T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/106 Esas
KARAR NO: 2025/210
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 07/07/2022
KARAR TARİHİ: 18/03/2025
--------- Esas, ----------- esas sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı-Karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı arasında 17/09/2012 başlangıç ve 17/09/2013 bitiş tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi akdedildiğini, 05/06/2013 tarihinde sigorta poliçesine konu aracın, davalının sevk ve idaresinde iken ---------- İlçesi, ---------- Beldesi, --------- Yolu, --------- Mevkiinde meydana gelen tek taraflı ölümlü trafik kazasına karıştığını ve bu kaza sonucunda üçüncü kişi ---------- vefat ettiğini, Emniyet birimlerince kaza tespit tutanağı tanzim edildiğini, tutanakta, Karayolları Trafik Kanunu'na aykırı davranışı ile davalının kazaya sebep olduğu tespit ve değerlendirmesi yer almakta olduğunu, davalının kusuru ile sebep olunan kaza neticesinde vefat eden üçüncü kişinin yakınlarına Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları "A.5. Kapsama Giren Teminat Türleri" uyarınca destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, yapılan bu ödeme ile ilgili müvekkil sigorta şirketinin "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" hükümleri uyarınca ödenen bu bedelin sigortalı davalıdan rücu gereğinin hasıl olduğunu , ---------- İcra Müdürlüğünün ------------ Esas sayılı dosyasından davalıya borcun ödenmesi amacı ile ödeme emri tebliğ edildiğini, davalının takibe haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olamamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı-Karşı davacı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, Davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, ceza davasının itirazın iptali talebini haklı kılmayacağını, müteveffa ---------- ölümünde ...'in hiçbir kusuru olmadığını, ...'in 5 tonluk römorka 4 insan bindirdiğini, taşıma sınırının da takriben1/10 u kadar yük yüklemiş olması itibariyle hukuken Kara Yolları Trafik Yönetmeliğinin 131. Maddesinin 4. Fıkrasında tarif edilen kural ihlalinde bulunmadığını, trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmadığını, davacının iddiasının aksine ...'in tam kusursuz olduğunu, davalının davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, beyanla, Davacı ...Ş.'nin müteveffa ---------- ölümü ile sonuçlanan ölümlü trafik kazasından 22 gün sonra ---------- Şti'ne %25 kusur oranına göre hesaplattığı 24.820,097 TL miktarındaki destekten yoksun kalma tazminatını davalı ...'ten alarak müteveffanın mirasçılarına ödediğini, kanunen hiçbir suretle sigortalıya rücu hakkı doğmamışken davalıdan alınan paranın halen davacının uhdesinde olduğunu beyanla davalının uğradığı munzam zararın bilirkişi raporuyla belirlenerek haksız ödenen ana para ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : ---------- Şirketi ----------- Şubesi'ne müzekkere yazıldığı görüldü. Dosyaya 05/09/2024 tarihli bilirkişi raporunun sunulduğu görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Asıl dava 05/06/2013 tarihli trafik kazası nedeniyle zarar görene sigorta tazminatı ödeyen davacının tazminatı gerektiren olayın, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş olması ve trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş olması nedeniyle sigorta ettirenden rücu alacağının tahsiline ilişkin başlatılan ----------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Karşı dava ise davalının 05/06/2013 tarihindeki ölümlü trafik kazasından 22 gün sonra, ------------ Şti'ne % 25 kusur oranına göre hesaplattığı 24.820,97 TL miktarındaki destekten yoksun kalma tazminatını, davalı ...'ten alarak müteveffanın mirasçılarına ödemesi nedeniyle (ıslah dilekçesi neticesinde) denkleştirici adalet ve sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak ve aşkın zarar nedeniyle tazminat davasıdır.
