T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/749
KARAR NO : 2025/635
DAVA : Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/11/2021
KARAR TARİHİ : 16/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA: Davacı vekili 15/11/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ----- ve dava dışı ağabeyi ---- (T.C. Kimlik No: -----), uzun yıllar boyunca dava dışı ----Şirketi (Vergi No: ------) nezdinde ayrı ayrı hisse sahibi olmuşlar, geçimlerini şirket ortağı olarak elde ettiği kazançlardan sağlamışlardır. Müvekkilinin ağabeyi ------- 27.11.2016 tarihinde hayatını kaybedince davalılarca hem müvekkili hem de müteveffa ---- hisselerine talip olunmuş, tüm işlemler davalılar ve şirket çalışanları tarafından yerine getirildiğinden hisselerin gerçek değerinin hesaplanmasına karışmaksızın sadece Hisse Devir Protokolü’ne imza atmış ve kendisine bir kısım nakit ödeme ve hisseli olarak taşınmaz devri yapılmıştır. Ancak müvekkili davacı hisse devir işlemi esnasında şirket bilançosunun gerçek değerinden çok düşük hesaplanarak protokolde gösterildiğini, ayrıca hisse devri karşılığı kendisine ----- isimli tesisin gerçek değerinin iki katı tutarında hesap edilerek devredildiğini, böylelikle kendisine ait hisselerinin gerçek değerine nazaran çok düşük bedelden satıldığını fark etmiştir. Bunun üzerine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi çerçevesinde 04.10.2021 tarihi itibariyle başvurulan arabuluculuk faaliyeti sonucunda yukarıda isimleri belirtilen müvekkili ve davalılar arasında anlaşmaya varılamamış, buna ilişkin son tutanağın aslı dava dilekçesinin ekinde yer almakta olup taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı için işbu davayı açma zorunluluğu hâsıl olmuştur. Şöyle ki: Müvekkili davacı---- ile dava dışı -----, dava dışı-----, dava dışı ------ küçük hissedarlar (hisselerini devreden); davalılar -----büyük hissedarlar (hisseleri devralan) sıfatıyla aralarında 18.12.2017 tarihinde ------Şirket nezdindeki hisselerin devri amacıyla Şirket Hisse Devir Protokolü imzalanmıştır. Bu protokole göre müvekkili davacı %17’lik,----- %6,37’lik, ---- %6,37’lik ve --- %4,25’lik hisselerini davalılar -----, , ----- ve-------değişik oranlarda devretmiştir. Bu devir karşılığında hisseleri devralan hissedarlar, hissesini devreden hissedarlara, Protokolün 9. maddesinde yer alan birtakım varlıkları küçük hissedarlara devretmeyi ve yine aynı maddede yer alan bedeli ödemeyi taahhüt etmişlerdir. Şirket Hisse Devir Protokolüne esas alınan şirket bilançosu davalılarca gerçeğe aykırı hesaplattırıldığından müvekkili davacının gerçek hisse değeri çok düşük saptanarak müvekkili haksız ve hukuka aykırı olarak zarara uğratılmıştır. 35.000.000,00 TL sermayeli ------Şirketi hisselerinin davalılara devri için imzalanan Şirket Hisse Devir Protokolünün 5. maddesinde devre esas alınacak bilançonun 23.10.2017 tarihi itibariyle 77.119.125,84 TL olarak hesaplandığı, öyle ki bilançonun ortaklar tarafından kabul edildiği belirtilmiştir. Şirketin hisse devrine esas alınan bilançosu hesaplanırken müvekkili ve hissesini devreden diğer kişiler hesaplama işlemlerinin dışında tutulmuş, davalı ortaklar kendi aralarında denetime elverişsiz, denetçinin denetimi dışında bir bilanço hesaplaması yaptırmıştır. Hisse devralan davalılar, şirketin işleyişi, sabit değerleri, nakit değerleri ve borçlarıyla ilgili hiçbir bilgi sahibi olmayan davacı müvekkilini hileli hareketlerle, e-mailler yazarak, telefonlar ederek konuyla ilgisi olmayan hususlarda açıklama yaparak gerçek bilançonun sözleşmede yazılı bilanço olduğuna inandırmışlardır. Hisse devri yapılan şirketin bilançosu davalılar tarafından gerçeğe aykırı, gerçek değerinden çok daha az olarak hesaplanmış ve müvekkilinin hisse devri sonucu alacağı bedel buna göre hesaplanarak müvekkili aldatılmıştır. Davalılar tarafından hazırlanan bilanço, Türk Ticaret Kanunu değerleme ilkelerine aykırı olarak hazırlanmış, şeffaflık ilkesine aykırı davranılmıştır. Oysa ki, Türk Ticaret Kanunu’nun 408. maddesinde anonim şirketler genel kurullarının görev ve yetkileri düzenlenmiş olup finansal tablolara ilişkin alınacak kararların genel kurul tarafından alınacağı düzenlenmiştir. Dolayısıyla anonim şirket bilançosunun şirket genel kurul kararıyla onaylanması gerekirken davalıların tek taraflı olarak hazırladıkları bilanço, şirket genel kurulunda görüşülmemiş ve karara bağlanmamıştır. İşbu dava konusu alacağın dayanağını oluşturan Şirket Hisse Devir Protokolüne esas bilanço, hisse devralan hissedarlar tarafından hazırlanmış ve protokol tarihi itibariyle şirketle hissedar olma dışında hiçbir fiili ilişkisi olmayan, mesleki olarak bir donanımı olmayan, lise mezunu, dolayısıyla hiçbir somut bilgi ve tecrübesi olmayan müvekkil davacının da içinde bulunduğu hisselerini devredecek hissedarlara sunulmuştur. Şirket Hisse Devir Protokolünün yapıldığı yıla ilişkin mahkemece bilirkişi incelemesi ile dava dışı şirketin bilanço hesaplaması yapıldığı takdirde genel kurul kararı alınmadan, genel kurulda yer alan denetçi yokluğunda, davalı hisse devralan hissedarların çıkarmış olduğu bilançonun çok üzerinde bilanço çıkacağı, dolayısıyla hile yoluyla müvekkilin gerçek hisse değerinin kendisine ödenmediği ortaya çıkacaktır. Bilançoya dahil edilmeyen şirkete ait bir kısım makinelerin hem kıymet takdirleri düşük gösterilmiş hem de gerçek satış bedellerine dair fatura veya sözleşmeler hakkında müvekkiline maddi gerçeğe uygun bilgi verilmeyerek kendisine eksik ödeme yapılmıştır. Şirket Hisse Devri Protokolünün 6. maddesinde şirkete ait bazı makinelerin satılacağı, bu makinelerin satışından elde edilen gelirden birtakım giderlerin çıkarılmasından sonra (inşaat maliyeti, nakliye maliyeti, söküm takım işleri vs.) kalan bedelin ortaklar arasında hisse devri öncesi mevcut hisse oranlarına göre dağıtılması kararlaştırılmıştır. Bu sebeple bu makineler, devre esas alınan bilançoya dâhil edilmemiştir. Satılması planlanan 5 (beş) makinenin değerinin ------ tarafından 4.976.500,00 TL olarak hesaplanmış olduğu hisse devir sözleşmesinde ifade edilirken söz konusu değerleme raporunu ne müvekkili görmüş ne de Şirket Hisse Devri Protokolüne eklenmiştir. Bununla birlikte, Şirket Hisse Devri Protokolünün imzalanması sonrasında satılan; A. 1 adet Manuel ----Marka, 4m çalışma genişliği, B. 1 adet Taşlama makinesi 4m Çalışma genişliği, C. 1 adet ---- dik İşleme Merkezi;----Numaralı, ----- İmali, D. 1 adet----- Merkezi; -----tipi ------ seri numaralı 2012 yılı imali, E. 1 adet ----- seri numaralı ------ imali makineler, hisse devralan davalılar tarafından satılmış, müvekkili tarafından defalarca istenilmesine rağmen satışa ilişkin fatura veya sözleşme gösterilmemiş, yazılı bir belgeyle bilgilendirme yapılmamıştır. Oysa ki davacı müvekkilinin, ağabeyi ------ vefat edene dek şirket yönetim kurulu başkanı olarak şirket malvarlığının sigortalanması amacıyla ------ ekspertiz raporları hazırlattığını 2021 yılı Temmuz ayında öğrenmiş, ilgili raporları incelediğinde davalılarca makine bedelleri bakımından da zarara uğratıldığını anlamıştır. Gerçekten de------- tarafından düzenlenen 13.05.2015 tarihli ekspertiz raporunda yukarıda listeli makinelerin rayiç değerlerinin toplamının 5.845.000,00 TL olarak hesaplandığı, söz konusu makinelerin değerlerinin iki yılda yaklaşık 1.000.000,00 TL azalmış olduğu, ancak makinelerin alım ve satım bedellerinin döviz cinsinden ödendiği göz önüne alındığında 13.05.2015 tarihinde güncel Dolar kurunun 2,65 TL iken hisse devrine esas alınan değerleme raporunun alındığı 10.05.2017 tarihinde Dolar kurunun 3,57 TL olduğu, dolayısıyla Dolar kuru yaklaşık 1 TL artmasına rağmen makinelerin değerinin 1.000.000,00 TL azalmasının güncel piyasa verilerine, gerçeklere ve hakkaniyete aykırı olduğu, davalılarca müvekkilini zarara uğratma saikiyle hareket edildiğini sabit kılmaktadır. Ayrıca ----- açma tezgahı olan ----- marka ----- tipi, ----- seri numaralı ------ imali makinelerin ------- Şirketi tarafından 2014 yılında satın alınmasına ilişkin olduğu düşünülen fatura suretlerinden müvekkili yakın zamanda haberdar olmuştur. Söz konusu fatura suretleri incelendiğinde 1.350.000,00 Euro bedel ödenmek suretiyle makinenin satın alındığı anlaşılmaktadır. Sonuç olarak, hisse devralan hissedar davalılarca hazırlatılan değerleme raporuyla makinelerin değerleri olduğundan düşük gösterilmiş, makinelerin satışı sonrası müvekkilin alacağı bedel düşürülmüştür. Keza davalılar, müvekkiline makinelerin ne zaman ve ne kadar bedelle satıldığı hususlarında hiçbir bilgi vermemişler, müvekkili tarafından satışa ilişkin faturaların gönderilmesi ısrarla istenmesine rağmen davalılar bundan imtina