T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/189 Esas
KARAR NO : 2025/358
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 12/03/2024
KARAR TARİHİ : 30/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili 12.03.2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; ----------- en hızlı yayılan ------------ şirketi unvanına sahip müvekkili şirket ----------, şu anda ----------, -----------, ----------, ---------, ----------, ----------, ----------, ----------- ve -------------- 100.000 m2'yi aşan depolama alanı ve 1.200 çok uluslu çalışanı ile bizzat hizmet vermektedir. Bugün --------, lojistik sektörüne yetiştirdiği insan kaynağı ve yeni iş modelleri geliştirmekte üstlendiği öncü rolle, adına yakışır başarılara imza atmaktadır. Portföyüne aldığı dünyanın önde gelen çok uluslu şirketleri ve bu müşterileri için ürettiği hizmetler sayesinde, marka bilinirlik hedeflerine ulaşmak yönünde emin adımlar atmaktadır. Müşterileri tarafından kendisine emanet edilen ürünleri en hızlı ve en güvenli şekilde teslimat adresine götürmektedir. Takdir edersiniz ki müvekkil şirketin en büyük sermayesi güvendir olup çalışanlarına da aynı şekilde yaklaşmaktadır. Müvekkil Şirket bünyesinde 3.000 civarı dorse ve 1.000 civarı çekici mevcut olup 10’dan fazla lokasyonda müşterilene hizmet vermektedir. Müvekkili şirket ile davalı arasında süregelen ticari ilişki uyarınca davalı tarafından müvekkil şirkete taşıma işi verilmiş olup muhtelif tarihlerde muhtelif gönderici ve alıcıları haiz taşıma işleri müvekkil tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda müvekkil ve davalı tarafından e-posta vasıtasıyla yazışılmış ve Müvekkil şirket tarafından davalı tarafça talimat edilen taşıma hizmetleri eksiksiz olarak yerine getirilmiştir. Ancak davalı borçlu tarafından aşağıda detaylıca izah edileceği üzere tanzim edilen faturalar ödenmemiştir. Bu sebeple ---------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı icra takibi başlatılmıştır. İcra takibine itiraz neticesinde dava şartı arabuluculuk aşamasında da anlaşma sağlanamamış olup işbu itirazın iptali davasını açma zorunluluğu hasıl olmuştur. Davalı taraf işbu dava konusu borçtan sorumludur. Şöyle ki; Müvekkili şirket tarafından işbu dava dilekçesi ekinde yer alan yazışmalardan da görüleceği üzere davalı tarafından işbu dilekçe ekinde yer alan e-posta yazışmalarından görüleceği üzere muhtelif tarihlerde muhtelif gönderici ve alıcıların yer aldığı taşımaların gerçekleştirilmesi için müvekkil şirketten talepte bulunulmuştur. Müvekkil şirket tarafından önce işbu davaya konu fatura içerikleri için dilekçemiz ekinde sunulan e-posta yazışmalarında onaylar alınarak faturalar tanzim edilmiş ve yine işbu dilekçe ekinde sunmuş olduğumuz taşıma belgelerinden anlaşılacağı üzere taşımalar gerçekleştirilmiş veya bekleme, gümrük cezası, elleçleme gerçekleşen durumda yine davalıdan onay alınarak bu ücretler de navlun ücretlerinin yanı sıra fatura edilmiştir. Davaya konu icra takibininin dayanağını oluşturan faturaların detayları aşağıdaki gibidir: 25.07.2023 tarih ----------- numaralı 515 Euro bedelli e-fatura, 13.07.2023 tarih -------------numaralı 825 Euro bedelli e-fatura, 06.07.2023 tarih------------ numaralı 3.400 Euro bedelli e-fatura, 13.07.2023 tarih ------------- numaralı 3.200 Euro bedelli e-fatura, 06.07.2023 tarih -------------- numaralı 3.450 Euro bedelli e-fatura, 06.07.2023 tarih ------------- numaralı 3.450 Euro bedelli e-fatura, 14.07.2023 tarih ------------- numaralı 3.450 Euro bedelli e-fatura, 26.07.2023 tarih ------------- numaralı 100 Euro bedelli e-fatura, 28.07.2023 tarih ------------- numaralı 3.800 Euro bedelli e-fatura, 30.05.2023 