23/02/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:
1- 05/06/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı adına kayıtlı ------------ plakalı aracın 17/09/2012 başlangıç ve 17/09/2013 bitiş tarihli zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ---------Ş tarafından tanzim edildiği,
2- Üçüncü kişinin vefatı sebebi ile müteveffanın mirasçılarının destekten yoksun kalma tazminatlarınhesaplanan destekten yoksun kalınan tutar, davalının akdetmiş olduğu poliçede yer alan limit kapsamında ve bu limitle sınırlı olarak ödenmiştir. Bu itibarla poliçe limiti dahilinde (250.000,00 TL'e kadar) tazminat ödemesi yapıldığı,
3- Davacı tarafından davalı aleyhine ----------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ Esas sayılı icra dosyasında işlemiş faiz olmak üzere toplam 288.960,50 TL alacağın yasal faizi ile tahsili talep edildiği,
5- Kazanın meydana gelmesinde sigortalı davalının kazada asli kusurlu olmasına rağmen, rücuya tabi ağır ve kasdi bir hareketinin tespit edilemediği, Karayolu Zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi B.4 maddesinde belirtilen rücu nedenlerinin dava konusu olayda tespit edilememesinden dolayı davacının davalıya rücu hakkının bulunmadığı kanaatine ulaşıldığı,
6- Mahkemenin aksi kanaatte olup; davacı ... şirketinin davalıya rücu edebileceği ve davacı tarafından dava dışı mütevaffanın mirasçılarına 18.07.2013 tarihinde 24.840,97 TL, 14.10.2015 tarihinde 224.277,03 TL ödemesi halinde,
Davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla 249.098,00 TL asıl alacak, 39.862,50 TL faiz olmak üzere toplam 288.960,50 TL alacaklı olduğunun kabulü gerekeceği, ilgili alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işleyeceği,
04/09/2023 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:
Dosya kapsamında rücu hesaplanan alacak miktarı ve işleyecek faiz yönünden kök rapordaki görüşlerle bağlı kalındığı,
Karşı dava dilekçesinde davalı karşı davacı baskı altında kendini borçlu sanarak 18.07.2013 tarihinde davacı karşı davalıya 24.820,97 TL ödediğini beyan etmiş olup, Mahkemece sebepsiz zenginleşme hükümlerinin tatbikine karar verilmesi halinde, dava tarihi itibarıyla davalı karşı davacının ödediği tutarın denkleştirici adalet ilkesi hükümlerine göre ortalama 198.630,04 TL' ye takabül ettiği,
Karşı davacı vekili tarafından 27/09/2023 tarihinde aşağıdaki şekilde ıslah dilekçesi sunulduğu görülmüştür.
06.09.2022 tarihli "CEVAP/KARŞI DAVA" dilekçemizde karşı davamızın müddeabihi sehven unutulmuş, Sayın Mahkemeye verdiğimiz aynı tarihli ek dilekçe ile karşı dava müdeabihinin 1.000 TL olduğu bildirilmiş, dilekçenin Netice Ve Talep bölümünde de; "Fazlaya ilişkin haklarımız mahfuz kalmak üzere, munzam zarar karşılığı 1.000,- TL’nin davalıdan tahsiline" karar verilmesi istenmiştir.Fazlaya dair haklarımızı saklı tutarak açtığımız karşı dava ile ilgili alınan Bilirkişi Kurulu EK RAPORUNDA, davalı karşı davacı tarafından, davacı karşı davalıya 18.07.2013 tarihinde ödenen 24.820,97 TL nin denkleştirici adalet ilkesi hükümlerine göre 198.630,04 TL olduğu tespit edilmiştir.
Davalı karşı davacının; hiç bir haklı sebep yokken, davacı karşı davalıya 18.07.2013 tarihinde ödemek zorunda kaldığı 24.820,97 TL'nin, bilirkişi raporu ile 198.630,04 TL'ye tekabül ettiğinin belirlenmesi nedeniyle, 1.000,- TL olan dava müdeabihinin, ıslah yoluyla 197.630,04 TL artırılması zarureti doğmuştur.
NETİCE VE TALEP:1- İş bu ıslah dilekçemizin davacı karşı davalıya tebliğine,2- 06.09.2022 tarihli Cevap/ Karşı Dava dilekçemizde arz olunan nedenlerle, Karşı Davamızın kabulüne,
3-Munzam zarar karşılığı 1.000 TL + 197.630,04 TL = 198.630,04 TL'nin davacı karşı davalıdan tahsiline,05/09/2024 tarihli bilirkişi nitelikli hesaplama bilirkişisi ek raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:----------- sayılı kesinleşmiş ilamının aşağıdaki gibi olduğu görülmüştür.
(...)
SANIK: ...,
(...)
SUÇ : Taksirle Ölüme Neden Olma
SUÇ TARİHİ / SAATİ: 05/06/2013
SUÇ YERİ: ----------
(...)
