T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/42 Esas
KARAR NO : 2025/225
DAVA : Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/01/2015
KARAR TARİHİ : 20/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi özetle; Davacının, ---------- Mahallesi ----------- Caddesi No. ---------- ------------ adresinde kırtasiye işlettiği, 28.09.2014 günü sabahın erken saatlerinde işyerinin kapalı olduğu sırada yangın çıktığı, yangın sonucu davacının kiralık olan dükkânı içindeki tüm malzemelerin yanarak kullanılamaz hale geldiğini, aynı gün ----------- Şirketi'ne haber verildiğini, davacının işyerinin ----------Ş. ------------Şubesi tarafından ------------Ş. adına İşyerim Güvende Sigorta Poliçesi ile 29.11.2011 tarihinde--------- no.lu poliçe ile 60.000,00 TL sigortalandığını, 29.12.2012 tarihinde------------no-lu poliçe ile yenilendiği ancak davalı acentenin 29.11.2013 tarihinde bu poliçeyi yenilemediğini, davalı taraf, henüz 29.11.2012 -29.11.2013 vadeli ----------- numaralı poliçe henüz devam ederken, 31.07.2013 - 31.07.2014 vadeli ----------- no.lu ve 20.000,00 TL bedelli poliçeyi düzenleyerek yürürlüğe koyduğunu, prim ödemelerini de banka hesabından otomatik kestiği ve bunun yanı sıra 25.11.2014 başlangıç tarihli ------------ no.lu poliçeyi düzenleyerek primlerini yine banka hesabından otomatik çekmeye devam ettiğini, davalı acentenin müvekkile hiç haber vermeden kendiliğinden süreleri dolmadan mevcut poliçeleri iptal edip, yeni poliçeler hazırladığını, yakın zamanda müvekile bankadan mesaj geldiği ------------- numaralı poliçenizin yenilemesi ile ilgili detayları ---------- ----------- ile iletişime geçerek öğrenebilirsiniz dendiğini, müvekkili tarafından verilen numara arandığında 20.000,00 TL'lik sigorta poliçesinin devam ettiğini öğrendiğini, ancak 60.000,00 TL 'lik poliçenin neden 20.000,00 TL 'ye indiğini öğrenemediğini, davalı bankanın müvekkilin ----------- no.lu iban hesabına eksi kredi tanımladığı, ödeme konusunda bir sıkıntı olmadığını, TTK'nun 18. Maddesinde her tacir, ticarethanesine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeyi, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılabileceğinin kaydedildiğini, ancak poliçeler iptal edilirken veya değiştirilirken müvekkile ihtar edilmediğini, müvekkilin zararı daha fazla olmasına rağmen davalı bankanın poliçeyi yenilemeyerek yaptığı hatayı fark ettiği ve yangından sonra müvekkile 5.000,00 TL ve 2.250,00 TL olmak üzere tazminat ödemesi altında kendisine dava açılmaması şartı ile ödeme yaptığını, sigorta poliçelerinden ve müvekkilin uğradığı zararlar sebebiyle fazlaya dair talep etme hakkımız saklı kalmak kaydı ile 12.500,00 TL tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini ıslah dilekçesi ile artırılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı -----------Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkil şirket arasında hasar tarihi olan 28.09.2014 tarihini kapsar şekilde düzenlenmiş bir poliçe olmadığı gibi bu yönde yapılmış bir başvurusu ve ödenmiş primi ödemesinin olmadığını, poliçede yenileme klozunun bulunması, sigorta priminin ödenmemesine rağmen sigorta poliçesinin geçerli olacağı anlamına gelmediğini, bu sebeple 2011 yılından beri poliçe düzenlendiğini ve bu poliçenin limit ve primlerinin kendi bilgi ve rızası dışında değiştirilmesinin mümkün olmadığını, davacının müvekkil şirket nezdinde mevcut en son geçerli poliçesinin 31.07.2013-31.07.2014 vadeli 20.000,00 TL limitli işyerim paket sigorta poliçesi olduğunu, bu poliçenin vade bitiminden sonra davacının poliçe yenileme talebi ve veya ödenmiş primi olmadığını, ------------ sayılı ve 17.02.2010 tarihli dosyasında verilen kararda "Sigorta hukukunda ilke olarak, sigorta akdinin meydana gelmiş olması, davacı sigortalı ile davalı sigortacı ile acentesinin arasındaki