T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/580
KARAR NO: 2025/802
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 10/02/2019
KARAR TARİHİ: 09/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ----- maliki olduğu, olay tarihinde davalılardan ---- sevk ve idaresinde olan ve yine davalı -- nezdinde --- poliçesi ile sigortalı olan---- plakalı aracın, ---- tarihinde ---- yolu üzerinden, ----istikametine seyir halinde iken, ----- kapı nolu mahallin önüne geldiğinde, yaya halde olan davacıların murisi müteveffa -----hızla gelerek kusurlu bir şekilde çarpması ile meydana gelen trafik kazasında, murislerinin ölümüne sebebiyet verdiğini, davalı ----- kusurlu eylemi nedeniyle gerçekleşen kaza sonucu, davalılar ---- aleyhine------- Esas sayılı dosyası ile sadece “Manevi Tazminat” yönünden dava ikame edildiğini, trafik kazasına ilişkin alınan bilirkişi raporunda, kazanın oluşumunda ------ plakalı araç sürücüsü olan davalı ---- asli kusurlu olduğunun değerlendirildiğini, bu doğrultuda, davalı sürücü hakkında-----------sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı, davalı sürücünün, gereken dikkat ve özeni göstermiş olması halinde, yani iki şeritli olan ve gecenin o saatinde sakin olan yolda, müteveffanın üzerinden değil de, yanından geçmiş olması durumunda, böyle bir kazanın hiç gerçekleşmeyecek ve ölüm olayı ile sonuçlanmayacak olduğunu, soruşturma evresinde alınan kusur bilirkişi raporunda müteveffa aleyhine olan tespitlere katılmanın mümkün olmadığını, bu hususun yargılama sırasında mahkemece mahallinde yapılacak keşif sonucu ile de tespit edileceğini, davalı sürücünün bu ağır kusurlu eylemi ile hayatını kaybeden ------- sağ iken destek sağladığı, “ev hanımı” olan eşi ve “eğitim gören” çocuklarının, manevi üzüntü ve kederin yanı sıra, desteğin yitirilmesi nedeniyle, ölümden önceki yaşamalarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının büyük oranda sarsıldığı ve halen başkalarının yardımına muhtaç durumda olduklarını, müteveffanın, sahibi olduğu ------tek ortağı olduğu, oldukça yüksek gelir seviyesi olduğundan davacılara sosyal ve ekonomik yönden orta derecenin oldukça üzerinde imkanlar sağladığını, müteveffanın, sahibi olduğu şirketin gelir durumuna ilişkin bilgi ve belgelerin delil listesi ekinde dosyaya sunulacağını, davacıların tamamen müteveffanın maddi desteği ile hayatlarını devam ettirmekte iken, davalı araç sürücüsünün, ağır kusurlu eylemi nedeniyle, murisleri olan müteveffanın genç yaşta hayatını kaybetmesine sebep olduğu gibi, geride kalan ve destek olduğu davacıların da, büyük bir manevi çöküntü yaşamalarına ve yine onun maddi desteğinden de yoksun kalmalarına sebebiyet verdiğini, dava tarihine kadar, davaya konu talep edilen alacaklar ile ilgili davalılar tarafından davacılara herhangi bir ödeme yapılmadığından iş bu davayı ikame etme zorunluluğunun hasıl olduğunu beyanla kazaya sebep olan ---- plakalı araç üzerine 3. şahıslara devri önleyici tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz/tedbir şerhi konulmasına, davanın kabulü ile dava konusu maddi tazminat talebinin tam ve kesin olarak belirlenebilir hale geldiğinde talep yükseltileceğinden, fazlaya dair talep hakkının saklı tutulması kaydıyla şimdilik, davacı eş ------ için 1.000,00 TL., davacı çocuk ---- için 500,00 TL, davacı çocuk ---- 500,00 TL., maddi tazminatın kaza tarihi olan 15.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte (Davalı ----- açısından, poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının kusursuz olduğu ve kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, kazaya karışan aracın -----tarafından sigortalanmış olup, bütün maddi tazminat taleplerinin ilgili sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini, -------- esas sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenmesini, söz konusu davanın halihazırda derdest olduğunu, davalı --- ve araç sürücüsü -------- kazada herhangi bir kusurunun olmadığının görüleceğini, trafik kazasının gece saatlerinde, havanın karanlık olduğu saatte meydana geldiği, olay akabinde yapılan olay yeri incelemesinde, aydınlatma