T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/635 Esas
KARAR NO : 2025/373
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/09/2024
KARAR TARİHİ : 08/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin deniz elektroniğinde uzmanlaştığını, yatlarda kullanılan elektronik navigasyon sistemleri sektöründe yıllardır hizmet verdiğini, müvekkili ile davalı arasında 19/09/2023 tarihinde ticari satımdan kaynaklanan bir anlaşma yapıldığını, faturadan anlaşılacağı üzere davalının müvekkiline ödemesi gereken tutarın 1.788,95 Euro olduğunu, anlaşma ve faturaya rağmen davalı tarafça ödeme yapılmadığını, ticari kayıtların incelenmesi ile bu durumun anlaşılacağını, takip talebi tarihi itibariyle icra dosya borcunun davalının müvekkiline borçlu olduğundan icra takibine vaki itirazların haksız ve kötü niyetli olduğunu, icra takibine konu edilen bedelin davalıdan tahsili amacıyla 09/02/2024 tarihinde---------İcra Müdürlüğünün ---------- esas sayılı icra takibi başlatıldığını, davalının borcunun bulunmaması nedeniyle icra takibine tümden itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını, takip konusu alacağın muayyen ve likit olduğunu, bu nedenle takip tutarının %20'sinden aşağı olamamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini gerektiğini iddia ederek; fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın kabulünü, davalının ---------İcra müdürlüğü ---------- esas sayılı dosyaya yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, ----------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ E. Sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davacıya borcun olmaması nedeniyle itiraz edildiğini, davacının dava dilekçesinde herhangi bir detay vermeden müvekkili ile ticari satım yapıldığı ve bu sebeple de alacaklı olduğunu belirttiğini ancak bu hususta ispat yükünün davacıda olduğunu, müvekkilinin iddia edilen ticari alım-satım ve bu bağlamda teslim edilen herhangi bir mal söz konusu olmadığını, teslim olgusunun ispat edilmesi gerektiğini, davacının iş bu dava ile itirazın iptalini talep ettiğini, bu davanın icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğunu, alacaklının takipte dayandığı belgeler dışında başka belgelere dayanılamayacağının da açık olduğunu, faturanın davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğine ilişkin ispat yükünün de yerine getirilmediğini, iş bu davanın ispata muhtaç olduğunu savunarak; davanın reddini, %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER:----------- Vergi Dairesi Müdürlüğü,------------ Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkereler yazıldığı görüldü. Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddeleri uyarınca davacı vekiline ve davalı vekiline uyuşmazlık konusunu kapsar 2021 yılına ilişkin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yapılmış ticari defterlerini ibraz etmesi ya da yerinde inceleme için gerekli bilgileri bildirmeleri için sonucu (riayet edilmemesi durumunda, kesin süreye riayet etmeyen tarafın ticari defterlerini sunmaktan kaçınmış sayılacağı ve karşı tarafın kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yapılmış ticari defterlerinin kendisi lehine kesin delil olarak kabul edileceği) ihtar edilerek kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde davalı tarafça defter ibraz edilmediği gibi yerinde inceleme amacıyla beyanda bulunulmadığı görülmüştür. SMMM Bilirkişi ----------- 17/04/2025 tarihli raporundaDavacı şirketin ibraz ettiği, 2023- 2024 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226’ ve ---------- Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu
Davalı tarafın incelemeye gelmediği ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığı,Davacı tarafından davalı adına yürütülen olan ---------- Kodlu hesaba göre davacı tarafından 03.08.2023 tarihinden 19.09.2023 tarihine kadar davalı tarafa 2 fatura ile 58.694,88 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalı taraftan 5.420,00 TL ödeme aldığı ve 1.340,82 TL kur farkını davalı alacağına, 6.298,17 TL kur farkını davalı borcuna kayıt ettiği ve buna göre 09.02.2024 takip tarihi itibariyle davalı taraftan 58.232,23 TL alacaklı olduğu, iş bu alacağının 19.09.2023 tarihli ---------- seri no.lu 53.274,93 TL (1.788,95 Euro) tutarlı faturadan kaynaklandığı, görülmüştür.Takip konusu alacağı oluşturan 19.09.2023 tarihli ----------- seri no.lu 53.274,93 TL (1.788,95 Euro) tutarlı faturanın, e. fatura olduğu, Ticari fatura senaryosuna göre düzenlendiği, GIB portalı üzerinden davalı tarafa teslim edildiği ve dosya kapsamında davalı tarafından faturalara Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemler ile yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edildiğine dair dayanak belge bulunmadığıtespitlerinin yapıldığı görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki ticari satım ilişkisi nedeniyle kesilen 19/09/2023 tarih ve ---------- numaralı 1.788,95 Euro (53.274,93 TL) bedelli faturada gösterilen alacağın tahsili için başlatılan ----------- İcra Dairesi'nin ------------ Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. (2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (6102 sayılı TTK 21/1). Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 sayılı TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen ve ticari defterlere de işlenen faturadaki alacak miktarı kadar iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. Aradan uzun zaman geçtikten sonra iade faturası düzenlenmiş olması alacağın varlığını ortan kaldıran bir hukuki sonuç doğurmayacaktır .Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın ticari defterlerini ibraz ettiği, davalının ise verilen kesin süre ve usulüne uygun ihtara rağmen ibrazdan kaçındığı, bu sebeple davacının usule ve kanuna uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtlarının kendisi lehine kesin delil teşkil ettiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda açıklandığı üzere kesin delil niteliğindeki davacı defterlerinde 1.788,95 Euro alacağın varlığının görüldüğü, yine davalının faturaya süresinde itiraz ettiğine dair bir delil bulunmadığı, bu sebeple davalının faturanın içeriğini kabul etmiş sayılması gerektiği, bunun bir karine olduğu, aksini yani faturanın içeriğinin doğru olmadığını ve fatura konusunun teslim/ifa edilmediğini ispat külfetinin davalı üzerinde olduğu, davalının aksini ispat eder nitelikte savunma ve delil beyan ve ibraz etmediği, bu sebeple davacının alacağını ispatladığı, borcun ödendiğine veya sair sebeple istenemeyeceğine dair davalı tarafından herhangi bir savunmada bulunulmadığı gibi bir delil de ileri sürülmediği, dava konusu alacağın faturaya dayanması ve likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle borçlunun itiraz tarihindeki Euro kuru (itiraz tarihi: 26/02/2024, 1 Euro 33,7565 TL) üzerinden icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun ---------- İcra Dairesi'nin ------------- Esas sayılı takibine yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA,
2-Kabul edilen alacağın (1.788,95 Euro) yüzde 20'sine karşılık gelen 357,79 Euro'nun itiraz tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 12.077,73 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (1.788,95 Euro x dava tarihindeki kur 37,7403 = 67.515,50 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 4.611,98 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 857,68 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.754,30 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 1.346,08 TL dava açma masrafı ve 6.770,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 8.116,08 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (1.788,95 Euro x dava tarihindeki kur 37,7403 = 67.515,50 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/05/2025