T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/46 Esas
KARAR NO : 2025/357
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili)
DAVA TARİHİ : 10/06/2015
KARAR TARİHİ : 30/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ, DÜŞÜNÜLDÜ:
1-İddia: Davacı vekili 15.04.2014 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin asansör imalatı, davalının asansör malzemesi satış işiyle iştigal ettiğini, ticari hayattaki örf-adet gereği davacı şirketin almak istediği asansör malzemeleri için davalı ile açık hesap çalışma yöntemini benimsediğini yani çalışılan dönem içerisinde davacı şirketçe ticari alışveriş karşılığında gerek şahsi gerekse ciro yoluyla eline geçen çek ve senetlerle nakit paraları davalıya vererek çalıştığını, ayrıca ticari hayatta güvene dayalı olarak davalı yedinde kalmak, gerektiğinde kullanılmak üzere davacı şirketin ortağı ve müdürü -----------sonradan davalı tarafça atılan 18.05.2009 tanzim tarihli ve “malen” kaydı bulunan 300.000 TL tutarlı senedin teslim edildiğini, davalı ile belirtilen şekilde 2008 yıllarında çalışmakta iken bir ara ödemelerde aksaklık yaşandığını, bu nedenle davalıya "davacının borcu karşılığında bir daire vermek istediği" halde, davalının üç daire istediğini, bu isteğin davacı tarafından kabul edilmemesi üzerine davalının ödenmeyen diğer çeklere ilaveten yedinde bulunan 300.000 TL bedelli, teminat mahiyetindeki, davacı şirket müdürü -----------keşidecisi olduğu şahsi senedi doldurarak -----------İcra Müdürlüğünün ------------ E. sayılı icra dosyasında icraya koyduğunu, bu senedin iptali için davalı aleyhine ----------- Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ------------ E. sayılı dosyasına kayden menfi tespit davası açıldığını ancak davanın asliye hukuk mahkemesince reddedildiğini, Yargıtay tarafından da “davaya konu 300.000 TL’lik senedin davacı şirket ile davalı tacir arasındaki alışveriş nedeniyle düzenlendiğinin anlaşıldığı” gerekçesiyle hükmün onandığını, açıklanan bu durum karşısında işbu 300.000 TL’lik senedin, taraflar arasındaki ticari alışverişten kaynaklanan cari hesaba mahsuben verildiğinin sabit olduğunu, bunun dışında davalıya ilişikte listesi sunulan çek+senet+nakit olmak üzere toplam 889.104,00 TL ödeme yaptığını, buna mukabil cari hesaba göre alınan mal tutarının 513.214 TL olduğunu, bu nedenle davalı yedinde 375.891 TL tutarındaki çek, senet ve nakit paranın karşılıksız kaldığını, karşılıksız kalan bu miktar içinde kalan ödemenin tamamen davalıya ödenmemiş olması nedeniyle şimdilik kaydıyla ilerideki ödeme durumuna göre ıslah edilmek veya istirdat davasına dönüştürülmek üzere 15.500 TL üzerinden işbu davanın açıldığını, açıklanan nedenlerle ---------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- Esas sayılı dosyası, ------------ İcra Müdürlüğü’nün ------------ Esas sayılı dosyası, ------------ Esas sayılı dosyasından dolayı şimdilik 15.500,00 TL için borçlu olunmadığının tespitine, bu miktarın %40’dan az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2-Savunma: Davalı vekili bozma ilamı sonrasında süresinde sunduğu 06.07.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen “ilişikte sunulan çek+ senet+ nakit olmak üzere 889.104,00 TL ödeme yapmış” ibaresine karşılık davalı tarafa ne dava dilekçesi ne de açıklanan çek+senet+nakit listesinin tebliğ edilmediğini, ---------- Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında davacı tarafça, sözü edilen çek+senet+nakit listesinin sunulmadığını, davacı tarafın, ----------- Şti” olarak davayı açmışsa da eski ---------- Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki davacı sıfatının ----------- olmasının, davacı tarafın delillerini eksiksiz olarak sunma mükellefiyetini ortadan kaldırmayacağını, çünkü bu davanın davacısı olan ---------- Şti.’nin %90 hissesinin, ticari ilişkinin kurulduğu tarihte ------------ Esas sayılı dosyasında görülen davanın davacısının ----------- olduğunu, öncelikle ---------- Esas sayılı dosyanın, bu dosya içindeki şirket bilgilerinin, 18.05.2009 tarihinde davacı şirketin tüm ortaklarını ve yetkilisini gösteren ticari sicili kayıtlarının celbinin, davacı tarafa dava dilekçesinin ve dilekçesinde belirttiği çek+ senet+ nakit listesinin davacı tarafa tebliğ için kesin süre verilmesine, deliller sunulduktan sonra ayrıntılı cevap dilekçesinin sunulacağı, eski ----------- Esas sayılı dosyasındaki deliller gereği davanın esastan reddine karar verilmesine, yargılama masrafı ve ücreti vekaletin davacı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVANIN AŞAMALARI:3-İlk karar: Mahkememize devrolunan kapatılan ------------ sayılı ilâmındaki "Davacı, açıkça borçlu olmadığı miktarı belirterek şimdilik kaydıyla kısmi bir dava açmışsa da; HMK.109/2 mad. (talep konusu miktar açıkça belirli olduğunda kısmi dava açılamayacağı) belirtildiğinden;Ve böylece davacının bu şekilde kısmi dava açmasında hukuki menfaati olmadığı kanaatine varıldığından, HMK:114 mad.gereğince dava şartı nedeniyle resen davanın usulden reddi gerekmiştir." gerekçesi ile dava şartı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.4-Bozma ilâmı: Kararın davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine gönderildiği ------------ sayılı ilâmındaki "davacı, 15.04.2014 tarihli dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalıdan şimdilik 15.500 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ederek kısmi dava açmıştır. 6100 sayılı HMK'nın yürürlük tarihinden sonra kısmi dava açılamaz. Zira taraflar arasındaki satım ilişkisinde davacının avans niteliğindeki ödeme miktarını belirlemesi mümkündür. Dava dilekçesinde de bu miktar belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, dava ve usul ekonomisi bakımından HMK.'nun 115/2 maddesi uyarınca davasını tam dava olarak devam ettirmesi ve harcı tamamlatması konusunda davacı vekiline kesin süre verilerek sonucuna göre işlem yapılması gerekirken bu yönler gözetilmeksizin davanın esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiştir." gerekçesi ile mahkememiz kararı bozularak yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. 5-Davacı vekilinin dava değerinin belirlenmesine ilişkin dilekçesi: Mahkememizin bozma sonrası 06/10/2015 tarihli bozma ilâmına uyulan duruşmadaki "biz bu davada karşılıksız kalan 375.891,00 TL'lik çek ve senetler yönünden davalıya borçlu olmadığımızın tespitini istiyoruz, çek senet listesini son dilekçemde verdim harcı tamamlamak ve delillerimi sunmak için mehil isterim." şeklindeki beyanı uyarınca duruşmanın "1" numaralı ara kararı ile dava değeri üzerinden eksik harcı tamamlaması için süre verilmiş, davacı vekili 25.01.2016 tarihli dilekçesinde özetle, taraflar arasındaki ticari alışverişten kaynaklanan ilişki nedeniyle doğrudan doğruya veya ciro yoluyla verilen çek ve senetler ile haricen yapılan ödemeler düşüldükten sonra davalı nezdinde karşılıksız kalan 375.891,00 TL üzerinden borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ederek eksik peşin nispi harcı tamamlamıştır.
DAVANIN VE ÇEKİŞMELİ KONULARIN TESPİTİ, DELİLLER, DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ NEDENLER VE SONUÇ: 6-Davanın tespiti: Dava, borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Davacı, davalı ile aralarındaki asansör malzemesi satım sözleşmesine dayalı olarak açık hesap şeklinde işlem yaptıklarını, davalı yedinde 375.891 TL değerinde mal karşılığı bulunmayan çek, bono ve nakit parası olduğunu, bu nedenle asansör malzemesi satın almak üzere davalıya avans olarak verdiği ve davalı tarafça icra takibine konu edilen ---------- esas sayılı icra takibine konu borç ve bu dosyadaki borca ilişkin olarak davacı tarafından davalıya karşı açılan kapatılan ---------- esas sayılı dosyasındaki menfi tespit davasına konu borç ve davalı tarafça icra takibine konu edilen ----------- İcra Müdürlüğünün ----------- esas sayılı dosyasına konu borçtan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmektedir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ödemesini yaptığını iddia ettiği ve listesini sunduğu ödemelerin bazılarının karşılıksız çıktığını, bazılarının mükerrer kaydedilmiş olduğunu, bazılarının da müvekkiline teslim edilmediğini, bu nedenlerle haksız davanın reddi gerektiğini savunmaktadır.
7-Taraflar arasında uyuşmazlı olmayan hususlar: Taraflar arasında;
"a-Davacı ile davalı arasında asansör malzemesine ilişkin satım sözleşmesi olduğu,
b-Davacının, davalıdan bu sözleşme kapsamında asansör malzemesi aldığı,
c-Davacının, davalıya aldığı malzemelere karşılık çek, bono ve nakit şekilde ödemeler yaptığı,
ç-Davalının davacı şirketin yetkilisi ----------- hakkında bu kişinin keşidecisi olduğu 300.000 TL tutarındaki bono ile ilgili olarak ---------- esas sayılı dosyasında icra takibine geçtiği,
d-Davalının, davacı şirket hakkında ----------- İcra Müdürlüğünün ------------- esas sayılı dosyasında 100.000 TL bedelli çekle ilgili icra takibine başladığı,
e-Davacı şirket temsilcisi ------------, davalının başlattığı ------------- İcra Müdürlüğü----------- esas sayılı dosyasına konu borçtan dolayı borçlu olmadığının tespiti için ---------- esas sayılı dosyasında menfi tespit davası açtığı, bu davada davalı alacaklının bononun ----------Şti.'nin borcu nedeniyle kendiine verildiğini savunduğu, davanın reddine karar verildiği" hususlarında uyuşmazlık bulunmadığı tespit edilmiştir.
8-Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan hususlar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık;
a-Davacının, davaya konu ----------- İcra Müdürlüğü---------- esas sayılı icra takibine konu borç ve bu dosyadaki borca ilişkin olarak davacı tarafından davalıya karşı açılan kapatılan ---------- esas sayılı dosyasındaki menfi tespit davasına konu bonodaki borçtan dolayı borçlu olmadığının tespiti yönünden aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı,
b-Davacının, davalı tarafça icra takibine konu edilen ------------ İcra Müdürlüğü----------- esas sayılı icra takibine konu borç ve bu dosyadaki borca ilişkin olarak davacı tarafından davalıya karşı açılan kapatılan ------------ esas sayılı dosyasındaki menfi tespit davasına konu bonodaki borçtan dolayı ve ------------ İcra Müdürlüğünün ------------ esas sayılı dosyasına konu borçtan dolayı davalıya borçlu olup olmadığı, borçlu ise borç miktarının ne kadar olduğu,
c-Davanın tam veya kısmen kabulü halinde, davalının icra takibi yapmakta kötü niyetli olup olmadığı, buna bağlı olarak davacının kötü niyet tazminatına hak kazanıp kazanmadığı noktalarında toplandığı tespit olunmuştur.
DELİLLER:
9-Fatura İncelenmesi: Mali müşavir bilirkişi ------------- tarafından düzenlenen 28.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen faturalar, teslim tesellüm yönünden aşağıda incelenmiştir.
------------ 2008 ve 2009 YILI FATURALARI
S.N TARİH FATURA NO TUTAR İSPAT DURUMU
1 4.09.2008 ---------- 93.092,56 DAVACIDA KAYITLI-İSPATLANDI
2 6.10.2008 ----------- 18.025,68 DAVACIDA KAYITLI-İSPATLANDI
3 10.10.2008 ----------- 15.244,42 DAVACIDA KAYITLI-İSPATLANDI
4 21.10.2008 ----------- 2.053,20 DAVACIDA KAYITLI-İSPATLANDI
5 4.11.2008 ----------- 4.836,82 DAVACIDA KAYITLI-İSPATLANDI
6 11.11.2008 ---------- 20.326,92 DAVACIDA KAYITLI-İSPATLANDI
7 13.11.2008 ---------- 6.085,50 DAVACIDA KAYITLI-İSPATLANDI
8 26.11.2008 ---------- 86.938,62 DAVACIDA KAYITLI-İSPATLANDI
9 9.01.2009 ---------- 3.304,00 DAVACIDA KAYITLI-İSPATLANDI
10 21.01.2009 ---------- 13.100,36 DAVACIDA KAYITLI-İSPATLANDI
11 12.02.2009 ---------- 1.416,00 DAVACIDA KAYITLI-İSPATLANDI
12 12.03.2009 ---------- 17.316,50 DAVACIDA KAYITLI-İSPATLANDI
13 25.03.2009 ---------- 3.150,60 DAVACIDA KAYITLI-İSPATLANDI
14 25.03.2009 ---------- 5.895,28 DAVACIDA KAYITLI-İSPATLANDI
15 31.03.2009 ---------- 1.008,90 DAVACI DEFTERLERİNDE KAYITLI OLMASA DA SEVK İRSALİYESİNDE TESLİM ALAN BÖLÜMÜNDE ---------- İMZASI VAR- AYNI ZAMANDA DAVACI DEFTERLERİNDE KAYITLI OLAN 15.241,59 TL TUTARLI FATURANIN DA TESLİM ALAN BÖLÜMÜNDE BU KİŞİNİN İSİM VE İMZASI BULUNDUĞUNDAN İSPATLANMIŞ OLDUĞU DEĞERLENDİRİLMİŞTİR.
