T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/773 Esas
KARAR NO : 2025/824
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 01/08/2011
KARAR TARİHİ : 15/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2006 yılında davalı ile tanıştığını ve bir süre sonra arkadaşlıklarının dostluğa dönüştüğünü ve müvekkilinin davalıya güvenerek inandığını, müvekkilinin iyi bir servet birikimi olduğunu, davalının bu durumu öğrenmesiyle müvekkiline iş teklif ettiğini müvekkilinin de davalının bu teklifine dayanarak 1 yıl içerisinde davalıya 1.840.000 USD verdiğini, bu para karşılığında ---------- ilçesi --------- Köyü ---------- Çiftliği Mevkiindeki Pafta No.--------, Parsel No:--------, Blok No.-------, Kat:--------, ---------- nolu bağımsız bölüm karşılığı yapılacak inşaat vs saydığını, davalının müvekkilinden aldığı 1.840.000 USD'nin nelerin karşılığı olduğunu kendi el yazısı ile rakamlandırdığını, bu hususta pek çok belge bulunduğunu, davalının ayrıca 200.000.00 USD değerinde bir cipi de müvekkiline verdiğini ancak davalının satışını vaad ettiği dairenin tapusunu bugüne kadar müvekkiline vermediği gibi herhangi bir inşaat da yapmadığını, davalının tutarsız tutum ve davranışları karşısında 2010 yılı Haziran ayında kendisiyle görüşüldüğünde müvekkilinin eşinin inşaat şirketindeki hissesini davalının eşine devretmesi halinde bankadan 5.000.000 USD kredi alınacağını bundan sonra gerek --------- dairenin tapusunun gerekse bakiye paranın müvekkiline ödeyeceğinin davalı tarafça söylendiğini, müvekkilinin bu taahhüde inanarak eşinin inşaat şirketindeki hissesini 22/06/2010 tarihinde davalının eşine devrettiğini ancak yine aldatıldığını anlayınca davalı hakkında ----------- soruşturma sayılı dosyası ile şikayetçi olduğunu, davalının şikayetten vazgeçmesi için müvekkiline yalvarması ve taahhütte bulunması nedeniyle müvekkilinin şikayetinden vazgeçtiğini, davalının 21/12/2010 tarihinde kendi el yazısı ile dairenin tapusunu vereceğini taahhüt ettiğini, 25/01/2011 tarihli yazılı beyanı ile de müvekkilinden 50.000.00 USD alarak tapuyu vermeyi taahhüt ettiğini, buna rağmen davalının hiçbir taahhütü yerine getirmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.840.000.00 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının aksine, müvekkili ile ortak iş yapma arayışına girenin davacı olduğunu, müvekkilinin davacı ile iş yapma iradesinin hiçbir zaman olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen ödemelerin müvekkiline yapılmadığını, sözü edilen paranın davacının 3. kişiler ile olan ilişkileri için ve müvekkilinden bağımsız olarak yapmak istediği yatırımlara harcandığını, bu konularla ilgili olarak müvekkilinden aldığı yardımlar ve 3. şahıslarla olan ilişkilerinde müvekkilini tanık ve yardımcı sıfatıyla bulundurmuşsa da müvekkiline hiçbir ödeme yapmadığını, müvekkili tarafından davacının eşine satılıp devredilen aracın satış bedeli olarak 200.000.00 USD nin alındığı doğru ise de aracın hukuka uygun olarak devir ve tesliminin yapıldığını, davacının dayandığı 25/01/2011 tarihli "----------- ile yapılan sözleşme" başlıklı belgeden de anlaşılacağı üzere davacıya bu tarih öncesinde satış vaat edilmediği gibi bir bedel de alınmadığını, sözleşmede belirtilen kıymetli evrakın temini ile müvekkiline teslim edilmediğinden devir işleminin de gerçekleşmediğini, davacının eşinin sahip olduğu şirket hisselerinin bedelsiz olarak devredildiği iddiasının da gerçek olmayıp sözleşmede açıkca yazdığı gibi devir bedelinin ödendiğini, müvekkilinin --------- başladığı inşaata davacının ortak olmasından sonra müvekkilinin davacıdan hiçbirşeyi sakınmadığını, buna rağmen davacının müvekkilinin güvenini kötüye kullanarak ve müvekkilinin izni olmaksızın oluşturduğu notları ele geçirerek ve bu notlara yazı ilave etmek suretiyle müvekkili aleyhine delil oluşturmaya çalıştığını, getirtilecek savcılık dosyasında da görüleceği üzere davacının --------- inşaata ortak olmak için 3. kişilerden elde ettiği çekleri verdiğini ancak teslim edilen çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle davacının ortaklık payının tahsil edilemediğini, inşaat ortaklığının sağlanamadığını, 2008 yılında yaşanan kriz nedeniyle müvekkilinin inşaattan satış yapamadığını, davacının da sermayeye katılmaması nedeniyle nakit sıkışıklığı içine girdiğini bu nedenle davacıdan katılım payını ödemesini istediğini ancak davacının ödeme yapamayacağını bildirmesiyle inşaatta bulunan dairelerden iki tanesi üzerine davacının kredi alarak finansman sağlanmasının istendiğini, bu şekilde davacının konut satın alıyormuş gibi 100.000 USD kredi alarak müvekkiline verdiğini ve karşılığında iki adet bağımsız bölüm tapusunun davacı üzerine yapıldığını, evlerin gerçek değerinin 1.000.000 