T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/495 Esas
KARAR NO : 2025/497
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/07/2021
KARAR TARİHİ : 12/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin müşterilerine iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verdiğini, aynı zamanda müvekkilinin -------- tarafından İş Sağlığı ve Güvenliği kapsamında yetkilendirilmiş bir Ortak Sağlık Güvenlik Birimi olduğunu, davalılardan ...- ... ve ...'ın kardeş olduğunu, ---------- Mah. ---------- Cad. ---------- Ada --------- Parsel numaralı taşınmazın sahibi olduklarını, Türkiye Cumhuriyeti'ndeki işlerinin takibi için dava dışı ...'a vekalet verdiklerini, diğer davalı ...'nun gerek şahıs firması adına gerekse kurucusu ve ortağı olduğu şirketler aracılığıyla inşaat-taahhüt işleri yaptığını, yer sahipleri adına vekilleri ... ile müteahhit olan diğer davalı ... arasında taşınmaz üzerinde otel inşaatı yapılması için "Müteahhitlik Hizmet Alım Sözleşmesi" yapıldığını, iş bu sözleşme KAT KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMESİ hüviyetini taşımadığını ve ---------- Belediyesi Yapı Ruhsatı dosyasında mevcut olduğunu, müvekkilinin 01/10/2017 tarihli sözleşme ile otel inşaatının----------- işini yüklendiğini, bu sözleşmenin davalılardan ... ve diğer davalılar adına vekaleten ... tarafından imzalandığını, müvekkilinin ----------- tarafından yetkilendirilmiş OSGB olduğu için, ---------- portalı olan ----------- programının da aktif üyesi olduğunu, iş bu portal üzerinden -------- ----------- sicil numaralı inşaat iş yerinin ------------- sözleşmeleri onaylanarak 06.11.2017 - 15.10.2019 tarihleri arasında hizmet sunulduğunu, taraflar arasındaki 01.10.2017 tarihli sözleşmede aylık hizmet bedeli 25 işçiye kadar 5.311 TL , 25 işçiyi geçmesi durumunda her geçen işçi için 70 TL+ KDV olacağı , ödeme yapıldıktan sonra faturanın kesileceği kararlaştırıldığını, sözleşmeye konu inşaat işyerinde aylık ortalama 35-40 işçi çalışmasına ve işyerine yaklaşık 24 ay boyunca hizmet verilmesine rağmen müvekkiline davalılar tarafından tek bir kuruş ödeme yapılmadığını, müvekkilinin hizmet verdiği süre boyunca iş yeri hekimleri, iş güvenliği uzmanlarının aylık ücretini ödemesine rağmen davalıların ödeme yapmaması nedeniyle mağdur olduğunu, davalıların 01.10.2017 tarihli sözleşme ile hem taşeronluk ilişkisi ve hem de adi ortaklık hükümleri çerçevesinde müvekkiline karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, 143.370,00 TL asıl alacak için -----------İcra Müdürlüğü------------ esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların haksız ve mesnetsiz itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; davanın kabulü ile 143.370,00 TL alacağın şimdilik %10'una tekabül eden 14.337,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine yükletilmesini, (davalı ... için 6325 sayılı HUAK 18A /11 dikkate alınmasını) talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı ... cevap dilekçesinde, özetle, 25/08/2020 tarihli ----------Noterliği ----------- yevmiye nolu ihtarnamede belirtilen gibi tüm ödemeleri yaptığını, faturalarını alamadığını, ----------- Vergi Dairesi Başkanlığına faturaları alamadığı için ihbarda bulunduğunu, ---------- ve gizli ortağı ... (İnş. Mühendisi)---------- Şirketi