Bankaya hiçbir sorumluluk atfedilemeyeceğini, davacının müvekkili Bankaya yönelttiği talepler hukuki temelden yoksun olduğundan haksız davanın müvekkili Banka bakımından reddine karar verilmesi gerektiğini bildiririz. 1.8. Tebliğin müvekkili Bankaya uygulanması hukuken mümkün olmadığı gibi, esasen Tebliğde IBAN numarası ile alıcı hesap sahibi adının eşleştirilmesine yönelik bir yükümlülük de yer almamaktadır. 1.9. Tebliğin davacının atıfta bulunduğu 7. maddesinde IBAN doğrulamasının ne şekilde yapılacağına ilişkin bir açıklama yer almamakta olup, bu husus Tebliğin 4/7. maddesinde düzenlenmiştir. Tebliğin "IBAN kullanımı, doğrulanması ve istisnalar" başlıklı 8. maddesinde de, IBAN kontrolünün Tebliğin 4/7. maddesine göre yapılacağı belirtilmektedir. 1.10.Tebliğin 4/7. maddesinde, "Kontrol basamaklarının hesaplanması ve doğrulanması, bu Tebliğin 2 ve 3 numaralı ekinde gösterilen-------- No.lu standarda göre oluşturulan --------- yöntemi kullanılarak yapılır." şeklinde, IBAN doğrulamasının yöntemi bakımından Tebliğin 2 ve 3 numaralı eklerine yollama yapılmaktadır. IBAN doğrulama yönteminin yer aldığı Tebliğin 2 numaralı ekinde, "IBAN Kontrol Basamaklarının Hesaplanması", 3 numaralı ekinde ise (Ek-1) "IBAN Kontrol Basamaklarının Doğrulanması" işlemlerinin ne şekilde yapılacağı örnekler de verilmek suretiyle açıklanmakta olup, söz konusu yöntemler arasında IBAN numarasının alıcı hesap sahibinin adı ile eşleştirilmesine yönelik hiçbir ifade yer almamaktadır. 1.11.Dolayısıyla, davacının iddiasının aksine, Tebliğde IBAN numarası ile hesap sahibi adının eşleştirilmesine yönelik değil bir yükümlülük, böyle bir eşleştirmenin nasıl yapılacağına dair bir açıklama dahi yer almamaktadır. ---------- sayılı güncel ve kesin nitelikteki kararında da; " --------- 2008/6 sayılı Tebliğinin 7. maddesinde, bankaların gelen ve alıcı hesap numarası IBAN olarak belirtilen para transferlerinde IBAN doğrulanması zorunlu kılınmış olsa da IBAN İLE HESAP SAHİBİ EŞLEŞTİRMESİ YAPILMASI ZORUNLULUĞU BULUNMAMAKTADIR. Davalı bankaca, davacının transfer talimatına uygun olarak işlem yapılmış olup … davalıya izafe edilebilecek bir kusur bulunmamaktadır. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. " şeklindeki gerekçe ile, Tebliğde yer alan IBANın doğrulanması yükümlülüğünün IBAN numarası ile alıcı hesap sahibi adının eşleştirilmesine yönelik bir yükümlülük olmadığı ve davacının bildirdiği IBAN numarasına transfer işlemini gerçekleştiren bankaya hiçbir kusur izafe edilemeyeceği son derece açık bir biçimde ifade edilmiş ve istinaf başvurusu esastan ve kesin olarak reddedilmiştir. 1.13. O bakımdan, davacının müvekkilinin sözüm ona sorumluluğunu isnat ettirmeye çalıştığı Tebliğin müvekkili Bankaya uygulanması mümkün olmadığı gibi, Tebliğde IBAN numarası ile hesap sahibi adının eşleştirilmesine yönelik bir yükümlülük de yer almadığından, haksız davanın müvekkili Banka yönünden reddi gerekmektedir. 2. DAVACININ DİLEKÇESİNDE YER VERDİĞİ "----------" SİSTEMİNİN, MÜVEKKİLİ BANKA NEZDİNDE BULUNAN BİR HESABA--------- DIŞINDAN PARA GÖNDEREN, MÜVEKKİLİ BANKANIN MÜŞTERİSİ OLMAYAN DAVACIYA UYGULANMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR. 2.1. Davacı, "----------" sistemine atıfla müvekkili Bankanın kendisine karşı IBAN numarası ile alıcı hesap adının eşleştirilmesi yönünde sözde taahhütte bulunduğunu ve bu kontrolü yapmadığı için müvekkili Bankanın kusurlu olduğunu etmektedir. Davacının "---------" sistemine ilişkin açıklamaları açıkça gerçeğe aykırıdır. 2.2. Davacının iddialarının ne denli asılsız olduğunun anlaşılabilmesi adına, "---------" sistemini açıklamakta fayda görüyoruz. 2.3. "---------", -------- isimli bir --------- şirket tarafından geliştirilen, Birleşik Krallıkta kurulu olan ve aralarında müvekkili Bankanın da yer aldığı bankaların ve diğer ödeme hizmeti sağlayıcıların dahil olduğu, transfer işlemlerinde paranın hata veya dolandırıcılık sonucunda yanlış hesaplara ödenmesinin önüne geçmeyi amaçlayan bir doğrulama sistemidir. Müvekkili Banka "---------" sistemini Mart 2020 tarihinden itibaren uygulamaya başlamıştır. ---------- Limitedin resmi internet sitesinde, ; "Alıcı Teyidi, ---------- 2020'de başlattığı ve şu anda bir dizi --------, yapı kooperatifi ve diğer ödeme hizmeti sağlayıcıları tarafından başarıyla uygulanan, Birleşik Krallık merkezli ödemeler için bir isim kontrol hizmetidir." şeklinde, bu sistemin -------- merkezli para transferlerini kapsadığı son derece açık bir şekilde ifade edilmektedir. Söz konusu sistemin, huzurdaki davaya konu para transferi gibi uluslararası para transferi işlemlerinde uygulanması mümkün değildir. 2.5. Keza yukarıda belirttiğimiz gibi "---------" sistemi, ----------- kurulu olan bankaların ve ödeme hizmeti sağlayan diğer kuruluşların dahil olduğu bir sistemdir. --------- kurulu bir banka olan diğer davalı --------- "---------" sistemine dahil olmadığından, ---------- müşterisi olan davacının ----------- yaptığı bir para transferinde "----------" sisteminden faydalanması mümkün değildir. 