T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/300 Esas
KARAR NO : 2025/437
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/01/2015
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi özetle; Davalı ile aralarında 19.06.2014 tarihli sözleşme ile --------- Dağıtım tesisi ve tank sahası elektrik işleri, -------- ve -------- tesisi enstrüman, ekipman ve elektrik bağlantı işlerinin yapımının üstlenildiğini, sözleşmeye göre avans ödemesi yapıldıktan sonra 7 gün içinde işe başlanması gerektiğini, avans ödemesi olarak 75.000,00 TL ödendiğini ve buna karşılık davalı şirkete 03.07.2014 tarihinde 75.000,00 TL --------- bankasına ait teminat mektubu verildiğini, davalıdan kaynaklanan nedenlerle davacının işe başlayamadığını, davalı tarafından 11.07.2014 tarihli mail ile gecikmenin kabul edildiğini, bu süreçte davacının personel ve diğer masraflannın davalı tarafından karşılanmadığını, bu nedenle sözleşmenin -------- Noterliğinin 25.07.2014 tarih ve --------- yevmiye nolu ihtarnamesi ile fesih edildiğini, teminat mektubunun iadesinin istendiğini, fakat davalı tarafından teminat mektubunun paraya çevrildiğini, davacının uğradığı zararın; imalat bedeli 2.041,40 TL, sözleşmeye göre bulunması zorunlu olan Proje sorumlusu --------- Temmuz brüt maaşı 13.842,56 TL, saha sorumlusu ------- temmuz brüt maaşı 3.598,00 TL, --------- işveren payı 808,00 TL, 1 elektrik ustası, 1 düz işçi maaşı toplam 2.917,22 TL, işçilerin haziran ayı maaşı 437,32 TL, işçilerin temmuz ayı barınma kirası 650,00 TL, --------- 161,40 TL, ------ 240,00 TL, -------- Prefabrik ve konteynıra yapılan ödeme 6313.00 TL, -------- masraflar 1.511,56 TL olmak üzere toplam 32.520,46 TL olduğunu ve zararın dava tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte tahsili gerektiğini iddia ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; Davacının sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalının işin yapılması için gerekli çaba ve özveriyi gösterdiğinin maillerden anlaşıldığını, meydana gelen bir zarar var ise bu zararın davacının kendi kusurundan kaynaklandığını, davacının resmi prosedürleri tamamlamadığını, bu nedenle kusurun davacıya ait olduğunu, keşide edilen ihtarname ile davacıya avans olarak ödenen 75.000,00 TL'nin iadesinin istendiğini, kusurun davacıda olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.Bilirkişi heyeti kök raporu: 17/05/2018 Uyap teslim tarihli Bilirkişi -------- ve --------- ve --------- imzalı raporda özetle; Davacının yaptığı masrafın 33.642,91 TL olduğu, davacının 32.520,46 TL talep ettiği, davalı işverenin kendisine düşen hazırlık faaliyetlerini yapmaması ve alacaklı temerrüdüne düşmesi sebebiyle, sözleşmenin davacı tarafından haklı olarak fesih edilmesinden dolayı, davacının menfi zararı olan 33.642,91 TL tutarın tahsiline hak kazanacağı, talebin 32.520,461 olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti ek raporu: 15.04.2019 UYAP teslim tarihli Bilirkişi Heyeti Ek raporunda, davacı yüklenici tarafından davalı iş sahibine uygun bir süre verilmesinin etkisiz olmayacağı kanaatine varılması halinde davacının menfi zarar niteliğindeki taleplerine hak kazanamayacağı, aksi halde davalı işverenin kendisine düşen hazırlık faaliyetlerini yapmaması ve alacaklı temerrüdüne düşmesi sebebiyle, sözleşmenin davacı tarafından haklı olarak fesih