T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/548 Esas
KARAR NO: 2025/972
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/08/2023
KARAR TARİHİ: 26/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA: Davacı vekili ------------- tarihli dava dilekçesinde özetle, A- Dava Konusu Olay Hakkında Müvekkili Şirket, dava konusu aracı henüz sıfır kilometredeyken şirket çalışanı olan diğer davalı -------- tarihinde satın almıştır. Dava ------------- Şasi No’lu aracın gizli ayıplı olması sebebiyle hukuki haklarının kullanılması amacıyla açılmıştır. Satın alınan bu araçtaki ayıbın tespiti ve işbu davayı açmaya sebep olayların nasıl gerçekleştiği konusunda aşağıda detayları yazılı hususları Mahkemenin bilgisine sunarız. Öncelikle belirtmek isteriz ki dava konusu araç garanti kapsamında olup, aracın tüm bakımları yetkili serviste yapılmıştır. İşbu kayıtlar -------yer almaktadır. Dava konusu araçta -----------tarihinde "Motor soğutma sıvısının eksik" olduğuna dair uyarı vermesi üzerine araç, davalı -------yetkili servisine götürülmüş, sorunun tespit edilmesi ancak kesinlikle onay alınmadan herhangi bir onarım işlemi yapılmaması talep edilmiştir. Bu yöndeki taleplerinin onarım olmadığı ve sadece sorunun tespitine yönelik olduğu davalı servis tarafından da kabul edilmiş ve aracın onarımına onay vermediği gerçeği davalı yetkili servisin ---------- yevmiye numaralı ihtarnamesinde de açıkça dile getirilmiştir. Arızanın tespit edilmesi amacıyla davalı yetkili servise bırakılan aracın silindir kapağının sökülmesi için müvekkilinden onay istenmiş, bunun üzerine ekteki -------tarihli yazıyla müvekkilinin aracın ayıplı olmasının tespiti halinde tüm seçimlik hakları saklı kalmak kaydıyla sadece sorunun tespiti amacıyla ve fakat kesinlikle onarım yapılmaması şartı ile silindir kapağının açılmasına onay vermiştir. Bunun üzerine davalı -------- tarafından aracın silindir kapağı sökülmüş, arıza tespit edilmiş ve arızanın sözde onarımı için değişmesi gerekecek parçalar ve yapılması gereken rektifiye işlemi açısından müvekkilinden onay istenmiştir. Araçta kabul edilmeyecek ölçüde parça değişimi yapılması istenmesi ve rektefiye işlemi yapılması gerektiğinin belirtilmesi üzerine işbu işlemlerin aracın değerini katlanılması mümkün olmayacak şekilde düşürmesi ve aracın ayıplı olduğunun öğrenilmesi karşısında müvekkilinin parça değişimi ve rektifiyeyi de içeren bu sözde onarım işlemine onay vermemiştir. Müvekkilinin aracın sözde onarım işlemini kabul etmediğini ve aracın ayıpsız misli ile değişim talebini ----------yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalılara ihtar etmiştir. Davalı ---------tarafından müvekkiline gönderilen -------- yevmiye numaralı ihtarname ile ayıpsız misli ile değişimi kabul etmedikleri, aracın onarılması konusunda müvekkilinden onay beklediklerini aksi takdirde verilen ikame aracın iade edilmesi gerektiği ve dava konusu aracın yetkili serviste kaldığı süre boyunca otopark ücreti verilmesi gerektiği ihtar edilmiştir. Bunun üzerine olayın hukuki bir ihtilafa dönüşeceği öngörüsüyle müvekkili şirket tarafından ---------- dosyasıyla aracın ayıplı olup olmadığının tespiti için delil tespiti davası açılmıştır. Ekte kararı sunulan delil tespit dosyası tahtında tespit edildiği üzere dava konusu araç gizli ayıplıdır. Yine bu durumun farkında olan -------- müvekkilinden onay alınmaksızın ve hatta onun rızası hilafına aracı sözde onarmıştır. Dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu tespit edildikten sonra ilgili tespit kararı da eklenmek suretiyle davalılara aracın misli ile değiştirilmesi talepleri iletilmiştir. Davalıların işbu taleplerine olumlu karşılık vermemesi üzerine --------Arabuluculuk dosya numarası sayısı ile taleplerini içerecek şekilde arabulucuya başvurulmuş ancak haklı taleplerinin bu safhada da kabul edilmeyerek analaşamama yönünde tutulan tutanakla arabuluculuk süreci sona erdirilmiştir. Görülmektedir ki bu suretle ayıplı aracın tüm külfeti ------ markasına itibar ederek araç satın alan müvekkilinin üzerine bırakılmış, müvekkili işbu davayı açmak zorunda bırakılmıştır. B- Somut Olayın Hukuki Niteliği Müvekkil şirket aracı satın aldığında gerekli dikkat ve özeni göstererek incelemesini yapmış fakat araçta bir problem görmemiştir. Araçta ki bu ayıpları müvekkilinin önceden fark etmesinin imkânı yoktur. Araçtaki ayıbın kullanıcı hatasından ortaya çıkacak cinsten olmayıp üretim hatasına bağlı gizli ayıp olduğu sabittir. Gizli ayıp, alıcıdan beklenecek ölçüdeki olağan gözden geçirme ve muayeneyle ortaya çıkmayan ayıptır. Nitekim dava konusu araçta da bu türden bir ayıp olduğu ve bu ayıbın kullanıcı hatasından değil üretici hatasından kaynaklandığı ------ dosyasında da tespit edilmiştir. Mahkemece de evleviyetle bilindiği üzere aracın üretim kaynaklı gizli ayıplı olduğu durumlarda alıcının Türk Borçlar Kanunu'nun 227. maddesinde gösterilen seçimlik hakları doğmaktadır. Müvekkilinin yazılı ihtarname göndermek suretiyle aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep etmiş ise de bu talebi karşılık görmemiş ilgili seçimlik hakları hukuksuz bir