poliçede takside bağlanan primin ne peşinatının ne de takip eden taksitlerinin rizikonun gerçekleştiği tarihten 3 ay önce davalı sigorta şirketine ya da acentesine ödendiğinin kanıtlanamadığını, davacı yanın talep ettiği 12.500,00 TL'yi neye göre istediğinin belli olmadığını, bu talebin bu talebin bina ve demirbaşa mı yoksa emtiaya mı ait olduğu hususunun açıklanması gerektiğini, eğer emtiaya ait ise envanter defterinin, demirbaşa ait ise bunların tamirlerine ilişkin faturaların sunulması gerektiğin davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı -----------Ş. vekili cevap dilekçesini özetle; Taraflar arasındaki banka ilişkisi, davacının işyerini sigortalatmak isteği ile bankaya gelerek "----------- Mahallesi----------- Caddesi No.---------- -----------" adresinde mukim işyerinin sigortalanması hususundaki talebini iletmiş ve taraflar arasındaki görüşmeler neticesinde 29.11.2011 başlangıç tarihli ------------- no.lu işyerim Güvende Poliçesiyle Davacıya ait işyerinin sigortalandığını, ----------- numaralı poliçe kapsamında karşılıklı anlaşma üzerine sigortalı primleri Davacının ------------- numaralı hesabından tahsil edildiği,29.11.2012 tarihinde---------- poliçe numarası ile yenilendiği ancak Müvekkil banka tarafından düzenli yapılabilen prim tahsilatlarının 2013 yılı Haziran ayında hesapta mevcut bakiye bulunmaması sebebiyle sekteye uğradığını, kredili mevduat hesabı kullanımına ilişkin davacının imzasını taşıyan Ticari Hesap Sözleşmesi gereğince 26.07.2013 tarihinde kredili mevduat hesabının vadesinin dolduğunu, davacının maddi sıkıntıları Nedeniyle kredili mevduat hesabının revizesi yapılamamış sigorta poliçesine ilişkin prim tahsilatları da Kredili Mevduat Hesabından gerçekleştirilemediğini, taraflar arasında imzalanmış Ticari Hesap Sözleşmesinin Kredili Mevduat Hesabıyla ilgili davacı yanın prim tahsilatlarının yapıldığı hesabın akıbetini belirleme yetkisini müvekkil bankaya verdiğini, davacının ödeme güçlüğüne düşmesi sebebi ile müvekkil bankanın davacıya 31.07.2013- 31.07.2014 vadeli ------------ no.lu yeni bir poliçe tanzim edilmesi hususunda anlaştığını, davacının dilekçesinin aksine poliçelerin tanzimi, yenilenmesi ve tahsilatsızlık durumları hakkında davacının gereğince bilgilendirildiği ve bu bilgilendirmeler sonucu olan işlemlerin davacının onayı ile yapıldığını, davacının aktif pos kullanımının olması ve müvekkil banka nezdinde ileri sürülen, müvekkil bankanın keyfi olarak sigorta poliçesi düzenleyip, işbu poliçelere ilişkin prim tahsilatlarını gerçekleştirdiği iddialarının gerçekle bağdaşmadığını, poliçelerin davacıya verildiği ve davacının poliçelerin prim tahsilatları hususunda hesap hareketlerini takip ettiğini, davacının istek ve bilgisi dâhilinde tanzim edilmiş 31.01.2013- 31.07.2014 vadeli ve ------------- no.lu işyerim Güvencede Sigorta Poliçesinin vade bitiminde davacının nakit sıktatısı içerisinde olduğunu belirterek bu poliçenin yenilenmemesini talep iği ve bu hususun bankanın sigorta poliçeleriyle ilgili sistemlerine işlen ermesinin akabinde 28.09.2014 tarihinde davacının işyerinde yangın çıkması nedeniyle sigorta tazminatını talep etmesini, işyerinin mevcut bir poliçeyle sigorta güvencesi altında olmaması gerekçesiyle reddedildiği, hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve kötü niyetli taleplere dayanan iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava, sigorta sözleşmesine dayalı olarak sigortalının 28.09.2014 tarihinde meydana gelen yangın nedeniyle oluştuğu iddia olunan maddi zararının, davalılardan tahsili istemidir.Mahkememizce yapılan yargılamada neticesinde; Davanın Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine 12.500,00 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen 12/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, dair karar verilmiştir.
