T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/604 Esas
KARAR NO : 2025/710
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 23/08/2024
KARAR TARİHİ : 17/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili 23.08.2024 tarihli dava dilekçesinden özetle; müvekkili ----------Ş., tarafından sigortalısı --------- Şirketi ---------- Şubesi'nin, --------- Şirketi'ne lesingli makine ve ekipmanları, ---------- Şirketi'nin ----------- Mah. ----------- Cad. No:---------- ------------ adresinde bulunan fabrika binasında Leasing All Risk Katılım Sigorta Poliçesi ile sigortalanmıştır. Sigortalının, dava dışı ---------- Şirketi'ne leasingli makine ve ekipmanları, 15.12.2023 tarihinde vukuu bulan yangında yanarak emtialar ve bina ile birlikte hasara uğramıştır. Sigortalı Leasingli makine ve ekipmanların teminata giren hasar tutarları eksper tarafından hasar tarihindeki döviz kuru esas alınarak 6.520.000,0 TL olarak tespit edilmiştir. Eksper tarafından tespit edilen hasar tutarı 06.03.2024 tarihinde ödeme tarihindeki döviz kuru esas alınarak 6.986.912,73 TL olarak, sigortalı ve poliçedeki D/M'in muvafakati ile leasingli ekipmanların kullanıcısı dava dışı ---------- Şirketi'ne ödenmiştir. Yapılan bilirkişi incelemeleri, itfaiye raporu, kolluk kuvvetleri tutanakları v.s diğer tüm görgü ve bilgi tutanaklarından, müvekkili şirkete sigortalı emvalin yanmasına neden olan yangın, fabrikaya davalı tarafından kısa bir süre önce satılıp kurulan, bakımı ve tamiri üstlenilen ve bakımı yapılan UPS kesintisiz güç cihazı akülerinden kaynaklandığı tespit edilmiştir. YANGIN İLE İLGİLİ TUTANAK, TESPİT VE DEĞERLENDİRMELER 30.01.2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda; 15.12.2023 tarihinde saat 11:15 sularında yangının başladığı, saat 11:40'da itfaiyenin yangın mahalliğine gittiği ve olay yerinden 13:04'de ayrıldığı ve dahi yangının ''Yapılan incelemede yangın paternleri ve tahribatın kesişim noktasının UPS Cihazının bulunduğu yer olarak tespit edilmiştir. Söz konusu UPS Cihazı iki kısımdan müteşekkil olduğu ve yangının başlangıç noktasının bu cihaza ait akü bankının olduğu'' tespit edilmiştir. 23.02.2022 Tarihli Olay Yeri İnceleme Raporu'nda; Elektrik otomasyon bölümünün duvarının bir kısmında söndürme çalışmaları esnasında itfaiye ekiplerince kırılarak yangına müdahale edildiği, Çevrede 15 adet farklı ebatlarda yangın söndürme tüplerinin kullanılmış olduğu, yangının meydana geldiği. bölümün giriş kapısının ve penceresinin üzerinde hernangi bir zortama iz ve belirtisinin olmadığı, giriş kapısından girilme istikametine göre odanın sonunda bulunan (kırılan duvar bölümünde) akulerin olduğu UPS cihazı ve karşısında bulunan dağıtım panosunun yangından en fazla zarar gördüğü ve giriş kapısına doğru zararın ve yangının etkisinin azaldığı görülerek yangının başlangıç noktasının UPS cihazının bulunduğu nokta olduğu belirlendi. Oda içinde karşılıklı bulunan elektrik panolarının tamamının içindeki plastik aksamlı malzemelerin ve PVC kaplı elektrik kablolarının kaplamalarının tamamen yanarak kullanılmaz duruma geldikleri, UPS cihazının ve dağıtım panosunun tamamen yandığı ve metal iskeletinin kaldığı görüldü. Yangının bu alanda meydana geldiği ve fabrikanın diğer kısımlarına sirayet etmedigi belirlendi. Çevrede yapılan incelemede yangın başlatıcı ve hızlandırıcı madde veya maddeyi taşımaya yarayacak kab, bidon vb. rastlanılmadığı, belirtilmiştir. MAHKEMECE YAPILAN TESPİTLER : Müvekkili ----------Ş. tarafından müracaatla ----------- D.İş sayılı dosyası ile yapılan tespitte; Makine Mühendisi Bilirkişi -----------, Elektrik Mühendisi Bilirkişi ------------ ve Yangın Uzman Bilirkişi ----------- oluşan heyet tarafından sunulan 30.01.2024 tarihli raporda özetle; "...Söz konusu mahalin iki katlı çelik profil iskeletli, duvarları A1 yanıcılık sınıfında gaz betondan mamül, betonarme bir yapı olduğu 1. Katında bahsi çıkan yangının oluştuğu alan olduğu üst katının ise boş mahal olduğu tespit edilmiştir. Elektrik Otomasyon Odası olarak adlandırılan mahallin 1. Katına (yangının çıktığı kat) giriş zeminden 100 cm yukarıda, merdivenlerle çıkılır olduğu ve giriş kapısının 2 adet kanatlı kapıdan müteşekkil veodada hava sirkülasyonunu sağlayacak şekilde üzerinde havalandırma menfezlerinin olduğu TESPİT EDİLMİŞTİR. Yapılan incelemede yangın paternleri ve tahribatın kesişim noktasının UPS Cihazının bulunduğu yer olarak tespit edilmiştir. Söz konusu UPS