biçimde yok sayılmıştır. Oysa aracın gizli ayıplı olduğu bu gizli ayıbın aracın olmazsa olmaz parçası olan motorunda ortaya çıkmış bulunduğu, yine bunun aracın kullanılmasına doğrudan engel teşkil ettiği velhasıl dünyaca bilinen bir marka olan ve sıfır km'de alınan -------- aracın bu şekilde kabulünün müvekkilinden beklenemeyeceği ve yine müvekkilinin talimatlarına uymayan ve haklı seçimlik haklarını kullanmasına muvafakat etmeyen davalıların bu durumdan sorumlu olduğu kanaatlerince aşikardır. C- Aracın Son Durumu Hakkında Gelinen son aşamada davalı --------tarafından aracı teslim almadıkları takdirde aracı teslim için tevdi mahali tayini belirleneceği ihtar edilmiştir. Bu ihtar üzerine dava konusu araç, tüm talep ve dava hakları saklı kalmak üzere 23.05.2023 tarihinde müvekkili şirket tarafından çekici ile alınmış ve kullanılmamıştır. Teslim tutanağı ektedir. Yukarıda da izah edildiği üzere davalı ----tarafından onay ve muvafakati alınmaksızın sözde onarım işlemi yapılarak araç taraflarına teslim edilmiştir. Ancak araç servisten alındıktan hemen sonra su akıttığı görülmesi üzerine araç bu sefer farklı ------servisine -----götürülmüş ve aracın radyatörünün delik olduğu, aracın soğutma fanının değiştirilmesi gerektiği ve araçta yapılan işlemlerin araçta hasara neden olduğu tespit edilmiştir. Yetkili servisin yönlendirmesiyle aracın radyatör soğutma fanı değiştirilmiştir. Yine ------ yetkili servisi, aracın ------ yapılan motor rektifiye işlemi sırasında filtrelerinin değişmesi gerektiğini ancak bu tamiratın da servis tarafından yapılmadığını tespit etmiştir. Davalı ---- tarafından müvekkili şirkete bu yönde hiçbir bilgi verilmemiştir. Kaldı ki yine aracın bakım zamanı gelmiş olmasına rağmen bu konuda hiçbir uyarı yapılmamıştır. Yetkili servis olan davalı ------ müvekkili şirkete teslim ederken bu yönde hiçbir açıklama ve bilgilendirme yapmaksızın teslim etmesi, onay ve rıza alınmaksızın sözde onarım ve bakım hizmetleri tamamladığını iddia ederek aracı müvekkili şirkete teslim etmesi ve yine bakım zamanı gelmiş olmasına rağmen bu konuda bir bilgilendirme ve uyarı yapmamış olması sebebiyle basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünü ihlal etmiştir. Açıklananlar sebebiyle davalı ------ gereği gibi ve iyi niyetli davranmayarak müvekkili şirketi de günden güne zarara uğratmıştır. Görülmektedir ki araç ayıplıdır ve davalı ---- tarafından yapılan işlemler araçta hasara sebep olmuştur. Bu konuya ilişkin açıklamalar ------ servisindeki kayıtların celp edilmesi halinde çok açık bir şekilde ispat olacaktır. Aracın nitelikleri, markası ve modeli göz önüne alındığında aracın yukarıda belirtilen ayıp, hasar ve kusurlarıyla müvekkili şirket tarafından kullanılması imkansız hale gelmiştir. Bu sebepledir ki aracın ayıpsız misli ile değişim taleplerinin kabulü gerekmektedir. Yukarıda izahata çalıştıkları nedenlerden ötürü Mahkemeye başvurarak işbu davayı açma zarureti taraflarında hâsıl olduğundan bahisle dava konusu aracın -------- gibi -------- markasının olması, aracın sıfır kilometreden yetkili satıcıdan alınmış bulunması, söz konusu ayıbın aracın olmazsa olmaz parçalarından olan motorda ortaya çıkması, ilgili ayıbın sözde ortadan kaldırılması amacıyla yapılacak işlemlerin neredeyse motorun baştan yapılmasını gerektirecek ölçüde ağır ve neticesi itibariyle müvekkilinden katlanılmasının beklenmesi imkansız sonuçlar doğuracağı kaldı ki bu işlemler yapılsa dahi aynı arızanın yada yapılan işlemler sebebiyle aracın diğer aksamlarının arızalanması ihtimalinin bulunmasının işbu durumların müvekkiline ait aracın değerinde olağandışı düşüşler yaşanmasına sebebiyet vereceği gerçeği karşısında, öncelikle dava konusu aracın; a- Ayıpsız misli ile değiştirilmesine, b- Bu taleplerinin kabul görmemesi halinde, ayıp oranında hesap edilecek ve aracın değerinde düşmeye neden olan zararın hesap edilerek, bu tutarın ------- tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile verilmesine, (işbu tutarın taraflarınca baştan bilinmesi mümkün olmadığından bu talepleri belirsiz alacak davasına konu edilmiştir.) c- Her halükarda aracın serviste kaldığı süre boyunca--------tarihine kadar araç kiralamak zorunda kalındığından ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte 241.587,41 TL tutarındaki araç kiralama bedelinin ve delil tespiti davası yargılama giderleri olan 1.791,90 TL'nin ve müvekkilinin işbu ayıplar sebebiyle davalılara göndermek zorunda kaldığı ihtarname ücretleri olan 5.808,41 TL bedel ile toplam 249.187,72 TL'nin davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesiyle davalarının kabulüne karar verilmesine, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekâletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı ------- tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddiaları gerçeği yansıtmamakta olup; davanın reddi gerekmektedir. Şöyle ki; Davacının davaya dayanak olarak gösterdiği ------Değişik sayılı dosyasındaki raporda; "1- ----------plakalı araç soğutma suyu eksikliği problemi yaşamış olduğuna,
2- Aracın yaşanan probleminin silindir kapak contası ve subap sızdırmazlık contaların olduğuna,
