T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/441 Esas
KARAR NO : 2025/399
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/09/2020
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı ----------- Şirketi vekili 24.09.2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ------------, teknoloji geliştiren, değişime yön veren enerji verimliliği çözümleri üreten bir, proje taahhüt, danışmanlık ve enerji firmasıdır. Bu bağlamda müvekkili şirket, ------------- alanında büyük ölçekte sermaye gerektiren projelere imza atmaktadır. Müvekkili şirket, ----------, ------------, -----------,-----------, ------------, ------------ ve daha birçok ilde ---------- tesislerini faaliyete geçirerek yenilenebilir ve dönüştürülebilir enerji ve organik gübre üretimi yapmaktadır. Sahibi olduğu tesislerin faaliyete geçmesini sağlayarak söz konusu tesislerin en iyi şekilde işlemesi için gerekli tüm özeni göstermektedir. Tesislerinin kurulumunun tamamlanması ile bu tesisler faaliyete geçmekte ve faaliyete geçen tesis için ----------- mekanizmasından yararlanmak üzere başvuru yapılmakta ve bu şekilde Devlet teşviğinden yararlanılmaktadır. Bilindiği üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (“EPDK”) tarafından sağlanan bu teşvikten yararlanılabilmesi adına tesisin 31 Ekim 2020 tarihine kadar tüm rapor ve izinleriyle bütün halde işletime hazır hale getirilmesi gerekmektedir. Bu şekilde müvekkili 10 yıllık süre boyunca ----------- teşviki kapsamında teşvikli fiyatlardan yararlanılabilmektedir. 31 Ekim 2020 tarihi hem başvuru için son tarih olup, hem de kanun düzenlemesinin uygulanmasının son tarihidir. Yani ilerleyen süreçlerde, sonraki senelerde müvekkilinin bir daha böyle bir teşvikten yararlanması söz konusu olamayacaktır. Özetle müvekkili, kamu yararına faaliyet gösteren, ülkenin elzem ihtiyaçlarından olan elektrik üretim tesislerini tamamlamak için kısıtlı bir süreye sahip olup, bu süreye kadar tesisin faaliyete geçirilmemesi halinde büyük zarara uğramaktadır. Müvekkili şirket ile davalı arasında 07.05.2018 tarihinde imzalanan sözleşme kapsamında------------ tesislerinde kullanılmak amacıyla müvekkili şirket, davalı firmadan 10 adet ----------- Tesisleri ----------- Otomasyonları adı altında panoları 31.250 Euro bedel karşılığında almıştır. Bunun yanı sıra tarafların karşılıklı olarak imzaladıkları sözleşme uyarınca davalı tarafından bu panoların devreye alınması ve tesislerde kullanımı için müvekkilin tesislerindeki yetkili kişilere eğitim verileceği hususlarında anlaşılmıştır. İlk etapta söz konusu panoların 7 adedi müvekkilin tesislerine teslim edilmiş, 3 adet pano teslim edilmemiştir. Teslim edilen 7 adet panonun devreye alınmasında sorunlar yaşanması, davalının taahhütlerini gereği gibi yerine getirmemesi üzerine taraflar arasında 12.03.2019 tarihinde bir ek protokol imzalanmıştır. Bu ek protokol uyarınca davalı tarafından henüz teslimi yapılmayan 3 adet panonun müvekkile teslim edileceği ve bu panolar için otomasyon yazılımı işlemlerinin dava dışı alt yüklenici firma olan----------- tarafından yapılacağı hususunda anlaşılmıştır. Ek protokol dahi davalının hizmetini eksik ve ayıplı ifa ettiğinin ikrarı niteliğindedir. Davalı tarafından teslim edilen 10 adet panonun tamamında teknik aksaklıklar yaşanmıştır ve özellikle ------------ tesisinde panolardan dolayı yaşanan teknik sıkıntılar sebebiyle müvekkili ciddi anlamda büyük meblağlara varan üretim kayıpları yaşanmıştır. İlk olarak müvekkili davalıyı sözleşmedeki yükümlülüklerinin tamamını yerine getirmesi ve teslim edilen ürünlerdeki eksiklikleri gidermesi amacıyla e-mail yoluyla bildirimde bulunmuştur. Fakat davalı taraftan herhangi bir geri dönüş yapılmamıştır. Bu süreçte müvekkili defalarca sözlü bildirimlerde de bulunmuş ancak tüm bildirimlere rağmen davalıdan eksik ve ayıplı işe ilişkin geri dönüş alamaması üzerine bu kez ihtarname ile eksik ve ayıpları gidermesi aksi takdirde zararların tazmini için dava açılacağını bildirmiştir. Bu sebeple panolardaki eksikliklerin giderilmesi ve sözleşmedeki yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla müvekkili 12.02.2020 tarihinde noter aracılığıyla davalıya ihtarname göndermiştir. Fakat davalı bu eksiklikleri yine de gidermemiştir. Bunun üzerine süreye bağlı bir iş yapan müvekkili şirket tesislerdeki üretimin devam etmesini sağlamak amacıyla panolardaki teknik aksaklıkların onarımını kendi yaptırmış ve ekstra masraflara katlanmıştır. Bunlar dışında taraflar arasında imzalanan ana sözleşmede davalının müvekkili şirketin tesislerindeki yetkililere panoların kullanımına ilişkin tesis yetkililerine eğitim vereceği hususunda anlaşılmıştır. Fakat davalı bu taahhüdünü de yerine getirmemiştir. Panoların müvekkili şirketin tesislerinde kullanımı amacıyla eğitim verilmemesi sebebiyle müvekkili şirket ayrıca bir maliyete katlanmak zorunda kalmış ve zarara uğramıştır. Yukarıda sayılan tüm bu sebeplerden dolayı işbu davanın ikame edilmesi zaruri hale gelmiştir. Açıklamalar : Müvekkili şirket ve davalı arasında imzalanan sözleşmede 10 adet panonun müvekkil şirketin ----------- tesislerine teslimi, devreye alınması ve bu panoların kullanımı için tesislerdeki yetkili kişilere eğitim verilmesi hizmetleri için anlaşılmıştır. Teslimi gerçekleşen 10 adet panonun hepsinde teknik sıkıntılar yaşanmıştır. Davalı sorumluluğundaki bu eksiklik ve ayıplar hem sözlü hem yazılı olarak defalarca davalıya bildirilmiş ve giderilmesi istenmiştir. Ancak tüm bu bildirimlere rağmen davalı eksik ve ayıpları gidermeye yönelik herhangi bir girişimde bulunmamıştır. Bunun üzerine müvekkil noter aracılığı ile ihtarnameler göndermiş ve fakat yine de davalı tarafından eksik ve ayıpların giderişimde yönelik herhangi bir girişimde bulunulmamış, davalı panolarla alakalı eksiklikleri gidermemiş ve sözleşmesel yükümlülüklerini tamamlamamıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 117. Maddesi uyarınca somut olayda da davalıya sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmesi amacıyla ekte dava dosyasına sunulduğu üzere önce e-mail yoluyla sonra noter aracılığıyla ihtarname gönderilmiş ve süre verilmiştir. Fakat davalı verilen süre içinde eksiklikleri gidermeyerek ilgili kanun hükmü uyarınca temerrüt şartlarını gerçekleştirmiştir. Taraflar arasında imzalanan ana sözleşmede belirlenen cezai şart hükmü uyarınca davalı tarafından müvekkili şirkete cezai şart ödenmesi gerekmektedir. Bu cezai şart miktarının tespitini ve tazminini mahkemeden talep ederiz. Davalı tarafından teslim edilen 10 adet panodaki teknik arızalardan dolayı müvekkili ciddi anlamda bir üretim kaybı yaşamıştır. Yani davalı sözleşmesel yükümlülüklerini gereği gibi ifa etmeyerek müvekkili zarara uğratmıştır. Yukarıda da bahsettikleri üzere müvekkili EPDK kapsamında kamu yararına süreye bağlı bir iş yapmaktadır ve bu sürenin geçmesi halinde Devlet tarafından sağlanan teşviklerden yararlanamayacaktır. Müvekkilin teşvikten yararlanabilmesi için en geç 31 Ekim 2020 tarihine kadar tesisi tamamlayıp işletmeye alması gerekmektedir. Bu nedenle müvekkili, tüm bildirimlere rağmen eksik ve ayıpları gidermeyen ve bu şekilde tesisin işletmeye alınmasını engelleyen davalının sebep olduğu eksik ve ayıpları daha fazla zarara uğramamak amacıyla ek maliyetlere katlanmak suretiyle kendisi gidermiştir. Türk Ticaret Kanunu 23. Maddede yapılan atıf ile ticari satışlarda satılanda gizli ayıp çıkması durumunda Türk Borçlar Kanunu 227. Madde uygulanacaktır. Bu madde uyarınca alıcının seçimlik hakları bulunmaktadır. Somut olayda müvekkili şirket ihtar sürelerine uyarak onarım talep etmiştir. Fakat satıcı davalı onarım hakkının kullanımına imkan sağlamamıştır. Müvekkili şirketin panolardaki eksikliklerin giderimi amacıyla katlandığı ek maliyetlerin tespitini ve davalıdan tazminini mahkemeden talep ederiz. Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca somut olayda temerrüde düşen davalı sözleşmesel yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemiştir. Bundan dolayı özellikle ----------- tesisi başta olmak üzere müvekkili şirketin tesislerinde ciddi anlamda büyük meblağlara varan üretim kayıpları yaşanmıştır. Bu sebeplerden dolayı müvekkili şirketin uğradığı doğrudan ve dolaylı zararların tespitini ve davalıdan tazminini mahkemeden talep ederiz. Ana sözleşme uyarınca davalının müvekkili tesislerindeki yetkili kişilere dava konusu panoların kullanımıyla alakalı müvekkili şirketin tesislerindeki tesis işletme müdürlerine eğitim vermesi gerekmektedir. Bu eğitimin verilmesi davalının sözleşmedeki yükümlülükleri arasındadır. Fakat davalı şirket panoların kullanımıyla alakalı bu eğitimi vermeyerek sözleşmedeki diğer yükümlülüğünü de yerine getirmemiştir. Bu sebeple müvekkili şirketin tesislerinde ayrıca bir üretim kaybı yaşanmıştır. Müvekkili eğitimi dışarıdan tamamlamak ve yine ayrıca bir maliyete katlanmak zorunda kalmıştır. Kanun gereği borcunu tam olarak ifa etmeyen davalı müvekkilin bu sebeple uğradığı zararlardan sorumludur. Panolara ilişkin eğitimin verilmemesinden dolayı müvekkili şirketin uğradığı doğrudan ve dolaylı zararların tespitini ve tazminini mahkemeden talep ederiz. ---------sayılı kararında; “…Asıl dava ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan malın ayıplı olması nedeniyle zararın tahsili istemine ilişkindir. TBK 227. maddesine göre “Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1- Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, 2- Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, 3- Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, 4- İmkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır”. Şeklinde yorumda bulunmuştur…”-----------sayılı kararında; ‘’…Uyuşmazlık konusu mallar ticari satımdan kaynaklı olması nedeniyle dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK.'nın 23/1 maddesinin yollaması gereğince 6098 Sayılı TBK.'nun 231/1 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Bu maddeye göre ticari satımlarda ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayalı her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra çıkmış olsa bile satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.’’ şeklinde yorumda bulunmuştur…” Yukarıdaki açıklamalar ışığında davalı firmanın müvekkili şirketin tesislerine teslim ettiği 10 adet panoda bulunan teknik sıkıntılar sebebiyle malların ayıplı olduğu, bu sıkıntıların çözülmesi amacıyla davalıya defalarca bildirimde bulunduğu, tüm bildirimlere karşın davalının eksiklik ve ayıpları gidermediği anlaşılmaktadır. Ayrıca taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği davalının söz konusu panoların kullanımıyla ilgili tesis işletme müdürlerine eğitim verme yükümlülüğü bulunmaktadır. Davalı bu yükümlülüğünü de yerine getirmemiştir. Müvekkili şirket tesislerin faaliyete devam edebilmesi amacıyla panolardaki eksiklikleri kendi gidermiş, tesis yetkilisine davalı tarafından eğitim verilmediği için müvekkil dışarıdan eğitim almak zorunda kalmış ve yine ek maliyete katlanmıştır. Bunun dışında panolardaki eksiklikler sebebiyle tesislerde üretim kaybına bağlı olarak zarar edilmiştir. Sonuç olarak davalı firma müvekkili ile aralarında imzaladıkları sözleşme uyarınca belirtilen yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmemiştir ve bu sebepten dolayı müvekkili zarara uğramıştır. Açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirketin davalının kusuru, ayıplı hizmeti, eksik teslimi nedeniyle uğradığı doğrudan ve dolaylı tüm zararların tespitini ve tazminini mahkemeden talep ettiklerinden bahisle açıklanan ve re’sen dikkate alınacak sebeplerle huzurdaki haklı davalarının kabulü ile; Ayıplı olması sebebiyle onarımı talep edilen ve satıcı tarafından onarımı yapılmayan panolar sebebiyle müvekkili şirketin tesislerindeki üretim kaybının bilirkişi incelemesi ile tespitini ve üretim kaybı için fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 4.000.