T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/450 Esas
KARAR NO : 2025/406
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/08/2018
KARAR TARİHİ : 15/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili adına tescilli davalı ----------- nezdinde sigortalı olan ----------- plakalı aracın müvekkilinin yakın dostu -------- bir süreliğine emaneten bırakıldığını, 02/04/2018 günü------------- sevk ve idaresinde iken araç hakimiyetini kaybederek sürücü ------------ idaresindeki ----------- plakalı kamyona çarpması sonucunda müvekkiline ait ----------- plakalı aracın ağır hasara uğradığını, olay yerine intikal eden polis ekiplerince sürücü ------------ aranmakta olduğunu tespit ettiğini ve şahsın göz altına alınarak polis merkezine götürüldüğünü, davacıya ait --------- plakalı aracın yediemin otoparkına çekildiğini ve durumun kendisine bildirildiğini, aracın yediemin otoparkından alınarak ---------- ----------- servisine bırakıldığını, davalıya bildirimde bulunduğunu hasar dosyasının açıldığını, yapılan ekspertiz sonucu aracın hasar bedelinin yaklaşık 42.181,19 TL olduğunun saptandığını, ancak müvekkiline yetkili servis tarafından tamir bedelinin kasko şirketi tarafından ödenmeyeceğinin bilgisinin verildiğini, müvekkilinin sigorta şirketi ile haricen görüştüğünü ancak netice alamadığını, talebin reddedildiğine dair somut bir gerekçe sunulmadığını, aracın ----------- nezdinde genişletilmiş kasko poliçesi ile hukuki koruma altında olduğunu, müvekkilinin mağdur olduğunu iddia ederek; fazlaya dair talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulünü, hasar bedeli ve zarar kalemlerinin uzman bilirkişilerce belirlenmesi sonucu şimdilik 2.000,00 TL sigorta alacağının hasar tarihi olan 02/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ve ön başvuru tarihine istinaden bildirimde bulunulan tarihten itibaren işleyecek temerrüd faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğunu, müvekkili ile davacı sigortalı ---------- arasında---------- plaka nolu aracın teminat altına alındığını, dava konusu aracın karıştığı 02/04/2018 tarihinde karıştığı kaza nedeniyle uğradığı zararın talep edildiği ancak söz konusu talebin hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, poliçe teminatı kapsamında bulunmadığını, kaza oluşunun şüpheli olması sebebiyle bir araştırma görevlisinin görevlendirildiğini, davacının araştırma sürecinde bilgi belge ve evrakları paylaşmak istemediğini, araştırma raporu neticesinde sigortalı araç sürücüsünün polisten kaçmak maksadıyla araca kasten zarar verilmiş olması dosyasıyla teminat kapsamında bulunmadığının belirtildiğini, davacı sigortalı tarafından sigorta sözleşmesi gereği yükümlülüklerini yerine getirmediğini, gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, rizikonun poliçe teminat kapsamında olduğunun ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, hasar miktarına itiraz ettiklerini, ticari faiz talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu beyan ederek; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER: ----------- Asliye Ceza Mahkemesi, ----------- Cumhuriyet Başsavcılığı, ----------- Müdürlüğü, -----------Ş., ----------- Noterler Birliği Başkanlığına müzekkere yazıldığı görüldü. Dosyaya 26/02/2024 tarihli bilirkişi heyeti kök raporu ve 27/02/2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu sunulduğu görüldü. Mahkememizce ---------- Esas ve --------- Karar sayılı ilamla görevsizlik kararı verilmiş, ----------- sayılı ilamla karşı görevsizlik kararı verilmesi üzerine ----------- sayılı ilamı ile "6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401-1520. maddelerinde Sigorta Hukuku'nun düzenlendiği, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun “zorunlu sigortalar” başlıklı 13. maddesinde de sorumluluk sigortalarına ilişkin düzenleme yer aldığı görülmektedir.
Somut olayda, davacı kasko sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin tazmini talebinde bulunmuş olup, tanık olarak dinlenen sürücü beyanı ve diğer delillere göre sigortalı aracın ----------- firmasından kiralandığı, ticari faaliyet kapsamında kullanılması nedeniyle davacı tüketici konumunda değildir. Huzurdaki davada kasko sigorta poliçesine dayanılarak tazminat talep edildiğinden uyuşmazlığın sigorta hukukuna göre çözüme kavuşturulması gerekir. Bu durumda dava konusu uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle dava TTK 4/1-a maddesi gereği mutlak ticari dava olup 5/1 maddesi gereği----------- Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." gerekçeleriyle mahkememiz yargı yeri olarak belirlenmiş, dosya yukarıdaki esasa kaydedilmiştir.