Dosya kapsamında alınan sanık, müşteki ve tanık beyanları, genel adli muayene raporları, kaza tespit tutanağı, ölü muayene raporu, otopsi tutanağı, defin ruhsatı, uzlaşma teklif formları, maktulün ölü muayene fotoğrafları birlikte incelendiğinde; olay tarihinde sanığın ----------- plaka sayılı romörk takılı traktör ile traktör romörkünde ölen ----------, ---------, ------- ve -------- olduğu halde --------- İlçesi ---------- Beldesi ----------- Mahallesi istikametinden ------------ istikametine doğru seyir halinde iken ----------- mevkiine geldiğinde ---------- traktörün römörkünden yere düştüğü, yere düşen---------- vücudunun üzerinden ----------- traktörden düştüğünü fark edemeyen sanığın kullanmış olduğu traktörle geçtiği, kaza sonucu --------- olay yerinde öldüğü, yapılan ölü muayenesi sonucu ---------- trafik kazasına bağlı kafatası ve boyun kırığı sonucu dolaşım yetmezliği nedeniyle öldüğünün tespit edildiği, yine trafik kaza tespit tutanağında --------- plakalı traktör sürücüsü sanık ...' in Karayolları Trafik Kanunu Yönetmeliği' nin 131. maddesini ( tarım ürünlerinin yüklenmesi, toplanması ve boşaltılması amacıyla veya işyerine götürüp getirmek üzere lastik tekerlekli traktörlerin romörk veya yarı romörklarında oturmaları şartıyla taşıma sınırının en çok 3 kişi bindirilebilir, yük üzerinde insan taşınamaz ) ihlal ettiğinin belirtildiği, bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediği tüm evrak kapsamından anlaşıldığından, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle, sanık ...' in üzerine atılı taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçu sabit görülerek, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saik göz önüne alınarak eylemine uyan 5237 Sayılı TCK' nun 85/1. maddesi gereğince takdiren asgari ceza tayini ile 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın yargılama sürecindeki hal ve hareketleri, failin geçmişi ve cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri takdiri indirim sebebi sayılarak cezası 5237 Sayılı TCK' nun 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilerek 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet nedeniyle sanığın takdiren aldığı ceza miktarı gözönüne alınarak takdiren 1 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar vermek gerekmiştir.Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan netice ceza (1 yıl 8 ay hapis cezası ve 1 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınması) olduğundan 5271 Sayılı CMK' nun 231/(5) -(6) maddeleri gereğince; sanığın sabıkasız oluşu, mahkememizce yapılan yargılama neticesinde; sanığın kişilik özellikleri ile yargılama sürecindeki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak sanık hakkında hükmün açıklanmasının ertelenmesi halinde yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce vicdani kanaate varılması, suçun işlenmesiyle yapılan eylem sonucu maddi zarar talebinin bulunmadığı, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını uygulamasını kabul ettiği hususu dikkate alınarak şartları yerine gelmiş olmakla 5271 Sayılı CMK' nun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi nedeni ile 5271 Sayılı CMK' nun 231/8. maddesi gereğince sanığın beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Sanık ...' in üzerine atılı taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçu sabit görülerek (...) CEZALANDIRILMASINA,
Mahkememizce karşı davanın dayanağı dekontların gönderilmesi için ---------- yazılan müzekkereye cevap verildiği, karşı davacı tarafından ibraz edilen dekontların okunaklı suretlerinin dosyaya ibraz edildiği, 24/12/2015 tarihli 3.500,00 TL bedelli dekont haricinde hiçbir dekontta açıklama bulunmadığı, anılan dekonttaki açıklamanın "trafik cezası ödemesi" şeklinde olduğu görülmüştür.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
'nın B.4/2 ve 3(a) ve 3(f) maddesi uyarınca "(...) (2)Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasınısağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir. (3)Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: (...) a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, (...) f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
