T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/941 Esas
KARAR NO : 2025/402
DAVA : Menfi Tespit (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 26/12/2023
KARAR TARİHİ : 14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :İDDİA: Davacı vekili 26.12.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle, Tedbir Kararı Talepleri Davalı/alacaklı -----------Ş. tarafından müvekkili davacı aleyhine 31/10/2023 tarihinde ------------ İcra Dairesinin ------------ Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Müvekkili şirkete İcra Dairesi tarafından 'icra emri' UETS aracılığı ile tebliğ yapılmış ancak şirket yetkilileri bu tebligatı görmediklerinden dolayı söz konusu ilamsız takibe süresi içinde itiraz edememişler ve takip kesinleşmiştir. Bu durumun akabinde müvekkili şirket adına zorunlu Ticari arabuluculuk başvuru yapmış ve yapılmış olan arabuluculuk görüşmeleri sonucunda anlaşma sağlanamamıştır. (Arabuluculuk Son Tutanağının barkodlu son hali dilekçemizin ekindedir) ----------- İcra Dairesi'nin------------ sayılı dosyasında müvekkili şirket ile birlikte borçlu ------------Ş. dosyada ki borca ve ferilerine itiraz etmiş, diğer borçlu olarak bulunan ----------- söz konusu icra dosyasındaki borcu kısmi olarak (aldırmış olduğu eksper raporuna göre - eksper raporu ektedir) kabul edip dosyaya 868.089,73 TL ödeme yapıp geriye kalan meblağ için borca itiraz etmiştir. İlgili icra dosyası incelendiği zaman dosyada kalan bakiye borcun 04.12.2023 T. De ki dosya hesabını dilekçe ekinde mahkemeye sunuyoruz. ''Geçici durdurma tedbir talebimiz'' değerlendirilirken, yatırmamız gereken teminat bedeli belirlenirken, kalan bakiyenin göz önünde bulundurularak hesap yapılmasını talep ediyoruz. Mahkemenizce belirlenecek bedele karşılık süresiz ve yeterli teminat mektubunu Mahkemenize sunmaya hazır olduğumuzu bildirir, şirketimizin, yapılablecek haciz ve devamı işlemlerinde zarar görmemesi adına ivedilikle geçici durdurma kararı verilmesini bilvekale talep ediyoruz. Davanın Oluş Şekli Davamıza konu olayda müvekkil ----------- firması taşeron nakliyeci, ----------- firması ana nakliyeci, ---------- ------------ firmasının sigortacısı ve davalı ------------ ise emtia sahibi ------------- şirketinin sigortacısıdır. Emtia sahibi ----------- şirketi nakliye işini ------------ şirketine vermiş ve söz konusu emtia müvekkil davacı tarafından taşınmıştır. Takibe konu edilen ve iddia edilen alacak sigortalıya ödenen tazminat bedelinin müvekkil davacıya rücu edilmesinden ibarettir. Sigortalı ------------Ş'ne ait emniyet kemeri cinsi emtianın ---------- ------------- müvekkil davacıya ait ---------- ve ------------- plakalı araçlarla nakliyesi sırasında hasarlanması nedeniyle ------------- tarafından, Sigortalı -------------Ş ödenen tazminat, rücuen müvekkil davacıdan ve ihbar edilmesini talep ettiğimiz şirketlerden tahsil edilmek istenmektedir. Ancak, yapılan İcra takibi haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup müvekkil davacının da takip alacaklısı olan davalı yana böyle bir borcu bulunmamaktadır. Şöyle ki; Davaya İlişkin Talep Ve İtirazlarımız Davalı tarafından, emtia sahibi Sigortalı -----------Ş.'ye ödenen hasar bedeli adı altında ki ödeme haksız bir ödemedir. Bu ödemeye ilişkin ekspertiz raporu henüz daha tarafımıza sunulmamış bulunmaktadır. Ancak rakamlardan anlayabildiğimiz kadarı ile taşınan malların hasar tam hasarlı olduğu ve hasar alan taşınanların maddi değerinin olmadığı üzerinden hesap yapıldığı tahmin edilmektedir. Bu hesaplamaların hatalı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunun nedenleri dilekçemizde açıklanacaktır. Zarar gördüğü iddia edilen/taşınan mallar üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığı zaman görülecektir ki, taşınan mallar taşımadan kaynaklanan herhangi bir hasar almamıştır. Eğer bunun aksi düşünülecek olsa dahi belirtilen oran ve sayıda bir hasar mevcut değildir. Kaldı ki hasar aldığı düşünülse dahi hasar alan taşınanlar maddi değerini kaybetmemiş ve mevcut halleri ile sovtaj bedelleri ile hasarsız değerleri arasında çok az bir fark oluşacaktır. Müvekkili şirkete iş veren ------------Ş.'nin sigortacısı ------------Ş. söz konusu hasardan haberdar olduğu zaman kendi eksper firmasına hasar gördüğü iddia edilen mallar üzerinde inceleme yaptırmıştır. Bu eksper raporuna göre de ilgili icra dosyasına 868.089,73 TL ödeme yapmıştır. (İlgili ödemeye ait ödeme dekontu ektedir.) Bu ekspertiz raporunda ki aleyhe hususları kabul etmemekle birlikte ekte sunmuş olduğumuz ------------Ş.'nin aldırmış olduğı ekspertiz raporunun 3. ve 4. sayfalarında EKSPERTİZ BULGULARI başlığı altında özetle; A- Hasara konu emtia; sıfır araçların üretiminde kullanılan oto emniyet kemeridir. B- Emniyet kemerleri, karton koliler içerisine konularak istif edilmiştir. C- Karton kolileri açıp emniyet kemerlerini incelediğimizde ise herhangi bir su emaresine rastlanmamıştır. Ancak emtianın birinci derece güvenlik parçası olması sebebiyle tamamının kullanılamaz durumda olduğu düşüncesindeyiz. Denilmektedir. İcra dosyasında ki diğer borçlu ------------Ş. nin aldırmış olduğu raporun aleyhe hükümlerini kabul etmemekle beraber, bu rapor bile başlı başına Müvekkilinin haklılığını ortaya koymaktadır. Şöyle ki; 1- Daha raporun giriş kısmında, Taşınan ürünlerin su almadığı sadece ambalajının/karton kutuların su, nem aldığı tespitine yer verilmiş ve emtianın fotoğraflarına yer verilmek suretiyle açık ve net biçimde "Karton kolileri açıp emniyet kemerlerini incelediğimizde ise