tarih ------------ numaralı 3.250 Euro bedelli e-fatura, 30.05.2023 tarih --------------- numaralı 3.250 Euro bedelli e-fatura, 30.05.2023 tarih ----------- numaralı 3.250 Euro bedelli e-fatura, 06.06.2023 tarih ------------ numaralı 3.250 Euro bedelli e-fatura, 26.06.2023 tarih -------------- numaralı 3.250 Euro bedelli e-fatura, 11.07.2023 tarih --------- numaralı 3.350 Euro bedelli e-fatura, 24.07.2023 tarih -------------- numaralı 3.800 Euro bedelli e-fatura, 24.07.2023 tarih -------------- numaralı 3.800 Euro bedelli e-fatura, 14.07.2023 tarih ---------- numaralı 4.300 Euro bedelli e-fatura, 14.07.2023 tarih ------------- numaralı 3.800 Euro bedelli e-fatura, 21.07.2023 tarih ------------- numaralı 200 Euro bedelli e-fatura, 14.07.2023 tarih ----------- numaralı 7.560 TL bedelli e-fatura, 07.07.2023 tarih -------------- numaralı 2.700 Euro bedelli e-fatura, 07.07.2023 tarih ------------ numaralı 2.700 Euro bedelli e-fatura, 13.06.2023 tarih ------------- numaralı 1.456 Euro bedelli e-fatura, 26.06.2023 tarih ------------- numaralı 1.118 TL bedelli e-fatura, 06.07.2023 tarih ------------- numaralı 177 Euro bedelli e-fatura, 26.06.2023 tarih -----------numaralı 3.650 Euro bedelli e-fatura, 26.06.2023 tarih -------------- numaralı 4.600 Euro bedelli e-fatura, 26.06.2023 tarih ------------ numaralı 3.650 Euro bedelli e-fatura, 26.06.2023 tarih ------------ numaralı 2.725 Euro bedelli e-fatura, 26.06.2023 tarih ------------- numaralı 3.650 Euro bedelli e-fatura ve 21.06.2023 tarih ----------- numaralı 770 Euro bedelli e-fatura. Ancak davalı tarafça onaylanmasına ve tam ve eksiksiz taşıma ile teslime rağmen davalı taraftan söz konusu faturalara itiraz edilmediği gibi işbu fatura bedelleri haksız olarak davalı tarafından ödenmemiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle; davalı borçlunun itirazı haksız, mesnetsiz ve kötüniyetlidir. Delillerimizde belirttiğimiz ve ibraz edeceğimiz ticari ilişki ve alacağa ilişkin belgeler, fatura, yazışmalar, taşıma belgeleri, ticari defter ve kayıtlarımızla da alacağımızın varlığı sabit olacaktır. Açıklanan nedenlerle---------- İcra Müdürlüğünün ----------- E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icranın devamına karar verilmesi ile birlikte huzurdaki davada da fatura alacağı likit ve davalı borçlu şirketin icra takibine vaki itirazı açıkça haksız ve kötü niyetli olduğundan değerin % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini arz etmekteyiz. İşbu açıklamalarımız doğrultusunda huzurdaki davamızın kabulü ve davalının haksız itirazı sonucu durmuş olan icra takibinin devamına karar verilmesini talep ettiklerinden bahisle davanın kabulü ile, davalı borçlunun-----------. İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu borca itirazının iptali ile icra takibinin devamına, itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu sabit olduğundan, değerin % 20’sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 20.03.2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan haksız icra takibine itirazları neticesinde itirazın iptali istemli dava açılmışsa da işbu dava haksız ve hukuka aykırı olup davanın reddi gerekmektedir. Şöyle ki; I-Usule İlişkin İtirazlarımız Esasa ilişkin inceleme yapılmaksızın öncelikle davacı tarafından ikame edilmiş olan işbu dava usul hukuku hükümlerine aykırı olarak usulden reddi gerekmektedir. A-Takibin Kabulü Şartlarına Uyulmamıştır. 1- Davacı tarafından başlatılan ---------İcra Müdürlüğünün ------------- E. sayılı icra takibi dosyasında borcun sebebi olarak "FATURA BAZLI PARA ALACAĞI" ifadesini belirtmiş ancak; işbu borcun sebebi anlaşılamadığı gibi takibin dayandığı belgelerin tasdikli örneğini müvekkile tebliğ edilen ödeme emrine eklememiştir. 