16 31.03.2009 ---------- 3.540,00 DAVACI DEFTERLERİNDE KAYITLI OLMASA DA TALİMAT RAPORUNDA BİLİRKİŞİYE SUNULMUŞ-İSPATLANDI
17 24.04.2009 ---------- DAVACIDA KAYITLI-İSPATLANDI
18 30.04.2009 ---------- 17.442,76 DAVACIDA KAYITLI-İSPATLANDI
19 2.05.2009 ----------- 2.950,00 DAVACI DEFTERLERİNDE KAYITLI OLMASA DA TALİMAT RAPORUNDA BİLİRKİŞİYE SUNULMUŞ-İSPATLANDI
20 5.05.2009 ---------- 8.319,00 DAVACIDA KAYITLI-İSPATLANDI
21 13.05.2009 ---------- 90.860,00 DAVACIDA KAYITLI-İSPATLANDI
22 18.05.2009 ----------- 15.363,60 DAVACIDA KAYITLI-İSPATLANDI
23 18.05.2009 ----------- 99.325,32 DAVACIDA KAYITLI-İSPATLANDI
24 28.05.2009 ----------- 1.770,00 DAVACI DEFTERLERİNDE KAYITLI OLMASA DA TALİMAT RAPORUNDA BİLİRKİŞİYE SUNULMUŞ-İSPATLANDI
25 6.06.2009 ----------- 236,00 DAVACI DEFTERLERİNDE KAYITLI OLMASA DA, DAVACININ ALIŞ LİSTESİ OLARAK DOSYAYA SUNMUŞ OLDUĞU LİSTEDE KABULÜNDE OLDUĞUNDAN İSPATLANDI
26 23.06.2009 --------- 127.698,90 DAVACIDA KAYITLI-İSPATLANDI
27 30.06.2009 --------- 2.950,00 DAVACI DEFTERLERİNDE KAYITLI OLMASA DA TALİMAT RAPORUNDA BİLİRKİŞİYE SUNULMUŞ-İSPATLANDI
28 7.07.2009 --------- 31.152,00 DAVACIDA KAYITLI-İSPATLANDI
29 17.07.2009 ---------- 42.834,00 DAVACIDA KAYITLI-İSPATLANDI
30 19.08.2009 ---------- 1.508,04 DAVACIDA KAYITLI-İSPATLANDI
31 26.08.2009 ---------- 118,00 DAVACIDA KAYITLI-İSPATLANDI
32 31.08.2009 ---------- 3.575,40 DAVACIDA KAYITLI-İSPATLANDI
33 17.09.2009 ---------- 1.298,00 DAVACI DEFTERLERİNDE KAYITLI OLMASA DA, DAVACININ ALIŞ LİSTESİ OLARAK DOSYAYA SUNMUŞ OLDUĞU LİSTEDE KABULÜNDE OLDUĞUNDAN İSPATLANDI
34 18.09.2009 --------- 719,80 DAVACI DEFTERLERİNDE KAYITLI OLMASA DA, DAVACININ ALIŞ LİSTESİ OLARAK DOSYAYA SUNMUŞ OLDUĞU LİSTEDE KABULÜNDE OLDUĞUNDAN İSPATLANDI
35 10.10.2009 --------- 1.362,90 DAVACI DEFTERLERİNDE KAYITLI OLMASA DA, DAVACININ ALIŞ LİSTESİ OLARAK DOSYAYA SUNMUŞ OLDUĞU LİSTEDE KABULÜNDE OLDUĞUNDAN İSPATLANDI
36 14.10.2009 ---------- 11.960,19 DAVACIDA KAYITLI-İSPATLANDI
37 21.10.2009 ---------- 1.014,80 DAVACIDA KAYITLI-İSPATLANDI
38 6.11.2009 ---------- 118,00 DAVACI DEFTERLERİNDE KAYITLI DEĞİL- TESLİMİNE İLİŞKİN DE SOMUT BELGE OLMADIĞINDAN İSPATA MUHTAÇ
TOPLAM 773.153,66
Buna göre, mali müşavir bilirkişi tarafından davalı şirket tarafından davacı şirket adına 2008 yılında 8 adet toplam 246.603,72 TL ve 2009 yılında 30 adet toplam 526.549,94 TL olmak üzere 773.153,66 TL tutarında fatura düzenlenmiş olduğu, işbu faturaların "06.11.2009 tarihli 118,00 TL tutarlı fatura" haricindeki diğer 773.035,66 TL (773.153,66-118,00) tutarlı 37 adet faturaların ispatlanmış olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
10-Tahsilat Makbuzlarının İncelenmesi: Mali müşavir bilirkişi ----------- tarafından düzenlenen 28.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda; dava dosyasına sunulan tahsilat makbuzları aşağıdaki şekilde incelenmiştir.
Bilirkişi tarafından davacı tarafından dava dosyasına sunulan Tahsilat Makbuzunun incelenmesinde, davalı tarafından düzenlenen, 15.05.2008 tarihinde 3.289,00 TL tutarlı çek ile 26.09.2008 tarihinde, her biri 11.500,00 TL olmak üzere toplam 46.000,00 TL tutarlı çeklere ilişkin düzenlenmiş olduğu görülmüştür.
11-Senet İncelemesi: Davaya konu bono bilgileri aşağıdaki şekildedir.
Dosyaya sunulan senedin incelenmesinde, ------------ tarafından, davalı ... adına “malen” açıklamasıyla düzenlendiği görülmüştür.
12-Çek İncelemesi: Mali müşavir bilirkişi ------------ tarafından düzenlenen 28.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacı vekili tarafından dava dosyasına sureti sunulan çekler aşağıdaki şekilde incelenmiştir.
Davacı tarafından dava dosyasına sunulan çeklerin incelenmesinde, çeklerin toplam tutarının 321.793,59 TL ve 10.000,00 ABD Doları tutarında olduğu tespit edilmiştir.
13-Banka Yazı Cevaplarının İncelenmesi:
a----------- Bankası’nın 13.05.2016 tarih, ----------- sayılı yazısında; “…İlgili tarih ve sayılı yazınızda bahsi geçen ------------ numaralı çek Takas Sistemi üzerinden --------- ili --------Ş. ---------- Şubesi’ne ödenmiştir.” şeklinde cevap verilmiş olduğu görülmüştür.
b---------- Bank ----------- Şubesi’nin 17.05.2016 tarih, ------------ sayılı yazısında; “02.03.2009 keşide tarihli, ------------ no.lu, 11.500,00 TL, 30.01.2009 keşide tarihli, ---------- no.lu, 11.500,00 TL, 30.12.2008 keşide tarihli, ------------- no.lu, 11.500,00 TL, 01.12.2008 keşide tarihli, ------------ no.lu, 11.500,00 TL tutarlı çeklerin takas merkezi ile ödenmiştir.” şeklinde cevap verilmiş olduğu görülmüştür.
c---------- Bank ------------ Şubesi’nin 23.05.2016 tarihli yazısında; “…------------ numaralı çek yaprağı, ------------- tarafından hamil ----------- keşide edilmiştir. Çek tanzim tarihi 25.05.2008 olup, çek tutarı 2.500 YTL’dir. 30.05.2008 tarihinde -----------Ş. ------------- Şubemizden ----------- tarafından ibraz edilmiş ve hesap bakiyesinin müsait olmaması nedeniyle çek yazdırılmıştır.” şeklinde cevap verilmiş olduğu görülmüştür.
ç----------- 25.05.2016 tarih, ------------ ref no.lu yazısında; Davalı ...’a ait ----------, ------------ şubesinde açılmış ----------- numaralı hesabının tespit edildiği ve hesap hareketlerinin gönderilmiş olduğu, incelenmesinde, ----------- Havale Bedeli açıklamalı olarak, 26.11.2008 tarihinde 20.000,00 TL ve 22.10.2008 tarihinde 10.000,00 TL olmak üzere, davacı tarafından toplam 30.000,00 TL gönderilmiş olduğu görülmüştür.
d-----------Ş.’nin 31.05.2016 tarih, ----------- sayılı yazısında; “…yazınızda belirtilen -----------Ş.’nin ------------ no.lu hesabına tanımlı çeklerle ilgili olarak; ---------seri no.lu 12.500,00 TL tutarlı çek 01.12.2009 tarihinde, ------------ seri no.lu 9.000,00 TL tutarlı çek 30.04.2010 tarihinde, -------------Ş. tarafından takas sistemi aracılığı ile Bankamıza ibraz edilerek tahsili gerçekleşmiştir. Çek görüntüsü ve hamile ilişkin bilgiler kayıtlarımızda bulunmadığından ilgili bankadan temin edilebilir…” şeklinde cevap verilmiş olduğu görülmüştür.
e---------- Bankası’nın 27.05.2016 tarih, ------------ sayılı yazısının incelenmesinde; “…yazınızda yer alan ----------Ş.’ye ait ------------ Şubemiz nezdinde açılmış ---------- numaralı hesaptan keşide edilen ------------ numaralı 3.289,00 TL tutarlı çekin 20.11.2008 tarihinde ----------- Şti.’ne ödendiği tespit edilmişdir...” şeklinde cevap verildiği görülmüştür.
f---------Ş. ----------- Şubesi’nin 18.05.2016 tarih, ----------- ref no.lu yazısının incelenmesinde; “İlgide kayıtlı yazınızda yer alan ----------- Şti.’nin 01.08.2008-31.12.2009 dönemine ilişkin yapılan araştırma sonucunda ----------- numaralı hesabına ilişkin Hesap Bildirim Tablosu ve davalı ...’a yapılan ödemelere ilişkin hesap hareketleri ilişikte gönderilmiştir.” şeklinde cevap verilmiş olduğu, hesap hareketlerinin incelenmesinde, davacı tarafından davalıya 31.12.2008 tarihinde ------------ seri no.lu çek ödemesi açıklamalı 15.000,00 TL, 17.06.2009 tarihinde ----------- seri no.lu çek ödemesi açıklamalı 25.000,00 TL ve aynı tarihte ------------ seri no.lu çek ödemesi açıklamalı 25.000,00 TL ödeme yapılmış olduğu görülmüştür.
g----------Ş.’nin 14.12.2016 tarih,------------ sayılı yazı cevabının incelenmesinde; “…yazınızda belirtilen ------------Şti.’nin ------------ şube ------------- no.lu hesabının belirtilen tarihlerdeki hesap ekstresi tarafınıza sunulmuştur.” şeklinde cevap verildiği, hesap hareketlerinin incelenmesinde, davacı tarafından davalıya 04.09.2009 tarihinde 10.000,00 TL gönderilmiş olduğu görülmüştür.
ğ---------- 19.12.2016 tarih, ------------- sayılı yazısının incelenmesinde; “…---------- ------------ no.lu hesaba ait Hesap bildirim tablosu ve yazınızda bahsi geçen çek numaralarına ilişkin görüntüler yazımız ekinde gönderilmiştir…” şeklinde cevap verildiği, eklerinin incelenmesinde, 31.12.2008 tarihinde ----------- seri no.lu çek ödemesi için 15.000,00 TL, 17.06.2009 tarihinde ----------- seri no.lu çek ödemesi için 25.000,00 TL, 17.06.2009 tarihinde ------------ seri no.lu çek ödemesi için 25.000,00 TL ödeme yapılmış olduğu görülmüştür.
h-Bankalararası Takas Odaları Merkezi’nin 16.02.2017 tarihli yazısının incelenmesinde; “…------------Ş. ------------- Şubesi nezdindeki ------------- no.lu hesap (ilgi yazınızda hesap numarası ------------ olarak belirtilmiştir.) üzerine keşide edilen,
---------- seri no.lu 5.000 TL tutarlı çekin 22.02.2010 tarihinde ----------Ş.
------------ seri no.lu 5.400 TL tutarlı çekin 25.02.2010 tarihinde ---------Ş.
----------- seri no.lu 5.000 TL tutarlı çekin 20.04.2010 tarihinde -----------Ş.
------------- seri no.lu 5.400 TL tutarlı çekin 26.04.2010 tarihinde ----------Ş.
-----------Ş. ---------- şubesi nezdindeki ------------ no.lu hesap üzerine keşide edilen ---------- seri no.lu 16.000,00 TL tutarlı çekin 30.01.2009 Tarihinde ---------Ş. tarafından elektronik ortamda hesabın bulunduğu -----------Ş.’ye ibraz edildiği ve ------------ (ödenmiş çek) koduyla takasta işlem gördüğü tespit edilmiştir. Sonuç olarak, elektronik ortamda gönderilen bilgiler arasında çek keşideci ve hamillerine ilişkin bilgi bulunmadığı ve takas odalarında çek muhafazası söz konusu olmadığı göz önüne alındığında ilgi yazılarınızda talep edilen diğer bilgilerin çekleri takasa veren --------Ş., ---------Ş. ve ----------Ş. sorulmasının uygun olacağı düşünülmektedir…” şeklinde cevap verildiği görülmüştür.
