T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/354 Esas
KARAR NO : 2025/486
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/05/2024
KARAR TARİHİ : 03/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalının müvekkili hakkında -----------İcra Müdürlüğü ------------ esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkiline hukuk dışı borcun yüklendiğini, iş bu icra dosyası üzerinden devam eden takip ile müvekkili şirket araçlarına ve sair mal varlıkları üzerine haciz şerhleri işlendiğini, müvekkilinin cebri icra ve haciz tehdidi altında 19/09/2023 tarihinde dosya borcunun tamamını ödemek zorunda kaldığını, müvekkili tarafından yapılan ödemenin istirdatı/geri verilmesi için davanın açıldığını, müvekkilinin davalı şirkete hiçbir borcunun bulunmadığını, davalı tarafça yasal icra takibine geçmeden önce 13/04/2010, 25/11/2011 ve 30/10/2012 tarihlerinde müvekkil şirket yetkilisine ait e-mail hesabına borç bakiyesi bildirir e-mail gönderildiğini,-----------İcra Müdürlüğünün ---------- esas dosyası ile başlatılan icra takibi ile e-mail ile bildirilen miktardan çok daha fazla miktar üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının e-mail yolu ile bildirmiş olduğu borç miktarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir alacak olsa dahi icra takibindeki miktar kadar olmadığının davalı şirket yetkilisi tarafından gönderilen e-mail yazışmaları ile açıkça ortada olduğunu, e-mail yazışmalarının yasal delil olarak kabul edileceğini, davada ispat yükünün davalıda olduğunu, ilgili icra dosyası ile talep edilen miktarın tamamı yönünden alacaklı olduğununu iddia eden davalının bu alacağını ispat etmesi gerektiğini iddia ederek; davanın kabulünü, müvekkilinin borçlu olmadığı halde cebri icra/haciz tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı 83.657,31 TL'nin ödeme tarihi olan 19/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte istirdatını, bu talebin kabul görmemesi halinde davalı şirket yetkilisi tarafından e-mail yolu ile bildirilen miktarın mahsubu ile kalan bedelin istirdatını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacının müvekkili tarafından ödenmeyen ticari alacağından dolayı ---------İcra Müdürlüğü ------------ sonraki yenilenen dosyası ile ----------- esas sayılı dava dosyası ile cari hesap ve faturalı alışverişlerden kaynaklanan ticari alacaktan dolayı icra takibine geçildiğini, takip talebinde bu alışverişten kaynaklanan alacağın 36.957,00 TL üzerinden icra takibine geçildiğini, borçlu tarafından itiraz edilmeden takibin kesinleştiğini, borçlu aleyhine icrai işlemlerin yapıldığını, son olarak borçlu tarafından icra dosyası hesaplanarak dosya borcu borçlu tarafından 83.657,31 TL olarak ödendiğini, bu dosyadan harçların düşülerek 79.739,79 TL tahsil edildiğini, davacının dava dilekçesinde davaya konu ödenen borçlarından dolayı aslında borçlu olmadıklarını, haciz baskısı altında ödeme yaptıklarından söz ettiğini, -------- isimli şahsın davalı şirketin ortağı olduğunu, yetkilisi olmadığını, dosyaya sunulan e-mailin kimin tarafından gönderildiğinin belli olmadığını, bu hususta davacının dijital kayıtlarının talep edildiğini, e-mail yazışmalarının delil olarak kabul edilemeyeceğini, tartışmasız açık ve net bir borç veya ödeme ikrarı niteliği de taşımadığını, delil olarak sunulan yazışmalarda dava dışı başka bir şirketten söz edildiğini, bu şirket ile ilgili yazışmaların mevcut olduğunu bu yazışmaların açık bir tahsilat, ödeme veya ibraname niteliği taşımadığını, ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, zamanaşımı definde bulunduklarını, mahkemece ispat yükü önce davacı yanda bulunduğunun tespitini ve ispat edilemeyen davanın reddi gerektiğini, ticari kayıt ve defterleri delil olarak sunduklarını savunarak; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER:--------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı takibi incelendiğinde davalının davacıya karşı 36.957,00 TL cari hesap ve faturalı alışverişten kaynaklanan ticari alacağın tahsilini talep ettiği, dosya hesap raporuna göre 19/08/2023 tarihi itibariyle borç miktarının 83.657,31 TL olduğu, davacı tarafça 19/09/2023 tarihli tahsilat makbuzu ile 83.657,31 TL ödemenin icra dosyasına yapıldığı görülmüştür. SMMM Bilirkişi ------------ tarafından hazırlanan 03/02/2025 tarihli raporda Davalı vekili Av. ... ile defalarca görüşmemizde, müvekkiline şirket defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesi için hazır etmesi gerektiği hususunu defalarca bildirmesine rağmen hazır etmediğini belirtmiş ve 2,5 ayı aşkın bir süre beklememe rağmen inceleme için tarafıma davacı şirket defter ve belgeleri sunulmamıştır Davacı vekili Av. ... ile vardığımız mutabakat ile inceleme yapabilmem için tarafıma defter ve belgelerin sunulamayacağı anlaşılmıştır tespitinin yapıldığı görülmüştür.Bu hususta davacı vekilinin 03/06/2025 tarihli celsede "Bilirkişi raporunun hazırlanma aşamasında müvekkilin ciddi sağlık sorunu var idi, hatta hala sağlık sorunu devam etmektedir, müvekkil----------, bu süreçte müvekkil ile iletişim kurmakta zorlandım, kendisine mahkemenin ihtarını ve ara kararını beyan ettim, ancak aradan çok süre geçtiği için bilirkişi de raporunu sunması gerektiğini belirtti, bu sebeple defterleri sunamadık," şeklinde beyanda bulunmuştur. SMMM Bilirkişi --------- tarafından