Cihazı iki kısımdan müteşekkil olduğu ve yangının başlangıç noktasının bu cihaza ait akü bankının olduğu tespit edilmiştir. Yangına sebebiyet veren UPS Cihazına ilişkin 2 sefer arıza/ uyarı sebebiyle olmak üzere toplamda 3 sefer imalatçısı/yetkili teknik servisi tarafından düzenlenmiş servis hizmeti verildiği görülmüştür. Otomasyon pano odasında meydana gelen bu yangına 600 kVA gücündeki bir UPS (Kesintisiz Güç Kaynağı)’ na ait Akü Bankının olduğu, ilk yangının bu akü bankından çıktığı dolayısıyla ilk alevlenmenin burada gerçekleşmiş olduğu, Yangının pano odasında bulunan klimanın ne dış ünitesinden ne de iç ünitesinden kaynaklanmadığı hususları tespit edilmiştir. Müvekkili sigorta şirketinin müracaatı neticesinde, yapılan incelemeler sonucu alınan Ekspertiz Raporuna göre; Akülerin patlaması sonucu çıktığı düşünülen yangın sonrası alevlerin bina içindeki 40.000 btu kapasiteli duvar tipi klimayı kullanılamaz hale getirdikten sonra elektrik panoları ve dağıtım panolarına sirayet ettiği anlaşılmıştır. Galvanizleme hattına ait 4 adet elektrik panosu ile birlikte 1 adet dağıtım panosunun ısıya bağlı erime sonucu tamamen kullanılamaz hale geldiği tespit edilmiştir. UPS sisteminin yaklaşık 6 ay önce ----------- firmasından alındığı ve kurulumunun aynı firma tarafından yapıldığı tespit edilmiştir. UPS cihazının yanı sıra 100 amperlik 60 adet aküyü barındıran sistemin garanti süresinin halen devam ettiği öğrenilmiştir. Kurulumdan itibaren 28.08.2023 ve 05.10.2023 tarihlerinde servis hizmeti alınmış olup kurulumdan yaklaşık 4 ay sonra akü sistemindeki kısa devreden kaynaklı söz konusu YANGIN hasarının meydana gelmiş olabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır. ZİRA; Davalı taraf ortam ısısından kaynaklı yangın meydana geldiğini iddia etmiş olsa da; yaz dönemi sonunda genel sıcakların yüksek olması sebebi ile sistem 05.10.2023 tarihinde sıcaklık uyarısı vermiş olabilir. Ancak yapılan değerlendirmelerde iklimlendirmede Ekim ayı itibariyle hiçbir sorun yaşanmadığı tespit edilmiş olup soğutma cihazının özellikle Kasım ayından itibaren ortamda sıcaklık 20 dereceyi geçmemesinden kaynaklı çoğu zaman devreye bile girmediği belirlenmiştir. Ayrıca belirtmek gerekir ki hasar tarihi nazara alındığında yangın hasarının oluştuğu gün ve öncesindeki log değerlerinde sıcaklık değerlerini cihaz kayıt data listesi detaylı incelendiğinde bu husus açıkça tespit edilecektir. Özellikle 10 Aralık itibariyle genel bakım sebebiyle UPS sisteminin beslemiş olduğu galvanizleme tesisinde enerji yükü olmamasından kaynaklı olayın gerçekleştiği gün ve öncesinde cihaz üzerindeki yük % 1 ya da % 2 civarını geçmemiştir. Dış ortam sıcaklıklarının da Aralık ayında gece 5' C gündüz 12' C ortalama sıcaklık değerinde olması ve hasarın oluştuğu alanda iklimlendirme cihazının da desteğiyle günlük kontrolleri yapılan pano odası ortamında her hangi bir sıcaklık sorunu tespit edilmemiştir. Tüm bu hususlar nazara alınarak yapılacak incelemelerde akü ve UPS sisteminin satın alındığı davalı firmanın sorumlu olduğu şüpheye yer vermeksizin tespit edilebilecektir. Yapılan işbu ödeme ile TTK. md. 1472 hükmü gereği sigortacı müvekkili ----------Ş. sigortalısının kanuni halefi olmuştur. Raporlara istinaden, yangında hasar gören ekipmanların hasar görmesinde şirket nezdinde sigortalı olan sigortalı kusursuzdur. Ezcümle yangından kaynaklı hasar ----------Ş.'ye ait (kurulumu da aynı şirket tarafından yapılan) akü ve UPS sisteminden kaynaklanmış olduğundan zarardan sorumludur. Söz konusu yangın sebebiyle, müvekkili sigorta şirketi sigortalısının, tespit edilen akü ve UPS sisteminde meydana gelen yangından kaynaklı hasar için 6.986.912,73-TL 06.03.2024 tarihinde sigortalıya ödenmiştir. Sigortalısının hasar ve zararlarını ödeyen müvekkili sigorta şirketi tarafından, davalıya 14.03.2024 tarihli RÜCU MEKTUBU ----------- barkod numarası ile 20.03.2023 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen; davalılar tarafından herhangi olumlu yanıt verilmemesi sonucu yaptıkları arabuluculuk toplantısında da davalı ile anlaşma sağlanamadığından işbu davayı açma zarureti hasıl olmuştur. Sair her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere, TTK ve TBK'nun ilgili hükümleri gereğince müvekkili sigorta şirketinin sigortalısının haklarına halef olması ve alacağı temlik alması nedeniyle işbu davanın açılması zarureti doğduğundan bahisle İhtiyati Haciz Talebi : Dava miktarının