T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/905 Esas
KARAR NO : 2025/372
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 13/12/2023
KARAR TARİHİ : 07/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili 13.12.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ticari bir ilişki mevcut olduğunu, bu ilişki kapsamında müvekkili tarafından davalıya taşıma hizmetleri sağlandığı ve dilekçe ekinde sundukları üzere bu hizmetler için çeşitli faturalar düzenlendiğini, faturalara dayalı dava konusu borcun, davalı tarafından süresi içerisinde ödenmemiş ve davalı ödeme yükümlülüğünü ihlal ederek temerrüte düşmüştür. Müvekkilinin ödenmeyen muaccel alacaklarının tahsili için davalı aleyhine --------İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Davalının haksız olarak borca, faize, faiz oranına ve tüm ferilere itiraz etmesi sonucu takip durmuştur. İcra dosyası kapsamında davalı ile uzlaşmak amacıyla yapılan ve dava şartı olan arabuluculuk başvurusu anlaşamama ile sonuçlanmıştır. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davalının haksız ve dayanaktan yoksun itirazının iptali ile takibin devamına, ayrıca takibin haksız şekilde durmasına neden olan davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etme zarureti doğduğundan bahisle ----------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, haksız itirazları ile takibin durmasına sebebiyet veren davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 09/02/2024 tarihli dava harca esas değeri ile ilgili beyanlarının sunulması konulu dilekçesiyle özetle; her ne kadar dava harca esas değeri 46.743,12-EUR, dava açıldığı tarihte 1.466.154,00-TL olarak belirtilmiş olsa da davalının icra takibinin açılmasından sonra, davanın açılmasından önce 25.000,00-TL ödeme gerçekleştirdiğini, harca esas değerin maddi hata sonucu 1.466.154,00-TL olarak belirtilmiş olup harca esas değerin Türk Lirası cinsinden 1.441.154,00-TL olarak dikkate alınmasını, incelemelere bu şekilde konu edilmesini, müvekkilinin alacağının tespiti konusunda beyanlarının dikkate alınmasını talep etmiştir.
Davalı tarafa duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmiş, davalı taraf cevap dilekçesi vermemiş ancak daha sonra davalı vekili vekaletname sunmuş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İcra Dosyası: ----------- İcra Dairesi'nin----------- Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, alacaklısının------------ Şirketi, borçlusunun ----------- Şirketi olduğu, Cari Hesap 21/09/2022 (Ticari Defterlerde Kayıtlı Cari Hesap Alacağıdır.) 46.743,12 EUR kaynaklı alacağa istinaden 47.743,12 EUR asıl alacak üzerinden İlamsız Takiplerde Ödeme Emri düzenlendiği, ödeme emrinin 30/09/2022 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde 30/09/2022 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunduğu ve takibin durduğu görülmüştür. Nitelikli hesaplamalar uzmanı, Mali Müşavir ve CMR uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ----------, Akademisyen ----------- ve Gümrük Müşaviri ----------- tarafından sunulan 02.09.2024 tarihli raporda özetle; "SONUÇ Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle ve Sayın Mahkemece tarafıma verilen görev ile sınırlı olarak mezkür surette tahakkuk eden değerlendirmemiz neticesinde; A- Ticari defter(ler)in Türk Ticaret Kanunu'na ve ---------- Kurulunun düzenlemelerine göre usulüne uygun tutulup tutulmadığı, noter/ticaret sicil müdürlüğü tasdiklerinin bulunup bulunmadığı yönünden; Davacı Yönün'den; Huzurda görülen davada, davacının ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup; 2022 dönemi Envanter defterinin açılış tasdikinin Vergi Usul Kanunu'nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221. maddesine göre; süresinde alınmış olduğu, davacının 2022 döneminde