USD olması nedeniyle davacının müvekkiline 900.000 USD borçlandığını, 25/01/2011 tarihli sözleşmede alındığı beyan edilen 50.000 USD'ında bu taşınmazların davacı adına olup davacının ortaklık katılım payını ödememesinden dolayı iki adet dairenin kendisine satılması karşılığında bakiye satış bedeline mahsuben ödendiğinin tartışmasız olduğunu, davacı ile müvekkili arasındaki borç ilişkisinin ve davacının müvekkiline borç verdiğinin belgeyle ispatlanması gerekli olup böyle bir belge bulunmadığından ve davacı tarafça delil listesinde tanık deliline dayanmakla birlikte mahkemece verilen kesin süre içinde tanık bildirilmemiş olduğundan esasen alacağın miktarı itibariyle tanık dinlenmesi de mümkün olmadığından davacının müvekkilinin rızası hilafına ele geçirip tahrif ettiği belgelere dayanılmasına muvafakatları bulunmadığından açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İNCELEME ve GEREKÇE : Davacı taraf sunduğu delil listesi ile ----------- sayılı soruşturma dosyası ile davalının el yazısı ile düzenlendiğini iddia ettiği 12 adet belgeye, gerektiğinde tanık deliline ve "vs delillere" dayanmış, el yazısıyla düzenlenmiş üzerinde bir takım yazı ve rakamların mevcut olduğu, imza içermeyen kayıtlar ile --------- İlçesi --------- Köyü -------- Mevkiinde bulunan ---------- nolu bağımsız bölüme ait tapu senedi arkasına yazılmış davalı imzasını taşıyan 25/01/2011 tarihli "---------- ile yapılan sözleşme" ve yine aynı tapu senedinin arkasına davalı tarafça yazılmış ve imzalanmış 21/12/2010 tarihli "yapılan protokol neticesinde bu daireyi Cuma gününe kadar tapuyu vereceğim" ibareli belgeye dayandığı görülmüştür. Tarafların dilekçelerinde bildirilen tapu kayıtları dosya içerisine alınmış, ---------- sayılı dosyasının onaylı bir örneği getirtilmiş, bu dosyada davacının, davalı yanısıra ---------, ---------, -------- hakkında dolandırıcılık suçundan cezalandırılmaları istemi ile şikayetçi olduğu, ancak 22/12/2012 günü itibariyle şikayetinden vazgeçtiğini bildirmesi üzerine ve esasen olayın hukuki ihtilaftan kaynaklandığının kabulü ile takipsizlik kararı verildiği görülmüştür.Davacı tarafça delil listesinde tanık deliline dayanılmış olmakla birlikte sonuçları hatırlatılmak suretiyle tanıkların isim ve adreslerinin ve hangi hususlarda dinletilmek istenildiğinin bildirilmesi için davacı vekiline kesin süre verilmiş davacı vekilinin bu hususta beyanda bulunmadığı anlaşılmıştır.Tarafların dosyaya sundukları dilekçeler yanısıra davacı vekilinin 10/04/2012 günlü duruşmada müvekkili tarafından davalı yana 1.840.000 USD ödeme yapıldığını, buna dair belgeleri dosyaya sunduklarını, bu ödemenin müvekkiline ---------- satılan ve halen müvekkilinin oturduğu daire için yapıldığını, 700.000 Doların bu daireye karşılık verildiğini, ancak tapusunun müvekkiline verilmediğini, buna ilişkin olarak dosyaya sundukları iki adet belgede davalının tapuyu belirli tarihlerde müvekkiline devredeceğine dair beyanda bulunduğunu, 700.000 Doların ise ---------- yapılacak inşaat karşılığı davalı taraf ile müvekkilinin ortaklığı nedeni ile davalı tarafa ödendiğini ancak yapılması kararlaştırılan inşaat yapılmadığını, 200.000 Dolar ödemenin müvekkiline verilen jip ile ilgili olup bu jipin devrinin yapıldığını, kalan 240.000 Doların da dosyaya sunulan belgelere göre davalıya yapılan ödemeler olduğunu, davalı tarafın sunulan belgelere olan itirazını kabul etmediklerini, bu belgelerin davalının el yazısı ile düzenlendiğini, müvekkilinin yaptığı işler nedeniyle düzenlenmiş belgeler olmadığını, 25/01/2011 tarihli belgenin düzenlenmesi öncesinde bu belgede adı geçen --------- ve ---------- davalı ile maddi ilişkileri olduğundan ve müvekkilinin de bu şahıslardan 1.100.000 Dolar alacağı olduğundan bu şahısların müvekkiline ve davalıya verdikleri çek ve senetleri toplayıp getirin biz size borcumuzu ödeyeceğiz dediklerini, davalının elindeki çek ve senetleri iade etmediğini, bu nedenle müvekkilinin de çek ve senetleri iade etmediğini, müvekkilinin elindeki çek ve senetleri mahkemeye sunduklarını, dolayısıyla tapuda devredilmediğini beyan ettiği, davalı vekilinin de taraflar arasıdaki ilişkinin ---------- müvekkili tarafından yapılacak inşaat nedeni ile başladığını, müvekkilinin ----------- inşaat işi aldığını, buna dair sözleşmeyi dosyaya sunduklarını, sözleşme kapsamında yapılacak inşattan müvekkiline düşecek dairelerden davacının sermayeye katılma payında hisse alacağını, bu anlamda davacının bir kısım çekleri vermeyi müvekkiline önerdiğini, müvekkilinin bu çekleri alamayacağını nakit gerektiğini söylemesiyle davacının 2006 veya 2007 yıllarında 250.000 dolar nakit parayı sermaye olarak inşaata koyduğunu, inşaat devam ederken davacının --------- taşınmayı istediğini söyleyince, müvekkilinin de Bodrum'da yürüttüğü inşaat işi için bu daireyi satmayı düşündüğünü, ancak davacı tarafça --------- inşaata tekrar sermaye koyması durumunda bu dairede oturabileceğini söylediğini, yine ----------- inşaatın bitip dairelerin satılması durumunda davacı hissesine düşen gelirlerden mahsup edilerek ---------- dairenin kendisine verilebileceğinin söylendiğini, bu görüşme neticesinde davacının 3.