T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/624 Esas
KARAR NO : 2025/498
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 03/09/2024
KARAR TARİHİ : 12/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili sigorta şirketine kasko poliçesi ile sigortalı olan ---------- plakalı araca dava dışı---------- maliki olduğu ----------- plakalı aracın 08/8/2021 tarihinde %100 kusurlu olarak çarpması nedeniyle trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada müvekkile sigortalı araç için ödenen tazminat alacağının rücuen tazmini amacıyla kusurlu ----------- plakalı aracın ZMMS sigortacısı davalı ----------- karşı ----------İcra Dairesi ----------- Esas sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili nezdinde sigortalı ---------- plakalı araçta meydana gelen zarar sebebiyle 22/09/2021 tarihli ekspertiz raporu dikkate alınarak 27/09/2021 tarihinde 7.500,38 TL ödeme yapıldığını, ------------- plakalı aracın meydana gelen trafik kazasında %100 kusurlu olduğunun kaza tespit tutanağı ve ekspertiz raporu ile sabit olduğunu, müvekkilinin ödemiş olduğu hasar bedelini kazaya %100 kusuru ile sebebiyet veren ------------- plakalı aracın trafik sigortacından halefiyet ilkesi gereği talep etme hakkı doğduğunu, sigortalıya ödenen bakiyenin tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine ----------İcra Dairesi ----------- esas sayılı dosyası üzerinden devam eden ilamsız icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını, ihtiyati tedbir taleplerinin olduğunu, davanın görevli mahkemede açıldığını iddia ederek; davanın kabulünü, itirazın iptalini, takibin devamını, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, yetki itirazında bulunduklarını, müvekkilinin yerleşim yeri adresinin ----------- Adliyesi olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, söz konusu davanın davacı sigorta şirketi tarafından ödenen tazminatın rücuen tazmini amacıyla müvekkil sigorta şirketine yöneltilmiş olduğunu; sigorta şirketleri birbirlerine karşı olan rücu taleplerine ilişkin olarak aralarında özel bir protokol imzalamış olduğundan, söz konusu uyuşmazlıkta belirtilen protokol hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini, söz konusu kazaya ilişkin olarak tutulan tutanağın davacı şirket sigortalısının tek taraflı beyanlarına istinaden tutulduğunu, davacı taraftan tek taraflı beyanı destekleyen başka deliller ibraz etmesi istendiğini, davacının protokole aykırı olarak söz konusu delilleri iletmeden dava yoluna gittiğini, davacının kusur paylaşımına ilişkin iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, kusur oranlarının tespiti bakımından rapor alınmasını, icra inkar tazminatına hükmedilmesi yönündeki taleplerin reddi gerektiğini, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini savunarak; davanın reddini, -----------İcra Müdürlüğü ------------ esas sayılı takibinin kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER:----------Ş., ------------ müzekkereler yazıldığı görüldü.
Dosyaya 21/04/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunun sunulduğu görüldü.
---------- İcra Dairesi'nin ------------ Esas sayılı takibi UYAP üzerinden dava dosyasına eklenmiştir.
Davacı vekilinin 01/10/2024 tarihli beyan dilekçesi ekindeki belgelerden davacının davalıya 02/11/2021 tarihli rücu mektubu ile başvuruda bulunduğu görülmüştür.
Makine Mühendisi ----------- ve Sigorta Uzmanı ------------- hazırladığı 21/04/2025 tarihli heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, davacının ------------ numaralı kasko sigortacısı olduğu ----------- plakalı araç ile davalının ------------- numaralı zmms sigortacısı olduğu ------------ plakalı aracın karıştığı 08/08/202 tarihli trafik kazası nedeniyle sigortalısına 27.09.2021 tarihinde 7.500,38 TL ödeme yapan davacının rücu alacağı için başlattığı ------------ İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davalının cevap dilekçesinde mahkemenin yetkisine itirazda bulunduğu, ancak yetkili mahkemenin ---------- mahkemeleri olarak gösterildiği, mahkememizin yargı çevresinin ticari davalarda ------------ ilçesini de kapsadığı, bu sebeple davalının yetkili mahkeme olarak zaten mahkememiz yargı çevresini beyan ettiği anlaşıldığından, davalının yetki itirazının reddine karar verilmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.(...)"6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473/1 maddesi uyarınca "Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder."6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1478 maddesi uyarınca "(1) Zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla, doğrudan sigortacıdan isteyebilir."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar."
Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesi uyarınca "(1)Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabidir. (...) Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanunda ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davacının --------- numaralı kasko sigortacısı olduğu --------- plakalı araç ile davalının ----------- numaralı zmms sigortacısı olduğu ----------- plakalı aracın karıştığı 08/08/202 tarihli trafik kazası nedeniyle sigortalısına 27.09.2021 tarihinde 7.500,38 TL ödeme yapan davacının rücu alacağı için başlattığı ------------ İcra Dairesi'nin------------ Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, davacının dava dışı sigortalısına ödeme yaparak TTK 1472 uyarınca hukuken sigortalısının yerine geçtiği (halef olduğu), bu sebeple davalıya dava açmakta aktif husumetinin bulunduğu, davacının dava açılmadan önce KTK 97 uyarınca davalıya 02/11/2021 tarihinde başvuru yaptığı, özel dava şartının somut olayda yerine getirildiği, mahkememizce alınan 21/04/2025 tarihli bilirkişi raporu dikkate alındığında, davalının sigortalısı olan araç sürücüsünün olayın ve zararın gerçekleşmesinde tamamen kusurlu olduğu ve zarar miktarının da 7.500,38 TL olduğu, zararın zmm sigorta limiti kapsamında kaldığı, yine davalının 02/11/2021 başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası (13/11/2021 günü) temerrüte düştüğü, bu sebeple takipte talep edilebilecek işlemiş faiz miktarının 612,15 TL olduğu (takipte yasal faiz talep edilmiş olması nedeniyle 7.500,38 TL asıl alacağa 13.11.2021 temerrüt tarihi ve 10.10.2022 takip tarihi arasındaki 331 gün için yıllık %9 faiz oranı uygulanmıştır. Yani 7.500,38 TL x 9/100 x 331/365 = 612,15 TL), bu sebeple itirazın kısmen iptaline karar verilmesi gerektiği, alacağın varlığı ve miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden likit olmadığı, bu sebeple icra inkar tazminatının şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı borçlunun ---------- İcra Dairesi'nin ------------- Esas sayılı takibine yaptığı itirazın 7.500,38 TL asıl alacak ve 612,15 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.112,53 TL yönünden İPTALİNE, takibin takip tarihi itibariyle bu miktarlar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (8.112,53 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 916,00 TL dava açma masrafı ve 6.594,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 7.510,00 TL yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına (8.112,53/8.199,46) göre 7.430,37 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan vekalet harcına ilişkin 60,80 TL yargılama giderlerinin ret/dava değeri oranına (86,93/8.199,46) göre 0,64 TL’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (8.112,53 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 8.112,53 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (86,93 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 86,93 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/dava değeri oranına (8.112,53/8.199,46) göre 3.561,83 TL’sinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiye 38,17 TL’sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 12/06/2025