T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/201 Esas
KARAR NO : 2025/720
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/03/2022
KARAR TARİHİ : 18/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi özetle: Keşidecisi -------- olan --------- Şubesi --------- çek matbu seri numaralı, --------- hesap numaralı, 48.800,00 TL bedelli, 15.10.2021 vade tarihli (diğer 11 adet çekle birlikte) müvekkil şirket ---------Ş. tarafından ---------Ş” ye gönderilmek üzere -------- Şubesine 30/07/2021 tarihinde teslim edildiği ancak söz konusu kargo şubesi yetkilisi -------- tarafından çeklerin yer aldığı kargo gönderisinin 02/08/2021 tarihinde teslimat aracından çalındığı --------Ş.'ne bildirildiği, yaşanan hırsızlığa ilişkin şikayetçi ifade tutanağı gönderilerek, firmaları tarafından hukuki işlemlerin başlatıldığı, müvekkili -------Ş'nin. rızası hilafına elinden çıkan çeklerin iptali için ihtiyati tedbir talebiyle ------- Esas Numaralı dosya ile çekler hakkında dava açıldığı, anılan mahkemece 05/08/2021 tarihinde -------- Bankası --------- Şubesi --------- çek matbu seri numaralı, -------- hesap numaralı, 40.000,00 TL bedelli, 31.10.2021 vade tarihli, keşidecisi --------- olan çeke ilişkin ödemeden yasaklama kararı verildiği, 1. ilanı --------- 06/08/2021 tarihinde yapıldığı, konuya ilişkin yine müvekkili tarafından--------- soruşturma numarası ile suç duyurusunda bulunulduğu, -------- karar no ile yetkisizlik kararı verilerek --------- Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen soruşturma dosyası------- soruşturma numarasına kaydedilerek işlem gördüğü, ayrıca çalıntı çekleri elinde bulunduran davalı şirketlerin soruşturma dosyasına eklenmesine ilişkin ------- Cumhuriyet Başsavcılığına da beyanda bulunulduğu, davalı taraf, müvekkil şirketi zarara uğratma maksadı ile haksız ve kötü niyetli olarak, -------- İcra Dairesi -------- E. Numaralı dosyası ile müvekkil şirket aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığı, davalı şahıs ile hiçbir ticari ilişkisi bulunmayan müvekkil şirket, icra tehdidi altında icra dosyasına ödeme yapmak zorunda kaldığı, davaya konu çek, konulan ödeme yasağının 06/08/2021 tarihinde -------- ilanına rağmen ... tarafından meşru hamilin kim olduğu, çeke ödeme yasağının ne zaman ve neden konulduğu gibi önemli hususlar araştırılmaksızın devralındığı, şikayete konu takibe ilişkin çek yetkili hamili bulunan müvekkil şirketin elinden rızası dışında çıkmış olup, hukuken uygun bir zilyetlik devri gerçekleşmediğinden geçerli bir ciro zinciri kurulmuş olduğundan da bahsedilemeyeceği, hal böyleyken, -------- E. numaralı dosyası ile yapılan ilan ve ödeme yasağı kararlarına rağmen söz konusu çeki kötü niyetle ve ağır kusur ile iktisap ettiği sabit olan davalı/ alacaklı tarafın yetkili hamil sıfatı ile icra takip hakkı da söz konusu olmayıp, davalı tarafa icra tehdidi altında ve haksız olarak ödenmiş olan 68.110,35 TL'nin istirdadına karar verilmesinin gerekti; müvekkil şirketin, davalıya borçlu olmadığı bir parayı ödemesi sebebiyle işbu davayı açmak zorunluluğu doğduğu, buna göre, davalı tarafın ilgili çeki iktisap etmesindeki ağır ihmalinin ve kötü niyetinin tespit edilebilmesi için diğer cirantalarla birlikte ticari defterlerinin, muhasebe kayıtlarının, banka kayıtlarının, çekin karşılığında verilen fatura ömeklerinin ve ilgili evrakların mahkemece talep edilmesi ile çek bedelinde ticari faaliyetlerinin (üretim, alım-satım) bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinin gerektiği, son olarak, ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olarak arabuluculuk kapsamında arabuluculuğa başvurulduğu ancak görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamadığı, yukarıda açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle, davanın kabulü ile müvekkil şirketin icra dosyasına borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 68.110,35 -TL'nin ödeme tarihi olan 21.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte istirdadına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi özetle: Usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip tutanağı tebliğ edildiği ancak cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, -------- İcra Müdürlüğünün -------- esas sayılı icra dosyasından takibe konu -------- numaralı 15/10/2021 vade tarihli keşidecisi --------- olan 48.700,00 TL bedelli olan çekin ve ödenen bedelinin istirdadı talebine ilişkin olduğu görüldü.