edilmesinden dolayı, davacının menfi zararı olan 33.642,91 TL tutarın tahsiline hak kazanacağı, talebin 32.520,461 olduğu belirtilmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava sözleşmenin haklı olarak sona ermesi iddiasına dayalı menfi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı; davalı ile aralarında akdedilen 19.6.2014 tarihli sözleşme ile davalının --------- mahallesi --------.sok.no:------- --------- adresinde bulunan --------- tesisinin --------- dağıtım tesisi ve tank sahası elektrik işleri ile -------- ve --------- tesisi enstürman, ekipman ve elektrik bağlantı işlerinin yapımını üstlendiğini, sözleşme gereği kendisine yapılan 75.000 TL avans ödemesine karşılık davalıya aynı tutarda teminat mektubu verildiğini, ancak davacının işe başlamasından önce davalı tarafından yapılması gereken işlerin yapılmaması veya hatalı olması nedeni ile yapımını üstlendiği işe başlayamadığını, bu sebeple gereksiz yere personel maaşı ödemesine ve diğer sebeplerle zarara uğramasına sebep olduğunu, davalı tarafından 11.7.2014 tarihli mailde gecikmenin kabul edildiğini, sözleşmenin ifa imkanı kalmadığından davalıya verilen teminat mektubunun iadesinin istendiğini, ancak davalının teminat mektubunu paraya çevirdiğini, kendilerinin toplam 32.520.46 TL zarara uğradığını, bu zararın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf ise davacının edimlerini yerine getirmediğini ihtara rağmen kendilerine verilen avansı iade etmeyince teminat mektubu paraya çevirdiklerini bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Taraflar arasında 19.06.2014 tarihli elektrik işlerin yapılmasına ilişkin sözleşme imzalanmış, bu sözleşme davacı tarafından 25.07.2014 tarihinde feshedilmiştir. Davada, davacı sözleşme gereğince edimlerini yapmak için gittiklerinde davalı iş sahibinin öncesinde yapması gereken edimlerini yerine getirmemesi sebebiyle iş yapamadıklarını belirterek görevlendirdikleri personel masrafları ve şantiyeye ilişkin yapmış oldukları masrafların tahsilini talep etmiş; mahkemece, davacı yüklenicinin TBK 123 maddesi gereğince davalının üzerine düşen hazırlık işlemlerini yapması için uygun bir süre vermesi gerekirken mehil vermeden sözleşmeden dönülmesi nedeniyle davacının sözleşmenin feshinin haksız olduğu bu nedenle davacının uğramış olduğu zararların tazminini talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın istinafı neticesinde; --------- sayılı kararında özetle;
... mahkemece öncelikle daha önce görev alan bilirkişi heyetlerinden farkı bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden, raporlar arasındaki zarar miktarı itibariyle çelişkinin giderilmesi, ayrıca yüklenici davacının, iş sahibi davalıya TBK 123-124 maddeleri gereğince süre verilmesinin gerekip gerekmediği hususunun değerlendirilmesi, o tarihe kadar işin ne orandaki kısmının tamamlandığı, kalan işin ne kadar sürede tamamlanabileceği, iş sahibi tarafından yapılması gereken malzeme elektirik ruhsat alım vb. işlerin ne kadar sürede tamamlanacağı ve bunların sözleşme süresini ne kadar uzatacağı hususları hep bir arada değerlendirilerek, yüklenicinin beklemekteki tahammül süresini aşıp aşmadığı, buna göre fesih öncesi iş sahibine süre verilmesi gerekip gerekmediği ayrıntılı olarak değerlendirilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile mahkeme kararı kaldırılmıştır. .