2- 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu 58.maddesi 5.fıkrası "Alacak belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine tevdii mecburidir." şeklindedir. İşbu madde gereğince eğer alacak belgeye dayanıyor ise borçlu sayısından bir fazla örneğin icra dairesine verilmesi ve takip talebine eklenmesi zorunlu tutulmuştur. Söz konusu icra dosyasında fiziken ve UYAP ortamında müstenit belgeler mevcut değildir. Takibin kabulü şartlarına uyulmaması sebebi ile müvekkil şirket, borçlu tutulduğu söz konusu faturaları görememiş; söz konusu icra takibi şikayete tabi hale gelmiştir. Bu haliyle söz konusu takibe ilişkin itirazın iptali kararı verilmesi hukuka aykırı olacaktır. B- İtirazın iptali davasına ilişkin koşullardan en önemlisi yetkili icra dairesinde başlatılmış bir icra takibinin varlığıdır. somut olayda icra takibi yetkisiz yerde başlatılmış olup dava koşulu yerine getirilmemiş olduğundan davanın usulden reddi gerekmektedir. Yetkisiz icra dairesinde başlatılan icra takibi üzerine yine yetkisiz mahkemede itirazın iptali davası açılması hâlinde paylaşılan Yargıtay kararları doğrultusunda öncelikle yetkisizlik kararı verilmesi yerine davanın doğrudan usulden reddi gerekmektedir. 1-Davacı tarafın ----------- İcra Müdürlüğünün ------------ Esas sayılı dosyasında müvekkili davalıya karşı başlattığı takipte sunduğumuz itiraz dilekçesinde de görüldüğü üzere icra takibi yetkisiz icra dairesinde başlatılmıştır. Dolayısıyla huzurdaki dosyada hem icra dairesinin hem de hem de mahkemenin yetkisine itiraz edilmekte olup itirazın iptâli davasına bakan mahkemenizin öncelikle takip dosyasında icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi gerekmektedir. 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 50.maddesinin yaptığı atıfla 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6. Maddesi "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." ifadesinden anlaşılacağı üzere yetkili icra dairesi borçlu müvekkil şirketin merkezi olan ------------ yetkisi içinde barındıran ----------- Adliyesi İcra Daireleridir. Ayrıca yine davalı müvekkil şirketin merkezi yerleşim yeri ------------ olduğundan işbu bölge için yetkili mahkeme ise -----------Adliyesi Mahkemeleri değil yargı çevresi bakımından bağlı olduğu ------------ Adliyesi Mahkemeleridir. 2-Aşağıda paylaşılan Yargıtay kararları doğrultusunda yetkisiz icra dairesinde ve yetkisiz mahkemenizde ikame edilmiş olan ve gerekli şartları taşımayan işbu itirazın iptali davasının öncelikle usulden reddinin gerektiği izahtan varestedir. Zira Yargıtay'ca da belirtilmiş olduğu üzere ilâmsız icra takiplerinde, yetki sözleşmesi yoksa, genel yetki kuralına göre borçlunun yerleşim yeri icra dairesi yetkili olup yerel mahkemece işbu somut olayda önce icra dairesinin yetkisizliği tespit edilmeli ve bu yetkisizlik nedeniyle, itirazın iptâli davasının da usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. ------------ Hukuk Dairesi, 09.10.2013 tarihli ve ---------- E.,----------- K. sayılı kararı; "itirazın iptâli davasının görülebilmesi için geçerli bir icra takibinin varlığı zorunludur. İcra dairelerinin yetkisini düzenleyen İİK'nın 50/I. maddesine göre ilâmsız icra takiplerinde 1086 Sayılı HUMK'nın yetkiye dayalı hükümleri kıyas yolu ile uygulanacaktır. Anılan hüküm uyarınca ilâmsız icra takiplerinde, yetki sözleşmesi yoksa, HUMK'nın 9. maddesindeki genel yetki kuralına göre borçlunun yerleşim yeri icra dairesi yetkili olduğu" ------------ sayılı kararı; "Davalı vekilince, icra dosyasında, icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği anlaşılmakla, -----------sayılı ilâmı ile Dairemizin kararlılık kazanan uygulamalarına göre HEM İCRA DAİRESİ, HEM DE MAHKEMENİN YETKİSİNE İTİRAZ EDİLMESİ HALİNDE, İTİRAZIN İPTÂLİ DAVASINA BAKAN MAHKEMENİN, ÖNCELİKLE TAKİP DOSYASINDA İCRA DAİRESİNİN YETKİSİNE YÖNELİK İTİRAZI İNCELEMESİ, İCRA DAİRESİ YETKİLİ İSE, İŞİN ESASINA GİRMESİ, YETKİLİ DEĞİLSE İTİRAZIN İPTÂLİ DAVASINI, YETKİLİ İCRA DAİRESİNDE YAPILMIŞ USULÜNE UYGUN BİR TAKİP BULUNMAMASI NEDENİ İLE REDDETMESİ GEREKLİDİR. ÇÜNKÜ, İTİRAZIN İPTÂLİ DAVASININ GÖRÜLEBİLMESİ İÇİN GEÇERLİ BİR İCRA TAKİBİNİN VARLIĞI ZORUNLUDUR. Açıklanan olgular ışığında somut olaya bakıldığında, davalı iş sahibinin şirket merkezi ------------ olduğu gibi, şubesi de ------------ ili ------------- ilçesidir. BU DURUMDA İCRA TAKİBİNİN YAPILDIĞI ------------ İCRA MÜDÜRLÜĞÜ'NÜN YETKİSİZ OLDUĞU ANLAŞILMAKLA, YEREL MAHKEMECE İCRA DAİRESİNİN YETKİSİZLİĞİ NEDENİYLE, İTİRAZIN İPTÂLİ DAVASININ USULDEN REDDİNE KARAR VERİLMESİ GEREKİRKEN, MAHKEMECE YETKİSİZLİK KARARI YÖNÜNDE HÜKÜM KURULMASI DOĞRU OLMAYIP KARARIN BOZULMASI GEREKMİŞTİR." ifadelerinden yetkisiz icra dairesinde başlatılan takipler için açılan itirazın iptali davalarının usulden reddedilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. C- KABUL ANLAMINA GELMEMEK KAYDIYLA, YEREL MAHKAME USULDEN RET KONUSUNDA AKSİ KANATTE OLURSA DOSYADA YETKİSİZLİK KARARI VERİLMESİ GEREKMEKTEDİR. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, yukarıdaki açıklamalarımız doğrultusunda yapılacak inceleme neticesinde usulden ret kararı verilmeyecek olursa davalı müvekkil şirketin merkezi olan ------------- yargı çevresi bakımından bağlı olduğu ---------- Adliyesi Mahkemelerinin yetkili olduğu da dikkate alınarak yetki itirazımızın kabulü ile dosyanın davaya bakmakla yetkili ------------ Adliyesine gönderilmesine karar verilmesini talep ederiz. D- Dava Hak Düşürücü Süre İçerisinde Açılmamıştır. Davacının haksız ve hukuka aykırı başlattığı icra takibinde ödeme emrinin tebliği üzerine müvekkil tarafından süresi içerisinde itiraz edilmiş ve itiraz üzerine takibin durmasına karar verilmiştir. Ancak davacı işbu itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açmıştır. Dolayısı ile davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerekmektedir. E- Bulunulan Aşamadan İtibaren Davacı Tarafından Delil Listesi Sunulmasına Muvafakatimiz Bulunmamaktadır. HMK madde 121 gereğince, davacı tarafından dava dilekçesiyle birilikte delil listesini de hangi delilin hangi somut vakıayı ispat ettiği hususu da belirtilmek suretiyle açıklanarak dava açılması gerekmektedir. Ancak, dava dilekçesi incelendiğinde davacının bu yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu ve delilleri ile neyi ispatlayacağını açıkça belirtmemiş olduğu gözükmektedir. Bu nedenle, davacının bu aşamadan sonra dosya kapsamına sunacağı tüm delil ve belgelerin iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında kaldığından, taraflarınca kabul edilmeyeceği hususunu Mahkeme’nin dikkatlerine sundukları, F- Davacının Detaylı Ve Dayanak Delil Listesi Sunamamış Olması Davanın Mesnetsiz Oluşunu Ve Davacının Menfaat Şartını Yerine Getiremeyişinin De Göstergesidir.Hukuki Menfaat Eksikliğinden Davanın Reddi Gerekir. HMK madde 114 gereğince, davacının menfaat eksikliği dava şartlarındandır. Dava şartı eksikliği hâlinde ise davanın usulden reddi gerekmektedir. Davacının, dava dilekçesinin ekinde davalı müvekkilin yükümlülüğünü yerine getirmediğine ya da hizmet vermediğine dair hiçbir açıklayıcı belge veya delil ibraz edememesi de, huzurdaki davanın mesnetsiz olduğu ile davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı hususunu destekler niteliktedir. II- Esasa