herhangi bir su emaresine rastlanılmamıştır." şeklinde tespite yer verilmiştir. Gerek ekte sunmuş olduğumuz emtiaya ait fotoğraflar gerekse 09/05/2023 tarihli ekspertiz raporu nazara alınırsa nakliyesi yapılan emtianın su, nem ve sair hasardan muaf olduğu sadece ama sadece bir kısım taşınan ürünün ambalajının/karton kutuların su aldığı açık ve net biçimde ortadadır. Emtianın hasar almadığı kullanıma, satışa hazır olduğu açıkça ortada olmasına rağmen hiçbir açıklama, gerekçe olmaksızın tüm emtianın "KULLANILAMAZ" kabul edilerek tazminat ödemesi yapılmış olması ve ödenen tazminatın müvekkil davacıya rücu edilmesi hukuka, yasaya ve hakkaniyete aykırı olmuştur. Nitekim, ---------- Sayılı ve 25.04.2017 tarihli kararında; "Mahkemece alınan bilirkişi raporunda koliler içerisinde kargoyla gönderilen davaya konu malların bir kolisi içindeki malzemelerin hasara uğradığı ve bu kolideki malzeme bedelinin 882,40 TL olduğu, diğer kolilerdeki mallarda ise herhangi bir hasar olmadığı belirtilmiş olmasına rağmen tüm malların hasarlı olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir." diyerek somut olayla bire bir aynı olan davada Müvekilin haklılığı net bir şekilde ortaya konulmuştur. 2- Yine ekspertiz raporunda, “Ancak emtanın birinci derece güvenlik parçası olması sebebiyle tamamının kullanılamaz durumda olduğu düşüncesindeyiz.” denilmektedir. Ancak buna rağmen bilebildiğimiz kadarıyla hasarlı olduğu iddia edilen ürünler Sovtaj’a çıkmıştır.(Hasarlı olan ürünlerin satılması). Akla şu soru gelmektedir; Madem taşınan bu mallar 1.derece güvenlik parçası olması nedeniyle tamamı kullanılmıyorsa bu ürünler üzerinde neden sovtaj hesaplaması yapılmıştır bu yönüyle de ekspertiz raporu gerçekleri yansıtmaya ve bilimsel açıklamalara ulaşmayan bir rapordur. Şayet satılabilecek ürün durumunda ise bu ürünler neden hasarlı gösterilip Müvekkilinin zarara uğratılmış ve akabinde bu dava açılmıştır. Sovtaj sonucunda söz konusu ürünler satılmışsa ya da satış için alıcı bulmuşsa zaten söz konusu ürünlerin kullanılabilir olduğu ve hasarsız olduğunun da açık kanıtıdır. Kaldı ki söz konusu raporda belirtilen sovtaj değerleri için alınmış olan teklifler gerçek değeri yansıtmamaktadır. Bu husus bu ürünlerin piyasa değerleri ve teklifler arasında ki ciddi farkların göz önünde bulundurulduğun da dahi belirlenen sovtaj bedelinin de çok düşük olduğu görülecektir. Taşınan ürünlerin hasarlı olduğu tarafımızca kabul edilmemekle birlikte; davalının başlatmış olduğu icra takibine diğer dosya borçlusu ----------Ş. tarafından yapılmış olan kısmi ödeme ve davamıza konu ürünlerin davalıda olduğu kabul edilmesi durumunda, davalının bir zararının olmadığı, başlatılmış olan icra takibinin haksız olduğu görülecektir. Yine bununla beraber, raporu düzenleyen eksperler, bunun kullanılamaz halde olduğu düşüncesindeyiz diye rapor tuttuklarında, hangi bilgi ve donanımla bu düşünceyi geliştirdikleri aklımızdaki diğer bir soru işaretidir. Söz konusu eksperlerin makina veya teknik bilgileri bu konuda hangi seviyededir veya hangi teknik bir bilirkişiden/üniversiteden test yaptırdılar da böyle bir karar verebilmektedirler. Şayet bu testleri yaptırmadılarsa görsel olarak su ibaresi olmadığını açıkça kendi raporunda beyan eden experler hangi mantık süüreciyle hareket ettikleri tarafımızca merak konusudur. Sadece Eksperlerin düşüncesiyle Müvekkil Firmaya bu kadar yüksek bir fatura çıkarılması belki de müvekkil firmayı İflasa kadar sürükleyecek bir fatura düzenlenmesi söz konusu icra takibinin ve dayanak eksper raporunun ne denli güvenilmez olduğunun açık kanıtı olup Davamızın kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. 3- Günümüzde bir çok insan farklı taşıma araçları kullanmakta dolayısıyla emniyet kemeri takmaktayız. Yeri geliyor araç camlarından giren yağmurlarla ıslanıyor, yeri geliyor kemerimizin üzerine dökülen herhangi birşeyden dolayı kemerimizi yıkıyor ya da siliyoruz, buradan da hepimiz bilmekteyiz ki, kemer sudan etkilenen bir ürün değildir. Nemden etkilenebilir mi sorusu da gereksiz olacaktır çünkü nemden etkilenmiş olsaydı nem oranı çok yüksek olan şehirlerimizde emniyet kemerleri çalışamaz ya da özelliğini kaybederdi. Dosyaya da sunmuş olduğumuz fotoğraflar ve ekspertiz raporlarında yer olan ürünlere ait fotoğraflar incelendiği taktirde de görülecektir ki, bir çok ürünün kolisi dahi su ve neme maruz kalmamış, bir kısım ürünün ise dış koli ambalajları su ve neme maruz kalmışsa da içerisinde bulunan ilgili ürünler su ve nemden etkilenmemiştir. Bunun en net kanıtı ise taşınan ürünlerin üzerinde bulunan ürün bar kodları orijinal hali bulunmakta ve bir zarar almamış bulunmaktadır. 4- Yine Expertiz Raporunda Ürünlerin Karton kutu içerisinde taşındığı fotoğraflarla sabit olup tartışma dışı olduğu açıkça ortadayken, Emtianın taşınmasını isteyen/emtia sahibi olan ------------ firması emtianın paketlenmesinden/ ambalajlanmasından sorumludur. Müvekkili davacı ise emtianın sadece nakliyesini yapmakta olup emtianın ambalajlanmasından sorumlu değildir. Kabul anlamına gelmemekle birlikte şayet emtianın ambalajının ıslanması, su alması dahi emtiayı kullanılamaz hale getiriyor ise emtiayı paketlemekle ve taşınmaya hazır hale getirmeye sorumlu olan ------------ firması emtiayı karton kutuya değil plastik yada naylon ambalaj ile paketleyerek/ambalajlayarak sevk etmeli ve emtianın formuna uygun ambalajı kullanmalıdır. Emtianın formuna uygun ambalaj kullanılmaması nedeniyle bir başka deyişle emtia sahibi ------------ firmasının taşınmaya elverişli olmayan ambalaj kullanması nedeniyle oluşan/oluştuğu ileri sürülen hasarın sigorta poliçesi kapsamında kabul edilerek tazmin edilmesi ve rücuen müvekkil davacıya yüklenmesi Evrensel hukukun genel kaidesi olan, “kimse kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemez” kuralına, hukuka, yasaya ve hakkaniyete aykırı olmuştur. Taşımaya konu ürünlerin, taşıma esnasında hasar aldığı varsayılacak olsa dahi, oluşmuş olduğu iddia edilen hasarın oluşmasında ki kusur müvekkil şirkete ait olmayıp ---------firmasına aittir. 