Kaldırma kararı öncesi bilirkişi raporlarında : Bilirkişiler--------, --------- ve ---------- tarafından düzenlenen 17.05.2018 tarihli ve 15.04.2019 tarihli ek raporda, taraflar arasındaki e-mail yazışmaları değerlendirildiğinde davalıya mehil verilmesinin etkisiz olacağı yönünde bir kanaate ulaşılamadığı, bu nedenle de davacı sözleşmeden dönmeden önce TBK 123 uyarınca davalı kendisine düşen hazırlık işlemlerini yapması için mehil verilmesi ve bu süre sonunda da hazırlık işlemleri yapılmadığı takdirde sözleşmeden dönmesi gerekti kanaatine varıldığı, davacının davalıya mahil vermeden sözleşmeden döndüğü için haksız olarak sözleşmeden döndüğü, bu nedenle de uğradığı zararların tazminini talebe hak kazanamadığı kanaatine varıldığı, mahkemece davalıya mehil verilmesinin etkisiz olacağı yönünde bir kanaate ulaşılması halinde davacı sözleşmeden haklı olarak döndüğünden tazminat talep edebileceği, istenebilecek tazminat miktarının 33.642,91 TL olacağını belirtmiştir.
Bilirkişiler --------, ---------- ve ---------- oluşan bilirkişi heyetinden alınan 23.09.2019 tarihli son bilirkişi heyet raporunda, dosyadaki bilgi ve belgelerden davalının kendisine düşen hazırlık işlerini yapmaması nedeniyle kural olarak TBK 106/f.1 uyarınca alacaklı temerrüdüne düştüğü ve davacının da TBK 110 uyarınca borçlu temerrüdü hükümlerine istinaden sözleşmeden dönmeye hak kazandığınının söylenebileceği, ancak TBK'nın 123. maddesinde karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde taraflardan biri temerrüde düştüğü takdirde diğer borcun ifa edilmesi için uygun bir süre verilebilir veya uygun bir süre verilmesini hakimden isteyebilir hükmüne yer verilmiş olup, madde hükmüne göre davacının sözleşmeden dönebilmesi için öncelikle davalı işverene kendisine düşen hazırlık işlemlerini yapması için uygun bir mehil vermesi gerektiği, davacı tarafından davacıya TBK 123 maddesi gereğince uygun süre verilmeden 25.7.2014 tarih ve -------- yevmiye nolu ihtarnamede mehil vermeden sözleşmeden döndüğü için sözleşmenin haksız fesih olduğu, bu sebeple uğradığı zararların tazminini talep edemeyeceği, ancak mahkemece davalıya mehil verilmesinin etkisiz olacağı yönünde bir kanaate varılması halinde bu durumda davacı sözleşmeden mehil vermeden haklı olarak döndüğü ve bu nedenle de uğradığı zararların tazminini talebe hak kazandığının kabulü gerekeceğinden davacının sözleşme nedeni ile yaptığı 8.505,40 TL harcama bedelini dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan talep edebileceği belirtilmiştir.
BAM kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada;
Mali İnceleme;
Davacı şirketin ihtilafın yaşandığı 2014 yılı ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup; 2014 dönemi Yevmiye Defteri, Defteri Kebir ile Envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin Vergi Usul Kanunu’nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221/ 3 maddesine göre; süresinde alındığı, 2014 dönemi Yevmiye defterinin kapanış tasdikinin Türk Ticaret Kanununun 64/3 maddesine uygun süresinde yaptırıldığı, davacı şirketin ticari defterlerinin V.U.K’nu ve TTK’nuna uygun tutulduğu görülmüştür. 6.b- Davacı Hesap İncelemesi; Davacı --------ŞTİ.’nin dosya kapsamında ticari defter kayıtları ve belgeleri aşağıdaki şekilde incelenmiştir. Taraflar arasında imzalı 19.06.2014 tarihli sözleşme kapsamında davacı tarafından -------- Bankası -------- Şubesi 03.07.2014 tarih ve --------- numaralı avans teminat mektubunun davalıya verildiği, davalı tarafından 09.07.2014 tarihinde davacının ---------bankası --------- TL hesabına 75.000,00 TL gönderildiği tespit edilmiş olup taraflar arasında bu yönde ihtilaf bulunmadığı, tarafların kabulünde olduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki ihtilafın 19.06.2014 tarihli elektrik işlerin yapılmasına ilişkin sözleşme kapsamında davacının sözleşme gereğince edimlerini yapmak için sahaya gittiklerinde davalı iş sahibinin öncesinde yapması gereken edimlerini yerine getirmediği bu nedenle iş yapamadıklarını bu nedenle görevlendirdikleri personel masrafları ve şantiyeye ilişkin yapmış oldukları masrafların tahsiline ilişkin olduğu bu bağlamda davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu gider ve harcamalara ilişkin belgeler incelenmiştir.
