T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/436 Esas
KARAR NO : 2025/398
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 03/06/2022
KARAR TARİHİ : 14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde "20.05.2022 günü saat 17:30 sıralarında 11.02 ----------- il yolunun 17+700 km meydana gelen tek taraflı yaralanmalı trafik kazası yapılan incelemesinde; Sürücü ---------- kullandığı ----------- Plakalı kamyonet ile --------- ilçesinde ---------- ili istikametine seyir halinde iken yukarıda beyan edilen mevkiye geldiği esnada almış olduğu alkolün de etkisiyle yoldan çıkarak devrilmesi sonucu tek taraflı yaralanmalı trafik kazasının olduğu, kazada araç sürücüsü ---------- ile yanında yolcu olarak bulunan müvekkilimiz ...'nün yaralandıkları, ----------- plakalı araçta ise ağır hasar oluştuğu tespit edildiği, kazada araç sürücüsünün hastanede yapılan kanda alkol sonucunda 0.805 promil alkollü olduğu meydana gelen tek taraflı yaralanmalı trafik kazasında ----------- plakalı araç sürücüsü ------------ 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen 52/1-a kuralını ihlal ettiğinden kusurlu bulunmuştur. Meydana gelen kazada müvekkilimiz ... ----------- plakalı aracın içerisinde yolcu olarak bulunması sebebiyle söz konusu kazada ağır şekilde yaralanmış ve sakat kalmıştır. Kaza sonucu müvekkilimiz ------------ Hastanesinde tedavi görmüştür. Hastane tarafından düzenlenen epikriz raporu ekte sunulmuştur. Kazaya sebebiyet veren --------- plaka sayılı araç, davalı ...'ne Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile kaza tarihinde sigortalı bulunmaktadır. Araç sürücüsü ----------, meydana gelen kazada Kaza Tespit Tutanağında da görüleceği üzere Karayolları Trafik Kanununun 56/1-a maddesini ihlal etmiştir. Kaza nedeniyle meydana gelen sakatlanma neticesinde oluşan sürekli iş gücü kaybı, geçici iş gücü kaybı ve geçici bakıcı giderine ilişkin tazminatın Davalı ...'nden karşılanması amacıyla doğrudan doğruya davalı ...'ne başvuruda bulunulmuş olup, davalı ... şirketine 15 gün içerisinde cevap verilmediği takdirde dava yoluna veya tahkime başvurulacağı, başvuru dilekçesinde ihtaren bildirilmiştir. Ayrıca ödeme yapılması için tüm evraklar davalı kuruma teslim edilmiştir. Sigorta şirketi, edimsiz uzlaşma var diyerek ödeme yapmayı reddetmiştir. Halbuki, araç sürücüsü ------------ kusurlu bulunduğu kazada alkollü olması ve bunu bilerek araç direksiyonuna geçtiği ve ihmalden kaynaklı bilinçli taksir olduğu savcılık tutanaklarının da bu sebepten açıldığı belirtilmiştir. bilinçli taksirlerde (TCK 89/5) şikayete tabi bir suç olmadığından dolayı her ne kadar müvekkilimiz şikâyetçi olmadı ise de kovuşturma kararı verilmiştir. tck 89/1’den dolayı dosyanın uzlaştırıcıya intikal etmiş, müvekkilimizde zaten karakol ifadesinde şikayetçi olmadığını neden dosyanın açılıp uzlaştırmacı görevlendirildiğini sorduklarında kamu davasına dönmesi sebebiyle açıldığını görüşmelerde müvekkilimiz şikayetçi olmadığını beyan etmesi sonucu ivazsız bir şekilde uzlaştırma evrakı kendisine imzalatılmıştır. Yukarıda izah edilen nedenlerden dolayı ve ayrıca edimsiz uzlaşmada sigorta şirketinin sorumluluktan kurtulacağına dair hüküm bulunmadığı taktirde sigorta şirketinin sorumluluğunun devam edeceğine dair YARGITAY kararı ve Mahkeme kararları uyarınca tazminat ödenmesi gerekmektedir ve tarafımıza ödenmesini talep ederiz. Ancak sigorta şirketinin sorumluluğu devam etmektedir. Açıklanan sebeplerle davacı müvekkilin sakatlığına ilişkin Adli Tıp Raporu dosyamızda mevcuttur. Müvekkillerin yaralanmasından dolayı dosyanın aktüer bilirkişisine gönderilerek müvekkil ... için sürekli iş gücü kaybı, geçici iş gücü kaybı ve geçici bakıcı giderine ilişkin tazminatların hesaplanması talep olunmaktadır." ileri sürerek "Müvekkil için 100 TL geçici bakıcı gideri tazminatının, 100 TL geçici iş gücü kaybı ve 100 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatının davalı ... şirketinden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle "savcılık aşamasında tarafların uzlaşma müessesi kapsamında uzlaşmış olmaları sebebiyle ceza muhakemesi kanununun 253. maddesi ve ceza muhakemesi kanununun uzlaştırmanın uygulanmasına ilişkin yönetmeliğin 23. maddesinin 7. fıkrası gereğince başvuru sahibinin tazminat talep etme hakkı bulunmadığından davanın reddi gerekmektedir. müvekkil şirketin poliçe kapsamında sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlıdır.müvekkil şirketin sorumluluğu bedeni zararlarda 500.000,00-tl azami poliçe limiti ile sınırlıdır. teminat limiti bildirmemiz davayı kabul anlamına gelmemektedir. manevi tazminat talepleri trafik kanunu zorunlu mali sorumluluk poliçesi teminatı dışındadır.zorunlu trafik sigortası bir meblağ sigortası olmayıp bir zarar sigortasıdır. kısaca açıklamak gerekirse, söz konusu teminat limitinin tamamının defaten ödenmesi söz konusu olmayıp, zarar görenlerin kaza nedeniyle uğradığı gerçek maddi zararın tespiti ve sigortalının kusuru oranında bu gerçek zararın tazmini esastır. her durumda müvekkil şirket sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlüdür. öncelikle davacılar tarafından müvekkil şirket sigortalısı ---------- plakalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerekmektedir. müvekkil şirketin sigortalı araç sürücüsüne/işletenine rücu hakkı doğuracağından sayın mahkemeniz tarafından sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kaza meydana geldiği esnada alkol ve/veya uyuşturucu madde etkisi altında olup olmadığının ve geçerli sürücü belgesinin bulunup bulunmadığı hususunun sayın mahkemeniz vasıtasıyla araştırılmasına karar verilmesini talep ediyoruz.