sahibi OSGB anlaşmasını ayrıca ---------- firması adına ... imzaladığını, ------------ hiçbir alacağının olmadığını, firma yetkilisi ----------- de ayrıca icra yoluna gidilmeyecek diye karşılıklı sözleşme imzalandığını, tanıkların dinlenmesini, davacının kötü niyetli olduğunu, arsa sahiplerine de dava açtığını savunarak; davanın reddini, %20 inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın müvekkili açısından taraf olma sıfatının olmadığını, reddedilmesi gerektiğini, davalılardan ...- ... ve ... kardeş olduğunu, --------- Mah. ---------- Cad. ---------- Ada ----------- Parsel numaralı taşınmazın sahibi olduklarını, sahibi bulundukları taşınmaz üzerine “hastane” yapılması için ----------- Noterliğinde, 01/09/2016 tarihinde, ------------- yevmiye numaralı, “DÜZENLEME ŞEKLİNDE TAŞINMAZ SATIŞ VAADİ VE ARSA PAYI KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMESİ” imzalandığını, mal sahiplerinin (maliklerin) gerçek iradesi yapılan sözleşmede KAT KARŞILIĞI İNŞAAT yaptırılması olarak tecelli ettiğini, bu nedenle müvekkilinin ve hissedarlarının bu davada davalı olarak gösterilmemesi gerektiğini, yasal mevzuata göre kat karşılığı inşaatı üstlenen şirkete davanın açılabileceğini, husumet itirazında bulunduklarını, davayı kabul etmediklerini, müvekkilinin ve hissedarları yüklenici firma ---------- Ş. Yetkilisi ----------- ile birlikte ... ve ...’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda kişiye inşaat ile ilgili işlemlerin yapılması için vekalet verdiklerini, davacının verilen vekaleti kötüye kullandığını, kat karşılığı inşaat yapılması gerekirken işlemlerin yapı müteaahhitliği sözleşmesi ile yürütülür olduğunu, inşaat yapılması için bu sözleşmede 5 yıllık bir süre öngörülmüş olduğu için müvekkili ve hissedarları sürenin sonuna kadar inşaatın yapılarak anahtar teslimini beklerken bu dava ve ...’nun açtığı dava ve icra takipleri ile karşılaştığını, kararlaştırılan sürenin çok uzun olduğunu, aslında 2 ay gibi bir sürede bitirilmesi mümkün olan bir büyüklükte olan bu yapı için 5 yıl gibi uzun bir sürenin öngörülmesinin ve halen inşaatın tamamlanmamış olmasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, inşaatın sürekli faal olmadığını, 5 yıllık sürenin 4 yıllık gibi bir zaman diliminde tamamen durduğunu, davacı tarafından iddia edilen hizmetin verilmediğini, ücretin de hak edilmediğini, hizmet verilen kısa bir zamana ait ücretlerin ise ...'nun sunduğu belgelerden anlaşılacağı üzere ödendiğini, fiilen hizmet sunulmaması nedeniyle bu davanın açılmasının iyi niyetli olmadığını, davacı yanın inşaatı tanımlaması doğru olmadığını, küçük ve az katlı bir inşaat olduğunu, tehlikeli olmadığını, belirtildiği kadar işçi hiç çalışmadığını, 24 ay inşaatın faal olmadığını, müvekkilinin davacı ile yapılan sözleşmenin tarafı olmadığını, inşaat vekaletinin kötüye kullanıldığını, ... adına ruhsat alınarak yapıldığını, davacının iddiasını ispatlayamadığını savunarak; itirazların kabulünü, husumet yokuluğu nedeniyle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