---------- 15.10.2018 tarihli yazısının incelenmesinde; “İlgi yazınızda araştırmanıza konu olan ----------Ş.’nin ----------- no.lu hesabına tanımlı ------------- seri no.lu 5.704,59 TL tutarlı çek 02.06.2008 tarihinde ----------Ş. tarafından elektronik takas ortamında ibraz edilmiş olup çek tutarı ödenmiştir. Söz konusu çek ve çeki ibraz eden hamil bilgileri karşı banka nezdindedir.” şeklinde cevap verilmiş olduğu görülmüştür.
14------------, 12.12.2012 tarihli kararının incelenmesi: Davacı ------------- tarafından, davalı ... aleyhine, 100.000,00 TL bedelli ve ------------ Esas sayılı takip dosyasındaki 300.000,00 TL senet bedelinden dolayı borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin olduğu, mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine ----------- Hukuk Dairesi’nin 22.05.2013 tarih, -------------- sayılı kararı ile hükmün onandığı, karar düzeltme talebi üzerine ---------- sayılı kararı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verilerek hükmün kesinleşmiş olduğu görülmüştür.
15-30.05.2016 tarihli bilirkişi raporu: Ekonomist bilirkişi ---------- ve ------------ tarafından düzenlenen 30.05.2016 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; “1-Davacı yanın anılan senetten dolayı sorumlu olduğu, bu sorumluluğu kapsamında senetteki borcu ödediğine ilişkin kesin bir delil de sunamadığı,
2-Dosya kapsamının incelenmesinden senedin üzerinde malen ifadesinin yer almış olmasının, söz konusu malın davacıya teslim edildiğinin kesin delille ispatı mahiyetinde olacağı, davalının ayrıca teslimi ispat etmek zorunda olmadığı, bu malın teslim edilmediği ya da senedin teminat niteliğini haiz bulunduğu yönündeki davacı iddiasının ancak senetteki durumun aksinin iddiası niteliğinde olacağından bunun kesin delille ispat edilmesi gerekeceği, somut olayda ise davacı yanın bu yönde bir ispat faaliyetinde bulunmuş olmadığı…” şeklinde kanaat bildirilmiştir.
16-26.05.2017 tarihli bilirkişi raporu: Ekonomist bilirkişi ----------- ve ------------ tarafından düzenlenen 26.05.2017 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında; “…1-Davacının, borçlu olmadığını talep ettiği ----------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- Esas sayılı dosyası nedeniyle menfi tespit talebinin yerinde olmadığı,
2-Davacının, ----------- Esas sayılı dosyasından; (300.000-21.800 faiz)-285.812,29 TL cari hesap alacağı= 7.612,29 TL borçlu durumda daha bulunduğu, dolayısıyla da menfi tespit talebinin yerinde olmadığı sonuç ve kanısına varılmaktadır.
(b) bendi: Davacı yan itiraz dilekçesinde; ayrıca “Bilirkişi raporunun sonuç kısmında 20.07.2009 vade tarihli 300.000 TL’lik senedin kabul edilerek bu senede konu borcun ödendiğine dair kesin bir kanıt bulunmadığı yolunda mütalaa verilmek suretiyle yanılgıya düşüldüğünü, oysa yanlar arasındaki ilişkinin, davalı tarafa verilen tüm çek+nakit+senetlere karşılık davalının davacıya verdiği malın tutarı üzerinden incelenmesi gerektiğini, kaldı ki bahse konu senette “malen” ifadesinin yer alması karşısında davacıya mal olarak neyin teslim edildiğini davalının ispat etmesi gerektiğini” muhalefet olarak dermeyan etmiş olmakla bu hususa yönelik itirazların yukarıda yapılan açıklamalar muvacehesinde karşılandığı değerlendirilmektedir. Ayrıca, bahse konu senette “malen” ifadesinin yer alması karşısında davacıya mal olarak neyin teslim edildiğini davalının ispat etmesi gerektiği yönündeki itirazında HMK m.200 ve m.201 bağlamında hukuki dayanaktan yoksun olduğu mütalaa edilmektedir. (c) bendi: Ödenmemiş çekler, cari hesap alacağının hesabında zaten dikkate alınmamıştır…” şeklinde kanaatlerini bildirmişlerdir.
17-02.02.2018 tarihli bilirkişi raporu: Ekonomist bilirkişi ---------- ve ------------ tarafından düzenlenen 02.02.2018 tarihli bilirkişi 2. ek raporunun sonuç kısmında; “…Bu durumda davacı; menfi tespit talebine dayandırdığı, ----------- Asliye Hukuk Mahkemesinin menfi tespit davasına konu olan ----------- İcra Müdürlüğünün----------- Esas sayılı dosyasında 100.000 TL’lik (4) adet çekten dolayı, davacının, davalıya borçlu olduğu yönündeki kanaatimizde bir değişiklik olmayacaktır.
---------- İcra Müdürlüğü------------ Esas sayılı icra dosyasında talep edilen 300.000 TL’lik senet konusuna gelince, bu senet kaydı davalının defter kaydına girmemiştir. Dosyaya gelen ------------ hesap ekstresinde de takip konusu 100.000 TL’lik çeklerin ödenmediği anlaşılmıştır. O nedenle davacının, ------------- İcra Müdürlüğündeki çek bedelleri tenzil edildikten sonra davacıdan bakiye (159.100-100.000)= 59.100 TL borcu kalmaktadır.
Davacının verdiği senet 300.000 TL olup, bu durumda davacının, ------------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- Esas sayılı dosyasına konu edilen 300.000 TL’lik senet bedelinden ötürü davalıya; (300.000- 59.100)= 240.900 TL borçlu olmayacağı sonuç ve kanısına varılacaktır.
Yukarıda yapılan değerlendirmeler, esasında davacı vekilinin tüm itirazlarına da cevap niteliği taşımaktadır. Davacı itirazında, menfi tespit konusu 100.000 TL’lik çekin müvekkiline iade edilmeden veya takipten feragat edilmeden cari hesaptan düşülmesinin mümkün olmayacağını beyan etmiş ise de bunun kabul edilmesi mümkün değildir. Zira davacı tarafından davalıya takip konusu çekler, alınan mal karşılığı verilmiş, ancak davacı tarafından ödenmemesi sonucu davalı, bu çekleri kendi defterinde iade göstermiş, arkasından da icra takibine konu etmiştir. Dolayısıyla da davacının cari hesabı 159.100 TL’den 59.100 TL’ye düşmüştür. Bu nedenle davacı, ------------ İcra Müdürlüğünün 100.000 TL’lik çek takibinden dolayı borçlu olmadığını iddia etmesi varit görülmeyecektir.
300.000 TL’lik senetten ötürü ise davacı, davalıya (300.000-59.100) = 240.900 TL borçlu olmayacağı meydana çıkmıştır…” şeklinde kanaat bildirilmiştir.
18-28.05.2019 tarihli bilirkişi raporu: S.M.M.M. bilirkişi ---------- ve ------------ tarafından düzenlenen 28.05.2019 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; “…2-İncelenen davalı yan ticari defter kayıtlarına göre; davacının davalı yana mevcut dava tarihi itibariyle cari hesap borcunun 385.812,29 TL olduğu,
3-Her ne kadar önceki bilirkişi raporlarında davacı yanın itiraz ve beyanlarına cevap verilmeye çalışılmış ise de uyuşmazlık konusunda kesin bir değerlendirme yapılabilmesi için davacı yan ticari defterlerinin incelenmesi gerektiği, defterlerin sunulmamış olmasının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu…” kanaat bildirilmiştir.
19-19.12.2019 tarihli bilirkişi raporu: ----------- Talimat sayılı dosyasına sunulan S.M.M.M Bilirkişi ----------- tarafından düzenlenen 19.12.2019 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; “Davacı şirketin 2008 ve 2009 yılı ticari defterlerine göre 31.12.2009 tarihi itibariyle davalıya 203.386,90 TL borçlu göründüğü tespit edilmiştir.
Ancak, davacı şirketin tarafıma sunduğu tüm fatura ve ödeme belgeleri dikkate alındığında; davacı şirketin; davalıya 31.12.2009 tarihi itibariyle 126.519,05 TL borçlu olduğu belirlenmiştir.
Sonuç olarak; davacı şirketin belgeli ödemelerine göre; davalıya 31.12.2009 tarihi itibariyle borç miktarının 126.519,05 TL olduğu tespit edilmiştir.
---------- İcra Müdürlüğü’nün ------------ E. sayılı dosyasından; davacı şirketçe verilen ve ödenmemiş ------------ ait çek yaprakları ----------- no.lu çekler olup, bu çekler borçtan düşüldükten sonra kalan bakiye borç 126.519,05 TL olduğundan bu çekler için davacı şirketin borçlu olacağı,
-----------İcra Müdürlüğü’nün ------------ E. sayılı dosyası ile yapılan takip nedeniyle 31.12.2009 sonu tespit edilen borç miktarı 126.519,05 TL olduğundan takip konusu senetten düşüldüğünde 300.000 TL- 126.519,05 TL= 173.480,95 TL yönünden borçlu olmayacağı,
Davacı şirkete 2010 yılında da 35.800,00 TL’lik davalı şirketin müşteri çeki ödemeleri olduğu ve infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği hususları tespit edilmiştir.
Tarafıma mahkeme dosyası ibraz edilmemiş olup, uyap çıktılarına göre 31.12.2009 tarihi itibariyle hesaplama yapılmıştır.” kanaat bildirilmiştir.
Bu rapora göre; "taraflar arasında 2007 yılından ticari ilişkilerinin bulunduğu ve 2008 yılı açılış bakiyesinde davacının 10.839,10 TL borçlu olduğunun gözüktüğü, 2008 yılı içerisinde davalı taraftan 246.603,72 TL’lik mal veya hizmet aldığı, buna karşılık olarak resmi kayıtlara göre 185.475,00 TL ödeme yaptığının görüldüğünü, 2009 yılı açılış bakiyesinde davacının 71.967,82 TL borçlu olduğunun gözüktüğü, 2009 yılı içerisinde davalı taraftan 510.596,33 TL’lik mal veya hizmet aldığı, buna karşılık olarak resmi kayıtlara göre 379.177,25 TL’lik ödeme yaptığının görüldüğü ve 31.12.2009 tarihi itibariyle davacının kendi defterlerinde 203.386,90 TL devir borç göründüğü, ayrıca kendisine sunulan ancak defterlerde kayıtlı olmayan 4 adet toplam 11.210,00 TL tutarlı faturalar ile 1 adet 1.298,00 TL tutarlı olmak üzere toplam 12.508,00 TL tutarlı 5 adet cari hesaba işlenmeyen fatura kaydına ulaşıldığı" yönünde görüş bildirilmiştir.
20-22.09.2020 tarihli bilirkişi raporu: S.M.M.M bilirkişi ---------- ve ------------ tarafından düzenlenen 22.09.2020 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; “…tarafların beyanları ve delilleri ile yargı kararları ışığında, takdirin Sayın Mahkemenizin görev alanına ait olduğu işaret edilmek suretiyle, kök raporda uyuşmazlık konusunda kesin bir değerlendirme yapılabilmesi için davacı yan ticari defterlerinin incelenmesi gerektiği, defterlerin sunulmamış olmasının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu kanaatine varıldığı,
Davacı tarafa ait ticari defterlerin incelenmesi neticesinde davalının davacıdan 31.12.2009 tarihi itibariyle 331.751,19 TL-4.000,00 TL= 327.751,19 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği; ilgili icra dairelerinden davalıya ödeme yapıldığı yönündeki davacı iddiasının usulüne uygun delillerle ispatlanması gerektiği, bu bağlamda davacının bedelsizlik iddiasının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu…” kanaat bildirilmiştir.
21-Davalının hesaplarının incelenmesine ilişkin yukarıda gösterilen bilirkişi raporlarının ilgili bölümlerinin incelenmesi: Davalı ...’un kayıtlarında, davacı --------- Şti.’ne ait hesap hareketleri ekonomist bilirkişi ------------ ve akademisyen bilirkişi ------------- tarafından düzenlenen 30.05.2016 tarihli bilirkişi raporu ve mali müşavir bilirkişi ---------- ve akademisyen bilirkişi ----------- tarafından düzenlenen 28.05.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre hesap hareketlerinin aşağıdaki şekilde olduğu tespit edilmiştir.
