T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/556 Esas
KARAR NO : 2025/601
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/08/2024
KARAR TARİHİ : 10/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki olduğunu, bu ticari ilişki sebebiyle taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunduğunu, bu ticari ilişkiye istinaden satış faturalarının düzenlendiğini, faturaların yer aldığı cari hesap ekstresinden görülen şekilde davalı şirketin 173.776,47-TL tutarında borcu oluştuğunu, takibe konu edilen 05/08/2022 tarihli fatura hariç olmak üzere faturalarda ödeme günü bulunduğundan TTK m.1530/2 uyarınca faturaların her birine icra takibine konu edilirken ödeme gününden itibaren avans faizi istenerek icra takibine konu edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkide faturaların düzenlendiğini, davalı borçlu şirketin fatura bedellerini ödemeyip dönem dönem cari hesap bakiyesine istinaden bazı ödemeler yaptığını, ancak faturalara ilişkin tüm ödemelerin yapılmamış olduğunu, bakiye cari hesaba dayalı olarak ---------İcra Dairesinin -------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının söz konusu borca ve ferilerine haksız olarak itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, davalının faturalara düzenlenme tarihinden itibaren yasal süresi içerisinde hiçbir şekilde itiraz etmediğini, davalının icra takibine yetki yönünden itiraz etmiş ise de bunun geçerli olmadığını, bu doğrultuda usul ve yasaya uygun düzenlenen ve herhangi bir itiraz bulunmayan faturalardan kaynaklanan toplam bakiye kalan 252.420,71-TL'lik ( asıl alacak+ ödeme gününden itibaren işlemiş faizi) kısmı ödenmediğini, cari hesap ilişkisine ve söz konusu alacaklara dair kayıtlar dilekçe ekindeki cari hareket listesi tablosunda gözüktüğünü, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını, davalının söz konusu alacağa dair ödeme emrine yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenle icra inkar tazminatın hükmedilmesi gerektiğini, alacağın likit olduğunu, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiğini iddia ederek; fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulünü, asıl alacak ve işlemiş faiz için başlatılan ----------- İcra Dairesinin ------------- Esas sayılı İcra takibinde 252.420,71-TL için asıl alacak, işlemiş faiz, faiz oranı, takip ve takibin tüm fer'ilerine yönelik haksız ve yersiz olarak yapılan itirazın iptaline ve takibin devamını, %20'sinden az olmamak kaydıyla davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davacı tarafından açılan davanın usul ve esasları bakımından yersiz olduğunu, kötü niyetle hareket edildiğini, davacı ile müvekkilinin arasında uzun yıllardır devam eden bir ticari ilişkinin mevcut olduğunu, bu ticari ilişkinin davacının müvekkile ayıplı mal göndermesiyle bozulduğunu, davacı tarafından ayıplı mal gönderilmesi ve 06/02/2024 tarihinde meydana gelen deprem felaketiyle müvekkilinin işlerinin iyice zora girdiğini, davacının gönderdiği ayıplı mallar üzerine diğer sevkıyatlarda kesilecek faturalarda indirim uygulanacağının söylendiğini, indirimin uygulanmadığı gibi ilgili icra takibine müvekkilin ödemiş olduğu faturalar da konu edildiğini, müvekkil şirket bakiye 175.000,00 TL borcu olduğunu kabul etmekte ve ödemeye hazır olduğunu savunarak; itirazın iptali davasının reddini, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER:---------- Vergi Dairesi Müdürlüğü, ------------ Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı görüldü.
27/03/2025 tarihli ve 17/06/2025 tarihli bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu görüldü.
Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddeleri uyarınca davalı vekiline uyuşmazlık konusunu kapsayan yıllara ilişkin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yapılmış ticari defterlerini ibraz etmesi ya da yerinde inceleme için gerekli bilgileri bildirmeleri için sonucu (riayet edilmemesi durumunda, kesin süreye riayet etmeyen tarafın ticari defterlerini sunmaktan kaçınmış sayılacağı ve karşı tarafın kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yapılmış ticari defterlerinin kendisi lehine kesin delil olarak kabul edileceği) ihtar edilerek kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde davalı tarafça defter ibraz edilmediği gibi yerinde inceleme amacıyla beyanda bulunulmadığı görülmüştür.