Dosyada mübrez belgelerin incelenmesi neticesinde çeşitli gider ve harcamaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür.
Raporda listelenen personellere ait maaş ödemelerini davacı adına kayıtlı ---------bankası ------ TL hesaptan yapmış olduğu görülmüştür.
-------- 25.03.2014 tarihinde, --------- 01.10.2013 tarihinde ---------- 26.06.2014 tarihinde, ----------- ise 26.06.2014 tarihinde işe girişinin yapılmış olduğu, taraflar arasında imzalanmış 19.06.2014 tarihli sözleşme sonrası istihdam edilen --------- ve --------- maaş maliyetinin 1.791,00 TL, olduğu tespit edilmiştir.
Taraflar arasında imzalı 19.06.2014 tarihli sözleşme ile davacı tarafından --------- Dağıtım tesisi ve tank sahası elektrik işleri, -------- ve -------- tesisi enstrüman, ekipman ve elektrik bağlantı işlerinin yapımının üstlenildiği, bu sözleşme nedeniyle davacının bir takım masraflara katlandığına ilişkin dava dilekçesi ekinde sunulan belgelerin incelenmesi neticesinde çeşitli masraflar için yapmış olduğu 7.524,40 TL ile ------bankası ---------- TL hesaptan yapmış olduğu 27.045,00 TL’lik personel maaş ödemeleri ile birlikte toplamda (7.524,40+27.045,00)= 34.569,40 TL’lik harcamaların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından 32.520,46 TL’lik kısmının talep edildiği görülmüştür.
Teknik İnceleme Değerlendirme;
Dava konusu iş, -------- Elektrik Üretim Tesisi kapsamındaki ------- dağıtım tesisi, tank sahası elektrik işleri ve --------- ile --------- tesisinin enstrümantasyon ve elektrik bağlantı işlerini içermektedir. İşin tanımında öngörülen işlerin proje ve teknik şartnamelere uygun şekilde yapılması, tüm sistemin çalışır vaziyette devreye alınması, dağıtım sistemlerine ilişkin işveren personeline eğitim verilmesi olarak belirlenmiştir. -------ve trafo resmi kabul işleri, projelerinin hazırlanması, onayların alınması, trafo ve jeneratör hariç sipariş listeleri oluşturulması, kablo döşenmesi, da yine yüklenici davacı uhdesinde kalmış görünmektedir. Burada malzeme gecikmelerinden kaynaklanan sürelerin davalı iş sahibince yükleniciye verileceği de ayrıca hüküm altındadır. (Sözleşme 4.2.1) Özetle yapılacak işler;
• ------- dağıtım tesisi işleri (Trafo bağlantıları, kablo çekimi, pano montajları vb.) • Tank Sahası Elektrik İşleri (Ana besleme hatları, kablo döşeme işlemleri, sahadaki enerji noktalarının bağlantıları) • ------ ve -------- Tesisi enstrümantasyon işlerinin tamamlanması (Ölçü ve kontrol cihazlarının montajı, kablo bağlantıları ve sistem testi)
• Projeye ilişkin izinlerin tamamlanması (------- sistemi için proje onayları ve ilgili mevzuat doğrultusunda ruhsatlandırma süreçleri) • Eğitim işleri
Kök rapor içeriğinde de belirtildiği üzere, proje kapsamındaki ------ ana besleme tesislerinin kesin güç değerleri işin başında belirlenmemiş olup, bu durum fiili çalışmalara başlamayı imkansız hale getirmiştir. Elektrik sisteminin uygulanabilirliği açısından proje revizyonları gerekliliği doğmuş ve bu durum yüklenici tarafından defaten işverene bildirilmiştir.