2.6. Haksız davacı, müvekkili Bankanın internet sitesinde "---------" sistemi ile, alıcının ismi ile hesap numarasını karşılaştırarak, bu bilgilerin birbiriyle örtüşmemesi halinde paranın yanlış hesaplara ulaşmasını engellemeyi taahhüt ettiğini, dava konusu para transferinde ise alıcı ismi ile hesap numarasını karşılaştırmadığını iddia etmekte ise de, müvekkili Bankanın internet sitesinde müvekkili Bankanın kendi müşterisi olmayan üçüncü kişilere yönelik hiçbir taahhüt yer almamaktadır. 2.7. Üstelik dava dilekçesi ekinde Ek-7 olarak yer alan müvekkili Bankanın internet sitesine ait ekran görüntülerinde (s.9), "Alıcı Teyidi Nedir?" başlığı altında yer alan açıklamalarda, bu sistemin "--------", "--------" ve "-------" olarak adlandırılan ödemelerle sınırlı olarak uygulandığı açıkça belirtilmektedir. 2.8. Söz konusu ödeme yöntemleri, müvekkili Bankanın internet sitesinde -------- aşağıdaki şekilde tanımlanmaktadır: "--------: Bu ödemeler, ödemeyi şubede, telefonla (yalnızca ticari müşteriler) 15.30'dan önce veya çevrimiçi olarak 17.00'den önce yapmanız kaydıyla, işlemi gerçekleştirdiğiniz gün ulaşması garanti edilen, ---------- hesaplarına yapılan ödemelerdir. ----------: İnternet üzerinden, telefonla, şubeden veya self servis makinelerimizi kullanarak yapılabilen elektronik ödemelerdir. Alıcı banka veya yapı kuruluşunun da --------- kullanması kaydıyla, ödeme neredeyse anında ulaşır (ancak bazen 2 saati bulabilir)." 2.9. Görüldüğü üzere, "---------" sisteminin uygulandığı "--------" ve "---------", gönderilen paranın alıcı hesaba aynı gün ve hatta derhal ulaşmasına imkan veren hızlı ödeme yöntemleridir. "---------" ise düzenli ödeme talimatı anlamına gelmektedir. Davacının ---------- bankası olan diğer davalı ---------, --------- bulunan müvekkili Banka nezdindeki bir hesaba yaptığı uluslararası para transferi, yukarıda belirttiğimiz ödeme yöntemlerinden biri kullanılarak gerçekleştirilen bir işlem olmadığından, "---------" sisteminin uygulanması bu nedenle de mümkün değildir. 2.10."----------" sisteminin davacının gerçekleştirdiği para transferine uygulanması mümkün olmadığı gibi, esasen söz konusu sistem, bu sisteme tabi olan işlemler bakımından dahi hileli/hatalı işlemlerin tespit edileceğini garanti etmemekte, müşterilerin dolandırıcılık mağduru olmaları durumunda paralarının iade edileceğine dair bir taahhüt de içermemektedir. Bu husus, -------- resmi internet sitesinde yer alan "Sıkça Sorulan Sorular" bölümünde son derece açık bir şekilde belirtilmektedir : "Alıcı Teyidinin kullanılması, bir ödemenin hileli olduğunun tespit edilmesi durumunda müşterinin parasının iade edilmesini sağlar mı? Alıcı Teyidi müşterilere ilave bir güvenlik seviyesi temin etmekle birlikte, hileli bir ödemenin tespit edileceğini ve müşterilerin dolandırıcılık mağduru olmaları halinde paralarının iade edileceğini kendiliğinden garanti etmez." 2.11. Dolayısıyla, davacının müvekkili Bankanın sözüm ona ihlal ettiğini ve bu nedenle davacının zararından sorumlu olduğunu iddia ettiği "---------" sisteminin, müvekkili Bankanın müşterisi olmayan davacıya ve dava konusu uluslararası para transferi işlemine uygulanması mümkün olmadığı gibi, bu sistem kapsamına giren işlemler bakımından dahi hatalı/hileli ödemeleri tespit etme, dolandırıcılık mağduru müşterilere paralarını iade etme taahhüdünde bulunmamaktadır. Haksız davanın müvekkili Banka yönünden bu nedenle de reddine karar verilmelidir. 3. MÜVEKKİLİ BANKANIN TABİ OLDUĞU --------- YASALARI UYARINCA, MÜVEKKİLİ BANKANIN KENDİ NEZDİNDEKİ BİR HESABA BİRLEŞİK KRALLIK DIŞINDAN GÖNDERİLEN PARA TRANSFERİNE İLİŞKİN OLARAK, ALICININ IBAN NUMARASI İLE HESAP SAHİBİ ADINI EŞLEŞTİRME YÜKÜMLÜLÜĞÜ BULUNMAMAKTADIR. 3.1. Yukarıda ortaya koydukları üzere "--------" sisteminin huzurdaki davaya konu uluslararası para transferine uygulanması mümkün olmadığı gibi; müvekkili Bankanın tabi olduğu -------- yasaları uyarınca da, müvekkili Bankanın kendi nezdindeki bir hesaba --------- dışından yapılan bir uluslararası para transferinde alıcının adı ve IBAN numarasını eşleştirme yükümlülüğü bulunmamaktadır. 3.2. Bu hukuki gerçek ---------- sayılı güncel kararında: " Bilirkişi raporunda davalı bankanın, davacı şirketin kendisine ilettiği IBANı doğru girerek yaptığı havale işlemi sırasında IBANın ait olduğu kimse ile havale amirinin belirttiği kimsenin aynı kişi olup olmadığını görme ve denetleme imkânının olmadığı, bu iki bilginin birbiriyle uyumlu olup olmadığını ancak lehdar bankanın görebileceği, paranın gönderildiği ---------- banka hesabının gerçekten ithalatçı şirkete ait olup olmadığının belirlenmesinin mümkün olmadığı, --------- HUKUKUNDA PARA TRANSFERİ GERÇEKLEŞTİRİLİRKEN IBAN İLE ALICININ İSMİNİN UYUŞUP UYUŞMADIĞINI ARAŞTIRMA YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜ ÖNGÖREN BİR KANUN HÜKMÜNE RASTLANILMADIĞI belirtilmiştir. (…) …davalı bankanın davacı şirket tarafından verilen IBAN bilgilerine göre havale işlemlerini gerçekleştirdiği, paranın gönderildiği IBAN ile havale alıcısının isminin aynı olup olmadığını kontrol etme yükümlülüğünün bulunmadığı anlaşılmaktadır." şeklinde, ---------- hukukunda bankaların para transferi gerçekleşirken alıcı ismi ile IBANın uyuşup uyuşmadığını kontrol etme yükümlülüğünün bulunmadığı açıkça ifade edilmiştir. 