T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/68 Esas
KARAR NO : 2025/595
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 26/01/2024
KARAR TARİHİ : 09/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacılar vekili 25/01/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; 23.01.2023 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sonucu, --------- olay yerinde vefat etmesine sebep olan haksız eylemden mütevellit, maddi tazminat talebiyle taraflarınca işbu dava ikame edilmiştir. Gerçekleşen ölüm neticesinde maddi zarara uğrayan müvekkillerinin, zararının kesin olarak tespiti mümkün olmadığından dava belirsiz alacak istemli olarak açılmıştır. 1-) --------, 23/01/2023 tarihinde -------- sevkindeki ------- plakalı --------- araçta, --------- Bulvarı üzerinden -------- istikametine doğru seyahat ettiği sırada; Bulvarın sağ tarafında bulunan tali yoldan fren yapmaksızın, olağan akışa ve trafik kurallarına aykırı bir hızla, alkollü (0,85 promil), ehliyetsiz ve uyuşturucu madde etkisi altında (amfetamin, esrar ve ekstazi) aracı sevk eden --------- idaresinde bulunan --------- plaka sayılı --------- marka aracın demir bariyer ve kaldırımı aşarak ön kısmı ile, --------- yolcu olarak bulunduğu --------- plaka sayılı aracın ön sağ taraftan aracın tavanını biçmesi üzerine, polis memuru --------- olay yerinde vefat etmiştir. 2-) İzah edilen trafik kazası neticesinde ölüme ve birden çok kişinin yaralanmasına bağlı olarak, --------- esas sayılı dosya kapsamında ceza yargılaması yapılmakta olup; dosyada mevcut bulunan kamera kayıtları, olay yeri tutanakları, savcılık bilirkişi inceleme raporu ve iddianame ile sabit olduğu üzere --------- plakalı --------- marka aracın sürücüsü %100 kusurludur. Bu araç, kaza tarihinde davalılardan --------Ş tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortalıdır. Aracın maliki olan işleten ise araç kiralama hizmeti veren -------- Şirketi'dir.
Kara yolları Trafik Kanunu;Madde 85/1– (Değişik birinci fıkra: 17/10/1996-4199/28 md.) Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa,motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen
biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
Fıkra 5- İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.
3-) --------TC kimlik numarasına sahip --------- doğumlu ----------, -------- İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda yer alan polis memuru olup evli ve bir çocuk babasıdır. Davacı müvekkili -------, mütefevva ile 30.07.2018 tarihinde evlenmiştir. Bu evlilikten, 25.10.2019 tarihinde davacı müvekkili ---------- doğmuştur.--------- reşit olmadığından mütevellit velayet ilişkisi gereği annesi olan diğer davacı -------- kanuni mümessilidir. Davacı ---------, evliliği boyunca ev hanımlığı yapmış olup fiili olarak herhangi bir işte çalışmadığından evin geçimi ve müvekkili davacıların tüm ihtiyaçlarını müteveffa ---------- sağlamıştır. Reşit olmayan davacı --------- kıyafet, kreş, oyuncak vs. bir çocuğun bakımı ve gelişimi için yapılması gereken tüm masraf ve giderler müteveffa tarafından karşılanmıştır.
4-) Müteveffanın ölümü üzerine (vazife malulü sayılmamıştır) henüz dört yaşında bulunan ---------- doğumlu ---------- ve ---------- doğumlu davacı -------- MADDİ OLARAK DESTEKTEN YOKSUN KALMIŞTIR. 5-) Davalı --------Ş şirketine --------- maili üzerinden ve fiziki olarak evrakı ulaştırmak üzere ölüm nedeniyle maddi tazminat ödemesi yapılması adına taraflarınca başvuru yapılmıştır. Başvuru sonucu davalı sigorta şirketi ile 12.10.2023 tarihinde "İşbu ibranameye temel teşkil eden alacağın miktarı, vekalet ücreti ve diğer fer'ilere ilişkin asıl rakamda anlaşma sağlanamamış olup yalnızca 356.823,12 TL'lik kısmı için --------Ş. taraflarınca ibra edilmekle birlikte kalan kısım ve haklarının fazlaya ilişkin bölümü saklıdır." denilmek suretiyle kısmi ödeme alınmıştır. Nitekim söz konusu ödeme dahi, Karayolları Trafik Kanunu madde 99'a aykırı olarak, tüm elzem belgelerin tamamlanmasına rağmen, davalı sigorta şirketi tarafından oyalanmak suretiyle, başvurudan aylar sonra, gabin uygulanmaya çalışılarak yapılmıştır. Ekte sunulan kısmi ibraname sözleşmesinde yer aldığı üzere, alınan kısmi ödemeye mukabil vekalet ücreti de taraflarına ödenmemiştir. Müvekkillerin, sigorta şirketinin kötü niyetli tavrından ve süreci uzatma çabalarından mütevellit fazlasıyla mağdur edilmiştir.Kara yolları Trafik Kanunu
Madde 99- Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen
belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu
mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.(
Ödemeyi yapan sigortacı,ödenen miktarın sorumluluk oranlarında paylaşılmasını diğer sigortacılardan yazılı olarak talep eder. Diğer sigortacılar talep tarihinden itibaren sekiz iş günü içinde kendilerine düşenmiktarı talepte bulunana öder. (Değişik: 21/5/1997-4262/4 md.) Bu madde hükmüne uymayan sigortacılar, 108 000 000 lira hafif para cezası ile cezalandırılırlar.