SMMM Bilirkişi ------------- 27/03/2025 tarihli raporunda
Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden:
Davacı şirketin ibraz ettiği, 2022-2023-2024 yılları ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve ----------- Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu,
Davalı taraf ile inceleme günü iletişime geçilerek, e. defter mükellefi olup, olmadığı sorulmuş olup, e-defter tuttuğu bildirildiği, davalı vekili tarafından tarafına davalı şirketin Mali Müşaviri ---------- ---------- GSM numarası iletildiiği, davalı şirketin Mali Müşaviri ile iletişime geçilerek, davalı şirkettin 2022-2023 ve 2024 yılları ticari defterleri ile davalı tarafından davacı adına yürütülen yevmiye numaralı muavin dökümleri talep edildiği, davalı şirkettin 2022 yılı ticari defterlerinin Zayi olduğu, 2023 yılı ticari defterlerinin fiziki olarak tutulduğu, 2024 yılı defterlerinin e.defter olduğu ancak henüz oluşturulamadığı bilgisi verilmiş olduğundan davalı defter incelemesi yapılamadığı, davalı tarafından 2023 ve 2024 yılları yevmiye numaralı muavin dökümleri incelemeye ibraz edildiği
Takip Konusu Alacak Yönünden:
Davacı şirket tarafından davalı şirkete ifa edilen hizmet karşılığı düzenlenen 2022 yılına ait 7 adet toplam 219.556,08 TL tutarlı faturadan kaynaklanan 180.105,10 TL tutarlı alacağının tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan ------------ İcra Müdürlüğü’nün ------------ E. sayılı icra takibine itirazın iptali talebine ilişkin olduğu,
01.07.2021 tarihinden itibaren GIB tarafından otomatik olarak oluşturan davacı tarafın 2022 yılı BS formunda ve davalı tarafın 2022 BA formunda takip konusu alacağı oluşturan 7 adet 219.556,08 TL tutarlı faturaların gözükmediği,
Davalı tarafından incelemeye sunulan davalı tarafından davacı adına yürütülen ----------Kodlu Satıcılar hesabında, davalı tarafın davacı tarafa 2022 yılından 2023 yılına devir eden borç bakiyesinin 183.610,69 TL olması nedeniyle fatura içeriği hizmetin davalı şirkete ifasına ilişkin karinelerin oluştuğu,
Takibe konu olan faturaların 05.08.2022 tarihinden 22.12.2022 tarihine kadar olan 7 adet toplam 219.556,08 TL tutarlı faturadan kaynaklanan 180.105,10 TL tutarlı faturalar olduğundan, davalı tarafından birebir fatura tutarlarına göre 2023 yılında yapılan toplam 187.056,44 TL tutarlı, 2024 yılında yapılan 25.056,00 TL tutarlı olmak üzere toplam 212.112,44 TL tutarlı ödemelerin, taraflar arasındaki uyuşmazlık bulunmayan 2023 yılına ait 6 adet 181.087,12 TL tutarlı, 2024 yılına ait 1 adet 25.056,00 TL tutarlı toplam 206.143,12 TL tutarlı faturalara istinaden yapıldığının, takibe konu olan faturalardan mahsup edilemeyeceğinin kabulü halinde; Davacı şirketin kendi defterlerinde gözüken 07.03.2024 tarihi itibariyle 173.766,47 TL alacak bakiyesinin, takibe konu olan aşağıda listelenen faturalardan oluştuğu,tespitlerinin yapıldığı görülmüştür. SMMM Bilirkişi ----------- 18/06/2025 tarihli ek raporunda
Faiz Konusu Yönünden:Takip alacaklısı davacı taraf 12.06.2024 tarihli icra takibinde, 180.105,10 TL asıl alacağına, 72.315,61 TL işlemiş faiz ve asıl alacağına takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini talep ettiği, Dosya kapsamında, davacı tarafın davalı tarafı takip tarihinden önce temerrüde düşürdüğüne dair dayanak belge bulunmadığından, davacı tarafça takip tarihinden TTK 1530 göre işlemiş faiz talebinde bulunup, bulunmayacağı hususunda Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, TTK 1530 maddesine göre takip öncesi işlemiş faiz hesabı yapıldığı, Takibe konu olan faturaların a.arşiv fatura olduğu, dosyaya kapsamından takibe konu olan faturaların hangi tarihte davalı tarafa tebliğ edildiğine dair belge bulunmadığından, fatura tarihlerine 30 günlük sürenin eklenmesi ile temerrüdün oluştuğu kabul edilerek, her bir fatura alacağının temerrüt tarihinden 12.06.2024 takip tarihine kadar yılık %15,75 ve değişen oranlarda avans faizi üzerinden işlemiş faizin 59.062,91 TL olduğutespitlerinin yapıldığı görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki ticari alım satım ilişkisinden kaynaklan fatura alacağının tahsili için başlatılan --------- İcra Dairesi'nin -------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır.Davalının borca itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itirazda bulunduğu, ancak yetkili icra dairesini itirazında göstermediği, bu sebeple yetki itirazının usulüne uygun yapılmadığı anlaşıldığından, davalının icra dairesinin yetkisine itirazının reddine karar verilmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. (2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (6102 sayılı TTK 21/1). Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 sayılı TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen ve ticari defterlere de işlenen faturadaki alacak miktarı kadar iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. Aradan uzun zaman geçtikten sonra iade faturası düzenlenmiş olması alacağın varlığını ortan kaldıran bir hukuki sonuç doğurmayacaktır . Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi taraflar arasındaki ticari alım satım ilişkisinden kaynaklan fatura alacağının tahsili için başlatılan---------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde ibraz edilen defterler incelendiğinde her iki tarafın ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, bu sebeple davacının usule ve kanuna uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtlarının kendisi lehine kesin delil teşkil ettiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda açıklandığı üzere kesin delil niteliğindeki davacı (ve davalı) defterlerinde davacının takibe konu edilen (ve bilirkişi kök raporunda dökümü yapılan) 7 adet faturanın bakiyelerinden oluşan toplam 173.766,47 TL alacağının bulunduğu, davalı tarafından birebir fatura tutarlarına göre 2023 yılında yapılan toplam 187.056,44 TL tutarlı, 2024 yılında yapılan 25.056,00 TL tutarlı olmak üzere toplam 212.112,44 TL tutarlı ödemelerin, taraflar arasındaki uyuşmazlık bulunmayan 2023 yılına ait 6 adet 181.087,12 TL tutarlı, 2024 yılına ait 1 adet 25.056,00 TL tutarlı toplam 206.143,12 TL tutarlı faturalara istinaden yapıldığının kabulünün gerektiği, her ne kadar davalı tarafça hizmetin sunulmadığı yönünde savunmada bulunulmuşsa da dava konusu alacağa konu faturaları defterine işleyen ve buna süresi içerisinde itiraz etmeyen davalının fatura içeriğini ve kabul etmiş ve hizmeti almış sayıldığının kabul edilmesi gerektiği, davacının TTK 1530 uyarınca temerrüt faizi talep etmekte haklı olduğu, ancak faiz miktarının bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere 59.062,91 TL olduğu, tüm bu nedenlerle davanın kısmen kabulünün gerektiği, dava konusu alacağın faturaya ve taraflar arasındaki açık hesap ilişkisine dayanması nedeniyle likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında kısmen haksız çıkması nedeniyle borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı borçlunun ----------- İcra Dairesi'nin ------------ Esas sayılı takibine yaptığı itirazın 173.766,47 TL asıl fatura alacağı ve 59.062,91 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 232.829,38 TL yönünden İPTALİNE, takibin takip tarihi itibariyle bu miktarlar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Kabul edilen alacağın (232.829,38 TL) yüzde 20'sine karşılık gelen 46.565,87 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (232.829,38 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 15.904,57 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 3.048,62 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 12.855,95 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 3.537,02 TL dava açma masrafı ve 5.115,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 8.652,02 TL yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına (232.829,38/252.420,71) göre 7.980,50 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan vekalet harcına ilişkin 60,80 TL yargılama giderlerinin ret/dava değeri oranına (19.591,33/252.420,71) göre 4,71 TL’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (232.829,38 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 37.252,70 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (19.591,33 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 19.591,33 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/dava değeri oranına (232.829,38/252.420,71) göre 3.320,59 TL’sinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiye 279,41 TL’sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ------------ Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/07/2025