Kararın istinafı neticesinde ;-------------- sayılı mahkememiz kararını kaldırma kararında neticeten;
Somut davada, davacı ile davalı banka acente sıfatıyla davalı sigorta şirketi adına sigorta poliçesi düzenlemiş olup, işyeri sigorta poliçesinin ihtiyari sigorta mahiyetinde olduğu açıktır.
İhtiyari nitelikteki işyeri sigortası poliçesinin ilk prim taksidinin riziko tarihinden önce ödenmediği, davalı banka nezdinde prim ödemesi için yeterli mevcudun bulunduğu sabittir.
4721 sayılı TMK'nin 2. maddesinde "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." hükmü ile hak ve borçların kullanımı ve ifasında da dürüstlük kurallarına uyulması gerektiğine işaret edilmiştir. Bu itibarla, sigorta poliçesinin, sigorta şirketince iptali hukuka aykırı olduğundan sigortacının sorumluluğu devam etmektedir. Ancak, davacı sigortalının da, rizikonun gerçekleştiği tarihe kadar primleri yatırmakla mükellef olduğu gözetildiğinde sigortalının sigortayı yeniletme ve primleri yatırma konusunda kendisine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmeyişi nedeniyle müterafik kusuru bulunduğundan sigorta bedeli üzerinden belirlenecek kusur oranının indirilmesi gerekmektedir. Öte yandan TTK 1431/3 fıkrasının "sigorta priminin taksitle ödenmesinin kararlaştırıldığı hallerde, riziko gerçekleşince, ödenecek tazminata veya bedele ilişkin primlerin tümü muaccel olur" son fıkrasının "sigortacı, prim alacağını, 1480'inci madde hükmü saklı kalmak üzere ödenecek tazminattan veya bedelden düşebilir" hükümleri uyarınca, ödenmeyen tüm primlerin, sigorta teminat bedelinden düşülmesi gerekir. İş bu nedenle her iki poliçeninde ayakta olduğu nazara alındığında, her bir poliçe yönünden ödenmeyen primlerin tespit edilmesi gerekmektedir.Dosyada yer alan bilgi ve belgeler incelendiğinde; ------------ Numaralı 60.000,00 TL teminat bedelli poliçe yönünden işbu poliçe primlerinin ilk 7 taksitinin (43,75 TL) davacı hesabından otomatik olarak çekildiği, 8. taksit ödeme günü olan 29.06.2013 günü davacının -----------hesabından bakiyesinin -1.593,96 TL olduğu ve sıhhatini koruyan bu poliçenin son taksitini ödendiğine dair herhangi bir tespitin yer almadığı, ------------- numaralı 20.000,00 TL teminat bedelli poliçe yönünden ise banka hesap kayıtlarına göre 31.07.2013 tarihinde 1. ve 30.09.2013 günü 2. taksiti banka hesaplarından otomatik ödeme yoluyla ödendiği, 3. taksit ile 8. taksit arasında toplam 6 taksitin (her biri 22,50 TL) priminin ödenmediği ve davalı bankanın, sigortalı davacıya Yönetmelik hükümleri gereği bilgi vermesi zorunlu olduğundan ve bu bilgilendirmenin yapıldığı da ispat edilmediğinden, husumet yöneltilebileceği ve davalı bankanın kusurlu olduğu açıktır.Düzenlenen her iki poliçenin mevcut/geçerli olduğu kabulü ile, poliçe düzenlenmeyen/yenilenmeyen yıllara ilişkin tarafların sorumluluklarının