Madde 111- Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir.Tazminat miktarlarına ilişkin olup da,yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.6-) Davalılar ---------Ş. ve --------- Şirketi ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamamıştır. 7-) Müvekkilleri söz konusu kaza sonrası, memleketi --------- gelmiş ve burada yakınlarının yanında ikamet ettiği sırada, 6 Şubat depremini yaşamıştır. Söz konusu depremde müteveffanın kök ailesi ile davacı --------- kök ailesinin evleri yıkılmış ve "Afetzede Barınma Desteği" kapsamında yakınlarına tahsis edilen konteynerda ikamet etmektedir. 6 Şubat depremi ve Sigorta şirketinin kötüniyetli tavrı ile müvekkilleri --------- ve 4 yaşındaki ---------- fazlasıyla mağduriyet yaşamaktadır. İşbu sebeplere binaen yargılamanın ivedilikle yapılmasını ve ön inceleme duruşmasının verilebilecek en yakın tarihe verilmesi elzemdir. Ayrıntılarıyla izah edildiği üzere, gerçekleşen haksız fiil neticesinde maddi zarara uğrayan müvekkillerinin, maddi zararını giderme maksadıyla işbu davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olduğundan bahisle davalı-------- Şirketine ait --------- plaka sayılı --------- marka araca, üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, maddi tazminat taleplerinin fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak belirsiz alacak olarak davacı --------- adına 500,00 TL ve davacı --------- adına 500,00 TL olmak üzere toplamda 1.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline; davalı işleten --------- Şirketi yönünden, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre destekten yoksun kalma tazminat tutarları belirlenerek, olay tarihi olan 23.01.2023 tarihinden itibaren işletilecek, davalı --------- Şirketi yönünden, poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre destekten yoksun kalma tazminat tutarları belirlenerek kalan bakiye yönünden maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari faiz ile, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraftan ortaklaşa ve zincirleme tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı --------- Şirketi vekili 12/02/2024 tarihli cevap dilekçesiyle özetle; 1- DAVACI TARAFIN DELİLLERİNİN TARAFLARINA TEBLİĞİNİ TALEP ETTİKLERİNİ HMK 121.maddesine göre, davacı tarafın dava dilekçesi ile birlikte delillerini taraflarına tebliğ etmesi zorunludur. Davacı taraf müvekkili şirkete hiçbir delil ibraz etmemiştir. Delillerin tebliğinden sonra verecekleri ayrıntılı cevap haklarını saklı tuttuklarını. 2- DAVACI TARAFA MEYDANA GELEN KAZA SEBEBİYLE MÜVEKKİLİ ŞİRKET TARAFINDAN ÖDEME YAPILACAK İKEN İŞBU ÖDEMEYİ BEKLEMEDEN KÖTÜ NİYETLİ OLARAK HUZURDAKİ DAVAYI İKAME ETMİŞTİR. İŞBU SEBEPLE DAVANIN REDDİ GEREKMEKTEDİR. 3- KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLAR GEREĞİNCE KAZA ANINDA MÜVEKKİLİ ŞİRKETE SİGORTALI -------- PLAKALI ARAÇ SÜRÜCÜSÜNÜN MÜTEVEFFANIN ÖLÜMÜNÜN MEYDANA GELMESİNDE HERHANGİ BİR KUSURU YOKTUR. Öncelikle bir kimsenin ölümü veya yaralanmasıyla ilgili olarak somut bir vaka incelenirken, eylemin haksız ve hukuka aykırı olup olmadığı yada yaratılan durumun ( işletmenin, binanın, yapının, eserin, ürünün ) yasalara, kurallara aykırı yönleri bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Hukuka ve kurallara aykırılık saptandıktan sonra, zarar neden olan sorumlular araştırılmalı, eylem ve olayla doğrudan veya dolaylı yakınlıklarına göre sorumluluk dereceleri belirlenmelidir. 4- HUZURDAKİ DAVADAN ÖNCE MÜTEVEFFANIN ANNASİ VE BABASI AYNI TALEPLER İLE --------- SAYILI DOSYASI İLE MÜVEKKİLİ ŞİRKET ALEYHİNE BAŞVURU YAPMIŞTIR. KONU DOSYA DERDEST OLDUĞUNDAN VE POLİÇE TEMİNAT LİMİTLERİNİN AŞILMAMASI GEREKTİĞİNDEN İŞBU DAVANIN BEKLETİCİ MESELE YAPILMASINI TALEP EDERİZ. 5- DAVANIN KABULÜ ANLAMINA GELMEMEK KAYDIYLA DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI HESAPLAMASI GÜNCEL 2918 SAYILI KTK DA YER ALAN KURAL VE İLKELERE GÖRE GERÇEKLEŞTİRİLMELİDİR. ANAYASA MAHKEMESİ'NİN 2918 SAYILI KANUNUN BAZI MADDELERİNDEKİ BAZI İFADELERİNİN İPTALİNDEN SONRA YARGITAY UYGULAMALARI GELİŞTİRİLEN UYGULAMAYA KISMEN PARALEL OLARAK 19.06.2021 TARİH VE ---------- SAYILI --------- İLE YAYIMLANARAK YÜRÜRLÜĞE GİREN 7327 SAYILI "İCRA VE İFLAS KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN"UN 18. MADDESİ İLE DEĞİŞTİRİLEN 2918 SAYILI KANUNUN 90. MADDESİNİN 1. FIKRASININ "B" BENDİ İLE MALULİYET VE DESTEK ZARARI HESAPLAMALARINDA %2 Yİ AŞMAMAK ÜZERE İSKONTO FAİZİ UYGULANACAĞI HÜKMÜ GETİRİLMİŞTİR. Bilirkişi hesaplama yaparken Anayasa Mahkemesi Kararını dayanak göstermek suretiyle TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant tekniğini esas almıştır. Ancak yukarıda bahsi geçen güncel kanun değişikliği sonrası hesaplamada TRH 2010 yaşam tablosu yanı sıra %2 yi aşmamak suretiyle aktüeryal teknik kullanılmalıdır. Tüm bu sebepler ile yapılan hesaplama hatalı olup fahiş sonuç çıkmıştır. 