T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/33 Esas
KARAR NO : 2025/219
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/02/2022
KARAR TARİHİ : 20/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi özetle; ---------- Davalı alacaklının müvekkili aleyhine ---------- İcra Müdürlüğünün ---------- E Sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, bu takip konusu ödeme emrinin 12/10/2021 tarihinde tebliğ olduğu, müvekkiline tebliğ edilen ödeme emrinde borcun sebebi açıklamasında 08.04.2018 tarihli alacak 44.642,02 TL ve 26.02.2018 tarihli alacak 196.804,97 TL olarak belirtildiği, ----------- İcra Müdürlüğünce davacı müvekkilime gönderilen tebliğ zarfı içeriğinde ve takip doyası içeriğinde takip konusu olarak 08.04.2018 tarihli -------- Seri nolu irsaliyeli 28.320,00 TL tutarlı fatura ve 26.02.2018 Tarih ----------- Seri Nolu 123.900,00 TL tutarlı faturanın eklendiği, müvekkilinin davalı / alacaklıya her hangi bir borcu bulunmadığı, takibe dayanak belge içeriğinde bulunan işlerin davalı tarafından müvekkiline teslim edilmediği, fatura içeriğindeki işlerin müvekkilince teslim alınmadığı, borç muhtevası olarak belirtilen 08.04.2018 Tarihli ----------- Seri nolu irsaliyeli 28.320,00 TL tutarlı fatura ve 26.02.2018 Tarih ----------- seri nolu 123.900,00 TL tutarlı faturalar incelendiğinde, faturaların irsaliyeli olduğu ve irsaliye numarası ile irsaliye tarihlerinin boş bulunduğu, fatura içeriği iş veya hizmetle ilgili müvekkili ile davalı arasında iş akdine dair sözleşme bulunmadığı, davalının işi yapmayı vaat ettiği ancak işin teslimini gerçekleştirmediği, davalının fatura içeriği işleri teslim ettiğine dair hiçbir ibare bulunmadığı, yüksek mahkeme süreklilik kazanan içtihatlarında belirtildiği üzere kural olarak menfi tespit davalarında ispat külfetinin davalı alacaklıya ait olduğu, davalı tarafından müvekkili hakkında haksız ve hukuka aykırı başlatmış olduğu İcra takibi nedeni ile, tüm ticari hayatını zorda bırakmakta, taşınır, taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının kaydına haciz işlemi uygulandığı, davalının kötü niyetli olarak cebri haciz baskısını sürdürdüğü, haciz işlemleri nedeni ile müvekkilinin ticari olarak telafisi güç sorunlar ile karşı karşıya kaldığı, davalı alacaklı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan ---------- İcra Müdürlüğü --------- E Sayılı takip doyasının davacı müvekkili yönünden telafisi güç sorunlar yaşayacağı sabit olduğu bu nedenle takibin HMK 389 ve devamı maddeleri gereğince tedbiren yargılama sonuna kadar durdurulmasına, müvekkili aleyhinde başlatılan davaya konu ---------- İcra Müdürlüğü ----------- E Sayılı takip doyasına dayanak belgelerden kaynaklı borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, müvekkilinin haksız haciz baskısı altında kaldığı kötü niyetli olarak müvekkilinin taşınır taşınmaz ve 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının haciz edilmiş olduğundan e 20 de az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline, davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi özetle: Davalı vekilinin 21.04.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf ile müvekkili arasında bir akdi sözleşme olmadığının iddiasının yerinde olmadığı, davacı tarafın ----------- bünyesine ait "------------" ile aralarında mobilya montaj ilişkisi bulunduğu, müvekkilinin de mobilya montaj işi ile uğraştığı, davacı taraf da bu montaj işlemi için müvekkiliyle anlaştığı, müvekkilinin hizmeti yerine getirdiği ve davacıya usulüne uygun fatura kestiği, fatura bedellerinin müvekkiline ödemediği, müvekkilinin usulüne uygun faturasını kestiği, ekte de sunulan belgelerden de görüleceği üzere müvekkilinin kestiği faturaları ilgili dönem KDV Beyannamesi ile BS Formlarını resmi kayıtlara geçirdiği, bu kesmiş olduğu yüklü miktarda faturalardan dolayı da KDV'sini ödediği, elde ettiği gelir uyarınca da gelir vergisini ödediği, davacı tarafın icra ödeme emrinde belirtilen borcun sebebi kısmına olan itirazının yersiz olduğu, borç muhtevası ile takip dayanağı belgelerin birbirleri ile uyuştuğu, takip dayanağı faturalar incelendiğinde kanun maddesinde belirtilen geçerlilik şartlarını taşıdığı, müvekkili tarafından yapılan iş mal satışı olmayıp, hizmet işi veya bir mesi olduğu, irsaliye tarih ve numarasının olmamasının gayet normal olduğu, iş görme veya hizmet satışının irsaliyeye bağlanmasının mümkün olmadığı, izah edilen, mahkemece resen göz önünde bulundurulacak ve yargılama aşamasında ortaya çıkabilecek nedenlerle, davacı borçlunun haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi ile müvekkilin alacaklı olduğunun tespitine, davacının takibin durdurulması talebinin reddine, davacı tarafın tazminat talebinin reddine, huzurdaki davanın kötü niyetli olarak açılması sebebiyle uğrayacağız herhangi bir zararda dava açma hakkımızın saklı kaldığını belirterek, yargılama giderleri ve 1 vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava --------- İcra Müdürlüğünün ------------ esas sayılı icra takip dosyasından borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir.
Davacı asil tarafından 22/11/2024 tarihli davadan feragat edildiğine ilişkin dilekçe sunulmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307. maddesi uyarınca “(1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.”6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 309/1-2 ve 4. maddeleri uyarınca “(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (…) (4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.”6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 312. maddesi uyarınca “(1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir.”492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 22. maddesi uyarınca “(1) Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır.”HMK'nin 310. Maddesine göre feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
Feragat bildirimi de HMK’nin 154. maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE,
1-Harçlar Kanununa uyarınca alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının dava açılırken , davacı tarafından yatırılan 4.123,32 TL peşin harç mahsubu ile bakiye 3.507,92 TL'nin davacıya iadesine,
2-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Dosyada bulunan gider avansının karar kesinleştiğinde resen yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 20/03/2025