-TL nin davalıdan tazminini, müvekkilinin panolardaki onarımı kendisinin yapması sebebiyle katlandığı ek maliyetlerin tespitini ve fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 4.000.-TL nin davalıdan tazminini, davalının sözleşmesel yükümlülüğü olan eğitim hizmetini vermemesi sebebiyle müvekkilinin bu eğitimi dışarıdan almak zorunda kalması üzerine katlandığı ek maliyetin tespitini ve eğitim maliyetleri için fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 4.000.-TL nin davalıdan tazminini, davalının sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmemesi sonucu müvekkilinin uğradığı her türlü doğrudan ve dolaylı zararların tespitini ve davalıdan tazminini, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile tespit edilen zararların davalıdan tazmini ve bu kapsamda şimdilik 12.000,00 TL’nin davalıdan tazminine, yargılama ve vekalet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ----------- Şirketi vekili 19/11/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle belirtmek gerekir ki, her ne kadar mahkemece dava dilekçesinin HMK m.119/1 hükmüne göre bir eksiklik bulunmadığı belirtilerek kabulüne karar verilmiş ise de, huzurdaki dosyaya ait dava dilekçesi mezkûr yasa hükmünün (h) bendine aykırılık içermektedir. Şöyle ki; dava dilekçesinin başında ve son imza kısmında davacı vekili olarak isimleri yer alan vekiller, dava dilekçesinde elektronik imzası bulunan vekil ile bağdaşmamaktadır. Dava dilekçesinde davacı vekili olarak ---------- ile ----------- isimleri yer alması karşısında, dosyada mevcut dava dilekçesi ------------ tarafından elektronik olarak imzalanmış ve dava yine ---------- tarafından açılmıştır. Bu husus HMK'nın 119/1-h hükmüne aykırılık teşkil etmekte ve dava dilekçesinin reddine karar verilmesini gerektirmektedir. Bu sebeple dava dilekçesinin kabulü hakkında verilen karardan dönülerek, belirtilen sebepten ötürü dilekçenin reddine karar verilmesini talep ederiz. Müvekkili ile davacı firma arasında imzalanan sözleşme ile 10 adet panonun teslimi, devreye alınması ve yetkili kişilere eğitim verilmesi hususunda anlaşılmıştır. Davacı firmanın kendisinin de ifade ettiği üzere farklı şehirlerde faaliyetleri bulunmaktadır. Bu sebeple kendilerinin talebi üzerine 3 pano farklı zamanda teslim edilmiştir. Ancak kendileri dava açarken müvekkilinin taahhüdünü yerine getirmeyerek geç teslim ettiğini beyan etmişlerdir. Bu konuda imzalanan ek protokol davacının üç panonun sonraki bir tarihte teslim edilmesini istemesi üzerine imzalanmış olup eksik ve ayıplı ifa ile hiçbir alakası bulunmamaktadır. Müvekkili firma sözleşme gereği taahhüt ettiği panoları zamanında tam ve hatasız olarak teslim etmiş ve devreye alınmasını sağlamıştır. Karşı taraf panoların ayıplı olduğunu ve çalışmadığını iddia etmekte olup müvekkil tarafından tam ve sağ teslim edilmiş olan panolarda oluşan sorun müvekkilinden bağımsız olarak sonradan oluştuysa da bu müvekkilin sorumluluğunda bulunmamaktadır çünkü tekrarlamak gerekirse tam ve sağlam olarak teslim edilmiştir daha sonrasında kötü kullanımdan oluşan zararların müvekkili bağlamayacağı açıktır. Ayrıca ürünlerin imalatçı firma ----------tarafından garantisi bulunup garanti kapsamında ki sorunlar için imalatçı firmaya başvurulması gerektiği davacı tarafından bilinmekte olup davacı başvurmamıştır. Ürünlerde garanti kapsamında bir sorun oluştuğunu kabul etmemekle birlikte garanti kapsamında bir sorun bulunması dahilinde bile davacının bildiği halde imalatçı firmaya başvurmaması kötü niyet göstergesi olup, bu durumunda oluşan zararın müvekkile yüklenmesi düşünülemez. Müvekkili ile davacı firmanın yetkililerine eğitim verileceği konusunda anlaşılmış ve müvekkili yetkili kişilere gerekli eğitimi vermiş ve ayrıca verdiği eğitim için de sertifika vermiştir. Anılan bu sertifikalar mahkemeye sunulacak olup eğitimlerin verilmediği yönündeki iddiaların doğru olmadığı kanıtlanacaktır. Davacı tarafın EPDK teşvikinden yararlanamama ihtimalinin müvekkiline bağlanmasının hiçbir makul açıklaması bulunmamaktadır. Verilen eğitimlere rağmen davacı firma personelleri tarafından kötü kullanımlar sonucu oluşan sorunlar sebebiyle EPDK teşvikinden yararlanamamaları müvekkili davalının kabahati olmadığı gibi sözleşmesel bir yükümlülüğü de değildir. Müvekkili talep edilen tarihte tam ve hatasız olarak panoları teslim ederek üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmiştir. Sonrasında kullanımdan kaynaklı doğan sonuçlardan müvekkili şirketin sorumlu tutulması beklenemeyeceği gibi, somut olayda dava dışı garantör bir firma olması sebebiyle, kanunen mümkün de değildir. Kaldı ki karşı taraf mail aracılığıyla bildirim yaptıklarını ifade etmiş olsa da sözleşmede de görüleceği şekilde mail yoluyla bildirim yapılabileceğine dair bir kayıt konulmamış olup bu bildirimlerin bir geçerliliği yoktur. Noter aracılığıyla gönderilen ihbarname sonucunda ise hiçbir şey yapılmadığı iddia edilmiş olup zaten panoları tam ve hatasız olarak teslim eden müvekkilin sorumluluğunda bir durum olmadığı için ihtarnamelere cevap verme gereği duyulmamıştır. Tarafların talebini kabul edersek her panoları bozduklarında müvekkili tarafından tamir edileceği sonucu çıkar ki bu akıl ve mantıkla bağdaşır bir sonuç değildir. Hakkaniyet gereği kendi hataları sonucu verdikleri zararlara kendilerinin katlanması gerekir. Tarafların iddiaları aksine panolarda hiçbir ayıp bulunmamaktadır. Tüm bunların yanı sıra her ne kadar dava dilekçesinde iddia edilen eksiklik ve ayıpların başka firmalar nezdinde giderildiğinden bahsedilmiş ise de buna ilişkin evrak, fatura, makbuz ve sair herhangi bir belge