şahıslardan elde ettiği çek ve senetleri müvekkiline verdiğini, ancak karışılıksız çıktıklarından iade edildiğini, bunların bir çoğunun savcılıktan gelen dosya içinde ve mahkememiz dosyası içinde mevcut olduğunu, inşatta ekonomik kriz nedeniyle finansman sorunu çıkınca davacı da inşaata tekrar sermaye koyamayınca arsa sahibi tarafından müvekkiline teslim edilecek satış tarihi itibariyle değeri 1.000.000 Dolar olan, iki adet dairenin konut kredisi kullanılarak davacı tarafa devredildiğini, kullanılan 178.000 TL'nin davacı tarafça inşaata sermaye olarak konulduğunu, bu iki dairenin tapusunun halen davacı adına olduğunu, bu arada --------- başka bir proje için davacının dava dışı ----------ve ----------- ile anlaşarak bu şahıslara 1.000.000 Dolar karşılığı nakit ve çek verdiğini ancak proje gerçekleşmeyince parasını geri almaya çalıştığını, müvekilinin de bu nedenle davacıya yardımcı olmaya çalıştığını ancak sorun çözülemeyince davacının müvekili de dahil olmak üzere diğer şahıslarla bir arada imiş gibi savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, 25/01/2011 tarihli belgenin iki tarafın aralarındaki ortaklık ilişkisinin tasfiyesi amacı ile düzenlendiğini, buna göre --------- iki dairenin davacı üzerinde kalacak olup davacının bedelini ödemesi karşılığında ----------- dairenin de davacıya devredileceğinin kararlaştırıldığını ancak davacı tarafça ---------- daireye ilişkin bedelin bugüne kadar ödenmemesi nedeniyle devrinde yapılmadığını beyan ettikleri görülmüştür. Davacının delil olarak dayandığı belgelerin davacı taraf iddialarını ispata yeter mahiyette olmadığı, davalının imzasını taşıyan 25/05/2010 ve 25/05/2012 tarihli belgelerin aynı şekilde davacı tarafça davalıya toplamda 1.840.000. USD ödeme yapıldığını gösteren belge niteliğinde olmadıkları, bir an için davacının sunduğu belgelerin yazılı delil başlanığıcı mahiyetinde olduğu kabul edilse dahi bu nitelikteki belgeye dayalı durumlarda tanık dinlenmesi mümkün olmakla birlikte davacının tanık dinletme hakkını da kullanmadığı, dolayısıyla varlığını iddia ettiği alacağı ispatlayamadığı kabul edilerek delil listesinde "vs kanuni delillere" dayanılmış olmakla dava konusu alacağın varlığı hakkında davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış verilen kesin süreye rağmen davacı vekilinin bu hakkı kullanıp kullanmayacaklarına dair beyanda bulunmadığı ve 03/04/2013 günlü duruşmaya da davacı vekilinin mazeretsiz olarak katılmadığı davalı vekilinin davayı takip ettiği ve karar verilmesini talep ettiği görülmekle ispatlanamayan davanın reddine ilişkin mahkememizce verilen 03/04/2013 tarih ve ---------- Esas - ----------- Karar sayılı ilam davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine ----------- sayılı ilamıyla "Davacı; imzası inkar edilmeyen bir kısım el yazılı belgeler ile imza içermeyen davalının ismini taşıyan antetli belgelere, savcılık soruşturmalarına delil olarak dayanmış, davalı ise bu belgelerdeki imzaya ve yazıya açıkça karşı koymadığı gibi bir kısım borç ilişkilerini de açıkça ikrar edip kabullenmiştir. Bu belgelerde yer alan ifadelerde bahsi geçen ----------- dairenin fiilen davalıya teslim edilmesi, idari mercice tahliye karar verilmesine rağmen mahkemece bu işlemin iptal edilmesi sonucu halen içinde oturması, yine davalı vekilinin 11.06.2012 YİM havaleli dilekçesinde “davacının inşaata koymayı taahhüt ettiği işletme sermayesinin temini ve kredi almak amacıyla devredildiğini” beyanını içeren ikrarı ile davalının üstlendiği ----------- inşaattan davacıya tapuda taşınmaz devrinin yapılması, yine bu hukuksal ilişki kapsamı içinde davalıya ait bir aracın devrinin davacıya yapılması, banka dekontlarında bir miktar paranın davalı hesabına gönderilmesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde taraflar arasında 818 sayılı BK.nun 520 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının davalıya ödediği bedellerin tahsilini talep etmesi ortaklığın fesih ve tasfiyesine yönelik bir taleptir. Hal böyle olunca BK.nun 538. maddesinde belirtildiği gibi tasfiye, bütün hesapların görülüp ortaklığın aktif ve pasif bütün mal varlığının belirlenip ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Ortaklık sözleşmesinde hüküm bulunduğu takdirde tasfiyenin sözleşmedeki hükümlere göre yapılması asıldır. Böyle bir hükmün bulunmaması halinde