Gerçekleştirilen İşler Ve Oranı
Davacı yüklenici tarafından sahada yapılan imalatlara dair kayıtlar incelendiğinde, kablo tava döşeme işleri gibi bazı işlemlerin gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Ancak tarafların yazışma kayıtlarından anlaşıldığı üzere, bu yapılan imalatların işin toplamına oranı oldukça düşük olup yaklaşık %1-10 seviyesinde kaldığı değerlendirilmektedir.
Özellikle, işin ilerleyememesinin temel nedenleri arasında işverenin iş organizasyonundaki aksaklıklar, proje revizyonları ve malzeme eksiklikleri gösterilmektedir. Dolayısıyla, yüklenicinin tamamladığı işlerin, işin bütününe oranla oldukça sınırlı olduğu belirlenmiştir.
Eksik İşlerin Tamamlanma Süresi Ve Sözleşmeye Etkisi
İş Kalemi Tamamlanma Süresi (Gün) -----Dağıtım Tesisi Kurulumu ve Trafo Bağlantıları 20-25 Gün Tank Sahası Elektrik İşleri 15-20 Gün Enstrümantasyon Bağlantıları 10-15 Gün Proje Onay ve Ruhsat İşlemleri 7-10 Gün Toplam Gecikme Süresi ~50-70 Gün
İşverenin iş planlamasında yaşanan eksiklikler nedeniyle yüklenici sahada tam anlamıyla faaliyete geçememiştir. Şantiye yerleşimi, personel temini ve saha hazırlıkları hızla tamamlanmış olmasına rağmen, işverenin iş organizasyonundaki aksaklıklar nedeniyle işlerin ilerleyemediği tespit edilmiştir.
Bu durum, sözleşmenin süresine doğrudan etki etmektedir. Eksikliklerin giderilmesi için gereken sürenin 50-70 gün olduğu değerlendirildiğinden, işin zamanında tamamlanmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Yüklenicinin Bekleme Süresi Ve Tahammül Sınırı
Davacı yüklenici, 19.06.2014 tarihinde sözleşmeyi imzalamış, ancak 25.07.2014 tarihinde işi feshetmiştir. Bu durumda yüklenicinin bekleme süresi yaklaşık 40 gün olarak hesaplanmaktadır. Benzer projelerde, işin malzeme temini, izin süreçleri ve saha hazırlıkları nedeniyle bekleme süresinin 20-30 gün arasında olduğu teknik değerlendirmelerle sabittir.
İş davacı yüklenici tarafından feshedilmiş olup, feshi düzenleyen sözleşme 4.6 maddesi “Yüklenici iş bu sözleşme ve eklerinden doğan yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmemesi halinde bu sebeple meydana gelen zarar ziyan munzam masraflar ve sair neticelerden tamamen kendisi sorumlu olacağını kabul ve taahhüt eder. İşveren bu durumda kendisine durumu düzeltmemesi halinde mevzuattan doğan hakları saklı kalmak kaydıyla Sözleşmeyi feshedebilir.”