tespit edilmesi gerekmektedir. Bilindiği üzere poliçenin yenilenmesi hususunda esas sorumluluk sigortalıya aittir. Ancak davalı bankanın bildirim yükümlülüğü kapsamında müterafik kusuru bulunmakla tarafların kusur oranının belirlenmesi gerekmektedir. Ayrıca 178,75 TL prim bedelinin ve poliçe düzenlenmeyen sonraki yıllara ilişkin alınması gereken prim tutarı da belirlenerek hesaplanacak bedelden tenzil edilmesi gerektiği gerekçesi ile davalı vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne karar verilerek mahkememiz kararı kaldırılmıştır. İstinaf kaldırma sonrası yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporunda neticeten;
1. Davalı Bankanın aracılığı ile üretilen poliçelerin sigorta ücretinin ödenmesi açısından Davacının davalı banka nezdinde Kredili Mevduat Hesabının bulunduğu, davacının ---------- ------------- IBAN no.lu hesap bakiyesinin bazı dönemlerde eksi iki binlere kadar çıktığı görülmüş olup poliçeleri yenilemek için yeterli bakiyesinin bulunduğu ve eksi bakiyede olunan dönemlerde dahi hesaba tanımlanmış kredinin poliçe primlerini ödeyebilecek miktarda olduğu tespit edilmiştir.
Sigorta ücretinin gerek kök poliçede ve 1. Yenilemede gerekse de yapılmayan 2. yenilemede sigortacı ve acente (banka) açısından herhangi tahsilat sorununa işaret edecek türden bir bulgu tespit edilmediği,
2. Taraflar arasında (Davalı sigorta ve davacı Sigortalı) kurulu sigorta sözleşmesine istinaden düzenlenen poliçede, ilgili sigorta sözleşmesinin vade bitiminde aksi belirtilmedikçe yenileneceği hususunun not edildiği, bu anlamda sözleşmenin yenilenme sorumluluğu aksi belirtilmedikçe, poliçeyi düzenleyen sigortacıda olduğu, diğer bir deyişle poliçede bu türden bir klozun eklenmiş olması sigortalıyı yenilemeyi unutma, atlama vb. risklere karşı da güvence sağladığı, bu anlamda sözleşmenin herhangi bir nedenle yenilenmemesi açısından bilgilendirme yükümlülüğünün davalı sigortacı ve temsilcisi davalı bankada olduğu, otomatik yenileme genel olarak yüksek hasar primi, piyasada ve reasürans anlaşmalarında meydana gelen yüksek zamlar, tahsilat sorunu vb. durumlarda sigortalıya bilgi vererek ya yenilememe/teklif vermeme ya da farklıca şartların sunulduğu tekliflerin sigortalı tarafından kabulü ile yapıldığı, böyle bir durumun olmadığı zamanlarda ise poliçe enflasyona uygun bir bedel artışı ile otomatik olarak yenilendiği,
3. Dava dosyasında, meydana gelen yangın hadisesi öncesindeki dönemlerde, işyerinde hasar olduğunu/yüksek bir hasar olduğunu gösterir türden bir bulguya rastlanmadığı, yine ilgili yıllarda (2011 ile 2014 yılları süresince) piyasada yangın poliçesi ana ve ek teminatlarda fiyat dalgalanması olmadığı, bu durumda hasar / prim durumu iyi ve otomatik yenilemesi olan bir poliçenin, sigorta bedellerinin enflasyon oranları ile revize edilerek yenilenmesinin beklendiği,