hazırlanan 15/05/2025 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür: Davalı şirketin ibraz ettiği 2007-2008-2009-2011 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğuDavacı şirketin ibraz ettiği 2010 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamalarının yasal sürede yaptırılmış olduğu, yevmiye defteri kapanış fişi ibraz edilemediğinden, noter kapanış onamasının yasal sürede yaptırılıp yaptırılmadığının tespit edilemediği,Davalı tarafından davacı adına yürütülen olan 2007 yılı ------------ Kodlu muavin defter kayıtları ile 2008-2009-2010-2011 yıllarıda ------------ Kodlu muavin defter kayıtlarına göre davalı tarafından 24.01.2007 tarihinden 30.09.2011 tarihine kadar davacı tarafa 70 fatura ile 49.805,92 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davacı taraftan 8 ayrı tarihte 12.848,70 TL ödeme aldığı ve buna göre 30.09.2011 tarihi itibariyle davacı taraftan 36.957,22 TL alacaklı olduğu,13.04.2010 tarihinde, ---------- adresinden, ---------- adresine gönderilen mailde, davalı şirket alacağının 27.590,75 TL olduğu,25.11.2011 tarihinde, --------- adresinden, -----------adresine gönderilen mailde, davalı şirket alacağının 36.957,22 TL olduğu,Davalı şirketin ticari defterlerinde, 13.04.2010 tarihi itibariyle davacı taraftan 27.590,75 TL alacaklı olduğu. 25.11.2011 tarihi itibariyle davacı taraftan 36.957,22 TL alacaklı olduğu,
Maillerde, davacı tarafa bildirilen borç tutarları ile davalı defterlerinde gözüken davacı tarafın borç tutarının aynı olduğu,25.11.2011 tarihinde, --------- adresinden, --------- adresine gönderilen mailde, davalı şirketin alacağının 25.11.2013 tarihi itibariyle 36.957,22 TL olduğu. dava dışı şirketin alacağının 2.419,00 TL olduğu, davalı taraf ile dava dışı şirkettin toplam 37.176,22 TL alacağından davalı şirket tarafından verilecek olan 30.811,18 TL malzemenin mahsup edilmesi ile verilecek olan malzeme tutarının 6.365,04 TL (30.811,18 – 37.176,22 =) olduğu ve davacı borç tutarın 6.365,04 TL yazılı olduğu,Davalı tarafından davacı tarafa mal satışı yapıldığı dikatte alındığında, davalı tarafından davacı tarafa verilecek olan 30.811,18 TL tutarlı sarf malzemesinin davacı tarafın, davalı şirket ile dava dışı şirkette olan 37.176,22 TL tutarlı borcuna eklenmediği, davacı tarafın 37.176,22 TL borç tutarından 30.811,18 TL tutarlı sarf malzeme tutarını mahsup edildiği, Davalı tarafın incelenen ticari defterler kayıtları ile 25.11.2011 tarihinde ----------- adresinden, ------------ adresine gönderilen maille göre 31.12.2011 tarihi itibariye davalı tarafın davacı taraftan 36.957,22 TL alacaklı olduğu,İş bu alacak tutarın davalı alacaklı tarafından 30.04.2013 tarihinde ----------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı dosyasına konu edilmiş olduğu.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, ----------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı takibine konu edilen cari hesap ve faturadan kaynaklı borcunun bulunup bulunmadığının tespitine ilişkin menfi tespit ve bu kapsamda 19/09/2023 tarihinde ödenen 83.657,31 TL'nin geri alınmasına ilişkin istirdat davasıdır. Davacı tarafça e-mail ile cari hesap mutabakat metni gönderildiği, borcun icra takibindeki kadar olmadığı ileri sürülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. (2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır."
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi ----------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı takibine konu edilen cari hesap ve faturadan kaynaklı borcunun bulunup bulunmadığının tespitine ilişkin menfi tespit ve bu kapsamda 19/09/2023 tarihinde ödenen 83.657,31 TL'nin geri alınmasına ilişkin istirdat davası olduğu, davacı tarafça taraflar arasındaki hukuki ilişkinin inkar edilmediği, borcun bulunmadığı ya da icra takibindeki kadar olmadığı hususunun ileri sürüldüğü, bu noktada davalı alacaklının alacağın varlığını, davacı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davalının hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya, ticari defterlere ve e-mail mutabakatlarına dayandığı, davacının da aynı delillere dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde davalı tarafın ticari defterlerini ibraz ettiği, davacının ise verilen kesin süre ve usulüne uygun ihtara rağmen ibrazdan kaçındığı, bu hususun bilirkişi raporundaki tespit ve davacı vekilinin 03/06/2025 tarihli celsedeki beyanı ile sabit olduğu, bu sebeple davalının usule ve kanuna uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtlarının kendisi lehine kesin delil teşkil ettiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda açıklandığı üzere kesin delil niteliğindeki davalı defterlerinde takibe konu alacağın varlığının görüldüğü, bu sebeple davalının alacağını ispatladığı, borcun ödendiğine veya sair sebeple istenemeyeceğine dair davacı tarafından herhangi bir savunmada bulunulmadığı gibi bir delil de ileri sürülmediği kanaatine varılmış, davanın reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin olarak alınan 1.428,66 TL harçtan mahsubu ile bakiye 813,26 TL’nin hükmün kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 60,80 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
6-Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (83.657,31 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/06/2025