ise tasfiyenin bu defa BK.nun 539. maddesindeki sıra takip edilerek yapılması gereklidir. Dava konusu olayda sözleşmede tasfiye ile ilgili özel bir hüküm bulunmadığından tasfiyenin BK.nun 539. ve devamı maddelerine göre yapılması zorunlu olup, bunun için mahkemece öncelikle davalıdan, kurulduğu tarihten itibaren ortaklığın tüm muhasebesi ile ilgili defterler ve ortaklıkla ilgili tüm belge ve faturaların ibrazı ile ortaklıkla ilgili hesap listesi istenilmeli, ortakların gerek tasfiye şekli gerekse hesap listesi üzerinde uyuştukları ve uyuşamadıkları noktalar saptanmalı, uyuşamadıkları noktalarda tarafların delil ve karşı delilleri sorulup toplanmalı, yönetici ortağın hesap listesi vermemesi durumunda hesap vermekten kaçındığı kabul edilmeli, bu durumda mevcut delillere göre hüküm kurulmalı, ortaklığın tüm aktif ve pasifi kesin olarak belirlendikten sonra konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla, verilen hesap listesinin, defter ve belgeler ile harcanan bedellerin uyumlu olup olmadığı belirlenerek denetimi sağlanmalı, tasfiyeye esas değerin, karar tarihine en yakın tarih olacağı gözden uzak tutulmamalı, ortaklığın varsa üçüncü kişilere veya kurumlara olan borçları ortaklığın aktifinden mahsup edilmeli, ortaklardan her birinin ortaklığa verdiği avanslarla, ortaklık için yapmış oldukları masraflar ve vermiş oldukları sermaye iade edildikten sonra ortaklara paylaştırılması gereken miktar belirlenmeli, tasfiye bu şekilde gerçekleştirilmelidir. Mahkemece, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmesi gerekirken açıklanan hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde davayı alacağın tahsili davası şeklinde ele alıp, belge içeriklerine yanlış anlam verilerek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 26.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi." gerekçesiyle bozularak mahkememize gelmiş, dosya yeni bir esas numarası alınarak bozma ilamına uyulmuş ve yargılamaya devam olunmuştur. Taraf vekilllerine bozma ilamı doğrultusunda beyan ve delillerini sunmaları, celbi gereken delilleri varsa kaleme başvurup celbini sağlaması için mehil verilmesine karar verilmiş ve deliller toplanmıştır. Dosyanın biri mali müşavir, biri daha önce adi ortaklığın tasfiyesi konusunda bilirkişilik yapmış olan veya tasfiye memuru olarak görev almış bulunan tecrübeli nitelikli hesaplamalar uzmanından oluşan iki kişilik bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir.Bilirkişiler Hukukçu Hesap Bilirkişisi --------- ve SMMM -------- tarafından sunulan 20.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle taktir sayın mahkemeye ait olmak üzere; Yargıtay bozma kararı doğrultusunda değerlendirme yapılabilmesi için Yargıtayca ortaklık konusu olarak kabul edilen --------- İlçesi ---------- mah. ----------mevkiinde -------- Pafta ---------- parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılan inşaatın maliyetinin tespiti yükleniciye ait 16 dairenin satış tarihindeki satış bedellerinin tespiti gerektiğine, Bu sebeple ---------- tapu müdürlüğüne talimat yazılarak bu taşınmaza ait kat irtifakına esas resmi senet örneği ile kat irtifakının kurulmasından sonra yükleniciye ait --------- bloktaki dairelerin tamamı ile ---------- Blokta üç odalı Zemin dubleks olmak üzere toplam 16 dairenin satışına ilişkin resmi senet örneklerinin celbi bu belgelerin temin edilmesinden sonra ---------- Mahkemesine talimat yazılarak ----------- parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılan inşaatın maliyetinin tespiti yükleniciye ait 16 dairenin satış tarihindeki satış bedellerinin tespitinin yaptırılması gerektiğine, Bu işlemlerin yapılmasından sonra davacı tarafından davalıya yapılan ödemeler, ortaklığa konu inşaatın maliyeti, davacıya devir edilen iki daire, inşaatta yükleniciye ait dairelerin satışından elde edilen bedeller dikkate alınarak davacının davalıya ödediği tutarların davacıya iade edilmesinden sonra ortaklığın paylaşılacak mal veya parasının bulunup bulunmadığı, varsa ortaklara düşecek payın hesaplanması gerekeceğine, Dair heyetimizin görüşünü içeren rapor saygı ile arzolunur." şeklinde görüş bildirilmiştir. --------- ilçesi, ----------- mahallesi, ----------- mevkii, --------- Pafta ---------- parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşaatın maliyetinin tespiti ve yükleniciye ait 16 dairenin satış tarihindeki satış bedellerinin tespiti için bir inşaat mühendisi ve bir SPK lisanslı Gayrimenkul Değerleme Uzmanı bilirkişi ile birlikte mahallinde keşif yapılması için talimat yazılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi İnşaat Yüksek Mühendisi ---------- tarafından sunulan 10.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