Davalı ..., ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin taraf olma sıfatı olmadığı için davanın reddedilmesi gerektiğini, sahibi bulundukları taşınmaz üzerine “hastane” yapılması için ------------ Noterliğinde, 01/09/2016 tarihinde, ------------- yevmiye numaralı, “DÜZENLEME ŞEKLİNDE TAŞINMAZ SATIŞ VAADİ VE ARSA PAYI KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMESİ” imzalandığını, mal sahiplerinin (maliklerin) gerçek iradesi yapılan sözleşmede KAT KARŞILIĞI İNŞAAT yaptırılması olarak tecelli ettiğini, bu nedenle müvekkilinin ve hissedarlarının bu davada davalı olarak gösterilmemesi gerektiğini, yasal mevzuata göre kat karşılığı inşaatı üstlenen şirkete davanın açılabileceğini, husumet itirazında bulunduklarını, davayı kabul etmediklerini, müvekkilinin ve hissedarları yüklenici firma ----------- Ş. Yetkilisi ------------ ile birlikte ... ve ...’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda kişiye inşaat ile ilgili işlemlerin yapılması için vekalet verdiklerini, davacının verilen vekaleti kötüye kullandığını, kat karşılığı inşaat yapılması gerekirken işlemlerin yapı müteaahhitliği sözleşmesi ile yürütülür olduğunu, inşaat yapılması için bu sözleşmede 5 yıllık bir süre öngörülmüş olduğu için müvekkili ve hissedarları sürenin sonuna kadar inşaatın yapılarak anahtar teslimini beklerken bu dava ve ...’nun açtığı dava ve icra takipleri ile karşılaştığını, kararlaştırılan sürenin çok uzun olduğunu, aslında 2 ay gibi bir sürede bitirilmesi mümkün olan bir büyüklükte olan bu yapı için 5 yıl gibi uzun bir sürenin öngörülmesinin ve halen inşaatın tamamlanmamış olmasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, inşaatın sürekli faal olmadığını, 5 yıllık sürenin 4 yıllık gibi bir zaman diliminde tamamen durduğunu, davacı tarafından iddia edilen hizmetin verilmediğini, ücretin de hak edilmediğini, hizmet verilen kısa bir zamana ait ücretlerin ise ...'nun sunduğu belgelerden anlaşılacağı üzere ödendiğini, fiilen hizmet sunulmaması nedeniyle bu davanın açılmasının iyi niyetli olmadığını, davacı yanın inşaatı tanımlaması doğru olmadığını, küçük ve az katlı bir inşaat olduğunu, tehlikeli olmadığını, belirtildiği kadar işçi hiç çalışmadığını, 24 ay inşaatın faal olmadığını, müvekkilinin davacı ile yapılan sözleşmenin tarafı olmadığını, inşaat vekaletinin kötüye kullanıldığını, ... adına ruhsat alınarak yapıldığını, davacının iddiasını ispatlayamadığını savunarak; itirazların kabulünü, husumet yokuluğu nedeniyle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER: ----------- Asliye Hukuk Mahkemesi, ------------- Asliye Ticaret Mahkemesi, ----------- Noterler Birliği Başkanlığı ---------- Noterliği, ------------ Asliye Hukuk Mahkemesi, ----------- Noterliği, ----------- Asliye Hukuk Mahkemesi,------------Belediye Başkanlığı,------------ Müdürlüğü, ------------ müzekkereler yazıldığı görüldü. Mahkememiz dosyasına 30/01/2024 tarihli bilirkişi raporu ve 02/03/2025 tarihli bilirkişi ek raporunun dosyaya sunulduğu görüldü.