dosyaya kazandırılmadığı gibi dava dilekçesinde yer alan deliller kısmında da belirtilmemiştir. Taraflarınca bu tip iddiaların kabulü mümkün olmadığı gibi anlatılan eksiklikler sebebiyle ispatlanması da mümkün görülmemektedir. Ayrıca müvekkili tarafından teslimi gerçekleşen ---------- Tesisi ------------ Otomasyon Sistemi için düzenlenen fatura, davacı yanca usule aykırı olarak reddedilmiş ve bunun üzerine taraflarınca fatura alacağına ilişkin ----------- İcra Dairesi'nin ------------ Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup bu dosyaya ilişkin işlemler de ayrıca yürütüldüğünden bahisle yukarıda kısaca arz ve izahına çalışılan sebepler ile başkanlıkça re'sen göz önüne alınacak hususlar neticesinde; Usul ve yasaya aykırı olarak ikame edilen davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin hasım uhdesine tahmiline karar ittihazını talep etmiştir.
----------- sayılı ilamıyla dosyalarının mahkememiz dosyasıyla birleştirildiği görülmüştür.
Birleşen dosyada davacı ------------ Şirketi vekili 16.12.2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ----------- İcra Dairesi ---------- Esas sayılı icra dosyası mevcuttur. Borçlu tarafın itirazı üzerine icra takibi durdurulmuştur. Bunun üzerine 09/07/2020 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurulmuş ve 07/09/2020 tarihinde arabuluculuk görüşmeleri anlaşamama ile son bulmuştur. Söz konusu icra dosyasında taraflar arasında ticari alım - satım ilişkisinden kaynaklanan bir borç bulunmaktadır. Müvekkili ile davalı firma arasında imzalanan sözleşme ile panoların teslimi, devreye alınması ve yetkili kişilere eğitim verilmesi hususunda anlaşılmıştır. Müvekkili sözleşme gereğince üzerine düşen tüm borcunu ifa etmiş, sözleşmeye konu panoları teslim ederek devreye alınmasını sağlamış ve aynı zamanda yetkili kişilere de gerekli eğitimi vermiştir. Ancak borçlu/davalı anlaşma sağlanan borcu müvekkiline ödemeye yanaşmamıştır. Bunun üzerine icra takibi başlatılmıştır. Borçlu tarafın haksız itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verilmiştir. Taraflar arasında yapılan sözleşmelerde de görüldüğü üzere borç muaccel hale gelmiştir. Davalı borçlu yapılan malzeme ve imalatların tamamı teslim edilmesine rağmen icraya konu malzemelerin bedelini ödememiştir. Ödememek için de bir takım bahaneler ortaya atmıştır. Tüm bunların yapıldığı ve malzemelerin teslim edildiği konusunda tarafımızdan ------------ D.İş sayılı dosyası ile tespit yaptırılmış ve müvekkilinin taahhüdünü yerine getirildiği burada da tespit edilmiştir. Ancak davalı borçlunun ----------- İcra Dairesi ------------- Esas sayılı dosyasına haksız olarak yaptığı asıl alacak ile tüm ferilere ilişkin itirazlarının iptali ile icra takibin devamına karar verilmesi talebi ve borçlunun kötü niyeti sabit olduğundan alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi için işbu davanın açılması zarureti hasıl olduğundan bahisle yukarıda kısaca arz ve izahına çalıştıkları nedenler ile mahkemece re'sen gözetilecek sair hususlar neticesinde fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; borçlunun yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun kötü niyeti sabit olduğundan takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, dava harç ve masrafları ile vekâlet ücretinin hasım uhdesine tahmiline karar ittihazını bilvekale talep ve dava etmiştir. Birleşen dosyada davalı ------------- Şirketi vekili 06.04.2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; A.Müvekkil Şirkete Yapılan Tebligat Usulsüzdür. Davacı, ---------- İcra Dairesi ---------- E. sayılı icra dosyası ile müvekkili şirket aleyhine kötü niyetli ve haksız olarak icra takibi başlatmıştır. Taraflarınca, haksız yere başlatılan icra takibine süresinde itiraz edilmiş ve takip durmuştur. Ancak davacı şirket, işbu dava dosyası ile haklarında haksız ve yalan ithamlarda bulunmaya devam etmiş ve dava dilekçesi müvekkili şirkette çalışan ancak şirketi temsil ve ilzama yetkili olmayan kişi tarafından 13.01.2021 tarihinde tebliğ edildiği tesadüfen öğrenilmiştir. Mahkemenin de malumu olduğu üzere, Tebligat Kanunu madde 12, 13, 17 gereği işyerine yapılan tebligatın geçerli sayılabilmesi için mutlaka yetkili kişiye yapılması gerekir. Tebligatı almaya yetkili kişinin işyerinde bulunmaması halinde kendinden sonra gelen kişiye veya evrak müdürüne, en son memur veya işçilerden birine yapılması lazımdır. Bu sıralamaya uyulmadan ve tebligatın yetkili kişiye yapılması hususunda gerekli araştırma olmaksızın yapılan tebligat usulsüzdür. -------------- sayılı kararı aşağıdaki gibidir: “Davacı, itirazın kaldırılması ve tahliye talebinde bulunmuştur. Hukuki dinlenilme hakkı uyarınca; davanın tarafları, kendi haklarıyla bağlantılı olarak hukuki dinlenme hakkına sahiptir. Çekişmeli yargıda hakim, kanuni istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usule uygun şekilde duruşmaya davet etmeden hüküm veremez. Tüzel kişilere tebligat usulü, 7201 SK’da ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Yasal düzenleme uyarınca, tebligatın tüzel kişinin yetkili temsilcisine yapılması gerekir. Yetkili temsilcinin hazır bulunmadığı veya evrakı alamayacak durumda olduğunun saptanması halinde daimi çalışana tebligat yapılır. Somut olayda, şirket yetkilisinin bulunup bulunmadığına dair beyan alınmamıştır. Davalıya bu şekilde yapılan dava dilekçesi tebliği usulsüzdür.” Ayrıca ilgili icra dosyasından da görüleceği üzere taraflarınca icra dosyasına vekaletname sunulmuş olmasına ve haksız icra takibine vekil tarafından itiraz edilmesine rağmen tebligat vekile değil, asile (usulsüz olarak) yapılmıştır. Bu kapsamda dava dilekçesi vekil olarak taraflarına yapılması esastır. İcra dosyasında vekaletnameleri mevcuttur. ----------- sayılı kararı ile bu şekilde yapılan tebligatların da ayrıca usulsüz olduğuna hükmetmiştir: "Somut olayda; davalı vekili aracılığıyla ... ------------ İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas ve yenileme ile ----------- esas sayılı dosyasında gönderilen Ödeme emrine karşı süresi içerisinde borca itiraz ettiğinden ve vekile ait vekaletname takip dosyası içinde bulunduğundan, itirazın iptali davasında, ekinde dava dilekçesi bulunan ve üzerinde duruşma gününün yazılı olduğu tebligatın vekile yapılması gerekirken asile yapılması doğru değildir. Davalı şirkete (asile) yapılan tebligat, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereğince usulsüz olup söz konusu tebligata dayanılarak taraf teşkili sağlandığından söz edilemez." Özetle, yapılan tebligat usulsüz sayılacağından işbu cevap dilekçesinin mahkemece yasal süresi içerisinde sunulduğuna karar verilmesini istirham ederiz. B.Esasa İlişkin Açıklamalarımız Davacı şirket tarafından başlatılan icra takibi tarafımızca iade edilen bir faturaya dayanmaktadır. Söz konusu faturaya müvekkil şirket tarafından itiraz edilmiştir. Şöyle ki, davacı şirket müvekkili aleyhine taraflarınca iade edilen faturaya dayanarak icra takibinde bulunmuştur. Aşağıda açıklanacağı üzere, davacı şirket taraflar arasında 07.05.2018 tarihinde akdedilen eser sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklere aykırı davranmasına rağmen sanki tam ifa yapılmış gibi 30.01.2020 tarihinde 723.166,69-TL bedelli ------------ seri no’lu faturayı müvekkilimize tebliğ etmiştir. İşbu dilekçe ekindeki ----------- Noterliği'nin 26.02.2020 tarihli ----------- yevmiye numaralı ihtarname ile de görüleceği üzere, Muhatap’ın yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle söz konusu fatura Muhatap’a iade edilmiştir. Dolayısıyla eksik ifaya rağmen davacı şirket tarafından kesilen fatura kesinleşmemiş ve taraflarının sorumlu olduğu bir borç doğmamıştır. Davacı şirkete iade edilen ve kesinleşmeyen faturanın borç doğurmadığı ortada olduğuna göre, icra takibine konu yapılamayacağı da açıktır. Davacı yanın borç teşkil etmeyen faturayı dayanak alarak müvekkil aleyhine başlattığı haksız ve kötü niyetli icra takibine tarafımızca süresinde itiraz edilmiştir. Davacı şirket taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerine uymamıştır. Müvekkili şirketi çok ciddi zararlara uğratmıştır. Müvekkili şirket teknoloji geliştiren, enerji verimliliği çözümleri üreten bir proje taahhüt, danışmanlık ve enerji firması olması sebebiyle ----------- farklı illerinde enerji ve organik gübre üretimi yapmakta ve kısa süre içerisinde tamamlanması gereken, büyük sermaye gerektiren projelere imza atmaktadır. Söz konusu projelerin, devlet teşviğinden yararlanmak için kısa sürede gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Müvekkili ile davacı arasında akdedilen eser sözleşmesi ile davacı firma 10 adet elektrik panosunun müvekkile teslimi, bunların devreye sokulması ve yetkili personele eğitim verilmesi hususlarında yükümlülük altına girmiştir. Ancak ilk etapta panoların tamamı teslim edilmediği gibi teslim olunan panoların devreye sokulmasında sorunlar yaşanmış ve yetkili personele eğitim verilmemiştir. Şöyle ki, davacı 10 adet panonun tesliminde temerrüde düşerek ilk etapta yalnızca 7 tanesini teslim etmiş, teslim edilen panoların devreye sokulmasında sorunlar yaşanmıştır. Hatta davacının eksik ve ayıplı ifası nedeniyle davacı tarafından teslim edilmeyen 3 adet panonun alt yüklenici firma ------------ tarafından yerine getirileceği 12.03.2019 tarihli ek protokol ile hüküm altına alınmıştır. Bu husus davacının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediğinin kanıtıdır. Zira, müvekkil alt yüklenici ile ek protokol imzalayarak söz konusu işi başka bir şirkete devretmiştir. Bu durum bile davacının yükümlülüğünü yerine getirmesini sağlamamıştır. Kaldı ki, söz konusu ek protokol tek başına bile davacının sözleşme yükümlülüklerini eksik ve hatalı ifa ettiğinin ikrarıdır. Zira, davacının da eksik malların teslimini konu alan ek protokolün tarafı olması sebebiyle söz konusu panoları gereği gibi teslim ettiğine yönelik bir iddiada bulunması mümkün değildir. Davacı, sonradan teslim ettiği 10 adet panoda yaşanan ve hem müvekkili maddi zarara sokan hem de müvekkile büyük üretim kayıpları yaşatan teknik aksaklıklar nedeniyle de sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerine ayrıca aykırı davranmıştır. Hatta bu teknik aksaklıkların giderilmesi için müvekkil onarımları kendisi yaptırmış ve ekstra maliyetlere katlanmıştır. İşbu dosyaya sunulan dava dilekçesinde sözleşme konularından birinin davacı tarafından yetkili kişilere eğitim verilmek olduğu açıkça belirtilmiştir. Ancak davacı bu yükümlülüğüne de uymadığı gibi müvekkilin eğitim hizmetini dışarıdan tamamlamasına sebep olarak müvekkili yine zarara sokmuştur. 09.01.2020 tarihli e-mailde bizzat ----------- proje yöneticisi ------------ tarafından taraflar arasında akdedilen sözleşmenin eğitim içermediği iddia edilmiştir. Oysa ki sözleşme içeriğinden davacının yükümlülüklerinden birinin yetkili personele eğitim vermek olduğu görülmektedir. Davacı yanın düşmüş olduğu çelişki bariz olup, gerek dosyaya sunulu e-mail ile gerekse dava dilekçesi ile yazılı hale getirilmiştir. Davacının sözleşme kapsamıyla ilgili düşmüş olduğu bu çelişki davacının sözleşme içeriğini ve yükümlülüklerini işine geldiği gibi yorumladığını ve açıkça Sayın Mahkemenizi yanıltma kastı taşıdığını ortaya koymaktadır. Tarafımızca Sözleşmesel Yükümlülüklerini Yerine Getirmesi Amacıyla Davacıya İhtarda Bulunulmuştur. Müvekkili ilk olarak davacı şirkete sözleşmedeki yükümlülüklerinin tamamını yerine getirmesi amacıyla e-mail yoluyla bildirimde bulunmuştur. Ancak davacı tarafın yine sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmekten imtina etmesi sebebiyle tarafımızca bu kez birden fazla ihtarname gönderilmiştir. Türk Borçlar Kanunu’nun 