etmişlerdir. Protokol kapsamında müvekkili ve dava dışı diğer hissedarlara devredilen ------ tesisinin değeri, davalılarca hile yoluyla müvekkili davacının ayrıca alacağı nakit bedelin çok daha düşük çıkarılması amacıyla hile yoluyla neredeyse iki kat gösterilerek müvekkili maddi zarara uğratılmıştır. Şirket Hisse Devri Protokolü kapsamında hisseleri devralan davalılar, hisselerini devreden davacı müvekkili ve dava dışı diğer hissedarlara hisseleri karşılığı hesap edilen bedelin bir kısmının şirket aktifinde yer alan ----- kain (tapuda 4030 ada, 15 parsel, 32m2d pafta) ------ tesisini devrederek karşılamayı kararlaştırmıştır. Öyle ki, Protokolde ------ tesisinin eksper bedelinin 18.500.000,00 TL olduğu yazılarak hesaplamaya bu bedel esas alınmış, ancak eksper raporunun hangi firma tarafından ve hangi tarihte hazırlandığı bilgisi sözleşmede yer almazken sözleşmeye de eklenmeyerek müvekkilin denetimine tabi tutulmamıştır. Müteakiben hisse devri kapsamında 18.500.000,00 TL ile müvekkili ve dava dışı diğer hisse devreden kişilere devredildiği kararlaştırılmasına karşın --- tesisinin tapu satış bedeli 9.700.000,00 TL olarak bildirilerek devir işlemleri gerçekleştirilmiştir. Müvekkili bu durumdan satış esnasında şüphelense de geçmişten bu yana ortakları olan davalılara güvenerek çok üzerinde durmamıştır. Ancak müvekkili, ------. tarafından hazırlanan 13.05.2015 ile 19.01.2019 tarihli ekspertiz raporlarını ağabeyi------ vefatından çok sonra bulur bulmaz durumu taraflarına ilettiğini, söz konusu durumdan tarafları adına vekaletnamenin çıkarıldığı 27 Temmuz 2021 tarihinde haberdar olmuş ve bu şekilde hisse devralan ortakların hile yoluyla alacağını düşürdüklerini anlamıştır. Hazırlanan 13.05.2015 tarihli rapora göre ------ binasının rayiç değeri 8.025.000,00 TL, 19.01.2019 tarihli rapora göre ise 17.712.500,00 TL olarak hesaplanırken 2017 tarihli hisse devir sözleşmesinde ------ tesisinin eksper bedeli 18.500.000,00 TL olarak dikkate alınmıştır. Diğer bir ifadeyle, ----- tesisinin değeri 13.05.2015 tarihinde 8.025.000,00 TL iken hisse devir sözleşmesine göre 18.12.2017 tarihinde %125 artmıştır. Yani sadece iki yılda ----- tesisi fabrika binasının değeri 10.000.000,00 TL’den fazla artmıştır. Ancak yine gariptir ki, 19.01.2019 tarihli raporda dahi ----- tesisinin rayiç değeri hisse devir sözleşmesinin düzenlendiği tutara erişememiştir. Alınan raporlar ve söz konusu hisse devir sözleşmesi ile mukayese edildiğinde davalılarca Protokol tarihinde ------ tesisinin bedeli gerçekte olduğundan çok daha fazla gösterilerek davacı müvekkilin ve diğer hisse devreden kişilerin alacağı sözleşmeden kaynaklı nakit bedelin düşürülmesinin amaçlandığı ve bu amacın gerçekleştirilmiş olduğu açıktır. Keza ---- Belediyesi internet sitesinden ----- tesisinin bulunduğu ------Caddede 2015 yılında alınan bir taşınmaz bakımından beyan değeri m2 için 183,85 TL iken 2017 yılında 196,22 TL’dir. Görüldüğü üzere emlak beyan değerlerinde de ----- tesisinin değerinin fahiş oranda arttığına dair somut bir durum söz konusu değildir. Dolayısıyla hem ----- tesisine ait tapu kayıtlarından hem de 13.05.2015 ve 19.01.2019 tarihli ekspertiz raporlarıyla taşınmazın gerçek değerinin 18.500.000,00 TL olmadığı, taşınmazın sözleşme tarihinde gerçek değerinin 9.700.000,00 TL olduğu, davalılarca müvekkilin hileye maruz bırakıldığı açıktır. Nitekim Yargıtay ------. Hukuk Dairesinin ------. sayılı ve 04.07.2017 tarihli kararında; “Somut olayda, davacı şirket hisselerinin davalı tarafından gerçek değerinin oldukça altında bir bedelle satın alındığını, taraf edimleri arasında aşırı nispetsizlik bulunduğunu ileri sürmüş olup, edimler arasında aşırı nispetsizlik bulunan sözleşmelerin ahlaka aykırı olduğu, kesin hükümsüzlük yaptırımına tabi bu durumda ise hak düşürücü süreye tabi olmaksızın her zaman dava açılabileceği gözetilmek suretiyle, işin esasına girilerek bir değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken davanın reddi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir” Denilmek suretiyle edimler arasında aşırı nispetsizlik bulunması halinde sözleşmelerin ahlaka aykırı olduğu ve kesin hükümsüzlük ile batıl olduğu hüküm altına alınmıştır. Ancak müvekkil davacı adına sözleşmenin ayakta tutulması gerektiğini belirtir, yalnızca yapılan hileli işlemler uyarınca davalıların haksız şekilde elde ettikleri kazancın şüpheden uzak olarak saptanması ve müvekkile faiziyle birlikte ödenmesini talep ederiz. Şirket bilançosunda belirtilen şüpheli ticari alacaklardan müvekkilin hissesine düşen paya ilişkin hiçbir ek ödeme yapılmadığı gibi tahsilat yapılıp yapılmadığı hakkında da müvekkile bilgi verilmemiştir. Şirket Hisse Devri Protokolünün 12. maddesinde dava dışı ------ Şirketinin bilançosunda 15.481.831,00 TL şüpheli ticari alacağın mevcut olduğu, söz konusu alacaklardan tahsilat olduğu takdirde bedelin hisseler oranında paylaşılacağı ve yapılan işlemlerden tüm hissedarların bilgilendirileceği hüküm altına alınmıştır. Müvekkil davacı birçok kez davalılara ve diğer şirket çalışanlarına bu durumu hatırlatarak talepte bulunmasına rağmen kendisine ek hiçbir ödeme yapılmamış, söz konusu alacaklardan tahsilat yapılıp yapılmadığı hakkında hiçbir bilgi verilmemiştir. Aradan geçen uzun zamana rağmen müvekkile ek ödeme yapılmamış olması hem taraflar arasında akdedilen sözleşmeye hem de hukuka aykırı olduğundan müvekkilin ne kadar ek ödemeden mahrum kaldığının somut olarak hesaplanması gerekmektedir. Bu itibarla, davalılarca Hisse Devir Protokolünün imza altına alındığı tarih itibariyle dava dışı ------ Şirketine ilişkin güncel bilançonun hesaplanmasında hem taşınır mallar bakımından hem de taşınmaz malvarlığı bakımından ne kadar tutarda hileli harekete başvurulduğunun müvekkilce belirlenmesinin imkânsız ve aynı zamanda kendisinden beklenemeyecek olmasından dolayı işbu davayı belirsiz dava olarak açma gereği hâsıl olduğundan bahisle 6100 sayılı HMK 107. maddesine göre belirsiz alacak davası olarak ikame edilen işbu davalarının kabulü ile; Müvekkilinin ------ Şirketi nezdindeki % 17’lik hissesinin davalılar tarafından devralınması hususunda imzalanan “Şirket Hisse Devir Protokolü”ne esas şirket bilançosunun davalılarca düşük gösterilerek müvekkilinin daha az bedel ödenmek suretiyle aldatılması nedeniyle alacağının belirlenmesini müteakip taleple bağlı kalmaksızın artırma hakları baki kalmak kaydıyla ödenmesi gereken tarihten itibaren hesaplanacak ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderlerinin davalılara tahmiline ve müvekkili lehine vekalet ücreti takdir edilmesine karar verilmesini sayın talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davayı kabul etmiyoruz. Davacı; 18.12.2017 tarihli protokol ile -----bulunan %17 hissesinin %15,50'sini müvekkillerinden ------ %1,5 hisseyi ise müvekkillerinden--- devretmiştir. Devir ilişkisi davacı ile ----- arasında gerçekleştiğinden, müvekkillerinden ------ bu dosyada taraf sıfatı yoktur. Bu müvekkilleri için husumet itirazında bulunuyoruz. Protokol tarihi 18.12.2017 olup: dava 4 yıl sonra açılmıştır. BK uyarınca “Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.”, yine ------ uyarınca, “Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz "hükmünü amir olup; davacı yasal süre içinde herhangi bir ayıp ihbarında bulunmamış ayrıca 2 yıllık zamanaşımı süresi de geçmiştir. Bu bağlamda davacının 4 yıl sonra malların bedeline ilişkin itirazı kabul edilemez. Davacı iddiasının zamanaşımı sebebi ile dinlenmesi mümkün değildir. Diğer yandan, BK 39. Maddesi; “Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf. yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır.” hükmünü amirdir. Davacı dilekçesinde, sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmediği, verdiği şeyi geri istemediği görülmekle, sözleşmeyi yasa gereği onamış sayılmaktadır. Madde devamında ise “Aldatma veya korkutlmadan dolayı bağlayıcılığı olmayan bir sözleşmenin onanmış sayılması, tazminat hakkını ortadan kaldırmaz." Hükmünü amir ise de; bu halde talep edilecek zarar menfi zarardır. Menfi zarar; uyulacağı veya yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi veya yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan zarardır. Yani sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak zarardır. Menfi zarar, sözleşmenin yerine getirilmesi güvenine dayalı olarak kaçırılmış firsatlara göre hesaplanmaktadır. Davacının bu yönde bir talebinin olmadığı, kabule göre hisse devrinden doğan bakiye farkı talep ettiği görülmekle söz konusu zararın menfi zarar olarak kabulü mümkün olmadığından davanın bu sebeple de reddi gerekir. Davacı hisse devrine esas bilançonun gerçeği yansıtmadığı, kendisinin aldatıldığı iddiası ile huzurdaki davayı ikame etmiştir. Haksızdır. Aldatıldığına ilişkin ispat yükü davacı da olup davacı aldatıldığını ispatlamalıdır. 