Mali Bilirkişi incelemesi; Talimatla incelettirilen davacı ... ile ilgili SMMM --------- tarafından hazırlanan 16.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu çekle ilgili aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür. Dava konusu keşidecisi --------- olan --------- Şubesi --------- çek matbu seri numaralı, ---------- hesap numaralı, 48.800,00 TL bedelli, 15.10.2021 vade tarihli çekin davacı kayıtlarında yer aldığı, davalı tarafından --------- E numarası ile başlatılan takibe karşı davacı tarafından icra dairesine 21.12.2021 tarihinde 68.110,35 TL ödeme yapıldığı ve -------- evrak numarası ile teminatlar hesabına alındığının tespit edildiği görülmüştür.
Davalı Hesap İncelemesi; Dava dosyasına celp edilmiş olan davalı ile ilgili --------- Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından gönderilmiş olan 10.12.2024 ve 29.04.2025 tarihli müzekkere cevaplarında davalı ...’in İşletme defteri tutması nedeniyle BA-BS formunun bulunmadığının belirtildiği, Tüm bilgiler ışığında davalının İşletme defterine tabi olduğunun anlaşıldığı, bilindiği üzere, mükellefler tarafından tutulacak defterler, defterlere ilişkin kayıt düzeni ve tasdik zamanları 6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve Vergi Usul Kanunu'nda (VUK) düzenlenmiş bulunmaktadır. 6102 Sayılı TTK'nın 64. maddesinin 5. fıkrasında "Bu Kanuna tabi gerçek ve tüzel kişiler, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun defter tutma ve kayıt zamanıyla ilgili hükümleri ile aynı Kanunun 175 inci ve mükerrer 257. maddelerinde yer alan yetkiye istinaden yapılan düzenlemelere uymak zorundadır." hükmü yer almaktadır. Söz konusu hüküm dikkate alındığında, ikinci sınıf tüccarların tutacakları defterler ve yapılacak kayıtların içeriğini Vergi Usul Kanununda yer alan hükümler doğrultusunda tespit edecekleri anlaşılmaktadır. Vergi Usul Kanunu'na baktığımızda, ikinci sınıf tüccarların işletme hesabı esasına göre tespit edecekleri kazançlarını kayıt altına alırken işletme hesabı defterini kullanacakları görülecektir. İşletme hesabı defteri ciltli, sayfaları karşılıklı, sıra numaralıdır. Karşılıklı sayfaların sol tarafı gider kısmından, sağ tarafı gelir kısmından oluşmaktadır. İkinci sınıf tüccarlar tutukları işletme defterinin sol tarafına gider, sağ tarafına ise gelir doğurucu işlemlerini kaydedeceklerdir. İşletme defterinin her sayfasının ilk satırı, bir önceki sayfanın toplamının devredildiği "devreden toplam satırı", son satırı ise sayfa toplamının yazıldığı "toplam satırı "dır. Söz konusu deftere yapılacak gider ve gelir kayıtlarının en az sıra numarası, kayıt tarihi, işlemin türü ve işlem tutarını ihtiva etmesi şarttır. İşletme defteri tek taraflı kayıt esasına göre tutulmaktadır. İşletme defterine işlemin gelir veya gider doğurma özelliğine göre kayıt yapılmakta olup; kaydedilen işlemle ilgili kasaya girişçıkışlar, bankaya yatırılan paralar ve bankadan yapılan ödemeler, borçlanılan ya da alacaklanılan tutarlara ilişkin herhangi bir kayıt yapılmamaktadır. İşletme hesabı defterinin ifade edilen özelliği nedeniyle ikinci sınıf tüccarlar, kayıt altına aldıkları işlemlerden doğan alacaklarını ve borçlarını bu defterlerden takip edememektedirler. Kayıt altına aldıkları işlemlerden doğan alacak ve borçları takip etmek isteyen ikinci sınıf tüccarların ayrıca yardımcı defterler tutmaları gerekmektedir.