6- DAVACI TARAFA --------- TARAFINDAN RÜCUYA TABİ HERHANGİ BİR ÖDEME VEYAHUT GELİR BAĞLAMA İŞLEMİNİN YAPILIP YAPILMADIĞININ TESPİT EDİLMESİ GEREKMEKTEDİR Davaya konu olayla ilgili ---------- tarafından herhangi bir ödemenin yapılıp yapılmadığının sorulması gerekmektedir. İş göremezlik nedeniyle davacı tarafa maluliyet aylığı bağlanıp bağlanmadığının, varsa peşin sermaye değer tablosu ile ekli kayıt belge örneklerinin Sayın Mahkemeniz dosyasına ibrazı gerekmektedir. Bu nedenle; trafik kazası sonucu vefat eden, yaralanan ya da malul kalan sigortalının kendisine ya da geride kalan hak sahiplerine --------- tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığına veyahut gelir bağlanıp bağlanmadığına ilişkin bilgi ve belgelerin toplanması gerekmektedir. Bilindiği üzere kaza sebebiyle açılan maddi tazminat davaları davacıların -------- gelirleri ile karşılanmamış-bakiye maddi zararlarının tatmini ilkesine dayanmaktadır. Muhtemel ---------- rücu davası sonucunda oluşabilecek mükerrer ödemenin ve sebepsiz zenginleşmenin önlenebilmesi için, kazanın olay tarihinde yürürlükte bulunan--------- başvuru yapılıp-yapılmadığı, başvuru sonucu herhangi bir ödeme veyahut gelir bağlanıp bağlanmadığı sorularak, bağlanıp bağlanmadığının bildirilmesi durumunda böyle bir durumun mevcudiyeti durumunda --------- başvururak gelir bağlanması hususunda önel verilmesi, şayet bağlanmış ise bağlanan gelirlerin peşin sermaya değerlerinin ve ödenen diğer tazminatların ilgili ---------- kurumundan sorulması ve öğrenilmesi zaruriyeti bulunmaktadır. 7-DAVANIN KABULÜ ANLAMINA GELMEMEK KAYDIYLA FAİZ BAŞLANGICI ANCAK DAVA TARİHİ OLARAK KABUL EDİLEBİLİR VE UYGULANMASI GEREKEN FAİZ TÜRÜ YASAL FAİZDİR. Davaya konu alacak haksız fiilden kaynaklandığından ve haksız fillerden doğan alacaklara yasal faiz işletildiğinden, davacı ile müvekkil sigorta şirketi arasında herhangi bir ticari iş ilişkisi de bulunmadığından, sigorta poliçesinden kaynaklanan uyuşmazlığa yasal faiz işletilmelidir. Keza Yüksek Mahkeme --------- Sayılı kararında belirtildiği üzere '' Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekilince dava dilekçesinde kaza tarihinden itibaren avans faizi talep edilmiş, Yerel Mahkemece davalı ... yönü ile yasal faize, davalı ... şirketi yönü ile avans faize hükmedilmiştir. Ancak somut olayda zarara neden olan araç hususi otomobil olup ticari araç değildir. Bu halde yasal faize hükmedilmesi gerekirken..'' şeklindeki kararı ile aleyhe hüküm halinde sigorta şirketi yönünde yasal faiz işletilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca kesinlikle kabul etmemekle birlikte faiz başlangıç tarihi açısından belirtmek gerekir ki, faiz talebinin ön koşulu, davacının muaccel hale gelen bir alacağa sahip olması ve bu alacak nedeniyle sigorta şirketinin temerrüde düşürmesidir. Dolayısıyla, yeniden müvekkil sigorta şirketinin temerrüdünden söz edilemeyeceğinden, müvekkil sigorta şirketi aleyhine girişilen dava tarihinin faiz başlangıcı olarak kabulünün zorunlu olduğu ortadadır. Bu bağlamda müvekkil sigorta şirketi bakımından hükmolunacak tazminat tutarına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmelidir. Tüm bu izahatlar, doktrin görüşleri ve örnek yargı kararları ışığından davanın reddini talep etmek gerekliliği doğmuştur. 8- DAVANIN KABULÜ ANLAMINA GELMEMEK KAYDIYLA KAZAYA KARIŞAN ---------- PLAKALI ARACIN MÜVEKKİL ŞİRKET NEZDİNDE EKTE BİR ÖRNEĞİNİ İBRAZ ETTİĞİMİZ POLİÇE İLE SİGORTALI OLDUĞUNU TEYİT EDERİZ. TEMİNATLARIMIZ POLİÇENİN ÖN YÜZÜNDE KAYITLIDIR. MÜVEKKİLİ ŞİRKETİN SORUMLULUĞU POLİÇEDE YAZILI LİMİTLE SINIRLIDIR. Trafik Sigortası Genel Şartları’nın ( A–1 ) maddesine göre; “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder…” Yine Genel Şartların ( B–2-b ) maddesine göre; “…Sigortacı dava masrafları ile avukatlık ücretlerini ödemekle yükümlüdür. Şu kadarki, hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse, sigortacı bu masrafları sigorta bedelinin tazminata oranı dâhilinde öder…” Müvekkili şirketin hem asıl alacak ve hem de dava masrafları açısından poliçe limiti ile sorumlu tutulması icap ettiğinden bahisle aleyhlerine haksız olarak açılan davanın reddini, davacı tarafın delillerinin taraflarına tebliğini,-------- tarafından davacıya bağlanan gelirlerin tespitini, kusur oranının tespiti açısından en yakın Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını, davacının davasının ispatı halinde; müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir.