4. Birinci yenileme poliçesi olan ------------- sigorta poliçesinin tüm primlerinin davacı tarafından ödendiği, ------------- no.lu sigorta poliçesinin tüm primlerinin davacı tarafından ödendiği,
5. Bu durumda davacının, sigorta süresi sona eren poliçeler açısından prim borcu olmadığı, ikinci yenileme poliçesinin, yeni sigorta bedeli (64.392.-TL) ile düzenlenmiş olması durumunda sigorta ücretinin 375,62 TL olabileceği,
6. Zarar gören kıymetlerin, muhtelif kırtasiye malzemesi, muhtelif sayıda oyuncaklar, fotokopi makinası, su sebili, ahşap raflar, elektrik tesisatında kısmi yanma, tavan alçıpanda dökülme, işyerinin ıslanması sureti ile zarar gördüğünün Yangın Raporunda belirtildiği, Davacının ilgili işyerinde kiracı olduğu, işyerinin kırtasiye olduğu göz önüne alındığında sigorta poliçesinde bina teminatının dekorasyon açısından verildiği, muhteviyata da fotokopi makinası, su sebili, ahşap rafların dahil olduğu sonucuna varıldığı, zaten bir kırtasiyede, sergileme ve düzenleme açısından rafların bulunmasının, fotokopi makinasının bulunmasının, su sebilinin bulunmasının vb. hayatın olağan akışı ve faaliyet konusu ile uyumlu olduğu, sonuç olarak davacının yangın sigortası ana teminatı olan yangın riskinin gerçekleşmesi ile meydana gelen zararında bu türden makine, teçhizat ve sergileme bölümleri -kayıtlarında olsun olmasın - dahil olduğu sonucuna varıldığı, işbu sebeplerden dolayı daha önceden Sayın Mahkemeye sunulmuş olan 2 bilirkişi raporunda tespit edilen 45.291,50 TL zarar tutarına katılım gösterildiği,
7. Poliçe operasyonel hata olmayıp otomatik yenilenmiş olsa idi, poliçenin sigorta bedeli 64.392.-TL, davacının prim borcu 375,62 TL ve 28.09.2014 tarihli yangın riskinin gerçekleşmesi nedeni ile alacağı hasar tazminatı 45.291,50 TL olacak idi. Bu durumda ödenmemiş primin ve operasyonel hata nedeni ile ödenen hasar tazminatının tenzili ile davalı sigortacının kalan hasar tazminatı borcunun (45.291,50 TL – 5.000,00 TL – 2.224,75 TL – 375,62 TL) 37.691,13 TL olabileceği sonucuna ulaşıldığı,
8. Sayın Mahkeme farklıca bir görüşte ise (ıslah dilekçesinin kabul edilmemesi), dava başlangıcında talep edilen 12.500.-TL’den poliçe priminin tenzili ile (12.500,00 TL - 375,62 TL) davalı sigortanın 12.124,38 TL hasar tazminatı borcu olduğu,
9. Sayın Mahkemenin görüşü dava taraflarının kusuru açısından bir ayrıma gidilmesi yönünde ise, otomatik yenileme taahhüdü veren davalı sigortacının operasyonel hata nedeni ile %80 oranında birincil sorumluluğunun olduğu, poliçede otomatik yenileme taahhüdü bulunmasına rağmen poliçenin yenilenip yenilenemediğini kontrol etmeyen davacı tarafın ikincil sorumluluğunun ise % 20 olabileceği, bu durumda yukarıda bahsedilen tazminat tutarlarından davalı sigortacının kendi kusuru oranında sorumlu olabileceği, yönünde görüş bildirilmiştir.