DAVALI ŞİRKETİN KAYITLARINDA- DAVACI ŞİRKETE AİT HESAP HAREKETLERİ
TARİH YEV. NO AÇIKLAMA BORÇ ALACAK BAKİYE
1.01.2008 ------- Devir 39.061,10 0,00 39.061,10
2.01.2008 ------- Havale 0,00 5.200,00 33.861,10
7.01.2008 ------- Havale 0,00 3.800,00 30.061,10
16.01.2008 ------- Çek girişi 0,00 5.000,00 25.061,10
18.02.2008 ------- Senet 0,00 11.000,00 14.061,10
29.04.2008 ------- Havale 0,00 3.500,00 10.561,10
5.05.2008 ------- Senet Protesto Masrafı 49,82 0,00 10.610,92
5.05.2008 ------- Senet Protesto 5.500,00 0,00 16.110,92
15.05.2008 ------- Çek girişi 0,00 3.289,00 12.821,92
5.06.2008 ------ Karşılıksız çek 10.000,00 0,00 22.821,92
5.06.2008 -------- Satış Faturası 93.092,56 0,00 115.914,48
26.09.2008 ------- Çek girişi 0,00 46.000,00 69.914,48
10.10.2008 ------- Satış Faturası 15.244,42 0,00 85.158,90
10.10.2008 ------- Satış Faturası 18.025,68 0,00 103.184,58
13.10.2008 -------- Mal alım faturası 0,00 14.863,28 88.321,30
21.10.2008 ------- Satış Faturası 2.053,20 0,00 90.374,50
23.10.2008 ------- Gelen havale 0,00 10.000,00 80.374,50
4.11.2008 ------- Satış Faturası 4.836,82 0,00 85.211,32
11.11.2008 ------- Satış Faturası 20.326,92 0,00 105.538,24
13.11.2008 ------- Satış Faturası 6.085,50 0,00 111.623,74
26.11.2008 ------- Satış Faturası 86.938,62 0,00 198.562,36
26.11.2008 ------- Gelen havale 0,00 20.000,00 178.562,36
31.12.2008 ------- Çek girişi 0,00 15.000,00 163.562,36
15.01.2009 ------- Satış faturası 3.304,00 0,00 166.866,36
21.01.2009 ------- Satış faturası 13.100,36 0,00 179.966,72
5.02.2009 ------- Çek girişi 0,00 200.000,00 -20.033,28
12.02.2009 ------- Satış faturası 1.416,00 0,00 -18.617,28
12.03.2009 ------- Satış faturası 17.316,50 0,00 -1.300,78
25.03.2009 ------- Satış faturası 3.150,60 0,00 1.849,82
25.03.2009 ------- Satış faturası 5.895,28 0,00 7.745,10
31.03.2009 ------- Satış faturası 1.008,90 0,00 8.754,00
31.03.2009 ------- Satış faturası 3.540,00 0,00 12.294,00
24.04.2009 ------- Satış faturası 15.241,59 0,00 27.535,59
30.04.2009 ------- Satış faturası 17.442,76 0,00 44.978,35
30.04.2009 ------- İade çekler 25.000,00 0,00 69.978,35
2.05.2009 -------- Satış faturası 2.950,00 0,00 72.928,35
5.05.2009 -------- Satış faturası 8.319,00 0,00 81.247,35
13.05.2009 ------- Satış faturası 90.860,00 0,00 172.107,35
18.05.2009 ------- Satış faturası 15.363,60 0,00 187.470,95
18.05.2009 -------- Satış faturası 99.325,32 0,00 286.796,27
28.05.2009 -------- Satış faturası 1.770,00 0,00 288.566,27
1.06.2009 -------- İade edilen çekler 25.000,00 0,00 313.566,27
4.06.2009 -------- Gelen havale 0,00 15.000,00 298.566,27
6.06.2009 ------- Satış faturası 236,00 0,00 298.802,27
17.06.2009 ------- Çek ödemesi 0,00 25.000,00 273.802,27
17.06.2009 ------- Çek ödemesi 0,00 25.000,00 248.802,27
23.06.2009 ------- Satış faturası 127.698,89 0,00 376.501,16
23.06.2009 ------- Satış faturası 2.950,00 0,00 379.451,16
1.07.2009 ------- İade edilen çekler 25.000,00 0,00 404.451,16
7.07.2009 ------- Satış faturası 31.152,00 0,00 435.603,16
7.07.2009 ------- Çek girişi 0,00 12.500,00 423.103,16
16.07.2009 ------- Gelen havale 0,00 121.000,00 302.103,16
17.07.2009 ------- Satış faturası 42.834,00 0,00 344.937,16
21.07.2009 ------- Gelen havale 0,00 25.000,00 319.937,16
31.07.2009 ------- İade edilen çekler 25.000,00 0,00 344.937,16
19.08.2009 ------- Satış faturası 1.508,04 0,00 346.445,20
26.08.2009 ------- Satış faturası 118,00 0,00 346.563,20
31.08.2009 ------- Satış faturası 3.575,40 0,00 350.138,60
31.08.2009 ------- İade edilen çekler 25.000,00 0,00 375.138,60
4.09.2009 ------- Havale 0,00 10.000,00 365.138,60
17.09.2009 ------- Satış faturası 1.298,00 0,00 366.436,60
18.09.2009 ------- Satış faturası 719,80 0,00 367.156,40
1.10.2009 ------- İade edilen çekler 25.000,00 0,00 392.156,40
8.10.2009 -------- Çek girişi 0,00 20.800,00 371.356,40
10.10.2009 ------- Satış faturası 1.362,90 0,00 372.719,30
14.10.2009 ------- Satış faturası 11.960,19 0,00 384.679,49
21.10.2009 ------- Satış faturası 1.014,80 0,00 385.694,29
28.10.2009 ------- Gelen havale 0,00 10.000,00 375.694,29
2.11.2009 ------- İade edilen çekler 25.000,00 0,00 400.694,29
6.11.2009 ------- Satış faturası 118,00 0,00 400.812,29
10.11.2009 -------- Çek girişi 0,00 15.000,00 385.812,29
25.11.2009 -------- Çek girişi 0,00 15.000,00 370.812,29
3.05.2010 -------- İade edilen çekler 15.000,00 0,00 385.812,29
TOPLAM 1.017.764,57 631.952,28 385.812,29
Buna göre; davalı şirketin defterlerinde davacıya ait hesap hareketlerinde, 2007 yılından 39.061,10 TL tutarlı borç kaydı ile birlikte toplam 1.017.764,57 TL BORÇ kaydı girildiği, karşılığında 631.952,28 TL tutarında ALACAK kaydı girmek suretiyle davalı şirket kendi defterlerinde 385.812,29 TL alacaklı gözüktüğü ancak davalının defterlerinde 16.07.2009 tarihinde yapılan 125.000,00 TL tutarlı ödemenin 121.000,00 TL olarak kaydedildiğinden, eksik olarak kaydedilen 4.000,00 TL’nin de düşümünün yapılması gerektiğinden, davalının 381.812,29 TL (385.812,29-4.000,00) alacaklı duruma geçtiğini, dava konusu 300.000,00 TL tutarlı senedin davalı şirketin defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir.
22-28.05.2021 tarihli bilirkişi raporu: Bilirkişi --------- ölümü nedeniyle SMMM bilirkişi ----------- tarafından mecburen tek başına düzenlenen 28.05.2021 tarihli bilirkişi raporun sonuç bölümünde; "Davacı şirketin ticari defterleri talimat yolu ile incelenmiş olup, 2009 yılına ilişkin ticari defterlerin açılış tasdiklerinin yapıldığı kapanış tasdiklerinin yapılmadığı, 2008 yılına ilişkin de ulaşılamadığından sunulmamış olduğunun bildirildiği,
Davalı şirketin ticari defterleri dava dosyasında mevcut iki heyet raporunda da incelenmiş olup, 2008-2009 yılları ticari defterlerinin delil niteliğinde bulunmadığı, 2010 yılı ticari defterlerinin delil niteliğinde bulunduğu,
Taraflar arasındaki ticari ilişki konusunda, davacı şirketin davalı şirketten mal almış olduğu ve karşılığında çek, senet ve nakit olarak ödemelerini yapmış olduğu hususunda bir ihtilafın bulunmadığı,
Detayları Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde açıklandığı üzere, davacının davalı şirkete 337.922,48 TL tutarında borcunun bulunduğu,
Bu kapsamda, davacının 337.922,48 TL tutarlı borcundan dolayı, 100.000,00 TL tutarlı çeklerin tahsiline ilişkin başlatılan ---------- İcra Müdürlüğü’nün --------- Esas sayılı icra takibine borçlu olmadığını ispat edemediği,
İşbu icra takibinden sonra da, davacının 237.922,48 TL daha borcu kalacağından, 18.05.2009 tanzim, 20.07.2009 vade tarihli 300.000,00 TL tutarlı senedin tahsili amacıyla başlatılan ---------- İcra Müdürlüğü’nün----------- Esas sayılı dosyasına da 237.922,48 TL tutarında borcu bulunduğu, bakiye kalan 62.077,52 TL’lik (300.000,00-237.922,48) kısmı yönünden borçlu olmadığı" yönünde görüş bildirilmiştir.
23-01.11.2021 tarihli bilirkişi raporu: SMMM bilirkişi ----------- ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi ----------- tarafından düzenlenen 01.11.2021 tarihli bilirkişi raporunun sonuç bölümünde; "Davacı ve davalı itirazları ek raporumuzda detaylı olarak incelenmiş olup ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davalı ve davacı itirazlarının yerinde olmadığı, kök raporumuzda itirazlarına ilişkin olarak gerekli açıklama irdeleme ve hesaplamanın yapılmış olduğu taraf itirazlarının kök rapordaki kanaati değiştirecek mahiyette olmadığı, kök rapordaki kanaatlerin aynen geçerli olduğu,
Bu kapsamda, davacının 337.922,48 TL tutarlı borcundan dolayı, 300.000,00 TL lık senet tahsili için başlatılan ---------- İcra Müdürlüğü’nün -----------Esas sayılı dosyasının tamamından borcu bulunduğu,
İşbu icra takibinden sonra da, davacının 37.922,48 TL daha borcu kalacağından, 100.000,00 TL tutarlı çeklerin tahsiline ilişkin başlatılan ---------- İcra Müdürlüğü’nün ---------- Esas sayılı dosyasına da 37.922,48 TL tutarında borcu bulunduğu, bakiye kalan (100.000,00-37.922,48) = 62.077,52 TL’lik kısmı yönünden borçlu olmadığı kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir.
24-20.01.2022 tarihli bilirkişi ek raporu: Nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi ----------- tarafından düzenlenen 20.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda --------- İcra Müdürlüğünün --------- esas sayılı dosyasına yapılan kısmi ödemeler" hesaplanmış olup; ----------- tarafından İcra Müdürlüğü’ne 05.01.2022 tarihinde gönderilen 74.708,06 TL’nin kesinleşen icra dosyasında kapak hesabı yapılarak mahsup edilebileceği, cari hesabın ana parasından mahsup edilemeyeceğinden, davacı şirket vekilinin işbu ve diğer itirazları yerinde görülmemiş olup, bilirkişi ek raporundaki kanaatlerimizin aynen geçerli olduğu" yönünde görüş bildirilmiştir.
25-01.11.2021 tarihli bilirkişi raporu: SMMM bilirkişi ----------- ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi ----------- tarafından düzenlenen 14.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda; "...1-Bilirkişinin muhasebe kayıtlarını ve mal teslimine ilişkin irsaliyeleri incelemediği, davalı tarafa teslim edilen çek ve senetlerin birer ödeme vasıtası olduğu nazara alınarak borç mevcudundan düşülmeden rapor düzenlendiği, ---------- raporunun değerlendirmeye alınmadığı itirazı yönünden: Davacı vekilinin itirazına ilişkin yapılan incelemede, mali müşavir bilirkişi olarak düzenlemiş olduğum 28.05.2021 tarihli bilirkişi kök raporumda, davacı şirketin ticari defterlerini inceleyen ----------- düzenlemiş olduğu 19.12.2019 tarihli bilirkişi raporu değerlendirmeye alınmış olduğundan davacı vekilinin işbu itirazı yerinde görülmemiştir.
Muhasebesel kayıt, mal teslimlerine ilişkin irsaliyeler, davalı tarafa teslim edilen çek ve senetlerin ödeme vasıtası olduğu nazara alınarak borç mevcudundan düşülmeden rapor düzenlendiği itirazı yönünden yapılan incelemede, dosya kapsamına sunmuş olduğum 28.05.2021 tarihli kök raporumda 4.c-Fatura İncelemesi, 5.1-Davalı şirketin alacağı bulunup bulunmadığı yönünden değerlendirme- davacı şirket tarafından yapılan ödemelerin ispat durumu (28.05.2021 tarihli kök raporun, 12, 13, 14 ve 15.sayfaları) bölümlerinde detaylı bir şekilde incelenip, açıklanmış olması nedeniyle davacı vekilinin işbu itirazları da yerinde görülmemiştir.