1. Eksik işlerin tamamlanması için yaklaşık 50-70 gün daha gerekmektedir. Bu süre sözleşme süresini doğrudan etkilemektedir. Ancak işin ilerleyişi bakımından da yer teslimlerinin yapılıp yapılamayacağı belirsizdir. İşin uygun koşullarda yürütüldüğü esası ile bu süre belirlenmiştir
2. Sözleşme süresi (10.09.2014) dikkate alındığında, işin zamanında tamamlanamayacağı öngörülebilir.
3. Yüklenicinin gerçekleştirdiği işlerin oranı yaklaşık %1-10 seviyesinde olup, işin büyük çoğunluğu tamamlanamamıştır.
4. Yüklenicinin 40 günlük bekleme süresi, tahammül sınırları içinde kabul edilebilmekle birlikte, işin ilerleyememesi nedeniyle ekonomik sürdürülebilirlik açısından yüklenicinin fesih hakkını kullanması anlaşılır bir durumdur.
5. İşverenin eksiklikleri gidermesi yönünde bir eylem planı sunduğuna dair belge bulunmadığından, yüklenicinin sözleşmeyi feshetmesi teknik açıdan değerlendirildiğinde haklı görülebilir.
6. İşveren tarafından sürecin daha sağlıklı yönetilmesi halinde işin tamamlanabileceği, ancak organizasyon eksikliklerinin sözleşme süresinin aşılmasına sebebiyet verdiği tespit edilmiştir.
7. Sözleşme içeriğinde işin yer teslimi yapılamaması kaynaklı yüklenici davacının herhangi bir hak iddia edilemeyeceği hükme bağlanmış olup, fiilen sahada yaşanan durum da bu olmuştur. Davacı o güne kadarki masraflarını talep etmiş olup, takdir elbet Sayın Mahkemenindir.
Bilirkişi Heyeti Genel Değerlendirme;
Dosyaya daha önce kazandırılan bilirkişi raporlarının bir kısmında; TBK’nın 123.maddesi uyarınca davacı tarafça iş sahibine süre verilmediği; bu nedenle feshin haksız olduğu değerlendirilmiş; bir kısım raporlarda ise TBK’nın 106- 110.maddeleri uyarınca feshin haklı olduğu ve davacının zararlarını talep edebileceği değerlendirilmiştir.
TBK’nın Alacaklının Temerrüdü- Koşulları başlıklı 106/1.maddesi: Yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden veya borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınırsa, temerrüde düşmüş olur.
TBK’nın Diğer Edimlerde başlıklı 110.maddesi: Borcun konusu bir şeyin teslimini gerektirmiyorsa, alacaklının temerrüdü hâlinde borçlu, borçlunun temerrüdüne ilişkin hükümlere göre sözleşmeden dönebilir.
TBK’nın Giderim Borcu- Genel olarak başlıklı 112.maddesi: Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.
TBK’nın Sorumsuzluk Anlaşması başlıklı 115.maddesi: Borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. Borçlunun alacaklı ile hizmet sözleşmesinden kaynaklanan herhangi bir borç sebebiyle sorumlu olmayacağına ilişkin olarak önceden yaptığı her türlü anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. Uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat, ancak kanun ya da yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun hafif kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.
TBK’nın Karşılıklı Borç Yükleyen Sözleşmelerde – Süre Verilmesi başlıklı 123.maddesi: Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan biri temerrüde düştüğü takdirde diğeri, borcun ifa edilmesi için uygun bir süre verebilir veya uygun bir süre verilmesini hâkimden isteyebilir.
TBK’nın Süre Verilmesini Gerektirmeyen Durumlar başlıklı 124.maddesi: Aşağıdaki durumlarda süre verilmesine gerek yoktur: 1. Borçlunun içinde bulunduğu durumdan veya tutumundan süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa. 2. Borçlunun temerrüdü sonucunda borcun ifası alacaklı için yararsız kalmışsa. 3. Borcun ifasının, belirli bir zamanda veya belirli bir süre içinde gerçekleşmemesi üzerine, ifanın artık kabul edilmeyeceği sözleşmeden anlaşılıyorsa.
TBK’nın Seçimlik Haklar başlıklı 125.maddesi: Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir.