3.3. Dolayısıyla, huzurdaki davaya konu para transferi işleminde, paranın gönderildiği hesabın bulunduğu banka olmak dışında hiçbir rolü bulunmayan müvekkili Bankanın, davacı ile arasında sözleşmesel, hukuki, ticari hiçbir ilişki bulunmadığı gibi, tabi olduğu yasal düzenlemelere aykırı hiçbir eylemi de bulunmamaktadır. Haksız davanın müvekkili Banka yönünden reddine karar verilmesi gerekmektedir. 4. DAVACININ UĞRADIĞINI İDDİA ETTİĞİ ZARARA, KENDİSİNE SAHTE E-POSTA MESAJINI GÖNDEREN KİŞİ VEYA KİŞİLERİN HUKUKA AYKIRI FİİLİ VE AYNI ZAMANDA DAVACI ŞİRKET YETKİLİLERİNİN İHMALLERİ (BİRLİKTE KUSURLARI) YOL AÇMIŞTIR. TÜRK TİCARET KANUNU ("TTK") UYARINCA BASİRETLİ BİR TACİR GİBİ DAVRANMAKLA YÜKÜMLÜ OLAN DAVACININ KENDİ KUSURUNDAN KAYNAKLANAN ZARARININ TAZMİNİNİ MÜVEKKİLİ BANKADAN TALEP ETMESİ HUKUKEN MÜMKÜN DEĞİLDİR. 4.1. ------- kurulu bir ticaret şirketi olan davacı, TTKnın 18/2. maddesi uyarınca bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle ve tedbirli, dikkatli ve öngörülü bir tacirin göstermesi gereken objektif özeni göstermekle yükümlüdür. Bu kapsamda, davacının ticari faaliyetleri kapsamında yurtdışına para transferi yapmak gibi önemli bir işlemi gerçekleştirirken parayı gönderdiği kişinin hesap bilgilerini teyit etmek, rutin ilişkilerinin bulunduğu ve daha önce birçok kez para gönderdiği bir şirketten gelen hesap bilgisi değişikliği mesajı üzerine, para göndermeden önce bu mesajın doğruluğunu teyit etmek gibi temel hususlara dikkat etmesi gerektiği izahtan varestedir. 4.2. Nitekim yukarıda da ifade ettikleri üzere, banka hesap bilgisi değişikliği, ödeme talebi gibi mesajların içeriğinin ve mesajı gönderen kişinin para transferini gerçekleştirmeden önce mutlaka teyit edilmesi gerektiği, e-posta adresleri taklit edilerek yapılan dolandırıcılığın günümüzde internet üzerinden gerçekleştirilen en yaygın dolandırıcılık türü olduğu, sadece basiretli bir tacir değil sıradan kişiler tarafından dahi bilinmektedir. 4.3. Keza dava dilekçesi ekinde Ek-7 olarak sunulan, müvekkili Bankanın internet sitesinde "---------" sistemine ilişkin olarak yapılan açıklamalar arasında, "--------" sisteminden yararlanan müşterilerin dahi para transferi yaparken dolandırıcılık mağduru olmamak için, banka hesap bilgisi değişiklikleri, tanımadıkları kişilerden gelen ödeme talepleri, ödeme yapılması yönünde baskı gibi hususlara dikkat etmeleri gerektiği belirtilmektedir. 4.4. Huzurdaki davaya konu olayda ise, davacı şirket yetkilileri davacının grup şirketi olduğu ve rutin ticari ilişkiler yürüttüğü, düzenli olarak ödemeler yaptığı ---------- gelen, banka hesap bilgilerinin değiştiğine ve bundan sonra farklı bir hesaba ödeme yapılması gerektiğine ilişkin e-posta mesajını aldıktan sonra,--------- yetkililerini telefonla arayarak bu mesajın kendilerinden gelip gelmediğini teyit etmek bir tarafa, söz konusu mesajı kendilerine gönderen e-posta adresini dahi kontrol etmemişlerdir. Nitekim dava dilekçesi ekinde sunulan, davacıya gönderilen 21 Mayıs 2021 tarihli e-posta mesajında, mesajı gönderen e-posta adresinin uzantısı "---------" değil "--------" şeklinde yazılmış olup, bu hususun ---------- yetkilileri ile irtibata geçmeden, sırf söz konusu mesajın incelenmesi ile dahi tespit edilebileceği şüphesizdir. 4.5. Davacı şirket yetkilileri para transferi yapmadan önce söz konusu e-posta mesajını ve ekinde yer alan banka hesap bilgilerini doğrulamadıkları gibi, kendilerine bildirilen hesaba para gönderdikten sonra paranın -------- ulaşıp ulaşmadığını dahi teyit etmemiş, parayı gönderdikten tam iki hafta sonra ve ancak --------- yetkililerinin kendilerine para ulaşmadığını bildirmesi üzerine parayı yanlış hesaba gönderdiklerini anlamışlardır. 4.6. Uluslararası ticaret yapan ve düzenli olarak yurtdışına para transferi gerçekleştiren bir şirketin, rutin ticari ilişki içinde olduğu ve üstelik kendi grup şirketi olan bir şirketten gelen banka hesap bilgisi değişikliği gibi şüphe uyandırması gereken bir e-posta mesajı üzerine en basit bir inceleme dahi yapmadan kendisine bildirilen hesaba para göndermesinin, akabinde ise paranın doğru alıcıya ulaşıp ulaşmadığını dahi teyit etmemesinin basiretli bir tacirin göstermesi gereken tedbir, dikkat ve öngörü ile bağdaştırılmasının mümkün olmadığı açıktır. 