2-Kabul etmemekle birlikte 28.05.2021 tarihli ----------- raporunda belirtilen 783.874,76 TL'den, davalının itiraz etmediği 30.05.2016 tarihli raporda belirlenen müvekkilinin nakit + çek + senet ödemeleri toplamı olan 631.952,28 TL mahsup edildiğinde 151.922,00 TL kaldığı, bu tutardan da davacı şirket sahibi ------------ evinin ihale ile satışından dolayı -------- davalının alacaklı olduğu ----------- İcra Müdürlüğünün ------------ E. sayılı icra dosyasına 21.04.2014 tarihinde gönderildiği halde icra müdürlüğü tarafından ---------- iade edilen ancak mahkemenin tezkeresi üzerine tekrar 04.01.2022 tarihinde ilgili icraya gönderilen 74.708,06 TL’nin düşümü yapıldığında bakiye 77.214,00 TL borçlu kalmalarının söz konusu olabileceği yönündeki itirazı yönünden:
Davacı vekilinin işbu itirazına ilişkin yapılan incelemede, 28.05.2021 tarihli bilirkişi kök raporumda, tarafların ticari defterlerinin, dosya kapsamına sunulan belgelerin, banka cevabi yazıları bir bütün halinde değerlendirilmiş ve raporun 15.sayfasında belirtildiği şekilde davalı şirketin ispatlamış olduğu 783.874,76 TL tutardan, davacı şirketin ispatlamış olduğu 445.952,28 TL’lik ödemenin düşümü yapıldığında, davacı şirketin 337.922,48 TL borcunun bulunduğu değerlendirilmiş olduğundan, sonrasında davacı vekilinin itiraz dilekçesinde belirtmiş olduğu, davacı şirket sahibinin evinin satılıp, ---------- tarafından İcra Müdürlüğü’ne 05.01.2022 tarihinde gönderilen 74.708,06 TL’nin asıl alacaktan düşümü yapılması gerektiği itirazına ilişkin, aşağıda detaylı bir şekilde açıklanacağı üzere, işbu tutarın kesinleşen icra dosyasında kapak hesabı yapılarak mahsup edilebileceği, cari hesabın ana parasından mahsup edilemeyeceğinden davacı şirket vekilinin itirazları yerinde görülmemiştir.
3-Davacı şirket sahibi ----------- evinin ihale ile satışından dolayı ------------ davalının alacaklı olduğu ----------- İcra Müdürlüğünün ------------ E. sayılı icra dosyasına 21.04.2014 tarihinde gönderildiği halde icra müdürlüğü tarafından ------------ iade edilen ancak mahkemenin tezkeresi üzerine tekrar 04.01.2022 tarihinde ilgili icraya gönderilen 74.708,06 TL’nin cari hesabın ana parasından mahsup yapılmadığı itirazı yönünden:
Davacı / borçlunun ----------İcra müdürlüğünün ----------- Esas sayılı takip dosyasındaki 300.000,00 TL senet bedelinden dolayı borçlu olmadığının tespiti talebi mahkemece reddedildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine ----------- sayılı kararı ile hükmün onandığı, karar düzeltme talebi üzerine ----------- sayılı kararı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verilerek hükmün ( ----------İcra müdürlüğünün ----------- Esas sayılı takibin ve bu takipte talep edilen 300.000 TL borcun ) kesinleşmiş olduğu sabittir.
İş bu kesinleşmiş icra dosyasına 05.01.2022 tarihinde gönderinle 74.708,06 TL’nin cari hesabın ana parasından mahsubunun istenmesi mümkün değildir. Çünkü kesinleşmiş icra dosyasına gönderilen para TBK.m 100 gereğince icra dosyasından kapak hesabı yapılarak mahsup edilebilir. Kesinleşmiş İcra dosyasındaki bu paranın icra dosyasından alınıp cari hesaptan mahsubunun hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığı gibi, faiz işleyen kesinleşmiş bir icra dosyasındaki paranın, icra dosyasında çıkarılıp cari hesap ana parasından mahsup edilmesi davacı lehine sebepsiz zenginleme oluşturacağı izahtan vareste olup, bu husustaki davacı itirazları yerinde görülmemiştir.
5-S O N U Ç: Dava dosyasında bulunan belge ve bilgilerin incelemelerinin yapılması, bilirkişi heyetine verilen görev ile sınırlı ve mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde;
Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, ----------- tarafından İcra Müdürlüğü’ne 05.01.2022 tarihinde gönderilen 74.708,06 TL’nin kesinleşen icra dosyasında kapak hesabı yapılarak mahsup edilebileceği, cari hesabın ana parasından mahsup edilemeyeceğinden, davacı şirket vekilinin işbu ve diğer itirazları yerinde görülmemiş olup, bilirkişi ek raporundaki kanaatlerimizin aynen geçerli olduğu" şeklinde görüş bildirilmiştir.
26---------- İcra Müdürlüğü’nün ------------ Esas sayılı dosyasının incelenmesi: -----------İcra Müdürlüğü’nün ------------ Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından, borçlu ----------- aleyhine, 18.05.2009 tanzim, 20.07.2009 vade tarihli 300.000,00 TL tutarlı senedin tahsili amacıyla Örnek No:10 Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile Yapılacak Takipte Ödeme Emri ile başlatılan takibe ilişkin olduğu, takibin kesinleşmiş olduğu görülmüştür.
İCRA TAKİP DOSYASININ ÖZET TABLOSU
Mahkememizin istemi üzerine ---------- İcra Müdürlüğü’nün ------------ Esas sayılı, 17.12.2021 tarihli cevabi yazısının incelenmesinde; “İlgi sayılı yazınız ile müdürlüğümüz dosyasında ---------- müdürlüğümüz dosyasına 74.708,06 TL’nin ödenip ödenmediği hususunda bilgi verilmesi hususu sorulmuş olup, dosyamız tetkikinde bugüne kadar --------- müdürlüğümüz dosyasına para gelmediği anlaşılmakla güncel dosya hesap raporumu yazımız ekinde gönderilmiştir.” Şeklinde cevap verildiği yazı cevabı ekinde gönderilen kapak hesabının incelenmesinde, icra takibinin 321.800,00 TL yönünden kesinleşmiş olduğu, 17.12.2021 hesap tarihi itibariyle kapak hesabı yapıldığı, toplam borcun 879.826,71 TL olduğu görülmüştür.
27--------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- Esas sayılı dosyasının incelenmesi: ----------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- Esas sayılı icra dosya suretinin incelenmesinde, alacaklı ... tarafından, borçlu ---------- Şti. aleyhine, -----------Şubesi, 30.07.2009 keşide tarihli ----------- seri no.lu, 30.08.2009 keşide tarihli ----------- seri no.lu, 30.09.2009 keşide tarihli --------- seri no.lu ve 30.10.2009 keşide tarihli ----------- seri no.lu ve ayrı ayrı 25.000,00 TL’lik toplam 100.000,00 TL tutarlı çeklerin karşılıksız çıkması sonucu tahsili amacıyla Örnek No:10 Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile Yapılacak Takipte Ödeme Emri ile başlatılan takibe ilişkin olduğu, takibin kesinleşmiş olduğu görülmüştür.
İCRA TAKİP DOSYASININ ÖZET TABLOSU
28----------- İcra Müdürlüğü’nün ------------ Esas sayılı dosyasının incelenmesi: ----------- İcra Müdürlüğü’nün ------------ Esas sayılı icra dosya suretinin incelenmesinde; lacaklı ... tarafından, borçlular ---------- Şti., ----------ve ------------Şti. aleyhine, 30.04.2010 keşide tarihli, ------------ seri no.lu 10.000,00 USD tutarlı çekin karşılıksız çıkması sonucu tahsili amacıyla Örnek No:10 Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile Yapılacak Takipte Ödeme Emri ile başlatılan takibe ilişkin olduğu görülmüştür.
İCRA TAKİP DOSYASININ ÖZET TABLOSU
29-Davacının, davalıya borcu olup olmadığı, varsa borç miktarının ne kadar olduğu hususunda inceleme ve gerekçe: Mahkememizce yukarıda 8. bentte belirlenen uyuşmazlık noktalarında konusunda uzman bilirkişilerden raporlar ve taraf vekillerinin itirazlarını karşılayacak şekilde ek raporlar alınmak suretiyle davacının, davalıya borcu olup olmadığı, varsa borç miktarının ne kadar olduğu hususunda uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmiştir.
Buna göre, davacının talebi bozma sonrası yapılan 6.10.2015 tarihli duruşma ve 25.01.2016 tarihli dilekçesinde belirttiği şekilde davalı şirkete yapılan 889.104,00 TL tutarlı ödemeye karşılığında sadece 513.213,00 TL tutarlı mal alındığı için aradaki fark olan 375.891,00 TL miktarında borçtan dolayı davalı tarafından başlatılan ---------. İcra Müdürlüğü’nün ------- Esas sayılı dosyası ile bu dosyadaki borçla ilgili davacı tarafından açılan -------- Esas sayılı dosyası ile yine davalı tarafından başlatılan ---------- İcra Müdürlüğü’nün ---------- Esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ödemesini yaptığını iddia ettiği ve listesini sunduğu ödemelerin bazılarının karşılıksız çıktığını, bazılarının mükerrer kaydedilmiş olduğunu, bazılarının da müvekkiline teslim edilmediğini, bu nedenlerle haksız davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Bu nedenle Mahkememizce yapılacak öncelikli iş, taraflar arasındaki satış sözleşmesi kapsamında davalı tarafça davacıya verilen asansör malzemeleri miktarını, davacının da davalıya yaptığı ödemeleri belirleyerek, dava tarihi itibariyle davalının davacıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise ne kadar alacağının olduğunu belirlemek olmalıdır.
Davacı şirketin ticari defterleri mahkememizin talebiyle talimat yolu ile mali müşavir bilirkişi aracılığıyla incelenmiş olup, 2009 yılına ilişkin ticari defterlerin açılış tasdiklerinin yapıldığı, kapanış tasdiklerinin yapılmadığı, 2008 yılına ilişkin de ulaşılamadığından sunulmamış olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Davalı şirketin ticari defterleri ise mahkememizce atanmış üç ayrı bilirkişi heyetince incelenmiş olup, 2008-2009 yılları ticari defterlerinin delil niteliğinde bulunmadığı, 2010 yılı ticari defterlerinin delil niteliğinde bulunduğu kanaatlerine varılmıştır.
Tarafların ticari defterlerinin karşılaştırılmasında; tarafların 2007 yılına ilişkin ticari defterlerinin incelenemediği, davacı şirketin defterlerinde 2007 yılından 2008 yılına 10.839,10 TL borçlu devrederken, davalı şirketin kendi defterlerinde 39.061,10 TL alacaklı gözüktüğü, bu devirde "davalı şirketin 10.839,10 TL’lik tutarın üzerindeki kısım kadar alacaklı olduğunu" ispat etmesi gerektiği, dosya kapsamında da bu kapsamda somut herhangi bir delil bulunmadığından 2007 yılından 2008 yılına devir kaydı olarak 10.839,10 TL’lik tutarın dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
2008 yılı sonu itibariyle, davacı şirketin kendi defterlerinde 71.967,82 TL borçlu gözüktüğü, davalı şirketin kendi defterlerinde 163.562,36 TL alacaklı gözüktüğü, 2009 yılı sonu itibariyle, davacı şirketin kendi defterlerinde 203.386,90 TL borçlu gözüktüğü, davalı şirketin kendi defterlerinde 385.812,29 TL alacaklı gözüktüğü, tarafların ticari defterlerinin karşılaştırılmasında, birbirleriyle uyumlu olmadığından, ispat yüküne göre değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Davalı şirket tarafından davacı şirket adına 2008 yılında 8 adet toplam 246.603,72 TL ve 2009 yılında 30 adet toplam 526.549,94 TL olmak üzere 773.153,66 TL tutarında fatura düzenlenmiş olduğu, işbu faturaların 06.11.2009 tarihli 118,00 TL tutarlı fatura haricindeki diğer 773.035,66 TL (773.153,66-118,00) tutarlı 37 adet faturaların ispatlanmış olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı şirket tarafından, çekler ve banka havalesi/eft yoluyla yapılan ödemelerden ispatlanan, ispata muhtaç ve karşılıksız çıkan kayıtlar aşağıda ayrı ayrı incelenmiştir.
İspatlanan Kayıtlar:
Dava dosyasına sunulan çekler, banka dekontları ve Sayın Mahkemenin talebiyle dava dosyasına gönderilen Banka yazı cevaplarının incelenmesinde, davacı şirket tarafından davalı şirkete yapılan ödemelerden 21 adet toplam 387.589,00 TL tutarlık kısmının ispatlanmış olduğu değerlendirilmiştir.
Yani tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde, davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup, davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmayan, davacı şirket lehine 7 adet toplam 58.363,28 TL tutarlı kaydın bulunduğundan, işbu tutarın davacı lehine değerlendirilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.
Mükerrer Kayıtlar: Davacı şirket tarafından davalı şirkete yapılan ödemelere ilişkin sunmuş olduğu listede, yukarıdaki tabloda detayları yazılan çeklerin karşılıksız çıkmasından sonra ödemeleri farklı tarihte yapılmış olduğu, yapılan ödemelerin de ispatlanan tutarların gösterildiği tabloda yazılmış olduğundan, 3 adet toplam 75.000,00 TL’lik bu tutarların mükerrer olarak kaydedilmiş olduğu kanaatine varılmıştır.