18.12.2017 tarihli protokolün “Devre esas bilanço” başlığı altında düzenlenen 5. Maddesi “Söz konusu devir işlemlerine ilişkin esas alınacak bilanço 23.10.2017 tarihi itibari ile hazırlanmış olup ORTAKLAR TARAFINDAN KABUL EDİLMİŞTİR.” hükmünü amirdir. Davacının dilekçesinde iddia ettiği gibi söz konusu bilanço davacının yokluğunda hazırlanmadığı gibi, bilançonun tüm ayrıntıları protokolün 5. Maddesinde tüm açıklığı ile yer almaktadır. Bu halde davacının kabulüne rağmen 4 yıl sonra aksine yönelik iddianın dinlenmesi mümkün değildir. Diğer yandan bilançoya ait rakamlar, dava dışı ------ ticari defter ve belgeleri dikkate alınarak hazırlanmış olup; aktif (varlıklar) ve pasif (borçlar) kayıtların tamamı, dava dışı şirkette kayıtlıdır. Dava dışı şirketin tüm ticari defter ve belgeleri usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış tasdikleri zamanında yaptırılmış ayrıca söz konusu bilanço hem şirketin yeminli mali müşaviri tarafından hem davacının (Ayrıca ------ mali müşaviri bilançoyu incelemiştir.) mali müşaviri tarafından denetlenmiştir. Bu bağlamda davacı, şirket bilançosunun gerçek değerinden çok düşük hesaplandığı iddiasını kabul etmiyoruz. Davacının ileri sürdüğü TTK 408 maddesi somut uyuşmalığın konusu değildir. Kaldı ki protokolü; şirketteki tüm pay sahipleri yani genel kurul üyelerinin tamamı onaylayıp imzalamıştır. Davacının iddiası mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksundur. “Bilançoya dahil edilmeyen şirkete ait bir kısım makinelerin hem kıymet taktirleri düşük gösterilmiş hem de gerçek satış bedeline bedellerine dair fatura ve sözleşmeler hakkında müvekkile maddi gerçeğe uygun bilgi verilmeyerek eksik ödeme yapıldığı” iddiası, gerçeğe aykırıdır. Protokolün “Makineler” ana başlığı altında düzenlenmiş 6. Maddesinde mülkiyeti şirkete ait ve hisse devri süreci ile birlikte satılması düşünülen makinelerin listesi sıralandıktan sonra; "Söz konusu makinelerin bedelleri ------ 10.05.2017 tarih ve ----- sayılı değerleme raporunda toplam 4.976.500,00-TL olarak belirlenmiştir. ORTAKLARIN MAKİNE BEDELLERİNE BİR İTİRAZI OLMADIĞI GİBİ satım tarihi itibari ile bedelin değişebileceği ortaklarca kabul edilmiştir" Bu halde ortakların makine bedellerine bir itirazı olmadığı görülmekle bu aşamada bu iddianın dinlenmesi mümkün değildir. Madde devamında “Makinelerin satış bedelleri ------ Raporundaki makine bedellerinden aşağı olmamak koşulu ile veya üstünde satışm gerçekleşmesi halinde bütün ortaklar satışa onay vereceklerdir. Makinelerin değerinden aşağı bedellerde alıcı bulması halinde satışı bütün ortakların onayı alınarak yapılabilecektir. Yukarıda listelenmiş makinelerin satılması sürecinde oluşacak tüm giderler satım bedelinden düşülecek kalan bedel mevcut hisse devri öncesi hisse oranlarına göre ortaklara dağıtılacaktır.” hükmünü içermektedir. Protokolün --. Maddesinde listesi yapılan makinelerden 1. Ve 2. Sırada bulunan ------ Marka ve markası bulunmayan (2. sıradaki) taşlama makinesi 25.01.2018 tarihinde -----şirketine satılmış ve satım bedelinden davacıya düşen miktar davacının hesabına gönderilmiştir. (buna ilişkin belgeler dilekçemiz ekindedir) Ayrıca listenin 3. Ve 4. Sırasında yer alan 2 adet ----- marka ve listenin 5. Sırasında bulunan ---- marka makinelerin değerleme raporundaki bedelleri davacıya ödenmiştir. Dava dilekçesindeki, “makineler hisse devralan davalılar tarafından satılmış” iddiası eksiktir. Listenin birinci ve ikinci sırasındaki mallar satılmıştır. Bedeli davacıya ödenmiştir. Listenin 3.4.5 sırasındaki mallar satılmamış, protokolde değerleme şirketi tarafından belirlenen bedeller, -davacının yazılı onayı ile- davacıya ödenmiştir. Dava dilekçesinde yer alan “müvekkil tarafından defalarca istenilmesine rağmen satışa ilişkin fatura yahut sözleşme gösterilmemiş yazılı bir bilgilendirme yapılmamış” iddiası ise talihsiz olmuştur. 23.02.2018 tarihinde şirketin mali müşaviri tarafından davacıya (ve dava dışı ------ gönderilen mailde; listenin 3.4. 5 sırasında yer alan 3 adet makine için sözleşmedeki tutarın (4.780.500,00-TL nin %17'sinin) 812,685,00-TL tuttuğu, bu bedeli ödemek için kredi kullanıldığı taktirde kredi maliyetinin 233.746,00-TL olduğu kredi yükünün birlikte karşılandığında bakiyenin 755.185,00 olduğu (198.732-USD) bununda yukarı yuvarlanarak onay verilmesi durumunda davacıya 200.000,00-USD ödenebileceği belirtilmiş davacı maile cevabında “SAYIN ------- GÖNDERMİŞ OLDUĞUNUZ TEKLİFİ OKUDUM HAVUZDA KALAN 3 MAKİNENİN %17 Sİ 812.685,00-TL LİK BEDELİN KARŞILIĞI OLARAK -------TARAFINDAN GELEN TEKLİFİ 200.000,00-USD NAKİT OLARAK BANKA HESABIMA ÖDENMESİNİ ONAYLIYORUM. HAYIRLI OLSUN. Yazışmanın devamında; TAŞINMA ESNASINDA ----- İÇİNDE VEYA DIŞINDA DOĞACAK HASAR ----- SORUMLULUĞUNDADIR HAVUZDA KALAN 3 MAKİNENİN TAŞINMA BEDELİ DOĞAL OLARAK ------ AİTTİR HAYIRLI UĞURLU OLSUN” şeklinde cevabı mevcuttur. Bu halde makine bedellerinin protokoldeki şart ve bedellerde kendisine ödenmesini kabul eden davacının, kendisine bilgi verilmediğini satışa ilişkin fatura yahut sözleşmenin gösterilmediğini yazılı bir belge ile bilgilendirme yapılmadığına ilişkin iddiası, haksız ve hukuka aykırıdır. Değerleme raporları ile makinelerin değerlerinin oldukça düşük gösterildiği taşınmazın bedelinin iki katı gösterildiği iddiasını kabul etmiyoruz. Bir kısım bedellerin yüksek bir kısım bedellerin düşük çıkartılması nasıl mümkün olmuştur davacı yanca izah edilmelidir. Kaldı ki bu, asılsız mesnetsiz iddiaların muhatabı müvekkillerinin olmadığını, söz konusu makineler ve taşınmazlara ilişkin değerleme; bağımsız bir değerleme kuruluşu olan------ tarafından yapılmıştır.------SPK ve BDDK tarafından yetkilendirilmiş, lisanslı bir şirket olup; aynı zamanda ------ tarafından da akredite olan bir şirkettir. Bu şirketin raporları dünyanın her ülkesinde geçerlidir. Şirkete ilişkin referanslar ise, ekte sayın mahkemenin bilgisine sunulmuştur. Bu şirketin onlarca banka sigorta kuruluşları sektöründe lider konumunda olan şirketler ile çalıştığı görülecektir. -----hazırladığı raporlara itiraz olmasına rağmen, bu şirketin davalı olarak gösterilmemesi ise düşündürücüdür. Davada ileri sürülen , bu raporların gerçeği yansıtmadığı iddiası olduğuna göre; diyeceklerini bildirmesi amacı ile davanın------ihbarını talep ediyoruz. Şüpheli ticari alacaklara ilişkin ek ödeme yapılmadığı iddiası yahut tahsilât yapılıp yapılmadığı hakkında da bilgi verilmediği iddiası asılsızdır. Protokolün 12. Maddesi “Ortaklar bu alacakların yasal yolla takip edilmesine karar vermişlerdir. Bu sebeple bu iş için yapılacak yargılama giderleri ve özel avukatlık ücretleri için mevcut devir öncesi hisse oranlarına göre masraf yaptırmayı takip neticesinde tahsilat olduğu takdirde net bedeli aynı oranda paylaşmayı kabul etmişlerdir”, Söz konusu alacak kalemlerinden takibe konulan alacak listesi yapılan masrafların toplamı ve vekalet ücretleri ve bu takipler neticesinde alınan ödemeler ektedir. Önemle ve özellikle belirtilmelidir ki davacı söz konusu takipler için herhangi bir masraf ödemesi yahut vekâlet ücreti ödemesi yapmamıştır. Dosyalar için tahakkuk eden vekalet ücreti 164.197,30-TL dir. (özel vekalet yasal vekalet ücretinden az olamayacağından yasal vekalet ücreti üzerinden anlaşma yapılmıştır.) Dosyalar için takip açma ücreti toplam 8.849,19-TL yapılan masraflar toplam 20.317,79-TL dir. Bu bağlamda davacıya henüz bir ücret ödemesi yapılmamıştır. Söz konusu takip dosyalarının tamamında borçlu şirket hakkında takipler kesinleştirildikten sonra araç taşınmaz ve tüm banka sorguları yapılmış ve hacizlere gidilmiş vergi dairelerinden alacakları olup olmadığı denetlenmiştir. Davacının bu konu ile ilgili kendisine bilgilendirme yapılmadığını ilişkin iddiası haksızdır. Davacının vekili Av.----- 12.07.2018 tarihinde takibe konulan alacakların listesi icra müdürlükleri ve dosya numaraları paylaşılmış, yapılan ödemeler ile bilgi verilmiştir. 05.02.2019 tarihinde bir dosya özelinde bilgi verilmiştir. 05.11.2018 tarihinde yine aynı dosya özelinde bilgi verilmiş ve protokol paylaşılmıştır. Bu halde davacının ileri sürdüğü hususlar kötü niyetlidir. Mahkeme hisse devrine ilişkin tüm dayanak belgeleri talep etmiş olmakla bu evrak ayrıca dilekçe ekinde sunulduğundan bahisle yukarıda açıklanan sebepler ve mahkemenin re'sen gözeteceği sebepler ile; davanın ----- ihbarına -------adresinde bulunur), husumet itirazlarının ve zamanaşımı itirazlarının kabulüne, davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava -----Şirketi'ne ihbar edilmiştir.
