T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/704 Esas
KARAR NO : 2025/323
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 09/10/2023
KARAR TARİHİ : 03/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 15/07/2014 tarihinde dava dışı sürücü --------- sevk ve idaresinde bulunan ----------- plakalı motosikletle sürücü ----------- idaresindeki ----------- plaka nolu motosikletle çarpışması sonucu maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin hiçbir kusurunun olmadığını, ---------- Adli Tıp Kurum kusur raporu alındığını, sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, sigorta şirketinin cevap vermediğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını, maluliyet oranının tespit edilmesi gerektiğini iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla daimi sakatlık tazminatının şimdilik 1.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 15/07/2014 tarihinden itibaren hesaplanacak olan avans faiziyle birlikte sigorta şirketinden tahsilini, geçici iş göremezlik tazminatının şimdilik 100,00 TL'nin kaza tarihi olan 15/07/2014 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faiziyle birlikte sigorta şirketinden tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davacının iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, dava açmadan önce sigorta kuruluşuna başvuru zorunluluğu olduğunu, başvurunun tam yapılmış olması gerektiğini, davacı tarafından geçerli geçerli başvurunun yapılmadığını, başvurunun değerlendirilebilmesi için maluliyet raporunun sunulması gerektiğini, maluliyet raporu alınması gerektiğini, müvekkilinin sigorta poliçesi kapsamında başvuru sahibinin tedavi giderleri kapsamında sayılan geçici iş göremezlik tazminatı talebinden sorumlu olmadığını, iş bu giderin teminat dışı olduğunu, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların tespit edilerek hesaplanacak olan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkilinin sigortalısının kusuru oranında poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, bu nedenle kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, davacının kaza sırasında kask ve koruyucu kıyafet kullanıp kullanmadığının tespit edilmediğini, davacının kask ve koruyucu kıyafet giymemesi durumunun müterafik kusur sayılacağından dolayı aleyhe tazminata hükmedilmesi halinde tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, aleyhine hüküm kurulması halinde müvekkilinin dava tarihinden itibaren ancak yasal faizle sınırlı olduğunu savunarak; davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER:--------- Kurumu, ---------- Sulh Hukuk Mahkemesi, -----------ş., -----------Noterler Birliği Başkanlığı, ----------- Asliye Ticaret Mahkemesi, ---------- Hastanesi, ---------- Hastanesi, ------------ Müdürlüğü, ------------ Başsavcılığına müzekkereler yazıldığı görüldü. Mahkememiz dosyasına 20/11/2024 tarih ve --------- sayılı Adli Tıp Kurumu nihai raporunun sunulduğu görüldü.
Dosyaya 14/04/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunun sunulduğu görüldü. 13/11/2024 tarihli ATK raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:
SONUÇ
-------- oğlu ---------- doğumlu ----------15.07.2014 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle;
1)03.08.2013 tarih, --------- sayılı ----------- yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11.10.2008 tarih ve ---------- sayılı ------------ yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak,
Gr1 IX (4Bcca……….1)A %5
Gr II XII (32a ….1)A %5,
Balthazard formülüne göre, %9.75
E cetveline göre %7.2(yüzdeyedinoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,
2)İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceği,
3)Kişinin 15.07.2014 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle; dava konusu olay tarihinde el parmak ve ayak bilek kemiği kırıkları nedeni ameliyat 13.05.2024 tarihinde ----------Hastanesinde son durumuna ait muayene kaydı olduğu cihetle, bu tarihte maluliyet oranının kesinleşmiş olduğunun anlaşıldığı oy birliği ile mütalaa olunur.
Sigorta Uzmanı Bilirkişi ---------- ve Makine Mühendisi Bilirkişi ----------- tarafından hazırlanan 20/02/2025 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, dava dışı ----------- sevk ve idaresindeki ------------ plakalı motosiklet ile dava dışı ---------- sevk ve idaresindeki --------- plakalı motosikletin karıştığı 15/07/2014 tarihli trafik kazası nedeniyle ---------- plakalı motosiklette yolcu olarak bulunan davacının sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlikten kaynaklanan bedensel maddi zararının giderilmesi amacıyla açtığı tazminat davasıdır. Davacının geçici iş göremezlik zararı talebi bakımından davalının zamanaşımı def'inin değerlendirilmesi yönünden;Dava konusu trafik kazası 15/07/2014 tarihinde gerçekleşmiştir. Davalının sigortalısı dava dışı ----------- plakalı araç sürücüsü hakkında taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebep olma suçundan kaynaklı olarak -----------Soruşturma sayılı dosyasında şikayet bulunmaması nedeniyle takipsizlik kararı verildiği görülmüştür. 13/11/2024 tarihli ATK raporu ile "İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceği" tespitinin yapıldığı görülmüştür.
