T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/450 Esas
KARAR NO : 2025/596
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 28/06/2024
KARAR TARİHİ : 09/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :İDDİA: Davacı vekili 28/06/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; A) Davalı Şirket Genel Kurulunda Alınan Kararların İptaline İlişkin Açıklamalar : 1) Müvekkili şirket ----------Ş., davalı -----------Ş.'nin tamamı nama yazılı paylarından %50'sini, ---------- Noterliği'nin 22.03.2022 tarih ve ------------ yevmiye no.lu sözleşmesiyle kurucu ortak--------- devir almıştır. Bu hisse devir sözleşmesi tarihinden itibaren müvekkili şirket davalı şirketin %50 pay sahibidir. Davalı şirketin diğer %50 pay sahibi-----------. 2) Davalı şirket, 2022 yılı olağan genel kurul toplantısını süresinde yapmamış olup, müvekkili şirket tarafından davalı ile yönetim kurulu başkanı----------- keşide edilen ---------- Noterliği'nin 10.01.2024 tarih, ----------yevmiye no.lu ihtarnamesiyle 2022 yılı olağan genel kurulunun ihtarnamede belirtilen gündemle yapılması ihtar edilmiştir. Davalı şirket ve yönetim kurulu başkanı ----------, cevaben keşide ettikleri "Olağan Genel Kurul Çağrısı" konulu ----------- Noterliği'nin 16.01.2024 tarih, --------- yevmiye no.lu ihtarnamesiyle "------------ Şirketi'nin 2022 ve 2023 yıllarına ait olağan genel kurul toplantılarının 14.06.2024 tarihinde saat 14:00'da şirket merkezinde yapılmasına karar verildiğini" müvekkili şirkete bildirmiştir. Müvekkili şirket tarafından genel kurula katılması için yetkilendirilen ---------, 14.06.2024 tarihi saat 14:00'da şirket merkezinde hazır bulunmuş ve fakat adreste şirketten kimse bulunmamış ve genel kurul toplantısı gerçekleştirilmemiştir. 3) Daha sonra, 24.06.2024 tarihli --------- Ticaret Sicili Gazetesi'nden davalı şirketin genel kurul toplantısını 06.06.2024 tarihinde gerçekleştirdiği öğrenilmiştir. Anlaşılacağı üzere davalı şirket, 2022 ve 2023 yıllarına ait olağan genel kurul toplantılarını 14.06.2024 tarihinde gerçekleştireceği şeklinde müvekkili şirkete çağrı yapmış ve fakat genel kurulu müvekkili şirketin bilgisi dışında 06.06.2024 tarihinde yapmıştır. 06.06.2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların tamamı butlanla batıldır. 4) Davalı şirket yönetim kurulu başkanı -----------, müvekkili şirketin davalı şirketteki ortaklık haklarını kullanmasını engellemek için 14.06.2024 tarihinde yapılmasına karar verilen genel kurul toplantısını, hukuka aykırı şekilde 06.06.2024 tarihinde yapmış ve kendisini şirkete münferiden yetkili olarak atamıştır. ----------, sırf bu hukuksuz işlemine kılıf uydurabilmek için müvekkili şirkete keşide ettiği ---------- Noterliği'nin 23.05.2024 tarih, ----------- yevmiye no.lu ihtarnamesiyle; "-----------Ş.'nin %50 hisse devir bedeli olan 12.500.000,00.-TL'nin 700.000,00.-TL'sinin ödenmediği, ödemenin 3 gün içerisinde yapılmaması halinde 15.12.2021 tarihli hisse devir sözleşmesinin feshedileceğini" ihtar etmiştir. ---------- bu ihtarnamesindeki beyanlarının tamamı gerçek dışı olup, müvekkili şirket tarafından keşide edilen ----------- Noterliği'nin 27.05.2024 tarih,----------- yevmiye no.lu cevabi ihtarnamesiyle; "Hisse devir bedelinin tamamının ödendiği, nitekim devir bedelinin tamamının ödendiğinin ---------- tarafından noter huzurunda beyan edildiği, müvekkil şirketin ----------Ş.'nin 14.06.2024 tarihinde yapılacak genel kurul toplantısına katılım sağlayacağı,---------Ş.'nin 14.06.2024 tarihinde yapılacak genel kurul toplantısına katılım sağlanacağı" bildirilmiştir. Bunun üzerine davalı şirket yönetim kurulu başkanı ----------, keşide ettiği --------- Noterliği'nin 06.06.2024 tarih, ---------- yevmiye no.lu ihtarnamesiyle; "Taraflar arasındaki 15.12.2021 tarihli hisse devir sözleşmesini feshettiğini" müvekkili şirkete bildirilmiştir. Nitekim daha sonrasında ---------- hisse devir sözleşmesini feshettiğine ilişkin ihtarnameyi keşide ettiği gün müvekkil şirketin yokluğunda davalı şirket genel kurul toplantısını yaptığı ve kendisini şirkete münferiden yetkili atadığı anlaşılmıştır. 