İşbu maddeler ışığında ve yukarıdaki teknik değerlendirmeler doğrultusunda somut olayın incelenmesi gerekmektedir. Teknik inceleme bölümünde davacının 40 günlük bekleme süresinin makul olduğu ve tahammül sınırlarını aşan bir durumla karşılaştığı tespit edilmiştir. Ayrıca ekonomik sürdürülebilirlik açısından da yüklenicinin fesih hakkını kullanmasının anlaşılabilir olduğu sonucuna varılmıştır. Yine teknik incelemede, işveren tarafından sürecin daha sağlıklı yönetilmesi gerektiği ve organizasyon eksikliklerinin bulunduğu tespit edilmiştir.
Buna göre; takdir sayın mahkemede olmak üzere, davacının davalıya süre vermesinin etkisiz olacağının kabulü halinde davacının sözleşmeyi feshinin haklı olduğu; aksi takdirde ise süre vermeksizin fesih nedeniyle feshin haksız olduğu sonuçlarına varılmaktadır.
Sayın mahkemenizce feshin haklı olduğunun kabul edilecek olması halinde; her ne kadar sözleşmede bu hususta yüklenicinin bir ödeme yapmayacağı düzenlenmiş ise de; TBK’nın 115.maddesinde bu şekildeki sorumsuzluk anlaşmalarının geçersiz olacağı düzenlenmiştir. Yine TBK’nın 112. ve 125. Maddelerinde, iş sahibinin zararının karşılanması gerektiği hususu kanuni düzenleme ile hüküm altına alınmış durumdadır. İşbu maddeler kapsamında ve hukuki değerlendirme ve nihai takdir sayın mahkemede olmak üzere davacının, TBK’nın 125/2.maddesindeki seçimlik hakkını kullandığı ve borcun ifasından vazgeçtiğini (iş sahibinin yer teslimini yapma borcu) ve bundan doğan zararını talep ettiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafça ibraz edilen ödeme- harcama belgeleri ve ticari defter kayıtlarına göre dosyaya daha önce sunulan bilirkişi raporlarındaki hesaplamalardaki farklılıklar yukarıda izah edilmiştir. Buna göre kök raporda; 7.524,40-TL konaklama- yeme içme- çeşitli malzemeler- iş kıyafetleri ve kira ödemesi harcaması ile toplam 27.045,00-TL maaş ödemesi harcaması olmak üzere toplam 34.569,40-TL’lik ödemenin davacı kayıtlarında bulunduğu; fakat; davalı ile yapılan sözleşmeden sonra işe başlayan işçilerin maaşının toplamının ise 1.791,00-TL olduğu; davacının talebinin 32.520,46-TL olduğu tespit edilmiştir.
Raporda detayları verilen 7.524,40-TL’lik harcamanın, tarih olarak da davalı ile yapılan sözleşme tarihine uyumlu olduğu, yapılan harcamaların iş için işçilerin konaklama- kıyafet ve malzeme harcamalarına ilişkin olduğu; bu kapsamda kabul edilebilir olduğu sonuçlarına varılmaktadır.