yüksekliği dikkate alınarak, yukarıda izah edilen ve ekli belgelerden görüldüğü üzere sorumlulukları sabit olan davalıların mal kaçırma ihtimalleri nedeniyle, davada haklılıklarına kanaat getirilmesi halinde tahsilatın imkansızlaşacağı dikkate alınarak, A-) Davalılar ÜZERİNE kayıtlı olan sair gayrimenkullerinin her türlü devir ve intikal işlemleri ile her türlü tasarrufunu, kararın kesinleşmesine kadar engeller nitelikte, B-) Davalılar ile ilgili olarak --------- Bankası, ---------- Bankası, ---------- Bankası, ----------- Bankası, ----------- Bankası, ----------- Bankası, -----------, vb. da bulunan vadeli, vadesiz her türlü mevduat hesapları ile yine bankalar nezdindeki bulunan her türlü varlıklarının çekilmesi, devir ve temliki, satışı vb. her türlü tasarrufunu, kararın kesinleşmesine kadar engeller nitelikte, mahkemece uygun görülecek teminat mukabilinde, ihtiyati haciz kararı verilmesine, davalarının kabulü ile 6.986.912,73-TL'nin yukarıda belirtilen ödeme tarihinden itibaren bu güne kadar işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili 27/09/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; AÇIKLAMALAR : Mahkeme nezdinde görülmekte olan işbu davada, dava dilekçesi ve tensip zaptı müvekkili şirkete 01/09/2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Talebimiz doğrultusunda tarafımıza verilen 2 haftalık ek mehil doğrultusunda yasal cevap süremiz iki hafta uzatılmıştır. Bu minvalde yasal süresi içinde hukuka aykırı işbu davaya cevaplarımızı ve delillerimizi sunmaktayız. Davacı, dava dilekçesinde özetle; sigortalısı olan ----------Ş. unvanlı şirketin, uğramış olduğu zararın giderilmesi kapsamında 6.986,912,73 TL bedelin sigortalı şirkete ödendiğini, meydana gelen zararın müvekkili şirketten kaynaklandığı iddiasıyla ilgili bedelin müvekkili şirketten rücu kapsamında tazminini talep etmiştir. Fakat rücu talebinin hukuki dayanağı bulunmamakta ve maddi vakıalara ilişkin talebin haklılığını ispat eder nitelikte bir delil bulunmadığından işbu haksız ve hukuka aykırı davanın reddi gerekmektedir. Müvekkili Şirket Tarafından Üretimi Yapılan Cihazın, Üretimden Kaynaklı Bir Kusuru veya Ayıbı Bulunmamaktadır. Davacının Sigortalısı, Tüm Uyarılara ve Servis Raporlarına Rağmen Cihazları Uygun Koşulda Çalıştırmamış ve Yangına Sebebiyet Vermiştir. Davacı ---------- tarafından 14.03.2024 tarihli ----------- sayılı rücu talebi yazısı müvekkili şirket tarafından 21.03.2024 tarihinde tebliğ alınmış ve yapılan araştırmalar neticesinde kusurun müvekkili şirketten kaynaklanmadığı tespit edilerek ------------ Noterliğinin 26.03.2024 tarihli ve --------- yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek rücu talebinin haksız olduğu ve ödemenin yapılmayacağı bildirilmiştir. -----------Ş. tarafından yangının çıktığı ve riziko adresi olarak gösterilen yerleşke içinde kullanılmak üzere müvekkili şirketten 600KVA (120X100AH) kesintisiz güç kaynağı alınmış ve cihaz, müvekkili şirket tarafından 08.08.2023 tarihinde teslim edilmiştir. Ürünün kurulumu, bakımı ve onarımı da yine müvekkili şirket tarafından yapılmıştır. Kurulum sonrası, dava dışı ----------- Bankası tarafından bildirim yapılması halinde ürün incelenmiş, gerekli bakımı yapılarak, servis raporları hazırlanmıştır. Servis raporlarında ise daha önceki arızaların, akülerin kısa devre olmasından kaynaklandığı ve devamında UPS'ye sıçradığı tespitine varılmıştır. Akülerin şarj altında maruz kaldığı sıcaklık üst limitlerde olması nedeniyle elektrolikit sızıntılara sebep olabileceği ve sızıntı sonucunda kısa devre olabileceği bildirilmiştir. 12.08.2023 ve 28.08.2023 tarihli raporlarda, cihazların çalışır vaziyette olduğu ve kullanıma uygun olduğu tutanak altına alınmıştır. 05.10.2023 tarihli raporda ise, ortam sıcaklığının 34 derece olduğu, akü sıcaklığının ise 32 derece olduğu, ortamda klima olduğu ancak bunun soğutma için yeterli olmadığı, ortam sıcaklığının düşürülmesi için soğutma yapılması gerektiği bildirilmiş ve tutanak altına alınmıştır. Bu tutanak ile de dava dışı kurumun, müvekkili şirket tarafından önerilen koşulları yerine getirmediği ve yangınında yine bu sebeple ortaya çıktığı açıktır. Kullanılan ürünlerin, sıcaklığının dengelenmesi ve sorunsuz çalışabilmesi için soğutma işlemi önem arz etmektedir. Müvekkili şirketin uyarıları ile de bu koşulların oluşturulması, dava dışı şirketin yükümlülüğüdür. Ancak dava dışı şirket gerekli önlemleri almayarak yangına