5- Hasarlı olduğu iddia edilen ürünler, normal şartlar altında, ilk olarak nihai olarak hasarı ödeyecek firmaya teklif edilmesi Sigorta Hukukunun temel kuralıdır. Müvekkil firmaya böyle bir teklif yapılmamıştır. Şayet imha edilecekse de yine müvekkil firmadan onay alınması gerektiği halde Müvekkil firmadan hiçbir şekilde onay alınmamış ve söz konusu hasarlı olduğu iddia edilen ürünler müvekkil firmaya teklif edilmemiştir. Söz konusu ürünlerin mevcutta nerede olduğu ya da satılıp/satılmadığı da müvekkil şirket tarafından bilinmemektedir. Bu konudaki haklarımızı da saklı tuttuklarından bahisle öncelikle ------------ İcra Dairesi' nin ------------ sayılı dosyasının iş bu dosyasının karara çıkmasına ve kesinleşmesine kadar, yargılama esnasında geçici olarak durdurulmasına, (teminat yatırmamız konusunda karar verilecek ise icra dosyası kalan bakiyesi üzerinden hesaplanması), Davacı müvekkilin davalıya,----------- İcra Dairesi'nin ------------- sayılı dosyasında borcu olmadığının tespit edilmesine, Davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takip bedeli olan 1.417.841,99 TL’nin % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, Davanın -----------Ş ve ------------Ş'ye ihbarına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı ---------- Şirketi vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava ----------- Şirketi ve ------------ Şirketi'ne ihbar edilmiştir.
İhbar olunan --------- Şirketi vekili 04/01/2024 tarihli beyan dilekçesinde özetle; Mahkeme nezdinde yukarıdaki dosya numarasıyla davacı ----------- Şti. tarafından -----------Ş. aleyhine açılan işbu dava davacı ------------ Şti. tarafından müvekkil şirkete ihbar edilmiş olup tebliğ edilen evraklar kapsamında dosyaya karşı beyanlarımızı sunma zorunluluğu hasıl olmuştur. Şöyle ki; Müvekkili Şirketin İddia Edilen Hasardan Herhangi Bir Sorumluluğu Bulunmamaktadır. Her ne kadar davacı tarafından davanın müvekkili şirkete ihbarı talep edilmişse de müvekkili şirketin iddia edilen hasar sebebiyle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını beyan ederiz. Davacı yan dilekçesinde davaya konu taşımacılık işinde müvekkili şirketin ana nakliyeci, kendi firmasının ise taşeron nakliyeci olarak hareket ettiğini bildirmiştir. Bu kapsamda, her ne kadar davaya konu hasarın nezdinde taşımaya ilişkin yükümlülüklerin gereği gibi ifa edilmemesi sonucu meydana geldiği belirtilerek davalı tarafından icra takibi başlatılmışsa da mallar taşımadan kaynaklı bir hasar almamıştır. Taşımaya ilişkin olarak uluslararası taşıma standartlarına uygun bir şekilde tüm sorumluluklar ilgilileri tarafından yerine getirilmiştir. Bilindiği üzere uluslararası taşımacılık nezninde bir araç ortalama 3000 km yol yapmaktadır. Dairenizin taktir edeceği üzere, ürünler ve ürünlerin muhteviyatı ve yük güvenliğinin etkin alınması ve kontrol edilmesi çok önemlidir. Eşyanın niteliği kararlaştırılan taşıma şekli dikkate alındığında, sağlam ambalaj yapılması gerektiriyor ise; gönderici eşyayı ziya ve hasardan koruyacak ve taşıyıcıya zarar vermeyecek şekilde ambalajlamasını tamamlamak durumundadır. Uluslararası karayolu taşımacılığına uygun olarak uzun mesafe yol alınan durumlarda da yine eşya niteliğine bakılarak, iç ve dış ambalajlamanın aracın seyir haline uygun olarak önleminin gönderici tarafından alınması esastır. Aracın seyir halindeyken dorse içindeki ürünlerin dış ambalajının sürtünmeden dolayı, aşınması ve buna bağlı olarak ürün muhteviyatının dorse içine kırılması dağılması, ıslanması, yayılması taşıyıcının sorumluluğunu doğurmayacaktır. Davalı tarafın delillerine karşı delil sunma ve beyanda bulunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla önemle altını çizmekte fayda var ki; CMR madde 17 hükmü uyarınca taşımacının sorumluluğu kusursuz sorumluluk hükümlerine tabi değildir. Zira ilgili taşımanın da kapsamında olduğu CMR Konvansiyonu m. 17/2 ''Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz. Taşımacının sorumluluğunu ortadan kaldıran halleri düzenleyen CMR madde 17 uyarınca, hasar, taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşıyıcının sorumluluğuna gidilemeyecektir. Bu doğrultuda, ---------- Kararı; “Taşıyıcının mesuliyeti, CMR'nin 17 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. CMR Konvasiyonu'nun 17. maddesi uyarınca, taşıyıcı yükü teslim aldığı andan, teslim edilinceye kadar malların kısmen veya tamamen kaybından veya hasarından veyahut da gecikmesinden dolayı sorumlu olup, taşıyıcı, taşımasını üstlendiği malları alıcısına tam ve sağlam olarak teslim etmek zorundadır. Aksi halde, sorumluluğu esastır. Ancak, CMR 17/2. maddesine göre, “Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz. Taşıyıcının anılan madde uyarınca, sorumluluktan kurtulabilmesi için hasarın önlenmesine imkan bulunmayan bir halden meydana geldiğini kanıtlaması gerekir. Zira, taşıyıcının sorumluluğu ispat külfeti ters çevrilmiş bir kusur sorumluluğudur. Hasardan kaynaklı zarar nedeniyle sorumlu olmadığını savunan taşıyan, bu