3- Aracın motor silindir kapağının revizyon işlemi sırasında taşlanmış olduğuna,
4- Aracın yaşanan su eksiltme sorununun kullanıcının hatalı kullanımı neticesinde olmadığına,
5- Su eksiltme sorunun üretim kaynaklı olduğuna,
6- sorunun gizli ayıp olarak değerlendirileceğine kanaat getirilmiştir" şeklinde tespitler yapılmıştır. Belirtmek gerekir ki bu bilirkişi raporunun içeriğinde yapılan tespit ve değerlendirmeler doğrudur. Nitekim raporda tespit edilen bu hususlar, zaten servis ve bakımla ilgili şirket kayıtlarında yer alan hususlardır. Ayrıca bu raporda, dava konusu aracın, kullanıma hazır vaziyette atölye içinde bekletilmekte olduğu ve davacı tarafından teslim alınmaya hazır olduğu da raporda belirtilmiştir. Ancak sonuç ve kanaat kısmında raporun içeriği ile örtüşmeyen yorumda bulunulması hatalı olmuştur. Davacı tacir olup taraflar arasında Türk Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunundaki zamanaşımı ve ihbar sürelerinin tatbiki gerekecektir. Bu nedenle öncelikle davanın usulden reddi gerekmektedir. Dava konusu -------tarihinde su eksiltme şikayeti ile-------müvekkili servise getirilmiş, Serviste su kaçak testi yapılmış, basınçta kaçak görülmemiş, Fiziksel kontrollerde herhangi bir su kaçağı görülmemiştir. Silindir kapak conta ---- kaçak testi yapılmış, herhangi bir problem görülmemiştir. ------- test yapılmış onda da herhangi bir problem görülmemiştir. Araçla 88 km yol testi yapılmıştır. Motor su seviyesinde eksiltme görülmemiştir. ---- davacı müşteriye teslim edilmiştir. Daha sonra davacı tarafından araç bir süre daha kullanılmıştır. Bu servis kaydından 3 ay gibi uzun bir süre sonra ve araçla 12.067 km yapıldıktan sonra, yine müşterinin şikayeti üzerine servis kaydı açılmıştır. Bu aşamada yine müşterinin beyanı esas alınmış ve -----raporu oluşturulmuş ve bu kez rektifiye ölçümü kararı verilmiştir. Bu ölçüm işleminde; --- Bloğunun yapılan ölçüm ve analizlerinde,------- limitlerine uygun seviyede aşınım değerlerine sahip olduğu anlaşıldığından, revize edilmesine gerek olmadığı kullanımına devam edilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmış, Silindir kapağının yapılan ölçüm ve analizlerinde, mil ve sap birleşim yerlerinden aşınan subapların değiştirilmiş, ---- olan subap lastikleri değiştirilmiş, Silindir kapak contası değiştirilmiş, ----- değiştirilmiş, -------- motor çalışır duruma getirilerek davacı tarafından gelip aracın teslim alınması istenmiştir. Davacının davasına dayanak olarak gösterdiği değişik iş dosyasındaki raporun 3.sayfasının son cümlesinde "Aracın tarafımdan yapılan incelemesinde yukarda belirtilen işlemlerin yapılmış olduğu, aracın kullanıma hazır vaziyette atölye içinde bekletildiği" tespit edilmiştir. Yani davacının ayıplı mal olarak ileri sürdüğü araçla ilgili olarak, davacının en önemli delili olarak gösterdiği ----------- Değişik sayılı dosyasındaki raporda dahi, aracın şuan çalışır vaziyette hazır olduğu belirtilmiştir. Davacı taraf ayıbın tanımını tam olarak bilmemekte olacak ki; çalışır durumda olan araçla ilgili gizli ayıp nitelemesinde bulunmuş ve aracın yenisi ile değişimini talep etmiştir. Dava konusu araç ayıplı değildir. Hatırlatmak gerekir ki; otomobil satışlarında, satıcı yada üretici tarafından garanti süresi içinde herhangi bir arıza olmayacağının taahüdü verilmemektedir. ------ mantığı zaten bir arıza olduğunda, arızayı gidermektir. Dava konusu araç da, 65.000 km ye ulaşmış ve rutin bakım ve basit işlemlerle bir sorun tespit edilmiş ve araçtaki bu sorun da garanti kapsamında giderilmiştir. Daha sonrasında da, araç hazır hale getirilmiş ve aracı teslim alması için müvekkili şirket tarafından davacıya ihtarname gönderilmiştir. Dava konusu araçta bir ayıp olmadığı gibi, araçta üretimden kaynaklı bir ayıp olması halinde de, müvekkili şirket üretici olmadığından; bu ayıptan müvekkilinin sorumlu olması düşünülemeyecektir. Müvekkili şirket, dava konusu aracın kullanımı sürecince servis işlemlerini düzenli şekilde yapmış ve bu hususta üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmiştir. Müvekkilinin servis hizmetinden kaynaklı hiçbir kusurundan bahsedilemeyecektir. Nitekim -------- sayılı dosyasındaki raporda dahi, aracın şuan çalışır vaziyette hazır olduğu belirtilmiştir. Yani müvekkilinin servis hizmeti kapsamında, araçta meydana gelen sorunu garanti sorumluluğu kapsamında gidermiştir. Davacının buna rağmen bu davayı açması kötü niyetli olduğunu göstermektedir. Davacının ikame araç bedeline ilişkin talebi de haksızdır. Müvekkili şirket davacıya, aracın serviste kaldığı süre boyunca, yani ------- Tarihleri arasında ikame araç vermiştir. Araçtaki arıza giderilip, araç hazır hale geldiğinde de; ikame araç geri istenmiştir. Davacı taraf, hem ikame aracı kullanmış hem de bu davada ikame araç bedeli talebinde bulunmuştur. Üstelik bu talepte bulunurken, -------- tarihine kadarki tüm dönem için ikame araç bedeli talep edilmiştir. Müvekkili şirket tarafından dava konusu aracın serviste kaldığı süre boyunca, yani ------- Tarihleri arasında ikame araç vermiştir. Bundan sonraki süreçte ise, davacının