T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/639
KARAR NO : 2025/612
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/09/2024
KARAR TARİHİ : 10/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.07.2023 tarihli, 361.026,84TL bedelli e-faturanın, sistem üzerinden davalı şirkete gönderildiği, faturanın açıklama kısmında; faturanın irsaliye yerine geçtiği, fatura bedelinin tahsil edilmediği ve faturanın ödeme vadesinin 30 gün olduğu ayrıca açıklama kısmına vadesi geldiğinde hangi hesaba ve kimin adına ödeme yapılacağının da ayrıntılı bir şekilde yazıldığı, faturaya davalı karşı tarafça itiraz edilmediği gibi davalı şirketle e-mail üzerinden yapılan görüşmelerde borcun kabul edildiği, buna rağmen halen ödemenin yapılmadığı, e-mail yazışmalarının dava dilekçesi ekinde sunulduğu, bu nedenlerle davanın kabulüne; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 361.026,84TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, faturada yer alan vade tarihinden itibaren ödeme alınamayan her ay için asıl alacak olan 361.026,84 TL'nin aylık %5 oranında vade farkı ile tahsiline, ayrıca vade tarihinden itibaren asıl alacak olan 361.026,84 TL'nin ticari temerrüt faizi ile tahsiline, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, düzenlemiş olduğu faturanın müvekkili tarafından ödenmediği iddiasıyla ilk olarak --------- E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi takibi başlatmış olduğunu, müvekkili tarafından ödeme emrine itiraz edilmesi üzerine huzurdaki alacak davasını ikame etmiş olduğunu, bahse konu icra dosyasının halen derdest olduğunu, icra dosyasındaki alacak talebinden kaynaklı huzurdaki alacak davasının açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının tacir sıfatını haiz olmaması sebebiyle görevsiz mahkemede açılan işbu davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu faturadan kaynaklı bir alacağın olduğunun ispat edilemediğini, davacı tarafından vade tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava; faturadan kaynaklı alacak istemidir.Davacı gerçek kişinin ---------, esnaf odası ve vergi dairesinden dosyaya celp edilen belgelerine göre bilanço usulüne göre defter tutan birinci sınıf tüccar olduğu, mahkememizin görevli mahkeme olduğu anlaşıldığından davanın esasına geçilmiştir.
Mahkemece tarafların 2023 yılına ait ticari defterlerinin SMMM bilirkişi tarafından incelenmesine karar verilmiş, her iki tarafın defterleri incelenmek suretiyle düzenlenen bilirkişi raporunda ;'' Davacı --------- 2023 yılına ait yevmiye, defter-i kebir ve envanter defterlerinin ve davalı -----------Ş.'nin 2023 yılına ait e-defterlerinin ve envanter defterinin zamanında ve usulüne uygun olarak noter/GİB tasdiklerinin/onaylarının yapıldığı, ticari defterlerdeki muhasebe kayıtlarının V.U.K. madde 215-219 hükümleri ve Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğleri'ne uygun şekilde tutulduğu ve kayıtların birbirleriyle ve tarafların sunduğu cari hesap muavini ile uyumlu olduğu, takdir Sayın Mahkemenizin olmak üzere her iki tarafın ticari defterlerinin kendi lehlerine delil niteliğine sahip olabileceği, her iki şirketin ticari defterlerine göre, davacı ------------ 2023 yıl sonu itibariyle davalı ----------Ş.'nden 361.026,84TL alacaklı olduğu, bu tutarın dava esas değeri ile aynı olduğu, alacağın 06.07.2023 tarihli, --------- nolu, 361.026,84TL bedelli e-faturadan kaynaklandığı, söz konusu faturanın her iki şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının BS ve davalının BA formunda söz konusu fatura verisinin yer aldığı, faturanın açıklama kısmında yazılı vade tarihinden dava tarihine kadar hesaplanmış avans faizinin 168.297,85TL olduğu, faturada, faturanın ödenmemesi durumunda aylık %5 vade farkı uygulanacağına dair bir açıklama yer almadığı, davacının sunduğu e-posta yazışmalarında faturanın ödenmemesi sebebiyle %5 vade farkı uygulanacağı davalı tarafa iletilmişse de gerek faturada bu yönde bir açıklama olmaması, gerekse vade farkına ilişkin tarafların anlaşmış oldukları bir sözleşme örneğinin dosyaya sunulmamış olması sebebiyle davacının vade farkı talep edebileceğine dair bir kanaate varılamadığı'' yönünde görüş ve kanaat sunulmuştur.
Taraflarca rapora itiraz edilmesi üzerine bu itirazları karşılamak üzere bilirkişiden ek rapor alınmış, bilirkişi, tarafların incelenen itirazlarında kök rapordaki değerlendirmelerinde değişikliğe gidilmesine sebep olacak herhangi bir hususa rastlanmadığını, davacının vade farkı ve temerrüt faizi taleplerine ilişkin nihai kararın Mahkememize ait olduğunu beyan etmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıya verdiği mal/hizmete istinaden faturalar düzenlediği, iş bu davada alacak isteminin 06.07.2023 tarihli, ----------- nolu, 361.026,84-TL bedelli e-faturaya dayalı olduğu, yapılan bilirkişi incelemesine tarafların ibraz ettiği usulüne uygun tutulmuş 2023 yılı ticari defter kayıtlarına göre bu faturanın her iki tarafında ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının davaya konu faturadan kaynaklı 361.026,84-TL tutarında alacağı olduğu, davalının bu fatura bedeli yönünden davacı ile mutabık kaldığı, davacıya bu faturaları iade ettiğine ya da iade faturası düzenlediğine dair bir kayıt dosyaya sunamadığı, davacının davalıdan 361.026,84-TL alacağın tahsilini istemekte haklı olduğu kanaatine varılmış, davacı, davalı taraf ile mail yazışmalarında vade farkına ilişkin mutabık kaldıkları iddiası ile vade farkı da talep etmiş ise de davalının mail içeriğinde vade farkına yönelik açıkça onay/kabul beyanı bulunmadığı gibi Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 27/06/2003 tarihli kararı ile ibarelerin tek başına vade farkı uygulanmasına dayanak olamayacağı kararlaştırılmıştır. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde 2023 yılında davacı tarafın davalı tarafa gönderdiği e-postada belirttiği şekliyle bir vade faturası düzenlemediği, ticari defterlerinde vade farkına ilişkin bir kaydın olmadığı belirlenmiş, vade farkına ilişkin tarafların anlaşmış oldukları bir sözleşme örneğinin de dosyaya sunulmadığı, vade farkının taraflar arasında teamül haline gelmediği anlaşılmakla davacının davalıya düzenlediği 06.07.2023 tarihli 361.026,84-TL bedelli faturanın üzerindeki kayda göre vade tarihi 30 gün sonrası ise de davacının davalıya gönderdiği mail içeriğinde iş bu fatura için vadenin 90 gün olarak tanımlandığı, vade tarihi olarak 04.10.2023 tarihinin belirlendiği anlaşılmakla davanın kabulü ile 361.026,84 TL alacağın 04.10.2023 vade tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, vade farkı alacağına ilişkin istemlerin reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, 361.026,84 TL alacağın 04/10/2023 vade tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, vade farkı alacağına ilişkin istemlerin reddine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 24.661,74-TL harcın, davacı tarafından yatırılan 6.165,44-TL peşin harçtan mahsubu ile kalan 18.496,30-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 6.165,44-TL harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 8.124,00-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı vekili lehine AAÜT göre hesaplanan 57.764,29-TL vekalet ücretinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde resen yatıran tarafa iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.10/07/2025