hasar sebebiyle kendisine atfı kabil bir kusurun bulunmadığını ispat etmelidir. Deneyimli ve basiretli bir taşımacının göstermesi gereken özen ve tedbire rağmen bu sonuç ortaya çıkacak ise taşıyıcının sorumlu olmadığı kabul edilebilecektir.'' şeklinde olup, taşıyanın gerekli dikkat ve özeni göstermiş olmasına karşı hasarın meydana geldiğinin ispatı halinde taşıyanın sorumlu olmayacağı hüküm altına alınmaktadır. İşbu Dava Taşıma Esnasında Emtiaların Hasarlandığı İddiasına İlişkin Olduğundan, Cmr Uzmanı Bilirkişiler Tarafından İnceleme Yapılması Gerekmektedir. Şöyleki ; Mahkemece de anlaşılacağı üzere davaya konu taşıma, uluslararası kara taşıması olup; Anayasamız ve CMR 1. Madde gereği usulüne uygun şekilde onaylanıp yürürlüğe giren CMR Konvansiyonunun kanun hükmünde sayılmakla somut ihtilafa uygulanması gerekmekte olduğu izahten varestedir. İşbu nedenle huzurdaki ihtilafın giderilmesi için alanında uzman CMR bilirkişilerce rapor tanzim edilmesi gerekmektedir. Nitekim, ------------ kararı “........ müvekkili banka aleyhine açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olup reddi gerektiğini, öncelikle söz konusu davada husumetin müvekkili bankaya yöneltilmesinin mümkün olmadığını, huzurdaki davanın davacılar murisi ile sigorta şirketi arasında düzenlenmiş sigorta poliçesinden kaynaklanmakta olup, davanın sigortacıya yöneltilmesi gerektiğini, bu sebeple müvekkili banka açısından davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacılar murisinin ne şekilde vefat ettiği dosya kapsamından anlaşılamadığını, mahkemeye ibraz edilen 24.9.2013 tarihli bilirkişi raporunun hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu, raporun incelenmesinde bankacı-hukukçu bilirkişinin uzmanlığının hangi alanda olduğu belli olmadığını, seçilmesi zorunlu bazı halde seçilen hukukçu bilirkişinin bilirkişilik yapacağı hukuk dalında en azından diğer meslektaşlarına oranla fark yaratmış olmasının aranacağını, bu anlamda Sigorta Hukuku konusunda herhangi bir bilgisi, tecrübesi, uzmanlığı olmayan bilirkişinin raporuna itibar edilmesinin mümkün olmadığını, mahkemece banka, sigorta ve hukuk bilirkişilerinden oluşan bir heyetten bilirkişi raporu alınması gerekir iken tek bilirkişiden dosyadaki ihtilafın çözümü yönünde rapor aldırılmasının yeterli olmadığını, bu sebeple öncelikle bu yöndeki itirazın dikkate alınarak dosyanın uzman bilirkişi heyetince yeniden değerlendirilerek denetime uygun rapor aldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini................. Davalı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz etmesi ve üçlü heyetten rapor alınmasını talep etmesi nedeni ile ----------- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığı ile bankacı, sigortacı ve uzman hukukçudan oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor alınmasına karar verilmiş,...................... KARAR : Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılan 8,807,09 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, HUMK'nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.9.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.” Şeklindedir. Yukarıdaki açıklamaları saklı kalmak ve hiçbir şekilde hasarın taşımacılıktan kaynaklandığını kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sigortacısı -------------Ş. tarafından iddia edilen hasar çerçevesinde ödeme yapılmış olup Müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını tekraren belirtmek gerektiğinden bahisle müvekkili şirketin ihbar olunan sıfatını haiz olmasından dolayı davanın müvekkil şirket açısından reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan---------- Şirketi vekili 01/02/2024 tarihli beyan dilekçesinde özetle; 1-İhbar Olunan Olarak Aleyhimize Hüküm Kurulmasına İmkan Bulunmamaktadır. Müvekkili Şirket davada dahili davalı sıfatını taşımamaktadır. Taraf sıfatı kamu düzenine ilişkin olduğundan hakkında usul yasası hükümlerine göre dava açılamayan kişi ihbar talebi ile davalı sıfatı kazanamadığından aleyhimize hüküm kurulamayacaktır. Nitekim Yargıtay İçtihatları da bu şekildedir. Açıklamalar : ----------- Nolu Hasar Dosyası, ---------- Numaralı Poliçe Bakımından 1-Husumetin Mesnedi Diğer ihbar olunan------------Ş. , ----------- poliçe numaralı 01.07.2022 Başlangıç ve 01.07.2023 bitiş tarihli ----------Aracısı/Komisyoncusunun Yasal Sorumluluk Sigorta Poliçesi (F.F.L.) ile sigortalıdır. 2- Davaya Konu Hasar Olayına İstinaden Davalı -----------Ş.'ye Poliçe Teminat Limitleri Kapsamında İşbu Davadan Önce 16.11.2023 Tarihinde ----------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas Sayılı İcra Dosyasına Öme Yapılmıştır. Önemle belirtmek isteriz ki, müvekkili şirkete intikal eden hasar olayına istinaden ----------- nolu hasar dosyası açılıp gerekli incelemeler yapılarak alınan ekspertiz raporu neticesinde ------------- numaralı 01.07.2022-2023 vadeli ------------ Nakliyat Aracısı/Komisyoncusunun Yasal Sorumluluk Sigorta Poliçesi (F.F.L.) sigorta poliçesi kapsamında teminata giren ve sorumluluğumuzda olan alacak ve ferileri için ------------ İcra Müdürlüğü'nün ----------- ESAS sayılı dosyasına işbu davanın açıldığı 26.12.2023 tarihinden önce 16.11.2023 tarihinde 868.089,73-TL olarak ödemiştir. Ödeme olarak 23.170,51 Euro karşılığı 722.811,01-TL asıl alacak ödemesi yapılmıştır. Diğer ödeme kalemlerine ilişkin detaylar aşağıdaki gibidir. Vekalet ücretinden stopaj ve kdv kesintisi yapıldığından ödenen net tutar 868.089,73-TL olarak yansımıştır. Bu hususun Mahkeme tarafından dikkate alınmasını talep ederiz.