"III-DEĞERLENDİRMELER VE SONUÇ: --------- ili, --------- ilçesi, ---------- köyü eski --------- parselde ---------- Kadastro Yenilemesi ile oluşan --------- Mahallesi --------- mevkii -------- ada --------- parselde yapılan incelemeler neticesinde binaların projesine uygun yapılmamış, bazı bloklarda kat ilavesi yapılmış olduğu, bina oturumlarının büyütülmüş olduğu tespit edilmiştir. Yapılan ölçümler neticesinde; 4869,00 m2x1.120,00 TL/m2 = 5.453.280,00 TL, havuz imalatı da 2010 yılı itibariyle 50x0.750 TL/m2 = 37.500,00 TL edeceği hesaplanmıştır. Toplam inşaat maliyeti 2010 yılı itibariyle 5.490.780,00 TL (beşmilyondörtyüzdoksanbin yediyüzseksen Türk Lirası) edeceği hesap ve takdir edilmiştir. Dava tarihi olan 2011 yılı itibariyle 448,00 TL/m2 olan inşaat birim fiyatların 482,00 TL/m2 çıkmış olduğu, kabaca %7,6 artış meydana gelmiş olduğu, inşaat maliyetine oranlandığında inşaat maliyetin 2011 yılı için; 5.490.780,00 TL x 1.076 - 5.908.079,28 TL (beşmilyondokuzyüzsekizbinyetmişdokuz Türk Lirası yirmisekizkuruş) edebileceği, İnceleme, kanaat ve görüş belirten Bilirkişi Raporumu Yüce Mahkemenizin takdirlerine saygı ile arz ederim." şeklinde görüş bildirilmiştir. Dosyanın --------- bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişiler --------- ve ----------- ek rapor düzenlenmek üzere tevdine karar verilmiştir. Bilirkişiler Hukukçu Hesap Bilirkişisi ---------- ve SMMM ----------- tarafından sunulan 10.03.2020 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle taktir sayın mahkemeye ait olmak üzere; Yargıtay bozma kararı doğrultusunda değerlendirme yapılabilmesi için Yargıtayca ortaklık konusu olarak kabul edilen -------- İlçesi --------- mah. ---------- mevkiinde --------- Pafta ---------- parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılan inşaatın maliyetinin tespiti yükleniciye ait 16 dairenin satış tarihindeki satış bedellerinin tespiti gerektiğine, Bu sebeple ---------- tapu müdürlüğüne talimat yazılarak bu taşınmaza ait kat irtifakına esas resmi senet örneği ile kat irtifakının kurulmasından sonra yükleniciye ait --------- bloktaki dairelerin tamamı ile ---------- Blokta üç odalı Zemin dubleks olmak üzere toplam 16 dairenin satışına ilişkin resmi senet örneklerinin celbi bu belgelerin temin edilmesinden sonra yükleniciye ait 16 dairenin satış tarihindeki satış bedellerinin tespitinin yaptırılması gerektiğine, Bu işlemlerin yapılmasından sonra davacı tarafından davalıya yapılan ödemeler, ortaklığa konu inşaatın maliyeti, davacıya devir edilen iki daire, inşaatta yükleniciye ait dairelerin satışından elde edilen bedeller dikkate alınarak davacının davalıya ödediği tutarların davacıya iade edilmesinden sonra ortaklığın paylaşılacak mal veya parasının bulunup bulunmadığı, varsa ortaklara düşecek payın hesaplanması gerekeceğine, Dair heyetimizin görüşünü içeren EK rapor saygı ile arzolunur." şeklinde görüş bildirilmiştir. Yükleniciye ait 16 dairenin satış tarihindeki satış bedellerinin tespiti için ----------- Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi İnşaat Yüksek Mühendisi --------- ve Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ----------- tarafından sunulan 23.10.2020 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "SONUÇ: İşbu bilirkişi raporu heyetimize yapılan görevendirme neticesinde yükleniciye ait 16 dairenin satış tarihindeki satış bedellerinin tespiti için hazırtanmıştır. Dosyasında yer alan bilgilere göre A blokta 1 adet dubleks mesken ile ---------- bloklardaki dairelerin tamamının yükleniciye ait olup konusu taşınmazların değer tespiti talep edilmektedir. Heyetimize gösterilmiş olan herhangi bir dubleks mesken bulunmadığı, kat irtifak projesinde ve ilgili tapu kayıtlarında --------- blokta herhangi bir dubleks mesken bulunmadığı ve keşif sırasında edinilen şifahi bilgilere göre ana gayrimenkulde herhangi bir dubleks mesken bulunmadığı için işbu değerleme raporunda bilgi amaçlı olarak --------- bloktaki tüm bağımsız bölümlerin değer takdiri gerçekleştirilmiştir. Dava konusu taşınmazların, * Keşif tarihi itbariyle toplam değeri 7.320.000,00.-TL (Yedimilyonüçyüzyirmibin.-Türk Lirası), * 2010 Yılı İtibariyle toplam değeri 2.570,000,00.-TL (İkimilyonbeşyüzyatmişbin.-Türk Lirası) olarak tahmin ve takdir edilmiştir. 