117. Maddesi gereği, davacıya sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmesini sağlamak için ekte dava dosyasına sunulduğu üzere önce e-mail yoluyla, ardından ihtarname ile bildirimde bulunulmuş ve süre verilmiştir. Fakat davacı ilgili süre içerisinde yükümlülüklerini yerine getirmeyerek temerrüd şartlarının oluşmasına sebep olmuştur. TTK'nın 23. Maddesinde yapılan atıf ile ticari satışlarda gizli ayıp çıkması durumunda TBK'nın 227. Maddesi uygulanacaktır. Buna göre, müvekkil davacıya ihtarda bulunarak seçimlik haklarından onarım talep etmiştir. Ancak davacı bu hakkın kullanımına imkan sağlamadığı gibi müvekkilin panolardaki eksikliği gidermek amacıyla daha fazla maliyete katlanmasına sebep olmuştur. Davacı tarafın ifa yükümlülüğüne aykırı davranmasıyla maddi hak kaybına uğrayan müvekkilin mağduriyeti bu aykırılıkları ortadan kaldırmak için çabalayarak daha da artmıştır. Çünkü müvekkile ilk etapta teslim edilmeyen panolar müvekkilin üretimini azaltmış, oluşan teknik arızaları gidermek için müvekkil zarara girmiş ve davacıdan alamadığı eğitim hizmetini dışarıdan almak zorunda kaldığından yine davacı yan yüzünden masraf yapmıştır. ------------- tarihli kararı: "..TBK 227. Maddesine göre "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1- Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme; 2- Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, 3- Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, 4- İmkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme." Davacı Şirket Müvekkil İle Eser Sözleşmesi İmzalayarak Sözleşmesel Yükümlülüklerini Yerine Getirmek Hususunda Ehil Olduğunu Kabul Etmiş Ve Müvekkile Bu Doğrultuda Taahhütlerde Bulunmuştur. Ancak Davacının İfası Eksik Ve Hatalıdır. Davacı, sözleşmeyi imzalamakla sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmede ehil olduğunu kabul etmiştir. Ne var ki, davacı bugüne kadar sebep olduğu eksik ve ayıplı ifa sebebiyle faaliyet alanı gereği kısıtlı sürede iş yapması gereken müvekkili zarara sokmaktan başka bir şey yapmamıştır. Şöyle ki, Tbk madde 471’e göre; “Yüklenici, üstlendiği edimleri İş Sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır.” Ancak davacı ifada temerrüde düşerek, faaliyet alanı gereği kısıtlı sürede iş tamamlaması gereken müvekkilin menfaatlerine aykırı davranmış, ifa borcunu süresinde ve özenle tamamlamamıştır. Sözleşme kurulduğu esnada müvekkil şirkete sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini eksiksiz, ayıpsız ve zamanında tamamlayacağı konusunda ehil olduğuna ilişkin taahhütte bulunmuş ancak yukarıda ayrıntısıyla açıklandığı üzere işbu taahhüdüne uymamış ve müvekkili açıkça kandırarak müvekkilin ağır maddi zararlara katlanmasına sebep olmuştur. Sonuç olarak, gerek davacının sözleşmesel yükümlülüklerine aykırı davranması sebebiyle asıl alacaklının müvekkil olması, gerekse icra takibine konu faturanın tarafımızca davacıya iade edilmesi sebebiyle müvekkil aleyhine başlatılan icra takibi haksız ve kötü niyetlidir. Davacının eksik ve ayıplı ifası nedeniyle müvekkilimiz borçlu değil alacaklıdır. Zira, 24.09.2020 tarihinde ---------- E. sayılı dosya ile söz konusu alacaklarımızı davacı şirketten tahsil etmek amacıyla davacı aleyhine alacak davası açmış bulunmaktayız. Bu kapsamda davacının ayıplı ve hatalı ifası söz konusu dosya kapsamında kanıtlanacak ve asıl borçlunun davacı olduğu tespit edilecektir. Bu kapsamda huzurdaki davanın reddini; mahkeme aksi kanaatte ise----------- Esas sayılı dosyasındaki kararının beklenilmesine karar verilmesini talep ettiklerinden bahisle açıklanan ve re’sen dikkate alınacak sebeplerle; davacının itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddine, aksi halde ------------ Esas sayılı dosyasının sonucun beklenmesine; davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İcra Dosyası:---------- İcra Dairesi'nin ------------ Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklısının ------------ Şirketi, borçlusunun ----------- Şirketi olduğu, 110.625,00 EUR Fiili Ödeme Tarihli asıl alacak ve 750,13 EUR Fiili Ödeme Tarihli İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 111.375,13 EUR Fiili Ödeme Tarihli Toplam Alacak üzerinden İlamsız Takiplerde Ödeme Emri düzenlendiği, takip dayanağının -------- TESİSİ -------- OTOMASYON SİSTEMİ hizmeti karşılığı düzenlenen fatura alacağı olarak gösterilmediği, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Tanık ----------, "---------- firmasında 2018 yılının 6 veya 7.ayında elektrik mühendisi olarak işe başladım, 2019 yılının 11.ayında firmadan ayrıldım, bu tarihler arasında --------- ---------- firmasından aldığı plc panolarının devreye alımında ve kurulumunda bilfiil görev aldım, davalı firma davacı firmaya eğitimleri tümüyle verdi, gerek ----------, gerek --------, --------, ---------, ----------, --------- bulunan şantiyelerde malzemeler teslim alındı, devreye alındı, eğitim de verildi, ürünler teslim alınmasa, eğitimler verilmese bakanlık kabulleri gerçekleşmezdi, dedi. Davacı vekili, tanığa "1-Tüm tesislerde bizzat kendiniz mi bulundunuz, tüm tesislerde eğitim verildiğini nereden biliyorsunuz? 