aracı hazır ve kullanılabilir durumda olmasına rağmen aracını almamıştır. Aracı kullanılabilir durumdayken, bu süreçte ikame araç kullandığını iddia eden davacının bu talebinin kabul edilmesi mümkün değildir. Bu süreçte aracın hazır halde olduğu, -------- Değişik sayılı dosyasındaki raporda dahi, belirtilmiştir. Davacı, kendi aracını kullanmak yerine başka bir araç kiralamış, bu kiralamış olduğu aracın ücretini de, işbu dava ile talep etmiştir. Davalının bu talebi tamamen kötü niyetli bir taleptir. Davacı yanın diğer davalı ile birlikte müvekkili şirketi müteselsil olarak sorumlu tutmak istemesi hukuka aykırı olup kabul edilemez. Müvekkili şirket üretici veya ithalatçı firma değildir. Sadece servis hizmeti vermektedir...."4077 sayılı kanunun 4/2-2 maddesi gereğince tüketiciye karşı sorumlu olanlar belirlenmiş olup imalatcı, üretici, satıcı bayii, acenta, ithalatçı müteselsilen sorumlu olup servis hizmeti veren kuruluşun sorumluluğu bulunmamaktadır..-------- Müvekkilinin şirket dava konusu olayda yetkili servis konumunda olup davacı tarafından dava konusu araç ile ilgili olarak kendisine getirildiği tarihlerde gerekli hizmetler eksiksiz bir şekilde sunulmuştur. Dava konusu araç en son--------- tarihinde müvekkili şirkete getirilmiştir. Yapılan kontroller de; yukarıda belirtilen işlemler serviste yapılmış ve dava konusu aracın sorunu giderilmiştir. Dava konusu araca müvekkili şirket tarafından verilen hizmetler hatasız ve kusursuzdur. Müvekkili açısından davanın reddi gerektiğinden bahisle davacının davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ----- tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket huzurdaki davada; diğer davalı ----- tarihinde satın alınan --------- model aracın ayıplı olduğu, diğer davalı yetkili servis tarafından izinsiz onarıldığı iddiasıyla; aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde ayıp oranında değer kaybı ve her halukarda araç kiralama bedeli ile delil tespiti dosyası yargılama gideri talep etmektedir. Dava dilekçesinde yazılı iddia ve talepler hiçbir şekilde gerçeği yansıtmamakta olup, taraflarınca kabul edilmesi mümkün değildir. Şöyle ki; A. Davacının Ayıp İddiaları Gerçeğe Aykırıdır. Öncelikle belirtmek gerekir ki; dava konusu araç aracın ilk maliki olan diğer davalı ------- ayıptan ari olarak teslim edilmiş olup; araçta herhangi bir kusur veya üretim kaynaklı bir ayıp mevcut değildir. Aracın tüm parçaları imalatta öngörülen standartlara sahiptir. Şayet araçta üretimden kaynaklı bir sorun olması ihtimalinde aracın------- kilometre boyunca hizmet veremeyeceği açıktır. ------- içerisinde aracın katettiği kilometre olağan kullanımın oldukça üzerinde, hatrı sayılır bir kilometre olup; ------ kilometre sonrasında araçta meydana gelen arızayı üretim kaynaklı ayıp olarak nitelendirmek hakkaniyete aykırıdır. Araçta yalnızca su eksiltme arızası meydana gelmiş olup; diğer davalı yetkili servis tarafından aracın silindir kapak conta takımı set olarak değiştirilmiş, subap lastikleri ve ilgili parçaların değişimi ile motor çalışır vaziyete getirilmiş ve dava konusu araçtaki sorun kalıcı olarak giderilmiştir. Bu kapsamda onarım ile kalıcı olarak giderilen arızaların ayıp olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığından davacının ayıptan kaynaklı seçimlik haklarını kullanması mümkün değildir. B. Davacının Seçimlik Hakkı Varsa Dahi "Ücretsiz Onarım" Yönünde Kullanarak Tüketmiştir. Davacı tarafın da dava dilekçesinde bizzat kabul ettiği üzere dava konusu araç diğer davalı yetkili servis tarafından garanti kapsamında ücretsiz şekilde kalıcı olarak onarılmış olup; araçta halihazırda herhangi bir sorun bulunmamaktadır. İşbu husus davacı tarafın başvurusu üzerine -----Değişik İş dosyası üzerinden tek taraflı düzenlenen bilirkişi raporunda da açıkça aşağıdaki gibi tespit edilmiştir; ------- numaralı iş emrinde yapılan ve değişen parça listesi incelendiğinde aracın silindir kapak conta takımı set olarak değişiminin yapılmış olduğu, subap lastikleri ve ilgili parçaların değişimi ile motorun çalışır vaziyete getirilerek sorunun giderilmiş olduğu, ayrıca dizel partikül filtresi, enjektör sızdırmazlık contaları, yakıt hattı tüm boruları ve contaları, Aks keçesi gibi parçaların da değişiminin yapılmış olduğu, aracın kullanıma hazır vaziyette atölye içinde bekletilmekte olduğu, tüm onarım işlemlerinin garanti kapsamında gerçekleştiği” Davacı huzurdaki davada dürüstlük kuralına aykırı hareket etmekte ve haklarını hukukun koruyacağı şekilde kullanmamaktadır. Aracın hiçbir şekilde ayıplı olduğunu kabul etmemekle beraber, ayıplı kabul edilse dahi davacı seçimlik hakkını ücretsiz onarım olarak kullanmıştır. Şöyle ki ---- hakkı olduğu düzenlenmiştir. Kanun metnine göre alıcı bu seçimlik haklardan ancak birini kullanabilir. Aksi takdirde hakkın kötüye kullanımı olacağı aşikar olup, hem onarım hakkını kullanıp bunca zaman araçtan faydalanan kötü niyetli alıcıların daha sonrasında huzurdaki davada olduğu gibi diğer seçimlik haklarını kullanma yönünde iddialarda bulunmasına sebebiyet verecektir. Hukuk düzeninin bu yaklaşımı koruması düşünülemez. Bu noktada davacının kötü niyeti apaçık ortadadır.