T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/1248 Esas
KARAR NO : 2025/735
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/10/2018
KARAR TARİHİ : 24/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili 18/10/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; 23.10.2018 vadeli 60.000 TL, 08.11.2018 vadeli 60.000 TL, 15.11.2018 vadeli 60.000 TL, 23.11.2018 vadeli 60.000 TL, 08.12.2018 vadeli 60.000 TL, 13.12.2018 vadeli 60.000 TL, 21.12.2018 vadeli 60.000 TL ve 06.01.2019 vadeli 60.000 TL vadeli çekler yönünden borçlu olunmadığının tespiti konulu davada, davacı ile davalı şirketler arasında 13.06.2018 tarihinde "Toptan Satış ve Hizmet Sözleşmesi" başlıklı -karbüratör, platt parts ve diamond, -------- -------- motor- gibi ürün gamı içerikli materyellerin satış ve pazarlanması hususunda anlaştıklarını, ürünler ve donanımlara ilişkin ücretler, ait oldukları her bir ürün'ün --------- satışına ve teslimine ilişkin olup, anılan satış ile birlikte ürünlerin mülkiyeti davacı şirkete ait olacağını, yazılı sözleşme suretinin ekte olduğunu, sözleşmenin 3. sahifesinde "Ücretler ve Ödeme" başlıklı 5. maddesinde ifade edildiği üzere 1 nolu davalı Distribütör şirket --------- "AVANS ÇEK" olarak davaya konu çeklerin teslim edildiğini, davalı satıcı ve çeklerin lehdarı olan davalıların çekleri avans olarak almalarına rağmen sözleşme konusu ürünleri teslim etmediklerini, davalı taraftan müteaddit defalar ürünlerin teslimi talep edilmesine rağmen duyarsız kalınması üzerine işbu kez dava konusu avans çeklerinin iadesi talep edilmişse de, çeklerde geri verilmediğini, Türk Ticaret Kanunun 698 ve 818 maddeleri gereği çeklerin tahsil için bankaya ibraz edilmemesi gerektiğini, çeklerin davalılara teminat (avans) olarak verilmiş olduğunun sözleşme ve ticari defter kayıtlarından anlaşıldığını, bu durumunda çeklerin gizli rehin cirosu ile davalı --------- elinde bulunması sebebi ile bu şirketlerin davaya konu çekler yönünden yetkili hamil olmadığı gözetilerek taleplerinin kabulü gerektiğini, dava konusu haksız durum sebebiyle, müvekkilinin telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı oldukça açık olduğundan; davaya konu kambiyo senetlerinin ödenmesini engeller mahiyette ve olası bir icra takibi neticesinde müvekkilinin uğrayacağı muhtemel zararların engellenmesi için İhtiyat-i Tedbir Kararı verilmesini ve dava konusu çeklerin iptaline karar verilmesini talep etmek zorunluluğu doğduğundan bahisle yukarıda kısaca arz ve izah ettikleri ve mahkemece re'sen nazara alınacak nedenlerle davaya konu sözleşme sebebiyle her türlü tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalılar aleyhine açtıkları menfi tespit davasının kabulüne, davalı şirket ile yapılan 13.06.2018 tarihli sözleşme dolayısıyla belirlenen yükümlülüklerinin davalı şirket tarafından kasten, ihmalden ve hiçbir surette yerine getirilmemiş olması sebebiyle, davacı müvekkilinin davalı şirket lehine keşide ettiği çekler karşılığında davalı şirkete herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, dava konusu farklı tarihli 8 adet çekin iptaline, dava konusu çeklerin tahsili halinde, müvekkili şirketin ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı muhtemel olduğundan dava konusu çeklerin, teminatsız veya mahkemece uygun görülecek bir teminat mukabilinde ve işbu dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesi verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar, davaya konusu senedin ödenmesini engeller mahiyette ve muhtemel icra takiplerinin durdurulması amacıyla ihtiyat-i tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirketlere duruşma gününü bildirir dava dilekçesi tebliğ olunmuş ancak cevap dilekçesi vermedikleri görülmüştür.