Davalı ---------- Şirketi vekili 04/03/2024 tarihli cevap dilekçesiyle özetle; I. USULE İLİŞKİN BEYANLAR: 1) HUSUMET İTİRAZIMIZ Müvekkili --------- ŞTİ uzun yıllardır hem sıfır araç alım, satım hem ikinci el araç alım satım ve kiralama işlerinde hizmet vermekte olup müvekkili şirketin ---------- ve uluslararası birçok şehir ve bölgede şubeleri ile faaliyetini yürütmektedir. Bu kapsamda şahıslara kendi mülkiyetindeki araçları uzun süreli olarak kiralayarak kiralama faaliyeti göstermektedir. Davaya konu olay kapsamında Müvekkili Şirket ile dava dışı ---------- arasında 13.01.2023 tarihinde uzun süreli araç kiralama sözleşmesi akdedilmiş olup araç aynı tarihte dava dışı ----------- teslim edilmiştir. (EK-1 Araç Kiralama Sözleşmesi) Sözleşme gereği Araç kiralama işlemi gerçekleştikten sonra sözleşmenin sona ereceği tarihe kadar aracın kullanımı kiralayan şahsa devredilmektedir. Ancak davaya konu ölümlü/yaralanmalı trafik kazasının yaşandığı tarihte ise kira sözleşmesinin tarafı olan ---------, kendi uhdesinde bulunan ----------- Plakalı aracı dava dışı --------- adlı şahsın kullanımına bırakmış ve ölümlü/yaralamalı trafik kazası sözleşme dışındaki ---------- kullanımındayken gerçekleşmiştir. Şahsın kira sözleşmesine taraf olmaması, ayrıca alkollü ve uyuşturucu madde etkisindeyken söz konusu olayın yaşanması nedeni ile söz konusu olay kapsamında müvekkili şirkete hiçbir şekilde husumet yöneltilemeyeceği açıktır. Gerçekleşen trafik kazası ile müvekkili şirketin araç kiralaması arasında herhangi bir illiyet bağının bulunmadığı da açıktır. Yukarıda açıklanan nedenlerle husumetin dava dışı --------- ve ---------- yöneltilmesi gerektiğinden huzurdaki davanın başka bir araştırma yapılmaksızın müvekkili şirket bakımından PASİF HUSUMET yönünden reddine karar verilmesi gerekmektedir. 2) DAVA KONUSU TALEPLERİN 6100 SAYILI HMK’NIN 119. MADDESİ UYARINCA AÇIKLATTIRILMASI VE MAHKEMECE BU HUSUSA İLİŞKİN VERİLMİŞ SÜREYE RİAYET EDİLMEMESİ DURUMUNDA DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİ GEREKMEKTEDİR. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. Maddesi; “Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur: a) Mahkemenin adı. b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri. c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası. ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri. d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri. e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri. f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği. g) Dayanılan hukuki sebepler. ğ) Açık bir şekilde talep sonucu. h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası. (2) Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde DAVA AÇILMAMIŞ SAYILIR” şeklinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Davacı tarafın dava dilekçesinde Netice ve İstem kısmında Müvekkili Şirket bakımından hangi tür faizin talep edildiğinin açık ve net olmadığı görülmektedir. Bu hususta davacı tarafa müvekkili şirket bakımından hangi faiz türünü talep ettiği açıklaması için süre verilmesini, süreye riayet edilmemesi durumunda ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ederiz. II. ESASA İLİŞKİN BEYANLAR: 1) SÖZ KONUSU TRAFİK KAZASINDA MÜVEKKİLİ ŞİRKETTEN KAYNAKLANAN HERHANGİ BİR KUSURUN BULUNMAMASI NEDENİ İLE SÖZ KONUSU TALEPLER BAKIMINDAN MÜVEKKİLİ ŞİRKETİN HİÇBİR SORUMLULUĞU BULUNMAMAKTADIR. Müvekkili ----------ŞTİ uzun yıllardır hem sıfır araç alım, satım hem ikinci el araç alım satım ve kiralama işlerinde hizmet vermekte olup müvekkil şirketin --------- ve uluslararası birçok şehir ve bölgede şubeleri ile faaliyetini yürütmektedir. Bu kapsamda şahıslara kendi mülkiyetindeki araçları uzun süreli olarak kiralayarak kiralama faaliyeti göstermektedir. Müvekkil şirketin maliki olduğu ---------- plakalı araç, ----------- tarafından kira bedelinin ödenmesi ve ehliyet ibrazı sonrasında imzalanan sözleşme sonrasında müvekkil şirketin kestiği fatura ile dava dışı ----------- kiralanmıştır. Ancak sözleşmeye taraf olan kiralayan dava dışı ----------, kiralamış olduğu ---------- plakalı aracı dava dışı --------- müvekkilin bilgisi dışında teslim etmiştir. Müvekkili Şirket söz konusu kiralanan aracın kazaya karıştığından kaza sonrası haberdar olmuştur. Bu kapsamda trafik kazasının meydana gelmesinde Müvekkil Şirkete atfedilecek herhangi bir kusur ve sorumluluk bulunmamaktadır. (Kiralamaya ait tüm evrak (fatura, ruhsat, kira sözleşmesi, cari hesap ekstresi) dilekçe ekinde dosyaya sunulmuştur.) Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun "Alt kira ve kullanım hakkını devir yasağı" başlıklı 366. Maddesinin ilk fıkrasına göre: "Kiracı, kiraya verenin rızası olmaksızın kiralananı başkasına kiraya veremeyeceği gibi, kullanım ve işletme hakkını da başkasına devredemez. Ancak kiracı, kiralananda bulunan bazı yerleri, kiraya veren için zarar doğuracak bir değişikliği gerektirmemek koşuluyla kiraya verebilir.". Ayrıca 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 86. Maddesinin ilk fıkrasına göre: "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur." Yukarıda yer verdikleri düzenlemeler doğrultusunda Müvekkili Şirket ve ----------- arasında akdedilmiş olan araç kiralama sözleşmesinin Genel Koşullar başlıklı 7. Maddesi incelendiğinde "KİRACI DIŞINDA ARACIN BU KİRA KONTRATININ ÖN YÜZÜNDE KİRALAYAN TARAFINDAN KABUL EDİLMEMİŞ VE İSİMLERİ YAZMAYAN KİŞİLER TARAFINDAN," kullanılamayacağı açık şekilde kararlaştırılmış olup Aynı sözlemenin Genel Hükümler başlıklı C bendine göre de: "KİRALAYANIN ONAYI OLMAKSIZIN KİRACI ARACI ÜÇÜNCÜ ŞAHISLARA KULLANDIRAMAZ. ANCAK KİRACI DIŞINDAKİ 3. ŞAHISLARIN KULLANIMI KİRALAYANIN BU ŞAHISLARIN KİMLİK ADRES VE EHLİYETİNE İLİŞKİN BİLGİLERİ SÖZLEŞMEYE KAYDETMESİYLE MÜMKÜNDÜR. AKSİ HALDE TÜM GÜVENCELER GEÇERSİZ VE HASARDAN KİRACI SORUMLU OLMAKTADIR." şeklindeki hükümler doğrultusunda sözleşmenin tarafı olan kiracı ---------- sözleşmedeki hükümlere aykırı olarak kiralanan aracı kullanması için MÜVEKKİLİ ŞİRKETİN BİLGİSİ VE HABERİ OLMAKSIZIN dava dışı ----------- vermesi, sözleşmede de belirtildiği üzere kiralayanın aracı kullanması amacı ile 3. Şahısın uhdesine vermesi durumunda araç üzerindeki tüm güvenceler kalkmakta olup ve doğmuş olan tüm zararardan KİRACI sorumlu olur hükmü doğrultusunda yukarıdaki yasa hükümleri ve taraflar arasında akdedilen sözleşmede yer alan bu hükümler doğrultusunda müvekkil şirketin hiçbir sorumluluğu bulunmamaktadır. Kaldı ki kaza gerçekleştikten hemen sonra Trafik kazasına karışan mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan araç soruşturmaya konu araç olması nedeni ile de Yediemin Otoparkına çekilmiş ve araç üzerinde taraflarınca herhangi şekilde tasarruf bulunmamaktadır. İşbu kanun hükümleri ve sözleşme maddeleri göz önünde bulundurulduğunda davacı tarafından talep edilen zararın müvekkili şirkete yöneltilmiş olması haksız ve hukuka aykırı olduğu açıktır. 2) MÜVEKKİLİ ŞİRKETİN DAVAYA KONU TRAFİK KAZASINA KARIŞAN ARAÇ İLE İLGİLİ OLARAK İŞLETEN SIFATI BULUNMAMAKTADIR. BU NEDENLE MÜVEKKİLİ ŞİRKETİN DAVAYA KONU TRAFİK KAZASI İLE İLGİLİ TALEPLERDEN HİÇBİR SORUMLULUĞU BULUNMAMAKTADIR. Müvekkili şirketin maliki olduğu ---------- plakalı araç, kiracı ---------- tarafından kira bedelinin ödenmesi ve ehliyet ibrazı sonrasında imzalanan uzun dönem kira sözleşmesi ile kiralanmıştır. Bu kapsamda müvekkili şirketin trafik kazasına konu araç ile ilgili olarak işleten sıfatı söz konusu sözleşme ile bu sıfat dava dışı ----------- devredilmiştir. Müvekkili Şirket kesinlikle işleten sıfatına sahip değildir. İşleten sıfanının dava dışı ---------- bulunması nedeni ile Müvekkili Şirkete de kaza ile ilgili hiçbir sorumluluğun yöneltilemeyeceği de son derece açıktır. Bununla birlikte dava dilekçesine ek olarak sunulan belgelerin de kabulü mümkün değildir. Öncelikle dosyaya sunulan deliller, yasal düzenlemeler ve Yargıtay'ın birlik kazandığı içtihatlar doğrultusunda Müvekkili Şirketin işleten sıfatını uzun süreli kiralama sözleşmesi gereği Dava Dışı ---------- adlı şahsa devretmiş olması, Dava Dışı ----------- adlı şahsın ise yine dava dışı ----------- adlı şahsa arabayı teslim etmiş olması ve fiili hakimiyeti devretmesi ile davacının talepleri bakımından hiçbir sorumluluğunun bulunmadığı açıktır. Kaldı ki bütün bu incelemelerin Bilirkişi Tarafından detaylı ve eksiksiz bir şekilde incelenmesi gerekmektedir. Bilirkişi tarafından yapılacak olan inceleme kapsamında Bilirkişi tarafından sorumluluk tespiti yapılırken sunduğumuz kira sözleşmesi süresinin bitiminden önce sözleşmenin feshedilip edilmediği, kaza anında müvekkil tarafından araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma olup olmadığı, sözleşmenin ve kira bedelinin maliye ve vergi Dairelerine bildirilip bildirilmediği, gerektiğinde işleten ve kiracının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapması amacı ile sunduğumuz kira sözleşmesinin, fatura, ruhsat ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklendiği, sözleşme içeriğine göre de DAVALI MÜVEKKİLİ ŞİRKETİN İŞLETENLİK SIFATININ BULUNMADIĞI TESPİT EDİLECEKTİR. Kaldı ki cevap dilekçemize ek olarak sunmuş olduğumuz UZUN SÜRELİ KİRA SÖZLEŞMESİNİN DE 3. KİŞİLERİ BAĞLAYACAK GÜÇTE OLDUĞU AŞİKARDIR. 