Taraflar arasındaki arabuluculuk sürecinin ------------ Arabulucuk Bürosu Büro Dosya Numarası:------------ ve Arabuluculuk Numarası: ------------ dosyasındaki son tutanak incelendiğinde 02.09.2022 ilâ 26.09.2022 tarihleri arasında sürdüğü görülmüştür. Dava tarihinin 09/10/2023 olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan değerlendirmede, dava konusu geçici iş göremezlik zararına yönelik alacağın 15/07/2014 tarihli trafik kazası nedeniyle kaynaklandığı, alacağın KTK 109 maddesi uyarınca zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, yine dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu sürenin, maddi tazminat talepleri için de geçerli olduğu, dava konusu fiilin taksirle birden fazla kişinin neden olma suçunu (TCK 89/4) teşkil ettiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesi uyarınca beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda dava zamanaşımının sekiz yıl olarak öngörüldüğü, geçici iş göremezliğe ilişkin zararının kaza anında farkına varılmış olması ve zararın geçici iş göremezliğin kalktığı tarihte öğrenilmiş sayılması gerektiği, buna göre ATK raporuna göre davacının geçici iş göremezlik süresinin kaza tarihinden itibaren dört aya kadar uzayacağı tespiti yapıldığından, davacının geçici iş göremezlik zararına ilişkin zamanaşımı süresinin 15/11/2014 tarihinde başlamış olduğunun kabulünün gerektiği, zamanaşımı süresinin normal şartlarda 16/11/2022 tarihi itibariyle dolmuş olacağı, Covid-19 salgını nedeniyle kanunlaştırılan 7226 sayılı Kanun geçici madde 1 ve 30/04/2020 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararı tahtında 13/03/2020 ilâ 15/06/2020 tarihleri arasında zamanaşımı süresinin durduğu, yine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 16/2 maddesi uyarınca zamanaşımının 02.09.2022 ilâ 26.09.2022 tarihleri arasındaki arabuluculuk sürecinde durduğu, bu süreler eklenmiş olsa dahi dava tarihinin 09/10/2023 olduğu, dava tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleştiği kanaatine varılmış, davacının geçici iş göremezlik zararına ilişkin tazminat talebinin, alacağın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacının sürekli iş göremezlik zararı talebi bakımından davalının zamanaşımı def'inin değerlendirilmesi yönünden;13/11/2024 tarihli ATK raporu ile "Kişinin 15.07.2014 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle; dava konusu olay tarihinde el parmak ve ayak bilek kemiği kırıkları nedeni ameliyat 13.05.2024 tarihinde -----------Hastanesinde son durumuna ait muayene kaydı olduğu cihetle, bu tarihte maluliyet oranının kesinleşmiş olduğunun anlaşıldığı" tespitinin yapıldığı görülmüştür. Mahkememizce yapılan değerlendirmede, dava konusu sürekli iş göremezlik zararına yönelik alacağın 15/07/2014 tarihli trafik kazası nedeniyle kaynaklandığı, alacağın KTK 109 maddesi uyarınca zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, ATK raporu ile de tespit edildiği üzere maluliyet durumunun dava tarihinden sonra 13/05/2024 tarihinde kesinleştiği, bu sebeple davacının zararını bu tarihte öğrendiğinin kabulünün gerektiği, bu sebeple sürekli iş göremezlik zararı yönünden zamanaşımının gerçekleşmediği kanaatine varılmış, davalının sürekli iş göremezlik zararı yönünden zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir. Davacının sürekli iş göremezlik zararına ilişkin talebinin esası yönünden;6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473/1 maddesi uyarınca "Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder."