2-Duyumumu soruyorum, renesko şirketiyle devam eden davanız var mıdır?" sorularını sordu. TANIK: 1.soruya, "bizzat tüm şantiyelerde panoları ben devreye aldım, eğitimlerde de ben bulundum, 2. Soruya"davacı firmayla maaşlarımızı alamadığımızdan dolayı iş mahkemesinde davam devam etmektedir," tanıklığımla ilgili ücret talebim yoktur," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ----------, "Davacının davalıdan satın aldığı ve kurduğu elektrik panolarının kurulumunda danışman olarak görev aldım, kurulumda ve danışmanlık hizmetinin verilmesinde bizzat ben de vardım, hatırladığım kadarıyla ----------- 2 tane şantiye vardı,----------vardı,---------- vardı, ------------ vardı, ----------- vardı, birde ----------- vardı, bunların hepsinde eğitim verildi, dedi. Davacı vekili, tanığa "1-Bu tesislerde eğitim kime verildi?, 2-Tesislerde ------------- firmasıyla çalıştınız mı, bu firmayı biliyor musunuz?" sorularını sordu. TANIK: 1.soruya, "tüm tesislerde makinaların başlarında ------------ firmasının çalışanları olduğunu sandığım kişilere makinaların nasıl çalıştırılacağı, nasıl kullanılacağı hususunda ----------- firmasında -------- ve yanındaki şantiyesine göre değişen şekilde kişiler eğitim verdiler, bizzat şahidim," 2. Soruya "----------- firmasını bilmiyorum, sadece --------- firmasını biliyorum," tanıklığımla ilgili ücret talebim yoktur," şeklinde beyanda bulunmuştur.Dosyanın biri mali müşavir, biri -------------- tesisi konusunda uzman elektrik elektronik mühendisi bilirkişi, biri icra faiz hesabı yapabilecek eser sözleşmesi konusunda uzman nitelikli hesaplamalar uzmanından oluşan üç kişilik bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir. Bilirkişiler S.M. Mali Müşavir ---------, Elektrik Mühendisi --------- ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı ----------- tarafından sunulan 24/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "6-SONUÇ: Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, tarafların defter ve belgelerinin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişi heyetine verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde; 1-Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı-birleşen davalı ------------ şirketinin 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, 2020 yılına ilişkin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, ticari defterlerin TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı-birleşen davacı ------------ şirketinin 2018-2019 ve 2020 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, 2-Asıl Dava Yönünden davacının eksik ve ayıplı ifa nedeniyle talep edebileceği toplam alacağının 23.491,05 TL+15.000,00 TL=38.491,05 TL hesap edildiği (talep: 12.000 TL) 3-Birleşen Dava Yönünden birleşen dosya davacısının ek protokole konu teslim edilen 3 adet pano nedeniyle talep edebileceği asıl alacak bedelinin 31.250 Euro x 3 adet +KDV (% 18) = 110.625,00 Euro hesap edildiği (talep:110.625,00 Euro), Takibe dayanak 110.625,00 Euroluk faturaya, takip öncesi faiz talebinde bulunulabilmesi için TBK.md.117/1 uyarınca birleşen dosya davalısının ihtarla temerrüde düşürülmesi gerekmekte olup, dosya kapsamını öncesi temerrüt ihtarının bulunmaması nedeniyle asıl alacağa takip tarihinden (18.02.2020) itibaren faiz işletileceği (talep:750,13 Euro) Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. Panoların bulunduğu --------,----------, ----------, ----------, ---------- ve -------- Asliye Ticaret veya Asliye Hukuk mahkemelerine talimat yazılarak taraflar arasındaki 20.04.2018 tarihli sözleşme ve 12.03.2019 tarihli ek protokol kapsamında davalı tarafça panonun teslimi, devreye alınması ve yetkili kişilere eğitim verilmesinin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, panonun ne zaman teslim edildiği, çalışıp çalışmadığı ve tadilat görüp görmediği, tadilat görmüş ise ne zaman ve hangi işlemin yapıldığı hususlarında mahallinde keşif yapılmasının istenilmesine, refakata Elektrik, Makine ve Jeoloji mühendisi alınmasına karar verilmiştir. Tüm yazılan talimat cevapları geldiğinden dosyanın daha önce mahkememizce rapor alınmak üzere verilen bilirkişiler olan ----------, ---------- ve ----------- tevdi ile önceki rapora itirazlar, talimat sonucu alınan raporlara itirazlar ve tarafların tüm itiraz ve beyanları göz önünde bulundurularak ek rapor hazırlamalarının istenmesine karar verilmiştir. Bilirkişiler S.M. Mali Müşavir ---------, Elektrik Mühendisi ---------- ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı ---------- tarafından sunulan 03/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "6-SONUÇ: Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, tarafların defter ve belgelerinin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişi heyetine verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde; 1- Yapılan keşifler ile kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerin aksini ortaya koyacak herhangi bir durum tespit edilmediği, 2- Tarafların itiraz ve beyanlarında kök raporda tespit edilen hususlarda bilirkişi heyet kanaatlerinin dışında yeni bir durum ortaya konmadığı, somut ilave bilgi belge ile başkaca bir husus ortaya konmadığı, 3- Kök rapordaki kanaatlerin aynen korunduğu, bu kapsamda; 3.1 Asıl Dava Yönünden davacının eksik ve ayıplı ifa nedeniyle toplam alacağının 23.491,05 TL+15.000,00 TL=38.491,05 TL hesap edildiği (talep: 12.000 TL) 3.2 Birleşen Dava Yönünden birleşen dosya davacısının ek protokole konu teslim edilen 3 adet pano nedeniyle asıl alacak bedelinin 31.250 Euro x 3 adet+KDV(% 18)=110.625,00 Euro hesap edildiği (talep:110.625.00 Euro) Takibe dayanak 110.625,00 Euroluk faturaya, takip öncesi faiz talebinde bulunulabilmesi için TBK.md.117/1 uyarınca birleşen dosya davalısının ihtarla temerrüde düşürülmesi gerekmek olup, dosya kapsamında birleşen dosya davacısının takip öncesi temerrüt ihtarının bulunmaması nedeniyle asıl alacağa takip tarihinden(18.02.2020)itibaren faiz işletileceği(talep:750,13 Euro) Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. Dosya kapsamı bilirkişi raporunun içeriği, tarafların talepleri ve itirazları göz önünde bulundurulduğunda yeni bir heyetten rapor alınmasına, önceki bilirkişilerden farklı mali müşavir, elektrik mühendisi ve nitelikli hesaplamalar uzmanı atanmasına, bilirkişilerin her birine 7.500,00 TL ücret takdirine, toplam 22.500,00 TL nin davacı ----------- şirketi tarafından karşılanmasına karar verilmiş ancak davacı vekilinin bilirkişilik ücretini yatırmadığı gibi vekillikten çekilme dilekçesi verdiği görülmüştür.
