T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/575 Esas
KARAR NO : 2025/499
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/08/2024
KARAR TARİHİ : 12/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin davalı şirket ile arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan 84.324,23 TL fatura alacağı bulunduğunu, müvekkilinin toptan ve perakende alım-satım üzerine çalıştığını, müvekkilinin davalı şirkete hizmet ve ürün satışı yaptığını, davalının borcunu ödemediğini, bu nedenle --------- İcra Müdürlüğü --------- esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, takibe itiraz edildiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını, davalının itiraz dilekçesinde borca esas teşkil eden tüm alacağa itiraz ettiğini, borçlarının bulunmadığını belirttiklerini, bu hususun doğru olmadığını, davalıya verilen hizmet veya ürünler ilgili doğal olarak faturalar kesildiğini, ticari defterlere işlendiğini, faturalara süresinde itiraz edilmediğini, müvekkiline ödeme yapılmadığını, ticari kayıtların incelenmesinde durumun ortaya çıkacağını iddia ederek; fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulünü, itirazın iptalini, takibin devamını, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, müvekkilinin davacı ile ticari ilişkisinin olduğunu, davacı ile müvekkili arasındaki ticaret kapsamında bedelleri de mutabakata varıldığı ölçüde müvekkili tarafından ödemelerin yapıldığını, icra dosyasında takip bedeli olarak gösterilen tutarın kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin davacıya bir borcunun bulunmadığını, bu nedenle icra dosyasına itiraz edildiğini, davacının dosyaya herhangi bir delil sunmadığını, davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu, davacı tarafından delil olarak belirtilen faturalarda müvekkil şirketi temsil eden herhangi bir imzanın yer alıp almadığının incelenmesi gerektiğini, faturaya konu işlemlerin ispatlanması gerektiğini, davacı tarafından ileri sürülen ve dayanak olarak gösterilen faturaların kabulünün mümkün olmadığını, talep edilen faizin fahiş olduğunu savunarak; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddini, takibin iptalini, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER:Dosyaya 15/05/2025 tarihli bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu görüldü. Mahkememizce davalı vekiline 15/10/2024 tarihli celsede ticari defterlerin sunulması veya incelenecek yerin bildirilmesi amacıyla kesin süre verilmiş, sonucu ihtar edilmiş, davalı tarafça defterlerin sunulmadığı ve bildirim yapılmadığı görülmüştür.
SMMM Bilirkişi --------- 15/05/2025 tarihli raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden:
Davacı şirketin ibraz ettiği 2024 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamalarının yasal sürede yaptırılmış olduğu, yevmiye defterinin noter kapanış onamasının yasal süresi 30.06.2025 tarihi olduğundan henüz yaptırılmamış olduğuDavalı tarafın incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmamış olduğu,Takip Konusu Alacak Yönünden:
Davacı tarafından davalı adına yürütülen ------------ kodlu muavin defter kayıtlarına göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacının 18.04.2024 tarihli ----------- seri no.lu satış faturası ile başladığı. Davacı tarafından 18.04.2024 tarihinden 06.05.2024 tarihine kadar davalı tarafa 12 fatura ile 134.324,21 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalı taraftan 3 ayrı tarihte 50.000,00 TL ödeme aldığı ve buna göre 07.07.2024 takip tarihi itibariyle davalı taraftan 84.324,21 TL alacaklı olduğu,
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki ticari alım-satım ilişkisinden kaynaklı olarak davacının açık hesap alacağının tahsili için başlattığı ---------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. (2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın taraflar arasındaki ticari alım-satım ilişkisinden kaynaklı olarak davacının açık hesap alacağının tahsili için başlattığı ---------- İcra Dairesi'nin ------------ Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın ticari defterlerini ibraz ettiği, davalının ise verilen kesin süre ve usulüne uygun ihtara rağmen ibrazdan kaçındığı, bu sebeple davacının usule ve kanuna uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtlarının kendisi lehine kesin delil teşkil ettiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda açıklandığı üzere kesin delil niteliğindeki davacı defterlerinde 84.324,23 TL alacağın varlığının görüldüğü, bu sebeple davacının alacağını ispatladığı, borcun ödendiğine veya sair sebeple istenemeyeceğine dair davalı tarafından herhangi bir savunmada bulunulmadığı gibi bir delil de ileri sürülmediği, dava konusu alacağın faturaya dayanması ve likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun ---------- İcra Dairesi'nin ------------ Esas sayılı takibine yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA,
2-Takip konusu alacağın (84.324,23 TL) yüzde 20'sine karşılık gelen 16.864,84 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (84.324,23 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 5.760,18 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 1.018,43 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.741,75 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 1.506,83 TL dava açma masrafı ve 5.870,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 7.376,83 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (84.324,23 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/06/2025