Davacı vekili 25/03/2019 tarihli beyan dilekçesiyle özetle; müvekkili ile davalı şirketler arasındaki satış sözleşmesinin avansı olarak verilen çeklerle ilgili açılan menfi tespit davasında mahkemenin 06.03.2019 tarihli ara kararı ile istirdatı talep edilen çeklerin bildirilmesi talep edildiğini, 1- Söz konusu çeklerden 3 adeti davalı ---------Ş. tarafından faktoring firmasına kullanılmış ve faktoring firması tarafından müvekkilinden tahsil edilmiştir. Takip konusu yapılmaksızın tahsil edilen ve istirdatı talep edilen çekler: – Davaya konu 23/10/2018 tarihli ve -------- seri nolu ve 60.000 TL bedelli çek, – Davaya konu 13/12/2018 tarihli ve ---------- seri nolu ve 60.000 TL bedelli çek, işbu çekler ödenerek çek asılları bankaya teslim edilmiştir. Bu hususun muhatap bankadan sorulmasına karar verilmesini talep ediyoruz. 2–--------Ş. tarafından takip yapılan ve ödenen çekler – Davaya konu 15/11/2018 tarihli ve-------- seri nolu ve 60.000 TL bedelli çek, – Davaya konu 21/12/2018 tarihli ve --------- seri nolu ve 60.000 TL bedelli çek, Ancak ----------Ş. bu çeklerden sadece --------- seri nolu çeki -------- İcra Müdürlüğünün --------- E sayılı dosya ile takip konusu yapmış ve diğer çeki takip konusu yapmamış olup haricen ödenmesi konusunda taraflar anlaşmışlar olup taksitler halinde müvekkili tarafından ödenmektedir. 3 – ---------Ş. tarafından takip konusu yapılan ve ödenen çekler – Davaya konu 23/11/2018 tarihli ve ---------- seri nolu ve 60.000 TL bedelli çek, işbu çekle ilgili olarak açılan ---------- İcra Müdürlüğünün---------- Esas sayılı dosyası ödenmiştir. 4 – Müvekkiline karşı ibraz edilmeyen ve takip konusu yapılmayan ve menfi tespit talebinin konusunu teşkil etmeye devam eden çekler de şunlardır: – Davaya konu 08/11/2018 tarihli ve ----------- seri nolu ve 60.000 TL bedelli çek, – Davaya konu 08/12/2018 tarihli ve --------- seri nolu ve 60.000 TL bedelli çek, – Davaya konu 06/01/2019 tarihli ve ----------- seri nolu ve 60.000 TL bedelli çek olduğundan bahisle istirdadını talep ettikleri çekler yönünden 23/10/2018 tarihli ve --------- seri nolu ve 60.000 TL bedelli çek ve 13/12/2018 tarihli ve ---------- seri nolu ve 60.000 TL bedelli çekler takip konusu yapılmadan ödenmiş olmakla ödenip ödenmediğinin ve çek aslının bankaya teslim edilip edilmediğinin muhatap bankadan sorulmasına, takip konusu yapılan çeklerle ilgili olarak ---------İcra Müdürlüğünün --------- E ve --------- İcra Müdürlüğünün --------- E sayılı dosyalarının celbine, davalarının kabulüne, istirdat konusu yaptıkları çeklerle ilgili olarak ödenen çek bedellerinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, menfi tespit konusu yaptıkları çeklerle ilgili olarak da borçlu olmadıklarının tespiti ile çeklerin iptaline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ----------- Şirketi'nin davaya konu 2018 yılı ve sonrasına ilişkin ticari defter ve kayıtlarının incelenerek davaya konu çeklerin kayıtlı olup olmadığı, davaya konu çeklere ilişkin araba parçalarına ilişkin malların davacıya teslim edilip edilmediğinin saptanması için bir mali müşavir bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılması ve bilirkişi raporu düzenlenmesi için ---------- AHM (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)'ye talimat yazılmasına karar verilmiştir.