sebebiyet vermiştir. Zaten davacı da, zararın üretimden kaynaklandığı iddiasını ispatlayamamıştır. Bu iddia birtakım hukuka aykırı deliller ile ileri sürülmektedir. Davacının, ortam sıcaklığının uygun olduğu iddiaları da tamamıyla gerçek dışı olup sigortalısının yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesi ve müvekkili şirket tarafından bildirilen uygun ortamın hazır edilmemesi sigortalının kusurunu göstermektedir. Bunun dışında yangının hangi sebeple meydana geldiği de yine muammadır. Kanaatimizce meydana gelen yangının gerçek sebebi gerçekten araştırılmamış, en yüksek ihtimal olan ve müvekkili şirket tarafından da tespit edilen yüksek sıcaklık problemine ilişkin deliller toplanmamıştır. Bu da davacının zararını, haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkiline rücu etme talebini ortaya çıkarmıştır. Aynı zamanda davacı, sigortalısına ödeme yaptığını ispatla mükelleftir. Dosyada mübrez belgelerde davacının ödeme yaptığına ilişkin bir delil veya belge bulunmamaktadır. Bu doğrultuda davacıya ödemenin yapıldığına ilişkin belge sunması için bir haftalık kesin süre verilmesini, eksikliklerin giderilmemesi halinde davanın reddini talep ederiz. Davacının, Daha Önce Birebir Benzer Yangın Hadisesi Neticesinde Müvekkiline Açmış Olduğu Dava, ------------ sayılı Kararı İle Reddedilmiştir. Davacı, birebir aynı sebepler ile ikame ettiği ----------- E. sayılı dosyasında; "11.06.2020 tarihinde meydana gelen davalı şirketin sorumluluğunda bulunan aküden kaynaklı yangın hasarı nedeni ile müvekkili şirket tarafından sigortalısına 44.787,93 EURO hasar tazminat bedeli ödendiğini, TTK 1472. Maddesi uyarınca ödenen tazminat nedeni ile rücu hakkının müvekkili şirkete geçtiğini, bu kapsamda davalı müvekkili şirkete rücu talebini içeren yazılı başvuru yapılmış ise de bu yöndeki başvurunun müvekkili şirket tarafından sonuçsuz bırakıldığını" iddia etmiş ve müvekkili şirket aleyhine rücuen tazminat davası ikame etmiştir." ----------- sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş ve Gerekçeli Kararda ret sebebi şu şekilde açıklanmıştır; "UPS ve AKÜ gruplarının bulunduğu ortamın ısınması nedeniyle ve cihazların ve akülerin maksimum çalışma sıcaklıkları dikkate alındığında ortamın uygun olmadığı, akü ve akü gruplarının 10 ay kadar sorunsuz çalışması sebebiyle aksaklık, bozukluk, üretim hatası vb gibi durumların oluşmadığı, akü ve akü grupları ile elektronik kart arızalarının ortamdaki nem ve yüksek ısı nedeniyle çalışma sıcaklığının çok üzerinde çalıştırılması nedeniyle yangına sebebiyet verebileceği, iş yeri su dolum fabrikası olduğundan akülerin nemli ortamdan etkilenebileceği ve yine davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde "davalının iş yerindeki ortamın uygun olmadığını bilmesine rağmen aküleri kurması sebebiyle kusurlu olduğunu" ileri sürmüş ise de bu durumun davalıya kusur olarak yüklenemeyeceği, davalıya ait akülerdeki hata, bozukluk, aksaklık bulunduğuna dair bir itirazının olmadığı göz önüne alındığında, mevcut delil durumuna göre yangının akülerdeki bozukluk veya aksaklıktan kaynaklandığının kesin ve somut bir şekilde ispatlanamadığı kabul edilmiş; nitekim, delil tespiti dosyasında hazırlanan raporda "Akülerin kısa devre yapması sebebiyle yangın çıktığından akü firmasının sorumlu olduğu" yazılı ise de, yangının akülerin üretimindeki hata, bozukluk veya aksaklıktan kaynaklandığına dair bir tespit yapılmayıp yangının çıkış noktasına göre değerlendirme yapıldığından hazırlanan bu raporun da dava dosyasındaki bilirkişi raporuyla benzer mahiyette tespitleri içerdiği görülmüştür. Diğer taraftan, davacının sunduğu sigorta eksperi raporunda itfaiyenin yangın raporunda yer alan "akülerin kısa devre yapması sonucunda çıkmış olabileceği" tespiti üzerinden belirleme yapıldığı ve eksperin yangın konusunda uzman olmadığı gözetildiğinde, bu delillerde de davaya konu yangın olayının sebebini somut ve net bir şekilde ispatlayamadığı anlaşılmıştır." Aynı davada bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda ise; UPS ve akü guruplarının bulunduğu ortamın ısınması nedeniyle ve cihazların ve akülerin max çalışma sıcaklıkları dikkate alındığında ortamın uygun olmadığı, Yukarıdaki bulgular ve akü ve akü guruplarının 10 ay kadar sorunsuz çalışmaları sebebiyle aksaklık, bozukluk, üretim hatası vb. gibi durumların oluşmadığı, Akü ve akü gurupları ile elektronik kart arızalarının ortamdaki nem ve yüksek ısı