İspat Edilemeyen Kayıtlar: Davacı tarafından davalı şirkete yapıldığı iddia edilen çeklere ilişkin banka yazı cevaplarının incelenmesinde, 4 adet toplam 36.704,59 TL tutarlı çeklerin ödemelerinin yapılmış olduğunun bildirildiği ancak ödemelerin kime yapıldığının dosya kapsamına sunulan yazı cevaplarından tespit edilemediği, davalı tarafın işbu çeklerin kendilerine verilmediğini beyan etmiş olduğu, buna göre bu çekler yönünden ispat yükümün davacıda olduğu, davacı tarafın bu çeklerin davalıya verildiğini ispat edemediği kanaatine varılmıştır.
DAVACI ŞİRKET DEFTERLERİNDE KAYITLI OLUP, DAVALI ŞİRKETİN DEFTERLERİNDE KAYITLI OLMAYAN İSPATA MUHTAÇ ÖDEME KAYITLARI
TARİH FİŞ NO AÇIKLAMA TUTAR
31.08.2008 -------- SATICILARA ÖDEME 7.500,00
30.09.2008 -------- SATICILARA ÖDEME 5.000,00
30.09.2008 -------- SATICILARA ÖDEME 5.000,00
30.09.2008 ------- SATICILARA ÖDEME 7.500,00
30.09.2008 ------- SATICILARA ÖDEME 7.500,00
31.10.2008 ------- SATICILARA ÖDEME 5.000,00
31.10.2008 ------ SATICILARA ÖDEME 5.000,00
31.10.2008 ------- SATICILARA ÖDEME 7.500,00
31.10.2008 ------- SATICILARA ÖDEME 7.500,00
31.10.2008 ------- ÖDEME 5.000,00
31.10.2008 ------- ÖDEME 5.000,00
30.11.2008 ------ SATICILARA ÖDEME 6.000,00
30.11.2008 ------- SATICILARA ÖDEME 6.500,00
30.11.2008 ------ SATICILARA ÖDEME 7.500,00
30.11.2008 ------ SATICILARA ÖDEME 7.600,00
30.11.2008 ------ SATICILARA ÖDEME 7.900,00
31.12.2008 ------ SATICILARA ÖDEME 6.800,00
31.12.2008 ------ SATICILARA ÖDEME 6.900,00
31.12.2008 ------ SATICILARA ÖDEME 7.500,00
31.12.2008 ------ SATICILARA ÖDEME 7.800,00
31.12.2008 ------ SATICILARA ÖDEME 7.850,00
31.12.2008 ------ SATICILARA ÖDEME 3.965,00
31.12.2008 ------ SATICILARA ÖDEME 5.000,00
31.12.2008 ------- SATICILARA ÖDEME 6.500,00
31.12.2008 ------- SATICILARA ÖDEME 6.980,00
31.12.2008 ------- SATICILARA ÖDEME 7.580,00
31.12.2008 ------- SATICILARA ÖDEME 7.750,00
31.12.2008 ------- SATICILARA ÖDEME 7.850,00
TOPLAM 185.475,00
Dava dosyasına sunulan ödeme belgelerinin dışında, davacı şirketin kendi defterlerinde 2008 yılında davalı şirkete ödeme olarak kaydetmiş olduğu toplam 185.475,00 TL tutarlı ödeme kaydına ilişkin dosya kapsamına sunulan herhangi bir dekont vs. somut belge bulunmadığından davacının bu tutarlı ödemeyi ispat edemediği kanaatine varılmıştır.
Karşılıksız Çıkan Çekler:
¸
Davacı tarafından davalı şirkete teslim edilen yukarıdaki 5 adet çeklerin karşılıksız çıkması üzerine, davacı tarafından, davalı aleyhine, ilk dört çekin toplamı 100.000,00 TL’nin tahsili amacıyla --------- İcra Müdürlüğü’nün ------------ Esas sayılı dosyası ile, 5 no.lu 10.000,00 ABD Doları tutarlı çekin tahsili amacıyla ----------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- Esas sayılı dosyası ile icra takipleri başlatılmış olduğu görülmüştür.
Davacı tarafından davalı şirkete yapıldığı iddia edilen çeklere ilişkin banka yazı cevaplarının incelenmesinde, yukarıda tabloda gösterilen çekin karşılıksız çıktığının bildirildiği görülmüş, bu çekin davalı şirkete teslim edildiğine ilişkin de dosya kapsamında somut herhangi bir belgenin bulunmadığı görülmüştür.
Tarafların 2007 yılına ilişkin ticari defterleri incelenemediği, davacının kendi defterlerinde 10.839,10 TL borçlu, davalı şirketin kendi defterlerinde 39.061,10 TL alacaklı gözüktüğü, bu devir rakamında, davalı şirketin 10.839,10 TL’lik tutarın üzerindeki kısım kadar alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiği, dosya kapsamında da bu kapsamda somut herhangi bir delil bulunmadığından, 2007 yılından 2008 yılına devir kaydı olarak 10.839,10 TL’lik tutarın dikkate alınması gerektiği, bu tutarın üzerine davacı tarafından yapılan ödemelerden ispatlanan 445.952,28 TL’ye karşılık davalı şirketin ispatlamış olduğu 773.035,66 TL tutarlı faturalarından düşümü yapıldığında, davacı şirketin sonuç olarak 337.922,48 TL tutarında borcunun kalacağı kanaatine varılmıştır.
30-Davacı vekilinin hesaplamalara yaptığı itirazların incelenmesi ve değerlendirilmesi:
a-Davacı vekili, davalı şirkete teslim edilip, karşılıksız çıkan ----------- Şubesi, 30.07.2009 keşide tarihli ----------- seri no.lu, 30.08.2009 keşide tarihli ---------- seri no.lu, 30.09.2009 keşide tarihli ------------ seri no.lu ve 30.10.2009 keşide tarihli ----------- seri no.lu ve ayrı ayrı 25.000,00 TL’lik toplam 100.000,00 TL tutarlı çeklerin tahsiline ilişkin ----------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- Esas sayılı dosyası ile kendileri aleyhine icra takibi başlatıldığını, işbu çeklerin de müvekkili şirketin ödemesi olarak davalı alacağından düşülmesi gerektiği, takip dosyasında haciz kapsamında malzemelerin satışından dolayı davalıya ödenen paraların mahsup edilmesi gerektiğini beyan etmiş ise de, ---------- Müdürlüğü’nün --------- Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, icra takibinin kesinleşmiş olduğu, davacı tarafından işbu icra dosyasına ödemeler yapıldığı beyan edilmişse de, dosyaya sunulan suret dosyada ödeme belgesi bulunmadığı, buna göre davacının bu iddiasını ispat edemediği kanaatine varılmıştır.
b-Davacı vekilince "davalı alacaklı ... tarafından, borçlu ------------ aleyhine, 18.05.2009 tanzim, 20.07.2009 vade tarihli 300.000,00 TL tutarlı senedin tahsili amacıyla--------- İcra Müdürlüğü’nün ----------Esas sayılı dosyasından dolayı müvekkiline ait evin 168.000,00 TL’ye satışından dolayı davalının alacaklı göründüğü dosyaya gönderilen 74.708,06 TL’nin aynı şekilde davalı alacağına mahsuben hesapta nazara alınmadığı" beyan edilmiş ise de; ----------- İcra Müdürlüğü’nün ------------ Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, icra takibinin kesinleşmiş olduğu, davacı tarafından "işbu icra dosyasına ödemeler yapıldığı, satışlar yapıldığı" iddia edilmiş ise de, dosyada bu hususta herhangi bir belge bulunmadığı, davacının bu iddiasını ispat edemediği kanaatine varılmıştır.
c-Davacı vekili "30.04.2010 keşide tarihli, ------------- seri no.lu 10.000,00 ABD Doları tutarlı çekin tahsiline ilişkin müvekkili aleyhine ----------- İcra Müdürlüğü’nün ---------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu tutarın da müvekkili şirketin ödemesi olarak dikkate alınması gerektiğini" iddia etmiş ise de, dosya içine sureti getirtilen --------- İcra Müdürlüğü’nün ------------ Esas sayılı dosyasında takip konusu çekin keşidecisi tarafından imzaya itiraz edildiği ve bu kişinin eli ürünü olmadığının tespit edildiği, işbu takip dosyasında çeke ilişkin yapılan herhangi bir ödeme bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu itirazı da yerinde görülmemiştir.
ç-Davacı vekili tarafından "icra takibinden sonra 2010 yılında toplam 35.800,00 TL’lik belgeli çek ödemesinin her ne kadar takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin infaz aşamasında nazara alınabileceği belirtilmişse de, mahkemece verilecek nihai kararda bu hususun yer alabilmesi ve ilâmın infazında tereddüt yaşanmaması için takip sonrası yapılan ödemelerin ne olduğunun açıkça bilirkişi tarafından belirlenmesi" talep edilmiş ise de, toplam 35.800,00 TL tutarlı 6 adet çekten, 30.04.2010 tarihli ---------- no.lu 9.000,00 TL tutarlı ve 31.05.2010 tarihli ----------- no.lu 6.000,00 TL tutarlı çeklerin davalıya teslimine ilişkin herhangi bir belge bulunmadığından davacının bu ödemeleri ispat edemediği, diğer 4 adet çekin de davacı şirket kayıtlarında yer almasa da, davalı şirketin defterlerinde 08.10.2009 tarihli ----------- fiş no.su ile kayıtlı olduğundan, 2009 yılında yapılan ödeme olarak dikkate alınmış olduğu, mükerrer olarak tekrar dikkate alınmasının mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır.
d-Davacı vekili tarafından "takip konusu 300.000,00 TL’lik senedin, davalı nezdinde kalan teminat niteliğinde karşılıksız bir senet olduğu halde sanki davalının bu miktar bir alacağı varmış gibi hesaba esas alınmasının hatalı olduğu" iddia edilmiş ise de davaya konu ----------- Esas sayılı dosyasının kesinleşen mahkeme kararında "takip konusu 300.000,00 TL tutarlı senedin teminat senedi olduğuna ilişkin taraflar arasında düzenlenmiş bir protokolün mevcut olmadığı, ayrıca senet üzerinde senedin teminat senedi olduğuna ilişkin bir ibarenin de bulunmadığı" hususu kanıtlanmış olup işbu senedin davacı şirket tarafından cari hesap borcuna karşılık davalıya verilmiş olduğu kanaatine varılmıştır.
e-Davacı vekili, bilirkişi raporunda mükerrer kayıt edildiği belirtilen çeklerden sadece üçünün mükerrer kayıt olduğu, diğer beş adet 25.000’er TL bedelli çeklerin halen davalının uhdesinde bulunduğu, davacının borcundan düşülmediğini iddia etmiş ise de, davacı vekilinin itirazında belirtmiş olduğu çeklerin -------- --------- ---------- numaralı çekler kök raporumuzda belirtilen davacı tarafından davalı şirkete yapılan ödeme ve çeklerden bilirkişi ----------- tarafından düzenlenen 28.05.2021 tarihli raporun "ispatlanan kayıtlar" kısmında yazılı olduğu ve nihai hesaplamada dikkate alındığı, yine ------------ no.lu çeklerin karşılıksız çıktığı ve davacı aleyhine ---------- İcra Müdürlüğünün --------- E. sayılı dosyası ile takip başlatılmış olduğunun kök raporda yazılı olduğu, davacı vekilinin itiraz dilekçesinde belirttiği ---------- no.lu çeklerle ilgili ne ------------ 19.12.2016 tarihli yazısında ne de dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından davacı vekilinin bu itirazı yerinde görülmemiştir.