---------- Talimat sayılı yazısıyla;--------- sayılı talimat yazıları doğrultusunda verilen süre içinde defterlerin ibraz edilmediği, defterlerin yerinin de bildirilmediği anlaşıldığından yapılacak başka bir işlem olmadığından talimatın kapatılarak Talimat dosyasının tümüyle yerel mahkemesine iadesine karar verildiği görülmüştür.
Uyuşmazlık noktaları konusunda zorunlu bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bu amaçla dosyanın biri mali müşavir, diğeri nitelikli hesaplamalar uzmanından oluşan her biri kendi alanında uzman iki kişilik bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir.
Bilirkişiler Nitelikli Hesaplama Uzmanı --------- ve Mali Müşavir ----------- tarafından sunulan 06.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "SONUÇ: Dava dosyasında bulunan belge ve bilgiler ile sunulan ticari defterlerin incelenmesi, Sayın Mahkemece yapılması istenen incelemelerin yapılması, verilen görev ile sınırlı ve mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde; 1-Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin 2018-2019-2020 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, 2-Davacı Şirketin İstirdat ve Menfi Tespit Talebi Yönünden: Dava konusu; 23.10.2018 keşide tarihli 60.000 TL bedelli, -------- numaralı çek, 13.12.2018 keşide tarihli, 60.000 TL bedelli, ---------- numaralı çek, 15.11.2018 keşide tarihli, 60.000 TL bedelli, ---------- numaralı çek, 21.12.2018 keşide tarihli, 60.000 TL bedelli, ----------- numaralı çek, 23.11.2018 keşide tarihli, 60.000 TL bedelli, --------- numaralı çek, 08.11.2018 keşide tarihli, 60.000 TL bedelli, ---------- numaralı çek, 08.12.2018 keşide tarihli, 60.000 TL bedelli, ---------- numaralı çek, 06.01.2019 keşide tarihli, 60.000 TL bedelli, --------- numaralı çekler yönünden, davacının davalılara borcunun bulunmadığı, Menfii tespit davası devam ederken çek bedelinin keşideci tarafından icra tehdidi altında ödenmesi durumunda, menfi tespit davasının istirdat davasına dönüşeceği ve borçlunun, ödenen bedelin istirdadını alacaklıdan talep edebileceği, bu nedenle istirdadı talep edilen çeklerden; A)23.10.2018 keşide tarihli 60.000 TL bedelli, ----------numaralı çekin bankaya ibrazı nedeniyle 23.10.2018 tarihinde ödendiği gelen banka cevabından anlaşılmakla davacının 60.000 TL çek bedelini davalılardan talep edebileceği, B)13.12.2018 keşide tarihli, 60.000 TL bedelli, --------- numaralı çek, 15.11.2018 keşide tarihli, 60.000 TL bedelli, ----------- numaralı çek, 21.12.2018 keşide tarihli, 60.000 TL bedelli, --------- numaralı çek, 23.11.2018 keşide tarihli, 60.000 TL bedelli, ----------- numaralı çeklerin ise ödenip ödenmediği, ödendi ise ne kadar ödendiği yönünde dosyada bir delil bulunmadığından, ödeme belgelerinin davacı tarafça ibrazı halinde bu 4 adet çek yönünden alacak miktarı yönünden hesaplama yapılabileceği, Sonuç ve kanaatine varılmış olup, 3 nüshadan ibaret işbu rapor Sayın Mahkemenin taktirlerine saygıyla arz olunur." şeklinde görüş bildirilmiştir.