Davacı şirkete vekillikten çekilme dilekçesinin tebliğ edildiği, yapılan çağrıda hazır olmadığı ve kendisini vekille temsil ettirmediği görülmüş, davalı tarafça da dosya takip edilmediğinden 05/02/2025 tarihi itibariyle asıl dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :Asıl dava, taraflar arasındaki 20.04.2018 tarihli sözleşme ve 12.03.2019 tarihli ek protokol kapsamında davalı tarafça edimlerin yerine getirilmediğinden bahisle tazminat istemine ilişkindir. Birleşen dava, taraflar arasındaki 20.04.2018 tarihli sözleşme ve 12.03.2019 tarihli ek protokol kapsamında davacı tarafça ödenmeyen hizmet karşılığının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya üzerinden ve panoların bulunduğu mahallerde yerinde tespit ve inceleme yaptırılmıştır.
Asıl dava yönünden; davacı taraf, 05/02/2025 tarihli duruşmaya mazeretsiz olarak katılmaması, mazeret bildirmemesi ve kendini vekille temsil ettirmemesi nedeniyle HMK'nin 150. Maddesi uyarınca dosya yenileninceye kadar işlemden kaldırılmıştır. İşlemden kaldırılan dosya, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmediğinden HMK'nın 150/5. Maddesi uyarınca davanın 05/05/2025 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve aşağıda şekilde hüküm kurulmuştur.Birleşen dava yönünden; yaptırılan bilirkişi incelemelerine göre davacı tarafın taraflar arasındaki 20.04.2018 tarihli sözleşme ve 12.03.2019 tarihli ek protokol kapsamında edimlerini yerine getirdiği, ek protokole konu teslim edilen 3 adet pano nedeniyle toplam 110.625,00 Euro'yu ödemediği, her ne kadar davacı ödeme yapılmaması nedeniyle icra takibinde işlemiş faiz talep etmiş ise de, davalı taraf takip öncesinde temerrüte düşürülmediğinden işlemiş faiz talep edemeyeceği anlaşıldığından birleşen davanın asıl alacak yönünden kabulü ile icra takibine itirazın kısmen iptaline, alacak likit ve bilinebilir olduğundan davalı taraf aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davacının sözleşmeye dayalı alacak iddiasıyla icra takibi başlatması sebebiyle kötü niyetli sayılamayacağı anlaşıldığından davasının reddedilen kısmı yönünden davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150 (5) maddesi uyarınca işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davanın sürenin dolduğu 05/05/2025 tarihi itibarıyla AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Birleşen davanın KISMEN KABULÜ ile,
a)--------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı dosyasında davalı/borçlu ----------- Şirketi'nin yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile takibin 110.625,00 EUR Asıl Alacak üzerinden AYNEN DEVAMINA,
b)Asıl alacak 1.053.393,37 TL'nin %20'si olan 210.678,68 TL icra inkar tazminatının davalı/borçlu ------------ Şirketi'nden alınarak davacı/alacaklı ----------- Şirketi'ne verilmesine,
c)Davalı ------------- Şirketi'nin kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
d)Davacı tarafın fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
Asıl Dava İçin Yargılama Giderleri
3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin yatırılan 204,93 TL harçtan mahsubuyla bakiye 410,47 TL'nin davacı --------- Şirketi'nden alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan masrafın üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ------------ Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 12.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
6-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddesi ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------------ bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı ------------ Şirketi'nden tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Birleşen Dava İçin Yargılama Giderleri
8-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 71.957,30 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 14.448,91 TL harç ile icra dosyasına yatırılan 3.662,40 TL harç olmak üzere toplam 18.111,31 TL harçtan mahsubuyla bakiye 57.508,39 TL harcın davalı ------------ Şirketi'nden alınarak Hazineye gelir kaydına,
9-Davacı tarafından yapılan 14.448,91 TL peşin harç masrafının davalı------------ Şirketi'nden alınarak davacı tarafa verilmesine,
10-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı ve 9.641,50 TL posta ile bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.695,90 TL masrafın kabul ret oranına göre 9.630,60 TL'sinin davalı ------------- Şirketi'nden alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
11-Davacı ----------- Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 159.475,07 TL vekalet ücretinin davalı ----------- Şirketi'nden alınarak davacı tarafa verilmesine,
12-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddesi ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------------ bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 1.311,11 TL'sinin davacı ----------- Şirketi'nden, 8,89 TL'sinin davacı ------------- Şirketi'nden tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
13-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, asıl dava davalı/birleşen dava davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ------------ Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/05/2025