nedeniyle çalışma sıcaklığının çok üzerinde çalıştırılması nedeniyle yangına sebebiyet verdiği, Davalı firmanın yangının çıkışında kusuru olmadığı, kesintisiz güç kaynağının kurulu olduğu su firması ---------Ş.'nin güç kaynağının çalıştığı ortamın uygun olmadığı, zira toz, nem ve yüksek sıcaklık gibi olumsuz koşulların olması sebebiyle %100 kusurlu olduğu" tespitlerinde bulunulmuş ve davacının iddialarının gerçeğe aykırı olduğu açıklığa kavuşturulmuştur. Davacı, yine aynı hukuka aykırı delilleri ve iddiaları ile müvekkil şirketin üretimden kaynaklı kusurlu olduğunu iddia etmiş ve ödenen tutarın tazminini talep etmiştir. Halbuki davasını ve iddiasını ispatlayamayan davacının talepleri reddedilmiş ve yangının müvekkili şirketten kaynaklı olduğunun ispatlanamadığı gerekçeli kararda belirtilmiştir. İşbu dava dahi davacının, bir varsayımdan ibaret hareket ederek mahkemeniz nezdindeki davayı ikame ettiğine ve ispat yükünü yerine getirmediğine delalettir. Davacı, bir önceki davasında da objektif unsurları taşımayan bilirkişi raporu ve hukuka aykırı delil tespitine dayanmış ancak mahkemece bu deliller yukarıda izah edildiği üzere hükme esas alınmamıştır. ----------- D. İş Numaralı Delil Tespiti Dosyası Hükme Esas Alınamaz. Delil Tespiti Kararı ve Bilirkişi Raporu Müvekkili Şirkete Tebliğ Edilmemiş ve Müvekkili Şirket Dosyada Taraf Olarak Eklenmemiştir. Ekspertiz Raporu İse Objektiflikten Uzak ve Tek Taraflı Hazırlanmıştır. Delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporunun, usulüne uygun şekilde aleyhinde delil tespiti yaptırılan tarafa tebliğ edilmesi gerekir. (6100 sayılı HMK Madde 402/4) Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından da yerleşik içtihatlarında esas alınan kural, "delil tespitinin karşı tarafa tebliğ edilmemesi halinde davada delil olarak kullanılamayacağı" şeklindedir. Zira delil tespitini yapan mahkeme karşı tarafın itiraz etmesi halinde ek rapor aldırmak zorundadır, "itiraz halinde ek rapor alınmayan bilirkişi raporu da asıl davada delil olarak kullanılamaz". Dolayısı ile her ne kadar işbu davanın tensip tutanağı ile dosya içine alınması karar verilmiş olsa da Mahkeme tarafından delil tespiti kararının ve bilirkişi raporunun, Müvekkili şirkete tebliğ edilmemesi sebebi ile yok hükmünde sayılarak bu delillere itibar edilmemesi gerekmektedir. Dava dosyasına sunulduğu kadarı ile bahsi geçen delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporunun kendisi de yasal şartları taşımayan, incelemenin temelini oluşturması gereken teknik muayene detaylarının hiçbirine yer vermeyen, sadece davacı tarafın kendi uhdesinde bulunan deliller ile varsayımlar üzerinden hareket eden bir rapor olduğu açıktır. Bu sebeple bahsi geçen delil tespiti dosyasında aldırılan bilirkişi raporunun her halükarda yasal şartları taşımadığı ve asla bir kanaate varılacak kadar veri olmadan sadece izlenim ve tahminlere dayalı olduğu izahtan varestedir. Davacı tarafından yine müvekkiline açılan benzer davada da yine aynı şekilde hukuka aykırı şekilde delil tespiti yapılmış, yerel mahkemece bu delil hükme esas alınmamıştır. Mahkemenin de hukuka aykırı bu delili hükme esas almaması gerekmektedir. Davacı tarafından alınan ekspertiz raporu ise şüpheli ve objektiflikten uzak bir belgedir. Davacı tarafından hazırlatılan bu belge tahkikata yarar nitelikte olmayıp hükme esas alınamaz. Davacı, iddialarını bir takım hukuka aykırı belgeler ile delillendirmeye çalışsa da hem delil tespiti dosyası, hem bilirkişi raporu, hem de ekspertiz raporu hukuka aykırı ve gerçeklikten uzaktır. Davacının İşbu Davası Bir Rücu Davasıdır ve İspat Külfeti de Davacı Üzerindedir. Zarardan dolayı sigortacının, sigortalı şirkete ödeme yapmış olması kendiliğinden rücu hakkını vermez. Sigortalının uğramış olduğu zarar ve bu zarardan sorumluluğun da tespit edilmiş olması gerekir. Yangının doğrudan cihazın üretiminden kaynaklanmış olma ihtimalinde dahi bu durumun sebebinin kesin olarak belirlenmesi ve zarar ile sorumlu arasında illiyet bağı olması gerekir. Her ne kadar davacı tarafından müvekkili şirketin kusurlu olduğuna dair bir iddia var ise de müvekkili şirket tarafından yangın sebebine ilişkin sorumluluk alındığı veya kusurun kabul edildiğine dair hiçbir ikrar da mevcut değildir. TTK 1472. maddesi sigortacıya riziko bedelinin ödenmesi akabinde otomatik olarak üçüncü bir tarafa rücu hakkı vermemektedir. Yinelemek isteriz ki burada zararın doğumundaki