İhbar olunan ------Şirketi vekili 14/05/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; ----- talebi üzerine, tesisinde yer alan makine ve ekipmanlar ile ilgili ekspertiz çalışması 08.05.2017 günü gerçekleştirilmiş, konu makine ve ekipmanların mevcut durum kullanım değerlerine yönelik olarak ------ numaralı değerleme raporu hazırlanmıştır. Öncelikle belirtmek isteriz ki, işbu rapor davacı için hazırlanmamıştır. Müvekkil şirket, davacının varlığından haberdar dahi değildir. Rapor; "------” adresinde bulunan makinelerin müşterinin talebi üzerine yerinde kullanılmaya devam edeceği varsayımı ve piyasa rayiç değerinin tespiti amacı ile hazırlanmıştır. Değer tespiti yapılırken makinelerin piyasa araştırmaları, ikinci el satılabilir durumu, sektör özellikleri ve makinelerin mevcut durumları dikkate alınmıştır. Tüm bunlara ek olarak müvekkili tarafından maliyet yöntemi ile de karşılaştırma yapılmıştır, müşterinin talebi üzerine firmanın maddi duran varlıklarının değerlemesine yönelik hazırlanmıştır. Müvekkilin, davacı tarafın rapordaki değerleri dikkate alarak hisse devrini yaptıkları hakkında bilgisi bulunmamaktadır. ------talebi üzerine kurulu tesisinde yer alan makine ve ekipmanlar ile ilgili diğer ekspertiz çalışması 27.04.2016 günü gerçekleştirilmiş, konu makine ve ekipmanların mevcut durum kullanım değerlerine yönelik olarak ----- numaralı değerleme raporu hazırlanmıştır. 1 yıl aralık ile hazırlanan raporlar arasında makine değerleri arasında %5 bir yıllık yıpranma payı dışında bir fark bulunmamaktadır. 2016 ve 2017 tarihinde hazırlanmış raporlar ile ilgili sözlü ya da yazılı bir itiraz da söz konusu olmamış, 2 yıl içinde raporun teyidi amacıyla farklı bir firmaya rapor hazırlatma ihtiyacı da davacı tarafça oluşmamıştır. Dava konusunda bahsi geçen -----. firması tarafından hazırlanan kıymet takdiri ekspertiz raporu ise makinelerin sigorta değerlerini tespit etmek amacı ile hazırlanmıştır. Sigorta değeri ile müvekkil firma tarafından takdir edilen piyasa rayiç değeri birbirinden farklı değerleri ifade etmektedir. Sigorta değerinde, tüm nakliye ve navlun masrafları dikkate alınarak makinenin aynı özellikte yerine konması hususu dikkate alınarak, makine kırılması sigortası için makinenin yeni ikame değeri, yangın sigortası için ise ekonomik ömrü dikkate alınarak rayiç değeri tespit edilmektedir. Bu değerler belirlenirken, kısmi hasarlarda göz önünde bulundurularak eksik sigorta mağduriyetinin önlenmesi amacıyla firmaya yapılan özel iskontolar dikkate alınmadan satıcı firmadan alınan en üst satış fiyatları dikkate alınabilir. Sigorta değeri belirlenirken makinelerin ikinci el satılabilir özelliği, talep durumu irdelenmemektedir. Firmamızca hazırlanan raporda ise firmanın makineyi ne kadara satın aldığı, yeniden satın alındığı durumda yapılan özel ıskontolar, teknolojik yıpranması, makinelerin ikinci el piyasada tercih edilip edilmediği, makinenin spesifik bir makine olup olmadığı, makinenin markasının piyasada tutulup tutulmadığı, makinenin fiziki durumu ve kondisyonu, sektörün durumu gibi hususları dikkate alınarak değer takdir edilmiştir. ------ sigorta değer tespitine yönelik hazırlamış olduğu rapor ile müvekkil firmanın hazırlamış olduğu iki raporun karşılaştırılmasının doğru olmadığını belirtmekte fayda vardır. Rapordaki en yüksek değere sahip ------vida açma tezgahı özellikleri itibari ile spesifik bir makine olması nedeni ile ikinci elde alıcı kitlesi çok kısıtlıdır. Bu nedenle sigorta rayiç değeri ile raporumuzda takdir edilen piyasa rayiç değerinin birbirinden farklı olması doğaldır. Malumunuz olduğu üzere; "Rayiç, sigortası yaptırılan malın piyasa değerine denir. Rayiç değeri, genellikle arsa ve konut sigortalarında öne çıkar. Araç piyasasında da kullanılan rayiç bedeli, bir malın değerinin belirlenerek bu değere bağlı işlemlerin yapılabilmesini sağlar. Rayiç bedeli her sene değişiklik gösterebilir." Müvekkilin hazırladığı rapor sonrasında makinelerin satılıp satılmadığı konusunda bilgisi bulunmayıp, makinelerin piyasada yine kabul görmüş değerden farklı olarak daha yüksek veya daha düşük değerden satılması da muhtemeldir. Burada firmanın pazarlama stratejisi, alıcı ile satıcı arasındaki ticari ilişki, satın alacak firmanın yenisinin temininde uzun süreli termin tarihi olan çok spesifik bir özellikte olması nedeniyle ikinci elde bulunması da zor bir makineye acil ihtiyacı olması, alıcının acil nakit ihtiyacı gibi nedenler etkili olabilir. Müvekkilin hazırlamış olduğu rapor ile sigorta değerinin tespitine yönelik ------ tarafından hazırlanan rapor arasında 2 yıllık bir süre farkının olduğu da dikkate alınmalıdır. Bununla birlikte ------ no'lu raporda yer aldığı üzere; " Tesisin çalışır durumunu ifade eden bu değer dışında, aşağıda yer alan makine ve ekipmanların düzenli tasfiyesi durumu söz konusu olabilir. Bu durumda, tesisin rayiç değerinden daha düşük bir değerin söz konusu olabileceği açıktır. Ayrıca çalışır durum değerini ortaya koyan bazı tesisat ve yardımcı donanımlar da düzenli tasfiye şartlarında değer ihtiva etmeyebilecektir. Bu duruma özellikle dikkat edilmesi tavsiye edilmektedir. Güncel konjonktürde acil satış veya demonatajlı tekil satış durumu için her bir değer üzerinden ortalama %30 oranında daha düşük bir değerin söz konusu olacağı düşünülmektedir." maddesi bulunmaktadır. Bir diğer madde ise; "Raporumuzda yer alan bilgiler; ekspertiz çalışması esnasında yapılan tespitler, temin edilen belgeler, yapılan piyasa araştırmaları ve değerleme tekniği içinde kullanılan kabuller doğrultusunda belirlenmiştir. Rapor tarihinden sonra meydana gelebilecek ekonomik veya fiziksel değişiklikler rapordaki analizlerin, takdir edilen değerlerin ve yorumların değişmesine yol açabilir. Ticari piyasa verileri, ekonomik göstergeler ve rapor değerlerini etkileyecek döviz kurlarında meydana gelebilecek değişiklikler sebebiyle ortaya çıkacak farklılıkların takip edilerek gerekli düzeltmelerin uygulanması tavsiye edilmektedir. Konu tesisin plastik sektöründe yaşanacak olumsuz gelişmelerden direkt etkilenebileceği unutulmamalıdır." Tüm bu maddeler ve müvekkili tarafından hazırlanan işbu raporlar uyarınca, piyasada değişen ekonomik gelişmeler, olağanüstü bir hal olan pandemiden sonra ekonomik hayatın olumsuz etkilenmesi, ayrıca enflasyon oranları ile döviz kurlarındaki Türk Lirasının karşılığındaki değer artışı dolayısıyla belirli farklar oluşmuş ise de müvekkil şirketin kendi üstüne düşen ve isminde de anlaşıldığı üzere "değerleme" işlemini o zamanki şartlara göre teknik ve hukuki olarak uygunluğu nettir. Özetle; 1. Rapor ------ için hazırlanmıştır, davacı için hazırlanmamıştır. 2. Müvekkilin çalışması, müşterinin talebi üzerine firmanın maddi duran varlıklarının değerlemesine yönelik hazırlanmıştır. Hisse devrinde esas alınacağına ilişkin müvekkiline bilgi verilmemiştir. 3. Rapor, Piyasa Rayiç Değerinin tespitine yönelik hazırlanmış iken ------hazırlanan rapor sigorta değeri tespitine yöneliktir. 4. Her iki rapor arasında 2 yıllık zaman farkı söz konusudur. 5. Ayrıca 2022 yılında bulunulduğu göz önüne alındığında rapor, 2017 yılında, bundan 5 yıl kadar önce hazırlanmıştır. Yukarıda belirttiğimiz üzere müvekkil şirkete, 2016 ve 2017 tarihinde hazırlanmış raporlar ile ilgili sözlü ya da yazılı bir itiraz söz konusu olmamış, 2 yıl içinde raporun teyidi amacıyla farklı bir firmaya rapor hazırlatma ihtiyacı da davacı tarafça oluşmamıştır. Hal böyle iken; huzurunuzda görülmekte olan davanın müvekkilimiz şirkete ihbarının herhangi bir dayanağı bulunmadığından bahisle sunmuş oldukları bilgi ve belgeler ile, dava dosyası kapsamı ve Hâkimlikçe re’sen tespit edilecek nedenler birlikte değerlendirildiğinde davanın ihbarında davalının herhangi bir hukuki bir menfaati bulunmadığının tespiti ile davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 09.03.2022 tarihli dilekçesiyle, davalılar -------- hakkındaki davalardan feragat ettiğini bildirdiği, mahkemece feragat edilen davalılar -------- hakkındaki davanın, tarafların yokluğunda feragat nedeniyle reddine karar vermek üzere ayrılarak, ayrı bir esasa kaydına karar verildiği, mahkememizin ----- Esası üzerinden bu davalılar hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek taraf vekillerine tebliğine karar verildiği görülmüştür.