f-Davacı vekilinin "36.704,59 TL’lik çeklerin borçtan düşülmesi gerektiği" itirazı bakımından; davacı tarafından davalı şirkete yapıldığı iddia edilen çeklere ilişkin banka yazı cevaplarının incelenmesinde; 4 adet toplam 36.704,59 TL tutarlı çeklerin ödemelerinin yapılmış olduğunun bildirildiği, ancak ödemelerin kime yapıldığının dosya kapsamına sunulan yazı cevaplarından tespit edilemediğinden davacı itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
g-Davacı vekilinin talimat bilirkişi raporunda tespit edilen 185.475 TL ödemenin borçlarından düşülmesi gerektiği itirazı bakımından; davacı şirketin kendi defterlerinde 2008 yılında davalı şirkete ödeme olarak kaydetmiş olduğu toplam 185.475,00 TL tutarlı kayda ilişkin kaydın gerçek alacağını yansıttığına ilişkin geçerli herhangi bir delil sunulmadığından bu talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
ğ-Davacı vekilinin yasal takibe intikal etmiş çek ve senetler ile icraya konu edilmese dahi davalı yedinde bulunan ve müvekkiline teslim edilmeyen çek ve senetlerin borçlarından düşülmediği itirazı bakımından; davacı vekilinin itirazında belirtmiş olduğu çek ve senetlerle ilgili olarak davacı tarafından icra takip dosyalarına ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı, Mahkememizce de bu yönde bir ödeme belgesine rastlanmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
h-Davacı vekilinin 35.800 TL’lik belgeli çek ödemesi ile önceki bilirkişi kurulu tarafından belirtildiği üzere davalıya icra takibi sonrası ödenmiş olduğu belirtilen 50.204 TL’lik ödemelerin davalının alacak bakiyesinden düşülmediği itirazı bakımından; davacının itirazında belirtmiş olduğu, toplam 50.204 TL’lik tutardan 35.800,00 TL tutarlı 6 adet çekten, 30.04.2010 tarihli, ----------- no.lu 9.000,00 TL tutarlı ve 31.05.2010 tarihli, ----------- no.lu 6.000,00 TL tutarlı çeklerin davalıya teslimine ilişkin herhangi bir belge bulunmadığından davacı tarafça bu hususun ispat edilemediği, diğer 4 adet çekin de davacı şirket kayıtlarında yer almasa da davalı şirketin defterlerinde 08.10.2009 tarihli ----------- fiş no'su ile kayıtlı olduğundan, 2009 yılında yapılan ödeme olarak dikkate alınmış olduğu, 10.000 ABD Doları tutarındaki çekin karşılıksız çıktığından davalı tarafından davacı aleyhine ----------- İcra Müdürlüğünün ---------- esas sayılı dosyası kapsamında takip başlatıldığı anlaşılmış olup, davacı vekilinin itirazına konu düşülmeyen bir ödeme olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu itirazının da yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
ı-Davacı vekili 31.01.2022 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde taraflar arasındaki alacak miktarının hesaplanması ile ilgili itirazlarında özetle; "taraflar arasındaki cari hesap durumuna istinaden ----------- ve ----------- Şti. tarafından alınan malzeme bedelleri ile buna mukabil davalı ... ve tek başına sahibi olduğu ---------- ile ---------- adlarına ve hesaplarına yapılan ödemeler ile irsaliye mukabili mal teslimleri hep birlikte değerlendirilmek sureti ile işbu davanın değerlendirilmesi gerektiğini, bilirkişinin muhasebe kayıtlarını ve mal teslimine ilişkin irsaliyeleri incelemediğini, davalı tarafa teslim edilen çek ve senetlerin birer ödeme vasıtası olduğu nazara alınarak borç mevcudundan düşülmeden rapor düzenlendiğini, mahkemece alınan 30.05.2016 tarihli rapora davalı tarafından itiraz edilmediğini, raporun davalı yönünden kesinleştiğini, belirtilen raporda görüleceği üzere taraflar arasında ticari ilişki nedeniyle 2008 yılında müvekkilinin 137.652,28 TL ödeme yaptığı, 2009 yılında ise 494.300,00 TL ödeme yaptığının raporda açıkça belirtildiğini, dolayısıyla taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin davalıya olan ödemeleri 137.652,28 + 494.300,00 = 631.952,28 TL olduğunun kesinlik kazandığını, raporu ve raporda belirtilen davalının alacağı miktarı kabul etmemekle beraber bilirkişilerin esas aldığı 28.05.2021 tarihli ------------ raporunda belirtilen 783.874,76 TL'den, davalının itiraz etmediği 30.05.2016 tarihli raporda belirlenen müvekkilimin nakit + çek + senet ödemeleri toplamı olan 631.952,28 TL mahsup edildiğinde 151.922,00 TL kaldığını, dolayısıyla en son alınan raporda bilirkişilerin kendi aralarındaki hesaplamada dahi mutabakat sağlayamadıklarının görüldüğünü, ----------- tarafından verilen 05.01.2022 tarihli cevabi yazılarında belirtilen 74.708,06 TL düşüldüğünde müvekkilim şirketin yine davalıya kendisinde teminat olarak bulunan 300.000,00 TL senet karşılığı borçlu olmadığının anlaşılacağını, davacı şirket sahibi ------------ evinin ihale ile satışından dolayı ---------- davalının alacaklı olduğu ---------- İcra Müdürlüğünün ----------- E. sayılı icra dosyasına 21.04.2014 tarihinde gönderildiği halde icra müdürlüğü tarafından ---------- iade edilen ancak mahkemenin tezkeresi üzerine tekrar 04.01.2022 tarihinde ilgili icraya gönderilen 74.708,06 TL’nin taraflar arasındaki cari hesabın ana parasından mahsup yapılmadığını, bu paranın kabul edilmemekle beraber davalı yönünden kesinleşen 151.922,00 TL'den mahsup edildiğinde bakiye 77.214,00 TL borçlu kalmalarının söz konusu olabileceğini, ayrıca müvekkilim tarafından ödemesi yapılan ve bankaların cevabi yazıları ile teyit edilen ------------- kanalı ile 20.000 TL (26.11.2008 tarihli cevabi yazı), ------------ Bankası kanalı ile 10.000 TL (04.09.2009 tarihli cevabi yazı), -------- Banka ait 11.500 TL'lik 4 adet çek toplamı 46.000 TL'lik çekin davalının sahibi olduğu ------------ tarafından 26.09.2008 tarihli tahsilat makbuzu ile teslim alındığına dair yazı ile toplam 200.000 TL'lik davacı şirketin hesabından ------------ kanalı ile davalıya yapılan ödemeler toplamı ile bunun dışında banka havalesi, 10.000 ABD Dolarlık çek, ---------- tarafından verilen 19.12.2016 tarihli cevabi yazıda bahsi geçen 5 adet çek aslının ilgili bankada olduğu, dolayısı ile bu çek bedellerinin ödenmiş sayılması gerektiği hususlarının bilirkişi tarafından esas alınmadığını, bilirkişi tarafından yapılmayan bir değerlendirme de; ----------- ticari defterleri inceleyen ------------ 19.12.2019 tarihli raporunun değerlendirmeye esas alınmadığını, bu raporda belirlenen ve davacının ticari defterlerine konu olan ödeme kayıtlarının davalının defterleri ile karşılaştırılmadığı" itirazında bulunmuştur.
Bu itirazla ilgili olarak; --------- İcra Müdürlüğü’nün 17.12.2021 tarihli cevabi yazısında; “İlgi sayılı yazınız ile müdürlüğümüz dosyasında ------------ müdürlüğümüz dosyasına 74.708,06 TL’nin ödenip ödenmediği hususunda bilgi verilmesi hususu sorulmuş olup, dosyamız tetkikinde bugüne kadar ------------ müdürlüğümüz dosyasına para gelmediği anlaşılmakla güncel dosya hesap raporumu yazımız ekinde gönderilmiştir.” Şeklinde cevap verildiği görülmüştür.
Yazı cevabı ekinde gönderilen kapak hesabının incelenmesinde, icra takibinin 321.800,00 TL yönünden kesinleşmiş olduğu, 17.12.2021 hesap tarihi itibariyle kapak hesabı yapıldığı, toplam borcun 879.826,71 TL olduğu görülmüştür.
Yine, davacının itirazı doğrultusunda yazılan yazıya ------------ tarafından verilen 05.01.2022 tarihli ------------ sayılı cevabi yazıda ---------- Şti.’nin kurumumuza olan prim vs borçlarından dolayı Şirket Müdürü ------------- TC Kimlik numaralı ----------- aleyhine 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun Hükümleri Gereğince ---------- no.lu icra satış dosyası açılmış ve adına kayıtlı bulunan;
--------- ili --------- Mah, --------- Mevkii, ---------- Ada, ----------- Parselde kayıtlı taşınmazın ----------Blok ----------Kat ----------- No.lu bağımsız bölümde bulunan gayrimenkul ile --------- ili ---------- Mah. ----------- Mevkii, ----------- ada, ------------ parselde kayıtlı taşınmazın ----------Blok ---------Kat ---------- no.lu bağımsız bölümde bulunan gayrimenkul;
--------- Şti.’ne 168.000,00 TL’ye ihale edilmiş söz konusu alıcı ihale bedelini katma değer vergisini ve damga vergisini süresi içinde ödenmiş olup satış ile ilgili ihalenin feshine ilişkin ise dava açılmadığından dolayı ihalesi kesinleşmesi üzerine gayrimenkullerin üzerinde ipotek-rehin alacaklısı bulunan alacaklıya ve diğer haczi bulunan alacaklılara gayrimenkul satış bedeli gönderildiği tespit edilmiştir.
…yazılarınıza istinaden kurumumuz kayıtlarında yapılan tetkikte gayrimenkullerin satış bedeli olan 74.708,06 TL’nin ----------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- Esas no.lu icra dosyasına 21.04.2014 tarihinde gönderildiği ancak gönderilen meblağın söz konusu icra müdürlüğü tarafından kurumumuz hesaplarına iade edildiği ve kurumumuz emanet hesaplarına alındığının tespit edilmesi üzerine;
74.708,06 TL ----------- İcra Müdürlüğü’nün -----------Ş.’deki ------------ IBAN no.lu hesabına ------------- Esas no.lu icra dosyasına mahsup edilmek üzere Mali Hizmetler Müdürlüğümüz tarafından 04.01.2022 tarihinde gönderilmiştir.” Şeklinde cevap verildiği anlaşılmıştır.
ı-1)Her ne kadar davacı vekili "bilirkişilerin muhasebe kayıtlarını ve mal teslimine ilişkin irsaliyeleri incelemediğini, davalı tarafa teslim edilen çek ve senetlerin birer ödeme vasıtası olduğu nazara alınarak borç mevcudundan düşülmeden rapor düzenlendiği, talimat mahkemesince atanan bilirkişi ------------ raporunun değerlendirmeye alınmadığını" beyan etmiş ise de, davacı vekilinin itirazına ilişkin yapılan incelemede, mali müşavir bilirkişi ------------ tarafından düzenlenen 28.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacı şirketin ticari defterlerini inceleyen ------------ düzenlemiş olduğu 19.12.2019 tarihli bilirkişi raporu değerlendirmeye alınmış olup, davacı vekilinin "muhasebesel kayıt, mal teslimlerine ilişkin irsaliyeler, davalı tarafa teslim edilen çek ve senetlerin ödeme vasıtası olduğu nazara alınarak borç mevcudundan düşülmeden rapor düzenlendiği" itirazı yönünden ise yine 28.05.2021 tarihli raporun 12, 13, 14 ve 15. Sayfalarındaki "4.c-Fatura İncelemesi, 5.1-Davalı şirketin alacağı bulunup bulunmadığı yönünden değerlendirme- davacı şirket tarafından yapılan ödemelerin ispat durumu bölümlerinde davacının itirazları ile ilgili detaylı icneleme yapıldığı görülmüştür.
ı-2)Davacı vekili her ne kadar bilirkişi ------------ tarafından düzenlenen 28.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen "783.874,76 TL'den davalının itiraz etmediği 30.05.2016 tarihli raporda belirlenen müvekkilinin nakit + çek + senet ödemeleri toplamı olan 631.952,28 TL mahsup edildiğinde 151.922,00 TL kaldığı, bu tutardan da davacı şirket sahibi ----------- evinin ihale ile satışından dolayı ----------- davalının alacaklı olduğu ------------ İcra Müdürlüğünün ------------- E. sayılı icra dosyasına 21.04.2014 tarihinde gönderildiği halde icra müdürlüğü tarafından ------------ iade edilen ancak mahkemenin tezkeresi üzerine tekrar 04.01.2022 tarihinde ilgili icraya gönderilen 74.708,06 TL’nin düşümü yapıldığında bakiye 77.214,00 TL borçlu kalmalarının söz konusu olabileceğini" iddia etmiş ise de; bilirkişi -------------- tarafından düzenlenen 28.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda "tarafların ticari defterlerinin, dosya kapsamına sunulan belgelerin, banka cevabi yazıları bir bütün halinde değerlendirilmiş ve raporun 15.sayfasında belirtildiği şekilde davalı şirketin ispatlamış olduğu 783.874,76 TL tutardan, davacı şirketin ispatlamış olduğu 445.952,28 TL’lik ödemenin düşümü yapıldığında, davacı şirketin 337.922,48 TL borcunun bulunduğu" şeklinde değerlendirme yapılmış olup, sonrasında davacı vekilinin itiraz dilekçesinde belirtmiş olduğu "davacı şirket sahibinin evinin satılıp, ------------ tarafından İcra Müdürlüğü’ne 05.01.2022 tarihinde gönderilen 74.708,06 TL’nin asıl alacaktan düşümü yapılması gerektiği" itirazına ilişkin olarak işbu tutarın kesinleşen icra dosyasında kapak hesabı yapılarak mahsup edilebileceği, cari hesabın ana borçtan mahsubu mümkün olmadığından bu itiraz da yerinde görülmemiştir.