gerçek sebebin ispat külfeti ve illiyet bağının kurulması davacının yükümlülüğüdür. Yangının çıkması sonucu en kolay yol olan üçüncü kişinin ürettiği ürüne tabiri caiz ise suç atmak kolaycılıktır. Sigorta şirketi tarafından gerekli ve yeterli tetkik yapılmadan sigortalıya ödeme yapılmış olması müvekkili şirketi sorumluluğunu doğurmamaktadır. Sigorta sözleşmesi kapsamında teminat altına alınan hususlar ve sözleşmenin unsurları yalnızca sigorta sözleşmesinin taraflarını bağlamaktadır. İzah edildiği üzere burada halefiyet durumundan bahsedilebilmesi için halef olanın hakkını ve iddiasını ispat etmesi mecburidir. Yalnızca izlenimlerin aktarıldığı birtakım tasdike muhtaç yazılı beyanlar ile bu ispat külfeti yerine getirilmiş sayılmaz. Kaldı ki somut olaydaki ihtilaf tamamen nesnel ve objektif tespitlere ve delillere muhtaç olan bir vakıadır. İşbu dava dilekçesi ile dosyaya sunulan evrak incelendiğinde de gerçekten davanın yalnızca varsayıma dayandığı, hiçbir somut ve objektif delilin olmadığı, yangının çıktığı iddia edilen cihazların incelenmediği, cihazlar üzerinde teknik bir inceleme yapılmadığı, sadece elde var olan yangın raporu ile hareket edildiği, davacı sigorta şirketi tarafından kendi uhdelerinde aldırılan eksper raporunda da herhangi bir teknik tespit olmaksızın sonuca varıldığı, hukuka aykırı delil tespiti yaptırıldığı ve tahminlere göre değerlendirme yapıldığı açıktır. Şu halde sigortacının rücu talebini hukuken ileri sürebilmesi için kusurun, müvekkili şirketten kaynaklandığını somut ve denetime elverişli delillerle ispat etmesi ve meydana gelen doğrudan zararın müvekkili şirketin sorumluluğunda gerçekleştiğine dair illiyet bağını ispat etmesi gerekir. Sigortacının sigorta ettiren şirketin beyanını esas alarak tüm talepleri kabul etmiş olması, kendisi tarafından hazırlanan raporda denetime elverişli olmayacak şekilde birtakım hesapların yapılarak tazminat miktarının bulunması davacı tarafından tek taraflı ve ancak sigorta ettiren şirkete karşı iki tarafı kapsayan işlemlerdir. Yine bu hasar kalemlerinin gerçek olduğu ispat edilmiş dahi olsa, bunların bedellerinin piyasa rayicinde olup olmadığı dahi bir ispat konusudur. Tüm maddi vakıalar, hukuksa aykırı deliller ve davacının ispat külfetini yerine getirmediği hususu birlikte değerlendirildiğinde işbu davanın hukuka uygun olmadığı çok açıktır. Hiçbir Somut ve Hukuka Uygun Delil Bulunmaksızın İhtiyati Haciz Talep Edilmesi Hukuka Aykırıdır. Davacı, hiçbir hukuki dayanağı olmamasına karşın dava dilekçesinde İhtiyati Haciz talebinde bulunmuştur. Mahkeme tarafından tutulan tensip zaptı ile hukuka uygun şekilde İhtiyati Haciz talebi reddedilmiştir. Her ne kadar İhtiyati Haciz talebi reddedilmişse de, müvekkili adına hak kaybı yaşanmaması adına, davacının işbu talebine itiraz eder, hukuki dayanaktan yoksun bu talebin Kanunda belirlenen şartları taşımadığını beyan ederiz. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için; Alacağın rehinle teminat altına alınmamış olması gereklidir. Kural olarak vadesi gelmiş bir alacak bulunmalıdır. Alacağın paraca alacağı olması gereklidir. Alacağa ilişkin ve ihtiyati haczin yapılmasını haklı gösterecek delillerin bulunması gereklidir. Davacı, dava dilekçesinde hukuka aykırı olarak yapılan delil tespiti, objektiflik unsurundan uzak eksper raporu ve rücu talebi bulunmaktadır. Bu doğrultuda ihtiyati haciz talebi, hukuka aykırı olup mahkemece verilen karar hukuka uygundur. Müvekkili şirket, uzun yıllardır yurt içi ve yurt dışı ticari faaliyetlerini sürdüren muteber bir şirkettir. İhtiyati haciz talebinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Müvekkili şirket uzun yıllardır aynı adreste kayıtlı olarak ticari hayatına devam etmekte, faal ve saygıdeğer bir şirkettir. Bu doğrultuda talebin reddine karar verilmesi makul ve hukuka uygundur. Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle, davacının hukuka aykırı delilleri, müvekkili şirketin kusurunun olduğuna dair iddiasını ispatlayamaması, müvekkili şirketin kusuru ve zarar arasında illiyet bağının bulunmaması nedenleri ile davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerinden bahisle dayanaktan yoksun işbu davanın her halükarda reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dosyanın Yangın Uzmanı, 2 Elektrik Mühendisi, 1 Makine Mühendisi, 1 Sigortacı ve 1 Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dava konusu yangında tarafların kusuru, sorumluluğu, zararın miktarı ve rücu şartlarının oluşup oluşmadığı konularında rapor hazırlamalarının istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişiler Yangın Sektör Uzmanı Kimyager, Elektrik Elektronik Yüksek Mühendisi ----------, Elektrik Mühendisi -----------, Makine Mühendisi -----------, Nitelikli Hesaplamalar Sigorta Uzmanı ---------- ve Nitelikli Hesaplamalar -------- tarafından sunulan 21/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "SONUÇ VE KANAAT: Yukarıda arz ve izah edildiği üzere teslim tutanağı ile verilen görev çerçevesinde dosya kapsamında mevcut tüm bilgi, bulgu ve belgelerin ayrıntılı olarak incelenmesiyle Nihai takdir Saygıdeğer Mahkemeye ait olmak üzere; 1. Yangın olayda kasıt ve sabotaj unsurunun bulunmadığı, 2. 15.12.2023 günü 11:15 - 11:20 civarında, --------- Mah. -------- Sitesi No:-------- --------- adresli ---------- Şirketi fabrika içinde başlayan olayda; Yangın olayı Otomasyon pano odası içinde, UPS sistemine bağlı akü bankasında aşırı ısı nedeniyle erime, parçalanma ve kısa devre belirtileri ile aşırı yüklenme ve ısınmaya bağlı kısa devre neticesinde yangın meydana geldiği. Log ve Servis Kayıtları incelendiğinde ilgi 15.12.2023 log kayıtlarında, cihazın aşırı akım uyarısı verip devre dışı kaldığı. ---------- servis raporları, akülerin şarj altında yüksek iç sıcaklığa maruz kaldığını ve bunun kısa devre ile sonuçlanması ile inceleme konusu yangın olayın meydana geldiği, islenmek, ıslanmak ve yanmak suretiyle UPS cihazı ve akü grubu, galvaniz hattı tesis panoları, dağıtım-kompanzasyon panolarının zarar gördüğü, 3. Olayın meydana gelmesinde dava dışı ---------- Firması işleteninin 6331 sayılı isg kanunu amir hükümlerine yeterli derecede uygun gözetim, denetim, kontrol ve risk analizi kapsamında cihaz yer seçimi ve soğutmanın tam anlamıyla sağlanması ve yangın riskleri bakımından ihmalinin bulunduğu ve olayda çalışan personelce CO2 ve KKT tüplerle ilk müdahalenin yapıldığı ancak bunun yeterli olmadığı ve dava dışı sigortalı ---------- Şirketi Firması işletenin %60 kusurlu olduğu, 4. Yangın olayda hasarın artmasında ve meydana gelen zararda davalı firmanın, dava dışı sigortalı firmaya fatura ile satışı yapılan UPS cihazı ve ilgili sistemin yer seçimi ve soğutma durumları ile ilgili teknik analiz ve bilgilendirme de işin kapsamına uygun uyarı, ikaz vb sorumluluğu ile 6331 sayılı isg kanunu amir hükümlerine gözetim, denetim, bakım ve kontrol kapsamında kısmen %40 kusurlu olduğu, 5. Ekspertiz raporunda hasara uğradığı belirtilen tablo-1'deki pano ve sistemler için 15.12.2023 hasar tarihine göre yapılan hesaplamada, toplam 7.266.972,74 TL bedelin, alınan teklif ve ilgili tarihteki piyasa rayiç bedelleri ile örtüştüğü ve tenzilat uygulandığında 7.266.972,74 TL olarak bu bedelin kadri marufunda olduğu, 6. Gerçekleşen hasarda Riziko adresi ile yangının gerçekleştiği yer adresi örtüşmediği, İşbu nedenle zararın poliçe kapsamında olmadığı, 7. Riziko adresi ile hasar adresi uyuşsaydı dahi hasar ödemesinin dava dışı kiracı ---------Ş. ne yapıldığı, kiralayan ve dain-i mürtehin sıfatına sahip sigortalı ---------Ş. --------- Şubesinin ödemenin ---------- yapılması yönünde muvafakatinin dosyada bulunmadığı, işbu nedenle davacının TTK 1472.maddesine göre sıfatını kazanamayacağı, 8. Ödemenin hak sahibi olan --------Ş. ------- Şubesine yapılmaması veyahut --------- yapılmasına ilişkin muvafakatinin bulunmaması nedeniyle davacının TBK 183. Maddesi temlik hükümlerine göre < Akdi Halef > sıfatını da kazanmayacağı, Kanaatine varılmıştır. Nihai tespit ve kanaatin takdiri Saygıdeğer Mahkemeye ait olmak üzere işbu bilirkişi heyet raporu saygı ile sunulur." şeklinde görüş bildirilmiştir. Tarafların itirazları doğrultusunda bilirkişilerden ek rapor alınmasına, tarafların dayandıkları ve sundukları delillerin irdelenerek ek raporun hazırlanmasının istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişiler Yangın Sektör Uzmanı Kimyager, Elektrik Elektronik Yüksek Mühendisi--------, Elektrik Mühendisi ---------, Makine Mühendisi ---------, Nitelikli Hesaplamalar Sigorta Uzmanı -------- ve Nitelikli Hesaplamalar --------- tarafından sunulan 04/06/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; "SONUÇ VE KANAAT: Yukarıda arz ve izah edildi; 1. Yangın, 15.12.2023 tarihinde UPS sistemine bağlı akü grubundaki iç sıcaklık artışı ve kısa devre nedeniyle meydana geldiği, 2. Yangının oluşumunda ---------Ş. ortam