DELİLLER:Makine Mühendisi Bilirkişi ---------- ve Sigorta Uzmanı Bilirkişi ----------- tarafından hazırlanan 26/02/2024 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:
------------ Trafik Denetleme Şube Müd. Ekipleri tarafından düzenlenen ------------ kaza sıra numaralı kaza tespit tutanağında "sürücü --------- idaresindeki ---------- plakalı aracı ile --------- caddesi -------- ---------- yolundan ------------ istikametine seyir halinde iken ------------ Beton tesislerinden çıkış için bekleyen sürücü dava dışı ----------- idaresindeki --------- plakalı beton mikser kamyonunun sağ orta yan kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, bu kazanın oluşumunda sürücü ---------- 2918 sayılı KTK ‘ nun da belirtilen 53/1 –D (sola dönüş kurallarına riayet etmemek) kuralını ihlal ettiği ve asli kusurlu olduğu, ----------- plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı" tespitinin yapıldığı görülmüştür. Davalı sigorta şirketi tarafından yaptırılan araştırma sonucunda düzenlenmiş olan 25.05.2018 tarihli hasar dosyası araştırma raporunda; “02.04.2018 günü ---------- ilinde meydana gelen kazada ---------- plakalı aracı kullanan ----------- ile yapılan görüşmede, adını sonradan öğrendiği ---------- adlı kişinin kullanmış olduğu ----------- plakalı aracıyla polisten kaçarken kendi aracına çarparak durduğunu ve karşı aracın kiralık olduğunu öğrendiğini ve şahsın Narkotik polisi tarafından uyuşturucudan dolayı yakalandığını beyan ettiğini; sigortalı araç sürücüsü ---------- aynı gün kazadan önce saat 16:25’te başka bir kazaya karıştığının tespit edildiğini; ------------Trafik Şube Müdürlüğü ekiplerinin düzenlemiş olduğu 02.04.2018 tarih ve --------- sayılı Yaralamalı ve Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit tutanağının temin edildiğini; yapılan incelemede ----------- yönetiminde bulunan sigortalı ----------- plakalı araçta saat 16:25’te ---------- Çevreyolu ------------ kavşağı ------------ girişinde kırmızı ışıkta duran ----------- yönetimindeki ------------- plakalı motosiklete arkadan çarptığını, sonrasında peşinde olan polis memuru ---------- yönetimindeki ------------plakalı narkotik ekip aracının önüne geçerek ön tarafından hasar verdikten sonra kaza yerinden kaçtığının anlaşıldığını, sigortalı araç sürücüsü ----------- bu kazanın devamında saat 16:30’da -----------kullandığı ------------- plakalı beton mikserine çarparak ikinci bir kazaya sebebiyet verdiğini, sürücü ---------- ve yanında bulunan kardeşi ----------- yaya olarak kaçmaya çalıştıklarının ancak polis ekiplerince yakalandıkları bilgisinin alındığını; ----------- Cumhuriyet Savcılığının ----------- sayılı Soruşturma dosyasının sürücü ile ilgili yürütüldüğü bilgisinin alındığı" tespitinin yapıldığı görülmüştür.Kazaya karışan araç sürücüsü dava dışı ------------- olaya ilişkin beyanı “---------- de bulunan --------- doğru anayoldan sağa doğru döndük. Bundan önce herhangi bir polis kontrolünden geçmedi. Bu arada arkamıza araçların takıldığını ben anladım. Sivil plakalı 2 veya 3 araçtı. Arabayı ben kullanıyordum. Hasımlarım olduğunu düşünerek onlardan kaçmak istedim, onlarda bizi kovalamaya başladı. Kovalamaca esnasında ben yolu değiştirdim. Hızlı da gidiyordum. Birden önüme motosiklet çıktı, ben fren yaptım ve motosiklete çarpmadan durdum. Ancak arkadan beni kovalayan araba bana çarpınca ben motosiklete çarptım. Daha sonra yol alınca tekrar kovalamaca başladı, o sırada polis diye hiçbir anons yapmadılar. Daha sonra ------------ mevkiine geldik, araç mıcıra girdi, direksiyonu toparlayamadığımdan beton mikser araca vurdum. Olayla ilgili herhangi bir kasti olarak çarpma yoktur." şeklinde olduğu görülmüştür. Dava dilekçesi incelendiğinde davacının ------------ plakalı beton mikserine çarpması neticesinde uğranılan zararı vakıa olarak getirdiği ve talep ettiği görülmüştür.Bu sebeple mahkememizce dava konusu araçta meydana gelen (poliçedeki tenzilat oranı da dikkate alınmak suretiyle) hasar miktarının (dava konusu olayda üç ayrı çarpma olayı gerçekleşmiş olup dava konusu araç sürücüsünün motosiklete çarpması, dava konusu araca polis aracının arkadan çarpması ve dava konusu araç sürücüsünün beton mikserine çarpması olayları bakımından hangi çarpma olayında hangi zararın hangi miktarda oluştuğu hususlarının ayrı ayrı) tespiti amacıyla dosya ek rapor sunulması için bilirkişi heyetine verilmiştir.Makine Mühendisi Bilirkişi ------------ ve Sigorta Uzmanı Bilirkişi ------------ tarafından hazırlanan 27/02/2025 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:------------- Esas sayılı dosyası incelendiğinde kovuşturmanın dava konusu olayın öncesinde gerçekleşen --------- yönetimindeki --------- plakalı motosiklete arkadan çarpma olayına ilişkin