Davacıya devredilen ---- ilçesi, ---- mahallesi, --- -- Bölgesi, -----tesisinin (davacının beyanına göre devir tarihinde içinde makine olmaması ve boş olarak verilmesi nedeniyle) devir tarihindeki değerinin tespiti için bir SPK lisanslı Gayrimenkul Değerleme Uzmanı bilirkişi ve bir inşaat mühendisi bilirkişi olmak üzere kendi alanında uzman iki bilirkişi ile birlikte mahallinde keşif yapılması veya yerinde inceleme yapılması için talimat yazılmasına, keşif mi yapılacağı yoksa bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi mi verileceği hususunun -----ATM'nin taktirine bırakılmasına, ----- uzmanının yasa gereği ------ ilçesini bilen bilirkişiler içinden seçilmesine karar verilmiştir. ----- ATM'nin ------Talimat sayılı dosya üzerinden yazdığı 16.03.2022 tarihli yazı ile keşif mi yapılacağı, bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi mi verileceği hususunun esas mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle talimatı iade ettiği görülmüştür.
Her iki taraf vekilince diğer taşınmazların da değerinin tespiti talep edildiğinden şimdilik ------ ATM ye talimat yazılmasından vazgeçilmesine karar verilmiştir.
Bir mali müşavir aracılığıyla dava dışı -----davacının hissesini satarak devrettiği 18.12.2017 tarihine kadar olan şirketin malvarlığını oluşturan malların (gayrimenkul, menkul ve demirbaş) listesinin çıkarılarak şirketin 2017 yılı sonundaki mal varlığının tespit edilerek bilirkişi raporu düzenlenmesi için ----- ATM'ye talimat yazılmasına, bilirkişiden şirketin 2017 yılında davacının payının davalılara satıldığı tarih öncesi ve hemen sonrasına göre hisselerin kime ait olduğu, davacının hisselerini satış süreci, satış sürecinde yapılan genel kurul ve yönetim kurulu toplantı tutanakları vs. Hususlarını da raporunda irdeleyerek satış sürecinin Mahkememizce anlaşılabilir hale getirilmesinin istenmesine, bilirkişiden dava dışı şirketin 2017 yılında bağımsız denetime tabi olup olmadığının, tabi ise raporunun bir suretinin çıkarılmasını, varsa yeminli mali müşavirle yapılan 2017 yılına ait tam tasdik sözleşmesinin ve buna ilişkin kurumlar vergisi raporunun bir suretinin çıkarılmasının istenmesine karar verilmiştir.
Bilirkişi S.M. Mali Müşavir------tarafından sunulan 27.07.2022 tarihli raporda özetle; "SONUÇ VE KANAAT Mahkemenin tarafıma vermiş olduğu görevlendirme çerçevesinde tarafımca yapılan inceleme, değerlendirme ve tespitler yukarıda detaylı olarak tarafınıza sunulduğu üzere aşağıdaki gibidir.
* Hisse Devir Öncesi Ortaklık Durumuna İlişkin Bilgiler;
¸¸* Hisse Devir Sonrası Ortaklık Durumuna İlişkin Bilgiler;¸
*Hisse Devir Sürecine İlişkin Bilgiler;
05.12.2017 tarih 2017/12 nolu Geçici İlmuhaber İhracı Yönetim Kararıyla İlmuhaber tanzim edilmesi karar verildiği, 18.12.2017 tarihli hisse devir protokolü tanzim edildiği ve 18.12.2017 tarih ----- nolu Yönetim Kurulu Kararıyla hisselerin devrinin kabulü ve pay defterine işlenmesi kararı verildiği 2017 yılına ait 08.10.2018 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı ekinde Yönetim Kurulu Faaliyet Raporuyla Hisse pay dağılımları genel kurulun onayına sunulduğu,
*Dava Dışı Şirketin 2017 Yılında Bağımsız Denetime Tabi Olmadığı,
*Dava Dışı ----- malvarlığını oluşturan malların (gayrimenkul, menkul ve demirbaş) listesi
2017 tam tasdik raporu ve kurumlar vergisi beyanına göre kayıtlı değerler üzerinden tespit edilen demirbaşlar listesine göre toplamda aşağıdaki gibi olduğu,
¸sonuç ve kanaatine varılmıştır. Hukuki tavsif ve değerlendirme ve takdir münhasıran mahkemenin yetkisinde olmak üzere, kanaat ve sonucu içerir iş bu rapor 12 sayfa halinde tanzim edilerek mahkemenin yüksek takdirlerine saygı ile arz olunmuştur." şeklinde olduğu görülmüştür.Davacının içeriği itibariyle sahte olduğunu iddia ettiği bilanço tarihinde dava dışı şirkete ait olan------ fabrikasının bulunduğu davacı vekilinin dün gece gönderdiği dilekçesindeki üç taşınmazın 18.12.2017 tarihindeki değerinin bir -----bilirkişi ile birlikte keşif yapılarak tespiti için ----- ATM'ye talimat yazılmasına, talimatın 23.2.2022 tarihli duruşmanın ----numaralı ara kararına göre yazılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi --- Değerleme Uzmanı ------ tarafından sunulan 10.10.2021 tarihli raporda özetle; "3. SONUÇ ------ 1827 ada, 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde olan 10 ve 11 bağımsız bölüm numaralı gayrimenkullerin,----- parsel sayılı gayrimenkulün dava tarihi olan 18.12.2017 tarihi itibariyle değerlerinin tespiti için yapılan keşif, taşınmazların fiziki özellikleri, bölgesel özellikler, piyasa analizleri gibi taşınmazın değerine doğrudan ya da dolaylı etki eden faktörler birlikte düşünülerek yapılan emsal araştırmaları ve arşivimizdeki bilgiler de dikkate alınarak takdiri Sayın Mahkemenizde olmak üzere; ---- İlçesi, ----- Mahallesi, 1827 ada, 1 parsel üzerinde bulunan ---- Blokta konumlu-----bağımsız bölüm numaralı taşınmazların belirtilen tarih (18.12.2017) itibariyle arsa payı dahil m2 birim değerinin 3.500,00 TL/m2 olmak üzere; ----- numaralı bağımsız bölümün tamamının 3.500,00 TL/m2 x 781 m2 (656 m + 125 m2 ilave) = 2.733.500,00 TL, ----- numaralı bağımsız bölümün tamamının 3.500,00 TL/m2 x 656 m2 = 2.296.000,00 TL olabileceği, ---- İlçesi, ----- Mahallesi, 4043 ada, 13 parsel sayılı taşınmazın belirtilen tarih (18.12.2017) itibariyle;
ARSA BEDELİ: 6.000,93 m2 x 1.900,00 TL/m2 = 11.401.767,00 TL
İDARİ BİNA: 1.345 m2 x 882,00 TL/m2 x 0,90 (%10 aşınma payı) = 1.067.661,00 TL
FABRİKA BİNASI: 9.000 m2 x 838,00 TL/m2 x 0,90 (%10 aşınma payı) = 6.787.800,00 TL
SUNDURMA: 700 m2 x 133,00 TL/m2 x 0,90 (%10 aşınma payı) = 83.790,00 TL
TOPLAM: 19.341.018,00 TL olabileceği,----- taşınmazın belirtilen tarih (18.12.2017)
itibariyle;
ARSA BEDELİ: 6.045,85 m2 x 1.900,00 TL/m2 = 11.487.115,00 TL
İDARİ BİNA: 3.000 m2 x 882,00 TL/m2 = 2.646.000,00 TL
FABRİKA BİNASI (B Blok) : 1.185 m2 x 694,00 TL/m2 = 822.390,00 TL
FABRİKA BİNASI (C Blok) : 8.450 m2 x 838,00 TL/m2 = 7.081.100,00 TL
DİĞER BİNALAR (SU DEPOSU+JENERATÖR BİNASI+GÜVENLİK KULÜBESİ): 660 m2 x 694,00 TL/m2 = 458.040,00 TL
TOPLAM: 22.494.645,00 TL olabileceği,
Görüş ve sonucuna varılmış olup, işbu rapor mahallinde ve dosyasında yapılan inceleme sonucunda tanzim edilerek imza altına alınmıştır, Sayın Mahkemenizin takdirlerine saygıyla arz olunur." şeklinde olduğu görülmüştür. Dava dışı şirkete ait davacı vekilinin dün gece gönderdiği dilekçesindeki -----(dilekçede 3. Sırada) taşınmazın bir gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişi aracılığıyla keşif yapılarak 18.12.2017 tarihindeki değerinin tespiti için ------ nöbetçi ATM'ye talimat yazılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi İnşaat Mühendisi Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ------ tarafından sunulan 01.12.2022 tarihli raporda özetle; "Dava konusu taşınmazın 18/12/2017 tarihindeki değerinin tespiti için arsa değerinin belirlenmesinde aynı bölgede daha önce düzenlenmiş olan değerleme raporları ve emsal bilgileri ile dava konusu taşınmazın özellikleri karşılaştırmıştır. Taşınmaz dahilinde bulunan yapılar vb. ekonomik değeri bulunan arsa üzerine yapılmış olan tüm yapıların değerlerinin tespitinde ise 18/12/2017 tarihinin 01/01/2018 tarihi ile arasında sadece 12 gün olması nedeniyle yapı yaklaşık maliyetinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 26/04/2018 tarihinde yayımladığı ve 01/01/2018 tarihi İçin geçerli yapı yaklaşık maliyetleri cetveli dikkate alınmış ve mevcut durumları da dikkate alınarak yıpranma oranları doğrultusunda KDV hariç ve KDV dahil yapı yaklaşık değerleri hesaplanmaya çalışılmıştır. Buna göre; Taşınmazın 18/12/2017 tarihindeki mevcut durum değerinin belirlenmesinde mevcut yapıların yapılaşma koşullarına göre arsanın sahip olduğu imar plan şartlannın ------ imarlı olduğu ve bahse konu imar plan şartlarına göre taşınmazın 18/12/2017 tarihindeki sadece arsasının birim m2 değerinin yaklaşık olarak 900.-TL/m2 olabildiği kanaatine varılmış ve takdir edilmiştir. 18/12/2017 tarihindeki arsa değeri aşağıdaki gibi hesaplanmıştır.