2. Parsel üzerinde yer alan proje dışı inşa edilmiş ve dışarıdan yapılan ölçümlere göre inşa edilmiş binaların inşaat maliyetlerinin; - 2010 yılı itibariye 5.490.780,00 TL (beşmilyondörtyüzdoksanbin yediyüzseksen Türk Lirası) edeceği hesap ve takdir edilmiştir. - Dava tarihi olan 2011 yılı itibariyte 448,00 TL/m2 olan inşaat birim fiyatların 482,00 TL/m2 çıkmış okluğu, kabaca %7,6 artış meydana gelmiş olduğu, inşaat maliyetine oranlandığında inşaat maliyetin 2011 yılı için; 5.490.780,00 TL x 1.076 m = 5.908,079.28 TL (beşmilyondokuzyüzsekizbinyetmişdokuz Türk Lirası yirmisekizkuruş) edeceği hesaplanmıştır. - keşif tarihi itibariyle de 12.247.500,09 TL (onikimilyonikiyüzkırkıyeadibinbeşyüz Türk Lirası) edebileceği, İnceleme, kanaat ve görüş belirten Bilirkişi Raporumuzu Yüce Mahkemenizin takdirlerine saygı ile arz ederiz." şeklinde görüş bildirilmiştir. Bodrumdaki taşınmazın inşaat maliyetinin tespiti, yükleniciye ait 16 dairenin satış tarihindeki satış bedellerinin tespiti için --------- talimat yazılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi İnşaat Yüksek Mühendisi ---------- ve Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ----------- tarafından sunulan 20.05.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "SONUÇ: İşbu bilirkişi raporu heyetimize yapılan görevendirme neticesinde yükleniciye ait 16 dairenin satış tarihindeki satış bedellerinin tespiti için hazırtanmıştır. Dosyasında yer alan bilgilere göre A blokta 1 adet dubleks mesken ile C, D, E, F, I bloklardaki dairelerin tamamının yükleniciye ait olup konusu taşınmazların değer tespiti talep edilmektedir. Heyetimize gösterilmiş olan herhangi bir dubleks mesken bulunmadığı, kat irtifak projesinde ve ilgili tapu kayıtlarında --------- blokta herhangi bir dubleks mesken bulunmadığı ve keşif sırasında edinilen şifahi bilgilere göre ana gayrimenkulde herhangi bir dubleks mesken bulunmadığı için işbu değerleme raporunda bilgi amaçlı olarak -----------bloktaki tüm bağımsız bölümlerin değer takdiri gerçekleştirilmiştir. Dava konusu taşınmazların, * Keşif tarihi itbariyle toplam değeri 7.320.000,00.-TL (Yedimilyonüçyüzyirmibin.-Türk Lirası), * 2010 Yılı İtibariyle toplam değeri 2.570,000,00.-TL (İkimilyonbeşyüzyatmişbin.-Türk Lirası) olarak tahmin ve takdir edilmiştir. 2. Parsel üzerinde yer alan proje dışı inşa edilmiş ve dışarıdan yapılan ölçümlere göre inşa edilmiş binaların inşaat maliyetlerinin; - 2010 yılı itibariye 5.490.780,00 TL (beşmilyondörtyüzdoksanbin yediyüzseksen Türk Lirası) edeceği hesap ve takdir edilmiştir. - Dava tarihi olan 2011 yılı itibariyte 448,00 TL/m2 olan inşaat birim fiyatların 482,00 TL/m2 çıkmış okluğu, kabaca %7,6 artış meydana gelmiş olduğu, inşaat maliyetine oranlandığında inşaat maliyetin 2011 yılı için; 5.490.780,00 TL x 1.076 m = 5.908,079.28 TL (beşmilyondokuzyüzsekizbinyetmişdokuz Türk Lirası yirmisekizkuruş) edeceği hesaplanmıştır. - keşif tarihi itibariyle de 12.247.500,09 TL (onikimilyonikiyüzkırkıyeadibinbeşyüz Türk Lirası) edebileceği, İnceleme, kanaat ve görüş belirten Bilirkişi Raporumuzu Yüce Mahkemenizin takdirlerine saygı ile arz ederiz. 3. Davacı vekilinin internet üzerinde 2020 Kasım ayında yapmış olduğu incelemelerde daire fiyatlarının yüksek olduğu, bilirkişi raporumuzda düşük hesaplanmış olduğu iddiası doğrudur. 2021 yılı içerisinde ise daire fiyatlarındaki artış bölgeden bölgeye değişkenlik gösterse de %50-100 arasında bir fiyat artışı söz konusudur. ---------- ilçesine olan talep patlaması nedeniyle her sene fiyat artışları ---------- göre hesaplanamaz boyutta olup bölgeden bölgede göre değişkenlik göstermektedir. Ancak keşif tarihi itibariyle tespit ettiğimiz daire fiyatları o günün şartlarına göre hesap ve takdir edilmiş ve daire satış tarihlerine uyarlanmıştır. İnceleme, kanaat ve görüş belirten 2.Ek Bilirkişi Raporumuzu Yüce Mahkemenizin takdirlerine saygı ila arz ederiz." şeklinde görüş bildirilmiştir. Dava konusu binaların ---------- inşaat birim maliyet fiyatları esas alınarak maliyetlerinin hesaplanması için inşaat mühendisi bilirkişi olarak --------- görevlendirilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi İnşaat Mühendisi ---------- tarafından sunulan 07.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "SONUÇ: Takdiri ve hukuki değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Dava konusu --------- ili, ---------- ilçesi, --------- Mahallesi, ---------- Mevkii, --------- pafta, ---------- parsel sayılı arsa üzerinde inşa edilmiş bulunan -------- bloklarından müteşekkil 27 adet bağımsız bölümlü meskeni bulunan havuzlu sitenin toplam inşaat maliyet bedeli; - 2010 yılı inşaat bitiş tarihi itibariyle; 2.213.312,00 TL (İkimilyonikiyüzonüçbinüçyüzoniki TL), - 2011 yılı dava tarihi itibariyle; 2.381.908,00 TL (İkimilyonüçyüzseksenbirbindokuzyüzsekiz TL olarak hesaplandığına dair işbu rapor saygıyla arz edilir." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Yargılama sırasında davalı --------- öldüğü, en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından mirasın reddedildiği, TMK 612 maddesi uyarınca davalı -------- terekesine tasfiye memuru olarak -------- atandığı anlaşılmakla tasfiye memuru --------- tebligat yapılmak suretiyle taraf teşkili sağlanmıştır.
Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda varsa ortaklara paylaştırılması gereken miktarın belirlenmesi için mali müşavir (dosyada daha önce raporu mevcut olan), nitelikli hesaplamalar uzmanı ve inşaat mühendisinden rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler İnşaat Mühendisi ---------, Nitelikli Hesaplamalar --------- ve S.M. Mali Müşavir --------- tarafından sunulan 20.05.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "V-SONUÇ: Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; ... 3- Yargıtay Kararı Uyarınca Tarafımızca Yapılan Hesaplama; Dava konusu taşınmazların konumu, büyüklüğü yaşı, inşaat kalitesi, bölge potansiyeli göz önünde bulundurularak taşınmazların 2019 yılı keşif tarihi, 2010 yılı itibariyle ve 2011 yılı inşaat bitim tarihi itibariyle yapılan hesaplamada; Tarafımızca yapılan hesaplamada; Bina inşaat maliyet bedeli ---------- 2019 yılı 3A sınıfı yapılar için tebliğ ettiği yapı yaklaşık maliyet bedeli 980,00 TL/m2 olarak belirlendiğini, İnşaat 2019 yılı maliyet bedeline göre; 4.869,00m2 x 980,00 TL/m2 = 4.771.620,00 TL, Havuz 2019 yılı maliyet bedeli 50 n2 x 701,00 TL/m2 = 35.050,00 TL Toplam 4.771.620,00 + 35.050,00 = 4.806.670,00 TL olarak hesaplanmıştır. Bina inşaat maliyet bedeli ----------- 2019 yılı 3A sınıfı yapılar için tebliğ ettiği yapı yaklaşık maliyet bedeli ve ------- Konut Endeksi rakamları baz alınarak yapılan hesaplamada; 1-2010 yılı İnşaat bitim tarihi itibari ile; Satış 2.570.000,00 TL ve imalat tutarları 2.213.312,00 TL ve kar 356.688,00 TL olarak hesaplanmıştır. Adi ortaklık payının dağıtılmasında; Yargıtay kararı gereğince 31.01.2010 inşaat bitim tarihi itibari ile; Yükleniciye ait 16 dairenin 31.01.2010 tarihindeki satış tutarı 3.202.000,00 TL, İnşaatın maliyeti 2.381.908,00 TL düşüldükten sonra kalan tutar 356.688,00 TL, Davacı tarafından davalı tarafa ödenen 400.000 USD tutarın 31.01.2010 tarihi itibari ile değeri 597.000,00 TL düşüldükten sonra kalan tutar -240.312,00 TL olup, Adi ortaklık %50 payı -120.156,00 TL olarak hesaplanmıştır. 2-2011 yılı Dava tarihi itibari ile; -2011 yılı satış 3.202.000,00 TL ve imalat tutarları 2.341.908.,00 TL ve kar 820.092,00 TL olarak aşağıdaki tabloda olduğu gibi belirlenmiştir. 2011 yılı Adi ortaklık payının dağıtılmasında; Yargıtay kararı gereğince 31.12.2011 dava tarihi itibari ile; Yükleniciye ait 16 dairenin31.12.2011 tarihindeki satış tutarı 3.202.000,00 TL, İnşaatın maliyeti 2.381.908,00 TL düşüldükten sonra kalan tutar 820.092,00 TL, Davacı tarafından davalı tarafa ödenen 400.000 USD tutarın 31.12.2011 tarihi itibari ile değeri 760.320,00 TL düşüldükten sonra kalan tutar 59.772,00 TL olup, Adi ortaklık %50 payı 29.886,00 TL olarak hesaplanmıştır. 3-2019 yılı Keşif tarihi itibari ile; -2019 yılı satış 7.320.000,00 TL ve imalat tutarları 4.846.620,00 TL ve kar 2.473.380,00 TL olarak hesaplanmıştır. Adi ortaklık payının dağıtılmasında; kararı gereğince 31.10.2019 keşif tarihi itibari ile; Yükleniciye ait 16 dairenin 31.10.2019 tarihindeki satış tutarı 7.320.000,00 TL, İnşaatın maliyeti 4.846.620,00 TL düşüldükten sonra kalan tutar 2.473.380 TL, Davacı tarafından davalı tarafa ödenen 400.000 USD tutarın 31.10.2019 tarihi itibari ile değeri 2.290.880,00 TL düşüldükten sonra kalan tutar 182.500,00 TL olup, Adi ortaklık %50 payı 91.250,00 TL olarak hesaplanmıştır. 4-2025 yılı Tasfiyeye en yakın tarih itibari ile; 01.01.2025 tarihli -------- sayılı ---------- çıkan ----------; Mimarlık ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak 2025 yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki tebliğde; Yapı Yaklaşık birim maliyetleri Madde 1-(1) 1 '1985 tarihli ve 85/9707 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Mimarlık ve Mühendislik Hizmetleri Şartnamesinin 3.2 nci maddesi gereğince, mimarlık ve mühendislik hizmet bedellerinin hesabında kullanılacak 2025 yılı yapı yaklaşık birim maliyetleri, yapının mimarlık hizmetlerine esas olan sınıfı dikkate alınarak; KDV hariç, genel giderler (%15) ile yüklenici kârı (%10) dâhil edilerek aşağıda gösterilmiştir. Dava konusu -------- ili, --------- İlçesi, ---------- Mahallesi, --------- Mevkii, -------- pafta, --------- parsel sayılı arsa üzerinde inşa edilmiş bulunan ----------- bloklardan müteşekkil 16 adet bağımsız bölümlü meskeni bulunan havuzlu sitenin inşaat maliyet bedeli 84.634.900,00 TL olarak hesaplanmıştır. Bina inşaat maliyet bedeli ---------- 2025 yılı 3A sınıfı yapılar için tebliğ ettiği yapı yaklaşık maliyet bedeli 17.100,00 TL/m2 olarak belirlendiğini, İnşaat 2025 yılı maliyet bedeline göre; 4.869,00m2 x 17.100,00 TL/m2 = 83.259.900,00 TL, Havuz 2025 yılı maliyet bedeli 50 m2 x 27.500,00 TL/m2 = 1.375.000,00 TL Toplam 83.259.900,00 + 1.375.000,00 = 86.634.900,00 TL olarak hesaplanmıştır. ---------- Konut Fiyat Endeksi 2025/01 165,88 olarak belirlenmiş, Buna göre yaklaşık satış fiyatları 101.325.000,00 TL olarak belirlenmiştir. 