------- ücretsiz onarım ile giderilmiş bir arıza sebebiyle hakkaniyete ve dürüstlük kuralına aykırı bir biçimde misli ile değişim talep etmektedir. Alıcının seçimlik hakkını kullanması tüm hakların sınırı olan dürüstlük ilkesine (hakkın kötüye kullanımı) aykırı olmamalıdır. Alıcının her halde değişim hakkını kullanmasına müsaade edilmesi, hakkaniyet ilkesine aykırılık teşkil edecektir. Araçtaki arıza davacının onayıyla tamamen giderilmiş, otomobilin kullanımına engel teşkil edecek bir durum doğmamıştır. Bu durumda kanunen öngörülmüş şartlardan herhangi biri karşılanmadığından huzurdaki davaya konu malın ayıplı olduğundan söz edilmesi zaten mümkün değildir. Aracın kullanımına engel bir durum olmayıp, aracın su eksiltme sorunu aracın silindir kapak conta takımının, subap lastikleri ve ilgili parçaların değişimi ile tamamen giderilmiştir. Araçta hali hazırda herhangi bir problem olmayıp, araç sorunsuz şekilde çalışmaktadır. Tüm bu sebeplerden dolayı aracın yenisi ile değişimini gerektirecek bir durum bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacının haksız davasının esastan reddi gerekmektedir. C. Davacı TTK 23/1-C Maddesindeki Bildirim Sürelerine Uymamıştır. Davacı şirket huzurdaki davada aracın ayıplı olduğunu öne sürmekte olup; aracın ayıplı olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için aracın ayıplı olduğu düşünülse dahi, davacı ayıp ihbarı ile ilgili bildirim sürelerine uymamış, aracı teslim aldığı tarihten itibaren 8 gün içerisinde araç üzerinde inceleme yapmamıştır. Zira tacirler arasındaki satım sözleşmelerinde ayıp ihbarları ile ilgili Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 23. Maddenin son fıkrası uygulama alanı bulmaktadır. Bu maddenin son fıkrası aşağıdaki gibidir. “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür.” Davacı bir limited şirket yani tacir olup TTK’nın 18/2 fıkrası gereği, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü altındadır. Türk hukukunda tacirlere uygulanan hükümler diğer kişilere uygulanan hükümlerden farklıdır. Bunun sebebi tacirin ticari hayatı ile ilgili olarak yaptığı işlerde diğer şahıslardan daha çok özen göstermesi gereğidir. Tacirin bilmek zorunda olduğu şeylerin başında ticari hayatı için gerekli olan kanun hükümleri, ticari hayatın gerekleri ve teamülleri ile ticari örf ve adet gelir. Çünkü tacir, ticari hayatı ile ilgili olarak yapacağı tüm muamelelerde bunları nazara alacaktır. Bu sebeplerden dolayı tacirden beklenen ihtimam, tacir olmayanlara nazaran daha fazla olacaktır. Tacir tüm hukuki ve fiili faaliyetlerini yaparken, ticari hayatın gerektirdiği tüm tedbirleri alacak ve meydana gelebilecek değişimleri önceden tahmin etmeye çalışacaktır. Tacirlerin tüketici gibi düşünülmesi mümkün olmayıp, zaten sırf bu nedenle ayıplı mala ilişkin ihbar süreleri ile ilgili 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri birbirinden ayrışmaktadır. Bu genel prensipler ışığında ve dosya kapsamı incelendiğinde görüleceği üzere, davacı bir tacir olarak malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde malı incelememiş veya incelettirmemiştir, buna ilişkin dosyaya sunulmuş bir kayıt bulunmamaktadır. Tacir malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde malı gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, yine bu süre içerisinde ona bildirmek zorundadır, aksi takdirde malı kabul etmiş sayılacaktır. Somut olayda böyle bir inceleme, incelettirme veya süresinde yapılmış bir bildirim bulunmadığından, kanunun açıkça ilgili emredici hükmüne aykırılık teşkili söz konusu olup, davanın reddi gerekmektedir. Tacirler arası ayıp ihbarları ile ilgili olarak Yargıtay’ın içtihatları çok kesin olup, ilgili kararlardan ilgili bölümler işbu dilekçemizin devamında sunulmaktadır. ---------Dava, satış sözleşmesinde ayıplı aracın iadesi veya bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa bu 2 ve 8 günlük süre içinde durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Somut olayımızda dava konusu araç, davacı alıcıya ---- tarihinde teslim edilmiştir. Davacı vekilinin dosya içindeki beyanı ve ihtarname içeriğinden de araçtaki ayıpların aynı gün öğrenildiği ayıp ihbarının ise ----- tarihinde yapıldığı anlaşılmış olup, açıklanan ilkeler uyarınca ihbar yükümlülüğünün süresinde yerine getirilip getirilmediği üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sebebiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.