DELİLLER:01/10/2017 tarihli sözleşme incelendiğinde sözleşmenin taraflarının mal sahibi sıfatıyla ... ve müteahhit sıfatıyla ... olduğu, hizmet veren sıfatıyla davacının bulunduğu, sözleşmede ... vekili ..., davacı ve davalı ... imzasının bulunduğu görülmüştür: ------------- Noterliği'nin 07/08/2015 tarih ve ------------ yevmiye numaralı vekaletnamesi incelendiğinde davalılar ..., ... ve ... tarafından ... ve ---------- isimli şahısların vekil tayin edildiği, vekaletnamede vekillere iş sağlığı ve güvenliği hususunda sözleşme yapılmasına dair özel yetki verilmediği görülmüştür. ---------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı takibi incelendiğinde takip tarihinin 25/09/2020 olduğu, takip alacaklısının davacı, takip borçlularının davalılar olduğu, takipte 143.370,00 TL iş güvenliği ve işyeri hekimi hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak talep edildiği görülmüştür. İş Güvenliği Uzmanı ve İnşaat Mühendisi bilirkişilerden oluşan 30/01/2024 tarihli heyet raporunda Davalı ile İş Güvenliği Uzmanı ile İşyeri Hekimi arasında 06.11.2017 tarihli "OSGB ile Hizmet Alan İşyeri arasındaki iş güvenliği umanlığı ve işyeri hekimliği sözleşmesi" olduğu, iş güvenliği ve sanlığı hizmet süresi ayda 40 dakika,işyeri hekimi çalışma süresi ise 15 dakika olarak yazılı olduğu,
Davalılar arasında 05.11.2017 tarihli Personel Görevlendirme Detay Raporu'nda,işyeri hekimi Serkan zincir Hizmet veren kurum;...,Hizmetiş alan kurum; ..., 05.11.2017 tarihli Personel Görevlendirme Detay Raporu'nda,iş güvenliği uzmanı -----------,Hizmet veren kurum;...,Hizmet alan kurum; ..., yazılı olduğu,01.10.2017 tarihli OSGB ile Hizmet Alan İşyeri arasındaki imzalanmış "İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLIĞI VE İŞYERİ HEKİMLİĞİ SÖZLEŞMESİ" ÜCRET ÖDEME;--------- OSGB sözleşmesinde sözü geçen İGU hizmetleri(%18) ve İH karşılığı (%8) toplam 5311TL(2773 TL+%8; 2538 TL85 +%18)+KDV tutarında ödeme yapıldıktan sonra fatura kesileceği, faturada belirtilen ödeme miktarı HİZMET ALAN tarafından her ayın ilk 5 iş günü içinde ------------ nin faturasında belirtilen banka hesabına yatırılacağı yazılı olduğu,Davacı tarafın verdiği hizmeti karşılığı olan 143.370,00 TL alacağın ödenmediği anlaşılmış olup, ilgili davalının ödemeye yaptığına dair belge dosyada görülmediğinden, bu yönde bir şey yazılamadığıtespitlerinin yapıldığı görülmüştür.
İş Güvenliği Uzmanı ve İnşaat Mühendisi bilirkişilerden oluşan 02/03/2025 tarihli heyet ek raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, iş sağlığı ve güvenliği sözleşmesinden kaynaklanan hizmet bedeli alacağına ilişkindir.
Davacı tarafça davalılardan ..., ... ve ... ---------, ---------- Mah, ----------- Cad. ----------- Ada, ------------ Parsel numaralı taşınmazın maliki olduğu ve bununla ilgili işler için dava dışı ...'a ---------- Noterliği'nin 07/08/2015 tarih ve ----------- yevmiye numaralı vekaletnamesini verdiği, yer sahipleri ile davalı müteahhit ... arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi olmayan müteaahhitlik hizmet alım sözleşmesi imzalandığı, davacının anılan sözleşme ile (01/10/2017 tarihli sözleşme) inşaatın iş sağlığı ve güvenliği işinin yüklenildiği, bu sözleşmeye davacı ve tüm davalıların taraf olduğu, davacının 06/11/2017 ilâ 15/10/2019 tarihleri arasında hizmet verdiği, sözleşmeye göre aylık hizmet bedelinin 25 işçiye kadar 5.311 TL, 25 işçiyi geçmesi durumunda her geçen işçi için 70 TL + KDV olduğu, faturanın ödemeden sonra kesileceği, söz konusu yerde 35-40 işçi çalıştığı ve yaklaşık 24 ay hizmet verildiği, ödeme yapılmadığı, hukuki sebebin hem sözleşmeye hem de adi ortaklığa dayandığı, davalı kardeşler diğer davalı ... ile hem taşeronluk ilişkisi hem de adi ortaklık ilişkisi kurulduğu ileri sürülmüştür.