5) Davalı şirket yönetim kurulu başkanı ---------- hisse devir bedelinin ödenmediği ve sözleşmenin feshedildiği iddiası tamamen yersiz ve gerçek dışıdır. Öncelikle, ----------- sözde feshettiğini belirttiği 15.12.2021 tarihli hisse devir sözleşmesi zaten yürürlükte olan bir sözleşme değildir. Taraflar, davalı ----------Ş.'nin devri için öncelikle 15.12.2021 tarihli hisse devir sözleşmesini imzalamış ve fakat sonrasında bu sözleşme hükümlerinin hukuki ve mali açıdan sakıncaları nedeniyle bundan vazgeçerek --------- Noterliği'nin 22.03.2022 tarih ve ----------- yevmiye no.lu hisse devir sözleşmesini imzalamışlardır. Müvekkili şirket, hisselerin devri için----------- 12.500.000,00.-TL ödeme yapmıştır. Nitekim --------- de noter hisse devir sözleşmesiyle davalı şirket ----------Ş.'nin %50 hissesini müvekkili şirkete devrettiğini ve devir bedeli olan 12.500.000,00.-TL'yi aldığını noter huzurunda kabul ve beyan etmiştir. Bu nedenle, müvekkili şirketin davalı şirkette %50 pay sahibi olduğu hususu tartışma dışıdır. 6) Davalı şirket ile yönetim kurulu başkanı -----------, müteaddit defalar müvekkili şirketin davalı şirketteki pay sahipliğini kabul etmişlerdir. Nitekim müvekkili şirkete gönderilen genel kurul çağrısının yanında davalı şirket, taraflar arasındaki başka bir dava olan --------- Esas sayılı dosyasına sunduğu cevap dilekçesinde; "şirket hisselerinin 22.03.2022 tarihinde ----------Ş.'ye devredildiğini" açıkça beyan etmiştir. 7) Pay sahibi olan müvekkili şirketin haberi ve bilgisi dışında yapılan 06.06.2024 tarihli genel kurulda alınan kararların tamamı butlanla batıldır. Nitekim TTK'nın 414. maddesinde; "Genel kurul toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve ----------- Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla çağrılır. Bu çağrı, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılır. Pay defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler, iadeli taahhütlü mektupla bildirilir." hükmü düzenlenmiştir. Buna göre; genel kurula çağrı ----------- Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilmeden ve pay defterinde yazılı pay sahiplerine ya da pay sahibi olduğunu belgeleyen pay sahiplerine çağrı mektubu gönderilmeden toplanan genel kurulda alınacak kararlar da yoklukla maluldür. Davalı şirket yönetim kurulu, pay sahibi müvekkil şirkete keşide ettiği ------------ Noterliği'nin 16.01.2024 tarih, ----------- yevmiye no.lu ihtarnamesiyle genel kurul toplantısının 14.06.2024 tarihinde yapılacağına ilişkin çağrı yapmış ve fakat sonrasında müvekkil şirketten habersiz şekilde daha önceki bir tarihte 06.06.2024'te genel kurul toplantısı yapmıştır. Müvekkil şirketin haberdar olmadığı 06.06.2024 tarihli genel kurul toplantısının TTK'nın 416. maddesi kapsamında gerçekleştirildiğinden de bahsedilmesi mümkün değildir. 8) TTK'nın 445. maddesinde; "446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler." hükmü ve TMK'nın 2. maddesinde; "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." şeklinde düzenleme getirilmiştir. Müvekkil şirkete davalı şirket genel kurulunun 14.06.2024 tarihinde yapılacağı yönünde çağrı yapılması ve sonrasında müvekkil şirketten habersiz şekilde 06.06.2024 tarihinde genel kurul toplantısı yapılması, TMK'nın 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına açıkça aykırıdır. Dürüstlük kuralına, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan ve anonim şirketin temel yapısına uymayan bu genel kurulda alınan kararların tamamı bu bağlamda batıl ve kesin olarak hükümsüz sayılmalıdır. B) Genel Kurulda Alınan Kararların İcrasının Geri Bırakılmasına İçin Tedbir Verilmesine İlişkin Açıklamalar : 9) Davalı şirketin 06.06.2024 tarihinde gerçekleştirilen dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararların tamamı yönünden TTK ve HMK kapsamında icrasının geri bırakılması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmekteyiz. Yukarıda açıkladıkları üzere; davalı şirket yönetim kurulu başkanı-----------, 14.06.2024 tarihi için genel kurul çağrısı yapıp, daha sonrasında 06.06.2024 tarihinde yalnızca kendisinin katıldığı bir genel kurulda alınan, özellikle münferiden yetkiye ilişkin hukuk dışı kararlarla müvekkil şirketin, davalı şirketteki varlığının hukuki anlamda sonlandırılması amaçlanmakta olup, kararların icrası halinde telafisi imkansız zararlar meydana geleceği açıktır. 10) TTK'nın 449. maddesinde; "Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.", Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389.maddesinde; "(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır." 390.maddesinde ise; "(1) İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. (2) Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. (3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükümleri düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler uyarınca dava konusu genel kurulda alınan kararların icrasının geri bırakılması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekmektedir. 11) Nitekim,--------- sayılı ilamında; "Olağan Genel Kurulu'nun 15. Gündem maddesi hakkında tedbir kararı verilmemesi halinde telafisi imkansız zararların doğma ihtimali bulunduğu ve davacı vekilinin dava dilekçesine eklediği deliller ve iddiaları talep edilen tedbir için bu aşamada yaklaşık ispat koşulunu gerçekleştirdiği anlaşılmakla verilen ihtiyati tedbir kararın TTK 449. maddesine ve 6100 sayılı HMK'nun 389 ve devamı maddelerine uygun olduğu görülmüştür. Davalı vekili diğer bir istinaf nedeni olarak teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de HMK 392. Maddesinde, talep, resmi belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, teminat alınmamasına da karar verilebileceği düzenlemiş olmakla somut olayın özelliği, dosyadaki bilgi ve belgeler ile tedbirin niteliği göz önüne alındığında teminattan muaf tutulmasında hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin ara kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir. 12) Yargılamanın kesin hükme bağlanacağı tarihe kadar; gerek müvekkil şirketin gerekse davalı şirketin telafisi imkansız zararlara uğramasının engellenebilmesi adına, gerek görüldüğü takdirde Mahkemece belirlenecek teminatın da yatırılması kaydı ile ihtiyati tedbir mahiyetinde, 06.06.2024 tarihli genel kurulda alınan kararların kötü niyetli, hukuka aykırı olduğu sabit olduğundan icrasının durdurulmasına ve bu yöndeki ihtiyati tedbir kararının Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilana çıkılmasına ve Noterler Birliği'ne bildirilmesine karar verilmesini talep etmek gerektiğinden bahisle öncelikle duruşma günü beklenilmeden mümkün olan en kısa sürede belirlenecek bir günde davalı şirketin yönetim kurulu başkanı --------- beyanı alınrak TTK'nın 449. maddesi gereğince 06.06.2024 tarihli genel kurulunda alınan kararların tamamının icrasının geri bırakılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davanın kabulüyle, yargılama neticesinde 06.06.2024 tarihli genel kurulda alınan kararların tamamının butlan ile batıl olduğunun tespiti ile iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış ancak davanın reddini talep etmiştir.Dosyanın Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ve Mali Müşavir bilirkişilere tevdi ile davalı şirket kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapmak suretiyle davacı tarafın davalı şirket pay sahibi olup olmadığı ile dava konusu genel kurul kararının butlanı veya iptali hususlarında rapor hazırlamalarının istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişiler Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Yaşar Turgut ve Nitelikli Hesaplamalar --------- tarafından