davacıların dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı hususu ------------ dairesi tarafından “erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik” doğrultusunda incelenmelidir. müvekkil şirketin poliçe kapsamında geçici iş göremezliğe ilişkin sorumluluğu bulunmadığından bu talep yönünden her halde davanın reddine karar verilmelidir. sigorta bir zenginleşme aracı olmayıp sigorta şirketi sigortalısının, kaza nedeniyle oluşan maddi zararlarını tazmin etmekle yükümlüdür. bu sebeple bilirkişinin işin özelliğine göre uygun teknik bilgiye sahip olması gerektiği gibi hazırlayacağı raporun uzman olduğu konudaki özel ve teknik bilgiyi içerir nitelikte bulunması gerekmektedir. öte yandan sayın mahkemece davacılar lehine tazminat hesaplanmasına karar verildiği takdirde, söz konusu hesaplama, ülkemize özgü ve güncel verileri içeren trh 2010 ulusal mortalite tablosuna göre yapılmalıdır. aynı zamanda davacların maluliyetine ilişkin yapılacak tazminat hesabında davacıların mesleği, dava konusu kaza öncesinde ve sonrasında gelir durumu ve tazminata etki edecek diğer tüm hususlar dikkate alınmalıdır.öte yandan davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, her durumda tazminat tutarına ilişkin yapılacak aktüer incelemesinde davacının aylık ücret tutarına ilişkin ------------ kayıtları dikkate alınmalıdır. tazminat tutarının belirlenmesinde, davacıların belirli bir ücretinin olmaması durumunda asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacağı bir gerçektir. davacı tarafın dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gereklidir. her durumda, müvekkil şirketin sorumluluğu poliçede belirtilen limit ile sınırlıdır.davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava konusu tazminat “ancak dava tarihinden itibaren” işleyecek “yasal faiz” ile birlikte talep edilebilecektir." savunarak "davaya yönelik tüm beyanlarımız dikkate alınmak suretiyle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, aksi takdirde hesaplanacak olan tazminat tutarından dilekçemizde belirtilen indirim sebepleri göz önüne alınarak indirim uygulanmasına karar verilmesini" talep etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/1 ve 5 maddeleri uyarınca "(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. (...) (5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır."Dosyanın incelenmesinde 04/02/2025 tarihli celsede davalı vekilinin mazeretinin e-duruşma imkanının bulunması ve davalı vekilinin yargılamanın başından beri duruşmalara katılmamış olması nedeniyle reddine karar verilmiş, duruşma gün ve saatinin davacı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olduğu, ancak Mahkememizce yapılan yoklamada davacı vekilinin duruşma sırasında hazır bulunmadığı, kapıdaki listeye herhangi bir işaret bırakmadığı, UYAP ve dosya üzerinden yapılan incelemede herhangi bir mazeret dilekçesine rastlanmadığı anlaşılmıştır.Mahkememizce yapılan değerlendirmede, taraflarca 04/02/2025 tarihli duruşmada davanın takip edilmemesi sebebiyle dosyanın işlemden kaldırıldığı, bu tarihten itibaren 3 ay içinde yenilenmediği, bu sebeple yukarıda atıf yapılan yasa hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği, yargılama giderlerinin davacılar aleyhine hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-6100 sayılı HMK'nun 150/1 ve 5. maddesi uyarınca DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin olarak alınan 80,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 534,70 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan vekalet harcına ilişkin 11,50 TL yargılama giderlerinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Artan gider avansının HMK'nun 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
6-Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (300,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7/1 ve 13/2 uyarınca hesaplanan 300,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilmesi gereken 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile------------ Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/05/2025