3) HUZURDAKİ DAVA KAPSAMINDA İHTİYATİ TEDBİR ŞARTLARI MEVCUT DEĞİLDİR. BU NEDENLE İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE KARAR VERİLMESİ GEREKMEKTEDİR. Davacı tarafından dava dilekçesi ile birlikte Müvekkil Şirket aleyhine İhtiyati Tedbir konulması talep edilmiş olsa da; İhtiyati Tedbir 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunun 289 vd. maddelerinde düzenlendiği üzere; “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.”. şeklinde düzenlenmiştir. Söz konusu kanun maddesinden de görüldüğü üzere ihtiyati tedbir kararı verilebilmesinin belirli şartları bulunmaktadır. Kaldı ki hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacı tarafın taleplerinin müvekkil şirket bakımından alacağının tahsilinin zorlaşması tamamen imkansızdır. Zira Müvekkil şirket çok büyük bir araç kiralama şirketidir ve yıllardır resmi şekilde, yüksek miktarlarda vergi ödeyerek varlığını sürdürmektedir. Bu nedenle davacının İhtiyati tedbir talebi bakımından Müvekkil şirketin HMK m.289/1’deki şartların hiçbirisini sağlamadığı ortadadır. Bu sebeple yargılamanın her aşamasında ihtiyati tedbir kararının reddine karar verilmesi gerekmektedir. 4) --------- ESAS SAYILI DOSYASININ BEKLETİCİ MESELE YAPILMASI GEREKMEKTEDİR. Davaya konu ölümlü/yaralamalı trafik kazasında araç üzerinde fiili hakimiyeti bulunan ---------- aleyhine ---------- Esas Sayılı dosyası ile ceza davası açılmış olup yargılama devam etmektedir. Dosya kapsamında verilecek kararlara göre dosyanın durumunun değişecek olması nedeni ile söz konusu dosyanın bekletici mesele yapılması gerekmektedir. Bu nedenle ceza davasının bekletici mesele yapmasını talep ederiz. 5) DAVANIN; KİRA SÖZLEŞMESİNİN TARAFI OLAN ---------- VE ARAÇ ÜZERİNDE FİİLİ HAKİMİYETİ BULUNAN ---------- İHBARINI TALEP EDERİZ. Davanın Trafik kazasına karışan araç bakımından kira sözleşmesinin tarafı olan kiracı ---------- ile trafik kazası esnasında araç üzerinde fiili hakimiyeti bulunan ----------- adlı şahıslara ihbar edilmesine karar verilmesini talep ettiklerinden bahisle haksız olarak açılan davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava, ---------- ve ---------- ihbar edilmiştir. Dosyanın trafik kazalarında kusur konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile tazminat hesaplamaları konusunda uzman aktüer bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilerek dava konusu kazada müteveffanın kusurunun bulunup bulunmadığı, davacıların talep edebileceği tazminat miktarının hesaplanması suretiyle rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiştir.
Bilirkişiler Makine Yüksek Mühendisi ---------- ve Tazminat Hesap Uzmanı ----------- tarafından sunulan 15.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "NETİCE VE KANAAT: Dosya muhteviyatında bulunan bilgi ve belgeler birlikte nazara alındığında, kaza yerinin konumu ve mahal şartlarla dikkate alınarak olay değerlendirilip, yukarıdaki hususlar muvacehesinde 23.01.2023 tarihinde meydana gelen kazada: A-) Sürücü ---------- sevk ve idaresinde bulunan ---------- Plakalı aracı ile: 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda etkenlik arz ettiği, Sürücünün tamamen güvenli yeteneğini kaybettiği, meydana gelen kazanın münhasıran salt alkol ve uyuşturucu etkisiyle meydana geldiği, 8/8 ORANINDA %100 KUSURLU OLDUĞU, B-) Sürücü --------- sevk ve idaresinde bulunan-------- plakalı aracı ile: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı yönetmelikte belirtilen sürücülerin uyması zorunlu kurallara riayet ettiği bu kazanın oluşumunda alabileceği herhangi bir tedbir ve önlem bulunmadığından kendisine kusur izafe edilmesinin uygun görülmediği ve kazanın meydana gelişinde ATFI KABİL KUSURU bulunmadığı, C-) Yolcu ---------, kaza sırasında polis memuru olarak ---------- İlçe Emniyet Müdürlüğü Devriye Ekipler Büro Amirliğinde görev yaptığı, saat:18.30'da görevlerini devralacakları, üniformalı olduğu, sağ ön yolcu koltuğunda oturduğu, meydana gelen kazada yolcu olarak bulunan --------- emniyet tertibatı ekipmanlarını kullanıp kullanmadığına ait ve kusurlu veya özensiz davranışına dair tetkik edilen verinin mevcut olmadığı, Dolayısı ile meydana gelen trafik kazasında; Yolcu --------- trafik kurallarını ihlal ettiğine dair dosya içeriğinde yeterli bilgi/belge/doküman/olay yeri fotoğraflarının mevcut olmaması nedenleri ile kazanın oluşumunda MÜTERAFİK KUSURUNUN BULUNMADIĞI, D-) -------- Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından müteveffanın davacı hak sahiplerine nakdi tazminat ödemesi yapılmış olması hususunun kuvvetli olasılık olduğu; hal böyle olunca; Sayın Mahkemece Emniyet Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak müteveffanın hak sahiplerine nakdi tazminat ödemesi yapılıp yapılmadığının sordurulması ve ödeme yapılmış ise miktarının bildirilmesinin istenmesi gerektiği; nakdi tazminat ödemesi tutarı işbu rapor tarihi itibarı ile bilinmediğinden, bu aşamada