4.7. Yukarıda atıfta bulundukları --------- sayılı kararında da: " Yapılan ilk havale işleminden sonra, davacı şirketin basiretli tacir olarak paranın gönderilmek istendiği alıcı şirket ile irtibata geçerek paranın alıcının hesabına geçip geçmediğini teyit etmeden aradan 20 günden fazla süre geçtikten sonra aynı IBANa havale işlemi yapılmasını talep etmesinde kusurlu olduğunun kabulü gerekir." şeklinde, basiretli bir tacir olarak hareket etmesi gerektiği halde, parayı gönderdikten sonra yirmi günden uzun süre boyunca paranın alıcının hesabına ulaşıp ulaşmadığını teyit etmeyen şirketin kusurlu olduğu açıkça ifade edilmiştir. 4.8. Dolayısıyla, davacının uğradığını ileri sürdüğü zarara, davacıya söz konusu sahte e-posta mesajını gönderen ve davacının gönderdiği parayı çeken kişi veya kişilerin ve aynı zamanda davacı şirketin kendi kusurunun sebep olduğu, söz konusu para transferinde paranın gönderildiği hesabın bulunduğu banka olmak dışında hiçbir rolü bulunmayan müvekkili Bankanın davacının zararından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı kesindir. Haksız davanın müvekkili Banka yönünden reddine karar verilmesi bu nedenle de zorunlu olduğundan bahisle müvekkili Banka hakkındaki davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dosyaya konu uyuşmazlıkları açıklayacak şekilde rapor tanzim edilmek üzere dosyanın bankacılık işlemleri ve uluslararası finans işlemleri alanında uzman 1 bankacı bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Bilirkişi Emekli Banka Müdürü ---------- tarafından sunulan 03.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "V-SONUÇ: Davacının dava dilekçesindeki iddiaları ile davalıların cevap dilekçelerindeki savunmalarının hukuken değerlendirilmesi ve takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere, - Davacı ---------Ş.'nin kusurunun raporumun 3/a. maddesinde irdelendiği, davacının kendi ödeme sisteminin güvenliğini sağlayamadığı, -Tacir olan davacının, 182.110,86 GBP tutarındaki zararının meydana gelmesinde, ağır kusurunun ve ihmalinin bulunduğu, basiret ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek, dava konusu zararının meydana gelmesinde kendi sorumluluğunun da bulunduğu, - Eğer davacı kendi ödeme sisteminin güvenliğini yeterince sağlamış olsaydı ve/veya bu denli yüksek miktarları göndermeden önce, gerekli araştırmaları yapmış olsaydı; dava konusu zararı meydana gelmeyecekti, - Davalı ---------Ş.'nin kusur durumunun raporumun 3/b. maddesinde irdelendiği, davalı bankanın, davacı şirketin kendisine ilettiği IBAN'ı doğru girerek yaptığı transfer işlemi sırasında IBAN'ın ait olduğu kimse ile havale amirinin belirttiği kimsenin aynı kişi olup olmadığını görme ve denetleme imkânının olmadığı, bu iki bilginin birbiriyle uyumlu olup olmadığını ancak diğer davalı - lehtar bankanın görebileceği, paranın gönderildiği --------- banka hesabının gerçekten tedarikçi şirkete ait olup olmadığını belirlemesinin mümkün olmadığı, davalının, diğer davalı - lehtar bankanın biran için davalının yardımcısı sıfatı olduğu kabul edilse bile davacı tarafça bildirilen IBAN numarasına paranın gönderilmiş olması nedeniyle yardımcının kusurundan kaynaklı bir sorumluluğundan da söz edilemeyeceği, - Davacı Şirket'in İmzaladığı Temel Bankacılık Hizmet Sözleşmesi'nin “Ödeme Hizmetlerine İlişkin Hak ve Yükümlülükler” başlıklı 3.1.l- maddesinde, “Müşteri ödeme aracının hileli kullanılması veya ödeme aracının güvenli kullanımına ilişkin yükümlülüklerini kasten veya ihmal ederek yerine getirmemesi durumunda, yetkilendirilmemiş ödeme işleminden doğan zararın tamamından sorumludur.” ve 3.1.n- maddesinde, “Banka, ödeme işleminin ödeme emrine uygun olarak alıcının ödeme hizmeti aktarılmasından Müşteriye karşı sorumludur.” hükümleri yer almaktadır. - Davalı --------- kusurunun raporumu 3/c. maddesinde irdelendiği, davalı bankanın, üstlendiği işi büyük bir titizlikle yerine getirmeyerek, dikkatsiz ve özensiz davranmak suretiyle, davacının 182.110,86 GBP İngiliz Sterlini tutarındaki zararının oluşmasında kusurunun, ihmalinin ve sorumluluğunun olduğu, - Bir güven kurumu olan davalı bankanın objektif özen yükümlüğünü yerine getiremediği ve hafif kusurundan dahi sorumlu olduğu, - Eğer davalı banka, dikkatli ve özenli davranarak, üstlendiği işi titizlikle yerine getirmiş olsaydı, alıcı hesap sahibi unvanı ile IBAN numarasının örtüşmemesi nedeniyle ilgili tutarı bu hesaba ödemeyerek, amir banka olan --------- ve davacı şirketten hesabı ve alıcı bilgilerini teyit etmesini isteseydi; davacının zararının meydana gelmesi önlenebilecekti, - -------- faaliyet gösteren ve --------- Yasalarına tabi olan davalı ----------, Türk Yasalarına göre, dava konusu zarardan sorumlu tutulup tutulamayacağı ve davalının “İngiliz hukukunda para transferi gerçekleştirilirken IBAN ile alıcının isminin uyuşup uyuşmadığını araştırma yükümli öngören bir kanun hükmünün bulunmadığı” savunmasının hukuken değerlendirilmesinin yine Sayın Mahkeme'nin uhdesinde olduğu, - Sayın Mahkemece, yapılacak hukuki değerlendirme neticesinde; Sayın Mahkemece davanın kısmen kabulü halinde ve dava konusu zararın meydana gelmesinde tarafların (davacı şirket ve davalı bankanın ve/veya davalı bankaların) müterafik kusurunun bulunduğu