Arsa Yüzölçümü : 10.295,00 m2
Arsa Değeri : 10.295,00 m2 x 900.-TL/m2 = 9.265.500.-TL
18/12/2017 tarihindeki arsa üzerindeki yapılar ve müştemilatların değeri aşağıdaki gibi hesaplanmıştır. İdari Bina Birim m2 Değeri : 966 TL/m2
İdari Bina Değeri : 966 TL/m2 x 1.000 m2 x (1-0,10 (yıpranma oranı) =869.400 TL Fabrika-Atölye Ana Binası Birim m2 Değeri : 800 TL/m2Fabrika-Atölye Ana Binası Değeri : 800 TL/m2 x 5.180 m2 x (1-0,10 (yıpranma oranı) =3.729.600 TL Fabrlka-Atölye Ek Binaları Birim m2 Değeri : 578 TL/m2
Fabrika-Atölye Ek Binaları Değeri : 578 TL/m2 x 1.400 m2 x (1-0,10 (yıpranma oranı) =728.280 TL 2.Atölye Binası Birim m2 Değeri : 578 TL/m2
İdari Bina Değeri : 578 TL/m2 x 300 m2 x (1-0,10 (yıpranma oranı) =156.060 TL Diğer Binalar Birim m2 Değeri : 800 TL/m2
İdari Bina Değeri : 800 TL/m2 x 50 m2 x (1-0,10 (yıpranma oranı) =360.000 TL Saha Betonu Birim m2 Değeri : 100 TL/m2
İdari Bina Değeri : 100 TL/m2 x 1400 m2 x (1-0,10 (yıpranma oranı) =126.000 TL İhata Duvarı ve Tel Çit Birim m2 Değeri : 200 TL/m2
İdari Bina Değeri : 200 TL/m2 x 550 m2 x (1-0,10 (yıpranma oranı) =99.000 TL Diğer (Saha Dolgusu vb.) Maktuen : 141.660 TL
Şerefiye ve Tamamlanmış Olması Durumundaki Değer Artışı: 800.000 TL
Taşınmazın Toplam Yapı vb. Değeri : 869.400 TL + 3.729.600 TL + 728.280 TL + 156.060 TL + 360.000 TL + 126.000 TL + 99.000 TL + 141.660 TL + 800.000 TL = 7.000.000 TL + KDV
Taşınmazın üzerindeki yapılan vb. ile yapıların yapılabilmesine esas ------ imarına göre arsa değeri : 9.265.500.-TL + KDV
Taşınmazın 18/12/2017 tarihindeki değeri : 7.000.000.-TL + 9.265.500.-TL = 16.265.500.-TL + KDV (On Altı Milyon İki Yüz Altmış Beş Bin Beş Yüz Türk Lirası) olarak tahmin ve takdir edilmiştir.
İş bu bilirkişi raporu Sayın Mahkemenizin takdirlerine sunulmuştur. Arz ederim." şeklinde olduğu görülmüştür.
Davalı tanığı ----; "Davacı ve diğer ------ diğer varisleri şirketten ayrılmak istediler, bu nedenle davalı şirket yöneticileri ve-----ve diğer varisler ile ben bu hususla ilgili olarak toplantı yaptık, toplantıda şirketin net varlık değerinin hesaplanması gerektiği ortaya çıktı, bunun üzerine çalışma yaptık, 3 ay boyunca gerek ---- beyle, gerekse --- ----- toplantılar yaptık, toplantılarda ----- beyin yanında avukat vardı, ------ hanımın yanında da mali müşavir vardı, 3 ay sonunda hep beraber mutabık kaldığımız değerlerle bilanço çıkardık, sonra ayrılık protokolü hazırladık ve hep birlikte imzaladık, aynı gün işlemi yaparak hisse devirleri yapıldı, dedi. Davacı vekili, tanığa "1-Bilançoya dahil edilmeyen makinalar var mıydı, 2-Hisse devri protokolüne eklenmeyen makineler varmış, bunlar satıldı mı, satıldıysa fiyatları nelerdir, 3----- ne kadar ödeme yapıldı, 4-Bilanço hesaplamasına davacı ------ dahil edildi mi ve kayıt dışı ödemeler yani davalıların hesaplarına gelen ödemeler dahil edildi mi?" sorularını sordu. TANIK: 1.soruya; protokolde açıkça yazılmış olan bilançoya dahil edilmeyeceği belirlenen 4-5 tane makine olması lazım, bunların eksper raporuyla belirlenen bedeli ile istenen ortak tarafından satın alınacağı da belirlenmişti, ----- şirketinin kalan ortakları ------ anlaşarak bunları onlardan parasını ödeyerek satın aldılar. Burada ------ kabulü var, hatta bana mail atmış olması lazım, 2.soruya; bunların mülkiyeti --------geçti, bunları ---- değerlendirmiştir, bilgim yok, ------ yüzlerce makine vardı, 3.soruya; rakamı çok hatırlamıyorum, 4.soruya; dediğim gibi ----- bilanço hesabına avukatı ile birlikte dahildi, üç ay çalışma yapıldı, kayıt dışı ödemelerden kastı tam anlayamadım, ancak şirkete ödenmesi gereken ve ----- hanım ve ------ beyin şahsi hesabına gelen para varsa bundan haberim yok, böyle bir para yok, bu nedenle bilanço hesabına dahil edilmedi, dedi. Davacı vekili söz alarak; birinci sorudaki bilançoya dahil edilmeyen makinelerle ilgili fatura ve dekont var mıdır, dedi. Tanık; makinelerin mülkiyeti ------ şirketinde olduğu için bunlara ayrı bir fatura kesilemez, dolayısıyla ödemeyi ----- kendisi bizzat yaptı, dekontları da onda vardır, tanıklığımla ilgili ücret talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.----- Şirketi'nden ----- Aralık 2017 tarihine kadar yapılan tüm ekspertiz raporları getirtilmiştir. ------- Aralık 2017 tarihine kadar yapılan tüm ekspertiz raporları getirtilmiştir.