İlişkin İtirazlarımız Esasa ilişkin incelemeye geçilmesi halinde haksız ve mesnetsiz iddialar ile ikame edilen işbu davanın esastan reddi gerekmektedir. A- Dava Konusunu Oluşturan Borç Zamanaşımına Uğramıştır. Huzurunuzdaki davanın konusunu oluşturan borç tutarını kabul etmemekle birlikte söz konusu borç zamanlaşımına uğramış olduğunu da mahkemenize bildirmekteyiz. İşbu sebeplerden dolayı müvekkil aleyhine haksız ve dayanaktan yoksun mahiyette olarak açılan davanın reddini talep etmekteyiz. B- Davacının Ödenmediğini İddia Ederek Takip Başlattığı Alacaklar Haksızdır. 1- Müvekkili şirket birçok alanda faaliyet gösteren, gelişme ve yetkinliğini arttırmak amacıyla birçok girişimde bulunan ve bu amaçla çoğu tacir gibi iktisadi akışını sağlamak amacıyla sözleşmeler yapan, ticari itibarı yüksek bir lojistik şirketidir. Müvekkil şirket, tedarik ve taşıma kapsamında davacı şirket olan -----------firmasına karşı tüm yükümlülüklerini yerine getirmiştir. 2- Davalı müvekkil ile davacı arasında gerçekleştirilen ticari iş neticesinde ortaya çıkan taşıma ücret alacakları davacı şirketle yapılan anlaşmaya uygun şekilde süreler içerisinde müvekkil şirket tarafından ödemiştir. Söz konusu ödemenin ardından müvekkil aleyhine ------------ İcra Müdürlüğünün ------------- E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmıştır. Belirtilen haksız ödeme emrinin ardından ödeme emrine tarafımızca itiraz edilmiştir. Borcunu ödeyen müvekkil şirketin amacı aleyhine kötü niyetli olarak başlatılan icra takibinin durdurulmasına yöneliktir. Mevcut durumda davacı itirazın iptali davası açarak söz konusu dayanaktan yoksun iddialarına devam etmektedir. Davacı, müvekkil ile güven ilişkisi çerçevesinde mevcut olan ticaret ilişkilerini zedelemeye ve taşıma bedeli müvekkil şirket tarafından ödenmesine rağmen tekrardan tahsil etmeye yönelik hareket etmektedir. Müvekkil şirkete ait defter ve belgeleri ile banka kayıtları incelendiği zaman bu husus açıklığa kavuşacaktır. C- Davacının Talebi Olan İcra İnkar Tazminatının Şartları Oluşmamış Olup Açılan Takibin Haksız Ve Kötüniyetli Olması Sebebiyle Davacı Aleyhine Kötü Niyet Tazminatına Hükmedilmesi Gerekmektedir. 1- İcra inkar tazminatının şartlarından biri icra takibe "haksız ve kötüniyetli" olarak itiraz ediyor olmaktadır. Davalı müvekkil yukarıda itiraz edilen tüm nedenlerle borçlu olmadığından aleyhine açılmış olan icra takibine haklı ve kötü niyeti olmadan itiraz etmiştir. Açıklanan nedenle davacının taleplerinden olan icra inkar tazminatının şartları oluşmamıştır. 2- İcra İflas Kanunu madde 67/2'de , "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denmektedir. Bu doğrultuda davacının takibinde haksız ve kötü niyetli açık olduğundan lehimize alacağından yüzde yirmisinden az olmayacak bir kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği açıktır. İzah olunan sebeplerle haksız ve hukuka aykırı davanın usul ve esastan reddini talep ettiklerinden bahisle haksız ve hukuka aykırı işbu davanın öncelikle usulden reddine, mahkemece esas incelemeye geçilmesi halinde esastan reddine, haksız ve kötü niyetle açılmış işbu takipten dolayı davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.İcra Dosyası:----------İcra Dairesi'nin ------------ Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, 8.678,00 TL Fatura Bazlı Para Alacağı ve 83.768,00 EUR Fatura Bazlı Para Alacağı olmak üzere 8.678,00 TL ve 83.768,00 EUR toplam alacak üzerinden faturalara dayalı 28/09/2023 tarihinde İlamsız Takiplerde Ödeme Emri düzenlendiği, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde 29/09/2023 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunduğu ve takibin durduğu görülmüştür.