İşçi maaş ödemelerine ilişkin olarak ise; davalı ile yapılan sözleşmeden sonra iş akdi başlayan 2 işçiye yapılan ödemenin toplam 1.791,00-TL olduğu; diğer işçilerin daha öncesinde davacının işçisi olduğu; fakat önceden çalışan işçi olmakla birlikte yapılan maaş ödemelerinin davalı ile yapılan sözleşme tarihine uyumlu olduğu sonuçlarına varılmaktadır. Buna göre;
Davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan ve yukarıda tablo olarak ayrıntılıları izah edilen ödemeleri: 7.524,40-TL + 27.045,00-TL = 34.569,40-TL (Taleple bağlılık ilkesi gereği: 32.520,46-TL) olup; takdir sayın mahkemenizdedir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dava sözleşmenin haklı olarak sona ermesi iddiasına dayalı menfi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacının sözleşme gereği kendisine yapılan 75.000 TL avans ödemesine karşılık davalıya aynı tutarda teminat mektubu verildiğini, ancak davacının işe başlamasından önce davalı tarafından yapılması gereken işlerin yapılmaması veya hatalı olması nedeni ile yapımını üstlendiği işe başlayamadığını, bu sebeple gereksiz yere personel maaşı ödemesine ve diğer sebeplerle zarara uğramasına sebep olduğunu, davalı tarafından 11.7.2014 tarihli mailde gecikmenin kabul edildiğini, sözleşmenin ifa imkanı kalmadığından davalıya verilen teminat mektubunun iadesi istemli iş bu davayı açtığı,
Davalı taraf ise davacının edimlerini yerine getirmediğini ihtara rağmen kendilerine verilen avansı iade etmeyince teminat mektubu paraya çevirdiklerini bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Taraflar arasında akdedilen 19.6.2014 tarihli sözleşme ile davalının --------- mahallesi ---------sok.no:--------- ---------- adresinde bulunan ------- tesisinin --------- dağıtım tesisi ve tank sahası elektrik işleri ile -------- ve ---------- tesisi enstürman, ekipman ve elektrik bağlantı işlerinin yapımını üstlendiğini, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı, davacının yüklenici, davalının ise iş sahibi olduğu.
Davacı yüklenici, 19.06.2014 tarihinde sözleşmeyi imzalamış, ancak 25.07.2014 tarihinde işi feshetmiştir. Bu durumda yüklenicinin bekleme süresi yaklaşık 40 gün olarak hesaplanmaktadır. Benzer projelerde, işin malzeme temini, izin süreçleri ve saha hazırlıkları nedeniyle bekleme süresinin 20-30 gün arasında olduğu teknik değerlendirmelerle sabittir.
Teknik inceleme bölümünde davacının 40 günlük bekleme süresinin makul olduğu ve tahammül sınırlarını aşan bir durumla karşılaştığı tespit edilmiştir. Ayrıca ekonomik sürdürülebilirlik açısından da yüklenicinin fesih hakkını kullanmasının anlaşılabilir olduğu sonucuna varılmıştır. Yine teknik incelemede, işveren tarafından sürecin daha sağlıklı yönetilmesi gerektiği ve organizasyon eksikliklerinin bulunduğu tespit edilmiştir.
İşverenin iş planlamasında yaşanan eksiklikler nedeniyle yüklenici sahada tam anlamıyla faaliyete geçememiştir. Şantiye yerleşimi, personel temini ve saha hazırlıkları hızla tamamlanmış olmasına rağmen, işverenin iş organizasyonundaki aksaklıklar nedeniyle işlerin ilerleyemediği tespit edilmiştir.
Bu durum, sözleşmenin süresine doğrudan etki etmektedir. Eksikliklerin giderilmesi için gereken sürenin 50-70 gün olduğu değerlendirildiğinden, işin zamanında tamamlanmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
İşverenin eksiklikleri gidermesi yönünde bir eylem planı sunduğuna dair belge bulunmadığından, yüklenicinin sözleşmeyi feshetmesi teknik açıdan değerlendirildiğinde haklı olabileceği,
Davacının yüklenicinin davalı iş sahibine süre vermesinin etkisiz olacağı davacının sözleşme feshinin haklı olduğu, Davacının talep edebileceği tutarın, bilirkişi raporunda ayrıntıları açıklandığı üzere 34.569,40-TL hesaplama yapıldığı ancak davacının talebinin 32.520,46-TL olduğu taleple bağlı kalınarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile,
1- 32.520,46 TL'nin 30. 01.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 2.221,47 TL harçtan peşin alınan 555,37 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.666,10 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Yargılama gideri mahiyetinde olan 555,37 TL peşin harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan masraflar toplamı olan 16.846,15 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan masraflar toplamı olan 900,00 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulanan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider avansının artan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde---------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.