Dosyanın nitelikli hesaplamalar uzmanı, İnşaat Mühendisi, Gayrimenkul Değerleme Uzmanı, Makine Mühendisi, Mali Müşavir ve Bankacı'dan oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile taraflar arasındaki 18.12.2017 tarihli protokol göz önünde bulundurularak (Protokolün bazı maddelerinde ------ tarafından hazırlanan mayıs 2017 tarihli değerlemelerin baz alındığı ve Protokolün 7.maddesinde 23.10.2017 hisse değer çalışması göz önünde bulundurularak) 18.12.2017 tarihinde dava konusu ------öz varlığının ve davacının payına düşen miktarın tespitinin istenilmesine, bilirkişilere dava konusu şirket kayıtları ve şirkete ait banka hesap ve kayıtları yine şirkete ait bilgilere ulaşabilmek için kurum ve kuruluşlardan bilgi ve belge alma, yerinde inceleme yapma ve taraflarla iletişim içinde olma yetkisi verilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişiler İnşaat Yüksek Mühendisi ------, Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ------ ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ------ tarafından sunulan 02.01.2024 tarihli raporda özetle; "SONUÇ VE KANAAT: Yukarıda yapılan açıklamalar neticesinde, dosyadaki bilgiler ve deliller ışığında, takdiri Sayın Mahkemenizin görev alanına ait olmak üzere; *Dava dışı ------ incelenen 2017 yılı ticari defterlerinin kendi adına delil vasfına haiz olduğu, *Dava dışı ------ 31.12.2017 tarihi itibariyle; - Taşınmazlarının toplam 80.028.612,00 TL, - Stoklarında bulunan kıymetlerinin 1.324.366,00 TL, - Makine, Taşıtlar ve Demirbaşlarının 26.478.520,00 TL tutarında olduğunun tespit edildiği, *Dava dışı ----- 31.12.2017 tarihi itibariyle özkaynaklarının 147.813.858,50 TL ve davacının şirkette bulunan %17 hisse payına isabet eden tutarın 25.128.355,95 TL olduğu, *Davacının sözleşme kapsamında devre konu hissesinin değerinin toplam 25.128.355,95-TL olduğu; davacıya davalılar tarafından devredilen hakların bedelin, dosya kapsamına göre (25.128.355,95-TL - 14.942.294,50-TL) = 10.186.061,40-TL eksik olduğu, * Davacıya ------tarafından 10.05.2017 tarih ------ sayılı değerleme raporuyla belirlenen 4.976.500,00 TL kıymetindeki makinelerin daha sonra satılarak bedelinin hissedarlar arasında paylaştırılmasına karar verildiği ancak bu makinelerin satılması sonrası davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı tespit edilemediğinden bu makinelere ilişkin ödeme yapıldı ise ödemenin mahsubu gerekeceği, *Davacının temerrüt faizi talebinin Sayın Mahkemenizin takdirinde bir husus olduğu, yönündeki kanaatimizi Muhterem Mahkemenizin Takdirlerine Saygılarımızla arz ederiz." şeklinde olduğu görülmüştür.
Dava konusu ------Şirketi'nin 2018 ve devamı yıllarındaki kurumlar vergisi ve diğer vergi beyannameleri celp edilmiştir.
Önceki bilirkişi raporları ile mevcut rapor arasında çelişki bulunması, bilirkişilerin taraflar arasında imzalanan protokol ve mahkeme ara kararını dikkate almadan rapor hazırlamaları ve ek rapor ile eksikliğin giderilemeyeceği göz önünde bulundurulduğunda önceki bilirkişilerden farklı yeni bir heyetten rapor alınmasına, yeni heyetin taraflar arasında imzalanan 18/12/2017 tarihli "Şirket Hisse Devir Protokolü" esas almak suretiyle rapor hazırlamalarının istenilmesine, bu bağlamda protokolün 5 nci maddesinde Devre Esas Bilanço'nun 23.10.2017 tarihi olarak kabul edildiği anlaşılmakla bilirkişilerce bilanço olarak yapılacak hesaplamada 23.10.2017 tarihinin baz alınmasına, protokolün 6 ncı maddesinde devir harici bırakılıp (hisse devrinin konusu olmayan) satışı yapılacak bir kısım makinelerin değerlerinin------ Şirketi'nin 10.05.2017 tarih ve ----- sayılı değerleme raporunda toplam 4.976.500,00 TL olarak kabul edildiği anlaşılmakla bilirkişilerce işbu makinelerle ilgili yapılacak hesaplamada değerleme tarihi olan 10.05.2017 tarihinin baz alınarak hesaplama yapılmasına ve değerleme raporunun da tartışılmasına, hisse devrinin konusu olan makinelerle ilgili olarak protokolde ayrık bir durum bulunmadığından bilanço tarihi olan 23.10.2017 tarihinin baz alınmasına, bu makineler için yapılacak hesaplamada ------Şirketi tarafından tanzim edilen "Özel Amaçlı Değerleme Raporları"nın da tartışılmasına, protokolün 7 nci maddesinde Hisse Devrine Esas Hisse Değerleri'nin belirlenmesinde 23.10.2017 tarihinin kararlaştırıldığı anlaşılmakla bilirkişilerce hisse değerinin belirlenmesinde 23.10.2017 tarihinin baz alınmasına, dava konusu şirketin dört adet ------Mahallesi, 1827 ada, 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki -----ve ------ nolu bağımsız bölümler) taşınmazının bulunduğu göz önünde bulundurularak dava konusu -------Şirketi'nin öz varlığının ve davacının payına düşen miktarın tespitinin istenilmesine, rapor hazırlanırken taşınır ve taşınmazlar için ------Şirketi'nce hazırlanan ekspertiz raporları ile ------Şirketi'nce hazırlanan ekspertiz raporlarının da değerlendirilmesine, ayrıca hazırlanacak raporda önceki raporların da tartışılarak aralarındaki çelişkilerin giderilmesine, eksikliklerin tamamlanmasına ve taraf itirazlarının da karşılanmasına, önceki bilirkişilerce yeteri kadar yerinde inceleme yapıldığından zorunlu olmadıkça dosya üzerinden inceleme yapılmasına, lüzumu halinde yerinde de inceleme yapılabileceğine, resmi - özel kurumdan bilgi belge lazım olması halinde ivedilikle mahkememize başvurulmasına, taraflarca hazır edilecek bilgi ve belgeler için taraf vekilleriyle iletişim kurulabileceğine, eksik evrak ile rapor hazırlanmamasına, bu bağlamda dosyanın Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı, İnşaat Mühendisi, Gayrimenkul Değerleme Uzmanı, Makine Mühendisi, Mali Müşavir ve Bankacı bilirkişiden oluşturulacak yeni heyete tevdine karar verilmiştir.
Bilirkişiler Nitelikli Hesaplama Uzmanı Prof. Dr. -----, Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ----, Makine Mühendisi -----, İnşaat Mühendisi ----- ve Bağımsız Denetçi/SMMM ----- tarafından sunulan 11.07.2024 tarihli raporda özetle; "SONUÇ VE KANAAT: Sonuç olarak tarafımıza iletilen, tüm dosya münderecatı üzerinde yapılan incelemeler sonrasında ve yukarıda paylaşılan bilgiler ışığında nihai karar Sayın Mahkeme'nize ait olmak üzere; A- -----Şirketi Raporu; *----- Şirketi'nin 10.05.2017 tarih ve ------ sayılı değerleme raporunda toplam 4.976.500,00-TL, Heyetimizde yer alan Teknik değerleme bilirkişisi tarafından bedelinin değerleme tarihi olan 10.05.2017 tarihi itibariyle kadri maruf olduğu, o dönem 2017 yılı içinde döviz kuru değişimleri incelendiğinde bilanço tarihi 23.10.2017 tarihinin baz alınması durumunda söz konusu süre zarfında 2. El satışına konu makinelerin ilan satış fiyatlarının değişmeyeceği görüş ve kanaatine varılmıştır. * Finansman Bilirkişi değerlemesinde yer aldığı üzere ------ Şirketi rapor kapsamındaki Makine ve Techizatlar için ------ %17 hissesine 812.685,00 TL ve 6.290,00 Euro (6.290,00 x 4,6369 kur) 29.166,10 TL olmak üzere Toplam (812.685. TL + 29.166,10 TL=) 841.851,10 TL olarak hisse payı oranında ödendiği, * ------ raporda yer alan ürünler için Davacının herhangi bir Alacağının kalmadığı, B- Davacı Hisse Bedelinin 23.10.2017 Tarih itibari ile Değerlendirilmesi; * Sözleşme kapsamında devre konu hissesinin değerinin toplam 19.613.587,77 TL olduğu; davacıya davalılar tarafından ödenen bedelin (12.632.144,50 TL + 2.000.000,00-TL + 310.150,00-TL=) 14.942.294,50 TL olduğu, dosya kapsamında (19.613.587,77 TL - 14.942.294,50-TL=) 4.671.293,27 TL eksik olduğu değerlendirilmiştir. Tespit, değerlendirme ve Kanaatine varılmış olmakla birlikte, Yapılan değerlendirmeler sadece usul ekonomisine hizmet etme amacı taşımaktadır, herhangi bir şekilde hukuki görüş beyanı içermemektedir. Bilcümle hukuki tavsif ve değerlendirme münhasıran Sayın Mahkeme'nize ait olmak üzere, işbu inceleme ve tespitlerimizi Sayın Mahkeme'nizin yüksek takdirlerine sunarız. Saygılarımızla," şeklinde olduğu görülmüştür.Tarafların itirazlarının net, açık ve denetime elverişli şekilde değerlendirilmesi için bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.Bilirkişiler Nitelikli Hesaplama Uzmanı Prof. Dr. ---- tarafından sunulan 02.01.2025 tarihli 1.ek raporda özetle; "SONUÇ: Sonuç olarak tarafımıza iletilen, tüm dosya münderecatı üzerinde yapılan incelemeler sonrasında ve yukarıda paylaşılan bilgiler ışığında nihai karar Sayın Mahkeme'nize ait olmak üzere; * Heyetimizde yer alan Teknik Bilirkişilerin “KÖK” raporumuzu değiştirecek herhangi bir hesaplama hatasının bulunmadığı yönünde görüşleri olup Kök rapordaki değerlerin geçerli olduğu, * Davalı tarafın vekili tarafından itiraz edilen “Kıdem Tazminatı” ndan kaynaklı tutar Ek raporumuzda dikkate alınarak oluşturulan Rayiç Bilanço sonrasında; * Davacı Hisse Bedelinin 23.10.2017 Tarih itibari ile Değerlendirilmesi; Sözleşme kapsamında devre konu hissesinin değerinin toplam 18.807.190,48 TL olduğu; davacıya davalılar tarafından ödenen bedelin (12.632.144,50 TL + 2.000.000,00-TL + 310.150,00-TL=) 14.942.294,50 TL olduğu, dosya kapsamında (18.807.190,48 TL - 14.942.294,50-TL=) 3.864.895,98 TL eksik olduğu değerlendirilmiştir. Tespit, değerlendirme ve Kanaatine varılmış olmakla birlikte, Yapılan değerlendirmeler sadece usul ekonomisine hizmet etme amacı taşımaktadır, herhangi bir şekilde hukuki görüş beyanı içermemektedir. Bilcümle hukuki tavsif ve değerlendirme münhasıran Sayın Mahkeme'nize ait olmak