--------Mahkemece de hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen teknik bilirkişi dava konusu makine hakkında uzman olmayıp rapor içerisinde yapmış oldukları tespitler ile sonuç kısmında makinenin ayıplı olmadığı görüşü de çelişki oluşturmaktadır. Mahkemece davaya konu makine ile ilgili olarak uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulunca makine üzerinde inceleme yapılarak söz konusu makinelerin taraflar arasında düzenlenen ------ tarihli sözleşmede belirtilen makinelerin teknik özelliklerine sahip ve çalışır durumda olup olmadığı, makinelerde üretime dayalı ayıp bulunup bulunmadığı, ayıplı ise de açık veya gizli ayıp niteliğinde olup olmadığı, buna göre makinelerin davacı alıcıya ne zaman teslim edildiği, buna göre TTK m.23 gereğince ayıp ihbar sürelerine uyulup uyulmadığı tespitiyle toplanacak deliller doğrultusunda karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. …” ------- Somut olayda davacı davaya konu şarj aletlerini ---- tarihinde satın ve teslim aldığını bildirmiş ve---- tarihinde kargo vasıtasıyla ayıp ihbarında bulunduğunu beyan etmiştir. Davacının mesleğinin elektronik tamircisi olduğu da gözetildiğinde satın aldığı malları 6102 Sayılı TTK'nun 23. maddesinde öngörülen süreler içerisinde inceleyip varsa ayıp durumunu tespit etmesi mümkün iken bu süreleri geçirdikten sonra kargo yoluyla ayıp ihbarında bulunduğunu beyan etmesi karşısında somut olay bakımından süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığının kabulü gerekir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. ------ Dava, satıcının ayıba karşı tekeffülü hükümlerine dayanmaktadır. Davalı vekili süresinde zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Taraflar tacir olup, iş ticaridir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23/c maddesi uyarınca "... Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Bu durumda bilirkişi kurulu raporunda ayıbın "açık ayıp" olduğu saptandığına göre, anılan madde hükmü gözetilerek, ayıp ihbar süreleri üzerinde durulup değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, anılan yasa hükmü gözetilmeden ayıp ihbarının makul sürede yapıldığından bahisle eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. …” Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle davanın öncelikle usulden, Mahkeme aksi kanaatte ise de esastan reddine karar verilmesini talep ettiklerinden bahisle davanın usulden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, vekalet ücreti, masraf ve sair giderlerin de davacı tarafa yükletilmesine, her türlü dava ve tazminata ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla karar verilmesini talep etmiştir.Dosyanın------ görevli 3 makine mühendisi bilirkişi, bir nitelikli hesaplamalar uzmanı ve bir mali müşavirden oluşan heyete tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları ile dava konusu ------plakalı araçta ayıp olup olmadığı, ayıp varsa gizli ayıp olup olmadığı, tamir sürecinde hatalı işlem uygulanıp uygulanmadığı, ayıpsız misliyle değişim gerekip gerekmediği, değişim gerekmiyorsa araçtaki değer kaybı miktarının tespiti, aracın ayıplı olması halinde serviste kaldığı günler için araç kiralama bedeli ve hali hazırda araçta bir problem olup olmadığının tespitinin istenilmesine, makine mühendisi bilirkişilerince araç üzerinde teknik inceleme yapılmasına, yapılacak incelemeye tüm taraf vekillerinin çağrılmasına karar verilmiştir.Bilirkişiler ------ tarafından sunulan
----bilirkişi heyet raporunda özetle; "SONUÇ Yukarıdaki hususlar muvacehesinde; i- Dava konusu aracın ekonomik ömrüne göre oldukça erken sayılabilecek bir dönemde kullanıcının/davacının müdahalesinin olmadığı soğutma sistemi üzerinde ortaya çıkan, maldan faydalanmayı engelleyen arıza nedeni ile imalat kaynaklı olarak AYIPLI mal olduğu, ortaya çıkması için aracın belli bir mesafe kullanılması gerektiği ve satın alma esnasında ortalama bir kullanıcı tarafından yapılacak makul bir inceleme ile tespiti mümkün olmayan dikkate alındığında ayıbın niteliğinin GİZLİ AYIP olduğu, ii- Dava konusu aracın konu gizli ayıp aracın ayıpsız misli ile değişimi hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, iii- Konu gizli ayıbın 3 no'lu davalı yan yetkili servisi tarafından yapılmış olan müdahaleler ile giderildiğinin kabulü gerektiği, iv- İnceleme esnasında tespit edilen radyatör alt kısmı hasarının 3 no'lu davalı yetkili servisinde meydana geldiğine dair yeterli delilin dosyada bulunmadığı, v- Konu motorun onarımı nedeni ile dava konusu aracın dava tarihinde -03.08.2023- piyasa rayici üzerindeki değer kaybının 150.000 TL olarak değerlendirildiği, vi- Aracın motorunun rektifiye işlemlerinin ve onarımının yedek parça tedariki dahil değişiminin 10 makul iş günü süresinde yapılabileceği bu süreçteki araç ikame bedelinin dava tarihinde ortalama olarak 25.000 TL olduğu bu süreci aşan kısmın taraflar arasındaki ihtilaftan kaynaklandığı, davacının aşan süreyi de kapsayan 143.422 TL'lik fatura sunduğu ilgili faturaların kabulünün Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, vii- Davacının toplam alacağının 176.791,90 TL hesap edildiği, Belirtir rapor kanaat olarak Sayın Mahkemenin takdirlerine arz olunur." şeklinde görüş bildirilmiştir. Tarafların itirazları doğrultusunda bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler --------bilirkişi heyet ek raporunda özetle; "SONUÇ Yukarıdaki hususlar muvacehesinde; i- Dava konusu aracın ekonomik ömrüne göre oldukça erken sayılabilecek bir dönemde kullanıcının/davacının müdahalesinin olmadığı soğutma sistemi üzerinde ortaya çıkan, maldan faydalanmayı engelleyen arıza nedeni ile imalat kaynaklı olarak AYIPLI mal olduğu, ortaya çıkması için aracın belli bir mesafe kullanılması gerektiği ve