Faiz Tutarı 49.759,30
İcra Harcı 34.823,06
İcra Vekalet Ücreti 80.395,15
İcra Gideri 400,00
Toplam 888.188,52
Vekalet Ücretleri Toplamı 80.395,15
Gelir Vergisi Tevkifatı (Stopaj) 13.399,19
KDV Tevkifatı 6.699,60
Ödenecek Tutar (Tevkifatlar Hariç) 868.089,73
3-Hiçbir Kabul Anlamına Gelmemek Kaydıyla Birlikte Poliçede Yer Alan Muafiyet Hükmünün Dikkate Alınmasını Talep Ederiz. Müvekkili şirket tarafından tanzim edilen Poliçe'nin 2. Sayfasında, HASAR BAŞINA 5000,00-EUR tutarında muafiyet uygulanacağı belirtilmiştir. Yapılacak tazminat hesabında, zarar hesabının muafiyet tutarı altında kalması durumunda, müvekkili şirketin sorumluluğunun doğmayacağı aşikardır. B.----------- Nolu Hasar Dosyası, ------------ Numaralı Poliçe Bakımından 1-HUSUMETİN MESNEDİ Davacı ---------- Şirketi sorumluluğunda yapılacak taşımalar, müvekkil şirket nezdinde ------------ no.lu 10.01.2022 başlangıç ve 01.01.2023 bitiş tarihli C.M.R. Karayolu İle Yapılan Uluslararası Emtia Taşımaları İçin Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır. 2-Hiçbir Kabul Anlamına Gelmemek Kaydıyla Birlikte, Poliçede Yer Alan Muafiyet Hükümlerinin Dikkate Alınması Gerekmektedir. Müvekkil şirket tarafından tanzim edilen Poliçe'nin 4. sayfasında, her bir hasarda 500,00-EUR muafiyet uygulanacağı belirtilmiştir. Bu hususun Mahkeme tarafından dikkate alınmasını talep ederiz.C. Tüm Poliçelere İlişkin Cevaplarımız 1-Dava Konusu Taşımaya CMR Konvansiyonu Hükümleri Öncelikli Olarak Uygulanacaktır. Türkiye, “Eşyaların Karayolunda Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi”ne (“CMR”) 3939 sayılı yasa ile taraf olmuş, söz konusu Sözleşme 4 Ocak ------------ Türkiye açısından yürürlüğe girmiştir. Anayasa m. 90 f. 5 uyarınca usulüne göre yürürlüğe konmuş milletlerarası anlaşmalar kanun hükmündedir. Nitekim MÖHUK m. 1 f. 2’de de, Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümlerinin saklı olduğu açıkça belirtilmiştir. CMR’nin 1. maddesi uyarınca, bir kara taşımasının yükleme veya boşaltma yerlerinden birinin konvansiyona taraf ülkelerden biri olması halinde, başkaca koşul aranmaksızın sözleşme hükümleri uygulama alanı bulacaktır. Somut olayda, hem yükleme yeri ülkesi -----------, hem de boşaltma yeri ülkesi ----------- CMR’ye taraf olduğundan derdest uyuşmazlığa işbu Konvansiyonun hükümleri öncelikle uygulanacaktır. 2-Hiçbir Şekilde Sorumluluğun Kabulü Anlamına Gelmemek Kaydıyla Birlikte, Sınırlı Sorumluluk Hükümleri Üzerinde Kalan Talepten Sorumluluğumuz Yoktur. Önemle belirtmek isteriz ki müvekkilimizin dava konusu hasardan sorumlu tutulamayacağına dair savunmalarımıza hiçbir şekilde halel gelmemek kaydıyla, bir an için müvekkilimizin sorumlu olduğu düşünülse dahi, taraflar arasındaki uyuşmazlık CMR hükümlerine tabi olduğundan, tazminat miktarının da CMR m. 23 ve 25 hükümleri uyarınca hesaplanması zorunludur. CMR m. 25 uyarınca, “Hasar durumunda taşımacı, yükün madde 23 paragraf, 1, 2 ve 4 gereğince belirlenen değerine göre hesaplanmış kıymetten düşme karşılığı olan bedeli öder.” Bu kapsamda, dava konusu hasara ilişkin tazminat miktarının, CMR m. 23 hükmü uyarınca tespit edilmesi gerekmektedir. CMR m. 23/1, “Bu sözleşmenin hükümleri gereğince bir taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan, bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır.” ifadesine açıkça yer vermektedir. CMR m. 23 f. 2 ise “Malın kıymeti, ticaret borsası fiyatına göre saptanır. Eğer böyle bir fiyat yoksa geçerli piyasa fiyatlarına göre bir tespit yapılır. Eğer ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcutsa, tespit, aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılır.” hükmünü amirdir. Ayrıca, tazminat hesabında dikkate alınması gereken bir diğer husus ise taşıyıcının sınırlı sorumluluğudur. Nitekim CMR m. 23/3 hükmü uyarınca tazminat, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8,33 Özel Çekme Hakkını aşamayacaktır. CMR’nin 25. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, tazminat miktarının ve sorumluluk sınırının, emtianın hasara uğrayan kısmı üzerinden hesaplanacağı şüphesizdir. Zira ------------sayılı kararında hüküm altına alındığı üzere, “…CMR Konvansiyonu’na göre parça hasarı halinde Konvansiyonun 23/3 maddesi uyarınca sınırlı sorumluluk sınırının belirlenmesinde bağlı bulunduğu yerden mekanik olarak ayrılabilen ve kendisinde meydana gelen hasarın bağlı bulunduğu esas parçayı ekonomik açıdan değersiz hale getirmediği hallerde sadece hasarlı parçanın brüt ağırlığı nazara alınması gerekmesine göre, davacı vekilinin tüm karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.” 3- Sovtaj Bedeli Hesaplanması Gerekmektedir. Şöyle Ki; Aksi kabul anlamına gelmemek üzere; dava konusu taşımalara konu emteaların hasar gördüğü iddia edilmişse de emteaların başka alanda farklı bir şekilde kullanılabileceği göz önünde bulundurularak belirli bir değer üzerinden satışı yapılmış olup sovtaj bedellerinin gerçeği yansıtır şekilde hesaplanması gerekmektedir İşbu hususun Mahkemece dikkate alınarak dosyanız üzerinden yapılacak olan bilirkişi incelemesinde sovtaj bedelinin de hesaplanması gerekmektedir. Hesaplanan sovtaj bedelinin talep edilen miktardan düşülmesi gerekmektedir. Tüm bu açıklamalarımızın Mahkeme tarafından dikkate alınmasını talep ederiz. Tüm bu açıklamalarımız ışığında, somut davanın müvekkil şirkete ihbarında hukuki yarar bulunmadığı gibi, Davalı tarafın dava sonucunda sorumluluğuna hükmedilse dahi iş bu poliçler nedeniyle müvekkil şirkete rücuen tazmin talebinde