Davalı ... yönünden Mahkememizce yapılan değerlendirmede, yukarıda deliller kısmında da ortaya konulduğu üzere, davacı ile davalı müteahhit ... arasında 01/10/2017 tarihli iş güvenliği ve işyeri hekimi hizmet sözleşmesi bulunduğu ve yine davacı tarafça bu hizmet ifa edildiği, hizmet bedelinin KDV dahil 143,370,00 TL olduğu, davalı ...'nun sözleşmeye dayalı olarak hizmet bedelinin davacıya ödemekle yükümlü olduğu, davalı müteahhidin bu bedeli ödediği hususunda herhangi bir delil bulunmadığı, her ne kadar dava kısmi dava olarak açılmış ise de davalının alacağın tümü yönünden (eldeki davanın da konusunu teşkil eden alacağın tümü hakkında başlatılan)---------- İcra Dairesi'nin ------------ Esas sayılı takibinin yapılması ile temerrüte düştüğü, zira ödeme emrinin geçerli bir temerrüt ihtarnamesinin şartlarını taşıdığı, bu sebeple alacağa takip tarihi olan 25/09/2020 gününden itibaren faiz işletilmesi gerektiği (her ne kadar dava dilekçesinde dava tarihinden itibaren faiz talep edilmiş ise de davanın kısmi dava olması ve davacı tarafından dava değerinin belirlenmesine ilişkin dilekçenin niteliğinin ıslah dilekçesi olması ve ıslah dilekçesi ile dava dilekçesi talep sonucundaki faiz başlangıç tarihinin de düzeltilmesinin mümkün bulunması, zira somut olayda temerrütün dava tarihinden önce gerçekleşmesi nedeniyle dava dilekçesindeki dava tarihinden itibaren faiz talebinin maddi hukuk anlamında sonuç doğurmamış bulunması hususu da dikkate alınmıştır), tarafların tacir olması nedeniyle alacağa ticari avans faizi işletilmesi gerektiği, kanaatine varılmış, davalı ... yönünden davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davalılar ..., ... ve ... yönünden Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davalıların arsa sahipleri olduğu, davaya dayanak teşkil eden 01/10/2017 tarihli sözleşmede yalnızca davalılardan ...'ın mal sahibi olarak adının geçtiği, davalılar ... ve ...'ın sözleşmeye taraf olmadığı, bu sebeple sözleşmelerin nisbiliği gereği ... ve ...'ın sözleşmeden kaynaklı olarak hizmet bedeli borcunun bulunmadığı, ... yönünden ise sözleşmenin ... adına vekil ... tarafından imzalandığı, davalının ...'ın kendi adına bu sözleşmeyi akdetme hususunda yetkili olduğu hususunu kabul etmediği ve sözleşmeye onay da vermediği, bu durumda davacının vekil ...'ın sözleşmeyi akdederken yetkili temsilci olduğunu veya davalı ...'ın bu sözleşmeye sonradan icazet verdiğini ispatlamakla mükellef olduğu, davacının ...'ın yetkisini ------------ Noterliği'nin 07/08/2015 tarih ve ----------- yevmiye numaralı vekaletnamesine dayandırdığı, vekaletname incelendiğinde inşaatın yapılmasına ilişkin geniş yetkiler bulunsa da vekile iş sağlığı ve güvenliği hususunda sözleşme yapılmasına dair özel yetki verilmediği, bu sözleşmenin müvekkil adına akdedilmesinin özel yetki gerektirdiği, yine davacının davalı ...'ın bu sözleşmeye sonradan icazet verdiğini de ispatlayamadığı, yine her ne kadar davacı tarafça davalılar arasında adi ortaklık bulunduğu ileri sürülmüş ise de bu hususu gösterecek hiçbir delil ileri sürülmediği, bu yönde dosyada başkaca bir delil de bulunmadığı, tüm bu sebeplerle bu davalılar yönünden davanın esastan reddinin gerektiği kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın davalılar ..., ... ve ... yönünden ESASTAN REDDİNE,
2-Davanın davalı ... yönünden KABULÜ ile, 143.370,00 TL'nin 25/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (143.370,00 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 9.793,60 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 244,85 TL peşin harç ve 2.203,57 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 7.345,18 TL harcın davalı ...'ndan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 312,65 TL dava açma masrafı, 2.203,57 TL ıslah harcı ve 18.905,67 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 21.421,89 TL yargılama giderinin davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı ... tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 8,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (143.370,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalılar ..., ... ve ... yapılan yargılamada kendilerini vekille temsil ettirdiğinden ve ret sebebi ortak olduğundan reddedilen dava değeri (143.370,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 3/2 ve 13/1 uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak her biri eşit hak sahibi olmak üzere davalılara verilmesine,
9-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ...'ndan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... ----------, ----------- ve ----------- vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı ...'nun yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/06/2025