Taraf ticari defterleri ve kayıtları üzerinde yerine inceleme yapmak suretiyle mali müşavir, nitelikli hesaplamalar uzmanı ve taşıma sektöründe uzman bilirkişi heyetinden rapor aldırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı -------------, SMMM------------ ve Taşımacılık Uzmanı ------------ tarafından sunulan 25.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "SONUÇ VE KANAAT Sayın Mahkeme'nin kararı doğrultusunda tarafımıza verilen görev çerçevesinde dosya kapsamında yer alan tüm belgeler ve davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde; yukarıda arz ve izah olunan açıklamalar çerçevesinde, * Davacının ----------- İcra Müdürlüğünün ------------ E sayılı dosyası ile 28.09.2023 takip tarihi itibariyle 8.678-TL. ve 83.786-Euro luk alacağını davalı taraftan talep edebileceği, * Tahsilini teminen başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemi ile ikame edilen işbu davanın kabulü halinde; miktarı infaz aşamasında belirlenmek üzere, davacının döviz cinsi alacağına 3095 S.K. md.4/a kapsamında; TL alacağına ise talep paralelinde yasal faiz de yürütülebileceği, Sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup; davacı ve davalının diğer sair taleplerinin Takdirinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğunu bildirir, Hukuki nitelendirme ve değerlendirme ile Nihai Takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere; görüş ve kanaatimizi belirten işbu rapor takdir ve tensiplerinize saygı ile arz edilmektedir." kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davalı vekilinin itirazları üzerine, davalı ticari defterleri de incelenmek suretiyle itiraz doğrultusunda ek rapor alınmasına, davalı vekiline ------------- nolu telefondan ulaşılabileceğine, davalı tarafça defterler incelemeye sunulmadığı veya yerinde incelemeye hazır edildiği bilirkişiye bildirilmemesi halinde defter incelemesinden imtina etmiş sayılacakları hususunun ihtarına karar verilmiştir. Bilirkişiler Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ------------, SMMM ----------- ve Taşımacılık Uzmanı ------------ tarafından sunulan 20.02.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "2-MALİ İNCELEME - DEĞERLENDİRME: 2.a.1. Davalı Defter İncelemesi; Sayın Mahkemenin 04.12.2024 tarihli 2 celse kararında verilen görev doğrultusunda davalı vekili ----------- nolu telefon numarasından 06.12.2024 tarihinde Saat 16:56'da aranmış ve davalı vekili tarafından bildirilen ------------ e-posta adresine sırasıyla 06.12.2024-18.12.2024 ve 23.01.2025 tarihlerinde gönderilen e postalarda davalı şirketin ticari defter kayıt ve belgelerinin incelenmesi talep edilmiş, ancak geçen süre zarfında tarafıma olumlu dönüş yapılmaması nedeniyle davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamamış olup; davalı vekiline gönderilen e postalar ve yapılan arama Ek-1 de Sayın Mahkemenin takdirine sunulmuştur. Yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda gerek davacı gerekse de davalı açısından dosyada 25.08.2024 tarihli Bilirkişi Kök raporunda daha önce yer verilen görüş ve kanaati değiştirecek nitelikte herhangi bir yeni bilgi ve belgeye rastlanılmadığından, buradaki takdir tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere bu husus ile alâkalı olarak 25.08.2024 tarihli Bilirkişi Kök raporunda yer verilen görüş ve kanaatin yine aynen geçerli olduğu yönde değerlendirme yapılmıştır. 