Bu bağlamda davalı tarafın işletme defteri tuttuğu dikkate alındığında yukarıda açıklanan sebeplerden ödeme ve tahsilatlara ilişkin davalının ticari defterleri incelenmiş olsa bile defter kayıtları üzerinden ödeme ve tahsilatlara ilişkin herhangi bir bilgiye ulaşılmayacağı değerlendirilmiştir.
İş bu istirdat davasına konu olan keşidecisi dava dışı ----------, lehtarı davacı ... olan 15.10.2021 vadeli --------- Şubesi ---------çek matbu seri numaralı,-------- hesap numaralı 48.800,00 TL bedelli çekin ciro silsilesi incelendiği zaman 1.cirantanın davacı ..., 2.cirantanın dava dışı ---------Şti, 3.cirantanın ------- ---------, 4 cirantanın davalı ... olduğu, davalı tarafından ------- İcra Dairesi -------- E numarası ile başlatılan takibe karşı davacı tarafından icra dairesine 21.12.2021 tarihinde 68.110,35 TL ödeme yapıldığı ve -------- evrak numarası ile teminatlar hesabına alındığının tespit edildiği görülmüştür.
BA-BS Formlarının İncelenmesi, Davacı Yönünden; Sayın Mahkemece dava dosyasına kazandırılan davacı şirketin -------- Vergi Dairesi ve -------- Defterdarlığı tarafından gönderilen 2021 dönemi alış satış analizlerinde yer alan bilgiler kapsamında dava konusu çekin arkasında ciro silsilesinde yer alan firmalar ile ilgili ticari ilişki olduğuna yönelik herhangi bir kayda, beyan ve bildirime rastlanmamıştır. Davalı Yönünden; Sayın Mahkemece dava dosyasına celp edilmiş olan davalı ile ilgili -------- Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından gönderilmiş olan 10.12.2024 ve 29.04.2025 tarihli müzekkere cevaplarında davalı ...’in İşletme defteri tutması nedeniyle BA-BS formunun bulunmadığının belirtildiği görülmüştür.
Değerlendirme;Davacı şirket kayıtlarında, dava konusu edilen 15.10.2021 vadeli, 48.800,00 TL bedelli, --------- Şubesi keşide yeri olan çekin mevcut olduğu; bu çekle ilgili olarak 21.12.2021 tarihinde faiz ve ferileri ile 68.110,35 TL’lik ödemenin yapıldığı ve bu ödemenin “teminatlar hesabına” alındığı hem şirket kayıtları hem de dosyaya sunulan önceki bilirkişi raporu ile sabit olduğu, Davalı ...’in işletme hesabı esasına tabi ikinci sınıf tacir olduğu, bu sebeple Vergi Usul Kanunu kapsamında BA-BS formu verme yükümlülüğü olmadığı, davalı tarafın incelemeye katılmadığı, ticari defter kayıt ve belgelerini sunmadığı açıklanan nedenle Sayın Mahkemece verilen görev doğrultusunda davalı yanın ticari defter, kayıt ve belgelerinin incelenemediği, Davacı vekili dava dilekçesinde davacı şirket tarafından ---------Ş’ ye gönderilmek üzere dava konusu çekinde içinde yer aldığı (diğer 11 adet çekle birlikte) diğer çeklerle birlikte --------- Şubesine 30/07/2021 tarihinde teslim edildiği, ilgili çeklerin çalındığının beyan edildiği, Sayın Mahkemece dava dosyasına kazandırılan ------ -------- Şirketi 08.07.2024 tarihli müzekkere cevabında 30.07.2021 tarihinde --------- irsaliye numarası ile --------- şubesinden -------- şubesine dosya şeklinde gönderimi gerçekleşen --------Ş göndericili -------- alıcılı kargonun dağıtımı esnasında çalınmış olduğu ve zayi durumunda olmuş olduğunun belirtildiği, yine kargo çalışanı --------- tarafından 02.08.2021 tarihinde verilen ifadede de müşterilere ait 12 adet dosyanın çalındığının beyan edildiği, Dosya kapsamı ve ciro silsilesi incelendiğinde; çekin ilk lehtarı davacı şirket olduğu, çekin elden çıkışı sonrası ciro yoluyla birkaç şirket