davalı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin yeterli olup olmadığı hususundaki incelemenin yapılmasının bu aşamada yararının olmadığı ve anılan eksiklik giderilmeden doğru netice elde edilemeyeceği E-) Davacı --------- talep edebileceği destekten yoksun kalma maddi zararının 3.729.350,83 TL olduğu; ancak; bu zarar için ZMSS poliçesinden 456.143,34 TL davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceği; bununla birlikte, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından davacı hak sahibine nakdi tazminat ödemesi yapılmış ise hesaplanan maddi zarar tutarından tenzilinin gerekeceği, F-) Davacı --------- talep edebileceği destekten yoksun kalma maddi zararının 709.589,63 TL olduğu; ancak; bu zarar için ZMSS poliçesinden 456.143,34 TL davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceği bununla birlikte, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından davacı hak sahibine nakdi tazminat ödemesi yapılmış ise hesaplanan maddi zarar tutarından tenzilinin gerekeceği, G-) Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 25.10.2023 tarihi; davalı işleten yönünden 23.01.2023 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu, Düşünce ve kanaati ile, Gereğini Sayın Mahkemenizin takdir ve tensiplerine arz ederiz." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Davacılar vekili 10/10/2024 tarihli talep artırım dilekçesiyle özetle; Bedel artırım dilekçesinin kayıt ve kabulü ile, davacı müvekkili --------- lehine talep etmiş oldukları 500 TL olan tazminat talebini; 456.143,34 TL ---------Ş. aleyhine, davalı ---------Şti. aleyhine ise 3.272.707,49 TL artırarak; 3.729.350,83 TL olmak üzere toplam tazminat talep ettiklerini, davacı müvekkili ---------- lehine talep etmiş oldukları 500 TL olan tazminat talebini; 456.143,34 TL ----------Ş. aleyhine, davalı ----------- Şti. aleyhine ise 252.946,29 TL artırarak; 709.589,63 TL olmak üzere toplam tazminat talep etiklerini, dava dilekçesindeki toplam 1000 TL tazminat taleplerini, 4.437.940,46 TL olarak artırarak; davacı müvekkilleri lehine toplam 4.438.940,46 TL'nin davalılardan tahsil edilmesi yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyanın heyete tevdi edildiği görülmüştür.----------- başvuru tarihli ve sayılı, 31/07/2224 - ---------- karar tarihli ve sayılı Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararının kesinleşip kesinleşmediği sorulmuş, temyiz yolu kapalı olarak karar verildiğinin bildirildiği görülmüştür. Yazı cevabı doğrultusunda aktüerya bilirkişisinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Davacılar vekili 10/03/2025 tarihli Sulh Dilekçesiyle özetle; Mahkeme nezdinde bulunan dosya, müteveffa --------- vefatı üzerine, mirasçıları için açılan maddi tazminat taleplidir. Dosyada davalı olarak yer alan --------- Şirketi'nin sulh teklifine binaen maddi tazminat için hesaplanan 475.000,00-TL asıl alacak ve her türlü ferilerini kapsamak kaydı (8.000,00 TL yargılama gideri) ile toplamda 614.500,00-TL'nin, vekalet ücretleri için stopaj ve KDV oranlarının mahsubu ile ödenecek net tutarın 581.625,00-TL hususunda mutabık kalınarak, 26.02.2025 tarihinde tarafımıza ödeme yapılmıştır. Sulh anlaşmasına binaen ---------Ş. yönünden tahsil edilen 475.000,00 TL bakiye limit başta olmak üzere herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri kalmamıştır. İzah edilenler neticesinde ---------Ş. yönünden ekte sunulan sulh sözleşmesine binaen sulh olduklarını bildirir ve SADECE SİGORTA ŞİRKETİ YÖNÜNDEN YARGILAMA GİDERİ, VEKALET ÜCRETİ VE ASIL ALACAK TALEPLERİNDEN (Poliçe limitinden kalan bakiye) FERAGAT EDERİZ. Mahkemece işbu izah edilenler neticesinde gereğinin yapılmasını talep ettiklerinden bahisle davalı taraf ile sulhen anlaşmaya varılarak, SADECE SİGORTA ŞİRKETİ YÖNÜNDEN YARGILAMA GİDERİ, VEKALET ÜCRETİ VE ASIL ALACAK TALEPLERİNDEN (Poliçe limitinden kalan bakiye) FERAGAT EDERİZ. (Diğer taraflar yönünden tüm talepler devam etmektedir.) Sulh anlaşması doğrultusunda Mahkemece gereğinin yapılmasını bilvekale talep etmiştir.
Bilirkişi Tazminat Hesap Uzmanı -------- tarafından sunulan 25/04/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "NETİCE VE KANAAT: 1) Ödeme tarihindeki verilere göre yapılan inceleme neticesinde davacılara yapılan ödemelerin yetersiz olduğunun tespit edildiği, 2) Davacı --------- talep edebileceği destekten yoksun kalma maddi zararının 4.309.906,87 TL olduğu, 3) Davacı --------- talep edebileceği destekten yoksun kalma maddi zararının 802.138,55 TL olduğu, 4) Temerrüt başlangıcının davalı işleten yönünden 23.01.2023 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu, Yönündeki görüş ve kanaatim Sayın Mahkemenin takdirlerine saygı ile arz olunur." şeklinde görüş bildirmiştir.