satın alma esnasında ortalama bir kullanıcı tarafından yapılacak makul bir inceleme ile tespiti mümkün olmayan dikkate alındığında ayıbın niteliğinin GİZLİ AYIP olduğu, ii- Dava konusu aracın konu gizli ayıp aracın ayıpsız misli ile değişimi hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, iii- Konu gizli ayıbın ------no'lu davalı yan yetkili servisi tarafından yapılmış olan müdahaleler ile giderildiğinin kabulü gerektiği, iv- İnceleme esnasında tespit edilen radyatör alt kısmı hasarının 3 no'lu davalı yetkili servisinde meydana geldiğine dair yeterli delilin dosyada bulunmadığı, Görüşlerinin korunduğu, v- Konu motorun onarımı nedeni ile dava konusu aracın dava tarihinde -------piyasa rayici üzerindeki değer kaybının -----olarak değerlendirildiği,----- tarafından belirtilen görüşe neden katılınmadığının gerekçeli olarak verildiği, vi- Davacıya onarım bitene kadar---- tarihine kadar ikame araç tahsis edildiği anlaşılmakta olduğu, ----- no'lu davalı yan ise aracın onarımının----- tarihine kadar alınmadığı iddia olunmaktadır. vii- Aracın motorunun rektifiye işlemlerinin ve onarımının yedek parça tedariki dahil değişiminin 10 makul iş günü süresinde yapılabileceği bu süreçteki araç ikame bedelinin dava tarihinde ortalama olarak ---- olduğu bu süreci aşan kısmın taraflar arasındaki ihtilaftan kaynaklandığı, viii- 3 no'lu davalının kendi belirttiği onarım süresince ----- arası 16 gün içerisinde 14 iş günü ikame araç sağlandığının anlaşıldığı, 10 makul iş günü sürenin bu süre içerisinde sayılıp sayılmaması ve bu durumda bir ikame araç tazminatı doğup doğmadığı hususu Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, ii- davacının aşan süreyi de kapsayan ---- fatura sunduğu ilgili faturaların kabulünün Sayın Mahkemenin takdirinde olduğunu, belirtir EK rapor kanaat olarak Sayın Mahkemenin takdirlerine arz olunur. Saygılarımızla," şeklinde görüş bildirilmiştir. Davacı vekili ----- talep artırım dilekçesiyle özetle; işbu davadaki talepleri yönünden davaları; Öncelikle aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi yönünden taleplerinin kabulü ile: Aracın dava tarihindeki rayiç değeri olan ------ üzerinden harç yatırılmıştır. 30.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda aracın rayiç değerinin 3.400,00 TL olduğunu belirtmiştir. Bu sebeple 400.000 TL fark üzerinden tamamlama harcını yatırdıklarını, terditli olarak talep edilen ve değişim talebi kabul edilmezse aracın ayıplı olması sebebiyle değer kaybı talepleri yönünden: Taleplerini -----tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile ---- ödenmesi konusunda artırdıklarını, artan bedel ----- fark üzerinden tamamlama harcı yatırdıklarını, herhalde aracın gizli ayıplı olması sebebiyle aracın serviste kaldığı günlerde kiralanan araç kiralama bedelleri olan bilirkişi raporu ile sabit 241.587,41 TL ve delil tespiti davasının yargılama giderleri olan 1.791,90 TL ve ihtarname masrafları için 5.808,41 TL tazmini talepleri yönünden toplam: 249.187,72 TL üzerinden dava açılış anında harç yatırılmıştır. İlgili bedellerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte ödenmesini talep ettiklerinden bahisle öncelikle aracın ayıpsız misli ile değişimi taleplerinin kabulünü (aracın rayiç değerinin 3.400,000 TL olarak belirtilmesi sebebiyle aradaki 400.000 TL fark üzerinden eksik harcı tamamladıkları), bu talepleri kabul edilmezse terditli olarak açmış oldukları davanın aracın ayıplı olması sebebiyle değer kaybı talepleri yönünden talepleri 150.000 TL ye artırılarak 14.02.2023 tarihinden itibaren avans faizi ile ödenmesini, herhalde aracın gizli ayıplı olması sebebiyle aracın serviste kaldığı günlerde kiralanan araç bedelleri yönünden makul süre kavramının işbu davada uygulamanın mümkün olmadığı zira servis ve satıcının aynı kişi olması sebebiyle taleplerinin kabulünü bu noktada bilirkişi raporunda belirtilen 168.422 TL yönünden araç kiralama taleplerinin kabulünü, bu bedelin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini, (talep edilen bedelin harcı dava açarken yatırılmıştır), yine delil tespiti davası yargılama gideri olan 1.791,90 TL ve ihtarname masrafı 5.808,41 TL yönünden taleplerinin kabulünü, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, dava konusu ------aracın ayıplı olduğundan bahisle aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, bu talebin kabul görmemesi halinde ayıp oranında değer kaybı ve araç kiralama bedeli ile delil tespiti dosyası - ihtarname masraflarının ödetilmesi istemlerine ilişkindir. Dava konusu---- numaralı araç davalı ----- tarihinde sıfır olarak davalı ---- satılmış, davalı---- tarafından dava konusu---- plakalı araç ikinci el olarak ----tarihinde davacı ----- satılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun III. Ayıptan sorumluluk 1. Konusu a. Genel olarak başlıklı 219 uncu maddesi "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." ve 7. Alıcının seçimlik hakları a. Genel olarak başlıklı 227 nci maddesi "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri iledeğiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." hükmünü düzenlemiştir.