olduğu, mahkemece sürücü ------------- taksirle yaralama suçundan dolayı mahkumiyet hükmü verildiği görülmüştür. Bu olayın öncesinde gerçekleşen polis memuru ----------- yönetimindeki ----------- plakalı aracın dava konusu araca çarpması neticesinde gerçekleşen zarar yukarıda ortaya konulduğu üzere dava konusu edilmemiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, davacıya ait ve davalıya kasko sigortalı bulunan ---------- plakalı araç ile ----------- plakalı aracın karıştığı 02/04/2018 tarihli trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi hasarın giderilmesine ilişkin tazminat davasıdır.Davalının bedel artırım dilekçesine karşı zamanaşımı def'inin davanın belirsiz alacak davası olması ve iddia edilen alacağın tümü yönünden dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin kesilmiş olması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirmede, yukarıda ortaya konulan tüm deliller dikkate alındığında, dava konusunun avacıya ait ve davalıya kasko sigortalı bulunan ----------- plakalı araç ile ------------plakalı aracın karıştığı 02/04/2018 tarihli trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi hasarın giderilmesine ilişkin olduğu, bu olayın hemen öncesinde gerçekleşen ---------- plakalı motosiklet ve----------- plakalı araç ile çarpışma sonucu gerçekleşen zararların dava konusu olmadığı, dava konusu bu olaya ilişkin olarak kast veya ağır kusur bulunması durumunda davalının sorumluluğunun bulunmayacağı, bu kapsamda dava konusu olay bakımından her ne kadar davacının araç sürücüsü ----------- kasıtlı olduğu değerlendirmesi yapılmış ise de, bu değerlendirmenin hukuki değerlendirme olduğu, kastın fiilin bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi anlamına geldiği, sigorta hukuku anlamında ağır kusurun ise kasta yakın kusur olarak tanımlandığı, kazanın gerçekleşme biçimine ve sürücü ----------- "araç mıcıra girdi, direksiyonu toparlayamadığımdan beton mikser araca vurdum" beyanı dikkate alındığında, fiilin bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi ya da fiilin gerçekleşebileceğinin öngörülmesine rağmen, fiilin yine de işlemesi (olası kast) şeklinde işlendiğinin kabul edilemeyeceği, bu durumda fiilin mala zarar verme suçunu teşkil edeceği de dikkate alındığında sürücü hakkında bu yönde bir soruşturma ve kovuşturma bulunmadığı, fiilin bilinçli taksirle (kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi) işlendiğinin kabulünün gerektiği, bunun da ağır kusur kavramına dahil edilemeyeceği, bu sebeple davalının zarardan sorumlu olduğu, dava konusu olaya ilişkin zarar miktarının 35.311,12 TL olduğu, ancak dava konusu aracın poliçedeki kullanım amacına aykırı olarak kiralık araç olarak verildiğinin sabit olması nedeniyle poliçe gereğince %80 oranında davalının zarardan muaf olduğu, bu kapsamda talep edilebilecek zarar miktarının 7.062,22 TL olduğu, temerrütün TTK 1427 uyarınca ihbar tarihi 06/04/2018 tarihinden kırk beş gün sonrası olan 22/05/2018 günü gerçekleştiği (davalının ret yazısı 12/06/2018 tarihlidir), her ne kadar araç kiralık araç olarak verilmiş ve davacı tüketici bulunmasa da, davacının tacir olduğunun da kabul edilemeyeceği, aracın da ticari araç olmadığı, bu sebeple alacağa yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Her ne kadar kısa kararda istinaf yolu açık olmak üzere hüküm kurulmuş ise de, karar tarihi itibariyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/4 maddesi uyarınca alacağın kabul edilmeyen ve reddedilmeyen kısmının kesinlik sınırı altında olması nedeniyle kesin olmak üzere karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, maddi hasar ilişkin 7.062,22 TL maddi tazminatın 22/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (7.062,22 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 35,90 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 579,50 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan 77,00 TL dava açma masrafı ve 9.255,25 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 9.332,25 TL yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına (7.062,22/41.748,88) göre 1.578,63 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan vekalet harcına ilişkin 5,20 TL yargılama giderlerinin ret/dava değeri oranına (34.686,66/41.748,88) göre 4,32 TL’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
6-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (7.062,22 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 7.062,22 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (34.686,66 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/4 maddesi uyarınca alacağın kabul edilmeyen ve reddedilmeyen kısmının kesinlik sınırı altında olması nedeniyle kesin olmak üzere karar verildi. 15/05/2025