---------- Ticaret Sicil Müdürlüğünün ---------- nosunda kayıtlı ---------- ŞİRKETİ'nin, ---------- Esas sayılı dosyası üzerinden 28/11/2019 tarih ve saat: 14:31 itibari ile İFLASINA karar verildiği, iflas tasfiyesinin -------- İflas Dairesi'nin ---------- Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmekte iken, söz konusu ilamın istinaf edilmesi üzerine--------- sayılı ilamı ile --------- Esas - ------- Karar 28/11/2019 tarihli kararının KALDIRILMASINA kesin olarak karar verilmiş, yeniden yapılan yargılama sonrasında ---------- Esas sayılı dosyası üzerinden verilen karar ile -------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ---------- sicil sırasında kayıtlı, --------- vergi, ---------- Mersis numaralı, -------- Mah. -------- Sok. --------- Apt. Sitesi ------- Blok No:------ --------- adresinde mukim, -------- ŞİRKETİ'nin 31/03/2023 günü saat 14:20 itibari ile İFLASINA karar verildiği, İflas Tasfiyesinin --------- İflas Dairesi'nin --------- Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmekte iken, söz konusu ilamın istinaf edilmesi üzerine --------- sayılı ilamı ile --------- Esas - --------- Karar 31/03/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA kesin olarak karar verildiği anlaşılmakla iflas iş ve işlemlerinin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Davalı --------- Şirketi'nin ticari defterlerinin -------- İflas Müdürlüğü'nün --------- İflas sayılı dosyasında bulunduğu anlaşıldığından bilirkişinin bu defterleri de inceleyerek ek rapor hazırlamasının istenmesine karar verilmiştir.
Bilirkişiler Nitelikli Hesaplama Uzmanı ---------- ve Mali Müşavir --------- tarafından sunulan 25.03.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "SONUÇ: Dava dosyasında bulunan belge ve bilgiler ile sunulan ticari defterlerin incelenmesi, Sayın Mahkemece yapılması istenen incelemelerin yapılması, verilen görev ile sınırlı ve mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde; 1-Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Bilirkişi kök raporumuzda incelendiği üzere, davacı şirketin 2018-2019-2020 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Sayın Mahkemenin vermiş olduğu yetki doğrultusunda, davalı --------Ş.'nin ticari defterlerinin bulunduğu beyanıyla ---------İflas Müdürlüğü'nün --------- İflas masasına müracaatta bulunulmuş olup, defterlerin bulunduğu beyanıyla tarafıma ait usb bellek içerisine verilen belgelerin, rapor yazma aşamasında incelenmesinde, davalı ----------Ş.'ne ait 2018 yılı Envanter Açılış Noter Kapak Sayfası, 2019 ve 2022 yılları Detay Mizanların bulunduğu başkaca belgenin bulunmadığı anlaşıldığından, davalı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı yönünden tespitin yapılamadığı, Davalı şirketler tarafından davacı şirkete mal teslim edildiğine ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı, Sayın Mahkemenin talebiyle dava dosyasına gönderilen, taraf şirketlerin bağlı bulunduğu Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevapları ve Ba-Bs formlarının incelenmesinde herhangi bir alım veya satım bildiriminde bulunulmadığı gibi ----------İflas Müdürlüğünde yerinde yapılan incelemede kasadan çıkartılıp ve flash belleğimin içinde kopyalanan müflis şirket --------Ş'ye ait detay mizan, muavin hesap dökümleri, borç listelerinden davacı şirkete ait herhangi bir hesap hareketinin bulunmadığının görüldüğü, 2-Davacı Şirketin İstirdat ve Menfi Tespit Talebi Yönünden: Dava konusu: 23.10.2018 keşide tarihli 60.000 TL