sunulan 06/05/2025 tarihli raporda özetle; "6-SONUÇ Dava dosyasında bulunan belge ve bilgiler ile Sayın Mahkemece verilen görev ile sınırlı ve mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde; 6.1. Davalı şirketin; 06.06.2024 tarihinde yaptığı olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların TTK. M. 446/b ve TTK.m447/a ve b maddeleri nazara alındığında usule uygun olmadığı, 6.2. ----------Ş. Ana sözleşmesinin incelemesinde pay devrinin yapılabilmesi için Üretim Lisansı çıkarılıncaya kadar pay devrinin yasaklandığı, Lisans alındıktan sonra EPDK onayının alınması gerekliliği nazara alınarak dosya kapsamında EPDK onayı görülemediğinden; ----------- Noterliğinin 22.03.2022 tarih ve ---------- yevmiye nolu pay devri sözleşmesinin TTK.m.492 kapsamında olup olmayacağı Sayın Mahkeme takdirlerinde olduğu, Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz." şeklinde görüş bildirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, davalı ----------- Şirketi'nin 06.06.2024 tarihinde yapılan Genel Kurul Toplantısında alınan kararların butlan ile batıl olduğunun tespiti ve iptali istemine ilişkindir.Davacı taraf, davalı şirkette yüzde elli hissedar olduğunu, çağrı usulüne uyulmadan genel kurul toplantısı yapıldığından bahisle toplantıda alınan kararların butlanının tespiti ile iptalini talep etmiştir. Davalı taraf, hisse devrinin geçersiz olduğunu, davacı tarafın davalı şirkette hissedar olmadığından bahisle davanın reddini talep etmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Çağrının şekli 1. Genel olarak başlıklı 414 ncü maddesi "(1) Genel kurul toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve ---------- yayımlanan ilanla çağrılır. Bu çağrı, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılır. Pay defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler, iadeli taahhütlü mektupla bildirilir. (2) Sermaye Piyasası Kanununun 11 inci maddesinin altıncı fıkrası hükmü saklıdır.", Genel kurul kararlarının iptali İptal sebepleri başlıklı 445 nci maddesi "(1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.", İptal davası açabilecek kişiler başlıklı 446 ncı maddesi "(1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir." ve Butlan başlıklı 447 ncı maddesi "(1) Genel kurulun, özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır." hükmünü düzenlemiştir. Türk Ticaret Kanunu’na göre anonim şirketlerde nama yazılı hisselerin devri, pay defterine işlenmek zorundadır. Pay defterine kayıt işlemi, hisse devrinin resmileşmesi açısından zorunlu bir adımdır. Ticaret Kanunu, pay devri gerçekleştiğinde, devrin şirket tarafından tanınması ve hak sahibi olarak kabul edilmesi için pay defterine kaydın yapılması gerektiğini belirtir.Davacı taraf her ne kadar noter satışı ile davalı şirkette pay sahibi olduğunu iddia etmekte ise de, davalı şirket pay defterinde kaydı bulunmamaktadır. Bunun yanında davalı şirket ana sözleşmesinin 16 ncı maddesiyle pay devrinin özel ve genel şartları bulunduğu gibi Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 5/c maddesi uyarınca da pay devrinin ancak ---------- onayı alınmak suretiyle gerçekleşebileceği, dosya kapsamında Kurul kararı bulunmadığı, davacı tarafın pay sahibi olduğunu ancak kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla ispat edebileceği, bu yönde bir mahkeme kararı da bulunmadığı, pay sahibi olmayan davacının eldeki davalı şirketin genel kurul toplantısında alınan kararların butlan ile batıl olduğunun tespiti ve iptali istemine ilişkin davayı açamayacağı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harcın davacı tarafından dava açılırken peşin yatırılan 427,60 TL harçtan mahsubuyla bakiye 187,80 TL harcın davacı taraftan alınarak Hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından sarf edilen masrafların üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
5-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2025