kanaatinde olunması ve bu yönde hüküm kurulması halinde; Bilirkişilik Daire Başkanlığı'nın “Bilirkişilerin Uyacağı Rehber İlkeler ve Bilirkişi Raporlarında Bulunması Gereken Standartlar” başlıklı duyurusunun 27. maddesinde yazılı olduğu üzere) kusur oranlarının takdir yetkisinin Sayın Mahkeme'nin uhdesinde olduğu, - Davanın kısmen kabulü halinde; davacının Sayın Mahkemece takdir edeceği kusur oranlarına göre belirlenecek asıl alacağına, Sayın Mahkemenin takdirine göre; 27.05.2021 ödeme tarihlerinden ya da dava tarihinden itibaren, (talep gibi) 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının İngiliz Sterlinine uyguladığı bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden mevduat faizi talep edebileceği, - Sonuç ve kanaatine varılmış olup, - Bilcümle hukuki tavsif ve takdir, tamamıyla ve münhasıran Sayın Yargı Makamına ait olmak üzere, yapmış olduğumuz tespitler ile görüşümü Sayın Mahkemenizin takdirlerine saygıyla arz ederim." şeklinde görüş bildirilmiştir.
-------- sayılı dosyasının mahkememiz dosyasıyla birleştirilmesine karar verildiği görülmüştür. İşbu dosya incelendiğinde davacısının --------- Şirketi, davalılarının -------- ve -------- Şirketi olduğu, davacı vekili 19.04.2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket yöneticileri, bir dolandırıcılık sonucunda yanıltılarak, 182.110,86 İngiliz Sterlini tutarındaki ödemeyi, ---------- kurulu dava dışı --------- şirkcti yerine, davalılardan ---------Ş. vasıtasıyla, davalılardan --------- kurulu ---------- açılmış başka bir hesaba göndermiştir. Davalılardan -------, swift mesajında alıcı hesap adı olarak açıkça ------- yazmasına rağmen, havale edilen tutarı------ ait olmayan bir hesaba ödemiştir. ---------, swift mesajında yazan hesap adı ile kendi nezdinde bulunan IBAN numarası örtüşmemesine rağmen gerekli kontrolleri yapmamış olup, bu nedenle sorumludur. ---------; Türk Borçlar Kanunu'nun (“TBK”) 116. maddeği uyarınca -------- ifa yardımcısıdır. Bu nedenle, -------, -------- ile kusuruna bakılmaksızın müteselsilen sorumludur. Konu ile ilgili taraflarınca zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş olsa da arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamamıştır. 1. Birleştirme talebimiz Aynı para transferinden kaynaklanan başka bir tazminat davası -------- Esas sayılı dava ile görülmektedir. Dava, --------- ile ------- --------- karşı açılmıştır. --------- ile --------- arasında organik bağ mevcuttur. İşbu davamız ise; --------- yönünden kısmi dava; ---------Ş. yönünden ek dava niteliğindedir. HMK md. 166/4 uyarınca “Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte buluhması durumunda, bağlantı var sayılır." Bu nedenle, işbu davanın --------- Esas sayısı ile görülen dava ile birleştirilmesini talep ettiklerinden bahisle davanın --------- Esas sayılı davası ile birleştirilmesine, 1.000 İngiliz Sterlini'nin 25.06.2021 tarihli ihtarname tarihinden itibaren işletilecek, Devlet Bankalarının İngiliz Sterlini ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiziyle davalılardan müteselsilen alınarak davacı müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı -------- Şirketi vekili 22/07/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından, birleşen davada diğer davalı olan yabancı bankaya karşı --------- dava açabilmek için müvekkili banka'ya da dava açılmıştır. Müvekkili banka yönünden HMK 7. maddesi düzenlemesi kapsamında birleşen davanın ayrılarak derdestlik itirazları kapsamında birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Asıl davada beyan ettikleri yetki itirazlarının birleşen dava yönünden yinelediklerini, birleşen davanın da müvekkili banka yönünden tefriki ile pasif husumet yokluğundan reddi gerekmektedir. Davacının hukuki dayanağı bulunmayan, kötü niyetli taleplerinin reddi gerekmektedir. Davacının müvekkili banka'ya sunduğu döviz transferi talep formunda yer alan IBAN ve banka hesabına talimattaki bilgilerle uyumlu olarak müvekkili banka tarafından gerçekleştirilen işlemde, IBAN'ın kime ait olduğunu bilme veya denetleme imkanları olmadığından, konuyla ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulu emsal kararı da göz önüne alınarak, davacının hukuki dayanağı bulunmayan davasının reddi gerekmektedir. Davacı yan 28.10.2019 tarihinden bugüne kadar müvekkili banka'da bulunan GBP hesabından uyşmazlığa konu işlem de dahil olmak üzere --------- ---------- hesabına toplam değeri 4.702.153,98 GBP olan 17 ayrı para gönderme talimatı vermiş olup, söz konusu talimatların tamamı tek imzalıdır. Daha önce itiraz etmediği tek imzalı işlemlerine huzurdaki davaya konu işlem yönünden kötü niyetle itiraz etmektedir. Davacı yan asıl davadaki dava dilekçesinde şirketlerinin --------şirketler grubunun bir kuruluşu" olduğunu belirtmiş olup, alıcı firma ile organik bağı bulunan davacının, uyuşmazlığa konu işlemde bildirdiği IBAN'ın -------- ait olmadığını ticari hayatın olağan akışı gereğince bilmesi gerekmektedir. Asıl