lambalarının yanmadığının tutanak altına alındığını, trafik kazasına karışan aracın hızının son derece düşük olduğu ve sağ şeride tır park etmesi sebebi ile orta şeritten gitmek zorunda kaldığını, müteveffanın, yolun tam ortasında cenin pozisyonunda yattığı için kazanın meydana geldiğini, müteveffanın ana yol üzerinde yatmasının sebebinin, olay anında yüksek miktarda alkol alması ve büyük ihtimalle sara nöbeti geçirmiş olması olduğunu, müteveffanın epilepsi ve ağır şeker (diyabet) hastası olduğunun öğrenildiğini, olaydan sonra alınan ------müteveffanın kanında 319 mg/dl etanol; göz içi sıvısında ise, 365 mg/dl etonol bulunduğunun saptandığını, müteveffanın iddia edilen kazanç miktarına itiraz edildiğini, davacı tarafın müteveffanın kazanç miktarını net bir biçimde kanıtlaması gerektiğini, davacı tarafın, müteveffanın ------ tek ortağı olduğunu iddia ettiği, söz konusu şirketin karlılık durumunun ve ortaklarına kâr payı dağıtıp dağıtmadığının tespiti için bağlı bulunduğu --- Dairesi'ne, ----- müzekkere yazılmasını, davacının gelir durumunun tespiti için ----- müzekkere yazılması gerektiğini, davacı tarafın, müteveffanın desteği ile yaşadıklarını ispat etmesi gerektiğini, davacıların çalışıp çalışmadıklarının ve kira geliri olup olmadığının araştırılması gerektiğini, bu nedenlerle, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ------- vekili cevap dilekçesinde özetle ; ceza dava dosyası, trafik kaza tutanakları incelendiğinde; kazanın --- tarihinde 03.42 sıralarında ----Caddesi, ---- istikametinden ------- istikametine seyir esnasında kazanın meydana geldiğinin anlaşıldığı, bölgenin inşaat sahası olması, yolun sağ tarafında park halinde hafriyat kamyonunun bulunması ve kendisini sıkıştıran araç nedeniyle sol şeride geçmek zorunda kalan müvekkilinin söz konusu üzücü kazaya sebebiyet vermiş olduğunu, tutanaklarda da belirtildiği üzere yolun karanlık olması, yol aydınlatmalarının kullanım dışı bulunması nedeniyle sol şeritte yola çapraz yatmakta bulunan ve müvekkilince bir nevi poşet olarak algılanan buna rağmen kaçışı mümkün olmayan maktule taksirle çarpmak suretiyle üzücü trafik kazası ve neticesi meydana geldiğini, müvekkilinin olay mahallini terk etmeyerek ambulans çağırarak maktulü en yakın hastaneye götürmüş ve tedavi süresince hastanede kalmış ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen maktulün kurtarılamamış olduğunu, ancak adli tıptan gelen rapor incelendiğinde; maktulün kanında 319 mg. etanol bulunduğu ve maktulün 3.31 promil alkollü olduğu tespit edildiğini, müvekkilinin asli kusurlu olmadığını, maktulün kaza neticesinde mi öldüğü yoksa müvekkilinin söz konusu kazayı gerçekleştirdiği anda da şahsın ölümü olduğu tutanaklardan belli olmadığını, müvekkili emekli olup söz konusu davada hem kusur, hem kaçınılmazlık durumu, hem müvekkilimin gelir durumu, asli kusurlu olmadığının dikkate alınması gerektiğini beyanla müvekkili açısından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkindir.Dava dilekçesi ile ---- tarihli trafik kazası sonucu vefat eden ---- mirasçıları eşi --- çocukları ---- için davalılar araç sürücüsü ve işleten ile beraber aracın -- sigortacısı ------ destekten yoksun kalma tazminat istemli dava ikame edilmiş ise de sigortaya yönünden açılan dava tefrik edilerek TTK'ya eklenen 5/A maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu' nun 18/A maddeleri kapsamında dava şartı yokluğu nedeni usulden reddedilmiş, iş bu davaya yalnızca davalılar sürücü ve işleten yönünden devam edilmiştir.Eldeki davada, -----günü gece vakti davalı sürücü --- kullandığı --- plaka sayılı ticari aracı ile ---- istikametinden -------- istikametine seyir ederken aracının ön kısımları ile taşıt yolu ortasında yola çapraz olarak yerde yüz üstü yatan yaya --- ---- çarptığı, çarpma neticesi ağır yaralanan----- tedavi sırasında vefat ettiği anlaşılmıştır.Dava konusu kazaya ilişkin yürütülen ceza soruşturmasında trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen -----tarihli kusur raporunda, sürücü ve müteveffa yayanın asli kusurla aynı oranda kusurlu oldukları yönünde kanaat bildirmiş, kovuşturma