bulunması mümkün değildir. İhbar olunan olarak aleyhimizde hüküm kurulamayacağını da belirterek vaki ihbar üzerine beyanlarını sunmuştur. İcra Dosyası: ----------- İcra Dairesi'nin----------- Esas sayılı dosyası incelendiğinde, alacaklısının ------------ Şirketi, borçlularının ------------ Şirketi, ------------ Şirketi ve ---------- Şirketi olduğu, 46.252,78 USD asıl alacak ve 2.721,58 USD işlemiş faiz olmak üzere 48.974,36 USD toplam alacak üzerinden İlamsız Takiplerde Ödeme Emri düzenlendiği, takibin dayanağının; ASIL ALACAK 05/10/2022 (Sigortalı -----------Ş ne ait emniyet kemeri cinsi emtianın ---------- ----------- ya---------- ve ------------ plakalı araçlarla nakliyesi esnasında hasarlanması nedeniyle sigortalıya ödenen tazminarın rücuen tahsili talebi olduğu, borçlular ------------ Şirketi ve ------------- Şirketi'nin borca itiraz ettiği ancak -----------Şirketi'nin borca itiraz etmediği, borçlu ----------- Şirketi'nin 16.11.2023 tarihinde 868.089,73 TL ödeme yaptığı görülmüştür.Dosyanın konusunda uzman CMR bilirkişisi, Sigorta Uzmanı ve Makine Mühendisinden oluşan heyete tevdi ile uyuşmazlık konusu ve davacının iddia ve savunmaları da göz önünde bulundurularak rapor hazırlamalarının istenilmesine ve taşıma konusu malların ihbar olunan ----------- ''---------- ---------- Mahallesi, ------------ Caddesi No:----------- Posta Kodu:---------- -------------'' adresinde bulunduğu iddia olunduğundan makine mühendisi bilirkişi tarafından söz konusu mallarında yerinde incelenmesine karar verilmiştir.Bilirkişiler Makine Mühendisi ------------, Akademisyen CMR Mevzuatı ------------ve Ekonomist Sigorta Uzmanı ------------ tarafından sunulan 28.05.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "IV. SONUÇ VE KANAAT: Dosya mündericatında bulunan belgelerden, taşınan emtianın bedelinin, teslim edilen ürüne ilişkin CMR senedine hasar şerhinin düşülüp düşülmediği, ihbar yükümlülüğü vb. hususların yerine getirilip getirilmediği, icra takibine konu edilen ve davalı -------------Ş. tarafından ödenen tazminatın teminat kapsamında olup olmadığının değerlendirilemediği, aşağıda talep edilen belgelerin eksiksiz olarak temin edilmesi durumunda sorumlulukların kapsamı hususundaki değerlendirmelerin sağlıklı olarak yapılabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır. Talep edilen belgeler. 1) Davacı -------------- Şti. tarafından ------------ İcra Dairesi ------------ Esas sayılı dosyası kapsamında icraen yapılan ödemeye ilişkin makbuz örneği, 2) Dava dışı ------------Ş. tarafından dava konusu tazminata ilişkin açılan ------------ numaralı nakliyat hasar dı kapsamında bulunan, dava dışı ------------Ş. ne ait; a) Abonman ve emtia sigorta poliçesi örnekleri, b) ------------- tarafından düzenlenen Ekspertiz Raporu örneği, c) Tazminat ödeme makbuzu örnekleri, d) Hasarlı Emtiaya ilişkin alınan sovtaj teklifleri örnekleri, 3) Emtia faturası örneği, 4) CMR taşıma senedi örneği, 5) Emtianın hasarlı olarak teslim alındığına dair tutanak örneği, 6) Gümrük beyannamesi örneği, 7) ATR belgesi örneği, 8) Çeki listesi örneği, 9) Emtianın yükleme talimatı, 10)Nakliye faturaları (akdi nakliyeci, alt nakliyeci, fiili nakliyeci ye ait) dosyası muhteviyatının ve sunulan hasar dosyasının hasarın şekli, oluşan zararın tespiti den yeterli bilgi, belgeye sahip olmadığı talep edilen belgelerin tamamlanmasına değerlendirmenin yapılabileceği görüş ve kanaatlerimizi saygılarımızla arz ederiz." şeklinde kanaat bildirildiği görülmüştür. Davacı vekili tarafından bilirkişi raporunda belirtilen eksikliklerin kendinde olanlarının giderilmesine, bilirkişi raporunda belirtilen eksikliklerin kendinde olanların giderilmesi için davalı sigorta şirketi ile ihbar olunan ----------- şirketlerine yazılar yazılmasına eksikliklerin giderilmesi halinde ek rapor için dosyanın bilirkişilere tevdine karar verilmiştir. Bilirkişiler Makine Mühendisi ------------, Akademisyen CMR Mevzuatı ------------- ve Ekonomist Sigorta Uzmanı ----------- tarafından sunulan 14.04.2025 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda özetle; "IV. SONUÇ VE KANAAT: İşbu Bilirkişi Heyet Raporu 6754 sayılı Bilirkişilik Kanununun 3.maddesinin 2.fıkrası doğrultusunda, ilgili kanunlar ile kanunlara bağlı yönetmelikler ve genelgelerin ilgili maddelerine atıfta bulunularak hüküm kurmaya ve denetime elverişli olarak hazırlanmıştır. Tüm delillerin hukuki münakaşası, her türlü hukuki tavsif, tarafların, masraf, vekâlet ücreti ve benzeri diğer istemleri ile ilgili taleplerin takdiri ve nihai kararı tamamıyla Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 1. Davacı -----------Şti firmasının itiraz dilekçesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde; taşımacılık yönünden kök raporda belirtilen hususları değiştirecek bir kanaatin oluşmadığı; 2. Dava konusu emtia üzerinde 3 bağımsız sigorta eksperi ve heyetimizde görevli makine mühendisi bilirkişi tarafından yapılan incelemede ürünlerin ıslanmak suretiyle hasar gördüğünün tespit edildiği, emtianın ıslanmak suretiyle hasarlanmış olduğu konusunda şüpheye mahal bulunmadığı, hasarlı ürün miktarının ve tutarlarının birbirinden bağımsız olarak yapılan tüm tespitlerde aynı olduğu, emtiada nakliyat aşamasında meydana gelen hasarın 49.165,68-EUR tutarında olduğu; 3. Dava konusu emniyet kemerlerinin ıslanmak ve/veya neme maruz kalmak suretiyle hasar gördüğü, suyun ve nemin hassas çalışma özelliğine sahip güvenlik ekipmanları üzerinde görülmeyen hasarlara sebep olabildiği, yapılan