davada alınan rapordaki tespitler bu beyanlarını da doğrulamaktadır. Davacının -------- -------- hesabına davadan önce yaptığı tüm ödemeler, --------- ---------- kayıtlı --------- IBAN numaralı hesabına gönderilmişken son işlemde farklı bankanın farklı IBAN numarasına para gönderilmesinin istenmesi hususunu davacının teyit dahi etmemesi davacı yanın işlemi gerçekleştirirken gerekli dikkat ve özeni göstermediğinin ispatıdır. Davacının zararını ispat etmesi gerekmektedir. Müvekkili Banka'ya atfedilebilecek kusur bulunmamaktadır. Mahkeme aksi kanaatte olsa dahi, müvekkili Banka'nın eylemi ile uğranıldığı iddia olunan zarar arasında uygun illiyet bağı bulunmadığından; illiyet bağı bulunduğu düşünülse dahi davacının ağır kusurunun illiyet bağını kesmesi nedeniyle davanın reddi gerekir. Asıl davada mahkemece alınan bilirkişi raporu kapsamında davanın reddi gerekmektedir. Davacının kendi ödeme sistemlerinin güvenliğinden öncelikle kendisinin sorumlu olduğu, kötü niyetli üçüncü kişilerin davacının iradesini sakatlamasından davalı bankaların sorumlu tutulamayacağı. Huzurdaki davanın zamanaşımı nedeniyle de reddi gerekmektedir. Davacının faiz taleplerinin de reddi gerekmektedir. Uyuşmazlığa konu işleme ilişkin talimatta imzası bulunan --------- birleşen davanın da ihbarını talep ettiklerinden bahisle HMK 7. Madde düzenlemesi kapsamında birleşen davanın Müvekkili Banka yönünden ayrılarak derdestlik itirazı kapsamında birleşen davanın reddine karar verilmesini, yetki itirazının kabulü ile birleşen davanın yetkili --------- Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, birleşen davanın ihbarı taleplerinin kabulüne, asıl davanın ve birleşen davanın reddine, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama giderleri, vekalet ücretinin ve arabuluculuk ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı -------- vekili 08/04/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; I. Dava Konusu Olayların Özeti: 1. Birleşen davaya ilişkin dava dilekçesi oldukça kısa olup haksız davacının asılsız iddiaları hiçbir hukuki temele dayanmamaktadır. Dava konusu edilen olayların detayları asıl davaya ilişin dilekçe ve belgelerde yer almakta olup, özetle; i) davacı şirketin grup şirketi olan -------- düzenli olarak para gönderdiği, ii) --------- adına davacıya gönderilen bir e-posta mesajında,--------- ait banka hesap bilgisinin değiştiğinin bildirildiği, iii) davacının böyle önemli bir değişikliğe ilişkin e-postanın doğruluğunu teyit etmeksizin kendisine bildirilen bu hesaba 182.110,86 İngiliz Sterlini gönderdiği, iv) basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlü olan davacının, ödemeyi yaptıktan sonra iki hafta boyunca ödemenin --------- ulaşıp ulaşmadığını teyit dahi etmediği ve (v) nihayetinde --------- tarafından paranın kendisine ulaşmadığının davacıya bildirildiği anlaşılmaktadır. 2. Özellikle banka hesap bilgisi değişikliği gibi mesajların içeriğinin ve mesajı gönderen kişinin para transferi yapmadan önce mutlaka teyit edilmesi gerektiği, e-posta adresleri taklit edilerek yapılan dolandırıcılığın günümüzde internet üzerinden gerçekleştirilen en yaygın dolandırıcılık yöntemi olduğu sadece basiretli tacirler değil tacir olmayan banka kullanıcıları tarafından dahi bilinmektedir. 3. Hal böyle iken, uluslararası ticaret yapan ve düzenli olarak yurtdışına para gönderen davacı şirket yetkilileri, ne parayı göndermeden önce kendilerine gönderilen e-posta mesajının doğruluğunu teyit etmiş, ne de parayı gönderdikten sonra --------- ile irtibata geçerek paranın ulaşıp ulaşmadığını kontrol etmiştir. 4. Dolayısıyla, davacının uğradığını iddia ettiği zarara, kendisine sahte e-posta mesajını gönderen kişi veya kişilerin hukuka aykırı fiillerinin ve aynı zamanda davacı şirket yetkililerinin ağır ihmallerinin (davacının çalışanlarının birlikte kusurlarının) yol açtığı tartışmasız şekilde ortadadır. Nitekim davacı dava dilekçesinde dahi davacı şirket yetkililerinin "yanıltıldığını" ikrar etmektedir. 5. Davacının gönderdiği para, davacının kendi talimatında IBAN numarasını belirttiği banka hesabına girmiş olup, müvekkilimiz --------- parayı yanlış bir hesaba işlemesi/aktarması gibi bir durum söz konusu değildir. Paranın --------- ulaşmamasının nedeni müvekkilimiz -------- kusuru veya ihmali değil, davacının kendisine sahte bir e-posta adresinden gönderilen mesaja itibar ederek, bu mesajda yer alan IBAN numarasına para göndermiş olmasıdır. 