e-defter mükellefi olduğu, 2022 dönemi Gib onaylı Yevmiye ve Defteri Kebir beratlarının süresi içerisinde alındığı, davacının incelenen 2022 dönemi ticari defterlerinin V.U.K'nu ve TTK'nuna uygun tutulduğu, davacının ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür. Davalı Yönünden; Davalı tarafa dava dilekçesinin, ön inceleme duruşma gün ve saatinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, cevap dilekçesi sunmadığı, duruşmalara katılmaması nedeniyle davalı tarafin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamamıştır. İddia olunan alacağın/faturanın kayıtlı olup olmadığı, iade/fiyat farkı/indirim faturası bulunup bulunmadığı, ticari defter(ler)deki kaydın belgesinin bulunup bulunmadığı yönünden; Davacının 2022 yılı ticari defter kayıtlarında davalı adına 12 adet fatura düzenlendiği, düzenlenen bu faturaların 11 adedinin davalı tarafın BA bildirimine yansıdığı, 1 adet faturanın ait olduğu dönem (2022-06) itibariyle KDV hariç 5.000 TL altında kalması nedeniyle BA formuna yansımadığı, Tarafların incelenen 2022 dönemi BA-BS formlarına yansıyan bilgilerin birbiriyle uyumlu olduğu, davalı yanca az yukarıda raporun 4.c bölümünde detaylıca açıklandığı üzere usulüne uygun süresi içerisinde iptal/itiraz talebinde bulunduğu ya da harici yollarla da iptal /itiraz talebinde bulunduğuna yönelik belge bilgi sunulmadığı, veyahut da adına düzenlenmiş faturalara karşı herhangi bir iade/fiyat farkı faturası sunmadığı, Davacı tarafından taşımacılık hizmetleri kapsamında raporun 4.b bölümünde detayları gösterilen hesap hareketlerine göre davalı tarafa temel fatura senaryosunda e-faturalar tanzim edildiği, ilgili faturaların Euro olarak düzenlendiği ve 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 215/2-a maddesi uyarınca TL karşılığının da gösterildiği, yine aynı kanun kapsamında TL tutarları ile ticari defterlere kayıt edildiği, davacı yanca davalı adına taşımacılık hizmeti kapsamında 12 adet fatura toplamı olarak 56.700,00 Euro bedelli faturalar düzenlendiği, davalı lehine toplamda 9.956,88 Euro tahsilat kaydı girildiği bu işlemler neticesinde davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi (21.09.2022) itibariyle davalıdan 46.743,12 Euro alacaklı gözüktüğü, Faiz İncelemesi: Somut olayda, davacının icra takibinde takip öncesi için faiz talebinde bulunmadığı, Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında 3095 s.k m.4/a kapsamında faiz talep edebileceği değerlendirilmiştir. Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren hüküm kurmak hususunda hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, icra inkâr tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, sonuç ve kanaatlerine ulaşılmıştır. 2- TAŞIMACILIK YÖNÜNDEN: Taşıyıcı, eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi, buna karşılık gönderen veya gönderilen ise taşıyıcıya taşıma ücretini ödemeyi borçlanmaktadır. Buradan hareketle davacı tarafından dava dosyasına sadece yukarıda Tablo-1'de yer verilen listedeki taşıma faturalarının sunulduğu fakat bu taşıma faturaları kapsamında; hangi malın nereden nereye taşındığı ve kime teslim edildiği hususlarının yani hizmet ifasının yerine getirilip getirilmediğinin tevsi için CMR veya başkaca Taşıma belgesi, Teslim belgesi, Transit Taşıma belgesi, Özet beyan, v.s. Herhangi bir belge sunulmadığı anlaşıldığından davacı tarafından davaya konu edilen ve yukarıda Tablo-1'de yer verilen listedeki taşıma faturaları kapsamında davalı tarafa Taşıma hizmeti verilip verilmediği noktasında bilirkişi hevetimizce herhangi bir tespitte bulunulamadığı, Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. Davalı vekilinin beyan süresi dolduğunda dosyanın bilirkişilere tevdi ile varsa davalı vekilinin itirazlarını incelemek ve davalı şirket ticari kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak üzere bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler Serbest Muhasebeci Mali Müşavir -----------, Akademisyen --------- ve Gümrük Müşaviri ----------- tarafından sunulan 11.01.2025 tarihli ek raporda özetle; "Dava Dosyasında bulunan ve yukarıda yer verilen mevcut bilgi ve belgeler ışığında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda tüm delillerin ve her türlü hukuksal durumun takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; 02.09.2024 tarihli kök raporumuzda daha önce yer verilen görüş ve kanaati değiştirecek nitelikte herhangi bir yeni bilgi ve belgeye rastlanılmadığından sebeple Kök raporda yer verilen görüşleri değiştirecek nitelikte bir unsurun bulunamadığı, böylelikle 02.09.2024 tarihli kök raporumuzdaki görüşlerin muhafazasının gerektiği değerlendirilmiş olup, keyfiyetin nihai takdiri tamamıyla Sayın Mahkemeye ait olmak üzere arz olunur. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. Davalı Vekiline, "1- Davalı ------------ Şirketi'nin ticari defter kayıtlarında davacı ------------ Şirketi ile ilgili 2022 dönemi cari hesap muavin ekstresi (Yevmiye madde numarası yazılı, Excel ortamında yabancı para tutarları gözükecek şekilde), 2- 2022 Dönemi Yevmiye Defteri Açılış-Kapanış Kayıtları (Yazılı Yevmiye Defterinden resim yada pdf olarak), 3- Davalı ----------- Şirketi'nin 2022 dönemine ilişkin Yevmiye-Defteri Kebir ve Envanter defterlerinin noter tasdik kapak sayfaları ile Yevmiye defteri kapanış tasdik sayfasının PDF ya da resim olarak, davalının e-defter kullanıcısı mükellef olması halinde 2022 Dönemi E-defter Ve Beratları (Tüm Klasör) ve 4- 2022 dönemi Envanter Defterinin noter tasdik kapak sayfasının" mahkememize sunması veyahut mali müşavir bilirkişi ---------- "-----------" e-posta adresine göndermesi için 1 (BİR) HAFTALIK KESİN SÜRE VERİLMESİNE, VERİLEN SÜRE İÇERİSİNDE TİCARİ DEFTERLERİN MAHKEMEMİZE SUNULMAMASI VEYAHUT BİLİRKİŞİYE GÖNDERİLMEMESİ HALİNDE DAVALI ŞİRKETİN HMK 222 (3) MADDESİ UYARINCA TİCARİ DEFTERLERİNİ İBRAZ ETMEMİŞ SAYILACAĞI VE DAVACI TARAF TİCARİ DEFTERLERİ GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULARAK KARAR VERİLECEĞİ HUSUSUNUN İHTARINA (ara kararın tebliği ile ihtarın yapılmış sayılacağına), davalı taraf ticari defterlerinin sunulması halinde bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler Serbest Muhasebeci Mali Müşavir -----------, Akademisyen ------------ ve Gümrük Müşaviri ------------- tarafından sunulan 02.04.2025 tarihli 2.ek raporda özetle; "4-SONUÇ Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle ve Sayın Mahkemece tarafıma verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirmemiz neticesinde; > Yukarıda yapılan tespitler doğrultusunda davalı tarafından sunulan muavin defter kayıtlarına göre takip tarihi (21.09.2022) itibariyle davacıya (42.593,12-3.350,00) = 39.243,12 Euro borçlu gözüktüğü, > Kök raporda incelenen davacı kayıtlarında ise davalı borcunun 46.743,12 Euro olarak gözüktüğü, her iki hesap arasındaki farkın (46.743,12-39.243,12) = 7.500,00 Euro olduğu, > Tarafların ticari defter kayıtlarındaki farkın davacı tarafından düzenlenmiş olan takip dayanağı açık hesap bakiyesini oluşturan faturalar içinde yer alan 29.04.2022 tarihli ------------ seri numaralı 7.500,00 Euro tutarındaki faturadan kaynaklandığı, ilgili fatura her ne kadar davalı kayıtlarında yer almasa da kök raporda yapılan tespitler doğrultusunda davalının BA analiz formunda yer aldığı, > Davalı tarafından takip tarihi sonrasında 11.11.2022 tarihinde davacıya 25.000,00 TL ödeme gönderildiği, gönderilen ödemenin ödeme günündeki Euro karşılığının (25.000,00/ 18,3742 MB döviz satış kuru) 1.360,60 Euro olarak hesaplandığı, değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin taktirlerinde olduğu, Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, raporumuzu arz ederiz." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı bakiye alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taraf taşıma hizmeti verdiğini ancak bakiye ücretin ödenmediğini iddia etmekte, davalı taraf ise taşıma hizmetinin verilmediğini savunmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık taşıma hizmetinin verilip verilmediği ve bunun karşılığı taşıma ücretinin ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Taşıma İşleri Birinci Kısım Genel Hükümler A) Taşıyıcı başlıklı 850 nci maddesi "(1) Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşya veya yolcu taşıma işini veya ikisini birlikte üstlenen kişidir. Eşya her türlü yükü de kapsar. (2) Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi veya yolcuyu varma yerine ulaştırmayı; buna karşılık, eşya taşımada gönderen ve yolcu taşımada yolcu, taşıyıcıya, taşıma ücretini ödemeyi borçlanır. (3) Taşıma işleri ticari işletme faaliyetidir." hükmünü düzenlemiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222 nci maddesi "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükmünü düzenlemiştir.
Somut olayda; taraflar tacir olup ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı ve defter kayıtlarının 39.243,12 EUR yönünden birbirini doğruladığı, tarafların ticari defter kayıtlarındaki farkın davacı tarafından düzenlenmiş olan takip dayanağı açık hesap bakiyesini oluşturan faturalar içinde yer alan 29.04.2022 tarihli ----------- seri numaralı 7.500,00 EUR tutarındaki faturadan kaynaklandığı, ilgili faturanın her ne kadar davalı kayıtlarında yer almasa da davalının BA analiz formunda yer aldığı, bu suretle takip tarihi itibarıyla davalı tarafın davacı tarafa 46.743,12 EUR borçlu olduğu, davalı tarafın takipten sonra davadan önce 11.11.2022 tarihinde davacıya 25.000,00 TL ödeme yaptığı, yapılan ödemenin ödeme günündeki EUR karşılığının 1.360,60 EUR olarak hesaplandığı, yapılan ödeme takip tarihindeki borçtan düşüldüğünde davacı tarafın dava tarihi itibarıyla alacağının (46.743,12 EUR - 1.360,60 EUR = 45.382,52 EUR) 45.382,52 EUR olarak hesaplandığı, davalı tarafın ödeme yaptığını senet veya diğer kesin delillerle ispatlayamadığı anlaşıldığından davalı tarafın icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin 45.382,52 EUR asıl alacak üzerinden aynen devamına, davalı tarafça likit ve bilinebilir borca ödeme yapılmadığı halde haksız olarak itiraz edildiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile,
- ----------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı dosyasında davalı/borçlu ----------- Şirketi'nin yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin 45.382,52 EUR asıl alacak üzerinden AYNEN DEVAMINA,
- Asıl alacak 1.423.477,20 TL'nin %20'si olan 284.695,44 TL icra inkar tazminatının davalı/borçlu ----------- Şirketi'nden alınarak davacı/alacaklı --------- Şirketi'ne verilmesine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 97.237,73 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından icra dosyasına yatırılan 4.291,46 TL peşin harç ve mahkememize yatırılan 20.746,79 TL peşin harç olmak üzere toplam 25.038,25 TL'den mahsubu ile bakiye 72.199,48 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 20.746,79 TL peşin harç ve 269,85 TL başvurma harcı ile sarf edilen bilirkişi ücreti ve posta masrafı toplamı 18.492,00 TL olmak üzere toplam 39.508,64 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 211.286,81 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddesi ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------------- bütçesinden ödenecek 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ------------ Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07/05/2025