tespitlerde emtianın ıslandığının veya neme maruz kaldığının, içinde bulunduğu kolilerin durumundan anlaşılmaktadır. Emtianın islanmak ve/veya neme maruz kalması süretiyle çalışma özelliklerini kaybedebileceği ve kaza anında can güvenliği riski oluşmasına sebep olabileceği; Nitekim, kolilerin emniyet kemeri yarı mamul olarak üretici ana firma kalite kontrolünden geçmediği, 24 palet ürünün ıslanmış halde olduğuna dair tespitte bulunulduğu, 24 palet tamamının reddedildiği, 24 palet emniyet kemerleri için uygun olmayan ürün olarak (nonconformity report) uygunsuzluk formu düzenlendiği görülmektedir. Yapılan inceleme neticesinde, otomotivde güvenlik parçası sınıfındaki emtianın ambalaj kolileri ıslanarak suya ve neme maruz kaldığı, içinde bulunan oto emniyet kemeri emtianın ayıplı ürün haline geldiği belirlenmiş olup, mevcut hali şüpheli ürünlerin kullanılmasının mekanik ve fonksiyonel açıdan risk oluşturacağı, 24 palet halinde 7332 adet ürünün imha edilerek hurda vasfında bertaraf edilmesi gerektiğine kanaat edilmiştir. Hurda olarak değerlendirilen ürünlerin tekrar kullanılması mümkün olmayıp sovtaj değeri yoktur. Ancak hurda olarak değerlendirilebilir. Dava dışı -----------Ş.'nin sigortacısı davalı ------------Ş. tarafından görevlendirilen bağımsız sigorta eksperi tarafından zarar gören emtianın hurda değeri 2.122,38-USD-1.948,30-EUR olarak tespit edildiği; Taşıyıcı dava dışı ------------Ş.'nin ve davalı ------------ Şti.'nin sigortacısı dava dışı ------------Ş. tarafından görevlendirilen bağımsız sigorta eksperi tarafından zarar gören emtianın sovtaj değerini (yeniden kullanılabilir.) 450.000,00-TL olarak tespit edildiği; 5. Davacı ------------Ş. tarafından, dava dışı ------------Ş.'nin sevk edeceği emtialarda, nakliyat sürecinde meydana gelecek rizikoları teminat altına alınması maksadıyla, Emtia Nakliyat Sigortası Genel Şartları ile poliçe üzerinde yazılı özel şart hükümleri ve klozlar kapsamında gerçekleşecek rizikolara karşı 01.05.2022 başlangıç 30.04.2023 bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde ------------ numaralı Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesinin tanzim edildiği; 6. Davacı ----------Ş. tarafından düzenlenen ----------- numaralı Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesinin, Emtia Nakliyat Sigortası Genel Şartları ve ICC(A) klozun kamyon taşımacılığına uygulanabilir hükümleri ile poliçede yer alan özel şartlar kapsamında Geniş Teminat teminatını kapsayacak şekilde düzenlendiği; 7. 15.11.2022 tarihinde başlayan nakliyat aşamalarında gerçekleşen hasarın poliçenin başlangıç ve bitiş tarihleri arasındaki vadesi içerisinde gerçekleştiği: 8. Gerçekleşen zararın, davalı ------------Ş.'nin sigortacı sıfatı ile dava dışı ----------Ş.'nin yurt dışına sevk edeceği emtialarda gerçekleşecek hasarların teminat altına alınması maksadıyla düzenlediği ------------- numaralı Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi hükümleri gereği poliçe teminatı kapsamında olduğu; 9. Davalı -------------Ş. tarafından tanzim edilen----------- numaralı Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile araç başına 4.500.000,00-USD tutarında bedel ile sigorta teminatı altına alındığı, sevkiyata konu emtianın fatura değerinin 133.009,68-EUR=138.350,15-USD tutarında olduğu, teminat bedeli ile taşınan emtianın sigorta değerinin uyumlu olduğu zarar gören emtianın poliçe teminat limitleri içerisinde bulunduğu; 10. Poliçe şart ve klozları gereği bağımsız sigorta eksperi tarafından tespit edilen 48.252,78-USD hasar tutarı üzerinden, 2.000,00-USD tutarında muafiyet tenzilinin uygulanması suretiyle hesaplanan tazminatın (48.252,78-USD-2.000,00-USD)=46.252,78-USD tutarında olduğu, ödenecek tazminat üzerinden muafiyet tenzili kesintisi haricinde herhangi bir kesintinin uygulanmaması gerektiği; 11. Gerçekleşen hasar neticesinde oluşan zararın, Nakliyat Emtia Sigortası Genel Şartları ve davalı -----------Ş. tarafından düzenlenen ------------- numaralı Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi özel şart, Geniş Teminat(All Risks) kloz ve hükümleri gereği, poliçe primlerinin ödenmiş ve poliçenin hasar tarihinden önce herhangi bir sebeple iptal edilmemiş olması kaydıyla dava dışı ----------Ş.'ne ödenmesine engel teşkil edecek bir hususun bulunmadığı, 12. Davalı ----------Ş. tarafından dosyada mübrez 03.08.2023 tarihli ödeme dekontu ile 46.252,78-USD tutarındaki tazminatın dava dışı ------------Ş.'ne ödendiği, 13. Davalı -------------Ş.'nin, sevkiyat aşamalarında zarar gören emtianın maliki dava dışı ------------Ş.'ne 46.252,78-USD tutarındaki tazminatı ödemek suretiyle, tazminat yükümlülüğünü yerine getirdiği ve halefiyet hakkına sahip olduğu; 14. Nakliyat aşamalarında meydana gelen zarar tutarının, hesaplanan ÖZEL ÇEKME HAKKINI (SDR) karşılayan, sınırlı sorumluluk üst limitinin altında olduğu, meydana gelen hasarın SDR limiti altında olması sebebiyle sınırlı sorumluluk uygulamasının hasarda yer bulmayacağı, 15. Taşıyıcıların gerçekleşen zarardan müteselsil olarak sorumlu oldukları; 16. Sayın Mahkeme tarafından; Dava dışı------------Ş.'ne ait taşıma esnasında ıslanmak süretiyle hasar gören emniyet kemeri türündeki emtianın, can güvenliği riski oluşturacağına kanaat getirilmesi durumunda emtianın hurdaya ayrılması gerektiği, hurda değerinin 2.122,38-USD olacağı, emtianın hurdaya çıkarılmış olması şartıyla, rücuya konu edilebilecek hasarın 50.375,16-USD(=49.165,68-EUR) tutarındaki zarar gören emtia bedeli