ı-3)Davacı şirket sahibi ---------- evinin ihale ile satışından dolayı ------------ davalının alacaklı olduğu ------------- İcra Müdürlüğünün ----------- E. sayılı icra dosyasına 21.04.2014 tarihinde gönderildiği halde icra müdürlüğü tarafından ------------ iade edilen ancak mahkemenin tezkeresi üzerine tekrar 04.01.2022 tarihinde ilgili icraya gönderilen 74.708,06 TL’nin cari hesabın ana parasından mahsup yapılmadığı itirazı yönünden yapılan incelemede; davacı borçlunun -----------İcra Müdürlüğünün ------------ Esas sayılı takip dosyasındaki 300.000,00 TL senet bedelinden dolayı borçlu olmadığının tespiti talebinin AHM tarafından reddedildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine yüksek ---------- sayılı kararı ile hükmün onandığı, karar düzeltme talebinin de yüksek---------- sayılı kararı ile reddine karar verilerek hükmün kesinleşmiş olduğu sabittir. İş bu kesinleşmiş icra dosyasına 05.01.2022 tarihinde gönderilen 74.708,06 TL’nin cari hesabın ana parasından mahsubunun istenmesi mümkün değildir. Çünkü kesinleşmiş icra dosyasına gönderilen para TBK.m 100 gereğince icra dosyasından kapak hesabı yapılarak mahsup edilebilir. Kesinleşmiş icra dosyasındaki bu paranın icra dosyasından alınıp cari hesaptan mahsubunun hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığı gibi faiz işleyen kesinleşmiş bir icra dosyasındaki paranın, icra dosyasında çıkarılıp cari hesap ana parasından mahsup edilmesi davacı lehine sebepsiz zenginleme oluşturacağı izahtan vareste olup bu husustaki davacı itirazları yerinde görülmemiştir.
Bu nedenle davacı vekilinin 31.01.2022 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesindeki itirazlarının "---------- tarafından İcra Müdürlüğü’ne 05.01.2022 tarihinde gönderilen 74.708,06 TL’nin kesinleşen icra dosyasında kapak hesabı yapılarak mahsup edilebileceği, cari hesabın ana parasından mahsup edilemeyeceğinden" reddine karar verilmiştir.
31-Davalı vekilinin hesaplamalara yaptığı itirazların incelenmesi ve değerlendirilmesi: Davalı vekili, alacaklı olunan bedelin yanlış hesaplandığını, 2007 yılından devreden 39.061,10 TL’nin sadece 10.839,10 TL’sinin hesaplandığını belirterek son heyetin düzenlediği bilirkişi raporuna itiraz etmiştir.
Bilirkişi ---------- tarafından düzenlenen 28.05.2021 tarihli raporda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, tarafların 2007 yılına ilişkin ticari defterleri incelenemediği, davacının kendi defterlerinde 10.839,10 TL borçlu gözüktüğü, davalı şirket defterlerinde 39.061,10 TL alacaklı gözükse de davacı defterlerinde kayıtlı olan 10.839,10 TL’lik tutarın üzerindeki kısım kadar alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiği, işbu hususun ispatına ilişkin olarak dosya kapsamında da herhangi bir evrak bulunmadığından davalının itirazının yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
32-Sonuç: Sonuç olarak yukarıda 29. Bentte tespit edildiği üzere dava tarihi itibariyle davacı şirketin davalıya 337.922,48 TL tutarında borcunun bulunduğu kanaatine varılmıştır.
TBK'nin 102. Maddesi "Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur.” hükmünü haiz olup, bu çerçevede davacının icra dosyalarına takip sonrası yaptığı veya yapacağı ödemeler iş bu dosyada tespit edilen borçtan değil mevcut icra dosyalarından icra giderleri+tahsil harcı+icra vekalet ücreti+ işlemiş faizleri eklendikten sonra TBK'nin 100. maddesi gereğince kapak hesabı yapılmak suretiyle bizzat İcra Müdürlüğü tarafından mahsup edilecektir.
Buna göre, her ne kadar borçlusu davacı şirket olmasa da, davalı alacaklı vekilinin beyanı ve kesinleşen Mahkeme kararı ile kapatılan --------- esas sayılı dosyasındaki borç davacı şirketin borcu olarak kabul edildiğinden ve bu dosyadaki ana borç 300.000 TL olduğundan, davacının davalıya 337.922,48 TL borcu olması nedeniyle davacının----------- esas sayılı dosyasındaki borçtan ve bu borca ilişkin kesinleşen kapatılan ---------- esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespiti isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının ikinci talebi ---------- İcra Müdürlüğünün ----------- esas sayılı dosyasına konu 100.000 TL bedelli çeke ilişkin borçtan dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Yukarıda belirtildiği üzere davacının, davalıya 337.922,48 TL borcu olduğuna ve bu borcun 300.000 TL'si kapatılan ---------- esas sayılı dosyasındaki borçtan mahsup edildiğine göre davacının ana para olarak ---------- İcra Müdürlüğünün ----------- esas sayılı dosyasına konu dosyada 37.922,48 TL borcu kalmış olacaktır. Bu nedenle davacının --------- İcra Müdürlüğünün ----------- esas sayılı dosyasına (100.000 TL - 37.922,48 TL =) 62.077,52 TL borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş, ----------- İcra Müdürlüğünün ----------- esas sayılı dosyasına konu borçla ilgili fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir.
33-Davacının kötü niyet tazminatı istemi ile ilgili inceleme ve gerekçe: Davacı, kötü niyet tazminatı talep etmiştir. İİK'nin 72/5. Maddesi uyarınca kötü niyet tazminatına hükmedilmesi için alacaklı-davalının, icra takibinin haksızlığı yanında, ayrıca kötüniyetli olduğunun da kanıtlanması gerekir. Yani davacının, davalının takip ve dava konusu alacağın hiç doğmadığını veya sona erdiğini bilmesine ya da bilebilecek durumda olmasına rağmen takip başlattığını veya dava açtığını ispatlaması gerekir.
Olayımızda, davacı hakkında --------- İcra Müdürlüğünün ------------- esas sayılı dosyasında icra takibi başlatan davalı, davacı şirketten alacaklı olduğu iddiasında olup, iddiasının sadece bir bölümünü kanıtlayamamıştır. Bu nedenle, davalının, ---------- İcra Müdürlüğünün ------------ esas sayılı dosyasında davacı hakkında icra takibini başlatmakta kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
a)Davacının kapatılan ---------- esas ve kapatılan ----------- esas sayılı dosyalarından borçlu olmadığının tespiti isteminin reddine,
b)Davacının --------- esas sayılı dosyasına konu borçtan dolayı 62.077,52 TL borçlu olmadığının tespitine,
c)Davacının --------- esas sayılı dosyasına konu borçla ilgili fazlaya ilişkin isteminin reddine,
ç)Davacının kötü niyet tazminatı isteminin reddine, ilişkin mahkememizce verilen 06.04.2022 tarih ve --------- Esas - ----------- Karar sayılı ilama karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
------------ sayılı ilamıyla özetle; "C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki cari hesap şeklinde işleyen ticari ilişki çerçevesinde, davalıya fazla ödeme yapıldığından bahisle bedelsiz kalan kısımdan dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi. 2. 6100 sayılı Kanun'un 115 inci maddesinin ikinci fıkrası. 3. 6098 sayılı Kanun'un 100 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2. Davacı, ------------ no.lu 4 adet toplamı 36.704,59 TL'lik müşteri çeki ile ilgili olarak davalıya ödeme yaptığını belirtmiş Mahkemece ilgili çekler, hesaplarına tanımlı olduğu bankalardan sorulmuş, cevabi yazılarda, ödemelerinin takas sistemi üzerinden diğer bankalarca yapıldığı çek görüntülerinin ödeme yapan bankalardan istenebileceği belirtilmişse de, bahsekonu çeklerin önlü arkalı örnekleri ödeme yapan/takasa veren bankalara sorularak dosyaya alınmamış, çekte davacı ve davalının adlarının bulunup bulunmadığı, davalıya geçerli bir ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmamıştır. Mahkemece yapılacak iş, uyuşmazlık konusu 4 adet çekle ilgili olarak ilgili bankalardan çeklerin önlü arkalı örneği getirtilip, çekte davacı ve davalının isimleri varsa ve çek/ler davalı veya davalının ciro ettiği 3. kişiye ödenmişse davalıya yapılan ödeme kabul edilmesi aksi halde ise çeklerin ödeme kabul edilip edilemeyeceği hususu tartışılarak tarafların haklılık durumu kuşkuya mahal vermeyecek netlikte açıklığa kavuşturularak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2003 tarihinde oy birliğiyle karar verildi." kararı verilerek dosya mahkememize gelmiş ve yeni bir esas numarası almıştır.
Yargıtay bozma ilamı gereği uyuşmazlık konusu --------- ait ---------- seri no.lu 5.704,29 TL tutarlı, -----------Ş.'ne ait ----------- seri no.lu 9.000,00 TL tutarlı, --------Ş.'ne ait --------seri no.lu 6.000,00 TL tutarlı ve --------- Bankası'na ait ----------- seri no.lu 16.000,00 TL tutarlı çeklerin önlü-arkalı örnekleri ilgili bankalardan getirtilmiş ve tüm çeklerin ödendiği anlaşılmıştır.
---------- ait ------------- seri no.lu 5.704,29 TL tutarlı çek görüntüsü incelendiğinde; davacı ve davalının isimlerinin bulunmadığı ancak davalının eşi ---------- isminin bulunduğu, davalı vekilinin ------------ nolu 5.704,59 TL lik çek bedelinin dava konusuna ilişkin verildiğini kabul ettiği anlaşılmıştır.
---------Ş.'ne ait ------------ seri no.lu 9.000,00 TL tutarlı çek görüntüsü incelendiğinde; davacı ve davalının isminin bulunduğu, davalı ... tarafından çekin bankaya ibraz edilmesi ve ödenmesi sebebiyle davacı tarafça ödeme yapıldığının kabul edileceği anlaşılmıştır.
----------Ş.'ne ait ----------- seri no.lu 6.000,00 TL tutarlı çek görüntüsü incelendiğinde; davacı ve davalının isminin bulunduğu, davalı ... tarafından çekin bankaya ibraz edilmesi ve ödenmesi sebebiyle davacı tarafça ödeme yapıldığının kabul edileceği anlaşılmıştır.
---------- Bankası'na ait ------------- seri no.lu 16.000,00 TL tutarlı çek görüntüsü incelendiğinde; davacı ve davalının isminin bulunmadığı, çekin keşidecisinin --------- olduğu ve hamiline düzenlendiği, son hamil ...'nden sorulduğunda çekin ... tarafından ciro edilerek verildiğinin bildirildiği, ...'ne yazı yazıldığında adreste bulunmadığından tebliğ edilemediği, tarafların çekle bir ilgisi tespit edilemediğinden işbu çek için davalıya ödeme yapıldığının kabul edilemeyeceği anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava, taraflar arasındaki cari hesap şeklinde işleyene ticari ilişki çerçevesinde, davalıya fazla ödeme yapıldığından bahisle bedelsiz kalan kısımdan dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında açık hesap şeklinde işleyen ticari ilişki çerçevesinde, davacının davalıya, yargı kararı ile cari hesaba mahsuben davalıya verildiği kesinleşen 300.000,00 TL'lik senetten başka, çek, senet ve nakit olmak üzere 889.104,00 TL ödeme yaptığını, davalıdan alınan mal tutarının ise 513.214,00 TL olduğunu, bu miktarlara göre ödemiş olduğu bakiye miktarın bedelsiz kaldığını ileri sürerek ----------- İcra Müdürlüğünün ---------- sayılı dosyası, --------- İcra Müdürlüğünün ---------- sayılı dosyası ve----------- esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının ödemesini yaptığını iddia ettiği ve listesini sunduğu ödemelerin bazılarının karşılıksız çıktığını, bazılarının mükerrer kaydedilmiş olduğunu, bazılarının da müvekkiline teslim edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Yargıtay bozma ilamı sonucu önceki hükmün kesinleşen kısmı dışında kalan ----------- numaralı 4 adet toplamı 36.704,59 TL'lik müşteri çeki ile ilgili araştırma yapılmıştır. Yapılan araştırma sonucu ---------- seri numaralı 16.000,00 TL tutarlı çek dışındaki ----------- seri numaralı 5.704,29 TL, ----------- seri numaralı 9.000,00 TL ve ----------- seri numaralı 6.000,00 TL'lik toplam 20.704,59 TL'lik ödemenin daha davacı tarafça davalı tarafa yapıldığı sonucuna ulaşılmış ve bu miktar kadar daha davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Davalı tarafın kötü niyetle icra takibi başlattığı ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
a)Davacının kapatılan ---------- Esas ve ---------- Esas sayılı dosyalarına konu borçtan dolayı 20.704,59 TL borçlu olmadığının tespitine,
b)Davacının kapatılan ----------- Esas ve kapatılan ------------- Esas sayılı dosyalarına konu borçla ilgili fazlaya ilişkin istemin reddine,
c)Davacının ---------- İcra Müdürlüğünün ------------Esas sayılı dosyasına konu borçtan dolayı 62.077,52 TL borçlu olmadığının tespitine,
ç)Davacının --------- İcra Müdürlüğünün ------------ Esas sayılı dosyasına konu borçla ilgili fazlaya ilişkin istemin reddine,
d)Davacının kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 5.654,85 TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından yatırılan 265,00 TL peşin harç ile 6.200,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 6.465,00 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 810,15 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 5.654,85 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 12.211,60 TL yargılama giderinin davanın kabul - ret oranına göre hesaplanan 2.527,25 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından sarf edilen 570,00 TL yargılama giderinin davanın kabul - ret oranına göre hesaplanan 452,04 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Kabul edilen dava yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre hesaplanarak takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Reddolunan dava yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre hesaplanarak takdir olunan 50.754,86 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile YARGITAY nezdinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2025