6. Dolayısıyla, davaya konu para transferi işleminde paranın gönderildiği hesabın bulunduğu banka olmak dışında hiçbir rolü bulunmayan, davacının ve -------- müşterisi olmadığı, davacı ile arasında sözleşmesel, hukuki, ticari hiçbir ilişki bulunmayan, davacıya karşı hiçbir taahhüdü, yükümlülüğü bulunmadığı gibi, davacının zarara uğramasına neden olacak hukuka aykırı bir fiili, ihmali, kusuru bulunmayan müvekkilimiz -------- davacının zararından sorumlu tutulmasını mümkün kılacak hiçbir hukuki temel bulunmadığından, müvekkilimiz -------- hakkındaki mesnetsiz davanın aşağıda açıklayacağımız nedenlerle reddine karar verilmesi gerekmektedir. II. Haksız Davaya Cevap Ve İtirazlar A. Usule İlişkin İtirazlar 1. Mahkeme yetkisizdir: Hukuk Muhakemeleri Kanununun ("HMK") 7. maddesi uyarınca, birden fazla davalının bulunduğu hallerde, davalıların tamamı için yetkili olan bir mahkeme varsa, dava sadece ortak yetkili mahkemede açılabilir. Birleşen dava sözleşmesel sorumluluk temeline dayalı olarak ikame edilmiş olup, HMK M.10 uyarınca sözleşmenin ifa yeri olan --------,---------- Mahkemeleri diğer davalı ---------ve müvekkili --------- bakımından ortak yetkili olduğundan, mahkeme birleşen dava bakımından yetkisizdir. B. Esasa İlişkin Cevaplar 1. Davacı şirket müvekkili --------- müşterisi olmadığından müvekkili ile davacı arasında sözleşmesel ilişki bulunmamaktadır. Davaya konu para transferindeki tek rolü, para transferinin alıcısı konumundaki hesabın kendi nezdindeki bir hesap olmasından ibaret olan, davacının transfer talimatının yerine getirilmesinde hiçbir dahli bulunmayan müvekkilinin, --------- ifa yardımcısı da değildir. Davacı, müvekkilininden haksız fiil hukuki temeline dayalı olarak da talepte bulunamaz. Zira davaya konu para transferini ve parayı hangi hesaba gönderdiğini en başından beri bilen davacı işbu davayı parayı gönderdiği tarihten yaklaşık 3 sene sonra ikame ettiğinden, davacının sözde haksız fiil temeline dayalı tazminat istemi zamanaşımına uğramıştır. 2. Müvekkili --------- tabi olduğu-------- yasaları uyarınca kendi nezdindeki bir hesaba Birleşik Krallık dışından gönderilen para transferine ilişkin olarak, alıcının IBAN numarası ile hesap sahibi adını eşleştirme yükümlülüğü bulunmamaktadır. 3. Davacının uğradığını iddia ettiği zarara, kendisine sahte e-posta mesajını gönderen kişi veya kişilerin hukuka aykırı fiili ve aynı zamanda davacı şirket yetkililerinin kendi ihmalleri (birlikte kusurları) yol açmıştır. Türk Ticaret Kanunu ("TTK") uyarınca basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlü olan davacının kendi kusurundan kaynaklanan zararının tazminini müvekkilinden talep etmesi hukuken mümkün değildir. 4. Davacının dilekçesinde yer verdiği "--------" sisteminin, müvekkili -------- nezdinde bulunan bir hesaba İngiltere dışından para gönderen, müvekkilinin müşterisi olmayan davacıya uygulanması mümkün olmadığından bahisle a) Mahkemenin işbu birleşen davada yargılama yetkisi bulunmadığından, yetki itirazlarının kabulü ile, HMK m.7/2. uyarınca müvekkili hakkındaki birleşen davanın ayrılmasına ve bu dava bakımından Mahkemenin yetkisizliğine, b) Yetki itirazının Mahkemece kabul edilmemesi durumunda, hiçbir şekilde müvekkili Banka'nın davacıya karşı haksız fiil teşkil eden bir eyleminin bulunduğu anlamına gelmemek kaydıyla, davacının haksız fiilden kaynaklanan tazminat taleplerini ileri sürebileceği zamanaşımı süresi en geç 27 Mayıs 2023 tarihi itibariyle dolmuş olduğundan, haksız birleşen davanın müvekkili yönünden zamanaşımı defi uyarınca reddine, c) Bu taleplerinin Mahkemece kabul edilmemesi durumunda, dava konusu para transferi işleminde müvekkilinin tek rolü davacının gönderdiği paranın, davacı tarafından bildirilen hesaba, davacının talimatına uygun bir şekilde yerleştirilmesinden ibaret olup, müvekkilinin davacıya yönelik hiçbir hukuka aykırı eylemi, kusuru ve sorumluluğu bulunmadığından, haksız birleşen davanın müvekkili yönünden esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 17.06.2025 tarihli talep artırım dilekçesiyle özetle; Mahkeme huzurunda görülmekte olan davanın 05.06.2025 tarihli duruşmasında taraflarına ıslah için süre verilmiştir. Bu kapsamda dava dilekçesinde yer alan 1.000 İngiliz Sterlini tazminat taleplerini, birleşen davada sadece ---------açısından ıslah etmekte olduklarını, Bu kapsamda dava değerinin sadece birleşen davada ve bizatihi -------- açısından, dava dilekçesindeki 1.000 İngiliz Sterlini tutarındaki taleplerini 181.110,86 GBP artırılarak 182.110,86 GBP olacak şekilde ıslah edilmesine ve yargılamanın bu yeni diğer üzerinden devam etmesine karar verilmesini ve işbu alacağın 25.06.2021 tarihli ihtarname tarihinden itibaren işletilecek, Devlet Bankalarının İngiliz Sterlini ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ettiklerinden bahisle davalarının kabulüne, asıl dava kapsamında müvekkiline davalılar --------- ve --------Ş.'nin 1.000 İngiliz Sterlini tazminat ödemesine, birleşen dava kapsamında müvekkiline ---------- 182.110,86 GBP, ----------Ş.'nin 1.000 İngiliz Sterlini tazminat ödemesine, tazminat tutarlarına 25.06.2021 tarihli ihtarname tarihinden itibaren işletilecek, Devlet Bankalarının İngiliz Sterlini ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizin uygulanmasına, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Asıl ve birleşen dava, bankaların özen yükümlülüğüne aykırı davrandıklarından bahisle uğranılan zararın tazmini talebine ilişkindir.