bedelli, --------- numaralı çek; 13.12.2018 keşide tarihli, 60.000 TL bedelli, --------- numaralı çek; 15.11.2018 keşide tarihli, 60.000 TL bedelli, ---------- numaralı çek; 21.12.2018 keşide tarihli, 60.000 TL bedelli, ---------- numaralı çek; 23.11.2018 keşide tarihli, 60.000 TL bedelli, --------- numaralı çek; 08.11.2018 keşide tarihli, 60.000 TL bedelli, ---------- numaralı çek; 08.12.2018 keşide tarihli, 60.000 TL bedelli,--------- numaralı çek ve 06.01.2019 keşide tarihli, 60.000 TL bedelli, --------- numaralı çekler yönünden, davacının davalılara borcunun bulunmadığı, Menfi tespit davası devam ederken çek bedelinin keşideci tarafından icra tehdidi altında ödenmesi durumunda, menfi tespit davasının istirdat davasına dönüşeceği ve borçlunun, ödenen bedelin istirdadını alacaklıdan talep edebileceği, bu nedenle istirdadı talep edilen çeklerden; A) 23.10.2018 keşide tarihli 60.000 TL bedelli, --------- numaralı çekin bankaya ibrazı nedeniyle 23.10.2018 tarihinde ödendiği gelen banka cevabından anlaşılmakla davacının 60.000 TL çek bedelini davalılardan talep edebileceği, B) 13.12.2018 keşide tarihli, 60.000 TL bedelli, --------- numaralı çek, 15.11.2018 keşide tarihli, 60.000 TL bedelli, ---------- numaralı çek, 21.12.2018 keşide tarihli, 60.000 TL bedelli, ---------- numaralı çek, 23.11.2018 keşide tarihli, 60.000 TL bedelli, --------- numaralı çeklerin ise ödenip ödenmediği, ödendi ise ne kadar ödendiği yönünde dosyada bir delil bulunmadığından, ödeme belgelerinin davacı tarafça ibrazı halinde bu 4 adet çek yönünden alacak miktarı yönünden hesaplama yapılabileceği, Sonuç ve kanaatine varılmış olup, 3 nüshadan ibaret iş bu rapor Sayın Mahkemenin taktirlerine saygıyla arz olunur." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Dava konusu 23.10.2018 keşide tarihli 60.000,00 TL bedelli, --------- numaralı çekin bankaya ibrazı nedeniyle 23.10.2018 tarihinde ödendiği gelen banka cevabından anlaşılmıştır.
--------- Şirketi'ne yazılan 04.06.2025 tarihli ---------- İcra dairesinin ---------- icra dosyasıyla ilgili yazılan yazıya verilen cevapta, Banka kayıtları üzerinde yapılan araştırmada; İşbu dosyanın esası değişerek --------- Esas olduğu, bu dosya ile birlikte --------- İcra müdürlüğü ---------- Esas sayılı dosyası da dahil edilerek borçlu --------- ile protokol akdedildiği ve protokol gereği 12.04.2019 tarihinde 2.686,78 TL tahsil harcı yatırılarak hacizler kaldırıldığı, protokolün borçlu tarafça ihlal edildiği ve 2021 yılında tekrar ödeme alınarak 03.05.2021 tarihinde haricen tahsil beyanı ile dosya kapatıldığı, protokol imzalandıktan sonra borçlu tarafça harç ödemesi ve vekalet ücreti ödemesi olarak 8.000 TL Banka hesabına yapılmış olup Banka işbu ödemeleri ---------- hesabına gönderdiği, dosyaya ilişkin ödemeler borçlu ---------- tarafından yapıldığı, --------- --------- yetkilisi olduğu beyan edilmiştir.
-------- Şirketi'ne yazılan 04.06.2025 tarihli yazıya verilen cevapta, söz konusu icra takibi Bankanın asıl borçlusu olan -------- --------Ş.'nin borçlarına karşılık teminat amacıyla bankaya temlik ettiği -------- Bankası -------- Şubesinin---------- seri nolu 23.11.2018 vade tarihli ve 60.000,00-TL tutarlı çekiyle ilgili olup, 21.02.2019 tarihinde haricen tahsil olarak kapatıldığı, ödemenin yalnızca bu dosyaya şamil olarak yapılmış olup ----------Ş.'nin Bankaya olan borcunun devam ettiği şeklinde beyanda bulunulduğu, sunulan dekonttan ödemenin davacı--------- Şirketi tarafından yapıldığı görülmüştür.