üzere, işbu inceleme ve tespitlerimizi Sayın Mahkeme'nizin yüksek takdirlerine sunarız. Saygılarımızla," şeklinde olduğu görülmüştür.Taraf vekillerince muhtemel kıdem tazminatı yükümlülüğünün tespitine dayanak olacak delil, bilgi ve belgelerle ilgili 1 hafta içerisinde beyanda bulunulduğunda gerekli evrak celp edilerek tarafların ek rapora itirazlarının değerlendirilmesi için mevcut bilirkişi heyetinden tekrar ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiler Nitelikli Hesaplama Uzmanı Prof. Dr. ----- Gayrimenkul Değerleme Uzmanı -----, Makine Mühendisi -----, İnşaat Mühendisi ----- ve Bağımsız Denetçi/SMMM ------- tarafından sunulan 20.05.2025 tarihli 2.ek raporda özetle; "SONUÇ: Sonuç olarak tarafımıza iletilen, tüm dosya münderecatı üzerinde yapılan incelemeler sonrasında ve yukarıda paylaşılan bilgiler ışığında nihai karar Sayın Mahkeme'nize ait olmak üzere; * Heyetimizde yer alan Teknik Bilirkişilerin “KÖK” raporumuzu değiştirecek herhangi bir hesaplama hatasının bulunmadığı yönünde görüşleri olup Kök rapordaki değerlerin geçerli olduğu, - Davacı Hisse Bedelinin 23.10.2017 Tarih itibari ile Değerlendirilmesi; Sözleşme kapsamında devre konu hissesinin değerinin toplam 18.807.190,48 TL olduğu; davacıya davalılar tarafından ödenen bedelin (12.632.144,50 TL + 2.000.000 TL + 310.150,00 TL=)14.942.294,50 TL olduğu, dosya kapsamında (18.807.190,48 TL - 14.942.294,50 TL=)3.864.895.98 TL eksik olduğu değerlendirilmiştir. Tespit, değerlendirme ve Kanaatine varılmış olmakla birlikte, Yapılan değerlendirmeler sadece usul ekonomisine hizmet etme amacı taşımaktadır, herhangi bir şekilde hukuki görüş beyanı içermemektedir. Bilcümle hukuki tavsif ve değerlendirme münhasıran Sayın Mahkeme'nize ait olmak üzere, işbu inceleme ve tespitlerimizi Sayın Mahkeme'nizin yüksek takdirlerine sunarız. Saygılarımızla," şeklinde olduğu görülmüştür.Davacı vekili 25/06/2025 tarihli talep artırım dilekçesinde özetle, vaki dosyada verilen 11.06.2025 tarihli 2 nolu ara karar ile talep artırım dilekçesi sunmak üzere iki haftalık kesin süre verildiğini, dava dilekçesinde, müvekkilinin ------ Şirketi nezdindeki % 17lik hissesinin devralınması hususunda imzalanan "Şirket Hisse Devir Protokolü"ne esas şirket bilançosunun davalılarca düşük gösterilerek müvekkiline düşük bedel ödendiği, devre konu hisselerin gerçek değerinin tespiti ile belirlenecek miktarla müvekkiline ödenen miktar arasındaki farkın taleple bağlı kalmaksızın artırma hakları baki kalmak kaydıyla ödenmesi gereken tarihten itibaren hesaplanacak ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine dair açılan işbu davada 10.000,00 TL harca esas değer olarak bildirilmişti. Tahkikat aşamasında gelinen aşama itibariyle; her ne kadar son heyet bilirkişi raporunda hesap hatası yapılarak fark bedeli 3.864.895,98 TL bildirilse de yapılan hesap hatası düzeltildiğinde müvekkili yönünden talep olunan harca esas değerin (2.948.429,61 TL + 3.864.895,98 TL) 6.813.325,59 TL olduğu açıklığa kavuşmuştur. Bu itibarla, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, mezkur ara karar doğrultusunda dosyada alınan bilirkişi raporlarına esas olarak talep olunan değerler itibariyle, dava konusu tüm alacak istemi yönünden harca esas değeri 6.813.325,59 TLye çıkarttıklarını, bu kapsamda, dava dilekçemizde harca esas değer olarak 10.000,00 TL talep ettikleri alacağın 6.813.325,59 TL üzerinden değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesini talep ettiklerinden bahisle dava dilekçesindeki taleplerini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla işbu talep artırım dilekçesi doğrultusunda artırdıklarını bildirmekle işbu talep artırım ve dava dilekçesi doğrultusunda haklı davalarının kabulüne, müvekkili lehine bilirkişi raporunda hesaplamaya esas belirtilen 6.813.325,59 TL'nin Şirket Hisse Devir Protokol tarihi olan 18.12.2017'den tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmek üzere davalılardan alınıp müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :
Dava, aldatma hukuki sebebine dayalı şirket hisse devir protokolüne göre yapılan eksik ödemenin tamamlatılması istemine ilişkindir.
Davacı taraf, davalılar tarafından şirket bilançosunun hileli şekilde düşük gösterilerek davacının hissesinin düşük bedelle satın alındığı iddia edilerek eksik hisse bedelinin tahsilini talep etmektedir. Davalı taraf, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının şirket bilançosunun hazırlanmasının her aşamasına katıldığını, makine ve taşınmazların değerlemesinin bağımsız bir kuruluş tarafından yapıldığını, müvekkillerinin hileli bir işlemi bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasında sekiz sayfa ve bir ek sayfadan oluşan 18.12.2017 tarihli "Şirket Hisse Devir Protokolü" imzalandığı, tarafların şirket hissedarları olup büyük hissedarlar ----olduğu, tarafların hisse oranlarının --- % 29,50,---- % 12,50, ---- % 12,00, ----- % 12,00, ---- % 4,25, --- % 6,38, ---- % 6,38 ve ----- % 17 olduğu, çok kapsamlı bir şekilde hazırlandığı, küçük hissedarlardan ------ aldatıldığından bahisle protokolün imzalandığı tarihten 3 yıl 10 ay 27 gün sonra işbu davayı açtığı görülmüştür.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Sözleşmenin kurulması, İrade açıklaması başlıklı 1 nci maddesinin "Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. İrade açıklaması, açık veya örtülü olabilir.", Sözleşmelerin şekli I. Genel kural başlıklı 12 nci maddesinin "Sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe, hiçbir şekle bağlı değildir. Kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil, kural olarak geçerlilik şeklidir. Öngörülen şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmeler hüküm doğurmaz.", Sözleşmenin içeriği, Sözleşme özgürlüğü başlıklı 26 ncı maddesinin "Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler.", II. Aldatma başlıklı 36 ncı maddesi "Taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, sözleşmeyle bağlı değildir. Üçüncü bir kişinin aldatması sonucu bir sözleşme yapan taraf, sözleşmenin yapıldığı sırada karşı tarafın aldatmayı bilmesi veya bilecek durumda olması hâlinde, sözleşmeyle bağlı değildir." ve IV. İrade bozukluğunun giderilmesi başlıklı 39 uncu maddesi "Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır. Aldatma veya korkutmadan dolayı bağlayıcılığı olmayan bir sözleşmenin onanmış sayılması, tazminat hakkını ortadan kaldırmaz." hükümlerini düzenlemiştir.Davacı tarafça aldatma hukuki sebebine dayalı olarak işbu davanın açıldığı, işbu davalarda hak düşürücü süre bulunduğu, hak düşürücü sürenin aldatmanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl olduğu, davacı tarafın aldatmayı ne zaman öğrendi net olarak tespit edilemediğinden hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle davanın reddi talebinin reddine karar verilmiştir.Taraflarca devir işlemlerine ilişkin esas alınan bilanço 23.10.2017 tarihi baz alınarak hazırlanmış ise de dava konusu şirket tarafından 2018 yılında yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun kapsamında stok affından faydalanılmış ve 6.033.662.80 TL ilave stok beyanında bulunulmuştur. Davalılar dava konusu şirketin yöneticisi olduklarından hatalı bilanço tanziminin aldatma olarak kabul edileceği anlaşıldığından stok affından kaynaklı yararlanılan tutardan kaynaklı olarak davacı tarafa rayiç bilançoda hissesi oranında pay verilmesi gerektiği, davacının % 17 oranında hissesi bulunduğu, buna göre stok affından faydalanılan miktar olan 6.033.662.80 TL'nin %17'si olan 1.025.722,68 TL'nin (6.033.662.80 TL / 100 * 17 = 1.025.722,68 TL) davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Taraflarca devir işlemlerine ilişkin esas alınan bilançoda makine ve taşınmazların değerlemesinin bağımsız bir kuruluş tarafından yapıldığı, davacı tarafça da bu durumun bilindiği ve herhangi bir itirazda bulunulmadığı gibi satım tarihinde bedelin değişebileceğinin de kabul edildiği, değerlemede yanlış hesaplama varsa dahi davalıların bu durumda herhangi bir aldatmalarının bulunmadığı anlaşıldığından davacı tarafın yukarıda kabul edilen talebi dışındaki tüm taleplerinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1.025.722,68 TL'nin temerrüt tarihi olan 18.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE,
2-Harçlar yasasına göre alınması gereken 70.067,12 TL harcın, davacı tarafından dava açılırken peşin yatırılan 170,78 TL harç ve 116.500,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 116.670,78 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 46.603,66 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından sarf edilen toplam 74.059,40 TL yargılama giderinin kabul ret oranına 11.149,39 TL'sinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından sarf edilen toplam 90.000,00 TL yargılama giderinin kabul ret oranına 76.450,81 TL'sinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, bakiyesinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 155.601,18 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalılar kendilerine vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 565.380,15 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddesi ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin 1.155,26 TL'sinin davacıdan, 204,74 TL'sinin davalılardan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.