koşullarını sağlamadığı için %60, --------Ş. ise teknik riskleri öngörerek sistemi devreye aldığı için %40 oranında kusurlu olacağı, 3. Son incelemelere göre davacının poliçeye dayalı olarak yaptığı ödemenin, hem riziko kapsamında olduğundan TTK m.1472 gereğince < Kanuni Halefiyet> e göre, hem de muvafakat belgesiyle desteklenmiş olup, BK m.183 gereğince < Akdi Halefiyet > e dayalı rücu hakkının mevcut olduğu, 4. Davacı ---------Ş. ile dava dışı sigortalı ----------Ş. arasında düzenlenen sigorta sözleşmesindeki döviz klozunun gerçekleşmemiş olduğunun kabulü halinde, davalının %40 kusuru neticesinde davacının davalıdan 2.608,000,00-TL hasar bedelini rücuen tazmin edebileceği, 5. İlk bilirkişi raporundaki değerlendirmeler teknik açıdan yerinde olup, tarafların sunduğu belgelerin bu kanaati değiştirecek nitelikte bulunmadığı görülmüş; hukuki açıdan ise davacının poliçeye dayalı olarak yaptığı ödemenin riziko kapsamında olması nedeniyle TTK m.1472 gereğince kanuni halefiyete dayalı, davacı yanın sunduğu belge neticesinde ise BK m.183 gereğince akdi halefiyete dayalı rücu hakkının mevcut olduğu kanaatine varılmıştır. Sonuç ve kanaatin takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere işbu rapor, Saygılarımızla arz olunur." şeklinde görüş bildirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :Dava, Leasing All Risk Katılım Sigorta Poliçesi kapsamında ödenen sigorta tazminatının rücuen davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı ---------- Şirketi arasında 12/01/2023-12/01/2026 tarihleri arasında geçerli--------poliçe numaralı Leasing All Risk Katılım Sigorta yapıldığı, sigortalı işyerinde meydana gelen yangın sonucu ödenen sigorta tazminatının yangının davalı tarafça satımı ve kurulumu yapılan UPS sisteminden kaynaklandığından bahisle davalı taraftan tahsili istenmektedir. Bilirkişi kurulundan alınan rapor ve ek rapor sonucu; dava konusu yangının davalı tarafından kurulumu yapılan UPS sistemine bağlı akü grubunun iç sıcaklık artışı ve kısa devre nedeniyle meydana geldiğinin sabit olduğu ancak sistemin imalatından kaynaklı bir hatanın yangına sebebiyet vermediği, çalıştırılmasındaki eksikliğin yani ortam soğutma sisteminin yeterli olmaması/çalıştırılmamasının sebep olduğu, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısı ---------- Şirketi'nin UPS sisteminin sağlıklı çalışması için gerekli ortamı hazırlamadığı için yangının meydana gelmesinde %60 oranında kusurlu bulunduğu, davalı şirketin ise davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısı --------- Şirketi'nin UPS sistemini sağlıklı bir ortamda çalıştırmadığını bildiği halde sistemi çalıştırmasına izin verdiği için %40 oranında kusurlu bulunduğu, davacı sigorta şirketinin yangın sonucu meydana gelen hasar için 06.03.2024 tarihinde 6.986.912,73 TL ödeme yaptığı, ödemenin kadri marufunda olduğu, poliçenin ikinci sayfası Teminat Kapsamı / Özel Şartlar kısmında riziko adreslerinin -------- il sınırları olarak kabul edileceğinin düzenlendiği anlaşılmakla davalı tarafın hasar ödemesinin poliçeye aykırı olduğu savunmasına itibar edilmemiş olup davacı sigorta şirketinin TTK 1472 nci maddesi uyarınca halefiyet kuralı gereği davalı şirketin kusuru oranında yaptığı hasar ödemesi için rücu hakkı bulunduğu anlaşıldığından 6.986.912,73 TL ödemenin %40'ı olan (6.986.912,73 TL / 100 * 40 = 2.794.765,09 TL) 2.794.765,09 TL'nin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-a) 2.794.765,09 TL'nin ödeme tarihi olan 06/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
b) Davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 190.910,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin yatırılan 119.319,01 TL harçtan mahsubuyla bakiye 71.591,39 TL'nin davalı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 119.319,01 TL peşin harcın davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 228,00 TL posta gideri ve 60.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 60.655,60 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 24.262,24 TL'sinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 367.424,16 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 479.371,81 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ret oranına göre 1.440,00 TL'sinin davalı taraftan, 2.160,00 TL'sinin davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının re'sen yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/09/2025