Eldeki dava dosyasına emsal teşkil eden ----------- sayılı ilamında "Hükme esas alınan bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün kırmızı ışıklı trafik işaretinde geçme kuralını ihlal etmesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde %100 oranında yani tam kusurlu olduğu kabul edilmiş, mahkemece de bu nedenle davanın kabulü cihetine gidilmiştir. Bilindiği üzere, ağır kusur kavramı özel hukuk kavramı olup kasıt olmamakla beraber kasta yakın bir kusurun mevcudiyetini ifade eder. Dava konusu olayda ise davalı sigortalı aracın sürücüsünün salt kırmızı ışıkta geçmesi nedeniyle trafik kurallarına aykırı davranışı nedeniyle %100 kusurlu bulunması, başlı başına kasıtlı yada ağır kusuru olduğu anlamına gelmez." şeklinde içtihat geliştirildiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, asıl dava yönünden; asıl davanın 05/06/2013 tarihli trafik kazası nedeniyle zarar görene sigorta tazminatı ödeyen davacının tazminatı gerektiren olayın, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş olması ve trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş olması nedeniyle sigorta ettirenden rücu alacağının tahsiline ilişkin başlatılan ------------ İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, davacının rücu talebinde bulunabilmesi için zararın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
'nın B.4/2 ve 3(a) ve 3(f) maddesi kapsamında gerçekleştiğini ispatlamakla mükellef olduğu, bu kapsamda davalı-karşı davacı ...'in tamamen veya kısmen kusurlu olmasının kasıt veya ağır kusurlu olmasını gerektirmeyeceği, ---------- sayılı ilamı ile kesinleşen vakıa ve yukarıda atıf yapılan kusur raporu da dikkate alındığında davalının kusurunun ihmal (taksir) derecesinde kaldığı, bu sebeple rücu şartlarının oluşmadığı, asıl davanın reddinin gerektiği, karşı dava yönünden ise; davanın 05/06/2013 tarihindeki ölümlü trafik kazasından 22 gün sonra, -----------Şti'ne % 25 kusur oranına göre hesaplattığı 24.820,97 TL miktarındaki destekten yoksun kalma tazminatını, davalı ...'ten alarak müteveffanın mirasçılarına ödemesi nedeniyle (ıslah dilekçesi neticesinde) denkleştirici adalet ve sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak ve aşkın zarar nedeniyle tazminat davası olduğu, her ne kadar karşı davacı tarafça karşı davalının zarar görene ödemekle yükümlü olduğu tazminat miktarının karşı davalıya ödendiği ileri sürülmüş ise, yukarıda ortaya konulduğu gibi talebe dayanak hiçbir dekontta 24/12/2015 tarihli 3.500,00 TL bedelli dekont haricinde paranın ne için gönderildiğine ilişkin hiçbir açıklama bulunmadığı, anılan dekonttaki açıklamanın da "trafik cezası ödemesi" şeklinde olduğu, bunun da dava konusu ile bağlantı kurulmasına imkan sağlamadığı, kaldı ki paranın kime gönderildiği hususunun dahi karşı davacı tarafça ispatlanmadığı, dekontların borç ödeme belgesi olarak kabulünün karine olduğu, aksini ispatlama külfetinin karşı davacı üzerinde olduğu, belirtildiği gibi karşı davacı tarafça aksinin ispatlanamadığı, bu sebeple karşı davacı tarafından gönderilen paraların karşı davalının zarar görene ödemekle yükümlü olduğu tazminata ilişkin olduğu ve karşı davalıya karşı davacı tarafından ödendiği hususlarının kabulünün mümkün olmadığı, bu sebeple karşı davacının alacak ve aşkın zarar taleplerinin de reddinin gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davacı-karşı davalının asıl davasının ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı-karşı davacının karşı davasının ESASTAN REDDİNE,
Asıl dava yönünden;
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin olarak alınan 4.934,73 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.319,33 TL’nin hükmün kesinleşmesinden sonra resen davacı ... AŞ'ne iadesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
6-Davalı ... yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (288.960,50 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 46.233,68 TL vekalet ücretinin davacı ... AŞ'nden alınarak davalı ...'e verilmesine,
7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı ... AŞ'nden alınarak Hazineye gelir kaydına,
Karşı dava yönünden;
8-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin olarak alınan 150,00 TL karşı dava harcı ve 3.392,10 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 2.926,70 TL’nin hükmün kesinleşmesinden sonra resen davacı ...'e iadesine,
9-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
10-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
11-Davalı ... AŞ yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (198.630,04 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 31.780,80 TL vekalet ücretinin davacı ...'ten alınarak davalı ... AŞ'ne verilmesine,
12-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı ...'ten alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı-karşı davalı vekilinin ve davalı-karşı davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/03/2025