Denetlenebilir bilirkişi raporu mahkememizce de benimsenmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, sigorta sözleşmesine dayalı olarak sigortalının yangın nedeniyle oluştuğu iddia olunan maddi zararının, davalılardan tahsili istemidir.Davada, davacı ile davalı banka acente sıfatıyla davalı sigorta şirketi adına sigorta poliçesi düzenlemiştir.Sigorta sözleşmesine istinaden düzenlenen poliçede, ilgili sigorta sözleşmesinin vade bitiminde aksi belirtilmedikçe yenileneceği hususunun not edildiği, bu anlamda sözleşmenin yenilenme sorumluluğu aksi belirtilmedikçe, poliçeyi düzenleyen sigortacıda olduğu, diğer bir deyişle poliçede bu türden bir klozun eklenmiş olması sigortalıyı yenilemeyi unutma, atlama vb. risklere karşı da güvence sağladığı, bu anlamda sözleşmenin herhangi bir nedenle yenilenmemesi açısından bilgilendirme yükümlülüğünün davalı sigortacı ve temsilcisi davalı bankada olduğu, Davalı Bankanın aracılığı ile üretilen poliçelerin sigorta ücretinin ödenmesi açısından Davacının davalı banka nezdinde Kredili Mevduat Hesabının bulunduğu, davacının --------- ----------- IBAN no.lu hesap bakiyesinin bazı dönemlerde eksi iki binlere kadar çıktığı görülmüş olup poliçeleri yenilemek için yeterli bakiyesinin bulunduğu ve eksi bakiyede olunan dönemlerde dahi hesaba tanımlanmış kredinin poliçe primlerini ödeyebilecek miktarda olduğu tespit edilmiştir.Bilirkişi raporlarında yer alan tespitlerden anlaşılacağı üzere, poliçe primlerinin ilk taksiti 31.07.2013 tarihinde, 2. taksitin ise 30.09.2013 tarihinde davacının banka hesaplarından otomatik olarak ödendiği, davacının poliçe prim tarihlerinin bazı dönemlerinde artı bakiye de bazı dönemlerinde ise eksi bakiyede olmakla birlikte, eksi bakiyede olunan dönemlerde dahi hesaba tanımlanmış kredinin 22,50 TL'lik poliçe primini ödeyebilecek miktarda olduğu tespit edildiğinden, bu halde yenilenmiş poliçenin ilk sigorta primi tahsilinde davalıların temerrüde düştüğü, iş bu poliçenin davalılar tarafından yenilememe hakkı kullanılmadığından otomatik olarak 31.07.2014 tarihinden sonraki dönem için yenilendiği Davacı sigortalının da, rizikonun gerçekleştiği tarihe kadar primleri yatırmakla mükellef olduğu gözetildiğinde sigortalının sigortayı yeniletme ve primleri yatırma konusunda kendisine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmeyişi nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğuBirinci yenileme poliçesi olan ---------- sigorta poliçesinin tüm primlerinin davacı tarafından ödendiği, ---------- no.lu sigorta poliçesinin tüm primlerinin davacı tarafından ödendiği, Bu durumda davacının, sigorta süresi sona eren poliçeler açısından prim borcu olmadığı, ikinci yenileme poliçesinin, yeni sigorta bedeli (64.392.-TL) ile düzenlenmiş olması durumunda sigorta ücretinin 375,62 TL olabileceği, Bilirkişi tarafından yapılan hesapla, Poliçe operasyonel hata olmayıp otomatik yenilenmiş olsa idi, poliçenin sigorta bedeli 64.392.TL, davacının prim borcu 375,62 TL ve 28.09.2014 tarihli yangın riskinin gerçekleşmesi nedeni ile alacağı hasar tazminatı 45.291,50 TL olacak idi. Bu durumda ödenmemiş primin ve operasyonel hata nedeni ile ödenen hasar tazminatının tenzili ile davalı sigortacının kalan hasar tazminatı borcunun (45.291,50 TL – 5.000,00 TL – 2.224,75 TL – 375,62 TL) 37.691,13 TL olabileceği sonucuna ulaşıldığı, Ancak Mahkememizce dava başlangıcında talep edilen 12.500.-TL’den poliçe priminin tenzili ile (12.500,00 TL - 375,62 TL) davalıların 12.124,38 TL hasar tazminatı borcu olduğu, Davacı tarafın sorumluluğunun % 20 olduğu kalan %80 sorumluluğun davalılarda olduğu değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KISMENKABULÜ ile,
1-9.699,50 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen 12/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 662,57 TL harçtan peşin alınan 213,47 TL ile ıslah harcı 436,20 TL 'nin mahsubu ile bakiye 12,90 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Yargılama gideri mahiyetinde olan 213,47 TL peşin harcı ve 436,20 TL ıslah harcının toplamı olan 649,67 TL dava harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafça yapılan masraflar toplamı olan 259,00 TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre 192,96 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalılara müştereken ve müteselsilen verilmesine, arta kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafça yapılan masraflar toplamı olan 13.055,50 TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre 10.130,54 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, arta kalan 2.924,96TL kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulanan AAÜT uyarınca 9.699,50 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulanan AAÜT uyarınca 28.342,50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider avansının artan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davalı vekillerinin ve davacının yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.20/03/2025