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1478 maddesi uyarınca "(1) Zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla, doğrudan sigortacıdan isteyebilir."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesi uyarınca "(1)Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Bu tazminatlardan; (...) c) Sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak, (...) hesaplanır. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanunda ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davalının ----------- plakalı aracın zorunlu trafik sigortacısı olduğu, bu nedenle pasif husumetinin bulunduğu, sigorta sözleşmesi ve atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca sigortalısının kusuru oranında zarardan sorumlu olacağı, davacının maluliyetinin deliller kısmında ortaya konulan ATK raporu ile %7,2 olarak tespit edildiği, davalının sigortalısının olayın gerçekleşmesinde %50 kusurlu olduğu, aynı araçta yolcu olarak bulunan davacının kusurunun bulunmadığı hususunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, kazaya ilişkin soruşturma dosyasındaki taraf beyanları ve kaza tespit tutanağı dikkate alındığında tarafların dahi kazanın nasıl gerçekleştiği hususunda net beyanlarının bulunmaması, kaza anına ilişkin görüntülerin bulunmaması ve tüm bu sebeplerle kazanın nasıl gerçekleştiğinin tespitinin imkansız olması karşısında kusur durumunun hukuka ve hakkaniyete uygun olarak tespit edildiği, hükme esas alınabileceği, yine davacının müterafik kusurunun bulunduğuna dair bir delil bulunmadığı, sürekli iş göremezlik yönünden yapılan hesaplamanın yukarıda atıf yapılan yasa hükmü uyarınca ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak yapılması gerektiği, bu kapsamında davacının işlemiş dönem hesabının bilinen verilere göre ve işleyecek (aktif ve pasif) dönem kazanç tespitinin TRH 2010 tablosuna göre ve her yıl için yüzde 10 artış ve yüzde 10 iskonto yöntemi ile hesaplanmasının mahkememizce yasaya, yerleşik Yargıtay uygulamalarına ve aktüerya kurallarına uygun görüldüğü, bu şekilde hesaplanan sürekli iş göremezliğe ilişkin maddi zararların davacının maluliyeti ve davalının sigortalısının kusuru ile oranlanmasının da uygun olduğu, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davacının (daha fazla gelir elde edildiğinin ileri sürülmemiş ve ispatlanamamış olması nedeniyle) asgari ücret düzeyinde gelir elde etmesi, kusur ve maluliyet durumu ve davacının olay tarihindeki yaşı dikkate alındığında, davacının sürekli iş göremezliğe ilişkin nihai zararının 439.347,12 TL olduğu, ancak davalının sorumluluğunun poliçe limitini aşamayacak olması nedeniyle davalının poliçe teminat limiti olan 268.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olduğu, alacağın belirsiz alacak davası olması nedeniyle alacağın tümüne temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, temerrüt tarihinin ise sigorta şirketine bildirim/başvuru (05/11/2021 günü) yapıldığı tarihten itibaren sekiz iş günü sonrası (18/11/2021) olduğu, rizikonun davalının sigortalısı yönünden ticari işletmesini ilgilendiren bir olaydan kaynaklanmamış olması (işin davalının sigortalısı yönünden ticari iş olmaması) nedeniyle alacağa belirlenen tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davacının geçici iş göremezlik zararına ilişkin tazminat talebinin, alacağın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle REDDİNE,
2-Davacının sürekli iş göremezliğe ilişkin tazminat davasının KABULÜ ile, sürekli iş göremezliğe ilişkin 268.000,00 TL maddi tazminatın 18/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (268.000,00 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 18.307,08 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 269,85 TL peşin harç ve 665,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 17.372,23 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 578,10 TL dava açma masrafı, 60,80 TL vekalet harcı, 665,00 TL tamamlama harcı ve 12.927,50 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 14.231,40 TL yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına (268.000,00/271.564,12) göre 14.044,62 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan vekalet harcına ilişkin 38,40 TL yargılama giderinin ret/dava değeri oranına (3.564,12/271.564,12) göre 0,50 TL’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
7--Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (268.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 42.880,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (3.564,12 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 3.564,12 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/dava değeri oranına (268.000,00/271.564,12) göre 1.539,52 TL’sinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiye 20,48 TL’sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/06/2025