aşamasında ----- Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılamada, ----trafik heyetinden alınan------ tarihli kusur heyet raporunda; '' video görüntülerinin incelenmesinde sokak aydınlatmalarının çalışmadığı bir yolda seyir halinde olunduğu, baş kısmı taşıtların geldiği yönde olan ve yol yüzeyinde yatmakta olan şahsın görüntülerde 03:42:27 sıralarında belirdiği, bu sırada araç hızının yaklaşık 53 km/sa olduğu, araç farının yaklaşık 25 metrelik bir uzunluğu aydınlatabilmesinden ötürü sürücünün yerde yatmakta olan şahsı gördüğünde aralarında yaklaşık 20 m olduğu, sürücünün bu kısa sürede durmayarak yol yüzeyinde yatmakta olan ---------- üzerinden yaklaşık 53 km/sa hızla geçtiği, 53 km/s hızla ilerleyen bir taşıtın sürücüsünün bu olağan dışı engeli fark ettikten sonra tepki verebileceği reaksiyon mesafesinin 29.5 metre olacağı durması için gerekli fren uzunluğunun 18.4 metre olarak hesaplandığı, dolayısıyla, sürücünün yol üzerinde yatar vaziyette bulunan yayayı gördükten sonra güvenli bir şekilde durabilmesi için gerekli fren emniyet uzunluğu 47.9 metre olduğu hesaplandığı, bütün bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, sürücü ---------- dava konusu kazada yeterli duruş-görüş uzunluğunun bulunmadığı ve dolayısıyla kazayı engellemesinin mümkün olmadığı kanaatine varıldığından sürücü ---- kazada trafik kurallarına aykırı herhangi bir davranışı görülmemekle birlikte kendisinin atfa kabil bir kusuru olmadığı değerlendirildiği, yaya ------- 3.19 promil alkollü olması nedeniyle yürümede güçlük çekebileceği, denge ve koordinasyonun kaybolabileceği ve neticesinde yol ortasında yere düştüğünde de yerden kalkabilecek fiziki yeterliliğe ve bilince sahip olamaması nedeniyle kazadan önce yol kaplaması üzerinde yerde yatar vaziyette kaldığı, heyetçe olay sırasında yaya ------münhasıran alkollü oluşunun kazanın tek ve ana nedeni olduğu kanaatine varıldığı '' yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüş, Ceza mahkemesince ------Dairesinden de kazaya ilişkin kusur raporu alınmış,------- tarihli bu raporda; ''Tüm dosya kapsamı, iddianame, beyanlar, kaza tespit tutanağı, kaza anını gösteren video görüntüleri ve bilirkişi raporları incelendiğinde aydınlatmanın mevcut olmadığı olay mahalli yol kesiminde, zemin üzerinde yatar vaziyette bulunan müteveffanın olayda asli kusurlu olduğu; aydınlatmanın mevcut olmadığı mevcut mahal şartları göz önünde alındığında sanık sürücünün kazaya etken kural ihlalinin olmadığı ve kazayı önlemek adına alabileceği yeterli bir tedbir de bulunmadığından kusursuz olduğu kanaati ile, Mevcut verilere göre; Sanık sürücü ------sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahalli aydınlatmanın mevcut olmadığı yol kesiminde seyir halindeyken zemin üzerinde yatar vaziyette bulunan koyu renk kıyafetli müteveffayı fark edemeyerek çarpmak durumunda kaldığı olayda kazaya etki eden kural ihlali bulunmadığı ve kazayı önlemek adına alabileceği yeterli bir tedbir bulunmadığı anlaşıldığından atfı kabil bir kusuru bulunmadığı, Müteveffa -------- olay mahalli yol kesiminde kendi can güvenliği açısından tehlike arz edecek biçimde, kaplama içerisinde yatar vaziyette bulunduğu sırada taşıt yolunda seyir halinde olan aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli kusurlu olduğu'' mütalaa edilmiş, Mahkemece sanığa izafe edilebilecek trafik kurallarına aykırı bir kusurlu hareketi tespit edilemediği olayda kusuru bulunmadığı gerekçesiyle sanığa yüklenen suç açısında taksirinin ve kusuru bulunmaması sebebiyle ----- maddesi gereğince beraat kararı verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine,------- Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmekle kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Aynı kazaya ilişkin davacılar tarafından sürücü ve işletene karşı ------ Esas sayılı dosyası ile manevi tazminat istemli dava açılmış, iş bu dosyada ---- karar no ile kusur raporu alınmaksızın Mahkemece ceza mahkemesinin kesinleşmiş beraat kararı doğrultusunda davanın reddine karar verildiği görülmüştür.Ceza yargılaması devam ederken eldeki davamızda