üzerinden, emtianın hasarlı hali ile satış değeri 2.122,38-USD tutarındaki hurda değeri ve poliçe şartları gereği 2.000,00-USD tutarında muafiyet tenzilinin uygulanması suretiyle (50.375,16-USD-2.122,38-USD-2.000,00-USD)=46.252,78-USD tutarında olduğu, Taşıyıcıların sorumluluğunda bulunan rücuya konu edilebilecek ana para tazminat tutarının, davalı -------------Ş. tarafından ödenen 46.252,78-USD tutarındaki ana para tutarından, dava dışı -----------Ş. tarafından ------------ İcra Dairesi ---------- sayılı dosyası kapsamında 16.11.2023 tarihinde tazmin edilen 23.170,51-EUR karşılığı (15.11.2023 tarihli EUR/USD paritesi 1,0865 üzerinden dönüştürülmüştür) 25.174,76-USD nin tenzil edilmesi suretiyle (46.252,78-USD-25.174,76-USD)=21.078,02-USD tutarında olacağı; Sayın Mahkeme tarafından; Dava dışı ---------Ş.'ne ait taşıma esnasında ıslanmak suretiyle hasar gören emniyet kemeri türündeki emtianın, can güvenliği riski oluşturmayacağına kanaat getirilmesi durumunda emtianın sovtaj değerinin 450.000,00-TL = 20.995,17-EUR = 23.161,87-USD olduğu (Sovtaj değerinin TL/EUR/USD döviz kuru çeviriminde ekspertiz raporunda beyan edilen hasarlı emtia teklif tarihi 25.04.2023 nin döviz paritesi EUR/USD 1.1032 kullanılmıştır), rücuya konu edilebilecek hasarın 50.375,16-USD(=49.165,68-EUR) tutarındaki zarar gören emtia bedeli üzerinden, emtianın hasarlı hali ile satış değeri 23.161,87-USD tutarındaki sovtaj değeri ve poliçe şartları gereği 2.000,00-USD tutarında muafiyet tenzilinin uygulanması suretiyle (50.375,16-USD-23.161,87-USD-2.000,00-USD)=25.213,29-USD tutarında olduğu, taşıyıcıların sorumluluğunda bulunan rücuya konu edilebilecek ana para tazminat tutarının dava dışı ----------Ş. tarafından ---------- İcra Dairesi ----------- sayılı dosyası kapsamında 16.11.2023 tarihinde tazmin edilen 23.170,51-EUR karşılığı (15.11.2023 tarihli EUR/USD paritesi 1,0865 üzerinden dönüştürülmüştür) 25.174,76-USD nin tenzil edilmesi suretiyle (25.213,29-USD-25.174,76-USD)=38,53-USD tutarında olacağı değerlendirilmiştir. 17. Zaman aşımı, ihbar yükümlülüğü vb. Şartların değerlendirilmesi ile davacının masraf, vekalet ücreti, faiz ve benzeri diğer istemleri ile ilgili taleplerinin değerlendirilmesine ilişkin takdirin münhasıran Sayın Mahkemeye ait olduğu; Sayın Mahkeme tarafından verilen görev çerçevesinde, dosya içeriğinin incelenmesi, tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 282. Maddesi uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, görüş ve kanaatlerimizi saygılarımızla arz ederiz." şeklinde kanaat bildirildiği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, rücu alacağına dayalı icra takibinde borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, emtianın hasarlanıp hasarlanmadığı, hasarlanmış ise davacı taşıyıcının sorumluluğu bulunup bulunmadığı, sorumluluğunun bulunması halinde sovtaj ve hurda değerinin düşülüp düşülmeyeceği ile davalının rücu hakkının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.4 Ocak 1995 tarih ve ----------- sayılı ------------ yayımlanan "Eşyaların Karayolundan Uluslar Arası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR)" nin IV. Bölüm Taşımacının Sorumluluğu başlıklı 17 inci maddesinin ikinci fıkrası "2. Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz." hükmünü düzenlemiştir. Davacının taşımacılığını yaptığı emtianın ıslanması sonucu hasarlandığı, emtianın emniyet kemeri olması sebebiyle güvenlik zaafiyeti doğuracağından tam hasarlı sayılması gerektiği yönündeki eksper ve bilirkişi görüşlerinin doğru olduğu, bu sebeple hesaplanan zarardan sovtaj değerinin düşülemeyeceği, hasarlı emtianın ana taşıyıcıda bulunduğu bu sebeple hurda bedeli de zarardan düşülemeyecektir. Rücu hakkı, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin malvarlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Ödemeyi yapanın mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğine ve takip de bu şekilde olduğuna göre bu paraya ödeme gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Bu sebeple davalının icra takibinde işlemiş faiz talebi de usule uygundur. Davacı taşıyıcının emtianın ıslanmak suretiyle hasarlanması sorumluluğundan kurtulmak için geçerli bir defi ileri sürmediği, dolayısıyla meydana gelen hasardan davacı taşıyıcının sorumlu olduğu, davacı sigorta şirketinin yaptığı hasar ödeme miktarının doğru olduğu yine halefiyet kuralları gereği rücu hakkı bulunduğu, işbu davada davacının davalıya ---------- İcra Dairesi'nin ------------ Esas sayılı dosyasında borcu olmadığının tespit edilmesini talep ettiği, icra takip tarihi itibariyle davacının davalıya takipteki tüm miktar yönünden borçlu olduğu, diğer borçlu ----------- Şirketi'nin 16.11.2023 tarihinde icra dosyasına yaptığı 868.089,73 TL ödemenin bakiye borcun tahsili sırasında icra dairesi tarafından göz önünde bulundurulacağı, bu suretle davacı tarafın talebi göz önünde bulundurulduğunda takip tarihi itibariyle düzenlenen ödeme emrinde bir yanlışlık bulunmaması sebebiyle davacının menfi tespit talebine ilişkin davasının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40 TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 24.511,45 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 23.896,05 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 212.942,88 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddesi ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ---------- bütçesinden ödenecek 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/05/2025