--------- Şirketi'ne dava konusu 13/12/2018 ödeme tarihli, ---------- numaralı, 60.000,00 TL bedelli çek hakkında beyanda bulunması için 04.06.2025 tarihli tebligat çıkartıldığı,-------- Şirketi vekili tarafından verilen 04/06/2025 tarihli cevap yazısında; davaya konu çeke ilişkin bedelin müvekkili şirket hesaplarına ödenmiş olup ödemenin bir kısmının çek keşidecisi ---------- Şti. tarafından, bir kısmının ise keşideci adına 3.kişi --------- tarafından yapıldığı, işbu ödemelere ilişkin dekontların ekte sunulduğunun bildirildiği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, dava konusu çeklerin ödenmeyenleri için menfi tespit ve ödenenleri için ise istirdat istemine ilişkindir.
2004 sayılı İcra Ve İflas Kanunu'nun Menfi tesbit ve istirdat davaları başlıklı 72 nci maddesi "(Değişik: 18/2/1965-538/43 md.) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur." hükmünü düzenlemiştir.
Davacı ---------- Şirketi ile davalı şirketler arasında satım sözleşmesi imzalandığı, davacı şirketçe davalılara avans olarak dava konusu çeklerin verildiği, davalılarca sözleşme gereği ifada bulunulmadığı, davacı şirket ve davalı ----------Şirketi'nin ticari defterlerinde satım sözleşmesine ilişkin bir kayıt bulunmadığı, diğer davalı--------- Şirketi'nin ise ticari defterlerini sunmadığı, davalılarca alınan avans çeklerine karşılık herhangi bir ifada bulunulmadığından çeklerin bedelsiz kaldığı, dava konusu çeklerden ödenmeyen --------, --------, --------- ve --------- numaralı çekler yönünden davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, dava konusu çeklerden ödenen --------, ---------, --------- ve ---------- numaralı çekler yönünden ödenen bedelin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile,
1- a) Dava konusu 08.11.2018 keşide tarihli, 60.000,00 TL bedelli, ----------- numaralı çek, 08.12.2018 keşide tarihli, 60.000,00 TL bedelli, --------- numaralı çek, 21.12.2018 keşide tarihli, 60.000,00 TL bedelli, ----------- numaralı çek ve 06.01.2019 keşide tarihli, 60.000,00 TL bedelli, ---------- numaralı çek yönünden DAVACININ DAVALILARA BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
b) - Dava konusu 23.10.2018 keşide tarihli 60.000,00 TL bedelli, ----------- numaralı çek için davacının istirdat talebinin kabulü ile 60.000,00 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
- Dava konusu 15.11.2018 keşide tarihli, 60.000,00 TL bedelli, ------------ numaralı çek için davacının istirdat talebinin kabulü ile 60.000,00 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
- Dava konusu 23.11.2018 keşide tarihli, 60.000,00 TL bedelli, ----------- numaralı çek için davacının istirdat talebinin kabulü ile 60.000,00 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
- Dava konusu 13.12.2018 keşide tarihli, 60.000,00 TL bedelli, ---------- numaralı çek için davacının istirdat talebinin kabulü ile 60.000,00 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 32.788,80 TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından yatırılan 8.197,20 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 24.591,60 TL'nin davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça dava açılırken yatırılan 35,90 TL başvurma harcı ve 8.197,20 TL peşin harç ile 6.310,15 TL bilirkişi ücreti ve posta masrafı olmak üzere toplam 14.543,25 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 76.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2025