davacılar vekilinin talebi doğrultusunda --------kusur raporu alınmış, bilirkişi heyeti raporunda; ''Olayda sanık sürücünün kusursuz olduğu yönündeki bilirkiği raporlarında belirtilen görüş ve kanaat olayın oluşuna uygun düşmediğinden heyetçe katılmadıklarını, maktul yaya ------- taşıt yolu üzerinde trafik ve can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde yatması davranışı ile KTK 47/d ve 68/c maddesinde belirtilen kural ve yasaklara uymadığından %75 oranında Asli kusurlu olduğu, ----- plakalı araç sürücüsü sanık ------ gece meskun mahal içindeki yolda ve kavşak yaklaşımında dikkatsiz, özensiz ve tedbirsiz davranışı ile KTK 47/d, 52/b ve 73. Maddesinde belirtilen kural ve özeni göstermediğinden %25 (yüzdeyirmibeş) oranında tali kusurlu olduğu '' yönünde görüş bildirilmiş, Mahkemece, ceza dosyasında alınan----- kusur raporu ile neden ayrışıldığı hususunda açıklama yapılması ve ------ heyet raporu değerlendirmek suretiyle ek rapor düzenlenmesi için dosya yeniden heyete tevdi edilmiş, alınan ek raporda;'' yol iki şeritli olup, sürücü ------ yerde yatan müteveffayı siyah poşet olarak fark ettiği (ifadesinde belirtmiş) sürücünün kavşağa yaklaşımında dikkatli ve yavaş seyretmesi halinde siyah cismi gördüğü anda her ne kadar duramasa da boş olan yol şeridine doğru direksiyon manevrasıyla müteveffaya çarpamayabileceği değerlendirildiği, gerek ---- gerekse --- raporlarında sürücü --- olayda kusursuz bulunmasına bu nedenle katılmadıklarını, kök raporda belirtilen görüş ve kanaatlerinde herhangi bir değişiklik bulunmadığı'' yönünde değerlendirme yapılmıştır.Davacı vekilinin talebi doğrultusunda dosyanın aktüer bilirkişiye tevdi ile,---- Heyeti kusur raporu ile --- tarihli mali müşavir bilirkişi raporu dikkate alınmak suretiyle davacıların destekten yoksun kalma tazminat miktarlarının hesaplanması suretiyle rapor alınmış, davacının itirazı sonrası alınan ek rapor doğrultusunda davacılar vekili tarafından bedel artırım dilekçesi sunulmuştur.Mahkemece tüm dosya kapsamına göre yapılan değerlendirme ile; hukuk hakiminin ceza hakiminin kusur raporuyla ve kusur tespiti ile bağlı olmadığı açıktır. Öte yandan mahkememiz kusuru kendi tayin edebilir. Somut olayda araç sürücüsünün hız sınırlarına riayet ederek gece vakti seyir halinde olduğu yol üzerinde yatmakta olan müteveffanın üzerinden geçmesi suretiyle ölümlü trafik kazasının meydana geldiği, olayın oluş şekline göre, sürücüden beklenen objektif kriterlere uygun özen yükümlülüğüne aykırı bir halin olmadığı, sürücünün yolda yatan bir insan olduğunu fark etmediği, sürücünün alabileceği tedbir olmadığı hususunda vicdani kanaat oluşmuştur. Mahkememizin ------- Heyetin'den aldığı kusur raporunda sürücünün iki şeritli yolda boş olan yol şeridine doğru direksiyon manevrası yaparak müteveffaya çarpmayabileceği değerlendirilerek sürücüye %25 oranında tali kusur tayin edilmiş ise de somut olayda gece karanlığında, sokak aydınlatmalarının çalışmadığı bir yolda seyir halinde olan sürücünün yol üzerinde koyu renkli kıyafetleri ile yatmakta olan müteveffayı fark ettiğinde aralarında aracın far ışığının aydınlatma görüş mesafesine göre 20 metre olduğu, sürücüden karanlık yolda ani manevra yapması beklenemeyeceğinden yapılan kusur tespiti olaya ve duruma uygun görülmemiştir. Ayrıca kazaya ilişkin ceza yargılamasında sürücü kesinleşmiş beraat kararı ile kusursuz kabul edilmiş, kaza anında yüksek promil alkol etkisi altında olduğu belirlenen müteveffanın ölümüyle sonuçlanan kazanın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Bu minvalde yeknesaklık ve hukuki belirlilik bakımından aynı kazada farklı sonuçlar doğmaması bakımından sürücünün kusurlu sayılmaması gerektiği kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40 TL harcın davacı taraftan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar vekilleri lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT 13/4 maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalılara ödenmesine,
5-Dosyada arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı------vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.09/10/2025