2025 Ocak ayı itibariyle, Satış bedeli 101.325.000,00 TL - 84.634.900,00 TL maliyet bedeli = 16.690.100,00 TL satış karı hesaplanmıştır. 2025 yılı Adi ortaklık payının dağıtılmasında; Yargıtay kararı gereğince en yakın tarih 31.01.2025 tarihi itibari ile; Yükleniciye ait 16 dairenin 31.01.2025 tarihindeki satış tutarı 101.325.000,00 TL, İnşaatın maliyeti 84.634.900,00 TL düşüldükten sonra kalan tutar 16.690.100,00 TL, Davacı tarafından davalı tarafa ödenen 400.000 USD tutarın 31.01.2025 tarihi itibari ile değeri 14.352.440,00 TL düşüldükten sonra kalan tutar 2.337.660,00 TL olup, Adi ortaklık %50 payı 1.168.830,00 TL olarak hesaplanmıştır. Sayın Mahkemenin takdirlerine arz olunur. Saygılarımızla," şeklinde görüş bildirilmiştir.
Davacı vekiline HMK 107/2. maddesi uyarınca talep artırım dilekçesi vermek üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş ancak talep artırımda bulunmadığı görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Taraflar arasında 818 sayılı BK.nun 520 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının davalıya ödediği bedellerin tahsilini talep etmesi ortaklığın fesih ve tasfiyesine yönelik bir taleptir. Hal böyle olunca BK.nun 538. maddesinde belirtildiği gibi tasfiye, bütün hesapların görülüp ortaklığın aktif ve pasif bütün mal varlığının belirlenip ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Ortaklık sözleşmesinde hüküm bulunduğu takdirde tasfiyenin sözleşmedeki hükümlere göre yapılması asıldır. Böyle bir hükmün bulunmaması halinde ise tasfiyenin bu defa BK.nun 539. maddesindeki sıra takip edilerek yapılması gereklidir. Dava konusu olayda sözleşmede tasfiye ile ilgili özel bir hüküm bulunmadığından tasfiyenin BK.nun 539. ve devamı maddelerine göre yapılması zorunlu olup, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda taraflara delillerini sunmak üzere süre verilmiş ve sonrasında varsa ortaklara paylaştırılması gereken miktarın belirlenmesi için uzman bilirkişi kurulundan rapor alınmıştır.
Alınan 20.05.2025 tarihli bilirkişi raporuna göre, yükleniciye ait 16 dairenin 31.01.2025 tarihindeki satış tutarı 101.325.000,00 TL, İnşaatın maliyeti 84.634.900,00 TL düşüldükten sonra kalan tutar 16.690.100,00 TL, davacı tarafından davalı tarafa ödenen 400.000,00 USD tutarın 31.01.2025 tarihi itibari ile değeri 14.352.440,00 TL düşüldükten sonra kalan tutar 2.337.660,00 TL olup, adi ortaklık %50 payının 1.168.830,00 TL olarak hesaplandığı, bu durumda davacı tarafın ödediği bedel 14.352.440,00 TL ve adi ortaklık tasfiye payı 1.168.830,00 TL olmak üzere toplam 15.521.270,00 TL davalı taraftan alacaklı olduğu anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak 1.840.000,00 TL'nin karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı --------- terekesinden alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
1.840.000,00 TL'nin karar tarihi olan 15/10/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı --------- terekesinden alınarak davacı tarafa verilmesine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 125.690,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 27.324,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 98.366,4 TL harcın davalı -------- terekesinden alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken peşin yatırılan 27.324,00 TL harcın davalı ---------- terekesinden alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 40.625,25 TL bilirkişi ücreti, posta ve keşif masrafı ile iki adet 314,00 TL keşif harcı olmak üzere toplam 41.253,25 TL yargılama giderinin davalı ---------- terekesinden alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 262.400,00 TL vekalet ücretinin davalı --------- terekesinden alınarak davacıya verilmesine,
6-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile YARGITAY nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15/10/2025