3-S0NUÇ Dava Dosyasında bulunan ve yukarıda yer verilen mevcut bilgi ve belgeler ışığında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda tüm delillerin ve her türlü hukuksal durumun takdiri Sayım Mahkemenize ait olmak üzere; 25.08.2024 tarihli kök raporumuzda daha önce yer verilen görüş ve kanaati değiştirecek nitelikte herhangi bir yeni bilgi ve belgeye rastlanılmadığından sebeple kök raporda yer verilen görüşleri değiştirecek nitelikte bir unsurun bulunamadığı, böylelikle 25.08.2024 tarihli kök raporumuzdaki görüşlerin muhafazasının gerektiği değerlendirilmiş olup; davacı ve davalının diğer sair taleplerinin takdirinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğunu bildirir, hukuki nitelendirme ve değerlendirme ile nihai takdir görüş ve kanaatimizi belirten işbu ek rapor takdir ve tensiplerinize saygı ile arz edilmiştir." kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı düzenlenen faturaların tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında yazılı bir taşıma sözleşmesi bulunmadığı ancak tarafların ticari ilişkiyi ve hizmetin verildiğini kabul ettiği, davalı tarafın taşıma ücretinin ödendiği savunmasında bulunduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık taşıma ücretinin ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Eşya Taşıma A) Taşıma sözleşmesinin uygulanması I - Taşıma senedi başlıklı 856 ncı maddesi "(1) Taşıma senedi taraflardan birinin istemi üzerine düzenlenir. Senet üç özgün nüsha olarak hazırlanır ve gönderen tarafından imzalanır. Gönderen, taşıyıcının da taşıma senedini imzalamasını isteyebilir. El yazısı ile imzalanmış taşıma senetlerinin suretlerindeki imza, damga veya mühür şeklinde ya da basılı olabilir. Bir nüsha gönderene aittir, diğeri eşyaya eşlik eder, üçüncüsü taşıyıcıda kalır. (2) Taşıma senedi düzenlenmemiş olsa bile, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleri ile taşıma sözleşmesi kurulur. Eşyanın taşıyıcıya teslimi, taşıma sözleşmesinin varlığına karinedir." hükmünü düzenlemiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222 nci maddesi "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükmünü düzenlemiştir. Somut olayda; taraflar arasında taşıma sözleşmesi kurulduğu ve hizmetin verildiği noktasında uyuşmazlık bulunmamakta olup uyuşmazlık taşıma ücretinin ödenip ödenmediği noktasındadır. Davacı tarafın usulüne uygun tutulan ticari defterleri incelendiğinde takip tarihi itibariyle davalı taraftan 8.678,00 TL ve 83.768,00 Euro alacaklı olduğu görülmüştür. Davacı taraf ticari defterleri kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış olduğundan lehine delil olarak kullanılabilir. Davalı tarafa, ticari defterleri incelemeye sunmaması veyahut yerinde incelemeye hazır edildiğinin bilirkişiye bildirilmemesi halinde defter incelemesinden imtina etmiş sayılacakları hususunda ihtar verilmesine rağmen ticari defterleri sunmadığı anlaşılmakla davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği sonucuna varılmıştır. Ticari defterlerini ibraz etmeyen davalı tarafın, davacı tarafın defter kayıtlarının aksini senet veya diğer kesin delillerle de ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın kabulüne, davalı tarafça likit ve bilinebilir borca ödeme yapılmadığı halde haksız olarak itiraz edildiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile,
----------İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı dosyasında davalı / borçlunun yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin 8.678,00 TL ve 83.768,00 EUR asıl alacak üzerinden AYNEN DEVAMINA,
- Asıl alacak toplamı 2.947.510,74 TL'nin %20'si olan 589.502,15 TL icra inkar tazminatının davalı / borçludan alınarak davacı / alacaklıya verilmesine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 201.344,46 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından icra dosyasına yatırılan 12.139,66 TL peşin harç ve mahkememize yatırılan 38.162,13 TL peşin harç olmak üzere toplam 50.301,79 TL'den mahsubu ile bakiye 151.042,67 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 38.162,13 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı ile davacı tarafından sarf edilen bilirkişi ücreti ve posta masrafı toplamı 24.313,00 TL yargılama gideri olmak üzere genel toplam 62.902,73 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 379.800,86 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddesi ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ----------- bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2025