Davacı taraf, kendisinin dolandırılmak suretiyle yaptığı Swift işlemi için davalı bankaların gerekli özeni göstermediklerinden bahisle uğranılan zararın tazminini talep etmektedir.
Davalı bankalar yapılan işlemde kusur ve yükümlülükleri bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmektedirler. IBAN, para transferlerinin hızlı, hatasız ve az maliyetle gerçekleştirilmesi amacıyla belirli bir standarda göre oluşturulan, uluslararası banka hesap numarası tanımlama sistemidir. Standartları -------- tarafından geliştirilmiştir.Döviz Transferi (SWIFT), yurt içi yada yurt dışındaki banka hesaplarına döviz olarak gerçekleştirilen tüm para transferleri SWIFT sistemi aracılığıyla gerçekleştirilmektedir.
ASIL DAVA: Davalı -------- Şirketi yönünden; davalı banka para transferinde davacı tarafın talimatını eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğinden ayrıca tek imza ile işlem yapılması konusunda da taraflar arasında teamül oluştuğundan yapılan işlemde davalı bankaya kusur ve sorumluluk izafe edilemeyeceğinden davalı --------- Şirketi yönünden asıl davanın esastan reddine karar verilmiştir. Davalı --------- yönünden; davalı banka para transferi işleminin herhangi bir aşamasında yer almadığından davalı -------- yönünden asıl davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
BİRLEŞEN DAVA: Davalı -------- Şirketi yönünden; davalı banka para transferinde davacı tarafın talimatını eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğinden ayrıca tek imza ile işlem yapılması konusunda da taraflar arasında teamül oluştuğundan yapılan işlemde davalı bankaya kusur ve sorumluluk izafe edilemeyeceğinden davalı -------- Şirketi yönünden birleşen davanın esastan reddine karar verilmiştir. Davalı -------- yönünden; davalı bankanın para transferi işleminde Swift mesajında bildirilen Iban numarasına ödemeyi yaptığı, Swift mesajında Iban numarası yanında alıcının da adının yazılı olduğu, davalı bankanın Iban numarasıyla alıcının adını eşleştirme yükümlülüğü bulunmasa da bankaların tabiatı itibariyle kişilerin hak ve menfaatlerini koruması, güven kurumu olması bankalara ağırlaştırılmış özen yükümlülüğü doğurduğundan bankalar 3. kişilerin hak ve menfaatlerini araştırmalı ve sorgulamalı gerektiğinden basit bir araştırmayla Iban numarasıyla alıcının eşleşmediğini fark ederek olumsuz sonucun doğmasına engel olabilecekken bu araştırmayı yapmadığından davalı ---------- dava konusu olayda hafif kusurlu olduğu, mahkememizce takdiren %25 oranında kusurlu bulunduğu, bu suretle meydana gelen zararın %25'inden sorumlu olduğu anlaşıldığından davalı --------- yönünden birleşen davanın kısmen kabulüne, davalı --------- temerrüte düşürülmediğinden birleşen dava tarihinden faiz işletilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- ASIL DAVANIN REDDİNE,
a) Davalı -------- Şirketi yönünden asıl davanın ESASTAN REDDİNE,
b) Davalı ----------- yönünden asıl davanın HUSUMET YOKLUĞUNDAN REDDİNE,
2- BİRLEŞEN -------- ESAS SAYILI DAVANIN KISMEN KABULÜ ile,
a) Davalı -------- Şirketi yönünden birleşen davanın ESASTAN REDDİNE,
b) Davalı -------- yönünden birleşen davanın KISMEN KABULÜ ile,
-45.527,72 GBP (İngiliz Sterlini)'nin birleşen dava tarihi olan 19/04/2024 tarihinden itibaren Devlet Bankalarının GBP ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalı --------- alınarak davacı tarafa verilmesine,
-Davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE,
Asıl Dava Yönünden
3-Harçlar Kanuna göre alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından peşin yatırılan 226,68 TL harçtan mahsubu ile bakiye 388,72 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı -------- Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 13.273,55 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı--------- Şirketi'ne verilmesine,
6-Davalı -------- kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 13.273,55 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı ------- verilmesine,
7-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddesi ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ---------- bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Birleşen Dava Yönünden
8-Harçlar Kanuna göre alınması gereken 126.265,32 TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından peşin yatırılan 693,35 TL ve ıslah harcı 165.000,00 TL olmak üzere toplam 165.693,35 TL harçtan mahsubuyla fazla alınan 39.428,03 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
9-Davacı tarafça yatırılan 126.265,32 TL peşin ve ıslah harcı toplamının davalı --------- alınarak davacı tarafa verilmesine,
10-Davacı tarafça yapılan 427,60 TL başvurma harcı ve 1.054,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.481,60 TL'nin kabul ret oranına göre 370,40 TL'sinin davalı -------- alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
11-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 263.325,80 TL vekalet ücretinin davalı -------- alınarak davacı tarafa verilmesine,
12-Davalı ----------- Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı --------- Şirketi'ne verilmesine,
13-Davalı --------- kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 553.262,45 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı ------------ verilmesine,
14-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddesi ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca --------- bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre 950,00 TL'sinin davalı ----------, 2.850,00 TL'sinin davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
15-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,
Dair, davacı vekili, davalı --------- vekili ile davalılar --------- ve ----------- vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak oy birliğiyle üzere karar verildi. 15/10/2025