ve şahıs elinden geçtiği, son olarak davalı ... tarafından ciro yoluyla elde edildiği, davacı şirketin 2021 dönemi BA/BS formlarında, ciro silsilesinde yer alan kişi ve şirketlerle herhangi bir mal veya hizmet alışverişi bildirimi bulunmadığı, bu nedenle çekin devrine dayanak olabilecek ticari bir işleme ait veri tespit edilemediği kanaati bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, --------- İcra Müdürlüğünün--------- esas sayılı icra dosyasından takibe konu --------- numaralı 15/10/2021 vade tarihli keşidecisi ------- olan 48.700,00 TL bedelli olan çekin ve ödenen bedelinin istirdadı talebine ilişkindir. İstirdat davasına konu olan keşidecisi dava dışı --------, lehtarı davacı ... olan 15.10.2021 vadeli------- Şubesi ------- çek matbu seri numaralı, ------- hesap numaralı 48.800,00 TL bedelli çekin ciro silsilesi incelendiği zaman 1.cirantanın davacı ..., 2.cirantanın dava dışı --------Şti, 3.cirantanın ------ -------, 4 cirantanın davalı ... olduğu, davalı tarafından -------- İcra Dairesi --------- E numarası ile başlatılan takibe karşı davacı tarafından icra dairesine 21.12.2021 tarihinde 68.110,35 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.------- --------Şirketi 08.07.2024 tarihli müzekkere cevabında 30.07.2021 tarihinde ------- irsaliye numarası ile -------- şubesinden ------- şubesine dosya şeklinde gönderimi gerçekleşen ---------Ş göndericili ---------- alıcılı kargonun dağıtımı esnasında çalınmış olduğu ve zayi durumunda olmuş olduğunun belirtildiği, yine kargo çalışanı --------- tarafından 02.08.2021 tarihinde verilen ifadede de müşterilere ait 12 adet dosyanın çalındığının beyan edildiği anlaşılmaktadır.-------- CBS'ye davacı şirket tarafından bir kısım çeklerin çalındığına ilişkin şikayette bulunulmuştur.
6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca ispat yükü, çekin yetkili hamili olduğunu ve çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, davacının bu hususların yanı sıra ayrıca davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu ileri sürüp kanıtlaması gerekmektedir.
Davacı çekte taraf olduğundan, yetkili hamil olduğu, ayrıca mevcut kargo firması görevlisinin ifadesinden çeklerinin rızası hilafına davacının elinden çıktığı kanaatine varılmış ise de;Mahkememizce ve talimatla aldırılan bilirkişi raporları, Savcılık soruşturma dosyası, dosyaya kazandırılan çek zayi dosyası ve diğer çeklere ilişkin açılan dava dosyaları ve tüm dosya kapsamı bilikte değerlendirildiğinde davacının, davalının çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ispat etmesi gerektiği, davacının davalının çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ispat edemediği değerlendirilmekle davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın REDDİNE
1-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 4.652,62 TL harçtan peşin alınan 1.163,16 TL 'nin mahsubu ile bakiye 3.489,46 TL harcın davacıdan tahsiline hazineye gelir kaydına,
2- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
3-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------- bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına
5-Taraflarca yatırılan gider avansının artan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluklarında kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde -------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/09/2025