Davacılar vekili 11/06/2025 tarihli talep artırım dilekçesiyle özetle; 1-) Bedel artırım dilekçesinin kayıt ve kabulü ile, (İŞBU BEDEL ARTTIRIM DİLEKÇESİNE BİNAEN HESAPLANACAK TAMAMLAMA HARCININ, 10.10.2024 TARİHİNDE İLK BEDEL ARTTIRIM DİLEKÇESİNE BİNAEN TARAFLARINCA FAZLACA YATIRILAN TAMAMLAMA HARCININ İÇERİSİNDEN MAHSUP EDİLMESİNİ TALEP ETTİKLERİNİ) 2-) Davacı müvekkili---------- lehine kalan talep etmiş oldukları 3.359.350,83 TL olan tazminat taleplerini; davalı --------- Şti. aleyhine 950.556,04 TL artırarak; 4.309.906,87 TL olmak üzere toplam tazminat talep ettiklerini, Davacı müvekkili ---------- lehine talep etmiş oldukları kalan 604.589,63 TL olan tazminat taleplerini; davalı ----------Şti. aleyhine 197.548,92 TL artırarak; 802.138,55 TL olmak üzere toplam tazminat talep ettiklerini, tazminat taleplerinden kalan 3.963.940,46 TL bedeli, 1.148.104,96 TL olarak artırarak; davacı müvekkilleri lehine toplam 5.112.045,42 TL'nin davalı --------- Şti. aleyhine 23.01.2023 kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraftan tahsil edilmesi yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklı ölüm sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.23/01/2023 günü -------- Bulvarı üzerinden --------- istikametine seyir halinde olan sürücülüğünü dava dışı --------- yaptığı --------- plaka sayılı ---------- marka aracın sağ yan ve üst tavan kısımlarına, Bulvarın sağ tarafında bulunan tali yoldan durmaksızın ve fren yapmaksızın hızla çıkan dava dışı sürücü --------- sevk ve idaresinde bulunan --------- plaka sayılı --------- marka aracın demir bariyer ve kaldırımı aşarak ön kısmı ile çarpması, --------- Bulvarı üzerinde ---------- istikametine seyir halinde olan sürücülüğünü yapan dava dışı --------- yaptığı --------- plaka sayılı -------- marka aracın duramayarak ön kısmı ile --------- plakalı aracın sol yan kısmına çarpması neticesinde 3 araçlı, ölümlü, yaralamalı, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza sonucu davacıların murisi --------- içerisinde yolcu olarak bulunduğu ---------- plakalı araçta öldüğü, kazanın meydana gelmesinde --------- plakalı araç sürücüsü dava dışı -------- yaklaşık 0,85 promil alkollü olduğu ve uyuşturucu madde etkisinde (amfetamin, esrar ve ekstazi olduğunun alkol testi ve uzmanlık raporu ile belgelendirildiği) dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, dikkatini taşıt yoluna vermediği, aracının hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmadığı, aracının hızını aracının teknik özelliğini dikkate alarak hava, yol ve trafik durumuna göre ayarlamadığı, ------- Bulvarı üzerinde seyir halinde bulunan --------- plakalı araca Geçiş hakkını vermek zorunda olduğu, (trafik seyrine göre Tali yoldan ana yola çıkan sürücüler, ana yoldan gelen araçlara, Geçiş hakkının vermek zorundadır.) kavşaklarda geçiş önceliği kurallarına uymadığı ve trafik güvenliğini tehlikeye düşürmesi ile neticelenen trafik kazasının oluşumunda asli % 100 kusurlu olduğu, dava dışı ---------- sürücülüğünü yaptığı ve davacıların murisi ---------- içinde yolcu olarak bulunduğu ---------- plaka araç sürücüsünün kazanın oluşmasında alabilecek herhangi bir tedbirinin bulunmadığı ve kendisine kusur izafe edilmesinin uygun olmadığı için trafik kazasının oluşumunda kusursuz olduğu anlaşılmıştır. Davacı taraf, davalı sigortacı ---------- Şirketi ile anlaşmış ve sigorta şirketi yönünden talebinden feragat ettiğinden --------- Şirketi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Aktüerya bilirkişisi tarafından yapılan hesaplama sonucu; davacı ---------- talep edebileceği destekten yoksun kalma maddi zararının 4.309.906,87 TL olduğu ve davacı --------talep edebileceği destekten yoksun kalma maddi zararının 802.138,55 TL olarak hesaplandığı görülmüştür.
2918 sayılı KTK'nun hükümlerine göre, trafik kaydı işleteni kesin olarak gösteren bir karine değilse de onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde "işleten; araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 85. maddesinde ise "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araçların malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devredilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Somut olayda, davalı ---------- Şirketi'nin, maliki olduğu kazaya karışan--------- plakalı aracın dava dışı --------- kiralandığı savunmasında bulunduğu, kazaya karışan --------- plaka sayılı aracın dava dışı ---------- 13.01.2023 tarihinde kiralandığı ve aynı tarihte teslim edildiği, aracın Genişletilmiş Filo Kasko Sigorta Poliçesi'nin bulunduğu, yazılı kira sözleşmesinin 5 günlük olduğu ancak kazanın 23/01/2023 tarihinde gerçekleştiği göz önünde bulundurulduğunda kira sözleşmesinin uzatılmak suretiyle uzun süreli olarak değerlendirilmesi gerektiği, kazanın kiracı dava dışı ----------- fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanması esnasında olduğu anlaşılmakla davalı ---------- Şirketi'nin işleten sıfatı bulunmadığından hesaplanan destekten yoksun kalma maddi zararından sorumlu olmayacağı anlaşıldığından davalı --------- Şirketi yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜ K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı --------- Şirketi yönünden davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Davalı --------- Şirketi yönünden davanın husumet yokluğundan REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 427,60 TL harç ile tamamlama harçları toplamı 75.806,00 TL olmak üzere toplam 76.233,60 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 75.618,20 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflar anlaştığı için davalı ---------- Şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Davalı --------- Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı ---------- Şirketi'ne verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacılardan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,
Dair, davacılar vekili ve davalı ----------- vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2025