T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/454 Esas
KARAR NO : 2025/404
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/07/2024
KARAR TARİHİ : 15/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davanın belirsiz alacak davası olduğunu, dava konusu hasar bedeli ve değer kaybı bedelinin tespiti gerektiğini, davalı sigorta şirketine sigortalı ----------- plakalı aracın 29/12/2023 tarihinde müvekkiline ait ----------- plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, --------- plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkiline ait araçta değer kaybı oluştuğunu, değer kaybı bedelinin ödenmesi için davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, davalının cevap vermediğini, ödeme yapmadığını, değer kaybı bedelinin belirlenmesi için bilirkişi tarafından inceleme yapılmasını, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; davanın kabulü ile şimdilik 100,00 TL değer kaybı tazminatının poliçe limitleri dahilinde davalı şirketin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, müvekkilinin sigortalısının kusuru oranında poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, davacının başvurusu üzerine hasar dosyası açlıdığını, hasar onarım ödemesinin yapıldığını, alınan raporlar nezdinde davacının kasko sigortacısı ----------- 22/02/2024 tarihinde 24.938,03 TL hasar ödemesi yapıldığını, araç değer kaybı zararının tazmini talebi hukuken kabul edilemeyeceğini, müvekkiline uygun değer kaybı başvurusunun yapılmadığını, faiz başlangıç tarihinin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini iddia ederek; davacının taleplerinin kasko poliçesi kapsamı dışında kalması nedeniyle reddini, davanın reddini, poliçe teminatı dışında olan değer kaybı, yargılama gideri ve faize ilişkin taleplerin reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRİLMESİ:---------Ş., -----------, -----------Ş'ye müzekkere yazıldığı görüldü.
Makine Mühendisi Bilirkişi ----------- ve Sigorta Uzmanı Bilirkişi----------- tarafından hazırlanan 21/03/2025 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:
Davacı vekili bilirkişi raporuna "aracın rayiç değeri ve km bilgisi en önemli değer kaybı parametreleridir. Müvekkile ait araç trafiğe yeni çıkmış ve 9.441 kilometrede bulunmasına karşı sayın bilirkişi kilometresinin 25.992 olduğunu ifade etmiştir. Araca aksesuar takılırken fatura düzenlenmiş olup fatura tarihi 1.11.2022 olup bu tarih aracın trafiğe çıktığı tarihtir. Aracın 25 bin km'de olması hayatın doğal akışına aykırıdır. Faturada km bilgisi yanlış olup itibar edilmemelidir. Yeni trafiğe çıkmış aracımızın km'si 9.441 olup buna göre bir değer kaybı tespiti yapılması gerekmektedir. Müvekkile ait aracın rayiç değeri düşük belirlenmiş olup dosyaya sunduğumuz rayiçler incelenmemiştir. Emsal olarak sunduğumuz rayiçler lehimize olan delillerdir ve neden emsal olarak alınmadıkları açıklanmalıdır. Sunduğumuz emsallerin ortalama rayici 4.033.500-TL olup dikkate alınmasını talep etmekteyiz." şeklinde itiraz etmiş, bu hususta bilirkişi raporundaki tespitin¸şeklinde olduğu, yine araç onarım faturasındaki tespitinşeklinde olduğu ve yine ----------- firmasının düzenlediği rapordaki tespitin
şeklinde olduğu,--------- Ekspertiz raporundaki tespitin Şeklinde olduğu, yine dava dışı zorunlu trafik sigortacısı ----------Ş'ne sunulan eksper raporundaki tespitin
şeklinde olduğu görülmüştür. Yukarıda ortaya konulduğu üzere, aracın onarım faturaları ve davalı şirkete sunulan -----------Ekspertiz raporu ve dava dışı zorunlu trafik sigortacısı --------Ş'ne sunulan eksper raporundaki tespite göre aracın kaza anındaki kilometresinin 25.992 olduğu tespit edilmekle, davacının ibraz ettiği ------------ firmasının düzenlediği rapordaki tespitin hatalı olduğu, aracın kaza anındaki kilometresinin bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 25.992 olduğu ve yine raporda emsallerin denetime açık şekilde incelenmiş olması nedeniyle davacının itirazlarının yerinde olmadığı, yine değer kaybı hesabının kaza nedeniyle oluşan hasarın nitelik ve niceliği, aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi gibi hususlar gözönünde bulundurularak, kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki 2. el piyasa rayiç değeri (hasarsız haliyle) ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2. el piyasa değeri arasındaki fark (aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi) esasına uygun olarak yapıldığı ve bu esasa göre hesaplama yapılmasının hukuka uygun olduğu dosyanın yeniden bilirkişiye verilmesinin uygun olmadığı anlaşılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, davacının mülkiyetindeki ---------- plakalı araç ile davalının---------- numaralı imms sigortacısı olduğu --------- plakalı aracın karıştığı 29/12/2023 tarihli trafik kazası nedeniyle değer kaybı zararının giderilmesine ilişkin açılan tazminat davasıdır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473/1 maddesi uyarınca "Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder."6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1478 maddesi uyarınca "(1) Zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla, doğrudan sigortacıdan isteyebilir."
Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 100. maddesi uyarınca "Bu Kanunun sorumluluğun kaldırılması veya tazminatın azaltılmasına ilişkin 95 inci maddesi, doğrudan doğruya talep ve dava hakkına ilişkin 97 nci maddesi ve zamanaşımına ilişkin 109 uncu maddesi ihtiyari mali sorumluluk sigortasında da uygulanır."
Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1427. maddesi uyarınca "(...) (2) Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. (...) (4) Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer.Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesi uyarınca "(1)Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Bu tazminatlardan; a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak, (...) Hesaplanır. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanunda ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davalı sigorta şirketinin zorunlu trafik sigortası limitlerinin tüketilmesi ve hasarın sigorta poliçesi kapsamında kalması durumunda ---------- plakalı araç sürücüsünün kusuru oranında zarardan sorumluluğunun olacağı, zira kaza tarihinde ------------ plakalı aracın davalıya ------------ numaralı ihtiyari mali sorumluluk sigortası kapsamında sigortalı olduğu, bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, davalı sigortalısının olayın gerçekleşmesinde tamamen kusurlu olduğu, mahkememizce de olayın gerçekleşme biçimine göre bilirkişi raporu ile tespit edilen kusur durumunun somut olayın gerçeklerine ve hakkaniyete uygun bulunduğu, yine (mahkememizce yukarıda açıklanan gerekçelerle itibar edilen) aynı rapor ile davacının 205.000,00 TL değer kaybı zararının bulunduğunun tespit edildiği, bu sebeple hükme esas alınabileceği, yine bilirkişi raporunda denetime açık şekilde ortaya konulduğu üzere ---------- plakalı aracın dava dışı zorunlu trafik sigortacısı tarafından davacının dava dışı kasko sigortacısına rücu ödemesi yapılarak teminat limitinin tüketildiği ve davalının davacının kaskocusuna 22/02/2024 tarihinde ödediği 24.938,03 TL rücu ödemesi ile ihtiyari mali mesuliyet teminatının tüketilmediği, bakiye teminat limitinin 975.061,97 TL olduğu, bu sebeple dava konusu zararın zararın ihtiyari mali sorumluluk sigorta teminatı kapsam limiti kapsamında bulunduğu, davalı sigorta şirketi yönünden temerrütün KTK 100 maddesinde KTK 99 maddesine atıf yapılmaması nedeniyle TTK 1427 maddesi uyarınca başvuru tarihinden (26/02/2024 günü) kırk beş gün sonrası olan 12/04/2024 günü gerçekleştiği, somut olayda davalının sigortalısının tacir ve işin ticari iş kapsamında kalması nedeniyle alacağa ticari faiz işleyeceği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile, değer kaybına ilişkin 205.000,00 TL maddi tazminatın 12/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (205.000,00 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 14.003,55 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 427,60 TL peşin harç ve 3.499,18 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 10.076,77 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan 916,00 TL dava açma masrafı, 3.499,18 TL tamamlama harcı ve 10.121,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 14.536,18 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
6-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (205.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 32.800,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ------------ Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/05/2025