Tüm dosya kapsamına göre somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu ---- plakalı aracın davacı tarafından davalı ---- ikinci el olarak satın alındığı, yani davalı ---- son satıcı olduğu, davalı ---- ilk satıcı olduğu ve davalı ------ ithalatçı olduğu, dava konusu aracın motor soğutma sisteminde araç 51.427 km'de iken arıza meydana geldiği, arızanın garanti kapsamında giderildiği, sonra araç 63.482 km'de iken tekrar aynı arızayı verdiği, arızanın yine garanti kapsamında giderildiği, soğutma sistem sorununun imalata dayalı bir ayıp olduğu ve zamanla ortaya çıktığından gizli ayıp olduğu, bu durumda alıcı davacının satım sözleşmesini feshetme hakkının doğduğu ancak misliyle değişimin hakkaniyete uygun olmadığı, çünkü aracın dava tarihindeki değerinin 3.400.000,00 TL, değer kaybının ise 150.000,00 TL olduğu, aracının değerinin %4'ü gibi bir değer kaybı sebebiyle aracın misli ile değiştirilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı, üstelik dava tarihi itibariyle ücretsiz onarımının gerçekleştirildiği anlaşılmakla aracın ayıpsız yenisi ile değiştirilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Araçta gizli ayıp bulunduğu ancak alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hakkaniyete uygun olmadığından satış bedelinin indirilmesi gerektiği, bilirkişiler tarafından tespit edilen 150.000,00 TL değer kaybı kadar bedelde indirim yapılması gerektiği, bedel indirimini ödemekle yükümlü olanın son satıcı ---- anlaşılmakla, 150.000,00 TL'nin davalı ----dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. Aracın ikinci kez arıza yaptığında tamir için davalı -----tarihinde bırakıldığı, aracın tamir süresinin 10 iş günü olduğu, -----tarihleri arasında davacıya ikame araç tahsis edildiği, ikame aracın iade edildiği tarih itibariyle araçtaki arızanın giderildiği ancak taraflar arasındaki ihtilaf sebebiyle davacı tarafından aracın teslim alınmadığı, aracın davacı tarafından 23.05.2025 tarihinde teslim alındığı, davacı tarafça ikame araç iade edildiği tarihte araç kullanıma hazır olduğu için davacı tarafın ikame araç bedeli talep edemeyeceği anlaşılmakla araç kiralama bedeli talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafın delil tespiti dosyası - ihtarname masrafları taleplerinin yargılama gideri kısmında değerlendirilmesine karar verilmiştir. Davacının aynı davalılara karşı ileri sürebileceği farklı istemlerini tek bir davada isteyebilmesi mümkün olup, bu duruma objektif dava birleşmesi denilmekte olup yargılamaya konu davada da terditli olarak aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi veyahut değer kaybı ile araç kiralama bedeli istemleri olmak üzere iki ayrı dava açılmış, bu sebeple davalılar yararına iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesine---- karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-------- tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
2-Davacı tarafın araç kiralama bedeli talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 10.246,50 TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından yatırılan 55.658,78 TL peşin harç ve 9.500,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 65.158,78 TL harçtan mahsubuyla fazla alınan 54.912,28 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 10.246,50 TL'nin davalı -------- alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen delil tespiti davasının yargılama gideri 1.791,90 TL, ihtarname masrafı 5.808,41 TL, posta masrafı 1.716,50 TL ve bilirkişi ücreti 35.000,00 TL olmak üzere toplam 59.616,81 TL'nin kabul ret oranına göre hesaplanan 22.401,80 TL'sinin davalı ------- alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı ----- tarafından sarf edilen 62,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ------verilmesine,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı --- alınarak davacıya verilmesine,
8-Terditli olarak aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi veyahut değer kaybı davası yönünden, davalılar-------kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ------------ verilmesine,
9-Araç kiralama bedeli davası yönünden, davalılar -------vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ------verilmesine,
10-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddesi ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
11-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,
Dair, davacı vekili, davalı ---- vekili ve davalı ----- yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde-----------Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/11/2025